#1 (permalink)  
Alt 12-06-2007, 17:11
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.885
igokcek is on a distinguished road
Standart Gül, Rose, Rosa damacena MÜLLER

GÜL







Gül, Rose, Rosa damacena MÜLLER


Familyası: Gülgillerden, Rosengaewchse, Rosaceae
Drugları: Gül çiçeğinin yaprakları; Rossae flos (eskiden; Flores Rosae
Gülün çiçek yaprakları kurutularak çay yapımında veya su buharı ile damıtılarak ve yahut da ekstresi yapılarak Gül yağı (gül esansı) elde edilir.

Giriş: Vatanının Türkiye olduğu tahmin edilen Gülün günümüzde 400’ den fazla çeşidi vardır. Bizi ilgilendiren Isparta gülü (Rosa damacena) ve Mayıs gülü (Rosa cenlifloria) en önemlileridir. Isparta gülü sonradan Bulgaristan ve Fas’ta yetiştirilmeye başlanmış olmasına rağmen bütün dünyada en çok gül yağı üretilen ülke Bulgaristan’dır. Türkiye Isparta gülünün üretimini artırmak için birçok ilde gül üretimi teşvik edilmiş fakat çiftçilerin Gül yetiştirilmesi ve Gül esansı elde edilmesini bilme­diklerinden teşvikler başarısızlıkla neticelenmiştir. Genellikle Fransa’da yetiştirilen ve Mayıs Gülü Latince Rosa Centifolia diye anılan Gül daha çok parfüm yapımında kullanılmaktadır ve Türkiye’de Mayıs Gülü Van gülü diye anılır. Genellikle Almanya’da Kırmızı Gül Rosa Gallica L. Yetiştirilmekte ve bu gül öksürük ve bronşite karşı yapılan natürel ilaca karıştırılmaktadır. Isparta gülü ise genellikle aroma tedavisinde ve parfüm yapımında kullanılır.

Botanik: Boyu 0,3-15m’yi bulur. Dalları dikenli, tüylü, bulunduğu yer­den kökleri ile kısa sürede çevresine sürünerekten genişler ve zamanla büyük yer kaplar. Yaprakları karşılıklı iki çift ve sonda bir tek olmak üzere beş yapraktan meydana gelir. Bileşik yapraktır, yaprakları oval, kenarları kertikli, koyu yeşil renkli, üzeri pürtüklü ve damarları belirgincedir. Çiçeklerin taç yaprakları yetiştiği yöreye göre açık pembe, pembe, koyu pembe ve kırmızı renk tonlarına sahip olabilir. Taç yap­rakları genellikle kalp şeklinde yan yana ve üst üste dizilerek katmerli bir tabaka oluşturur.

Yetiştirilmesi: Gül Türkiye’nin hemen her bölgesinde, genellikle Orta Anadolu’da kolay yetişebilir fakat bilgisizlik verimsiz hasada neden olabilir. Bu nedenle çiçek yetiştiricilerin özel bir eğitimden geçirilmesi gerekir. Yaprak bitine karşı Güllerin yanına Lavanta ekilmelidir. Lavan­tanın olduğu yere bu haşere yanaşmaz. Şayet yaprak biti Güle dadanmış ise Isırgan suyu yapraklara püskürtülür. Isırgan otu toplanarak bir tencereye doldurulur. Üzerine su oldurulur. 3-4 sonra süzülerek Gül yapraklarına püskürtülür. Şayet sert olur ise yaprakları yakar.

Hasat zamanı: En kaliteli Gül esansı biyolojik usullerle yani kimyasal ilaçlar (kimyasal gübre, böcek öldürücü ve insektisit) kullanılmadan elde edilen esanstır. Birçok ülkede inek pisliğinin iyice kurutulması ile elde edilen inek gübresi kullanılır. Böceklere karşı okaliptus esansı-Lavanta esansı ve Limon esansından 5’er damla bir kaşık balla karıştırılır ve sonra 10lt suda çözüldükten sonra güllere bu su fışkırtılır ise böcekler güllere gelmez. Bugün biyolojik (natürel) usullerle elde edilen Gül esansının (Gül eterik yağı, Gül uçucu yağı) 1kg’ı 15000 DM (Onbeşbin Alman Markı) tutmaktadır. Gül yağı zamanla daha kaliteli ve güzel kokulu bir hal alır bu nedenle Gül yağları siyah şişelerde muhafaza edilmeli ve şişenin kapağı gerekmedikçe açılmamalı zira oksitlenerek değerini kaybeder. Mümkün oldukça Gül yağının muhafaza edildiği yerde ısı değişimi fazla olmamalı, mümkünse aynı derecede muhafaza edilmelidir. Gül yağı 17-22C˚’de açık soluk sarı berrak bir renkte olup 14C˚’de kristalleşerek hafiften lapa görünümünü alır.Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.

Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

Kullanılması:
a) Komisyon E’ye göre Ağız içi ve yutak iltihaplanmasına karşı kullanılır.
b) Aroma tedavisinde; baş ağrısı, halsizlik, zihinsel yorgunluk, nevralji, doğum zorlukları ve yüksek tansiyona karşı kullanılır.
c) Halk arasında; baş ağrısı, stres, depresyon, sinirlilik, uykusuzluk, göz ve göz kapağı iltihapları, bulantı, kusma, kabızlık, iç kanamalara karşı ve de dişeti ve bademcik iltihapları ile cinsel gücü artırıcı olarak kullanılır.

Çayı: Bir avuç kurutulmuş veya bir tutam taze takriben 5-10gr taç yaprağı (Gül yaprakları) demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su ilave edilir ve 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Şayet gözler Gül demi ile pansuman yapılacak veya yıkanacak ise soğuması beklenir.

Aroma tedavisi: Gül esansı yukarıdaki rahatsızlıklara karşı çeşitli metotlarla uygulanır. Gül esansı su buharı damıtması (destilasyon) veya ekstraksiyon ile elde edilir. Gül esansından 5-15damla Aroma lambasının gazına karıştırılır ve lamba yakılır. Aroma çanağına bir bardak su konur ve içine 5-10damla gül esansı ilave edilir ve çanağın altındaki mum yakılır. Şayet aroma lambası ve aroma çanağı yoksa bir bardak suya 5-10damla Gül esansı damlatılarak pencere önüne konur. Bu şekilde havaya karışan Gül esansının birleşimindeki maddeler burnumuzdan beyine tesir ederek baş ağrısı, halsizlik, zihinsel yorgunluğa karşı iyi ge­lir.

Gül sirkesi: 1lt’lik bir şişeye Gül çiçeklerinin taç yaprakları doldurulur ve üzerine kalitelisinden sirke ilave edilir ve de sirke taç yapraklarını tamamen kapatmalıdır. Pencere önünde 4-6hafta bekletildikten sonra süzülerek Gül sirkesi elde edilir. Gül sirkesi gargara yapmak için, göze damlatmak için ve dahilen günde 3-4defa 1 tatlı kaşığı alınarak kullanılır.

Gül reçeli: [/font][FONT='Verdana','sans-serif']Gülün taç yaprakları kadar şeker ile birlikte bir miktar su ile hafif ateşte 2-3saat pişirilir ve soğuduktan sonra bir limon sıkılarak suyu ilave edilir ve reçel yapılır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Bana dünyalık 4 şey sevdirildi; kadın, namaz, oruç ve güzel koku” buyurmuşlardır.(Hadis-i Şerif

Gül suyu: Gül suyu ile yüz ve eller yıkanır ise cilde tazelik ve canlılık verir ve yaraları iyileştirir.

Gül merhemi: Gülün taç yapraklarından bir ölçü 100gr, bir ölçü 100gr Mastı çiçeği, üç ölçü 300gr Sinir otu, bir ölçü 100gr Koyungözü otu, bir ölçü 100gr Menekşe otu 250gr Parafin ve 250gr Vazelin ile karıştırılır. (parafin ve vazelin hafif eritildikten sonra). 3-4gün bekletildikten sonra yine hafif ısıtılarak süzülür ve Gül merhemi elde edilir. bu deri pomadı yapılırken Parafin ve Vazelin bulunamaz ise yerine 500gr Koyunun kuy­ruk yağı kullanılabilir. Bu deri pomadı her türlü deri hastalıklarına karşı kullanılabilir.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 09:32 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:02 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0

Sağlık Siteleri Buluşma Noktası - www.saglik-siteleri.com |

|Dogal tedavi | AlterNatif TıP | Bitkisel Tedavi | GokcekAktar | Gokcekİksir | Tonik | Tentur | Diyet | Aloeverabu | Nonibu | ZenceFiL | Vucut | SifalıBitkiler | Frmbest | F.DenizYıldızı | Frmsever | Bilgeforum | Forumsahil | Turksiteler100 |
Turk Siteler 100 - Site Ekle - Link Ekle - Toplist