Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Şifalı Bitkiler: O-Z

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 10-25-2007, 16:09
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.328
igokcek is on a distinguished road
Standart Ökse otu, Mistel, Viscum album




ÖKSE OTU





Ökse otu, Mistel, Viscum album
Gökçe, Gövelek

Gövelek, Burç
Çekem, Gevele
Familyası: Ökse otugillerden, Mistelgewâchse, Loranthaceae (Viscaceae) Drugları: Ökse otu: Visci albi herba
Ökse otunun çatı içilir, Damlası, Ekstresi, kapsülü veya ampulü vede tentürü yapılır.

Giriş: Ökse otunun bilinen takriben 100 alt türü mevcuttur ve bunları üzerinde yetiştikleri ağaca göre dört önemli grupta toplayabiliriz. Bunlar;
a) Köknar Öksesi; Viscum album ssp. abietis BECK, bu türün meyveleri beyaz, tohumları yeşilimsi, yaprakları geniş mızrak şeklindedir.
b) Çam Öksesi; Viscum album ssp. Laxum Fıek bu Mitsel ayrıca çam Ladin ve Melez çamda da yetişir. Meyvesi sarımsı, tohumları yeşilimsi, yaprakları enine göre 5-6 defa daha uzundur.
c) Yaprak ağaç öksesi; Viscum album ssp. Platyspermum (V.a.ssp.album) bu ökse Armut, Elma, Kayısı, Kiraz gibi Meyve ağaçları ile Huş ağacı ve de Kavakta yatişir.
d) Japon öksesi; V.album. ssp. Coloratum KOM, bu türün meyveleri sarımsı, portakal renklidir. Türkçe Ökse otu denmesinin nedeni yapışkan olan meyvelerinden kuşları yakalamak için bir yapışkan elde edilmesinden, Gökçe diye anılması ise yerde değil Ağaçlar üzerinde yetişmesi nedeni ile böyle anılır. Kanserli organa göre uygun olduğu söylenen ökse otlarının ekstreleri kullanılır. Ökse otu çok eski zamandan beri kullanıla gelmiştir. Tarihte Pilinius Baş dönmesi, Sara ve Urlara, rahibe Hildegard Gut ve Göğüs hastalıklarına, Papaz Kneipp kanamalara ve kan dolaşımı rahatsızlıklarına karşı kullanmışlardır. Kansere karşı ilk defa Radolf Steiner 1904?de kullanmaya başlamıştır.

Botanik: Çapı 100cm?yi bulabilen oldukça sık çatallaşan bir dal sistemine sahiptir gövdesi ise oldukça kısadır ve buradan ağaçların dalına bitki özünü emmek için kökünü salar. Dalların ucunda karşılıklı iki yaprağı bulunur ve yaprakları oval veya uzun bir yumurta şeklinde kenarları bütün ortada kabarıkça duran damarları bulunur. Dal uçlarında 2-6 adet sarımsı beyaz renkte küçük çiçekleri vardır. Ekim kasım aylarında nohut büyüklüğünde beyaz, yapışkan meyveleri oluşur ve içinde 1-2 adet oval veya köşeli tohumları bulunur.

Yetiştirilmesi: Kuşlar tarafından yenen Ökse meyvesinin artıklarındaki çekirdeğin Ağaç dallarındaki yuvalara yapışması veya dışkısındaki çekirdeklerin dal yapraklarına takılarak canlanması ile çoğalır. Günümüzde tohumları özel olarak ağaçlara insanlar tarafından yerleştirilerek çoğalması sağlanmaktadır. En çok Türkiye, Bulgaristan, Arnavutluk, Bosna ve Türkistan da en yaygın olarak yetiştiği yörelerdir, 20. asrın başında kansere karşı kullanılmaya başlanması ile birlikte Almanya, Fransa ve İsviçre tarafından özel olarak yetiştirilmeye başlanmıştır.

Hasat Zamanı: Ökse otu Mart Nisan aylarında veya Eylül Ekim aylarında toplanır. Meyveleri ayıklanarak atılır. Yaprak ve sapı kurutularak muhafaza edilir. Tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir, Ampuller için ise özel olarak ekstraktı yapılır.

Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

Kullanılması: Araştırmalara göre; Ökse otu tedavide iki şekilde kullanılır;

a) Kansere karşı ökseotundan elde edilen lekin iğnesi yapılı ve kalp vede yüksek tansiyon anormaliklerine karşı ise çayı veya preparatları kullanılır.
b) Komisyon E? ye (228nolu 05.12.1984 tarihli) göre kanserli urları ameliyat ettikten sonra tedavide ve eklem iltihaplanmasına karşı kullanılır.
c) Halk arasında; Yüksek tansiyon, damar sertliği, kanama, Beyin kanaması, Beyine kan hücumu, Baş dönmesi, Sara, Hormon bozukluğu, Kısırlık ve Loğusalıktan sonraki kanamaya karşı kullanılır.

Açıklama 1: Kanser tedavisinde sadece Ampullerdeki ekstrenin derialtı, deri içi veya damardan iğnesinin yapılması ile olur ki buna paranteral (deri veya damar yoluyla) şekilde tedavi edilir. Ökse ekstresindeki Lectinler, Viscotoxinler ve Polisakkaritler ağız yoluyla alındığında bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmez ve dışarı atılır. Bu nedenle kanser tedavisinde deri veya damar yoluyla tedavi gerekir. Ayrıca kronik yorgunluk, dermansızlık, enfeksiyona karşı dayanıksızlık, Immun zafiyeti, depresyon, baş ağrısı ve Lenf şişmesine karşı kullanılır. Kreimer?ya göre Kanserli organa uygun Ökse türü seçilmelidir. Buna göre; Rahim kanserine Huş ağacı öksesi, Husye kanserine Kavak öksesi, Akciğer kanserine Sarıçam öksesi, Deri kanserine Köknar öksesi, Bağırsak kanserine Kiraz (Yabani kiraz) öksesi, Mide kanserine Yalancı akasya öksesi, Göğüs kanserine Elma öksesi, Beyin kanserine Meşe öksesi, Karaciğer Pankreas kanserine İsfedan öksesi, Kan kanserine Kestane öksesi. Kanser ne kadar erken teşhis edilirse tedavisi de ona göre kolay olur.

Açıklama 2: Almanya da 1\5 insanların tüksek tansiyonu vardır ve ancak bunların yarısı yüksek tansiyonlu olduklarını bilirler. Yüksek tansiyon kişide sinirlilik, depresyon, baş ağrısı, baş dönmesi, kalp sıkışması, kalp çarpıntısı, kalp ağrısı, damar sertliği, görme ve duyma bozuklukları, uyuyamama ve yüzde kızarma gibi haller ortaya çıkabilir. Yanlış beslenme özelliklede hayvansal besinlerde (et, peynir, yumurta, tereyağı ve bunların mamulleri) aşırı yeme, alkol, sigara, kahve, siyah çay ve şişmanlık, yağ sindirim bozukluğu, kolesterol ve Trigliserial oranının kanda yükselmesi tansiyonu yükseltir. Tanıdığım en az 50 Vietnamlı ile görüştüm, çok yemek yemelerine rağmen 1gram dahi fazlalık hiçbirinde yok, bunu anlamak çok zor. Onlar peyniri, sucuk, salam ve sosisi Almanya da görmüşler, fakat yinede yemezler. Et yediklerini fakat haftada 1-2 defa, tereyağı kullandıklarını bununda ancak çok nadiren haftada 1-2 defa ve çok az miktarda olduğunu söylediler. Bende Almanya da ki Türklerin sabah öğle akşam günde 3 defa bu hayvansal besinlerden mutlaka tükettiklerin söyledim, doğrusu çok sağlıksız neden diye sordular. Konuştuğum her Türk bana kendisinin, ailesinin, çocuklarının veya akrabalarının hastalıklarından bahsederken, Vietnamlıların hiç de hastalıktan bahsettiklerini duymadım. Şayet bir erkek veya bayan iki üç ay hayvansal besin tüketmez ise kan dolaşımı düzelir, cinsel gücü en az iki katına çıkar, çünkü hücreler, damarlar, bezeler, dokular daha düzenli çalışırlar onları çepeçevre saran artık maddelerden ve (çürut) yağlardan kurtulurlar.

Çay; İnce kıyılmış ökse otundan 1-2 kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml soğuk su konarak 8-12 saat bekletildikten sonra süzülerek içilir. Şayet diğer çaylarla karıştırılarak içilmesi gerekiyorsa önce yukarıdaki gibi ökse otunun çayı hazırlanır (kaynatılmaz) sonra diğer çaylar demlenir ve soğuduktan sonra ökse otunun soğuk demi bu çaya ilave edilir. Ayrıca diğer çaylar gibi haşlanabilirde (Intus) fakat bazı uzmanlar sıcak suyun öksenin birleşimindeki maddelerin yapısını bozabileceği kanaatindedirler. Bu nedenle soğuk su (Mazeratsyon) ile hazırlanan demin içilmesi tavsiye edilmektedir.

Çay Harmanlar; Çay harmanları sade çaylara göre daha etkilidir. Çünkü ökse otu yüksek tansiyonu düşürürken Alıç yaprak ve çiçekliği kan dolaşımını düzenleyici, oğul otu kalp çarpıntılarına (sinirsel) etki edici özelliklere sahiptir.

Eks; Mart-Nisan veya Eylül-Ekim de Etanol + Su karışımı ile ekstraksiyonu yapılarak ekstresi elde edilir. Ökse ekstresi aynı ökse tentürü gibi kullanılır.

Homeopatide; Ökse otunun yaprak, Sap ve meyvelerinden 100gram (kalın sapları hariç) ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 500ml %70lik Alkol ilave edilir. Şişe iki günde bir çalkalanır, güneş ışınlarından uzakta, 6-8 hafta muhafaza edilir ve süzülerek Homeopatide <<VISCUM ALBUM>> adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5 defa 10-15 damla 6-8 hafta süreyle alınır. Şayet gerekli ise 1-2 hafta ara verdikten sonra yine devam edilir.

Hastalığın belirtisi (Semptom);

Yan Tesirleri: Ökse otunun çay, damla, Kapsül şeklinde ağız yoluyla alınan praparatlarında hiçbir yan tesir yoktur, fakat kansere karşı deri veya damardan vurulması gereken iğneler az dozajda başlayıp yavaş yavaş yükselmesi gerekir, aksi halde alerji yapabilir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 11:38 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:19 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut
Mersin Üniv | Mersin Üniversitesi