![]() |
|
|||
![]() ![]() Sabunotu, Seifenkraut, Saponaria officinalis Çövenotu Çoğanotu Kırmızı Sabunotu Familyası: Karafilgillerden, Nelkengewaechse, Caryophyllaceae Drugları: Sabunotkökü: Saponariae rubrae radix Sabunotu: Saponariae herba Sabunotunun tamamı kulanılırsada, esas etkili olan kısmı köküdür. Giriş: Sabunotkökü eskiden oldukca yaygın olarak kulanılmış, fakat zamanla bunun yerine çuhakökü veya saparnakökü kulanılmaya başlamıştır. Geçmişte sabunotkökü genelikle balgam söktürücü olarak kulanılmıştır. Günümüzde kırmızı sabunotu: saponaria officinalis ve beyaz sabunotu: gyposophila paniculata adı ile anılan iki tür mevcuttur. Bunlardan kırmızı sabunkökü: saponariae rubrae radix en yaygın olarak kulanılan türüdür ve diğeri hakkında fazla bilgiye sahip değiliz. Sabunotu Avrupa, Asyanın batisindan doğu Türkistana kadar uzaanan geniş bir alan, kuzey Amarika ve Türkiyenin Eğe, Marmamara ve Karadeniz bölgelerinde yabani olarak yetişir. Botanik: Sabunotu 30-80 cm boyunda çok yıllık, oldukca nadiren çatallaşan bir bitkidir. Kökleri yeraltında yatay olarak çevresine yayılır, parmak kalınlığında, dışı kahverengimsi, içi beyaz renkli ve köklerinin sürgünleri ile çevresinde kümeler oluşturur. Gövdesi sağlam yapılı, yeşil veya hahverengimsi yeşil renkte ve yuvarlaktır. Yaprakları karşılıklı mızrak şeklinde, kenarları bütün, hafif dalgalı, koyu yeşil renkli, alt yaprakları 10-15 cm uzunluğunda, üst yaparakalrı ise oldukca küçüktür. Çiçekleri gövdenin tepesinde topluca birarada, her çiçek, beş adet beyazımsı pempe veya pempe renkli oval , geri kısmı birleşik olup boru şeklindedir. Taç yaprakların gerisi çan şeklinde olup 2 cm uzunluğunda olabilir. Bu nedenle arı veya kelebeklerin bu bitkiyi dölemesi oldukca zordur. Yetiştirilmesi: Tohumlarından birkaç tanesi bahçenin bir köşesine ekildiğinde kısa zamanda orada bir küme oluşturur. Sulak ve nemli yerlerde çimenlik, çalılık ve yol kenarlarında yabani olarak yetişebilir. Hasat zamanı: Kökleri Eylül ve Ekim aylarında söküldükten sonra yıkanır, kurutulur ve özel kaplarda muhafaza edilir. Malesef şifalı bitkileri toplama, kurutma, paketleme ver depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaparak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca öreneğin bitki 5 günde kurudu ise 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğünden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş'te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip diploması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar'da açıkta satılması kalitesini kısa sürede sıfırlar. Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur. Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur. Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur. Kulanılması: a-) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılmamıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Sabunotu yerine daha etkili olan başka bitkiler kulanılmalıdır. Örneğin üşütme rahatszlıklarına karşı Kargabüken-, Baptisya-, Limon-, Kuşburnu-, A. Itırı preparatları veya Gökçek İksiri daha etkildir. b-) Komisyon E?nin 27.04.1989 tarihli ve 80 nolu monografi bildirisine göre sabunkökü nezle, mide-, bağırsak-, karaciğer-, rahatsızlıklarına karşı kulanılabileceği beyan edilmektedir. c-) Halkarasında öksürük, bronşit, astım, derihastalıkları, karaciğer-, pankreas-, mide-, ve bağırsak zafiyetine karşı ve kan temizleyici olarak kulanılmıştır. Sabunotu ve kökü eskiden kirli çamaşırları yıkamak için sabun gibi kulanılırdı, bu nedenlede adı sabunotu diye anılır. Sabunotu veya kökünün ekstresi damardan vurulursa merkez ve çevre sinir sistemini tahrip ederek ölüme neden olabilir. Çay: İki tatlı kaşığı sabunkökü demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynarsu ilaveedilerek 5-10 dakika demlemeye bıraktıktan sonra süzülerek içilir. Yantesiri: Aşırı dozajda sabunotkökü çayı mide ve bağırsaklarda tahrişe neden olur. Normal dozajda herhangi bir yantesiri yoktur. Acıçiğdem ve tilkiüzümünün birleşimindeki saponinler hemen çözülerek kana geçerek zehirlenmelere neden olurken, Sabunotu kökünün birleşimindeki saponinler yantesiri olmayan sapogenine dönüşür. Bu nedenle zehirlenme olmaz, fakat damarlardan iğneyle vurulursa saponinler değişime ugramadığından zehirlenmeye neden olur. Bu nedenle sadece ağız yolu ile çayı veya damlası alınır. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 11:47 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Ciğerotu, Lungenkraut, Pulmonaria officinalis | igokcek | Şifalı Bitkiler: A-F | 0 | 06-30-2005 19:13 |
| Kestere, Ziest, Stachys officinalis | igokcek | Şifalı Bitkiler: G-Ke | 0 | 06-27-2005 01:32 |
| Şakayık, Pfingdtrose, Paeonia officinalis | igokcek | Şifalı Bitkiler: O-Z | 0 | 06-26-2005 21:28 |
| Yapışkanotu, Aufrechte Glaskraut, Parietaria officinalis | igokcek | Şifalı Bitkiler: O-Z | 0 | 06-26-2005 21:09 |
| Yasemin, Jasmin, Jasminum officinalis | igokcek | Şifalı Bitkiler: O-Z | 0 | 06-26-2005 21:06 |