ITIR
Resimlerden açık renkli olanlar Pelergonium reniforme ve koyu renkli olanlar Pelergonium sidoides türüdür.
Itır, Umkaloabo, Pelergonium sidoides D.C.ve Pelergonium reniforme W.CURTİS
Şifalı Itır
Güney Afrika Itırı
Umkaloabo
Öksürük kökü
Bronşit kökü
Familyası: Itırgillerden, Storchschnabelgewchse, Geraniaceae Drugları: Itır kökü; Umckaloabo radix
Itır otu; Umckaloabo herba
Itırın genellikle kökü çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır ve nadiren de otunun kullanıldığı olur.
Giriş: Itırgillerin takriben bilinen 300 türü mevcuttur ve bunlardan bizi ilgilendiren Şifalı Itır diye anılan iki türdür. Bu iki bitki aynı şekilde kullanılırsalar da botanik olarak bazı farklılıkları vardır.
a) Narin (Bordo) Itır; Pelergonium sidoide De CANOOLLE ve
b) Kadife (Pembe) Itır; Pelergonium reniforme W.CURTIS.
Bu iki türün haricinde çok farklı maksatla kullanılan Büyük Itır; Pelergonium graveolens ve Kokulu Itır; Pelergonium odoratissium’u sayabiliriz. Leylekotugillerle Itırotugiller çoğu kez birbirine karıştırılmaktadır. Itırgillere örnek olarak Şifalı Itırı ve Büyük Itırı , Leylekotugillere ise Leylek otunu örnek vereceğiz. İngiliz asıllı binbaşı Charles Henry Stevens Güney Afrika’da görevli iken 1897’de yakalandığı oranın yerlileri olan Zulu kabilesinin Hekimleri tarafından Itır kökünden elde edilen Dekokt’tan (kaynatma) birer bardak içirerek onu iyileştirir. C.H.Stevens Itır kökünü o zaman bütün Avrupa’da çok yaygın olan Vereme karşı İngiltere’ye getirerek pazarlamasını yapar. İngiliz Tabipler Odası Stevens’ın pazarladığı Verem ilacının ne olduğunu bilmediklerinden onu kocakarı ilaçları ile servet yapıyor diye suçlarlar ve de 1914’de yargılanmasını sağlayarak onu suçlu duruma düşürürler. İsviçreli Doktor Adrien Sechehaye 1920’de ilk Veremli hastasını Itır çayı ile iyileştirdikten sonra Cenevre (Genf) Tıp Odası ile birlikte çalışarak 9 yılda 800 Veremli hastayı iyileştirir. 1939’da Regensburg’taki (I…) bir firma tarafından 1 draje (Um…) (ağır öksürük anlamına gelir) adıyla anılan damlayı üretmeye başlar. Um… hangi bitkilerden ve nasıl elde edildiği 1971 yılına kadar bir sır gibi saklanmıştır. Bu nedenle hiçbir Şifalı bitkiler kitabında bilgi ve fotoğraf bulmak mümkün değildir. Bu nedenle bu bitki ile ilgili araştırmalarım yıllarca sürdü ve nihayet amacıma ulaştım. 1990 yılından beri Frankfurt, Manz, Darmstadt, Hamburg, Meidelberg, Weisbaden, Hannover botanik bahçelerinde bulamadığım bitkinin Dresden’de olduğunu öğrendim ve Ağustos 1997’de bir gün uçakla gidip araştırmalar yapıp geri döndüm.
Botanik: a) Bordo veya Narin Itır; Pelergonium sidoides D.C.’nin boyu 1m’yi bulabilir ve çok narin olması nedeni ile dik durması mümkün değildir. Çatallaşarak geniş bir alanı kaplar. Yaprakları böbrek şeklinde, üç loplu, kenarları kertikli, üst yüzeyi yeşil, hafif tüylü, alt yüzeyi iri damarlı, oldukça uzun saplı (10-20cm) ve değişken sıra ile dizilmiştir. Çiçeklerinin boyu 50cm’yi bulabilen uzun bir sap üzerindedir ve bu saptan çıkan yan saplarda 5 adet yine uzunca saplar üzerinde birer çiçek bulunur. Çiçekleri iki çenekli olup üstte iki bitişik ve dik, altta üç ayrı ve sarkık dil şeklinde bordo renkli taç yaprakları ve ortada bir göbek ve bu göbeğin ucunda püskül gibi döllenme tozlukları mevcuttur. Kupa yaprakları 5 adet oval şekilli ve yeşil renlidir. b) Pembe veya Kadife Itır; Pelergonium reniforme W.CURTIS boyu biraz daha kısa ve birazda sertçe bir yapıya sahiptir. Çiçekleri yine uzun bir sap üzerinde ve yanlarında 10-12adet bir arada bulunan ana veya yan çiçek demetlerinden oluşur. Çiçeklerinin taç yaprakları öncekinden farklı olarak pembe renkli ve taç yapraklarının ortasında birer kırmızı benek mevcuttur. Yaprakları 5-10cm eninde, 3-7cm uzunluğunda böbrek şeklinde, üzeri kadife gibi, sık ve kısa tüylü, derin damarlı mavimsi yeşil renkte, alt yüzeyi beyazımsı gri renkli ve tüylü ve iri damarlı kenarları kertikli ve 10-20cm uzunluğundaki saplara sahiptir.
Yetiştirilmesi: Güney Afrika’nın iklimi bizim Akdeniz iklimine çok benzer, bu nedenle Şifalı Itır başta Akdeniz ve Ege bölgesinin sahile yakın olan (don olmayan) yörelerde rahatlıkla bahçe ve tarlalarda yetiştirilir. Diğer bölgelerde kış aylarında sera veya sıcak odalara almak gerekir. Ben takriben 3-4yıl her iki türden de yetiştirdim ve şayet bu iş el atılır ve yetiştirilir ise çok büyük maddi imkânlar elde edilebilir. Bugüne kadar Kirpi otu ve kökünden 172 firma 850 çeşit sade veya Kompleks ilaç üretmişlerdir. Itır daha etkili olmasına rağmen sadece Akdeniz ikliminde yetişmesi nedeni ile sadece bir firmanın tekelinde kalmıştır. Bugüne kadar Kirpi otu veya kökü ile 172 ilaç firması 850 çeşit sade veya Kompleks ilaç üretmişlerdir. Hemen hemen aynı yönde etki eden Itır kökünden ise sadece bir firma bugüne kadar tekelci üretimine devam etmektedir. Bu da Kirpi otunun dünyanın hemen her yöresinde yetişebilme özelliğine sahipken, Itırın Akdeniz iklimine benzer özellikler gösteren Güney Afrika’da yetişmesi ve başka yörelerde henüz deneme üretimine geçilmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle Itırın Türkiye’de yetiştirilmesi mutlak bir zarurettir.
Hasat zamanı: Şifalı Itırın her iki türü de söküldükten sonra kökleri havalı ve güneşli bir yerde kurutulur ve kaldırılır. Şayet tentürü yapılacak ise taze olarak kullanılır.
Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur. Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur. Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Kullanılması:
a) Araştırmalar göre Itır ekstresinden elde edilen damla ve çay başta; bronşit, öksürük, Verem, sinüzit, farenjit, tonsilit (bademcik iltihaplanması) gibi nefes yolları ve enfeksiyon rahatsızlıklarına karşı kullanılır. Veremin bulaşıcı olması nedeni ile hastanede doktor kontrolünde tedavi edilmesi ve tedavi sonunda Itır ekstresinden elde edilen damla ile tedaviye devam edilmelidir. Eğer akciğerin herhangi bir noktasında kalan en küçük bir mikrop kalıntısı tekrar vereme sebep olur.
b) Halk arasında; Afrika yerlileri de Itır kökü çayını aynı yukarıdaki rahatsızlıklara karşı kullanmışlardır.
Çayı: İnce kıyılmış Itır kökünden bir kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edildikten sonra 3-5dk kaynatılır, 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanları;
Homeopati’de: 20gr Itır kökü ince kıyıldıktan sonra bir şişeye konur ve üzerine %70’lik 80ml Alkol ilave edilir ve güneş görmeyen bir yerde, iki günde bir çalkalamak suretiyle 4-6hafta muhafaza edilir. Daha sonra nesne süzülerek Homeopati’de<<Umckaloabo>>ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4defa 15-20damla 4-6hafta süreyle alınır.
Ekstresi: Itır kökleri ince ince kıyılır hatta daha iyisi öğütülerek toz haline getirilir ve Etanol+su karışımı ile ekstraksiyonu yapılarak ekstraktı elde edilir. Itır kökünün ekstresi tentüründen daha kalitelidir. Çünkü birleşimindeki maddeleri daha çok içerir. Şayet ekstresini elde etme imkanı yoksa o zaman tentürü kullanılabilir.
Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur. Kirpi kökünden elde edilen natürel ilaçlar İmmün sistemini (bağışıklık sistemi) kuvvetlendirmek içindir fakat en fazla 4-5hafta kullanılmaktadır. Çünkü aşırı kuvvetlenen İmmün sistemi bu sefer zarar vermeye başlar. Oysa Itır kökünün ve Çörek tohumunun böyle bir yan tesiri yoktur.
B) Büyük Itır, Groβe Pelargonie, Pelargonium graveolens L. (Herit ex Aiton)
Familyası: Itırgillerden, Storchschnabelgewchse, Geraniaceae Drugları: Itır esansı; Geranii oleum Büyük Itır yapraklarının su buharı ile damıtılması (destilasyonu) ile eter yağı elde edilir ve bu yağ Aroma tedavisinde kullanılır.
Botanik: Yaprakları 5–11 derin loplu, ayrıca her lobunda 5–9 kendi lopu bulunur. Üst yüzeyi tüylü, açık yeşil renkli, alt yüzeyi tüylü, iri damarlı, 10-20cm eninde, 8-16cm uzunluğunda ve 15-30cm uzunluğunda tüylü yuvarlak bir sapa sahiptir. Çiçekleri oldukça uzun bir sap üzerinde 9–11 çiçek bir arada bir demet şeklindedir. Çiçekleri dil şeklinde, pembe renkli, 5 taç yapraktan meydana gelir ve ikisi üstte ve adeta üst üste ortalarında U şeklinde kan kırmızısı bir benek bulunur. Ortası kahverengimsi bir göbek ve göbeğin ucu geri doğru kıvrık ve kırmızımsı renklidir. Asıl vatanı Tropik ülkeler olan B.Itır’ın günümüzde Almanya gibi soğuk ülkelerde evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilmesi oldukça yaygındır. Bir Alman tanıdığımı ziyarete gittiğimde hemen her odasında B.Itır’ın bir saksısını görünce bunun sebebini sordum o da sivrisineği öldürdüğünü söyledi. Bu günden sonra bende her odada B.Itır yetiştirmeye başladım ve sivrisinekten kurtulduk.
Yetiştirilmesi: en kolay yetişen bitki deyince aklıma hemen B.Itır gelir. Köklü veya köksüz bir filizi ve de sürgünü iki gün içi su dolu kapta bekletildikten sonra saksıya ekilir ve ilk günler sık daha sonra normal sulanarak yetiştirilir.
Hasat zamanı: Yılın her mevsimi yaprakları ve taze sürgünleri toplanarak su buharı ile damıtılır (destilasyon).
Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur. Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur. Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Kullanılması:
1) B.Itır eter yağı (esansı=uçucu yağı) başta korku, depresyon, stres, uyuyamama, gerginlik, hafıza zafiyeti, bronşit, ishal, iktidarsızlık, kaşıntılar ve bağırsak kurtlarına karşı kullanılabileceği beyan edilmektedir. Fakat etkisi üzerinde araştırma yapılmamıştır.
2) 45ml %70’lik Etanola 5ml ıtır yağı eklenir ve karıştırılır. Bu karışımdan 5-10damla bir çay bardağı (50ml) suya damlatılır ve gargarası yapılırsa ağız içi, dişetleri ve bademcik iltihaplarına karşı iyi gelir. Bu karışımla akne ve sivilceler de temizlenebilir.
3) Parfüm yapmak için 2ml Itır esansı, 2ml Turunç esansı, 2ml Limon esansı, 2ml Oğul otu esansı ve 2ml Mersin esansı 40ml %70’lik Etanol ile karıştırılır. Bu karışımdan Aroma lambasına 10-15damla damlatılır ve lamba yakılır veya Aroma konisi için 50ml kaynamış veya damıtılmış su konur ve buna 10-15damla esans karışımından ilave edilir.
4) Banyo esansı; bir yemek kaşığı bala 10-15damla Gül yağı ve 10-15damla Itır yağı karıştırıldıktan sonra banyo suyuna karıştırılır ve bu suyla 15-20dk banyo yapılırsa deriyi yumuşatır.
5) Haşarat esansı; Okaliptus, Lavanta, Karanfil ve Itır esansından 3’er ml 88ml %70’lik Etanol ile karıştırılarak hazırlanır. Bu haşarat esansından 10-15damla Aroma lambası, Aroma konisi veya bir fincan suya damlatılır ise haşereler yok olur.
6) Masaj yağı; 50ml Tatlı Badem yağı, 20ml Jojoba yağı, 20ml Işıldak yağı (eşek otu), 5ml Itır yağı, 5ml Mercanköşk yağı karıştırılarak elde edilir. Bu masaj yağı ile sırt, omuz, kollar ve bacaklar ovalanarak masaj yapılır.
Yan tesirleri: Bazı kişilerde alerji yapabilir. Bu ıtırların haricinde süs bitkisi olarak yetiştirilen oldukça çok güzel türler mevcuttur
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 09:30 ) değiştirilmiştir..