HAARP İddiaları Gerçek mi?
Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
IndirX
bitkisel tedavi
bitkisel tedavi
Toplam 10 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
The Tehlikeli Maddeler page is where you will
  1. #1
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.643

    Standart HAARP İddiaları Gerçek mi?

    HAARP İddiaları Gerçek mi?
    HAARP İddiaları Gerçek mi?

    HAARP PROĞRAMININ AMACI

    HAARP askeri ve sivil her iki amaca da yönelik olarak iletişim ve gözlem sistemlerini zenginleştirmekte kullanmak ve anlaşılabilir hale getirmek için özellikle üstünde durulan iyonosferin (yeryüzünden havanın 80 km yüksek kısmı )davranış ve özelliklerinin anlaşılması için çalışılan bilimsel bir çalışmadır.
    HAARP programı, dünya çapında iyonosfer tabakası hakkında araştırma olanaklarının geliştirilmesi olmakla birlikte; (The Ionospherıc Research Instument-IRI), (HF) yüksek frekans düzeyinde yüksek güçlü bir aktarıcıyı işletme olanağıdır.IRI, İyonosferin belirli bir bölgesinin bilimsel bir çalışma amacıyla geçici olarak uyarılmasıdır.
    Bilimsel ve tanısal gözlem yapabilecek olan bilim takımı, uyarılan bölgede ortaya çıkacak olan fiziksel gelişmeleri cihazları ile gözlemleyeceklerdir.


    İşte Alaska-Gakona Bölgesinde kurulmuş Haarp Gözlem ve Araştırma Tesisi.



    Tesisin yüksek enerji üreten yer altı trübünleri ve bacaları.Kubbeye elektrik veren bağlantı düzenekleriHAARP'ın resmi kaynaklardaki amaçları

    1. Atmosferdeki termonükleer araçları kontrol edecek elektromanyetik vuruşları gerçekleştirmek.
    2. Denizaltılar ile haberleşmeyi kolaylaştırmak. Bu haberleşme ELF(Extremely Low Frequency) ve VLF(Very Low Frequency) dediğimiz 30Hz-30KHz civarında çalışmaktadır. ELF nin yan etkileri bilindiğinden mevcut ELF vericileri ile HAARP vericileri değiştirilmek istenmektedir.
    3. Radar sistemlerini geliştirmek.
    4. Çok geniş bir alanda ABD ordusunun haberleşmesini sağlamak.
    5. Cray ve EMass süper bilgisayarlarının yardımı ile yer altının tomografik haritasını çıkarabilmek.
    6. Petrol, doğalgaz ve mineral yataklarını tespit etmek.
    7. Cruise füzesine benzer alçak irtifadan uçan füze ve hava araçlarını havada imha etmek.

    Teknik Bilgiler

    Haarp İyonosferik Araştırma Olanağı, özellikle kuzey kutup dairesi yüksek atmosfer tabakasını araştırma işlemidir.İşlem iki temel parçadan oluşur:
    Yüksek güçte bir aktarıcı ve antenin (HF) yüksek frekans düzeyinde işletilmesidir.Aktarıcı (Tranmitter), dikdörtgen düzlem dizilişinde ayarlanmış çaprazlama ikiz kutuplu 180 antenlik bir sisteme 3.6.milyon Wat'a kadar yükleme yapabilmektedir.
    Bilimsel cihazların yaygın kullanım amacı, aktarma sisteminin araştırma esnasında kullanımında üretilen etkisinin şafak iyonosferin arka planının gözlenmesidir.Bu cihazların verileri gerçek zamanda dünya çapında internet ortamında da izlenebilmektedir.
    İyonosferik araştırmalar sırasında aktarıcılarca üretilen sinyaller, işletim sistemine bağlı olarak birkaç on km.lik çapta, birkaç yüz metrelik kalınlıktan 100 ile 350 km arasında bulunan alıcı anten düzlemlerine yukarı doğru yöneltilerek aktarılır.
    İyonosferdeki HF yüksek frekans sinyalinin yoğunluğu iyonosferin her cm2 ne 3 mikrowattan küçük olup, güneşin gönderdiği ve dünyamıza ulaşan elektromanyetik radyasyondan on binlerce kez, iyonosferi yaratan güneşin doğal kızılötesi (UV) enerjisinden de yüzlerce kez daha azdır.
    HAARP vasıtasına yerleştirilmiş çok hassas bilimsel cihazlarca üretilen küçücük etkiler dahi gözlenebilmektedir ve bu gözlemler, güneş-toprak arası etkileşiminde işlemin içinde oluşan yeni plazmaların dinamikleri hakkında yeni bilgiler sağlayabilmektedirler.
    İYONOSFERİN ÖNEMİ

    İyonosfer bilindiği gibi telsiz dalgalarını yansıtma özelliği keşfedildiğinden bu yana haberleşme alanında kullanılmaktadır.Yeryüzünden 35 km ile 500 km arasında bir yüksekliği içermektedir.Amerika'nın Sesi ve BBC gibi uluslar arası yayın yapan kuruluşlar yıllardır bu hava katmanını kullanmaktadırlar.
    Güneş patlamalarının ve güneşten gelen ultraviyole (kızılötesi) ışınlar ile radyasyon bu katmanda bulunan gazları iyon adı verilen küçük parçacıklara ayırmakta, katmanı oluşturan gazları elementlerine ayırmakta, bazı elementleri de nötr veya yüksüz hale getirirken atomların elektronlarını da boşa çıkartmaktadır.Bu işlem gece ve gündüz olarak değişim göstermektedir.Gerek iyonosfer kullanılarak gerekse uydu sistemleri kullanılarak yapılan haberleşme, gözlem gibi faaliyetlerde güneşin, yukarıda sayılan tesirleri olumsuz, engelleyici etkiler yarattığı bilinmektedir.
    Haarp projesi kapsamında geliştirilmiş sistemler de iyonosferin bu özelliklerinin araştırılarak bu katmandan daha elverişli şekilde yararlanma olanağını arttırmak ve kullanım düzeyini mükemmele çıkartmak olarak yorumlanmaktadır.
    Bu Haarp sistemini anladığımız kadarı ile açıklamaya çalışırsak, yerdeki tesiste bulunan bir aktarıcı antenle havaya radyo dalgaları veya elektrik verilmekte, iyonosfer tabakasından geri yansıyan bu enerji yeryüzünde bulunan bir alıcı anten tarafından emilerek iletişimin kesintisiz sürdürülmesi sağlanmaktadır.Radyo, Tv, askeri haberleşme böylece kesintisiz olarak devam etmektedir.

    İşte İyonosfer tabakasına enerji -dalga gönderen ve alan anten-radar sistemleri.Sağ alt köşe de de Sistemin çalışma prensibi resmedilmiş.
    HAARP İDDİALARI GERÇEK Mİ?

    İlk önce böyle bir kurum ve kuruluşların olduğu bir gerçektir. İşte Listesi, HAARP Sitesinden;

    1. Puerto Rico, the Arecibo yakını Observatory-HIPAS (Amerika'ya ait)
    2. Alaska Fairbank yakını Gakona
    3. European Incoherent Scatter Radar site (EISCAT) (Norveç-Tromso )
    4. Jicamarca, Peru;
    5. Moscova yakınları, Rusya
    6. Nizhny Novgorod ("SURA")
    7. Apatity,
    8. Kharkov yakınları, Ukrayna
    9. Duşanbe, Tacikistan.

