Aşı ile ilgili yazılar konunun uzmanları tarafından yazılan metinlerin tercümesidir bana ait değildir.
Schutzverband für Impfgeschädigte e.V.
http://www.groma.ch/news/news.htm
http://www.groma.ch/news/Impfungen.html
Impfschaden - Kritische Seite rund ums Thema Impfen, Impfungen und Impfnebenwirkungen
impfkritik.de - Portal für unabhängige Impfaufklärung
http://www.impf-report.de/infoblatt...sche-grippe.pdf
http://www.groma.ch/news/sechsfachimpfung.htm
Bundesamt für Gesundheit - Infektionskrankheiten
impf-report - Newsletter Gesamt-Archiv
AEGIS Schweiz -
impf-report - Newsletter Gesamt-Archiv
National Vaccine Information Center
Welcome to The Doctor Within
Vaccination Liberation Home Page
Forced Vaccination
VIAL - Vacinfo.Org - Home Page
Koren Publications
Holistic Health Yellow Pages and Supersite
Aşı? Hayır Teşekkürler!
Hayata çok şey alınmakta, sorulmadan neden, niçin, bunun arkasında ne olduğunu düşünmeden. Medaya, ilm çevreleri, politikacılar, okullar ve üniversitelerden gelen çok çeşitli bilim adamları ve saysız uzmanlar insanları yanılğıya sürüklüyorlar. Burada yapılanların, maksatlı yapıldığını ideaetmek yanlış olur. Bugün en geçerli olan ve herkesin örenek aldığı ve inandığı bir durumdur, evet geçekten ilmi gerçeklere dayanmadığı halde.
Aşılar etkisisdir
Genel bir fikir yayagın olarak insanların kafasına yerleşmiştir ki Aşı insanı hastalıkklara karşı koruyan ve sağlıklı yaşamamızı sağlıyan bir nimettir diye inanımaktadır. İlaç firmaları, doktorların çoğu ve başka bilim dalalarında ilgi duyan çevreler büyük bir başarı bunu iddea etmektedirler. Fakat yakından bakınca gerçekler görülmektedir ki AŞI?nın hiçbir şekilde hastalıklara karşı korumamaktadır, aksine bizleri hasta yapmakatadır. Tarihi olarak bakacak olursak AŞI otadoks tıbbın bulduğu en büyük YANILĞI?dır. Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan sayısız araştırmalar ve belgeler bize bu gerçeği göstermektedir. Ortadoks Tıp tarafından 200 yıldır aşı yapılmaktadır, fakat Aşının etkisini belgeleyen herhangi bir araştırma şimdiye kadar görülmemiştir. Bir çok Ebeveyn (Batı Avrupa?da) bildirmektedir ki Çocukarını hastalığa karşı aşı yaptırmalarına rağmen, AŞI?nın çocuklarının hastalığı daha ağır geçirdiklerini söylemektedirler.
Sorumluluğu Siz taşıyorsunu, doktorunuz değil
Doktorların çoğu özeliklede çocuk doktorları düzenli olarak ve beli bir plan dahilinde AŞI yapmaktadırlar. Eğer Ebevey aoarak AŞI?ya karşı olduğunuzu söylerdeniz, çocuğunuz hastalanırsa bunun sorumluluğu size aittir diyerek sizi uyarırlar ve Aşı?nın etkisinde bahsederek bunu bir gerçek olduğunu söylerler. Fakat Aşı ile çocuğunuzun sağlığı ağır tahribata ugrayabilir. Tehkike: Çocuğunuzu aşı yaptırarak hastalıktan korunmaktan çok aşı olarak daha ağır hastalığa yakalanama riski daha büyüktür. Hemde aşı ile daha kat be kat ağır hastalığa yakalanama vede aşının yan etkilerinden dolayı daha ağır hastalıklara yakalanaması mümkündür. Çocuğunuzun sorumluluğu size aittir, doktotunuza değil. Ilaç Endüstriside diğer endüstri dalları gibi başarıdan başarıya koşmak ister. Aşı ile bazı firmalar çok ama çok para kazanmaktadırlar.Bu firmalar akla hayale gelmedik masallarla ispat edilmemiş hayali iddealarla, aşı olunmadığında çocuklarınızın çok tehlikeli hastalıklar yaşayacağı öne sürülürek insanlar baskı altına alınır. Her insan hergün sayısı mikropla temas halinde olur ve bunların çoğuna karşı aşı yapılmış değildir. Buna rağmen çocuklar sürekli söylendiği gibi hastalanmamaktadır. Biz kendi bağışıklık sistemimize güvenmeliyiz. Bu nedenle çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlendirmeniz gerekir, buda sağlıklı beslenme ve doğal ilaçlarla mümkündür.
İspatlanmamış Aşı teorileri:
Düşünün, biri aşının etkilerini ispatlamış mı? Evet var mı ispatı? Aşı üzerine verilen sayılar ve iddealar tamamen hayal ürünüdür. Her AŞI bağışıklı sistemine yapılan bir SALDIRIDIR. Aşi özeliklede bebeklerin bağışıklık sisteminde büyük bir şok etkisi yapar. Bu nedenle aşı bulaşıcı hastalıklara (enfeksiyon) aşırı yakalanma, allerji, gelişim zafiyeti, otoimmün hastalığı (bağışıklı hastalığı ), beyin tahribatı ve sayısız diğer hastalıklara sbep olur. Hastalıklar immün sistemine etki yapar ve ne kadar aşı yapılmışsa tahribatta o kadar büyük olur. İmmünoloji: Mikroplar ve savunma sistemi üzerine araştırma yapan ilimdalı olup, henüz birçok sorunun cevapı açıktadır, yani bilinmeyen çok şey var. Antijen ve Antikor teorileri ne kadar doğrumu aceba? Açıkca bir çok teori söylendiği ve iddea edildiği gibi doğru değildir. Dr. Kalmar bu konuda çöyle yazıyor: ??Antikor göründüğü kadar gezinen antijenleri (mikropları ) temizlemektedir. İmmün sisteminde dinamaik olarak iki görev görür.?? Dr. med. J. Loibner diyorki: ??Şu gerçektirki, Antikor sadece bu enfeksiyonun bir defa olduğunu bildirir. Koruyucu güç olarak başka güçler devreye girer.?? Roitt, Brostoff ve Male yazdıkları İmmünolpjinin kulanımı ve Temeleri ?Grundlagen und Anwendung der Immunologie? isimli kitapta ??Aşının gelişimi ve kulanımı Vücudun savunma sisteminin ve etki şeklinin bilinmemesi nedeniyle, aşı?dan medet umulmuştur. ?? Biz Ebeveynler?de alarım çanları çalmalıdır, şayet işin ciddiyetini anladıysa, çocuklarımız hiç bir faydası olmayan bu aşı ile tedavi metolarından kurtulmalıyız.
Aşı genteknolojik olarak gelecek nesilleri tehlikeye atmaktadır.
Çok yakınlardan beri AŞI?nın genetik olarak yapısı bozulmuş organizmalardan yapıldığı ve çok faydalı oluğu propogandası yapılmaktadır. Kendimizi şeytanın ellerine bırakmayalım!!! Dr. rer.nat. Stefan Lanka bu konuda diyorki: Genetik olarak üretildiği iddea edilen aşı ve organizmanın tabiatta bulunmadığı bu nedenlede tabiatta bulunan miktopların bu aşı karşısında yok olacağı iddea edilmektedir. Aktif halae getirilen irsi madde aşı ile deri üzerinden veya genetik olarak bozulmuş besin yolu ile hücrelere çekirdeğine ulaşması ve burda depolanaması düşünülmeketedir. Bu sanıldığı gibi olmamakta ve AŞI kromosomu bozmakatdır. Evet sanıldığı gibi genteknik olarak hazırlanan aşı hücreçekirdeğine gitmemekte aksine sperma veya yumurta hücrelerine giderek orada depolanmaktadır ve burada depolanan aşı çocukların özürlü doğmasına sebep olmaktadır. Genteknik olarak hazırlanan aşı yumurta ve spermaya bulaşır ve bu bu şahısların çocukları özürlü doğabilir. Ilaç Firmalarının istediği olursa ileride sadece planlı olarak genetik AŞI üretilecek ve çocuklara karşı kulanılacaktır.
Toksik Aşı katkımaddeleri:
Normalde her ilaçın birleşimdeki maddenin ne olduğuna dair bir kulanım belgesi bulunur, ama aşı yapılırken bu aşını birleşiminde ne olduğunu doktor hariç kimse bilmemekte ve böyle bir belge veya kagıt parçası bulunmamaktadır ve Anne ve babanın bu konuda bilgisi olmamaktadır. Günümüzde bu aşının bir çok hastalığa: Derikabarcıkları, Beyin zarı iltihapalanması, kanın yapısının bozulması, sinir iltihapalanması vb rahatsızlıklara sebep olur. Birleşiminde: aliminyumlu birleşikler, aliminyumhidroksid, antibiyotikler, öldürülmüş veya zayıflatılmış uyarıcılar (mikroplar), yapısı bozulmuş proteinlar, ve formikaldehid gibi zehirli maddeler içerir. Mobilya yapımcıların formaldehid kulanmaları yasaktır, çünkü Kanserojen etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Evet bu çok tehlikeli, kanserojen madde Formaldhid aşının içinde bulunmakta ve direkt çocuklara vurulmaktadır. Bunun yanında hemen hemen bütün aşı maddelerinin içinde Thiomersal bulunur. Thiomersal bir civa birleşiğidir ve vücuttan atılması çok çok zordur ve 10 larca yıl vücutta kalabilir. Thiomersal çocuklarda konsentrasyon problemi, öğrenme zarluğu, konuşma problemi, mantık oluşturmada yetersizlik, büyük huzursuzluk, ve daha bir çok probleme sebep olur. Aliminyumhidroksid birçok aşının içinde katkı maddesi olarak bulunur. Berlin?den Prof. Dr. H. Spiess, Aşının birleşimindeki katkı maddeleri o kadar koplex ve karmaşıktır vede bunların çoğunun özelikleride araştırmamıştır ve bilinmemektedi. Buna rağmen çocuklarımızı deney tavşanı olarak kulandıralım mı? Bütün bu katkı maddeleri kanserojen, allerjik, nabız düşürücü, mide ve bağırsakları bozucu, ve daha birçok yanetkileri vardır. Dr. J. f. Graetz keni homeopatik Muayene hanesine aşının yantesirleri nedeniyle hastalanan insanları tedavietmiş ve hemen hepisinde az veya çok Beyin tahribatı olduğunu tesbitetmiştir.
Aşı maddeleri kesinlikle enfeksiyonun özeliklerine benzer değildir. Her aşı maddesinin içinde çok çeşitli maddeler içerir ve doğal olarak hiçbir şekilde görülmesi mümkün değildir. Bütün Ülkelerin sağlık bakanlarının ellerindeki sayılardan bilinmektedir. Günümüzde yapılan aşıların çoğu gereksizdir, çünkü bu bulaşıcı hastalıkların çoğu görülmemektedir.
Biyolojik Felaket:
Dr. J. F. Graetz?in yazdığı aşı gereklimi (Sind Impfungen sinnvol?) adlı kitabında şöyle diyor:?? Yıllarca yaptığımız tecrübe ve deneyimler sonucunda görülmektedirki insanlar sürekli ve sürekli nesilden nesile daha çok hastalanmaktadırlar.
Düşünün bugün çocukların çoğunda nörodermatit, spastik (kramplı) bronşit, astım, baharnezlesi, hayvan allerjisi, sürekli orta kulaka iltihaplanması, legasthenik (öğrenme, okuma ve yazam zorluğu), hiperaktifitet (aşırı taşkınlık hareketlilik), agresivitet (aşırı saldırgan olanma), tehditkar veya bedenen veyahutta ruhen özürlü olmaktadırlar. Sonraları yani erğinlik çağında ise adet anormalikleri, adet öncesi ağrı ve sancılar, yumurtalık iltihapalanması, cinsel organda mantar, yumurtalık kordonunda dölenme, düşük yapama veya erken doğum gibi haller oldukca sık görülmektedir. Bütün bunlar daha önceki nesillerde çok nadir görülürken şimdi normal olmuştur. Bu aşılamaya devam ettiği sürece daha çok rahatsızlıklar ortaya çıkacaktır ve hatta kısırlılık batı ülkelerinde çok hızlı şekilde yayılmakta vede yüzlerce sperma bankası bu ülkelerde bulunmaktadır. Şuna şahit olunki artık bir insanın problemi değildir bunlar. Bu bütün insanlığı hatta dünyayı ilgilendirmektedir ve yakında bütün insanlık bu felaketin zarrını görecek ve görmektedirde, şayet çok değerli sağlığımızın değerini bilemezsek.
Tam Olarak Düşünün
Kararinizi verin, çocuğunuzu aşılatmak istiyormusunuz, istemiyormusunuz, her aşı için geniş bilgi toplayın ve öğrenin içinde ne var ne yok. Çocuğunuzun sağlığı için zaman ayırın. Gerktiğinde aşı sonrada yapılabilir hemen karar vermeyin sonra neler olabileceğini düşünün. Sadece siz Ebevey olarak çocuğunuzun aşı olup olmaması konusunda karar verebilirsiniz. Sizin kararınızı kimse değiştiremez. Dr. med. G. Buchwald 40 yılı aşkın araştırması sonunda aşının bir faydası olmadığını ama çok zararının olduğunu tesbitetmiştir. O şöyle demiştir: Aşı korumaz, Aşı yardım etmez, Aşı tahrip eder.Burada Aşının zararlarını saymaya kalksa bitiremeyiz. Bu nedenle konu hakkında bilgi sahip olmak isteyenlere link vereceğiz isteyenler bu linklere bakabilir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet