![]() |
|
|||
|
ŞEKERCİ OTU
Çok Yıllık 1-3m 7-9 Aylar Ho,Na Kökü Zehili Şekerci otu, Kermesbeere, Phytolacca amaricana Şekerci boya otu Syn: Phytolacca decandra Şekerciboyası Beze otu, Boğaz otu Bademcik otu Amarica Şekerci otu Familyası; Şekerci otugillerden, Kermesbeerengewâchse, Phytolaccaceae Drugları; Şekerci ot kökü: Phytolaccae radix Şekerci otunun kökleri Homeopatide tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Zehirli olması nedeni ile çayı içilmez. Giriş; Şekerci otunun bilinen ve kullanılan iki türü mevcuttur, bunlardan Amarica Şekerci otu yeterince incelenmiş ve özellileri bilinen bir bitkidir. Türkiye?de yetişen Toros veya Türk şekerci otu diye bilinen Phytolacca purinosa ise yeterince incelenmemiş fakat halk arasında aynı Amerika şekerci otu gibi kullanılmaktadır. Amerika?da Amerika şekerci otunun yaprakları eskiden kansere karşı, meyveleri ise romatizmaya karşı kullanılmıştır. Fakat bu alanda yeterince araştırma yapılmamıştır. Vatanı ABD?nin doğu eyaletleri olan bitki Avrupa?ya getirilmiş ve bitki Avrupa, Asya ve Afrika?ya yayılmıştır. Şekerci otu veya şekerciboyası diye bitkinin anılması meyvelerinin eskiden şekerciler tarafından kullanılmalarıdır. Bazı yazarlar tarafından Beze otu, Boğaz otu veya Bademcik otu diye de adlandırılmaktadır. Botanik; Şekerci otu çok yıllık bitki olup dikine yükselir, gövdesi yuvarlak, içi boş, yeşil renkli ve çatallaşır. Kökleri İ şeklinde olup baş kısmında birçok baş bir arada bulunur ve sarı renklidir. Yaprakları ters yumurta veya geniş mızrak şeklinde 10-25cm uzunluğunda 7-15 eninde kenarları düz veya narin kertikli, değişken sıra ile dizilmiştir ve kısa saplıdır. Çiçekleri gövde veya dalların tepesinde silindir şeklinde bir arada bulunur. Çiçekleri önce pembemsi beyaz sonra yeşil, sonra olgunlaşan meyveleri önce kırmızı sonra da siyah parlak bir şekil alır ve 1cm çapındadır. Meyveleri parlak siyah 8 dilimli ve meyveyi tutan kupa yaprakları koyu kırmızı renklidir. Yetiştirilmesi; Şekerci otunun tohumları önce saksı veya camlıklara ekilir ve sonra Nisan ayında bahçe veya tarlalara fideleri ekilir. Genellikle nemli Meralarda, yol kenarlarında ve sulak yerlerde kendiliğinden yetişir. Hasat Zamanı; Olgunlaşan meyveleri toplanarak bazı gıda maddelerinin boyanmasında kullanılır. (Türkiye?de Şeker ve Avrupa?da Şarap boyama gibi) Kökleri Ekim ayından itibaren sökülerek temizlenir, ortadan yarılarak kurutulur, şayet tentürü yapılacaksa taze kökleri kullanılır. Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur. Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur. Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur. Kullanılması; a) Araştırmalara göre Beze şişlikleri ve iltihaplanması özelliklede bademcik, orta kulak, yutak ve Lenf bezi şişlik ve iltihaplarına karşı kullanılır. Bu beze iltihaplanma ve şişkinliklerin sebep olduğu dermansızlık, halsizlik, zayıflık, cansızlık gibi rahatsızlıklarıda ortadan kaldırır. b) Homeopatide; Akut veya kronik Bademcik iltihapları (Angina tonsillis=tonsilit), Lenf bezeleri, Tiraid (kalkan bezi), Husye, Göğüs ve diğer bezelerdeki iltihap, şişme ve ağrılara karşı ve Bademcik, kulak iltihaplarının neden olduğu Kas ve eklem romatizmasına karşı kullanılır. Orta kulak iltihabı ve ağrıları, Burun boşluğu iltihabı ve ağrıları, boğaz iltihap ve şişlikleri, kuşpalazı (Difteri), Başın ateş gibi yanarken vücudun soğuk olması, Grip, Yorgunluk, Organlardaki (kalp, kas, böbrek, eklemler) odak zehirlenme ve Dövülmüş gibi ağrı ve sızılara karşı kullanılır. Açıklama; Bir Merkeze (Odağa) yerleşen mikropların veya virüslerin ve hatta her ikisinin birlikte ürettikleri zehirli maddeler (zehirli gazlar ve zehirli alkoller) sonucu birçok hastalık meydana gelir ve Bunların başında beze iltihaplanmaları özelliklede bademcik iltihaplanması en önemlilerindendir. Bezelerin iltihaplanması, şişmesi ve ağrıması zamanla kana karışan iltihaplarla bütün organlara karışır ve hiç ummadığımız öksürük, Bronşit, Astım, sinüzit, farenjit, yutak iltihaplanması ve larenjit (gırtlak iltihaplanması) gibi hastalıklar ortaya çıkar. Çay; 100 gr çayharmanına ancak ve ancak 5 gram katılabilir. Şekerci ot kökünün tozundan 0,5-1gram demliğe konur ve üzerine 100-150ml kaynar su ilave edilerek 5-10dakika sonra süzülerek içilirse kusturur. Bu nedenle şekerci ot kökünün tozundan 0,1-0,3gram demliğe konur ve üzerine 100-150ml Kaynar su ilave ettikten sonra 5-10dakika demlemeye bırakılır ve bu dem sabah, öğle ve akşam olmak üzere üç vakitte içilir. Çay Harmanları; Şekerci ot kökü toz haline getirildikten sonra çay harmanına katılır. 0,5-1 gram demliğe konur 5 gram?dan fazla olmamalıdır. Homeopatide; Şekerci ot kökü taze iken (kuruda olabilir) ince rendelenerek 20-30gram bir şişeye konur ve üzerine 100ml %70lik alkol ilave edilerek 4-6 hafta Güneşten uzakta muhafaza edilir ve iki günde bir çalkalanır. Şişedeki sıvı bu süre sonunda süzülerek Homeopatide <<Phytolacca>> ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5 defa 15-20 damla 4-6 hafta süreyle alınır. Akut hallerde ilk gün 8-10 defa 10-14 damla alınabilir. Hastalığın belirtileri (Sendrom); Yan Tesirleri; Şekerci ot kökünün 1gramı dahi Kusma, Bulantı ve karın ağrısına neden olabilir, bu nedenle çayı içilmez. Saban ve Ahemd isimli ilim adamları 100 kişi üzerinde yaptıkları tedavi denemesinde Antikonsepsiyon (erkek ve dişi döllenme hücrelerinin birleşmesini önleyici) özelliğe sahip olduğunu tespit etmişlerdir, fakat bu araştırma çok eski olup yeni modern araştırmalara ihtiyaç vardır. (LBH.2.500) Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 11:42 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|