Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Şifalı Bitkiler: O-Z

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 06-26-2005, 21:47
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.447
igokcek is on a distinguished road
Post Sığla, Styrax, Liquiamber orientalis



Sığla, Styrax, Liquiamber orientalis
Türk sığlası
Mia Pelenseği
Amber ağacı
Günlük ağacı

Familyası: Hamamelisgillerden, Hamamelisgewaeche, Hamamelidaceae
Drugları: Sığlayağı: Styrax balsam
Sığla ağacından eldeedilen reçinenin işlenmesi ile eteryağı, balsam ve karagünlük eldeedilir.

Giriş: Sığlanın bilinen dört türü mevcuttur ve bunlar: Türk sığlası: liquidamber orientalis, Amarika sığlası: liquidamber styraciflua, Çin sığlası: liquidamber formosana ve Japon sığlası: liquidamber japonica?yı sayabiliriz.

MÖ Fenikeliler ve Mısırlılar arasında bir ihraç ürünü olan sığla yağı Mısırlılar tarafından ölüleri mumyalamak için kulanılmıştır. Osamnlılar tarafından Ev Hayvanalarına musallat olan haşerelere karşı ve sünet olan çocukların yaralarının çabuk iyileşmesi için yaralera sürülmüştür.

Osmanlılar tarafından ihraç maddesi olan sığla yağı günümüzde unutulmuştur ve tekrar hatırlanacağı günleri beklemektedir. Amarika sığlayağı ise sakız ve parfüm yapımında kulanılmaktadır. Vatanı Türkiyenin Muğlaili ve çevresi olan bitki Suriye, İran, Honduras ve Guetamalada?da yetişmektedir.

Botanik: Sığla ağacı 10-20 metre boyunda çınar görünümünde ve uzun ömürlü bir ağaçtır. Yaprakları beş loplu lopların ucu sivrice geriden yaprak yıldız gibi görünür, çünkü topların büyüklüğü ve yapısı bunu gösterir.

Yaprtakları açık yeşil renkli, uzun saplı, kenarları hafif kertikli ce sonbaharda yaprakları sarı veya bakır rengine dönüşür. Çiçekleri küre şeklinde üzeri küçük kırmızımsı çiçeklerle bezenmiştir ve olğunlaşınca tikenli kozalağa dönüşür ve grimsi yeşil renk alır.

Yetiştirilmesi: Vatanı Türkiyenin güney batısı, hatta Muğla ili ve çevresi ile sınırlı alandır. Fakat Akdeniz, Eğe ve Marmara bölgesinde çok rahat yetiştirilebilir, çünkü Frankfurt gibi soğuk sayılabilecek bir şehirde dahi yetişmektedir.

Hasat zamanı: Mart ortalarından Nisan sonuna kadar sığla ağaçının gövdesi üzerinde 3-6 adet yara açılır ve buradan çıkan sıvı (bitki özü) kabuk üzerinde donarak kristlleşir. Temmuz ve Ağustos aylarında kristal kütle (reçine) ve kabuk soyularak toplanır. Kaynarsuya konarak odun, balsam ve eteryağı ayrılır. Reçine kaynatılmamalıdır, çünkü birleşimindeki eteryağı yok olur. En iyisi subuharı ile damıtmaktır. Böylece birleşimindeki eteryağı yok olmaz.

Birleşiminde:..

Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

Kulanılması: a-) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılmamıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Sığla yerine daha etkili olan başka bitkiler kulanılmalıdır. Örneğin mesane rahatszlıklarına karşı A. Itır-, Çuhakökü-, Sinirliot-, Güneşgülü-, ZYE preparatları veya Gökçek İksiri daha etkildir.

b-) Aromaterapide: Sığla eteryağı başta öksürük, boğmaca, bronşit, astım ve mide bağırsaklarına karşı kulanılır. Ayrıca parfüm, şampuan, sabun ve sakız yapımında kulanılır.

c-) Sığla yağı bronşit, öksürük, mide rahatsızlıkları ve hazımsızlığa karşı kulanılır. Haricense mantar, uyuz ve kaşıntılı yaralara karşı kulanılır.

Merhemi: Sığla merhemi yapmak için 100 gram paraffin ve 100 gram vazelin bir kaba konur ve içinde kaynarsu olan başka bir kapta eritilir ve içine sığla yağı ilaveedilir, soğuduktan sonra buzdolabına konur. Şişe sıcak havalarda buz dolabında soğuk havalarda ise serin yerlerde muhafaza edilir.

Eteryağı: Sığla reçine ve kabukları subuharı ile dmıtılarak üç farklı madde eldeedilir ve bunlar eteryağı, balsam ve kara günlük adı ile anılan odun talaşalarıdır. Karagünlük yakıldığında çevreye güzel bir koku yayar. Eteryağınden günde 3-4 defa 1-2 damla bir kesme şekerele veya bir parça ekmekle alınır. Sıla yağından 5 ml 25 ml kılıçot yağı ile karştırılarak günde 3-4 defa iyileşmeyen yaralara sürülür.

Yantesiri: Tarife uyulduğunda bilinen bir yantesiri yoktur.

B-) Sumatra Sığla ağacı, Sumatra Styrax, Styrax benzoin

Sumatra sıra ağacının birleşiminde yüksek oranda sinamikasit içerir, bu nedenlede genelikle derihastalıklarından: uyuz, kaşıntı ve kabarcıklı yaralara karşı kulanılır.

C-) Siam Sığlayağı, Siam Styrax, Styrax tonkinesis

Taylandta yetişen bu türün birleşiminde yüksek oranda benzoitasit (aselbendasit) içerir. Bu nedenle genelikle bronşit, boğmaca ve astıma karşı kulanılır.

D-) Peru balsam, Peru balsam, Myroxylon balsamum

Perubalsam aynen Türk sığla ağacının özeliklerine benzer ve aynı şekilde kulanılır.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 11:53 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:35 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut
Mersin Üniv | Serbest Muhasebeci Mali Müşavir | BiRkan | Eğitim | Mersin Üniversitesi | BiRkan