Tekil Mesaj gösterimi
  #1 (permalink)  
Alt 09-12-2006, 22:22
maturidi maturidi Çevrimd???
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 616
maturidi is on a distinguished road
Standart Hamilelikte ruhsal bozukluklar

"Hamilelikte ruhsal bozukluklar yaşanır"

AFYONKARAHİSAR (İHA) - Anne adaylarına, hamilelik dönemine ilişkin bilgiler veren Psikiyatri Uzmanı Dr. Enis Arabacı, gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemlerin, kadınların ruhsal açıdan en zorlandıkları dönemler olduğunu söyledi.

Dr. Enis Arabacı, kadınların, hamilelik öncesi ve sonrasında bazı ruhsal bozukluklar yaşadığını belirtti. Doğum ve doğum sonrası dönemde vücutta da değişiklikler yaşandığını ifade eden Arabacı, "Değişen hormon düzeyleri, yaşam düzeni ve dengelerdeki değişiklikler, kişinin anneliğe ve doğuma hazır olmaması, kişinin çelişkili duygular içinde olması, evliliğin iyi gitmiyor olması, annenin daha önce depresyon ve benzeri hastalıklar geçirmiş olması gibi faktörler, doğum yapan kadının ruhsal yapısını zorlayan etmenlerdir. Gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemleri, kadınların ruhsal açıdan en zorlandıkları dönemlerdir" diye konuştu.

Özellikle doğum sonrası dönemde, 2 ruhsal tablonun dikkat çektiğini kaydeden Arabacı, "İlk tablo; doğumdan sonraki 3. ve 4. günlerde ortaya çıkan gebelik hüznüdür. Doğum yapan kadınların yaklaşık yarısında gözlenir. Bu durum, kolay ağlama, kolay sinirlenme, halsizlik, bitkinlik, duygusal dalgalanmalar ve yetersizlik hisleri halinde kendisi gösterir. Anne, çoğunlukla ilaç verilmeden, eşin ve ailenin; anlayışlı, destekleyici yaklaşımları ve çocuğun bakımına yardımcı olmalarıyla 10-15 gün içersinde düzelir. 2. tabloysa doğum sonrası depresyonudur. Doğum yapan kadınların yaklaşık yüzde 10'unda gözlenir ve doğum sonrası 1. ayda belirginleşir. Hayattan zevk almama, mutsuzluk, uykusuzluk, iştahsızlık, yetersizlik duyguları, özgüven kaybı, çocuğa zarar verme korkuları, intihar düşünceleri, dikkat dağınıklığı gibi belirtileri olur. Doğum sonrası depresyon, gebelik hüznü gibi kendiliğinden düzelmez, ciddiye alınmalı ve anneye, mutlaka destekleyici psikoterapi ve ilaç tedavisi yapılmalıdır" dedi.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 14:31 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla