Tekil Mesaj gösterimi
  #2 (permalink)  
Alt 02-05-2007, 00:03
igokcek igokcek Çevrimd???
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.160
igokcek is on a distinguished road
Standart


Hamilelik problemleri:

Hamileliğin ilk günlerinde bulantı ve kusma gibi rahatsızlıklar görülebilir. Hamileliğin ilerleyen safhalarında nefesalış-verişlerde problem, belağrısı yüksek tansiyon, ishal, kabızlık, hamilelik diabeti, karında gerilim ve iç kanamalar görülebilir. Cenin tarafından aşırı oranda mineral harcanması ve nedeniyle baldır krampları görülebilir. Hamile kadınlardaki östrojen hormonunun artması nedeniyle aradokular açılır ve genişler vede vücut böylece kendini doğuma hazırlar. Bunun neticesinde bacaklarda şişme, variz ve makatta basur ortaya çıkabilir vede hijyene dikat edilmezse vajinada mantar yayılabilir. Hamile kadınlardaki hormonların değişmesi nedeniyle psikolojik rahatsızlıklar görülebilir. Hamile kadınların alkol, sigara ve kimyasal ilaç kulanmaları çocuğun organik veya psikolojik özürlü (spastik) doğmasına sebep olabilir. Bu nedenle hamilelerin alkol, sigara ve kimyasl ilaçlardan ve hatta fazla siyah çay ve kahvedende uzak durmaları gerekir. 1960-1971 yıllarında contagan alan hamile bayanlardan 15.000?in çocuğu ağır spastik (özürlü) olarak doğmuşlardır. (Geniş bilgi için digerleri/tehlikelimaddeler?e bak)

Alkol:
Alkolik annelerin çocuklarının % 90 oranında zekalarının gelişmediği çocukların okul çağında ise anlamakta geri kaldıkları ve konsentre olamadıkları gözlenmiştir. Alkolzade çocukların kafalarının çok kücük olduğu, kaslarının gelüşmediği ve hareketlerini konturol edemedikleri tesbitedilmiştir.

Alkolün cenin üzerindeki etkileri:
1-) Cenin tam olarak gelişmez ve genelikle özürlü olur.
2-) Özelikle yüzde tam gelişmemişlik görülür: Göz kapaklarının sarkık, burun sırtının kısa, ve dudakların ince olması vb. Belirgin özelikler.
3-) Kol ve bacaklarda dikkat çekici anormalikler (tam gelişmemişlik), küçük parmakların daha küçük olması ve ellerin gelişmemesi
4-) İç organlarda hatalı (kusurlu) oluşumlar: Kalpte, cinsel organlarda, ve idrar yollarında anormalikler
Bu yukarıdaki özürlerin hepisi aynı anda ve yoğunlukta alkolzade çocuklarda görülmeyebilir.

Sigara:
Sigar takriben 3.500-4.000 arasında çok çeşitli ve farklı maddeler içermektedir. Bunlardan 40?a yakını kanserojen (kanser yapıcı ) olup en tehlikelileri : katran, arsenik, benzol, polonium 210, kadmiyum, ve nitrosaminleri sayabiliriz. Buna ilavetten çok zehirli olan: Siyanürasit, kurşun ve karbonmonoksiti sayabiliriz. Karbonmonoksit (CO) kandaki oksijeni azaltır, çünkü karbonmonoksit oksijenden 300 kat daha büyük bir güçle hemoglobine adeta yapışır ve oksijeni dışlar. Böylece oksijen yetersizliği ortaya çıkar.

Sigaranın ceninler üzerindeki etkisi:
1-) Spastik özürlü olabilirlir
2-) Erken doğuma sebep olabilir.
3-) Düşük yapmaya sebep olabilir.
4-) Çocuğun hastalıklı ve cılız olmasına sebep olabilir.

Sigara içilen ortamdaki bebeklerde:
1-) Akut nefes yolları hastalıkları
2-) Bronşit ve zatürre
3-) Kronik ortakulak iltihaplanması
4-) Astım ve allerjil rahatsızlıklar
5-) Ani çocuk ölümleri
Bu rahatsızlıklardan biri veya bir kaçı sigara içilen oramda büyüyen bebeklerde görülebilir.

Hamilelik problemlerini tedavi:
1-) Karın ve bacaklardaki yırtılmaları önlemek için çok az badem yağı ile karın ve bacaklar oralanır.
2-) Kabızlığı önlemek için keten tohumu alınır.
3-) Düşük yapma tehlikesi olanları sabina tentürü ile tedavi edilebilir. (Bunun dozajı ve kulanma süresi önemlidir.)
4-) Şayet rahim büyümez ve cenini sıkarsa kadınkökü tentürü kulanılır.
5-) Hamilelik sırasında hamilelerde iyot yetersizliği çocuğun geri zekalı olmasına neden olabilir. Bu nedenle iyotlu tuz alınmalı, deniz ürünleri ve çilek yenmelidir.
6-) Çocuğunun güzel olmasını iseyenler ayva yemelidir.
7-) Hamile bayanlarda ortaya çıkabilecek mineral-, vitamin-, aminoasit-, ve enzim yetersizliğine karşı Gökçek Tonik, Gökçek İksiri, zencefil veya ZYE kulanılır.


Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet



Peygamber Efendimiz: Erkek çocuk isteyenler hanımlarından sonra boşalsın ve kız çocuğu isteyenlerde hanımlarından önce boşalsın buyurmuşlardır. Bu hadisin analamı bu gün anlşılmışır, çünkü iki türlü sperm vardır xy-kromozomu taşıyan spermlerki bulara erkek kromozomlu sperm veya kısaca erkek sperm denir. xx-kromozomu taşıyan spermlere ise dişi sperm denir.

Erkek sperm daha hızlı hareket eder, fakat kısa ömürlüdür, çabuk ölür. Dişi spermler yavaş hareket eder, fakat uzun ümürlüdür. Şayet erkek hanımından önce boşalırsa, sperm hızlı hareket etsede yumurta henüz ortada olmadığından ölür ve mücadeleyi dişi sperm kazanır ve çocuk kız olur. Eğer erkek hanımından sonra boaşalırsa yumurta rahime gelmiş olacağından hızlı hareket eden erkek sperm hedefe ulaşır ve çocuk erkek olur.

Eksi bir yöntemde şöyle şayet erkek aşırı yorğun ve kadın dinlenmiş halde cinsel münasebet kurarlarsa, doğacak çocuğun kız olacağı ve erkek dinç, kadın yorğu iken cinsel münasebet olursa doğacak çocuğun erkek çocuk olması tecrübe edilmiştir. Şayet cinsel münasebet adet kesildikten sonra 8-15 günler arasında olursa.

Konu igokcek tarafından (05-30-2008 Saat 16:31 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla