Tekil Mesaj gösterimi
  #5 (permalink)  
Alt 03-03-2007, 15:55
maturidi maturidi Çevrimd???
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 601
maturidi is on a distinguished road
Standart

Ameliyat ve/veya Işın Tedavisi Sonrası
Ortaya Çıkabilecek İdrar Yolları Problemleri
ve Bunların Tedavisi (Ürojinekoloji)

Kadın üreme sistemi organlarının, idrar boşaltım sistemi organları ile olan yakın komşuluğu ve yapısal özellikleri; jinekolojik ameliyatlar ve/veya radyoterapi uygulanması sonrası, erken veya geç dönemde (6-8 ay) çeşitli şikayetlere neden olabilmektedir.

Bu şikayetler:
- İdrar kesesi iltihaplanması (Sistit)
- Sık sık idrara gitme, günde 7-8 kezden daha fazla idrara gitme.
- İdrar kaçırma (Üriner İnkontinans).
- İdrar yapamama (idrar kesesi atonisi).
- İdrar yapmada güçlük ve idrarı tam boşaltamama.
- İdrar kesesi veya idrar yolu ile hazne veya rahim arasında normalde mevcut olmayan açıklıkların oluşması: devamlı idrar akışı (fistül) şeklinde ortaya çıkabilmektedir.
Şikayetler tek başına veya birkaçı bir arada olabilir ve tedaviden hemen sonra veya daha geç dönemlerde söz konusu olabilirler.

Sistit
Sistit, idrar kesesinin iltihaplanmasıdır. İdrar kesesi böbreklerde süzülerek oluşan idrarın depolandığı, kaslardan oluşan bir torbadır. İdrar kesesi ile idrar yolu açıklığı arasında bulunan tüp şeklindeki kanala üretra (idrar yolu) denir. Sistit durumunda genellikle hem idrar kesesinin hem de üretranın iltihaplanması söz konusudur. Kadınlar sistit oluşumuna erkeklere oranla yapısal özellikleri ve idrar kesesinin komşulukları nedeniyle daha eğilimlidirler.
Sistit birçok nedenden oluşabilir. Bu nedenler arasında infeksiyon, mekanik zorlamalar, travmalar (cinsel ilişki, sıkı ve sentetik kumaştan yapılmış pantalon ve iç çamaşırı giymek, gebelikten korunmak için diafram kullanmak vb), kimyasal maddeler (parfümlü sabunlar, vaginal deodorantlar, sperm öldüren kremler), menopoza bağlı östrojen hormon eksikliği, uzun süre idrar yapmayı erteleme sayılabilir. Ayrıca bazı vaginal ifnfeksiyonlar sistit şikayetlerin tekrarlanmasına yol açabilir. Anksiyete, depresyon gibi durumlar da sistite benzer şikayetlere neden olabilir.

Sistit durumunda aşağıda belirtilen şikayetlerden
bir ya da birkaçını birlikte hissedebilirsiniz:
- Sık idrar yapma ihtiyacı hissedersiniz fakat her gittiğinizde az miktarda idrar yaparsınız.
- İdrar yaparken ağrı, yanma ya da sızı hissedersiniz.
- Gece uyurken az miktarda idrar yapmak için tuvalete gitme ihtiyacı duyarsınız.
- Koyu renkli ve bulanık, bazen et suyu görünümünde idrar yapabilirsiniz.
- İdrarınız keskin hatta balık gibi kokabilir.
- İdrar yapmayı erteleyemezsiniz hatta tuvalete yetişememe ve idrar kaçırma gibi durumlar söz konusu olabilir.
- Alt karın bölgesinde ya da belinizde ağrı hissedebilirsiniz.
- Kendinizi iyi hissetmezseniz, hasta gibisinizdir ve ateşiniz yükselebilir.

Sistit Durumunda Ne Yapmalısınız?
1. Bol su için. Bol sıvı almak itihaba neden olan mikroorganizmalardan idrar kesesinin yıkanmasına, temizlenmesine yardım eder, idrarın yoğunluğunu azaltır ve yanma, sızıyı hafifletir. Şikayetleriniz gece başlamış olsa dahi ilk 4 saat, her saat başı yaklaşık 1/2 litre, bunu izleyen 8 saat ise 2 saatte bir yaklaşık 250 ml sıvı alın.
Su içmeniz tercih edilir ancak su içemiyorsanız süt, açık çay gibi yumuşak sıvılar içebilirsiniz. Portakal suyu gibi içecekler içmeyiniz.
2. İdrarın asiditesini azaltma, şikayetlerinizi hafifletecek ve bakterilerin çoğalmasını durduracaktır. Bu nedenle bir çay kaşığı bikarbonat (soda), bir su bardağı suya konularak eritilir ve içilir. Eczaneden sitrik asit tuzu içeren ürünler de alabilirsiniz. Fakat yüksek tansiyonu ya da kalp hastalığı olan kadınlar doktorlarına danışmadan bikarbonat ya da sitrik asit tuzu içmemelidir.
3. İhtiyaç hissettikçe tuvalete gidin, idrarınızı tutmaya çalışmayın.
4. Kendinizi sıcak tutun, karnınıza ya da bacaklarınızın arasına sıcak su şişesi koyabilirsiniz. İkinci bir sıcak su torbasını belinize de yerleştirebilirsiniz.
5. Mümkün olduğunca dinlenin.
6. Ağrı için aspirin ya da parasetamol içeren ilaç alabilirsiniz.
7. İyileşinceye kadar alkol içmemeli, cinsel ilişkide bulunmamalısınız.

Sistit nasıl önlenebilir?
1. Her gün en az 1.5-2 lt sıvı alınması halinde, bakterilerin mesanenizden temizlenmesini sağlarsınız.
2. Tuvaletiniz geldiğinde tuvalete gidin, idrarınızı tutmaya çalışmayın.
3. Tuvalet temizliğinizi önden arkaya doğru yapın. Böylelikle bakterilerin anüsten üretraya doğru taşınmasını engellemiş olursunuz.
4. Vaginal deodorantlar veya duş, parfümlü sabun, pudra kullanımı üretrayı tahriş edebileceğindin böyle ürünleri kullanmayın.
5. Ayakta duş şeklinde banyo yapmayı tercih edin.
6. Sıkı, dar pantolonlar ve sentetik iç çamaşırları giymeyin. Pamuklu iç çamaşır ve etek giyme, perinenin nemli ve sıcak olmasını engelleyerek, bakterilerin yayılmasını önler.
7. Alkollü içecekler, meyva suları, koyu çay veya kahve içmeyin ve baharatlı yiyecekler yemeyin.
8. İlişki sonrası sistit şikayetiniz artıyorsa;
- Cinsel ilişki öncesi genital bölgenizi ve ellerinizi mutlaka yıkayın. Eşinizin de yıkamasını isteyin.
- İlişki sonrası hemen idrarınızı yapmaya çalışın.
- Eğer ilişki sırasında veginanızı kuru hissediyorsanız, jel gibi kayganlaştırıcı ürünler kullanın.
9. Menopozdan sonra, doktorunuzun reçete edeceği östrojen hormonu içeren kremler yararlı olabilir.

Şu Durumlarda Doktorunuza Başvurmalısınız:
1. İdrarınızda kan varsa (idrarın rengi et suyu görünümünde ve kanlı ise),
2. Yukarıda bahsedilen sistiti düzeltici girişimleri yapmanıza karşın 24 saat sonra şikayetlerinizde bir düzelme olmuyorsa,
3. Gebelik olasılığı varsa,
4. Ateş yükselmesi, belinizde ve alt karın bölgenizde ağrı şikayetiniz varsa doktorunuza başvurmalısınız.

Doktorunuz idrar tahlili yaptırarak, sistite neden olan durumun mikroorganizmalar olup olmadığını belirleyecektir. Bakterilere bağlı iltihaplanma söz konusu ise antibiotik kullanımı ile; vaginal akıntı veya kaşıntı varsa uygun ilaçlarla tedavi yapılacaktır. Bazen tedaviye rağmen, şikayetlerde tekrarlama olabilir.
İdrar kültürü sonucuna göre antibiotik değiştirilecektir. Üriner sisteme ilişkin bir takım sorunlar da (taş, anomali) sistitin tekrarlanmasına yol açabileceğinden, doktorunuz daha ileri tetkik ve tedavi için hastaneye yatmanızı gerekli görebilir.


Sık idrara gitme
En sık görülen şikayettir. Birbirini takip eden birkaç gün (3 - 7 gün) süre ile 24 saatlik bir izlem şeklinde her tuvalete gidilen zamanı, her alınan sıvıyı (miktar, saat ve türü ile) kaydetmek, şikayeti değerlendirmek açısından hem hasta hem de doktoru için yarar sağlayacaktır. Bu kayıt üriner günlük formları üzerine yapılabilir. 3 saatten daha az aralıklarla tuvalete gidiliyor ve başka hiçbir şikayet (yanma, sızı, idrar yapmayı erteleyememe, idrar kaçırma gibi) yoksa şu tedbirleri uygulayabilirsiniz:
- Günda en az 6-8 bardak su için.
- Kahve, kola gibi idrar kesesini olumsuz etkileyen kafeinli içecekler ve koyu çay, meyve suyu (özellikle portakal) ve baharatlı yiyeceklerden uzak durun.

Şikayetinizin devam etmesi ya da ağrı, idrar yaparken yanma, sızı, ateş gibi şikayetlerinde başlaması üzerine lütfen doktorunuza başvurun.

Üriner Günlük
1. İdrarınızı kaçırdığınız ya da idrarınızı yaptığınız zamanlar gibi sıvı aldığınız zamanları da kaydedin.
2. Aldığınız sıvının türünü (kahve, su, vb.) ve miktarını (su bardağı, fincan vb.) kaydedin. Oda ısısında sıvı alan her şey sıvı olarak düşünülmeli (Örn. dondurma).
3. İdrar yapma zorunluluğu hissettiğiniz her anı işaretleyiniz.
4. İdrar yaptığınız her zamanı işaretleyiniz.
5. İdrar sızıntısı olan her zamanı işaretleyiniz.
6. İdrar kaçırdığınız sıradaki işinizi kaydedin.

Eğer oturuyorsanız oturduğunuzu, uzanıyorsanız uzandığınızı kaydedin.
Bu kayıtları tutarken her gün 6-8 su bardağı sıvı içmenizi öneriyoruz.

Örnek:

Saat
(1 )

Sıvı tipi
(2) Alınan
Miktar
(2)İdrar
yapma
zorunluluğu
(3) (x)İdrar
yapma
(4) (x)İdrar
kaçırma
(5) (x) Yapılan
meşguliyet
(6) 8.15ÇayBir fincan 9.00 (x) Bulaşık
yıkarken 9.30 (x)Öksürürken

İdrarda Kan Bulunması (Hematüri)
Jinekolojik ameliyat veya radyoterapi sonrası idrarda kan bulunması çok nadir görülen bir durumdur. İdrar rengi kırmızı veya et suyu görünümü alabilir. Tedavi sonrası erken veya geç dönemde görülebilir.
Üriner sistemle ilgili, bir sorun varlığını veya hastalığın nüksünü gesterebilir. Bu nedenle mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.

İdrar Kaçırma (Üriner İnkontinans)
İstem dışı idrar kaçırma; çok sayıda veya sık aralıklarla iri bebek doğurma, şişmanlık, devamlı öksürük, sinir sistemi hastalıkları (Multipl Skleroz, Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı vb.), diyabet gibi nedenler sonucu görülebir. Bunun yanısıra, jinekolojik ameliyat geçirme, menopozda hormon yetmezliği, karın alt bölgesine uygulanan radyoterapiye bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir.
İdrar ve dışkı kaçırmamayı sağlamada, üretra ve anüste bulunan sfinkter denilen halka şeklindeki kaslar, üretra ve anüsün kapanmasını sağlayarak büyük rol oynarlar. Ayrıca leğen kemiği bölgesinde önden arkaya doğru uzanan hamak şeklinde, karın içini alttan sınırlayan ve pelvik organlar dediğimiz (idrar kesesi, üretra, rahim, son bağırsak) destekleyen pelvik taban kasları da sfinkter kaslarını kontrol ederek, katkıda bulunurlar.
Normalde işeme istemli olarak yapılan bir harekettir. Bunun için idrar kesesi, üretra, pelvik taban kasları yapısal özellikleri ile sinir iletiminin uyum içinde olması ve kişinin sinir sistemindeki işeme ile ilgili merkezlerin sağlıklı çalışması gerekmektedir.
Sfinkter ya da pelvik taban kasları hasara uğradığında karın içi basıncı artıran herhangi bir hareket örneğin öksürme, gülme, hapşırma, ağır kaldırma, egzersiz sırasında idrar kaçırma olabilir. Bu olay stres inkontinans olarak adlandırılmaktadır.

Bazı durumlarda idrar kesesi kasları beyinde bulunan işeme ile ilgili merkezden iletilen 'boşalt' mesajını beklemeden kasılabilir ve içinde depolanan idrarı boşaltır. İdrar kesesi duyarlı bir organ olduğu için iltihaplanma, kullanılan bazı ilaçlar, kafeinli gıdalar ya da su ile uğrayışı gerektiren işler sırasında, içinde yeterli miktarda idrar birikmeden sanki doluymuş gibi kasılabilir. Bu bölgede geçirilen operasyonlar ve/veya radyoterapi, sinir iletimine yaptığı hasarlar ya da dikişlere bağlı ortaya çıkan uyarılar nedeniyle benzer şekilde idrar kesesi kasılması da idrar kaçırmaya neden olmaktadır. Bu tür idrar kaçırma durumlarında kişi idrar yapma gereksinimini erteleyemez, hemen tuvalete gitmelidir, hatta tuvalete gidinceye kadar kaçırabilir. Bu olay 'ürge inkontinans' olarak adlandırılır. Devamlı idrar kaçırma ise idrar kesesi, idrar yolu (üretra) veya üreterlerden (böbrekler ve idrar kesesi arasında uzanan üst idrar yolları) vaginaya (hazneye), veya rahime (uterusal) olan açıklık (fistül) nedeniyle oluşan bir durumdur. Bu durum kadın üreme organ ameliyatlarından, zor doğumlardan ya da radyasyon tedavisi veya nadiren bazı tümöral hastalıkların seyri sonucu gelişir. Hasta iç çamaşırında sürekli bir ıslanma olduğunu farkeder. Böyle bir durumda mutlaka hekime başvurmalıdır. Cerrahi tedavi gerektirir.

İdrar kaçırma tedavisi, nedene ve inkontinans tipine göre yapılır. Doğru tanı ve tedavi için yapılan özel testler (ürodinami, ultrasonografi, sistoüretroskopi, videoürodinami vb.) vardır. Tedavi yöntemleri arasında davranışsal yöntemler, üriner sistem grafileri, kasların güçlendirilmesi, ilaçla tedavi ve cerrahi yöntemler bulunmaktadır. Çoğu zaman cerrahi tedavi uygulanmadan önce davranışsal tedavi yöntemlerinin uygulanması öngörülmektedir. Bu yöntemler arasında biofeedback, elektriksel stimulasyon, vaginal konlar, pelvik taban kas egzersizleri, idrar kesesinin eğitimi, diyet ile ilgili değişiklikler sayılabilir.

Pelvik taban kas egzersizleri, kadınların tüm yaşamları boyunca özellikle gebelik doğum ve menopozda yapmaları gereken, önemli egzersizlerdir. Ayrıca stres, urge ve her ikisinin bir arada olduğu mikst tipte idrar kaçırmada (inkontinansta) önerilmektedir.
Egzersiz yaparken doğru kas grubunu çalıştırmak önemlidir. Doğru kasları kasmayı öğrenmek için iki türlü hareket edilebilir:
- İdrar yapılırken ilk 1 ve 2. saniyede durdurmaya çalışılır veya
- Parmakları hazneye sokarak bu bölgedeki kasların kasılması ve bunun farkedilmesi gerekir.
Egzersiz sırasında yalnız pelvik taban kasları üzerine konsantre olunur, kalça uyluk kasları mümkün olduğunca gevşek bırakılır.

Pelvik Taban Kas Egzersizleri Uygulanış Şekli
Mesanenizi boşaltın. Rahat edebileceğiniz giysiler giyin. Yatarak uygulayacaksınız, başınızı hafifçe bir yastıkla yükselterek (20° lik bir açı), dizleriniz bükük şekilde uzanın. Ayakta veya oturarak da yapabilirsiniz.

Yumruğunuzu top gibi sıkın ve 5'e kadar sayın, sonra tamamen gevşetin. Sıkma ve gevşeme arasındaki farklılığı hissedebilirsiniz. İşte bu hareket pelvik taban kaslarınızı nasıl sıkıp gevşeteceğinizi anlamanıza yardımcı olacaktır.

İşlem öncesi derin bir soluk alın ve vücudunuzu gevşetmeye odaklanın, şimdi pelvik taban kaslarınıza konsantre olun. Vaginanın etrafındaki bölgeyi düşünmeye başlayın. Sanki bağırsak hareketlerinizi (gaz çıkarmayı) veya idrarınızı durdurmaya çalışıyormuşsunuz gibi kaslarınızı birlikte, çabucak gerin (kasın). Bu kasmayı etkin şekilde 10 sn sürdürün. Sonra tamamen gevşeyin.
Yeni bir kas germeye başlamadan önce yaklaşık olarak 15 sn gevşemiş halde bekleyin.

Bu egzersizlere başladığınızda, kaslarınızın kolayca yorulduğunu veya kasmayı 10 sn sürdüremediğinizi göreceksiniz. Egzersizi tekrarladıkça öğreneceksiniz ve daha uzun süreli kasmayı başaracaksınız.

Egzersizi, yatarken, otururken ve ayaktayken uygulayın. Her pozisyonda 15 kez yapın ve günde 3 defa tekrarlayın.

Sık idrara gitme ve urge inkontinans durumlarında idrar kesesi eğitimi yapılması tavsiye edilmektedir. İdrar kesesinin eğitiminde amaç sık idrara çıkmayı azaltma, idrar kesesi kapasitesini artırma, idrar yapma aciliyetini giderme ve idrara çıkma aralığını 3-4 saate çıkarmaktır. Tuvalete gitme aralıkları yavaş yavaş artırılarak idrara daha uzun aralıklarla çıkılması sağlanır.

Stres ya da urge inkontinans şikayetiniz varsa pelvik taban kas egzersizlerini uygulayabilirsiniz. Urge inkontinans ve sık idrara gitme şikayetlerinde idrar kesesi eğitimi yapabilirsiniz. Ancak düzelme yönünde bir değişiklik olmadığında hekiminize başvurmalısınız.

İdar kaçırma yöntemlerine ilişkin daha ayrıntılı bilgiyi
İ. Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı
Ürojinekoloji Birimi'nden alabilirsiniz

İdrar Kesesinin Fonksiyon Bozukluğu
İdrar yapmada güçlük, hiç idrar yapamama ya da idrar kesesini tam boşaltamama şeklinde olabilir. Kişi idrarını yaptıktan sonra hala idrarı varmış gibi hissedebilir. Bunlar basıt bir sorun nedeniyle olabildiği gibi tedavi gerektiren ciddi bir sorun ya da hastalığın nüks etme belirtisi de olabilir.
Bu durumda hekiminize başvurmalısınız.

Üretral Darlık ve Üreterohidronefroz
Jinekolojik ameliyatlar ve/veya radyoterapi sonrası nadir görülen sorunlardır. İdrar yollarının herhangi bir seviyesinde oluşan darlıklar geride idrarın, idrar kanallarında hatta böbrekler seviyesinde birikmesine yol açabilir. Boşluklarda, bel bölgesinin yan taraflarında dolgunluk, ara sıra ağrı hissediyorsanız, üreterohidronefroz gelişmiş olabilir.
Derhal hekiminize başvurmalısınız.

Üro-genital Atrofi ve Sendrom
Jinekolojik ameliyat sonrası, yumurtalıkların alınmasına bağlı ateş basması, yüz boyun bölgesinde kızarma, sinirlilik, uyku bozuklukları, terleme, vb şikayetlerin yanısıra sık idrara gitme, idrar yaparken yanma, sızı gibi şikayetler de olabilir. İdrar yapma ile ilgili bu tür şikayetler her zaman infeksiyon belirtisi değildir. Östrojen hormon eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan ve ürogenital atrofi sendromu olarak adlandırılan bir durum söz konusu olabilir. Doktorunuzun reçete edeceği ilaçların kullanımı ile bu şikayetler düzelir.

Şu durumlarda Mutlaka Hekiminize Başvurmalısınız:
1. İdrar yaparken ağrı, yanma, sızı şikayetleriniz var ve ateşiniz yükseliyorsa,
2. Antibiotik alıyorken, sistit şikayetleriniz devam ediyorsa,
3. İdrarınız et suyu görünümünde ise,
4. İdrar kaçırma şikayetleriniz varsa.

İ.Ü. Hasta Okulu Yayınları

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.

Konu igokcek tarafından (06-09-2008 Saat 11:23 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla