Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Şifalı Bitkiler: G-Ke

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 06-27-2005, 02:00
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.447
igokcek is on a distinguished road
Post Havlıcan, Galgant, Alpinia officina



Havlıcan, Galgant, Alpinia officina



Familyası: Zencefilgillerden, Ingwergeaechse, Zingiberaceae
Drugları: Havlıcan yağı: Galangeae aeteroleum
Havlıcankökü: Galangeae rizoma
Havlıcankökü çay, tentür, eteryağı ve natürel ilaç yapımında, eteryağı (esansı ) ise aroma tedavisinde kulanılır.

Giriş: Zencefilgillerden olan Havlıcanın ayrıca 150?ye yakın alttürü mevcuttur. Vatanının güneydoğu Asya olması nedeniyle ılıman ülkelerde yetişmesi oldukca zordur. J. W. Göthe (Bu şair yazdığı mektulara hep bismillahla başlamış ve Alllah kelimesi ile bitirmiştir. Goethe Müslüman miydi ?) Üniversitesinin botanik bahçesinin sera kısmında havlıcan olmasına ragmen yeterince sıcak ve nemli olmadığından çiçek açmıyordu.

Bu nedenle Dresden?e gittim ve orada gerekli ortam hazırlanmışaolduğundan çiçek açan havlıcan bulabildim ve fotograflarını çektim. Zira şifalı bitkiler Kitaplarında (türkce veya almanca) havlıcanla ilgili bir fotograf bulamadım, benim çektiğim fotogra ilk olsa gerek.

Botanik: Vatanı güney Çin olan havlıcan günümüzde Tayland, Endonezya ve doğu Hindistanda kültür bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Havlıcan 1-2 metre boyunda bazen 3 metreyi dahi bulabilir ve genelikle çatallaşmadan tek olarak dikey yükselir.

Kökleri genelikle yatay olarak bulunduğu yere yayılır, dış yüzeyi kahverengimsi kırmızı, silindir şeklinde 1-2,5 cm kalınlığında ve 5-10 cm uzunluğundaki kurutulmuş parçaları baharatcılardan veya eczanelerden temin edilebilir.

Yaprakları geniş mızrak şeklinde 25-40 cm uzunluğunda 15-20 cm genişliğinde, kenarları hafif dalgalı, bütün, üst yüzeyi koyu yeşil, alt yüzeyi grimsi yeşil ve derimsi sertliktedir.

Çiçekleri gövdenin en uc kısmında 5-15 adet değişken sıra ile dizilmiştir. Taç yaprakları sarı renkli iki dudak şeklinde açıkmış olup ortadan üç dilimli koyu kırmızı irice bir göbeğe sahiptir.

Yetiştirilmesi: Ancak ve ancak sıcak yani tropik ve nemli ülkelerde veya bu şartların oluştuğu seralarda yetiştirilir.

Hasat zamanı: Havlıcan kökleri ancak yedinci yıldan ihtibaren sökülür, yıkanır ve kurutulur, şayet tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir.

Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

Kulanılması: a-) a-) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılmamıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Havlıcan yerine göre daha etkili olan başka bitkiler kulanılmalıdır.

b-) Komisyon E?nin 13.03.1990 tarih ve 50 nolu Monografi bildirisine göre galgant kökü başta sindirim rahatsızlıkları ve iştahsızlığa karşı kulanılır. Ayrıca Harpa-, Centiyan-, Papaya-, veya Gökçek İksiri daha etkildir.

c-) Halkarasında: Havlıcankökü haklarasında başta şişkinlik, kabızlık, iştahsızlık ve hazımsızlığa karşı kulanılır. Mideyi kuvvetlendirici, mideasidi ve safrayı artırıcıdır. Ayrıca romatizma, nikris ve bronşite karşı vede cinsel gücü artırıcı olarak kulanılır.

Çay: İnce kıyılmış iki kahve kaşığı havlıcan kökü demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynarsu ilaveedilir 5-10 dakika demlemeye bıraktıktan sonra süzülerek içilir.

Baharat: Havlıcan kökü öğütülerek toz haline getirildikten sonra çorba, etli ve sulu yemeklere katılarak kulanılır.

Aromaterapi: Havlıcan kökü subuharı ile damıtılarak (destilasyon) ucucuyağı (eteryağı ) eldeedilir. Bu yağ zayıflık ve sindirim zafiyetine karşı kulanılır. Günde 3-4 dfa 4-5 damal havlıcan yağı (eteryağı, ucucu yağı ) alınır.

Havlıcan sirkesi: Havlıcankökünden 50 gram ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine kaliteli sirkeden 500 ml doldurulark 4-6 hafta beklenir ve aradabirde çalkalanır vede sonra süzülerek günde 3-4 defa bir tatlı kaşığı sade veya suyla alınır.

Yantesiri: Bilinen bir yantesiri yoktur. Antalyada ginseng almak istedim ve karşılaştığım bütün aktar ve baharatcılar ginseng diye bana havlıcan satmak istediler. Ben onlara bunun ginseng olmadığını söylediğimde bana ??Biz bunu 30 senedir ginseng diye satıyoruz.?? dediler.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 08:58 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:05 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut
Mersin Üniv | Serbest Muhasebeci Mali Müşavir | BiRkan | Eğitim | Mersin Üniversitesi | BiRkan