DEPRESYON- RUHİ-ÇÖKÜNTÜ
Depresyona eskiden ruhi çöküntü, bitkinlik, yorgunluk, gevşeme ve cesareti kırılma gibi kelimelerde tarif edilebilirdi. Depresyon psikolojik bir rahatsızlık olup haftalarca, aylarca ve hatta yıllarca sürebilir. Almanya'da 4 milyon kişinin depresyon rahatsızlığı olduğu düşünülürse işin önemi anlaşılır. Depresyonun sebeplerinden en önemlisi sağlıklı insanlarda normal gahsan serotonin ve noradrenalin gibi norotransmitik maddelerin (sinir uçlarından dokulara haber veya uyan taşıyan madde) normal üretim ve elimine seklinin bozulması sonucu ortaya çıkar.
Beyindeki serotonin ve noradrenalin gibi hormonlarda azalma görülür. Buda depresyona sebep olur. Avrupa ülkelerindeki iş krizi nedeniyle işçi haklan 50-60 yılın gerisine döndü ve işyerlerinde isçi ve memurlar uygulanan baskılar insanların psikolojisini bozdu. Molalar azaldı, ücretler düştü ve yeni işçilerin artık yıllık çalışma planlan da yok işverenin ağrı gücü (abruf Kraft) adını verdiği bu işçiler bir gün sabahçı, bir gün öğleci ve bir gün gececi olarak işe gelmekteler. Sürekli vardiya değişimi, çok çok düşük ücret ve ağır baskılar insanların morallerini bozmakta insanlar sinirsel gerilimle yaşamak ve depresyona yakalanmaktadırlar.
(Çin, Hindistan, Malezya ve Endonezya gibi güney doğu ülkelerinin son 30 yıldır durmayan kalkmışlar: başta ABD ve Avrupa ülkelerinin rekabet gücünü düşürmekte ve işverenleri isçileri baskıya zorlamaktadır. (Jare isçinin işyerine ortak olmasıdır. Ortak olan insanlar daha verimli ve kaliteli ürün üreteceklerinden bu hemen işvereni hem de işçileri memnun edecektir. İsçiler arasında veya şefleri ile sürtüşmeler minimuma düşecektir. Ortaklık sistemine geçenler, çağı yakalayarak çok, kaliteli üretim ve dayanışma ile problemler aşılacak ve işçiler de hem bedenen, hem de ruhen rahatlayacaklar.
Depresyonun belirtileri: Kişinin kendini bazen yoğun, bitkin ve ümitsiz hissetmesi normaldir. Normal olan bu durumla, hafif depresyon arasındaki fark birbirine çok yakındır. Buna ancak aşağıdaki rahatsızlıklar ortaya çıkıyorsa o zaman depresyon diyebiliriz.
1-) Ürkek davranışlar
2-) Normal eğlence ve toplantılara karşı isteksiz, ilgisiz ve sevinçle katılamama
3-) İştahsızlık çekme, zayıflama ve nadiren de aşırı yiyerek şişmanlama
4-) Uyku rahatsızlıkları
5-) Acı verici huzursuzluk, hedeflerinden taviz verme meyli, düşünememe, konsantre olamama, kararsızlık vb.
6-) Cinsel arzularda azalma
7-) Enerjisizlik ve yoğunluk
8-) İkide bir ölümü düşünme veya intihar etmeyi düşünme, intihar teşebbüsü
9-) Çok sevdiğini kaybetme
10-) Hayat şartlarını çekilemez bulma ve anlamsız bulma
11-) Beyindeki bazı hormonların yetersiz salgılanması Bunlar depresyonun belirtileridir.
Depresyonu önlemek için serotonin içeren hapların kullanılması mahzurludur, çünkü sayılmayacak kadar çok yan tesiri vardır. Bu nedenle serotonin salgılamasını doğal olarak artıran Gökçek İksiri ve Kihgotu preparatları kullanılabilir. Ayrıca günde bir tane tuning veya greyfurt yenirse buda iyi gelir. Depresyonla bağırsak florasının ne ilgisi var diyenler olacaktır.Bağırsaklardaki zararlı bakteriler ve mantarlar sürekli toksin maddeler üretir ve bu toksin maddeler absorbe edildikten sonra beyine olumsuz etkiler yapar. Ve depresyona sebep olabilir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet