![]() |
|
|||
|
~~~~ Cola ~~~~:
Bu deneyi evinizde yapabilirsiniz, ancak çocuklarınıza okuyun ki gerekli önlemleri birlikte alın. Sağlıcakla kalın... Coca Cola ve Faydaları!!! Büyük olasılıkla az sonra okuyacağınız bir çok şeyi siz zaten daha önceden biliyordunuz (!) ya da bilmeyenler "hadi canım, saçmalık " diyeceklerdir. Eğer öyle olduğunu düşünüyorsanız, burada anlatılanlara inanmadıysanız denemesi bir cola parasıdır. Yani bir kutu Coca Cola veya Pepsi yeterli Gelelim COCA COLA ve PEPSİ ile ne gibi pratik işler yapabileceğinize: TUVALETİ TEMİZLEMEK İÇİN: Bir kutu kolayı klozetin içine dökünüz. Bir saat kadar bekleyiniz ve sifonu çekiniz. Koladaki sitrik asit hela başındaki lekeleri yok edecektir. KROM TAMPONLARDAKI PAS LEKELERINI YOK ETMEK İÇİN : Arabanın tamponunu Coca Cola''ya batırılmış bir sigara paketinin içindeki alüminyum folyosuyla iyice ovunuz. Tertemiz olacaktır. AKÜ KUTUP BAŞLARINDA ÇAPAĞI TEMİZLEMEK İÇİN : Bir kutu kolayı kutup başlarına dokun ve bütün çapak yok olsun. PASLANMIŞ BİR CiVATAYI SÖKMEK İÇİN : Coca-Colaya batırılmış bir bezi bir kaç dakika paslı cıvatayı uygulayınız. Bir kaç dakika sonra rahatlıkla dönecek ve çıkacaktır. ELBİSENİZDEKİ YAĞ LEKESİNİ ÇIKARMAK İÇİN : Bir kutu kolayı lekeli giyeceklerin üstüne boşaltın, deterjanı ekleyin ve her zaman yıkadığınız gibi yıkayın. Coca-cola yağ lekelerinin yok olmasına yardım edecektir. Ayrıca araba ön camlarındaki her türlü kuş pisliği yapışan sinekler veya ağaçlardan dökülen toz , polen, yapışkan maddelerin çıkarılması en iyi madde COCA COLA + PEPSI ''dir. Haa... isterseniz bu çok kuvvetli temizleyicinin geriye kalanını içersiniz. Bakin bu da bir fayda. Fayda ise eğer??? Peki nedir bu Cola''nin bu kadar etkileyici temizliklerde bile kullanılabilmesinin sebebi? Coca-Cola ve Pepsi''nin ortalama pH değeri 3.4 dür. Bu asidi de dişleri ve kemikleri eritmek için yeterlidir. Temizliklerde bu kadar etkili olmasının sebebi budur. Aslına bakarsanız Cola ile dünyada kimsenin tavsiye edemeyeceği KARBONDİOKSİT içiyoruz. Hani şu dışarı atmak için devamlı nefes alıp verdiğimiz, atmak için uğraştığımız KARBONDİOKSİT...! 2001 yılında Delhi Üniversitesinde "kim daha fazla Coca-Cola içecek" diye bir yarışma yapıldığında, sekiz litre Coca-Cola içerek kazanan ve 10 dakika içerisinde herkesin gözü önünde ölen kişinin haberini duymuşsunuzdur . Neden öldü? Çünkü çok fazla karbondioksit almıştı ve kanında yeterli oksijen yoktu. Başka bir örnek: Kırılmış dişinizi bir şişe Coca Cola''nin içine koyun ve 10 gün sonra bakın... Diş 10 günde büyük oranda erir. Halbuki dişler ve kemikler ölümden sonra bile en fazla dayanabilen organlarımızdır ... Bir şişe kola içerek midenize ve dişlerinize ve bağırsaklarınıza ne yaptığınızı bir düşünün... Peki bunları niye yazdık ve niye herkes okusun istiyoruz? Bu Coca-Cola ve Pepsi ile ilgili gönderilen yazı; genç bir grubun ortak platformlarda aldıkları bir kararın ürünüdür. Bu yazı İnternet üzerinden gönderilerek yayılması amaçlanmıştır. Zaten onlar da büyük kartellerden boyalı medyadan ya da yaz eylemcisi kimi sivil toplum örgütlerinden destek beklemiyorlar. Yoksa bu tiplere yaptıkları parasal desteği ya da promosyon adı altında verilen "sus" paylarını vermezler. Bu kadar zararlı bir içecek nasıl olurda bu kadar bilinçsizce tüketilebilir ve biri Amerikan firması olmak üzere bu şirketler bu kadar kar elde edebilir? İşte bu bilinçsizliği önlemek için çevrenize, sevdiklerinize ve özellikle çocuklarınıza bunları anlatın. Belki bu kampanya fazla bir ses getirmeyecek olabilir. Ama ne kadar kişiye ulaşırsa o kadar büyük etki yapacaktır. Destek olmak için yapmanız gereken tek şey; bu yazıyı olabildiğince fazla kişiye ulaştırmak, anlatmak... vesselam Katki Maddeleri: mademki Cola'dan açıldı laf, iş katkı maddeleriyle devam eder aslında; PIYASADA SATILAN HAZIR GIDA MADDELERI ÜLKEMIZDE INSAN SAGLIGINI CIDDI BIÇIMDE ETKILEYECEK DERECEDE KATKI MADDELERI IÇERMEKTEDIR. ANCAK BU MADDELER, TÜM ÇABALARA RAGMEN MEDYA ARACILIGI ILE ILAN EDILMEMEKTEDIR. GÜNÜMÜZDE GIDA SEKTÖRÜ BÜYÜK BIR TRÖST HALINI ALMISTIR. ÖRNEGIN, HIÇBIR YAYIN ORGANINDA COCA COLA'NIN ZARARLI OLDUGUNU GÖREMEZSINIZ. ANCAK BIZ TÜKETICILER, AILE FERTLERIMIZI, ÇEVREDEKI ARKADASLARIMIZI HABERDAR EDEREK BILINÇLENDIREBILIRIZ. SON YILLARDA KANSER VAKALARININ NEDEN DEVAMLI ARTIS GÖSTERDIGINI HIÇ DÜSÜNDÜNÜZ MÜ? SIZ ÇOCUGUNUZUN KANSEROJEN MADDE IÇEREN GIDA ALMASINI ISTER MISINIZ? PEKI, NIYE EVINIZE KETÇAP ALIYORSUNUZ? SIZLERE ASAGIDA SUNDUGUMUZ TABLO, ALACAGINIZ HAZIR GIDA MADDELERINDEKI KATKILARLA ILGILI BILGI VERMEKTEDIR. SIZIN SAGLINIZ IÇIN: LÜTFEN HER HANGI BIR GIDA MADDESINI SATIN ALMADAN ÖNCE AMBALAJIN ÜZERINI DIKKATLE INCELEYIP KATKI MADDELERINI BELIRLEYINIZ. ZARARSIZ KATKILAR E100, 103, 104, 105, 111, 121, 122, 126, 130, 132, 140, 151,152,160,161, 162, 163, 170, 174,175, 180, 181, 200, 201, 202, 203, 203, 236, 237, 238, 260, 261, 262, 263, 270, 280, 281, 282, 290, 300, 301, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 322, 325, 326, 327, 331, 332, 333, 334, 336, 337, 382, 400, 401, 402, 403, 404, 405, 406, 408, 410, 411, 420, 421, 422, 440, 471, 472, 473, 474, 475, 480 SÜPHELI KATKILAR E125, 41, 150, 153, 171, 172, 173, 240, 241, 477, 605 E220, 221, 222, 223, 224, 338, 339, 340, 341, 460, 461, 466, 407 (MIDE VE BAGIRSAK HASTALIKLARI) E200 (VÜCUTTAKI VITAMIN B12'YI YOK EDIYOR) E250, 251, 320, 321 (KALP HASTALIKLARI, DAMAR SERTLIKLERI VE TIKANIKLIKLARI) TEHLIKELI KATKILAR E102, 120, E311, 312 (NÖROLOJIK HASTALIKLAR) KANSEROJEN KATKILAR E102, 110, 123, 124, 131, 142, 210, 211, 213, 214, 215, 216, 217 ÖRNEGIN E211-SODYUM BENZOAT KETÇAPLARDA BULUNMAKTADIR. E123,110 ABD, INGILTERE, FRANSA, ALMANYA, RUSYA, JAPONYA VE DAHA BIR ÇOK ÜLKEDE YASAKLANMISTIR. FAKAT ÜLKEMIZDE RENKLI DRAJE ÇIKOLATALARDA VE KAYMAKLI BISKÜVILERDE KULLANILMAKTADIR. EN TEHLIKELI KANSEROJEN KATKI: E330 ( NE YAZIK KI BIR ÇOK HAZIR GIDADA KULLANILMAKTADIR.) BAZI HAZIR GIDALARDA TESPIT EDILEN KATKI MADDELERI: E330 - ÜLKER LÜKS GOFRET, MEYSU (ÖZELLIKLE KAYISI), KNOR DOMATES ÇORBA,TÜM TENEKE KONSERVE VE TURSULAR, 7UP, SCHWEPPES (TÜM ÜRÜNLERI), JELIBON, TAMEK YAPRAK SARMA, PIYALE HAZIR ÇORBA, OLIPS) E250 - TÜM SOSIS VE SALAMLARDA E300 - FANTA PORTAKAL, CINOMEL E320 - ETI PUFY, KNORR ISKEMBE ÇORBA E223 - ÜLKER HAYLAYF, ALBENI E322 - ÜLKER ÇOKOKREMTÜM KOLALI IÇECEKLERDE KULLANILAN KATKI MADDELERININ TESPITI IÇIN ANALIZ YAPILMASINA IZIN VERILMEMISTIR Yorumlar size kalmış, bu bir üniversite araştırmasından alınmış ve kamuoyu fazla bilgilendirilmemektedir.. |
|
|||
|
bilgi paylaşımınız için sağolun çalışmalrınızda başarılar dilerim
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 17:29 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Coca-Cola'nın SON OYUNU: TURKUAZ
Gerçeği Dün gece eve dönerken su almak üzere markete uğradım." Görevliye şöyle sordum : 1,5 lt su var mi? Ama Turkuaz dışında lütfen" Turkuaz cıktığından beri bu şekilde su alıyordum artık. Para verip kötü su içmeye hiç niyetim yok... Marketteki adamın dediklerini aynen aktarıyorum:Abi ben o sudan satmıyorum. İnan ki gelen müşteriden onda dokuzu senin söylediğin şeyi söylüyor" Peki neden halen daha satıyorlar diye sordum. Abi turkuaz suyu, marketlere bedava veriliyor. Satarsankâra geçiyorsun, satmazsan oylece duruyor. Ama ben satmiyorum, cünkü alanyok".Uzun soze gerek yok; hickimse almazsa, hickimseye satamazlar... Lütfen okuyun, okutun! Bir şeye dikkatinizi cekmek istiyorum.Türkiye'de bazi şişeli Icme sulari dogal kaynak suyu degil. Dogal kaynak sularinda devlete para odemeniz gerekiyor, arti bu tesislerin yatirim maliyeti cok yüksek. Dolayisiyla, mesela COCA COLA ne yapti?Uludag'dan kaynak suyu araştırmalarında maliyetleri yüksek buldugu icin BURSA/KESTEL deki C.Cola fabrikasinda, derin kuyu pompalariyla ovanin suyunu cekerek bunu da tersosmos'dan gecirip filtre ederek hem Coca Cola meşrubatini hem de TURKUAZ'i şişelemeye başladi.TURKUAZ'in etiketinin üst ve altindaki Kahverengi şeritlere dikkat edin... SOFRA ICECEGI yazar...Devlet, C.Cola'nin uyanikligini kanuna uydurmak ve uyanikliga yapilacak itirazlari bertaraf etmek icin boyle bir kural cikardi... Binlerce donümlük tarim arazisinin bulundugu ve Coca Cola haric hic bir isletmeye Derin Kuyu Pompasi cakma IZNI VERILMEYEN Kestel ovasinda, yeraltindan cekilen su, filtre edilip daha sonra icine bazi mineraller katildiktan sonra Türkiye'nin en ücra kasabalarinda bile satiliyor ve likir likir iciliyor. Bazi yazlik kasaba ve koylerde neredeyse TURKUAZ harici icme suyu bulamazsiniz. Cünkü dagitim agi cok güclü... Bayilere baski bile oldugu yolunda duyumlar aldim.Turkuaz icmeye devam edecekseniz, unutmayin... Yapay bir Su Iciyorsunuz. Duyarli bir vatandaş olarak konuya dikkatinizi cekerim. Her tarafi dogal kaynak sulariyla dolu memlekette, millete kuyu suyunu zorla ve de üstüne para alarak iciriyorlar. Icmeyin arkadaşlar! Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Y.Doc.Dr...Cemalettin CAMCI Firat Universitesi Genel Cerrahi AD Elazig-Turkiye Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 17:35 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
KOLA VE SAĞLIK İLİŞKİSİ
Bir litre kolalı içecek yaklaşık 400 kalori eşdeğeri şeker, 0,15 gram kafein, değişik miktarlarda renk veren maddeler, orijinal tadı sağlayan kola özü ve esas önemlisi gazlı içecek olmasını sağlayan fosforik asit içeriyor. Yakın zamanda yayımlanan bütün araştırmalar başta çocukluk çağı olmak üzere büyük yaş gruplarında şişmanlık ile kola tüketimi arasında önemli bir bağlantı olduğunun üzerinde duruyor. Kolalı içecekler bir taraftan kan şekerini hızlı bir şekilde yükselten, dolayısıyla insülin hormonunu arttırarak vücudun yağ depolamaya yönelmesine yol açan yüksek miktarda şeker içermesi nedeniyle, diğer taraftan süt ve süt ürünleri gibi sağlıklı beslenmenin temeli olan içeceklerin yerine geçtiği için şişmanlık riskini oluşturuyor. Bunların dışında kola içme alışkanlığının fast food beslenmeye eşlik ettiğini ve kola ile birlikte daha fazla yemek yendiğini biliyoruz. Bu nedenle çocukluk çağı şişmanlığı ve buna bağlı şeker hastalığının önemli bir sotun haline geldiği ABD?deki çocuk sağlığı otoriteleri çocukların kolalı içeceklerden uzak tutulmasını öneriyor. Kola ve kemikler Kolalı içeceklerin esas zararlı etkisi ise kemikler üzerinde oluyor. Bundan 3 yıl önce Amerikan Tabipler Birliği?nin Çocuk Sağlığı Dergisi?nde kolalı içecek alışkanlığının lise öğrencisi kızlarda kemik kırıkları sıklığını 3 kat arttırdığını gösteren bir araştırma yayımlandı. Daha önce benzer yazılar yayımlayan bu araştırmacı, kolalı içecekler içindeki yüksek miktardaki fosforun kan fosforunu yükselterek kemiklerden kalsiyum kemiren paratiroid hormonu düzeyini arttırdığını ve bir süre sonra kalsiyumu azalan kemiklerin sağlamlıklarını yitirdiklerini öne sürdü. Tıp literatüründe bu gözlemi destekleyen başka insan çalışmalarının yanı sıra benzer etkinin farelerde olduğunu gösteren araştırmalar da yayımlandı. Daha önce belirttiğimiz gibi kola içme alışkanlığı en önemli kalsiyum kaynağı olan süt ve süt ürünlerinin tüketimini azaltıyor ve ergenlik döneminde günde 800-1200 mg. olan kalsiyum ihtiyacının karşılanmasını önleyerek de kemik sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Bunların dışında kolalı içeceklerin böbreklerden kalsiyum atılımını arttırdıkları, mide mukoza hücre döngüsünü bozduğu, diş çürüklerini belirgin bir şekilde arttırdığı, aşırı içilmesinin kas hastalığına (hipokalemik miyopati) neden olduğunu gösteren raporlar yayımlandı. Şimdiye kadar kolalı içeceklerin insanlar için yararlı olduğunu gösteren bir araştırma yayımlanmadı. Hiç kuşkusuz kolalı içecekler sigara gibi insan sağlığını doğrudan ve tehlikeli bir şekilde etkilemiyorlar ama bu onların masum olduğu anlamına gelmiyor. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Prof.Dr.Şükrü HATUN Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 17:33 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
El Ezher'den Coca Cola'ya darbe
El Ezher üniversitesi, Coca Cola ve Pepsi'nin haram olduğunu açıkladı. Dünya Bülteni Haber Merkezi Mısır?da İslam Dünyasının en etkin eğitim kurumlarından biri olan El Ezher, Coca Cola ve Pepsi?nin haram olduğunu açıkladı. El Ezher üniversitesine bağlı Yüksek İslami İşler Meclisi, yaptıkları bir incelemenin ardından Coca Cola ve Pepsi?nin içilmemesi gerektiğini açıkladı. Her iki içeceğin içinde domuz etinden bazı maddelerin konulduğunu tespit ettiklerini açıklayan Meclis, Müslümanları Coca Cola ve Pepsi?yi içmemeye davet etti. Bu tür gazlı içeceklerin insanlar için zorunlu şeyler olmadığını belirten Meclis, zor durumlarda ?Zarûretler haramı mübâh kılar? kaidesi gereğince domuz, içki ve ölü etinin dahi sadece ölünmeyecek kadar yenilmesine izin verildiğini açıkladı. Meclis, böyle bir zorunlu durum olmadığına göre Müslümanların bu tür ferahlatıcı içeceklerden uzak durmalarını önerdi. Ürdün'de geçen gün uzun zamandır yapılan araştırma sonucu yapılan açıklamada, Coca Cola ve Pepsi'nin domuz'dan yapılmış bazı katkı maddeleri içerdiği açıklanmıştı. Coca Cola ve Pepsi geçtiğimiz hafta Hindistan?da içinde zehirli bulunduğu gerekçesiyle ülke çapında resmen yasaklanmıştı. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 17:34 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
COCA COLA'NIN MAHKEME KARARI SONUCU SIRRINI AÇIKLAMIŞ 'NIN
Türkiye'de hatta, dünyada ilk kez *15 Eylül 2006* günü Coca-Cola'ya karşı, içeriğini açıklaması için Antalya Tüketici Mahkemesinde dava açıldı... Açılan davada, merkezi Atlanta'da olan ve *1886* yılında Eczacı Dr. John S.Pemberton tarafından faaliyete geçen Coca-Cola, 120 yıllık geçmişi ile *"dünyanın hiçbir yerinde hiç kimseye açıklamam"* dediği sırını açıklayacak mıydı? Bu nedenle geçen gün *(19 Mart 2007)* açılan davanın 3. duruşması yapıldı. Taraflar mahkemeye 100 sayfayı geçkin açıklamada bulundu. Coca-Cola mahkemeye savunma amaçlı verdiği dosyada *(24 sayfa savunma metni, 18 sayfa belge)* üretim, içerik ve ambalaj olmak üzere istenilen her hususa açıklık getirdi. Gözden kaçan, Coca-Cola açıklamam dediği *"Ticari Sır"* ın ne olduğunu da açıkladı. *(!)* Antalya tüketici mahkemesi kararını verdi ve Coca-Cola davasını bir üst mahkemeye taşınmasının yolunu açtı. Mahkeme tarafında ise Coco-Cola avukatları aracılığı ile yaptığı savunmada, * *Coca-Cola ürünlerinde,* "... içeriğinde bulunan* * Coca-Cola Özütü * *nün * *içeriğinin** ürün üzerinde..."* belirtilmemesini, *"ürünün ayırıcı lezzet ve kalitesi **Coca-Cola Özütü* *sayesinde elde edilmekte..."* olduğundan dolayı açıklanmadığını belirttidi.* *Mahkemeden de, haklı olarak,* "Davanın reddine karar...", *verilmesini istedi. Fakat, mahkemeye verdiği Coco-Cola formülünün bileşim çizelgesinde; *Şeker :* %10.58 W/V *Fosforik Asit :* 0.544 G/L *Kafein :* 150 MG/L *Coca-Cola Özütü :* %0.015 W/V *(!!!)** Karamel :* %0.11 *Karbondioksit :* 7.5 G/L Anlaşılacağa üzere açılan dava sonucunda, Coca-Cola'da bilinmeyen formülü değil, *Coca-Cola Özütü *olduğu resmiyet kazandı. O zaman, *Coca-Cola Özütü*nün ne olduğu araştırıldığında, Coca-Cola'nın çok merak edilen sırı da ortaya çıkacaktı. Antalya Tüketici Mahkemesinde açılan davada, Coca-Cola'yı savunan avukatların mahkemeye verdikleri savunmada, Coca-Cola gerçeğinde bilinmeyenin, esrarengiz kasalarda gizlenen formül değil, yalnızca Coca-Cola içerisinde yer alan *"özden"* üretildiği açıklandı. O zaman bilinmesi gereken ve ticari sır olmaktan çıkan bir husus vardı. O da, o *"öz"* hangi canlıdan *(hayvan ve bitki)* elde edilmişti? Ortada bir formül değil, bir hayvan veya bitki olması gerekiyor. Yapmış olduğumuz bir araştırma sonucunda, aslında bu maddenin, gıda katkı maddelerinde renklendirici *(boya)* olarak bilinen *" Cochineal" * (*Coccus cacti ve Dactylopius coccus *) ismi ile anılan, başta Meksika olmak üzere, Kanarya Adaları, Şili, Peru ve Bolivya'da bulunan *Opuntia *cinsi kaktüs üzerinde yaşayan bir tür böcek türü olduğu bilgisine hemen ulaşıldı... Günümüzde, *Cochineal böceği* doğal ortamda kaktüs bitkisine kene gibi yapışarak hayatını sürdürürken, tüketim alanının büyüklüğünden dolayı kültürel olarak da yetiştirilmektedir... Bizim aradığımız *özüt* ise *Cochineal böceğinin dişisi ve larvalarından* elde ediliyordu... . Aztek ve Maya köylüsü yüz yıllardır altın kadar değer verdikleri *Cochineal böceği ve larvalarını*toplayıp silindir ile ezerek *özünü* çıkarttı ve elde ettikleri *özü* kazanda kaynatarak iplerini boyadı. Böylelikle Amerikan yerlileri dünyanın turkuvazdan sonraki en güzel büyülü renklerinden birisi olan *Carmine*'yi *(karmen-kırmızı-kızıl elde etti. Sonra işin içine kimya girdi. *Cochineal böceği ve larvalarından elde edilen* özüt *kimyasal işlem sonrası "Carmine pigmenti"(pigment: bitki ve hayvanlardan elde edilen boya)* adı verildi. *"Carmine pigmenti"*daha çok dokumacılıkta boya maddesi olarak kullanıldı. *"Cochineal" *kimyada *EC 120* kodu ve *Carminic Acid **( Karminik asit - *C 22H20O13 *)*adı ve* *formülü ile anıldı. Tanımlaması yapılırken de,*"Kırmızı, pahalı olduğu için ender kullanılır. Alkollü içecekler Embriyo için zararlıdır. Aşırı duyarlılık, hiper-aktiflik."* belirtiler gösterir açıklaması yapıldı. Şimdi sıkı durun,Türkiye'de yürürlükte olan gıda kodeksine göre üretilen, gıdalarda kullanılan renklendiriciler tebliğinin, renklendiricilerin kullanımının 5. maddesinde",Renklendiricilerin kullanımı ile ilgili hükümlerin, c) şıkında,* sadece Ek-1 de belirtilen maddeler gıda maddelerinde renklendirici olarak kullanılabilir",* denilmiştir. Ek-1 de ise, *"EC (European Community) 120 kodu ile belirtilen, **Cochineal-** Koşineal**, Karminik asit, Karminler'e 75470 E renk indeks numarası"*verilmiştir. Demek oluyor ki, Türkiye'deki tüketici yasasına göre, Coca-Cola'nın açıklamak istemediği *Cochineal böceğinin* *larva özütü olan **Carminic Acid*'in, içeceklerde kullanmasında bir sakınca yoktur. Merak ettim, acaba bu izini verenler ve tebliğe imza atanlar, Cochineal-**Koşineal böceği hayvan olduğu için, vejetaryenleri uyarma gereğini hiç duymadılar mı? Yine, *Cochineal-**Koşineal** *bir böcek türü olmasından dolayı bir çok dinde yenmesinin günah olduğu biliniyor mu? Daha bitmedi. Antalya Tüketici Mahkemesinde açılan davayı başta Coca-Cola olmak üzere, Türkiye'deki çoğu basın-yayın organları çok fazla ciddiye almadı."O büyük bir kuruluş uğraşılmaz" anlayışı, davanın nedenlerini mercek altına alınmasına engel oldu. Ne de olsa Coca-Cola'nın büyük oranda reklam bütçesi vardı. İstedikleri her türden *değerler* ile oyun oynayacaklar. Ayıbı kendileri yapacak, fakat siz yalnızca tüketici olacaksınız. Sesinizi çıkartmayacaksınız. Soru sormayacaksınız. Ne verilirse onu alacaksınız... Verdikleri kadar düşüneceksiniz Konu igokcek tarafından (12-04-2007 Saat 18:05 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| ~~~~ Cola ~~~~: | igokcek | Sağlık Haberleri: A-C | 1 | 11-29-2007 09:44 |