 |
|
Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
> Alternatif Tıp
> Duyurular
|
Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp İsimli kitabım çıktı
|
|
|

04-17-2008, 14:57
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp İsimli kitabım çıktı
Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp İsimli kitabım çıktıAvrupalı; 15-16. Yüzyıl da, Türk (Osmanlı) ve Arap’tan (Endülüs) aldığı ilimle başlattığı Rönesans ile bugünlere geldi. Türk Milletinin 500 yıllık gerilemesinin sebebini doğru teşhis eden Atatürk, Türk rönesansını (yeniden yapılanma veya Maturidi ye dönüş) başlattı, fakat “Milli Şef” tarafından bu hareket baltalandı ve milletimiz 80 yıl daha kaybetti.Ben İbrahim Gökçek, ’’Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp’’ alanında 1000 yıldır geri sayımımıza dur! diyecek bu eseri yazdım. Evet! bu kitabı yazmak için 12 yılı pasif, 15 yılı çok yoğun, yani 27 yıl çalıştım. Kitapta şimdiye kadar diğer kitaplarda olmayan çok şey göreceksiniz. Özeliklerde çeşitli hastalıklara karşı 2091 bitkisel çayharmanları reçetesi, 998 renkli bitki resmi, 334 hastalık resmi, 1276 kimyasal maddelerin açık formülünü bulacaksınız. Bu kitap 3 cilt, 1800 sayfa olup şifalı bitkiler çok yönlü olarak ele alınmıştır, ayrıca hastalıklar ve tedavileri ve de genel bilgilerden oluşmaktadır. Bitkinin Türkçe, Almanca ve Latince isimleri ve halk arasındaki isimleri. Bitkinin drogları (şifalı kısmı), tarihçesi, botanik, yetiştirilmesi, hasat zamanı, birleşimindeki maddeler, birleşimindeki bazı önemli maddelerin açık formülü, tesir şekli, klinik araştırmalar ve sonuçları, klinik araştırmalarına göre kullanılış şekli, komisyon E’ ye göre kullanılış şekli, aroma terapideki yeri, homöpatideki yeri, çayı, çay harmanları, tentürü, posyon’u, eterik yağları, ekstresi, kremi vs. yan etkisi var mı? Bütün bunlar irdelenmektedir. Bu alandaki Türk rönasansını ben başlatığım için çok mutluyum.
Ekim 1978 Almanya'ya gittim (hamdolsun 29 yıl kaldıktan sonra geri döndüm) ve tedavi olmak için doktora gitmeye başladım. “Fakat nafile” Bunun üzerine 1980'de şifalı bitkiler üzerine araştırmalara başladım. Türkçe yayınlanan kitaplardaki reçeteleri üç yıl denedim ve faydasını göremedim. Umutsuzluğa kapıldığım bir anda Avusturyalı M. T. Allahın Bahçesin ...adlı kitabıyla tanıştım. Oradaki bilgilerden bir reçete geliştirdim ve uyguladım ve de çok şükür fibromiyalji den (yumuşak doku romatizması) kurtuldum. Bu kitapta derli toplu bir reçete yoktu. 1989'de askerlik yaparken tabak, kaşık, çatal, kazan vb. mutfak eşyasını sadece soğuk suyla çalkalıyorduk. Tabi ki bakteriler, virüsler ve mantarlar hemen devreye girer. Besin alerjisine böylece yakalandım.17 senede alerji ile mücadele ettim ve buna karşı Gökçek İksir ve Gökçek Tonik’i geliştirdim. Hamdolsun şimdi çok iyiyim.Yaptığım araştırmaları unutmamak için aldığım notların bu alanda yazılan birçok kitaptan daha kaliteli olduğunu görünce bir kitap yazmaya karar verdim. Manuskiriptimi 1994'de,1996'da,1998'de,2000'de ve nihayet 2002'de olmak üzere sürekli yenileyerek yayınlanabilir hale getirdim. Yayınevleri 5-6 ciltlik bu eserin hem çok ilmi hem de çok geniş kapsamlı olduğunu bu nedenle ekonomik olmadığını söylemektedir. Bu eser için binlerce Almanca kitap okudum ve 10 bine yakın dergi inceledim, 12 yılda 1000 bitkinin 7000 fotoğrafını çektim, 2 yıl açık öğretime (Bitkisel tedavi uzmanlığı) devam ettim ve tabii en önemlisi önce bu bitki droglarını kendi üzerimde denedim. Bugün Türkiye de yayınlanan birçok kitap yığınla yanlışlarla dolu ve hatta internette ki Türkçe metinler dahi çok ilkel, 1000 yıllık eski bilgileri olduğu gibi yayınlıyorlar. Artık Dünya’ya şöyle bir bakmanın zamanı gelmedi mi? Lütfen birazda olsa ilim olsun! Bu eserin en önemli farkı başta ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya, Çin, Japonya, Hindistan, İsrail gibi ülkelerde 1000 den fazla üniversite kliniğinde yapılan tedavi denemeleri, araştırmaları, değerlendirmeler ve sonuçları kaynakları ile verilmektedir yani bugüne kadar yazılan kitaplarda olduğu gibi mişli muşlu masalsı değildir. Bazı dostlarım, insan 27 yıllık bilgi birikimini yayınlar mı? diyorlar. Evet! Almanya da eczanelerden aldığım şifalı bitkilerin menşeinin Akdeniz, Balkan, Doğu Avrupa, Güneydoğu Asya, Afrika ve Güney Amerika ülkelerinin olması ve Türkiye den çok az şifalı bitki gitmesi beni üzüyordu. Türk Milletinin bu alanda bilgi, ticaret ve güce sahip olabilmesi için geniş ve derin bilgi vermeye çalıştım.
Ben geniş bilgi vermek zorundayım, zira kekik deyince akla hangi kekik geliyor. Türkiye de 52 tür kekik yetişmektedir ve bunlardan sadece hakiki kekik otu (Thymus. v. ) sinüzit ve bronşite karşı kullanılır, diğerlerinin özelikleri ise henüz incelenmemiştir. Ak kekik (Toros kekiği) en az hakiki kekik kadar etkili olmasına rağmen üzerinde her hangi bir araştırma yapılmamıştır. Türkiye de 83 tür adaçayı yetişmektedir ve bunlardan sadece şifalı adaçayı (Salvia o.) şifa maksadıyla kullanılabilir ve bu bitki yazın en hararetli aylarında dahi harareti düşürür. Alıç'ın Türkiye de 90 türü yetişmektedir ve bunlardan sadece loplu veya dişli Alıç kalp ve kan dolaşımı rahatsızlıklarına karşı kullanılır. Kılıç otunun bilinen 400 türü mevcuttur ve bunlardan sadece (Hypericum p.) sinirlilik, depresyon, korku ve iç huzursuzluğa karşı kullanılır. Türkiye de bana dahi bazı aktarlar benim istediğim değil, kendi istedikleri bitkileri satmaya kalktılar. Bu kitapta adı geçen şifalı bitkileri çevrenizden temin etmeye çalışırsanız. Büyük bir hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Burada adı geçen bazı bitkileri biz yurtdışından getirtiyoruz. İnşallah ileride yurtdışından bitki getirmemize gerek kalmaz, çünkü Türkiye de hemen hepsi yetişebilir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-09-2008 Saat 17:03 ) değiştirilmiştir..
|

04-17-2008, 16:35
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 161
|
|
Konu igokcek tarafından (09-12-2008 Saat 16:59 ) değiştirilmiştir..
|

04-18-2008, 16:22
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 2
|
|
Sayın İbrahim Gökçek
Kitabınız çok güzel okumaya başladım sizin bu kitap gerçekten çok güzel bir kitap, ben kitap meraklısı bir insanım, bugüne kadar Şifalı bitkiler üzerine yayınlanan hemen hemen bütün kitapları aldım ama onlarla sizin kitabı karşılaştırmak mümkün değildir.İlanınızda da bahsetiğiniz gibi kitabınız tam 4x4 denecek bir eser.Elinize sağlık ibrahim bey bu millete büyük hizmet etmişsiniz.Ayrıca bitkisel reçetelerinizi yayınlamanızda büyük çömertlik yılların birikimini kitabınızda yayınlamanız sağolun.Bundan sonra balkonda bile bazı şifalı bitkileri yetiştirmek mümkündür.Okuyucuları her konuda bilgilendirmişsiniz.Sizin kitap Şifalı Bitkiler hakkında tek başına her türlü soruya cevap verebilecek bir Eser.İsteyen krem yapabilir, isteyen tentür yapabilir, isteyen çay harmanları yapabilir.Bu memlekette sizin gibi insanlara ihtiyacımız var.
|

04-18-2008, 16:51
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Tecrübelerinizi yazın çay kazanın
Gökçek İksir, Gökçek Tonik, Gökçek Diyet ve Gökçek Çayharmanları hakkında tecrübelerinizi ve Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismili kitabımız hakkında görüşlerini yazan hasta ve okurlara bir paket çay hediye ediyoruz.İnsanlarımız çok ağır hastalıklardan kurtuluyorlar am iki satır yazı yazmaya gelince yazı yazmak ağır geliyor.Bu nedenle tecrübe ve fikirlerini olduğu gibi yazanlara bir paket istediği çaydan hediye ediyoruz.Örneğin: Kolon kanseri gibi çok ağır bir hastalığı Gökçek İksir, Gökçek Tonik ve kanser çayı ile alıp kullanıyor iyi oluyor.Biz hastadan bunu duymuyoruz.Bir başkasına tavsiye ediyor.O teyzede ben telefonunuzu ve adresinizi Ayşe teyzeden aldım kolon kanseri idi iyi olmuş diyor.Bende soruyorum nasıl olmuş diye bana sizin ürünlerle diyor.Yani bir telfon etmek veya msn den yazışmak bile yok.Aynı şekilde Morbus Kron, MS Hastalığı, Behçet hastalığı, Faranjit, Ülserati Kolit vb.., çeşitli rahatsızlıkları olan hastaların iyileştiğini ben başkalarından duyuyorum.Bu nedenle bir paket çay gönderelim tecrübelerini yazanlara, bakalım bilmediğimiz daha nice iyileşen hastalarımız var.
|

04-19-2008, 23:37
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1
|
|
Göz Altı Morlukları Için şifalıbitkilerden Ve Sizlerden Yardım Istıyorum Bana Yardımc
BANA YARDIMCI OLURSANIZ ÇOK SEVİNİRİM
Alıntı:
igokcek´isimli üyeden Alıntı
Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp İsimli kitabım çıktıAvrupalı; 15-16. Yüzyıl da, Türk (Osmanlı) ve Arap’tan (Endülüs) aldığı ilimle başlattığı Rönesans ile bugünlere geldi. Türk Milletinin 500 yıllık gerilemesinin sebebini doğru teşhis eden Atatürk, Türk rönesansını (yeniden yapılanma veya Maturidi ye dönüş) başlattı, fakat “Milli Şef” tarafından bu hareket baltalandı ve milletimiz 80 yıl daha kaybetti.Ben İbrahim Gökçek, ’’Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp’’ alanında 1000 yıldır geri sayımımıza dur! diyecek bu eseri yazdım. Evet! bu kitabı yazmak için 12 yılı pasif, 15 yılı çok yoğun, yani 27 yıl çalıştım. Kitapta şimdiye kadar diğer kitaplarda olmayan çok şey göreceksiniz. Özeliklerde çeşitli hastalıklara karşı 2091 bitkisel çayharmanları reçetesi, 998 renkli bitki resmi, 334 hastalık resmi, 1276 kimyasal maddelerin açık formülünü bulacaksınız. Bu kitap 3 cilt, 1800 sayfa olup şifalı bitkiler çok yönlü olarak ele alınmıştır, ayrıca hastalıklar ve tedavileri ve de genel bilgilerden oluşmaktadır. Bitkinin Türkçe, Almanca ve Latince isimleri ve halk arasındaki isimleri. Bitkinin drogları (şifalı kısmı), tarihçesi, botanik, yetiştirilmesi, hasat zamanı, birleşimindeki maddeler, birleşimindeki bazı önemli maddelerin açık formülü, tesir şekli, klinik araştırmalar ve sonuçları, klinik araştırmalarına göre kullanılış şekli, komisyon E’ ye göre kullanılış şekli, aroma terapideki yeri, homöpatideki yeri, çayı, çay harmanları, tentürü, posyon’u, eterik yağları, ekstresi, kremi vs. yan etkisi var mı? Bütün bunlar irdelenmektedir. Bu alandaki Türk rönasansını ben başlatığım için çok mutluyum.
Ekim 1978 Almanya'ya gittim (hamdolsun 29 yıl kaldıktan sonra geri döndüm) ve tedavi olmak için doktora gitmeye başladım. “Fakat nafile” Bunun üzerine 1980'de şifalı bitkiler üzerine araştırmalara başladım. Türkçe yayınlanan kitaplardaki reçeteleri üç yıl denedim ve faydasını göremedim. Umutsuzluğa kapıldığım bir anda Avusturyalı M. T. Allahın Bahçesin ...adlı kitabıyla tanıştım. Oradaki bilgilerden bir reçete geliştirdim ve uyguladım ve de çok şükür fibromiyalji den (yumuşak doku romatizması) kurtuldum. Bu kitapta derli toplu bir reçete yoktu. 1989'de askerlik yaparken tabak, kaşık, çatal, kazan vb. mutfak eşyasını sadece soğuk suyla çalkalıyorduk. Tabi ki bakteriler, virüsler ve mantarlar hemen devreye girer. Besin alerjisine böylece yakalandım.17 senede alerji ile mücadele ettim ve buna karşı Gökçek İksir ve Gökçek Tonik’i geliştirdim. Hamdolsun şimdi çok iyiyim.Yaptığım araştırmaları unutmamak için aldığım notların bu alanda yazılan birçok kitaptan daha kaliteli olduğunu görünce bir kitap yazmaya karar verdim. Manuskiriptimi 1994'de,1996'da,1998'de,2000'de ve nihayet 2002'de olmak üzere sürekli yenileyerek yayınlanabilir hale getirdim. Yayınevleri 5-6 ciltlik bu eserin hem çok ilmi hem de çok geniş kapsamlı olduğunu bu nedenle ekonomik olmadığını söylemektedir. Bu eser için binlerce Almanca kitap okudum ve 10 bine yakın dergi inceledim, 12 yılda 1000 bitkinin 7000 fotoğrafını çektim, 2 yıl açık öğretime (Bitkisel tedavi uzmanlığı) devam ettim ve tabii en önemlisi önce bu bitki droglarını kendi üzerimde denedim. Bugün Türkiye de yayınlanan birçok kitap yığınla yanlışlarla dolu ve hatta internette ki Türkçe metinler dahi çok ilkel, 1000 yıllık eski bilgileri olduğu gibi yayınlıyorlar. Artık Dünya’ya şöyle bir bakmanın zamanı gelmedi mi? Lütfen birazda olsa ilim olsun! Bu eserin en önemli farkı başta ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya, Çin, Japonya, Hindistan, İsrail gibi ülkelerde 1000 den fazla üniversite kliniğinde yapılan tedavi denemeleri, araştırmaları, değerlendirmeler ve sonuçları kaynakları ile verilmektedir yani bugüne kadar yazılan kitaplarda olduğu gibi mişli muşlu masalsı değildir. Bazı dostlarım, insan 27 yıllık bilgi birikimini yayınlar mı? diyorlar. Evet! Almanya da eczanelerden aldığım şifalı bitkilerin menşeinin Akdeniz, Balkan, Doğu Avrupa, Güneydoğu Asya, Afrika ve Güney Amerika ülkelerinin olması ve Türkiye den çok az şifalı bitki gitmesi beni üzüyordu. Türk Milletinin bu alanda bilgi, ticaret ve güce sahip olabilmesi için geniş ve derin bilgi vermeye çalıştım.
Ben geniş bilgi vermek zorundayım, zira kekik deyince akla hangi kekik geliyor. Türkiye de 52 tür kekik yetişmektedir ve bunlardan sadece hakiki kekik otu (Thymus. v. ) sinüzit ve bronşite karşı kullanılır, diğerlerinin özelikleri ise henüz incelenmemiştir. Ak kekik (Toros kekiği) en az hakiki kekik kadar etkili olmasına rağmen üzerinde her hangi bir araştırma yapılmamıştır. Türkiye de 83 tür adaçayı yetişmektedir ve bunlardan sadece şifalı adaçayı (Salvia o.) şifa maksadıyla kullanılabilir ve bu bitki yazın en hararetli aylarında dahi harareti düşürür. Alıç'ın Türkiye de 90 türü yetişmektedir ve bunlardan sadece loplu veya dişli Alıç kalp ve kan dolaşımı rahatsızlıklarına karşı kullanılır. Kılıç otunun bilinen 400 türü mevcuttur ve bunlardan sadece (Hypericum p.) sinirlilik, depresyon, korku ve iç huzursuzluğa karşı kullanılır. Türkiye de bana dahi bazı aktarlar benim istediğim değil, kendi istedikleri bitkileri satmaya kalktılar. Bu kitapta adı geçen şifalı bitkileri çevrenizden temin etmeye çalışırsanız. Büyük bir hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Burada adı geçen bazı bitkileri biz yurtdışından getirtiyoruz. İnşallah ileride yurtdışından bitki getirmemize gerek kalmaz, çünkü Türkiye de hemen hepsi yetişebilir.
|
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-09-2008 Saat 17:02 ) değiştirilmiştir..
|

06-05-2008, 23:31
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 1
|
|
Kitabin tek ama onemli kusuru var
Oncelikle yillarin emegi olan bu çalismanizi takdir ve basarinizi ve sabrinizi tebrik ediyorum.
Internet sitelerinizde gordugumden beri kitabinizi almayi heyecanla bekliyorumdum.
Ben fransada yasiyorum ve kitabinizi benim birader araciligiyla aldirdim ve fransaya yollatim. Alinca çok sevindim ama bu buyuk çalismayi golgeleyen onemli bir teknik hata maalesef beni hayal kirikligina ugratti. Bu sorunda; kitabinizda hastaliklara gore yapilmis bir indeks (dizin) yok. Yani hangi hastaliga hangi bitkinin iyi geldigini ve bunun kaçinci sayfada oldugunu açiklayan bilgi yok.
Ornek vermem gerekirse, mesela en basit bir bas agrisina bile hangi bitkinin ya da reçetenin iyi geldigini bulmak için 1800 sayfalik uç cildi okumak gerekiyor.
Oysa bu indeksi yapmak yayin evi için bilgisayar ortaminda çok kolay olmaliydi. Yani kitap bitip basima hazir hale gelince, hastalik veya rahatsiliklarin anahtar kelimesine gore bir arastirma yapip onu da kitabin sonuna eklemek kitabi çok daha kullanisli dolayisiyla çok daha faydali hale getirdi.
Su anki haliyle her aksam okuyorum ama, hastaliklarla ilgili bir bilgi bulunca bir yere not etmem lazim, yoksa insan unutup gidiyor ertesi gun lazim olunca tekrar kitabi bastan ele alip taramam gerekiyor.
Bu da açikcasi beni hayal kirikligina ugratti.Kitabiniz bu haliyle, arama dizini olmayip binlerce onemli kitabi barindiran kutuphaneye benziyor maalesef. Onemli, çok guzel bilgiler var kitabinizda ama neyi nerde bulacagimizi bilemiyoruz. Sadece bitki adlarina gore indekslenmesi eksik bence.Bu sekilde faydali olabilmesi için hangi bitkinin hangi hastaliga iyi geldigini onceden bilip direk o bitkinin oldugu bolumu açmak gerekiyor. Onu da herkes bilmiyor maalesef.
Kitabinizdaki bu onemli eksigi gidermek için bir tavsiyem olacak.Yayinevi ile gorusup bu hastaliklara gore yapilmis dizini hazirlata bilirsiniz ve onu da pdf formatinda 10, 15 belki de 20 sayfalik bilemiyorum, bir ek dokumana donusturebilirsiniz. Bu pdf formatindaki belgeyi de ya internet sitelerinizden birine birakabilirsiniz indirmek için ya isteynlere e-mail yoluyla yollaya bilirsiniz.Isteyende bu belgeyi sitenizden indirip kendi imkaniyla yazicidan çikartip kitabiniza ek yapabilir.Inanin bu bizleri çok sevindirir çunku kitabiniz iste o zaman degerli bir kaynak olur gerçekten. Bu belge kitabinizi tanimayanlar ve sizin içinde bulunmaz bir reklam olur bence. Yani bu belgeyi indirien kitabi zaten varsa kitaptan daha iyi sekilde yararlanir, eger kitap elinde yoksa da kesnilikle satin almak ister.
Eger bu fikri uygun buluyorsaniz ben sizi telefonla arayip daha detayli bilgi verebilirim.
Burda amacim bu degerli eserinizi yermek degil tabiki.Daha onceden bahsettigim gibi bu guzel eserin fayda ve basarisini glgeleyen teknik bir eksige dikkatinizi çekmek ve bunu gidermek içinde fikir sunmak amacim.
Tekrar tebrik eder basarilarinzin devamini dilerim.
Elinize ve emeginize saglik.
Ahmet YILDIRIM
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-09-2008 Saat 17:03 ) değiştirilmiştir..
|

06-06-2008, 10:21
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Alıntı:
ahmetyil´isimli üyeden Alıntı
Oncelikle yillarin emegi olan bu çalismanizi takdir ve basarinizi ve sabrinizi tebrik ediyorum.
Internet sitelerinizde gordugumden beri kitabinizi almayi heyecanla bekliyorumdum.
Ben fransada yasiyorum ve kitabinizi benim birader araciligiyla aldirdim ve fransaya yollatim. Alinca çok sevindim ama bu buyuk çalismayi golgeleyen onemli bir teknik hata maalesef beni hayal kirikligina ugratti. Bu sorunda; kitabinizda hastaliklara gore yapilmis bir indeks (dizin) yok. Yani hangi hastaliga hangi bitkinin iyi geldigini ve bunun kaçinci sayfada oldugunu açiklayan bilgi yok.
Ornek vermem gerekirse, mesela en basit bir bas agrisina bile hangi bitkinin ya da reçetenin iyi geldigini bulmak için 1800 sayfalik uç cildi okumak gerekiyor.
Oysa bu indeksi yapmak yayin evi için bilgisayar ortaminda çok kolay olmaliydi. Yani kitap bitip basima hazir hale gelince, hastalik veya rahatsiliklarin anahtar kelimesine gore bir arastirma yapip onu da kitabin sonuna eklemek kitabi çok daha kullanisli dolayisiyla çok daha faydali hale getirdi.
Su anki haliyle her aksam okuyorum ama, hastaliklarla ilgili bir bilgi bulunca bir yere not etmem lazim, yoksa insan unutup gidiyor ertesi gun lazim olunca tekrar kitabi bastan ele alip taramam gerekiyor.
Bu da açikcasi beni hayal kirikligina ugratti.Kitabiniz bu haliyle, arama dizini olmayip binlerce onemli kitabi barindiran kutuphaneye benziyor maalesef. Onemli, çok guzel bilgiler var kitabinizda ama neyi nerde bulacagimizi bilemiyoruz. Sadece bitki adlarina gore indekslenmesi eksik bence.Bu sekilde faydali olabilmesi için hangi bitkinin hangi hastaliga iyi geldigini onceden bilip direk o bitkinin oldugu bolumu açmak gerekiyor. Onu da herkes bilmiyor maalesef.
Kitabinizdaki bu onemli eksigi gidermek için bir tavsiyem olacak.Yayinevi ile gorusup bu hastaliklara gore yapilmis dizini hazirlata bilirsiniz ve onu da pdf formatinda 10, 15 belki de 20 sayfalik bilemiyorum, bir ek dokumana donusturebilirsiniz. Bu pdf formatindaki belgeyi de ya internet sitelerinizden birine birakabilirsiniz indirmek için ya isteynlere e-mail yoluyla yollaya bilirsiniz.Isteyende bu belgeyi sitenizden indirip kendi imkaniyla yazicidan çikartip kitabiniza ek yapabilir.Inanin bu bizleri çok sevindirir çunku kitabiniz iste o zaman degerli bir kaynak olur gerçekten. Bu belge kitabinizi tanimayanlar ve sizin içinde bulunmaz bir reklam olur bence. Yani bu belgeyi indirien kitabi zaten varsa kitaptan daha iyi sekilde yararlanir, eger kitap elinde yoksa da kesnilikle satin almak ister.
Eger bu fikri uygun buluyorsaniz ben sizi telefonla arayip daha detayli bilgi verebilirim.
Burda amacim bu degerli eserinizi yermek degil tabiki.Daha onceden bahsettigim gibi bu guzel eserin fayda ve basarisini glgeleyen teknik bir eksige dikkatinizi çekmek ve bunu gidermek içinde fikir sunmak amacim.
Tekrar tebrik eder basarilarinzin devamini dilerim.
Elinize ve emeginize saglik.
Ahmet YILDIRIM
|
Ahmet bey çok sağolun bu görüşler doğrultusunda bir çalışma yaapcağım.Teşekkürler
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (06-09-2008 Saat 17:03 ) değiştirilmiştir..
|

07-01-2008, 18:32
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: Sep 2007
Yaş: 23
Mesajlar: 10
|
|
bu kitabı alan başka birileri yok mu?
piyasada 10 ytl ye bile bu türden kitaplar mevcut..
ibrahim bey kitabınızı farklı kılan şey nedir?
içindeki bilgiler diyorsanız piyasadaki kitaplarda da var ve daha da ucuz
|

07-01-2008, 19:27
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Aynı kalitede bir kitap getir sana 10 000 euro.Öyel bilgiçlik taslamakla bilgiç olamazsınız.Ve sadece Kara cahil olduğunuzu teyit edersiniz.Ne zaman Molla Kasımlar'dan kurtulacağız.Almanyada böyle bu tür eleştiriler olmaz.Ama nednese Türkiyede oluyor.Bunun sebebi eğitim ve öğretimde araştırmacı yapan sorgulayan değilde ezberci olmamızdan kaynaklanıyor.Ve malesef 500 yıldır geri gidişimizi önliyemiyoruz.
Konu igokcek tarafından (07-01-2008 Saat 20:07 ) değiştirilmiştir..
|

07-05-2008, 00:07
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 1
|
|
ıyı gunler
sızden bı konuda ılgılenmenızı ısteyecegım seker hastası cok yuskeslırse yada dusurmek ıcın ne yapmak gerek bıldgınız bıtkı yada yontem var mı?
ılgınıze sımdık den tesekkur ederım.......
|

07-07-2008, 14:46
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Alıntı:
mtd´isimli üyeden Alıntı
sızden bı konuda ılgılenmenızı ısteyecegım seker hastası cok yuskeslırse yada dusurmek ıcın ne yapmak gerek bıldgınız bıtkı yada yontem var mı?
ılgınıze sımdık den tesekkur ederım.......
|
Gökçek İksir ve Gökçwek Diyabet çayı kullanmanız gerekir.
|

07-21-2008, 22:46
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: Sep 2007
Yaş: 23
Mesajlar: 10
|
|
sayın ibrahim bey
kitabınız hakkında sadece eleştirel bir şeler yazdım kitabınızı farklı kılan şeyleri sordum.
sizin eserinizi küçük görmedim.
bu ktabı alan birilerinde kitap hakkındaki yorumlarını istedim
|

07-21-2008, 23:10
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Alıntı:
elektrikçi´isimli üyeden Alıntı
sayın ibrahim bey
kitabınız hakkında sadece eleştirel bir şeler yazdım kitabınızı farklı kılan şeyleri sordum.
sizin eserinizi küçük görmedim.
bu ktabı alan birilerinde kitap hakkındaki yorumlarını istedim
|
Okuma zahmetine katlansanız soru sormazdınız.Ben benim yazdığım bu kitabın üçte biri ebadındaki Almanca kitapalara 80, 90 ve hatta 150 euro (avro) ödediğim oldu.Hatta 7500 euroluk seti almak istedim o zaman param olmadığından alamdım ve 15 000 kopi yapmak sorunda kaldım.Türkiyede kitabın değeri yok.Bilseydim insanlar bu kitabın değerini anlamıyacak.Yıllarımı verip böyle bir kitap hazırlamazdım.Türkiyede ortalama bir kişi okumak için günde 16 saniye zaman ayrırıken, telvizyon için 4 saat zaman ayırmaktadır.Almanyada kişi başına 98 kg kağı tüketilirken, Japonyada 148 kg kağıt tüketilmektedir.Türkiyede ise 4 kg kağıt tüketilmektedi.Bununda yarısının kese kağıdına harcandığını düşünürsek.O zaman kişi başına ortalama 2 kg kağıt düşer.Bundan da biz Türklerin Afrikalılar dan daha az okuduğumuzu gösterir.Ve tabii okumayan kişi ne yapar konuşur.Evet çok konuşan ama hiç okumayan bir milletiz.Bir topluluğa girin ve her hanagi konuda fikir sorun herkesin o konunun uzamnı gibi konuştuğunu görürsünüz.Fakat gidin bir binaya bakın, sıvası, boyası, mermesi, su ve kalorifer tesisatı, camıi penceresi vs, hepsinde bir kalitesizlik görürsünüz.Bizim eğitimizim ecberci insan yetiştiriyor.İşi bilen değil, konuşan bir milletiz, her konuda.Bu eğitim ve öğretim sisteminden kurtulmadıkca asla ilerlemeyiz.Avrupanın eğitim sitemine bakın Osmanlının eğitimini taklit etmiş.Otoban kenarlarındaki dinalanma tesisleine bakın kervansarayları örnek almışlar.Avrupa tıbbının teemli İbni Siaya dayanır, Avrupa ve ABD başta olmak üzere uzay biliminin babası Uluğ beye dayanır.Matamatiğin temeli İbni Cabire dayanır.Biz Türkler hür düşüne bildiğimiz zamnlar dünyanın efendizi olmuşuz.Hür düşünceyi ve yaaşmayı bırakınca, böyle oldukBu geri gidişin nereden ve neden kayanaklandığını ilk defa Atatürk analmış ve Maturidiliğe dönüşü başaltmıştır.Fakat onun yerine geçen gafiller bizi ezberci millet yaapmışlardır.O günden beride bu durum değişmemiştir.Bize bir Atatürk daha lazım.Atatürkü Atatürk yapan büyük komutan, büyük siyasetci olması değil, 500 yıllık çöküşümüzün sebebini doğru teşhis etmiş ve doğru çözüm bulmuş olmasıdır.Çare Maturidiliktir, yani yeniden islamı Türke göre yorumlama, hür düşünme, hür yaşama ve uygulamadır.Benim kastediğim ABD güdümlü Ilımlı islam (sulndırılmış) değildir.
Konu igokcek tarafından (07-21-2008 Saat 23:29 ) değiştirilmiştir..
|

07-25-2008, 17:54
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: Sep 2007
Yaş: 23
Mesajlar: 10
|
|
ibrahim bey
katılıyorum yazdıklarınıza..
bizlere de hak verin ortam da üçkağıtçılar kök salmış dürüstlüğün çalışkanlığın adı enayilik olmuş böyle sisteme ayak uydurmaya çalışan insanlara çok güzel cevaptı
teşekkür ederim bu ülkenin sizler gibi insanlarqqa ihtiyacı var
|

08-03-2008, 14:15
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 2
|
|
benim suçum ney
merhabar ben konyadan ismail benim hastalıgım hipo tiroit bu hastalıktan kurtula bilmem için doktorların önerisi hap oldu hap ismi""levetron"" birde sizin düşüncelerinizi almak isterim kurtulmam için bu hapı kullanmam gereklimi başka yolları varmı """""""""""""""şimdiden tşk ediyorum"""""""""""""""""
|

08-03-2008, 18:30
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Alıntı:
bnimsuçum?´isimli üyeden Alıntı
merhabar ben konyadan ismail benim hastalıgım hipo tiroit bu hastalıktan kurtula bilmem için doktorların önerisi hap oldu hap ismi""levetron"" birde sizin düşüncelerinizi almak isterim kurtulmam için bu hapı kullanmam gereklimi başka yolları varmı """""""""""""""şimdiden tşk ediyorum"""""""""""""""""
|
Gökçek İksir ve tiroid çayı kullanırsanız, bu rahatszılık kısa sürede iyileşir.
|

10-10-2008, 16:57
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: Oct 2008
Yaş: 52
Mesajlar: 1
|
|
ankilozan spondolit
Arkadaşlar merhaba
Ben bu siteye yeni üye oldum. Pek daha sağını solunu kurcalamadım.
Ben sizden benim hastalığımla ilgili yani Ankilozon Spondolit
kısaca AS hastalığından ilaç dışında kullanacağımız alternatif doğal ilaçların olup olmadığını sormak istiyorum.
Yani kısacası ilaç kullanmak istemiyorum.
Doğal bitkilerle iyileşmek istiyorum. Ya da en azından hastalığın ilerlemesini önlemek istiyorum
Bana yardımcı olursanız sevinirim.
Herkese ve ilgililere teşekkür ediyorum.
Hoşçakalın
Fikret
|

10-11-2008, 08:07
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.616
|
|
Alıntı:
fikret6161´isimli üyeden Alıntı
Arkadaşlar merhaba
Ben bu siteye yeni üye oldum. Pek daha sağını solunu kurcalamadım.
Ben sizden benim hastalığımla ilgili yani Ankilozon Spondolit
kısaca AS hastalığından ilaç dışında kullanacağımız alternatif doğal ilaçların olup olmadığını sormak istiyorum.
Yani kısacası ilaç kullanmak istemiyorum.
Doğal bitkilerle iyileşmek istiyorum. Ya da en azından hastalığın ilerlemesini önlemek istiyorum
Bana yardımcı olursanız sevinirim.
Herkese ve ilgililere teşekkür ediyorum.
Hoşçakalın
Fikret
|
http://www.dogaltedavi.net/tecrubele...spondilit.html Buraya bakın.Gökçek İksir ve as çayı kullanmanız gerekir.Mide ve bağırsakalrda problem varsa o zaman Gökçek Tonikte gerekir.
|
|