#1 (permalink)  
Alt 12-06-2007, 17:05
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.879
igokcek is on a distinguished road
Standart Ginkgo, Gingko, Ginkgo biloba

GİNKGO





Ginkgo, Gingko, Ginkgo biloba
Ginkgo ağacı
Mabed ağacı
Beyin ağacı
Kafa ağacı

Familyası: Ginkgogillerden, Ginkgogewâchse, Ginkgoceae
Drugları: Ginkgo yaprakları; Ginkgo folium[
Ginkgo yapraklarının tentürü ve ekstresi yapılır ve de ekstresinden hap ve kapsüller elde edilir.[/font]

Giriş:
Ginkgo, Ginkgogiller ailesinden olup bu ailede sadece bu tür mev­cuttur. Bunun haricinde başka bitki mevcut değildir. Ginkgo Çince “gü­müş meyve” anlamına gelen “Yin-kuo”den türemiştir ve biloba kelimesi ise Latince “bilabus” kelimesinden türemiş olup iki loplu anlamına gelir. Zira yaprakları genellikle iki lopludur. Türkçe Mabed ağacı diye de anılır çünkü Çin ve Japonya’da genellikle tapınakların bahçesinde yetiştiril­miştir. Vatanının Orta ve Doğu Çin olduğu tahmin edilen bitki XI. yy.da Japonya’da 1730’da Avrupa’ya getirilmiş ve yetiştirilmeye başlanmıştır. Eskiden Çinliler tarafından meyveleri çiğ olarak veya çekirdekleri kavrularak yenmiş ve birçok hastalığa karşı iyi geldiği iddia edilmiştir. Zamanla yapraklarından çay yapılarak içilmiş ve damarları genişletici özelliğinin fark edilmesi ile birlikte yüzlerce deney ve testler yapılmıştır. 1929’da başlayan detaylı araştırmaların sonunda Scwabe firması 1965’de Ginkgo ekstresi elde etmiş ve böylece haplar, damlalar ve kapsüller üretilmeye başlanmıştır ve de Ginkgo ilaçları dünyada en çok satılan natürel ilaçlardan biri olmuştur.

Botanik: Ginkgo 30-40m boyunda ve gelişmiş olanı 3-4m çapında bir gövdeye sahiptir ve bitki iki cinsiyetlidir. Yani erkek çiçekleri ve dişi çiçekleri ayrı ayrı bitkidedir. Yaprakları yelpaze şeklinde olup, genellikle iki loplu, uzun saplı, ilkbaharda koyu yeşil ve sonbaharda altın sarısı bir renk alır. Erkek çiçekleri salkım gibi topluca bir arada, dişi çiçekleri ise yaprak saplarının dibinden çıkar. Meyveleri uzun bir sapa asılı şekilde olup, önce yeşilimsi, olgunlaşınca altın sarısı bir renk alır ve 2-3cm çapındadır. Ginkgonun aslında meyvesi yoktur, çekirdeği saran etli bir tabaka mevcuttur ve aynı Cevizde olduğu gibidir.

Yetiştirilmesi: Oldukça kolaydır, güneşli bir yerde, humuslu toprakta ve mümkünse su kenarlarına dikilmelidir. Ginkgo ılıman iklimli bölgelerden yarı tropik bölgelere kadar hemen her yörede yetişir. Bu nedenle Ginkgo Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirilebilir. ABD’nin II. Dünya savaşı sırasında Hiroşima’ya attığı atom bombası nedeniyle çevresinde hiçbir bitki bırakmayıp yok etmiştir. Ginkgonun ise yaprakları dökülmüş ve bir sene sonra yaprakları yeniden yeşermiş ve çiçek açmıştır. Hiçbir bitki yıllarca bu yörede bitmezken Ginkgo bitmiştir.

Hasat zamanı: Haziran’dan Eylül’e kadar Ginkgo yaprakları toplanır ve taze olarak tentür yapımında veya ekstresinin elde etmek için kullanılır.

Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

a) Araştırmalara göre beyin damarlarının daralması, sertleşmesi ve yağ­lanması nedeni ile kişide beyin fonksiyon zafiyetini ortaya çıkarır. Bu da çok çeşitli hastalıklara neden olur ve bunların başında; hafif beyin kanaması, unutkanlık, konsantrasyon zafiyeti, anlama zafiyeti, hafıza zafiyeti, güç zafiyeti, baş dönmesi, hemen yorulma, işin so­nunu ge­tirememe, uyku rahatsızlıkları, beyinde oksijen azlığı (hipoksi), be­ynin beslenme zafiyeti, dermansızlık, depresyon, baş ağrısı, iç hu­zur­suzluk, kulak çınlaması, ani sağırlık, korku hissi, bunama (dement), beynin su toplaması (ödem), beyan damarlarının tıkanması, beyinde kan dolaşımı yetersizliği, fortaine (bacak atarda­marlarının tıkanması) ve görme bozuklukları gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
b) Komisyon E’nin 19/07/1994 tarih ve 133 nolu Monografi bildirisine göre aseton ve su ile elde edilen ekstresi; hafıza rahatsızlıkları, kon­santrasyon rahatsızlıkları, depresyon durumları, baş dönmesi, kulak çınlaması, baş ağrısı, bunama (dement) ve fortaine (bacak atar­damarlarının tıkanması) karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir.

Açıklama:
1) Ginkgonun birleşimindeki özellikle de Ginkgolid B kanın pıhtılaş­ma­sına neden olan PAF’ı frenler ve böylece pıhtılaşmayı önler. PAF (trombositleri aktifleştiren faktör{platelet activating factor}) vücu­dun kendi ürettiği fosfolipittir (Phospholipid) ve dengesinin sağlan­ması halinde beyin kanaması veya kalp enfarktüsüne sebep olur. Be­yin damarlarının sertleşmesi, daralması ve yağlanması nedeni ile bu­ra­larda hareket edemeyen trombositler birbirlerine yapışarak damarların tıkanmasına ve de neticede beyin kanamasına sebep olurlar.
2) Serbest radikaller hücrelere, hücre zarına zarar verirler çünkü vücut­taki çeşitli enzimlerin ve hormonların yapısını bozarlar ve hatta DNA’ya dahi zarar verirler. Ginkgonu birleşimindeki Flavonoller ser­best radikalleri yakalayarak onları zararsız hale getirir. Böylece hem kan dolaşımını normalleştirir hem de yıpranan hücreleri korur ve yeni­lenmesini sağlar.
3) Bilindiği gibi Ginkgo ekstresinin %24’ü Flavonol ve Flavonglikozitler, %6’sı Ginkgolidler ve %3’ü Bilobalid içerir. Ginkgo ekstresi beyne oksijen akışını artırır, kan akışını artırır, damarları genişletir, lipitleri (yağları) azaltır ve böylece beyin tansiyonu tekrar düzelir. Buna bağlı olarak da birçok hastalık ortadan kalkar. Şayet zamanında tedbir alınmaz ise beyin yeterince beslenemeyeceğinden birçok fonksi­yonunu yeterince yapamaz ve bunların başında da yaşlılarda bunama (dement) hastalığı (Alzheimer), kulak çınlaması (tinnitus), baş dönmesi, konsantrasyon bozukluğu vb rahatsızlıklar ortaya çıkar.
4) Bacaklarda genellikle baldırlardaki atardamarlardaki yağlanma, sert­leşme ve kısmen tıkanma nedeniyle hasta aksayarak yürür. Çünkü baldır damarları ağrı verir ve çeker ve buna Latince Claudicatio intermittens denir. Almanca Schaufenster-krankheiten denir ve Türkçe vitrin hastalığı anlamına gelir. Yolda yürüyen hasta arada bir durunca baldırındaki ağrı azalır ve tekrar yürüyünce yeniden başlar bu nedenle geriden bakanlar hastanın vitrine baktığını bu nedenle arada bir durduğunu zannederler. Vitrin hastalığına karşı Ginkgo, K.yonca, Arnika, K.buğday ve Alıç tentür ve ekstreleri kullanılırsa daha etkili olur.

Çayı: Ginkgo yapraklarından 2 kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Yapraklarının çayı içilebilir fakat ekstresinden elde edilen haplar veya damlalar gibi etkili olmaz.

Homeopati’de: Taze Ginkgo yapraklarından 50gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 200ml %70’lik Alkol ilave edilir. İki günde bir çalkalanır ve güneş ışınlarından uzakta 4-6hafta muhafaza edildikten sonra süzülerek Homeopati’de <<Ginkgo>>ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5defa 10-15damla 4-6hafta süre ile alınır.

Ekstresi: Ginkgo yaprakları Etanol+su veya Aseton+su ve yahut da Mentanol+su karışımı ile ekstresi yapılır. Bu ekstre aynı tentürü gibi kullanılır.

Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Aşırı unutkanlık ve bu nedenle üzülme ve kendini eleştirme
2) Konsantrasyon zafiyeti ve zihni zafiyet
3) Dalgın, uyuşuk ve şaşırmış vaziyette olmak
4) Başın sol kısmının ve sol gözün ağrıması ve de dermansızlık
5) Kaşıntılı ve pul gibi dökülen deri kabarcıkları ve pulların üzeri gümüş rengi ise
Bu gibi hallerde Ginkgo tentürü kullanılır.

Ginkgo sirkesi: Ginkgo yapraklarından 50gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 200ml sirke ilave edilir ve de 4-6hafta bekletildikten sonra kullanılmaya başlanır. Bu sirkeden günde 3-5defa 1 kahve kaşığı bir miktar su ile alınır.

Yan tesirleri: Ginkgo yapraklarının bilinen bir yan tesiri yoktur. Ginkgo çekirdekleri ise çok az miktarda 42mcg Ginkgotoxin içerir. Bir kişinin Ginkgo çekirdeklerinden zehirlenmesi için 20-25adet çekirdek yemesi gerekir. Ekim 1995’te Ginkgo meyvesinden birkaç tane yemek istedim. Çok acı ve bulantı verici olması nedeniyle bir tane dahi yiyemedim. Günümüzde sadece Ginkgo yapraklarından istifade edildiğinden herhangi bir problem söz konusu değildir.

Ginkgo beyine kan akışını artırı, fakat beyinde oluşan curuf ve plakları temizliyemez, bu nednele beyini temizlemek için vede beyin damar­larındaki tıkanıklıkları önlemek için Gökçek İksiri şarttır. Beyin ana arteri tıkanan ailem işyerinde (özürlü bayanlara bakıyor) bayılmış hastaneden yapılan Komputer tomografi’de beyin atar damarının % 85 tıkandığı tesbit edilmişti. Doktorları amaliyat edemeyiz ilaç la tedavi gerek dediler. İlaçlar fayda etmeyince tadı acıdır diye kulanmak istemeyen ailem mec­buriyetten kulandı ve tadı hiçte sanıldığı gibi kötü değilmiş dedi ve 4 hafta sonra iyileşti.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 09:33 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:29 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0

Sağlık Siteleri Buluşma Noktası - www.saglik-siteleri.com |

|Dogal tedavi | AlterNatif TıP | Bitkisel Tedavi | GokcekAktar | Gokcekİksir | Tonik | Tentur | Diyet | Aloeverabu | Nonibu | ZenceFiL | Vucut | SifalıBitkiler | Frmbest | F.DenizYıldızı | Frmsever | Bilgeforum | Forumsahil | Turksiteler100 |
Turk Siteler 100 - Site Ekle - Link Ekle - Toplist