    Bu sitenin yazılarının yukarıdaki kısımlarını tercüme ederek bir fikir çıkarmaya çalıştım.Ancak iddia edildiği gibi bu HAARP araçlarının depremler, kasırgalar, tufanlar yaratmada kullanılabildiğine dair bir şey bulamadım.Yalnız İyonosfer tabakasının tahrik edilmesi, iyonlaşmanın hızlandırılması gibi etkileri de dil bilginiz kadarı ile okuyup anlayabilirsiniz.Bu tesis iddia edildiği gibi HF yüksek Frekans ve ELF çok düşük frekansları üretmektedir.
    Bu konuda yazılıp çizilenlerin çoğu açıkça “iddia”dan başka bir şey değildir.
    Ama, Olur mu olur.Bunu iddia edip savunacak kadar bir bilgiye sahip olmasam da bu iddialar da bu kuruluşun sitesinde hiç kaale de alınmamıştır.
    Aksine tesislerinin resimlerini de internet ortamında insanlıkla paylaşmaktadırlar.
    Şimdi HAARP karşıtı açıklamalara bakalım ve teorileri destekleyen olayları inceleyelim.

    1. İklimleri değiştirebilir.
    2. Kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir.
    3. Ozon tabakası ile oynayabilir.
    4. Deprem yaratabilir.
    5. Okyanus dalgalarını kontrol edebilir.
    6. Dünyanın enerji kuşakları ile oynayarak insan biyolojisini ve beynini etkileyebilir.
    7. Radyasyon yaymadan termonükleer patlama oluşturabilir.

    Yalnız bir soru da sorulursa ne olur.?
    Uydu teknolojisi bu kadar gelişmişken iyonosfer tabakasını sürekli inceleyip gözlemlemek için Alaska'nın Gakona bölgesinde İyonosfer Araştırma ve Gözlem evinde bilmem ne kadar insanı medeniyetten mahrum bırakacak şekilde çalışmalarına değecek artı değer nerededir?


    İşte Haarp Rasathanesinin kontrol ve Gözlem odası.Sadece Amerika'nın Sesi ve İngiliz BBC ile dünya etrafında durmadan gezen ABD askeri güçlerinin anında kesintisiz iletişimin sürdürülmesi için de bu kadar masrafa gerek yoktur elbette.Dediğim gibi uydu teknolojisi var ne de olsa.
    Burada yalnız haberleşme amaçlı değil gökyüzünü, güneşin tacının ve diğer gök olaylarının da gözlemlenmesi de işin diğer yönüdür.Öyle yazmaktadırlar.
    Ama bunlar içinde uzayda bir alay uydu, teleskop vs zaten vardır.
    Ayrıca bu tesisin kurulması için Amerika'da bu kadar üniversite ve askeri kurumun personel, kaynak, teknoloji ve bilgi ortaya koyduklarını da eklersek iddialar abartı olmaktan çıkacaktır.Buyurunuz, Üniversiteler; the University of Alaska, Stanford University, Cornell University, University of Massachusetts, UCLA, MIT, Dartmouth University, Clemson University, Penn State University, University of Tulsa, University of Maryland, SRI International, Northwest Research Associates, Inc., and Geospace, Inc.Şimdi de Askeri kurumlar; Air Force (Air Force Research Laboratory-Hava Kuvvetleri Laboratuvarı), the Navy (Office of Naval Research and Naval Research Laboratory-Deniz Kuvvetleri Lab.), ve the Defense Advanced Research Projects Agency (Savunma ve ileri teknoloji projeleri araştırma ajansı).
    Birkaç yıl önce Amerika'da ard arda 7-8 kez meydana gelen kasırgaların ardından Amerika Çin mallarının ülkeye girişine izin verdi.Arkasından Çinde depremler ve kasırgalar can almaya başladı.Üstelik bu kasırga ve depremler ne hikmetse Çin ile ilişkileri iyi olan güney pasifik ülkeleri Myanmar, Pakistan, Vietnam ve diğerlerinde meydana gelmiştir.
    Tesis iddia edildiği gibi yüksek frekansta enve voltajda elektrik akımını İyonosfer tabakasına göndermektedir.Umarım barışçıl amaçlardan başka bir amaçla kullanılmaz.Atom silahlarından çok bunu tercih edenler de çok olabilir.
    Şöyle bir itirafı da bir çok Amerikan ve Japon yaygın medya sitelerinde okuduktan sonra yazma gereği duydum.Amacım kimseyi tahrik etmek değil sadece bilgilendirmek ve insanlığa karşı insanlık borcumu ödeme isteğimdendir.Yoksa yüzlerce belge sayılabilecek iddialar var.Sayan da var zaten.İşte o itiraf;
    Ve çok önemli bir yetkiliden açık itiraf; "Bazılarının; elektromanyetik dalgalar yolu ile iklimleri değiştirme, depremler yaratabilme, volkanları harekete geçirebilme yeteneğine sahip silahlar geliştirdiğini biliyoruz.” (ABD Savunma Bakanı William Cohen; 1997, Georgia Üniversitesi, "Terörizm, Kitle İmha Silahları, Kitlesel İmha ve ABD Stratejisi" üzerine konferansta.)Takdir, artık okuyanındır.
    Makalenin çevirisi Keykubat'a aittir.



  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.643

    Standart

    HAARP nedir: Bir efsane mi, yoksa gerçek mi?
    Balkanlar'daki sel felaketinin "HAARP" Projesiyle ilişkili olduğu iddiaları söz konusu "Kıyamet Silahı"nı yeniden gündeme getirdi! Peki Haarp nedir? Kıyamet Silahı ne anlama gelmektedir? 24 Mayıs 2014 11:06
    HAARP (High Frequency Active Auroral Research Program) Projesi Amerika Birleşik Devletleri tarafından Alaska'da kurulan bir tesisde gizlice yürütülen projenin ismidir. Kurulduğu günden bu yana protestolarla karşılaşan HAARP'ın "sismik depremler" oluşturabildiği ve yer altındaki enerjiyi harekete geçirerek doğal felaketler yaratabildiği iddia edilmektedir! Türkiye'de 17 Ağustos depreminden sonra ismi gündeme gelen ve kimi çevrelerde depremin sorumlusu olarak gösterilen HAARP teknolojisi, Bosna ve Sirbistan'da meydana gelen sel felaketinin ardından tekrar gündeme geldi.
    Konuyla ilgili Aksiyon Dergisi'nde yayınlanan kapsamlı HAARP Dosyası'nı okuyucularımızla paylaşıyoruz: San Andereas fay hattında meydana gelebilecek büyük bir depremin Amerikan ekonomisine çok büyük zarar vereceğini bilen ABD, yer kabuğundaki değişimleri izleyerek, daha deprem oluşmadan tektonik katmanlar arasında artan basıncı değişik noktalardan patlatıp boşaltarak, büyük depremi küçük depremler haline dönüştürmenin yolunu bulmuştu.
    Yıllarca önce Sırp asıllı Amerikalı bilim adamı Nikola Tesla tarafından geliştirilen bu ''düşük frekanslı elektromagnetik ışınımla yüksek enerji nakli'' tekniğini hem Ruslar ve de Amerikalılar uzun zamandır bir silah olarak kullanmanın yolunu arıyorlardı. Bu yöntemle çok uzaktan, hatta uzaydan geniş alanlarda tahribat yapabileceklerdi. Ancak Pentagon yıllardır çok güçlü bir silah geliştirmek amacıyla üzerinde çalıştığı bu projeyi, bir yandan da barışçı ''deprem indirgeme'' sistemine uygulamak suretiyle tepkileri azaltmayı ve fonlama devamlılığını sağlamayı amaçlıyordu. Bu nedenle proje önce Avusturalya'nın çıplak ve seyrek nüfuslu bölgelerinde denendi ve geliştirildi. Daha sonra bunun deprem bölgelerinde denenmesine geldi sıra. Değişik zamanlarda Kafkaslar'da, Okyanus tabanında ve Güney Amerika'da Ant'larda tektonik uyarılar verilmek suretiyle endüktif deprem 'yaratma' konusunda büyük adımlar atıldı. İşte bu araştırmalar da Amerika'da HAARP tarafından yürütülüyordu.
    FIRINLANMIŞ ALASKA
    Pentagon, Alasaka'da, Anchorage'in 200 mil (332 km) doğusundaki Arktik kompleksinde, bin gigawatt'tan fazla enerjiyi atmosferin üst katmanlarına yaymak için dizayn edilmiş güçlü bir verici inşa etti. HAARP Projesi olarak bilinen bu araştırma dünyanın en büyük ''iyonosfer ısıtıcısını içeriyordu. Bu prototip aygıt, dünyanın yüzlerce mil yukarısındaki gökyüzüne yüksek frekanslı radyo dalgaları göndermek için dizayn edilmişti. Peki ama neden iyonosferin elektrik yüklü partikülleri böyle bir ışınıma tabii tutuluyordu? Amerikan Donanması ve Hava Kuvvetlerine göre, bu projenin sponsorları ''Alaska iyonosferin kompleks doğa çeşitlenmesini incelemek için" bu çalışmaya katıldılar. Pentagon ayrıca bu teknolojiyle yeni haberleşme biçimleri geliştirme, orduya ait nükleer denizaltılara sinyal gönderme ve yerin derinliklerini araştırabilen teknolojileri gizlice inceleme imkanına sahip olacaktı.
    Bir yıldan uzun bir süre önce HAARP üzerine 60 büyük teori yayınlandı. O zamandan beri araştırma yapanlar bu eşsiz projeyi UFO olaylarından Birleşik Amerika'daki dev güç merkezlerine ve en son olarak yakın zamandaki TWA 800 uçağının düşüşüne kadar herşeyle suçladılar. Bazıları bunu ''Pentagon'un kıyamet günü ölüm ışını'' olarak adlandırdılar. Bu teorilerin bir çoğu dikkat çekici ve mantıklıydı. Bu eleştirilerin arasında Star Wars füze savunma planlarından, hava şartları değiştirme komplolarına, yapay depremler yaratma ve hatta belki de insan zihnini kontrol eden deneylere kadar bir çok uygulama bulunuyordu.
    HAARP kompleksi 23 ar'lık arazi üzerine Gakona kasabası yakınlarında izole edilmiş bir bölge üzerine kurulmuştu. 1997 yılında projenin son safhası tamamlandığında, ordu, 3 gigawatt güçten fazla ,2,5-10 megahertz frekans aralığında ışınlama yapabilen ''yüksek frekanslı bazlı bir radyo vericisi" 'kurmuş ve 72 fit (22 metre) yüksekliğinde 180 kule inşa etmişti. Donanma ve Hava Kuvvetlerine göre HAARP, birkaç mil çapındaki yerlere , ''az miktarda bilinen enerjiyi iyonosfer katmanının tespit edilen bir yerine göndermek için kullanılacaktı''. Tahmin edildiği gibi, Donanma ve Hava Kuvvetleri'nin Halkla ilişkiler Departmanı projenin hem çevresel etkilerini hem de bu teknolojinin kötü yönde kullanımıyla ilgili soru işaretlerini ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetleri yürütecekti.
    Bununla birlikte HAARP Projesini yöneten savunma şirketleri tarafından aslında Pentagon'un daha güçlü dizaynlara sahip olması gerektiğini öneriyordu. Bu patentlerden biri 1980'lerde donanma tarafından bir kaç yıl boyunca tasnif edilmiştir. HAARP muhalifleri tarafından ''dumanlı ışın tabancası''olarak düşünülen ABD 4,686,605 no.lu patent dosyada ki anahtar bir belgeydi. ARCO Power Technologies Inc.'nin(APTI) sahip olduğu kardeş şirket görevini üstlendi. Bu patent Teksas'lı fizikçi Prof.Bernard J. Eastlund tarafından icat edilen HAARP ısıtıcısına çok benzer bir iyonosferik ısıtıcıyı içeriyordu. Sonradan HAARP muhalifleri tarafından internette yayınlanan patente Eastlund, bunu hem saldırı hem de savunma için iyi bir silah olarak tanıtılıyordu.
    Patente göre Eastlund'un bu icadı iyonosferdeki yüklü partikülleri ısıtarak,uyduların mikrodalga vericilerini bozacak ve 'dünyanın büyük bir bölümünün üzerinde haberleşme iletişiminin bozulmasına neden olacaktı. Ancak Eastlund'un dünyanın atmosferindeki bir bölgenin değişimini sağlayacak metod ve aygıtı aynı zamanda istediği an sofistike uçakların ve füzelerin sahip olduğu yön sistemlerinde karışıklığa sebep oluyor, sadece üçüncü parti haberleşme sistemlerini karıştırmakla kalmıyor bununla birlikte haberleşme ağını aynı zamanda taşıyacak bir veya daha fazla benzeri ışının avantajını sağlıyordu.
    Diğer anlamda, diğerlerinin haberleşme ağını sekteye uğratmak için kullanılan bu sistem aynı zamanda bu icadı bilen biri tarafından haberleşme ağı olarak kullanılabilirdi. Örneğin ''akılcı amaçlar için diğerlerinin haberleşme sinyallerini yakalar '',''atmosferin geniş bölgelerini beklenmedik yüksek irtifalara kaldırarak ''füze veya uçakların yön sistemlerini sekteye uğratır'' böylece beklenmedik veya planlanmayan düşman kuvvetlerine ait füzeler bu şekilde yok edilebilir veya yönleri yok edilebilir veya yönleri değiştirilebilirdi.
    APTI Eastlund patenti, Reagan yönetiminin son günlerinde, yüksek teknolojiyle donatılmış füze savunma sistemlerinin planlarının hala yoğun bir şekilde tartışıldığı bir dönemde dosyalanmıştı. Fakat Eastlund 'un mavi gökyüzü vizyonu klasik Star Wars reçetelerinden daha ileri giderek patentli iyonosferik ısıtıcı için daha alışılmadık kullanım yöntemleri önerdi. Patent ''odaklama aygıtı olarak görev yapacak bir veya birden çok partikül öbeği oluşturup atmosferin üst tabakalarındaki rüzgar düzeniyle oynayarak hava değişikliği yapmanın mümkün olduğunu ''belirtiyordu. Sonuç olarak, suni olarak ısıtılmış olan ''geniş miktarda güneş ışığını rahatlıkla dünyanın seçilmiş bölümlerine" odaklamak mümkün olabilecekti.
    Kuşkusuz HAARP yetkilileri Eastlund'un patentleri veya planlarıyla ilgili olan herhangi bir bağlantıyı yalanladılar. Fakat bazı anahtar detaylar bunu aksini gösteriyordu. Eastlund'un patentinin sahibi olan APTI, HAARP projesini yönetmeye devam ediyordu.1994 yazında ARCO, APTI'yi savunma şirketi olarak bilinen E-System's sattı. E-System'in sahibi şu anda dünyanın en büyük savunma şirketlerinden ve SCUD-busting Patriot füzelerinin yapımcısı Raytheon'dır. İşte tüm bu gelişmeler HAARP tesislerinde basit bir atmosfer biliminden daha fazlasının olduğunu gösteriyordu.
    Bunların da ötesinde, APTI/Easlund 'un patenti Alaska'yı yüksek-frekanslı iyonosferik ısıtıcı için ideal bölge olarak gösteriyordu çünkü 'bu icat için istenilen yüksekliğe uzanan manyetik alan çizgileri dünyayı Alaska'da kesiyordu.' APTI ayrıca Alaska'yı projeyi güçlendirmek için bol bol yetecek kadar enerji kaynağına yakın olduğu için ideal bir yer olarak görüyordu. Kuzey Kutup Bölgelerindeki doğalgaz rezervelerinin geniş bölümü ARCO tarafından satın alınmıştı.
    Eastlund ayrıca resmi ordu hattını da yalanlıyordu. Ulusal Halk Radyosunun gizli ordunun 1980'lerin sonunda ortaya atılan bu çalışmasını geliştirmeyi planladığını söyledi. Ve Microwave News'un Mayıs/Haziran 1994 sayısında Eastlund ''HAARP projesinin açıkça ilk adım olarak göründüğünü'' söylüyordu. Eastlund'un patenti gerçekten de ''örnek olarak gösterilen referanslar ''da konu ile ilgili yapılan komploların tam ortasına düştü. Easlund tarafından belgelenen iki kaynak, komplo tarihi günlüklerinin devi Nikola Tesla'nın kısa biyografisini anlatan,1915 ve 1940 yıllarında New York Times'ta yayınlanan makalelerdi.
    Zeki bir mucit ve Edison'un çağdışı olan Tesla, hayat boyunca yüzlerce patent geliştirmişti. Elbette temel bilim hiçbir zaman Tesla'nın makalelerini kabul etmedi ve onun daha sonraki bildirdikleri onu tarihi bir noktada yer almaya itti. Radyo programlarında veya internet tartışmalarında, hükümetin depremlere neden olmak veya hava şartlarını değiştirmek gibi sözde deneyler yaptığı ve bunları yaparken de, gizli tutulan ''Tesla Teknolojisini'' referans alıp, uygulamış olma ihtimali tartışılıyordu.
    Eastlund'un iyonosferik ısıtıcısı için Tesla kuşkusuz büyük bir ilham kaynağıydı. 22 Eylül 1940 tarihli ilk New York Times makalesi, o zamanlar 84 yaşında olan Tesla'nın, Amerikan hükümetine, uçak motorlarının 250 mil (402 km) uzaklıkta eritebileceğini ve böylece ülkenin çevresine görünmez Çin Seddi benzeri bir duvar örülebileceğini belirttiğini yazıyordu. Bu şekilde Tesla ''telegücünün'' sırrını açıklayacaktı.
    Tesla'dan alıntı yapan Times hikayeye şöyle devam ediyordu: "Mr.Tesla bu yeni tip gücün yüz milyon cm çapında bir ışın üzerinde işleyebilecek, 2 milyon dolardan fazla maliyeti olmayacak özel bir komplekste oluşturulabileceğini ve bunu inşa etmenin de ancak 3 ay gibi bir vakit alacağını söyledi." 8 Aralık 1915 yılında yayınlanan ikinci New York Times hikayesi Tesla'nın en meşhur patentlerinden birini açıklıyordu; ki bu elektrik enerjisini herhangi bir uzaklığa yansıtıp, onu hem savaşta hem barışta saygısız amaçlar için kullanılabilecek bir vericiydi.
    Tesla 'nın fikirleriyle Eastlund'un icadı arasında ki benzerlik dikkat çekiciydi. Ayrıca Tesla ve HAARP teknolojisinin birbirine bu kadar benzemesi de oldukça şaşırtıcıydı. Görünüşe bakılırsa APTI ve Pentagon, Eastlund'un ve buna paralel olarak da Tesla'nın fikirlerini oldukça ciddiye alıyorlardı. Nitekim Eastlund da buna katılıyor gibi görünüyordu. Bir gazeteciye şöyle söylüyordu: "HAARP benimkisi gibi bir plan uygulamak için mükemmel bir adım. Hükümet bunun böyle olmadığını söyleyecektir. Fakat eğer bir şey ördek gibi vakvaklıyorsa ve ördeğe benziyorsa, onun bir ördek olduğu büyük bir olasılıktır."
    1976 ÇİN DEPREMİ
    Gelin şimdide jeofiziksel manipülasyonlar sahasında nelerin yapıldığına ve halen yapılmakta olduğuna bir göz atalım. Çoğu insan elbette insanların bu tür şeyler yapabildiklerine ya da yapmak istediklerine hiç inanmayabilir. Dolayısıyla bir deprem olduğunda çok az kişinin aklına şöyle bir soru gelir. ''Bu doğal bir deprem miydi yoksa yapay mıydı?'' Açıkça söylemek gerekirse Gölcük depreminden sonra ben bu soruyu soranlardanım. Türk basınının en saygın isimleri farklı üsluplarla bu soruyu sormaktan kendilerini alamadılar. Taha Kıvanç, Can Ataklı ve Sedat Sertoğlu şüphelerini köşelerine aktaran önemli isimlerdi.
    Nicola Tesla'nın '1935'deki kontrollü Depremi, Teslaya göre ''telejeodinamikçilerin" bir eseriydi. Tesla "yerin içinden hemen hemen hiç enerji kaybetmeden geçebilen ritmik titreşimlere neden olabilir ve bu mekanik etkileri karadan uzun mesafelere taşıyarak, çeşitli essiz etkiler üretebilirdi" diyordu. Senator Claiborne Pell tarafından yönetilen senato alt komuta oturumda şöyle söyleniyordu: "Şu anda bir anlaşmaya ihtiyacımız var... Dünyanın askeri liderleri fırtınaları yönetip, iklimleri değiştirmeden ve düşmanlarına karşı depremler oluşturmadan önce..." Senator Pell böyle bir teknolojinin varlığı konusunda bilgi sahibi olmadığı için 1975 yılında düşmanlar için deprem oluşturma kelimelerini telaffuz etmemiştir.
    Ayrıca 10 Aralık 1976 yılında Birleşmiş Milletler Genel Toplantısında "Askeri Ve Diğer Çevresel Değişim Tekniklerinin Düşmana Yönelik Kullanımının Yasaklanması Anlaşması"ni onayladığı rapor edilmişti. Eğer deprem oluşturma kabiliyeti dahil olmak üzere çevresel değişiklik yapabilecek teknoloji olmasaydı, böyle bir rapor yayınlamak acaba mümkün olabilirmiydi Gölcük depremi gibi.
    5 Haziran 1977 tarihli New York Times'da 28 Temmuz 1976 yılında Çin, Tangshan'da yaşanan ve 650.000'in üzerinde kişinin ölümüyle sonuçlanan depremle ilgili bir yazı yeraldı. 3:42'deki ilk sarsıntıdan hemen önce gökyüzü gündüz gibi aydınlanmıştı. Tıpkı Gölcük'te olduğu gibi. Temelde beyaz ve kırmızı olan ışıkları 200 mil (322km) uzaklıktan görmek mümkündü. Birçok ağacın yaprakları yandı ve gelişmekte olan sebzeler sanki bir ateş topu tarafından kavrulmuştu.
    Bazı araştırmacılar bu elektriksel etkilerin elektromanyetik plazma ve top şeklindeki aydınlatmayla bağlantı olduğuna ve garip parıltıların da Tesla tipi teknoloji veya HAARP benzeri vericilerden kaynaklandığına inanıyordu. Bu renkli ışığın parıltısı Tesla'nın 1935'te belirttiği "her çeşit emsalsiz etki"den biri miydi? Yoksa bu deprem hiçbir kuşku duymayacak Çin haklı üzerinde uygulanan bir sistem testi miydi? Cevap kesinlikle doğal bir deprem gibi görünmediği şeklindeydi.
    Ocak 1978'de Dr.Andrija Puharich'ın, ''Global Manyetik Savaş" ve Layman'ın 1976 ve 1977 yılında "Dünya Gezegenine Yönelik Alışılmadık Yapay Etkiler" başlıklı detaylı bir araştırma raporu yayınlandı. Dr. Puharich raporunda şunları söylüyordu: "1976 yılındaki büyük depremlerin yanında bir tanesi vardır ki özel bir dikkat gösterilmelidir. 28 Temmuz 1976, Çin depremi". Specula dergisinin ocak 1978 baskısı, "Tesla Etkisi" adı verilen, bir çok bilim adamını inanılmaz bir şekilde etkileyen makale yayınlandı. Makaleye göre belirli frekansların elektromanyetik sinyalleri dünyanın gönderilebilirdi. Bu "sürekli dalgada şu an dünyanın yüzeyinden beslendiğinden çok daha fazla enerji bulunmaktadır.
    1981 yılında nükleer mühendis ve Amerika'daki önde gelen Tesla araştırmacısı Albay Thomas Bearden, Amerikan Psikotronik Derneğinde bir konferans verdi. Konuşmasının bir bölümünde aynı zamanda 1978 Specula dergisinde de tartışılan Tesla vericileri tarafından üretilen kalıcı dalgalardan bahsetti. Albay aslında HAARP'ın nasıl çalıştığını anlatıyordu:
    "Yaptığımız şey frekansı değiştirmektedir. Eğer frekansı bir yönde değiştirseniz , enerjiyi dünyanın bir bölümünde hedeflediğiniz yerin ilerisindeki atmosfere boşaltırsınız. Havayı iyonize etmeye başladıkça, hava akış seyrini, jet gidişlerini vb. şeyleri değiştirebilirsiniz. Bu mükemmel bir hava makinasıdır. Eğer ani bir şekilde boşaltırsanız, bunun için küçük iyonizasyon elde etmezsiniz. Bu kez kıvılcımlar ve ateş topları dünyanın yüzeyine boşalacaktır. Bu aletle ileri geri oynayarak dünya çapında dev hava değişikliklerine yolaçabilirsiniz."
    Mr. Bearden bunu nerdeyse eğlenceli bir hava oyuncağı gibi tanıtıyordu. Fakat bu aynı zamanda 28 Temmuz 1976 Tangshan, Çini de anımsatıyor. Kuşkusuz 17 Ağustos Gölcük depremi gibi de... 1 Ekim 1998 Perşemde tarihli Hürriyet gazetesinin "Kıyamete Kadar Yetecek Enerji" başlıklı haberi konunun bir başka yönüne işaret ediyor olabilir miydi: "17 Ağustos gecesi dünya enerji bombardımanına uğradı. Eğer bu radyasyon depolanabilseydi, dünya kendisine milyarlarca yıl yetecek enerjiye sahip olacaktı." @ Aksiyon Dergisi, Mart 2000

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.643

    Standart

    HAARP''ın Amaçları:
    Bunu ikiye ayırmak durumundayız; birincisi ABD hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamalar, diğeri ise bağımsız kaynakların, radyo amatörlerinin ve araştırmacıların yaptıkları.

    HAARP''ın resmi kaynaklardaki amaçları:
    1-Atmosferdeki termonükleer araçları kontrol edecek elektromanyetik vuruşları gerçekleştirmek.
    2-Denizaltılar ile haberleşmeyi kolaylaştırmak. Bu haberleşme ELF(Extremely Low Frequency) ve VLF(Very Low Frequency) dediğimiz 30Hz-30KHz civarında çalışmaktadır. ELF nin yan etkileri bilindiğinden mevcut ELF vericileri ile HAARP vericileri değiştirilmek istenmektedir.
    3-Radar sistemlerini geliştirmek.
    4-Çok geniş bir alanda ABD ordusunun haberleşmesini sağlamak.
    5-Cray ve EMass süperbilgisayarlarının yardımı ile yer altının tomografik haritasını çıkarabilmek.
    6-Petrol, doğalgaz ve mineral yataklarını tespit etmek.
    7-Cruise füzesine benzer alçak irtifadan uçan füze ve hava araçlarını havada imha etmek.

    HAARP''ın sadece bu amaçları gerçekleştirmesi durumunda bile “Star Wars" projesine gerek kalmayacağını görüyor ve çekiniyoruz. Fakat bunlar işin görünen yanı, buz dağının altında çok daha vahim bir tablo ile karşılaşıyoruz. Bu tablo projenin karşısında olanlar tarafından dile getirilmektedir. Özellikle de 230 sayfalık “Angels Don''t Play This HAARP-Melekler HAARP ile Oynamaz" adlı kitap bu görüşleri dile getiren en önemli kaynaktır.

    HAARP karşıtı birçok görüş yayınlanmış ve bu görüşler inanılmaz baskılara uğramış, net deki sayfalar kapatılmıştır.(Umarım bu sayfa da kapatılmaz) Fakat ABD hükümeti bu karşıt görüşleri tam anlamıyla yalanlayacak bir döküman veya bilgiyi basına vermemiştir. Bu da karşıt görüş oluşturanların şüphelerinde haklı olma gerçeğini arttırmaktadır. Şimdi HAARP karşıtı açıklamalara bakalım ve teorileri destekleyen olayları inceleyelim.
    1-İklimleri değiştirebilir.
    2-Kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir.
    3-Ozon tabakası ile oynayabilir.
    4-Deprem yaratabilir.
    5-Okyanus dalgalarını kontrol edebilir.
    6-Dünyanın enerji kuşakları ile oynayarak insan biyolojisini ve beynini etkileyebilir.
    7-Radyasyon yaymadan termonükleer patlama oluşturabilir.

    Yukarıda yazanları tekrar okuyup son 10 yılda yaşanan olayları göz önünüze getirmenizi istiyorum. Aklınıza gelen örneklerin sadece basit doğa olayları veya küresel ısınmayla açıklanamayacağını bir kez düşünün. Dünyamız yaşadığı sıkıntıları sadece doğal nedenlerle mi yaşıyor, yoksa insan parmağı işin içinde mi?

    İnternet araştırması olduğundan bilgilerin doğruluğu veya yanlışlığı söz konusu olabilir. Ama yıllardır bu ve buna benzer olaylar yaşanıyor. İlk tsunami''yi hangi yılda yaşadı bu dünya? Depremler ne zamandan sonra sıklaşır oldu? İnsanlar neden kargaşa içinde yaşamayı hayatın bir parçasıymış gibi benimsemeye başladılar? Buzullar ne zaman erimeye başladı? Ozon tabakası kaç yıldır delinmeye devam ediyor? Bu soruların cevabını ben bilemem fakat siz abilerim, ablalarım, büyüklerim çok iyi cevaplayabileceklerdir.
    Saygılarımla...

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.643

    Standart

    HAARP''ın Amaçları:
    Bunu ikiye ayırmak durumundayız; birincisi ABD hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamalar, diğeri ise bağımsız kaynakların, radyo amatörlerinin ve araştırmacıların yaptıkları.

    HAARP''ın resmi kaynaklardaki amaçları:
    1-Atmosferdeki termonükleer araçları kontrol edecek elektromanyetik vuruşları gerçekleştirmek.
    2-Denizaltılar ile haberleşmeyi kolaylaştırmak. Bu haberleşme ELF(Extremely Low Frequency) ve VLF(Very Low Frequency) dediğimiz 30Hz-30KHz civarında çalışmaktadır. ELF nin yan etkileri bilindiğinden mevcut ELF vericileri ile HAARP vericileri değiştirilmek istenmektedir.
    3-Radar sistemlerini geliştirmek.
    4-Çok geniş bir alanda ABD ordusunun haberleşmesini sağlamak.
    5-Cray ve EMass süperbilgisayarlarının yardımı ile yer altının tomografik haritasını çıkarabilmek.
    6-Petrol, doğalgaz ve mineral yataklarını tespit etmek.
    7-Cruise füzesine benzer alçak irtifadan uçan füze ve hava araçlarını havada imha etmek.

    HAARP''ın sadece bu amaçları gerçekleştirmesi durumunda bile “Star Wars" projesine gerek kalmayacağını görüyor ve çekiniyoruz. Fakat bunlar işin görünen yanı, buz dağının altında çok daha vahim bir tablo ile karşılaşıyoruz. Bu tablo projenin karşısında olanlar tarafından dile getirilmektedir. Özellikle de 230 sayfalık “Angels Don''t Play This HAARP-Melekler HAARP ile Oynamaz" adlı kitap bu görüşleri dile getiren en önemli kaynaktır.

    HAARP karşıtı birçok görüş yayınlanmış ve bu görüşler inanılmaz baskılara uğramış, net deki sayfalar kapatılmıştır.(Umarım bu sayfa da kapatılmaz) Fakat ABD hükümeti bu karşıt görüşleri tam anlamıyla yalanlayacak bir döküman veya bilgiyi basına vermemiştir. Bu da karşıt görüş oluşturanların şüphelerinde haklı olma gerçeğini arttırmaktadır. Şimdi HAARP karşıtı açıklamalara bakalım ve teorileri destekleyen olayları inceleyelim.
    1-İklimleri değiştirebilir.
    2-Kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir.
    3-Ozon tabakası ile oynayabilir.
    4-Deprem yaratabilir.
    5-Okyanus dalgalarını kontrol edebilir.
    6-Dünyanın enerji kuşakları ile oynayarak insan biyolojisini ve beynini etkileyebilir.
    7-Radyasyon yaymadan termonükleer patlama oluşturabilir.

    Yukarıda yazanları tekrar okuyup son 10 yılda yaşanan olayları göz önünüze getirmenizi istiyorum. Aklınıza gelen örneklerin sadece basit doğa olayları veya küresel ısınmayla açıklanamayacağını bir kez düşünün. Dünyamız yaşadığı sıkıntıları sadece doğal nedenlerle mi yaşıyor, yoksa insan parmağı işin içinde mi?

    İnternet araştırması olduğundan bilgilerin doğruluğu veya yanlışlığı söz konusu olabilir. Ama yıllardır bu ve buna benzer olaylar yaşanıyor. İlk tsunami''yi hangi yılda yaşadı bu dünya? Depremler ne zamandan sonra sıklaşır oldu? İnsanlar neden kargaşa içinde yaşamayı hayatın bir parçasıymış gibi benimsemeye başladılar? Buzullar ne zaman erimeye başladı? Ozon tabakası kaç yıldır delinmeye devam ediyor? Bu soruların cevabını ben bilemem fakat siz abilerim, ablalarım, büyüklerim çok iyi cevaplayabileceklerdir.
    Saygılarımla...

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.643

    Standart

    ABD'den Rusya'ya HAARP Saldırısı (Aşırı sıcakların sebebi Amerika mı?)
    Hava sıcaklığının 40 derecede seyrettiği Rusya’da bilimadamları, boğucu yazdan ABD’yi sorumlu tutmaya başladı. Buna göre, ABD, HAARP sistemiyle iyonosferde güçlü dalga göndererek Rusya’yı kavuruyor. Komplo teorisi gibi duran bu iddia, ülkenin büyük gazetelerinden Komsomolskaya Pravda Gazetesi’nde enine boyuna ele alındı.
    Rusya, gölgede 40 dereceye yaklaşan anormal çöl sıcaklarının ardında düşman eli aramaya başladı. Kavurucu sıcakların doğal olamayacak kadar uzun sürdüğünü dile getirmeye başlayan Rus fizikçiler, “ABD, bize gizli iklim silahı HAARP ile savaş açmış olabilir” görüşünü öne sürmeye başladı. Sahra çölünü aratmayan Rusya’daki sıcak dalgasını inceleyen Komsomolskaya Pravda gazetesi, bir dizi uzmandan görüş alarak böyle bir ihtimalin bulunduğu sonucuna vardı. En büyük şüphe ise Pentagon’un kontrolünde 1997 yılından beri Alaska’da çalıştırılan yüksek frekans dalga yayıcı HAARP istasyonu üzerinde toplandı.
    Tektonik silah
    Moskova Devlet Üniversitesi MGU Fizik Fakültesi hocalarından Georgiy Vasilyev, ABD’nin çalıştırmakta olduğu Alaska’daki HAARP istasyonunu resmen jeofizik ve tektonik bir silah olarak tanımladı. Vasiliyev, şunları söyledi: “Alaska’daki HAARP istasyonu tam güçle çalıştırıldığında, sadece bir saatte 3.5 megawatt elektrik enerjisi tüketiyor. 14 hektar alanı kaplayan 22 metrelik 180 dev anten üzerinde göklere yükselen enerji plazma kümesi oluşturuyor. HAARP çalıştırıldığı günden bu yana, dünyanın değişik bölgelerinde iklim anomalileri gözlenmeye başlandı. Kar yağması gereken yerleri güneş kavururken, Afrika’da kar yağışları gözlenmekte. Bu tuhaf olgular genelde küresel ısınmaya fatura ediliyor. Ama bize göre anomalilerin asıl sorumlusu Pentagon’un HAARP sistemidir.”
    Saldırı iddiası
    Rusya Silahlı Kuvvetleri’nde iklim uzmanı olarak çalışan Nikolay Karavayev ise Rusya’ya bu yaz iklim silahıyla saldırı düzenlendiğine yüzde 100 emin olduğunu söyledi. Karavayev, şu görüşü savundu: “ABD Hava Kuvvetleri raporunda net bir dille ‘2025 yılına kadar iklimi müttefikimiz yapmalıyız ifadesi’ yer alıyor. Hatta Pentagon, günümüzde sadece sivil kuruluşların araştırma yapmaya yetkili olduğu uluslararası iklim anlaşmasından çıkmayı da düşünüyor. Bana göre ABD, iklim silahı konusunda öylesine ileri gitti ki yakında bunu gizlemeden dünyaya sergilemeye başlayacak.”
    Rusya kavrulurken Avrupa niye serin
    Rus uzman Karavayev’e göre, Moskova’nın 40 dereceyle kavrulduğu sırada Avrupa ülkelerinde yaz nispeten daha serin geçiyor. Berlin 18, Varşova 25, Viyana 20, Paris 20 derece. Batıda Ukrayna sınırında etkisini kaybeden yüksek basınç cephesi, Karadeniz kıyılarından kuzeyde Murmansk kutup bölgesine kadar uzanıyor. Ülke sınırlarını takip eden yüksek basınç cephesi onu besleyecek ortam bulunmamasına rağmen dağılmıyor.
    HAARP nedir?
    RADYO elektronik vericisi kısa adıyla “HAARP” araştırma istasyonu, 1997 yılında devreye girdi. Sırp bilimadamı Nikola Tesla’nın teorilerinin hayata geçirildiği istasyon 3.5 megavat gücünde ve 10 MgHz boyundaki dalgaları iyonesfere gönderiyor. Belirli bir alan üzerinde güneşten bin misli daha kuvvetli enerji gönderebilme özelliği taşıyor. Uzmanlara göre, bu yapay ışınların yeryüzünden 600 km. yüksekte yansıtılarak dünyanın herhangi bir bölgesine yönlendirilmesi durumunda HAARP, bölgede mikrodalga fırın etkisi yaratıyor.

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.643

    Standart

    ABD'den Rusya'ya HAARP Saldırısı (Aşırı sıcakların sebebi Amerika mı?)
    Hava sıcaklığının 40 derecede seyrettiği Rusya’da bilimadamları, boğucu yazdan ABD’yi sorumlu tutmaya başladı. Buna göre, ABD, HAARP sistemiyle iyonosferde güçlü dalga göndererek Rusya’yı kavuruyor. Komplo teorisi gibi duran bu iddia, ülkenin büyük gazetelerinden Komsomolskaya Pravda Gazetesi’nde enine boyuna ele alındı.
    Rusya, gölgede 40 dereceye yaklaşan anormal çöl sıcaklarının ardında düşman eli aramaya başladı. Kavurucu sıcakların doğal olamayacak kadar uzun sürdüğünü dile getirmeye başlayan Rus fizikçiler, “ABD, bize gizli iklim silahı HAARP ile savaş açmış olabilir” görüşünü öne sürmeye başladı. Sahra çölünü aratmayan Rusya’daki sıcak dalgasını inceleyen Komsomolskaya Pravda gazetesi, bir dizi uzmandan görüş alarak böyle bir ihtimalin bulunduğu sonucuna vardı. En büyük şüphe ise Pentagon’un kontrolünde 1997 yılından beri Alaska’da çalıştırılan yüksek frekans dalga yayıcı HAARP istasyonu üzerinde toplandı.
    Tektonik silah
    Moskova Devlet Üniversitesi MGU Fizik Fakültesi hocalarından Georgiy Vasilyev, ABD’nin çalıştırmakta olduğu Alaska’daki HAARP istasyonunu resmen jeofizik ve tektonik bir silah olarak tanımladı. Vasiliyev, şunları söyledi: “Alaska’daki HAARP istasyonu tam güçle çalıştırıldığında, sadece bir saatte 3.5 megawatt elektrik enerjisi tüketiyor. 14 hektar alanı kaplayan 22 metrelik 180 dev anten üzerinde göklere yükselen enerji plazma kümesi oluşturuyor. HAARP çalıştırıldığı günden bu yana, dünyanın değişik bölgelerinde iklim anomalileri gözlenmeye başlandı. Kar yağması gereken yerleri güneş kavururken, Afrika’da kar yağışları gözlenmekte. Bu tuhaf olgular genelde küresel ısınmaya fatura ediliyor. Ama bize göre anomalilerin asıl sorumlusu Pentagon’un HAARP sistemidir.”
    Saldırı iddiası
    Rusya Silahlı Kuvvetleri’nde iklim uzmanı olarak çalışan Nikolay Karavayev ise Rusya’ya bu yaz iklim silahıyla saldırı düzenlendiğine yüzde 100 emin olduğunu söyledi. Karavayev, şu görüşü savundu: “ABD Hava Kuvvetleri raporunda net bir dille ‘2025 yılına kadar iklimi müttefikimiz yapmalıyız ifadesi’ yer alıyor. Hatta Pentagon, günümüzde sadece sivil kuruluşların araştırma yapmaya yetkili olduğu uluslararası iklim anlaşmasından çıkmayı da düşünüyor. Bana göre ABD, iklim silahı konusunda öylesine ileri gitti ki yakında bunu gizlemeden dünyaya sergilemeye başlayacak.”
    Rusya kavrulurken Avrupa niye serin
    Rus uzman Karavayev’e göre, Moskova’nın 40 dereceyle kavrulduğu sırada Avrupa ülkelerinde yaz nispeten daha serin geçiyor. Berlin 18, Varşova 25, Viyana 20, Paris 20 derece. Batıda Ukrayna sınırında etkisini kaybeden yüksek basınç cephesi, Karadeniz kıyılarından kuzeyde Murmansk kutup bölgesine kadar uzanıyor. Ülke sınırlarını takip eden yüksek basınç cephesi onu besleyecek ortam bulunmamasına rağmen dağılmıyor.
    HAARP nedir?
    RADYO elektronik vericisi kısa adıyla “HAARP” araştırma istasyonu, 1997 yılında devreye girdi. Sırp bilimadamı Nikola Tesla’nın teorilerinin hayata geçirildiği istasyon 3.5 megavat gücünde ve 10 MgHz boyundaki dalgaları iyonesfere gönderiyor. Belirli bir alan üzerinde güneşten bin misli daha kuvvetli enerji gönderebilme özelliği taşıyor. Uzmanlara göre, bu yapay ışınların yeryüzünden 600 km. yüksekte yansıtılarak dünyanın herhangi bir bölgesine yönlendirilmesi durumunda HAARP, bölgede mikrodalga fırın etkisi yaratıyor.

  7. #7
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.643

    Standart

    ABD iklimi kontrol etmek istiyor

    26 Temmuz 2013 Cuma 18:47
    Bu haber 394 kez okundu

    ABD istihbarat servisleri, iklimi kontrol etme olasılığıyla ilgileniyor. Bu konuda araştırma, Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) tarafından ABD Ulusal Akademisi’ne sipariş edildi. Bu bilgi, Amerikalıların saldırı iklim silahı geliştirmek niyetinde olduğu endişelerini uyandırdı.





    Bilimciler, iki yıl içinde, insanın hava durumunu etkileme olanaklarını incelemeli. Tek başına bu çalışma oldukça zararsız görünüyor. Ancak CIA tarafından finanse edilmesi, aslında Amerikalıların bir iklim silah geliştirmek istediği tahminlere yol açtı. Bu tahminin ne kadar haklı olduğunu anlamak çok zor. Ancak bir sıra ülkenin çoktandır iklim silahı geliştirmek istediği bir gerçek. Politik ve Askeri Analiz Enstitüsü müdürü Aleksandr Şaravin bu konuda şunu söyledi:

    “Önde gelen tüm ülkeler, 50 yıldan fazla bir süre önce iklim silahı geliştirme çabalarına girişti. Kimisi çok kimisi daha az bu yolda ilerleme kaydetti. İklimin etkilendiği olayları biliyoruz. Sorun, iklimi etkimenin mümkün olup olmadığı değil, böyle bir etkinin hangi sonuçlar doğuracağı. Bu alanda en zor olan sonuçları tahmin etmek. Bu nedenle, bu alanda yapılan her şeyi silah olarak bence adlandırılamaz. Bu nedenle Amerikan hükümetinin bu çalışmalara ayırdığı para miktarı da hiç de büyük değil. Yüz binlerce dolar söz konusu. Yeni silah geliştirmek için oldukça komik bir rakam.”

    Bu arada ABD’nin askeri başarı için hava durumunu etkilediği olayları biliniyor. Vietnam Savaşı sırasında Amerikalılar, “Ispanak” (Popeye) operasyon düzenledi. Yağmur sezonunda uçaklardan gümüş iyodür püskürttüler. Sonuçta yağmur miktarı üçe katladı, yağmur süresi ise 1,5 kat uzadı. Partizanların silah ve mühimmat aldığı yollar bataklıklara dönüştü.

    Gerçi bu tür operasyonların çok masraflı, etkilerinin ise kısa olduğu ortaya çıktı. Buna rağmen Amerikalıların karşıtlarına karşı bir silah olarak iklimi kullanabileceği inancı yaşamaya devam ediyor. Geçen yılın eylül ayında İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejat, düşman çabası sonucu ülkede kuraklık yaşandığını açıklamıştı. Merhum Venezüella lideri Hugo Chaves de 2010’da Çin ve Haiti’deki depremlerden ABD’yi sorumlu tutmuştu.

    Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) İklim Programları Merkezi müdürü Aleksey Kokorin, vaktiyle Rusya’da yaşanan aşırı sıcaklıklardan Amerikan HAARP istasyonunun suçlandığını hatırlattı:



    “Alaska’daki HAARP uzak bağlantı istasyonu mikrodalga fırınına benzetilebilir. 2010 yaz aylarında Moskova’da yaşanan aşırı sıcaklığın bu istasyondan kaynaklanabileceği söylentileri yayılmıştı. Prensipte böyle bir istasyon büyük mesafede bile bulutlarda delik açacak yetenekte. Ancak Moskova’daki sıcaklıklar sırasında böyle bir şey kaydedilmedi.”



    HAARP istasyonu sıra dışı değil. Benzer istasyonlar, diğer ülkelerde de çalışıyor. Rusya’da da Nijniy Novgorod bölgesinde var. Fark şu ki, HAARP’ın aldığı bilgilerin çoğu gizli olarak sınıflandırılmış, projenin kendisi ise ABD deniz kuvvetleri ve donanmasının elinde. Büyük ihtimalle bu durum, HAARP istasyonunun şeytan imgesi kazanmasına hizmet etti. Ancak istasyon bir zaman önce kapatıldı. Çalışmaları için bütçede gereken para bulunamadı.







  8. #8
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.643

    Standart

    ABD iklimi kontrol etmek istiyor

    26 Temmuz 2013 Cuma 18:47
    Bu haber 394 kez okundu

    ABD istihbarat servisleri, iklimi kontrol etme olasılığıyla ilgileniyor. Bu konuda araştırma, Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) tarafından ABD Ulusal Akademisi’ne sipariş edildi. Bu bilgi, Amerikalıların saldırı iklim silahı geliştirmek niyetinde olduğu endişelerini uyandırdı.





    Bilimciler, iki yıl içinde, insanın hava durumunu etkileme olanaklarını incelemeli. Tek başına bu çalışma oldukça zararsız görünüyor. Ancak CIA tarafından finanse edilmesi, aslında Amerikalıların bir iklim silah geliştirmek istediği tahminlere yol açtı. Bu tahminin ne kadar haklı olduğunu anlamak çok zor. Ancak bir sıra ülkenin çoktandır iklim silahı geliştirmek istediği bir gerçek. Politik ve Askeri Analiz Enstitüsü müdürü Aleksandr Şaravin bu konuda şunu söyledi:

    “Önde gelen tüm ülkeler, 50 yıldan fazla bir süre önce iklim silahı geliştirme çabalarına girişti. Kimisi çok kimisi daha az bu yolda ilerleme kaydetti. İklimin etkilendiği olayları biliyoruz. Sorun, iklimi etkimenin mümkün olup olmadığı değil, böyle bir etkinin hangi sonuçlar doğuracağı. Bu alanda en zor olan sonuçları tahmin etmek. Bu nedenle, bu alanda yapılan her şeyi silah olarak bence adlandırılamaz. Bu nedenle Amerikan hükümetinin bu çalışmalara ayırdığı para miktarı da hiç de büyük değil. Yüz binlerce dolar söz konusu. Yeni silah geliştirmek için oldukça komik bir rakam.”

    Bu arada ABD’nin askeri başarı için hava durumunu etkilediği olayları biliniyor. Vietnam Savaşı sırasında Amerikalılar, “Ispanak” (Popeye) operasyon düzenledi. Yağmur sezonunda uçaklardan gümüş iyodür püskürttüler. Sonuçta yağmur miktarı üçe katladı, yağmur süresi ise 1,5 kat uzadı. Partizanların silah ve mühimmat aldığı yollar bataklıklara dönüştü.

    Gerçi bu tür operasyonların çok masraflı, etkilerinin ise kısa olduğu ortaya çıktı. Buna rağmen Amerikalıların karşıtlarına karşı bir silah olarak iklimi kullanabileceği inancı yaşamaya devam ediyor. Geçen yılın eylül ayında İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejat, düşman çabası sonucu ülkede kuraklık yaşandığını açıklamıştı. Merhum Venezüella lideri Hugo Chaves de 2010’da Çin ve Haiti’deki depremlerden ABD’yi sorumlu tutmuştu.

    Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) İklim Programları Merkezi müdürü Aleksey Kokorin, vaktiyle Rusya’da yaşanan aşırı sıcaklıklardan Amerikan HAARP istasyonunun suçlandığını hatırlattı:



    “Alaska’daki HAARP uzak bağlantı istasyonu mikrodalga fırınına benzetilebilir. 2010 yaz aylarında Moskova’da yaşanan aşırı sıcaklığın bu istasyondan kaynaklanabileceği söylentileri yayılmıştı. Prensipte böyle bir istasyon büyük mesafede bile bulutlarda delik açacak yetenekte. Ancak Moskova’daki sıcaklıklar sırasında böyle bir şey kaydedilmedi.”



    HAARP istasyonu sıra dışı değil. Benzer istasyonlar, diğer ülkelerde de çalışıyor. Rusya’da da Nijniy Novgorod bölgesinde var. Fark şu ki, HAARP’ın aldığı bilgilerin çoğu gizli olarak sınıflandırılmış, projenin kendisi ise ABD deniz kuvvetleri ve donanmasının elinde. Büyük ihtimalle bu durum, HAARP istasyonunun şeytan imgesi kazanmasına hizmet etti. Ancak istasyon bir zaman önce kapatıldı. Çalışmaları için bütçede gereken para bulunamadı.







  9. #9
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.643

    Standart

    HAARP Nedir?


    HAARP, yüksek frekansta yüksek enerji çıkışları ile iyonosferin ısıtılması ve burada bir takım değişimler yapılarak etkilerinin incelenmesi için başlatılmış bir projedir. Kullanılan frekans aralığı 2.8 - 10 MHz arasıdır.

    Çıkış gücü ise resmi kaynaklarda 3.6 Gigawatt olarak belirtilmesine karşılık 10 Gigawatt’a çıkarılabileceği açıklanmaktadır. Bu enerji dünyadaki en büyük radyo vericisi ünvanını kazandırmaktadır. Merkezin 1 saat boyunca çalıştırılması durumunda Hiroşima'ya atılan atom bombası kadar enerji ortaya çıkaracağı hesaplanmıştır. Bu da enerjinin aslında ne kadar tehlikeli olduğunun bir göstergesidir.

    HAARP’ın Yeri ve Projeyi Gerçekleştirenler


    HAARP, çok ilginç bir yerde konuşlanmıştır: Alaska-Gakona. Gakona’da askeri üssün yakınlarında ve kimsenin girmediği özel bir alanda tesis kurulmuştur. Neden burası seçilmiştir? İki temel amacı vardır:

    Birincisi Alaska dünyadaki elektromanyetik kuşakların özel bir kesişim bölgesinde bulunmaktadır. Dünyanın elektromanyetik alanlarına müdahale edebilmek için en iyi yerdir. İkincisi ise insanlardan uzak, korunması kolay ve gözlerden mümkün olduğunca uzak bir yer olmasıdır. Gakona daki bu merkezde 21m yüksekliğinde 180 adet kule üzerinde cross dipol anten inşa edilmiştir.

    HAARP’ın Amaçları


    Bunu ikiye ayırmak durumundayız; birincisi ABD hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamalar, diğeri ise bağımsız kaynakların, radyo amatörlerinin ve araştırmacıların yaptıkları.

    1) HAARP’ın resmi kaynaklardaki amaçları


    1- Atmosferdeki termonükleer araçları kontrol edecek elektromanyetik vuruşları gerçekleştirmek.

    2- Denizaltılar ile haberleşmeyi kolaylaştırmak. Bu haberleşme ELF (Extremely Low Frequency) ve VLF (Very Low Frequency) dediğimiz 30 Hz - 30 kHz civarında çalışmaktadır. ELF'nin yan etkileri bilindiğinden mevcut ELF vericileri ile HAARP vericileri değiştirilmek istenmektedir.


    3- Radar sistemlerini geliştirmek.

    4- Çok geniş bir alanda ABD ordusunun haberleşmesini sağlamak.

    5- Cray ve EMass süperbilgisayarlarının yardımı ile yer altının tomografik haritasını çıkarabilmek.

    6- Petrol, doğalgaz ve mineral yataklarını tespit etmek.

    7- Cruise füzesine benzer alçak irtifadan uçan füze ve hava araçlarını havada imha etmek.
    Sadece bunları yapması bile projenin ne kadar ileri bir seviyede olduğunu gösterir ki HAARP projesi karşıtı bilim adamları bu açıklamaları buzdağının görünen yüzü olarak değerlendirip gerçeğin aslında çok farklı olduğunu dile getirdi.

    Proje karşıtı bilim adamları, dünyada HAARP ile birlikte bilinen 5 iyonosfer ısıtıcısı bulunduğunu rapor etmişlerdir. Dünyanın her yerinde 20 iyonosfer ısıtıcısı daha var olma ihtimali var. Bunlardan herhangi birinin atmosfer silahı olarak kullanıldığına dair bir kanıt bulunmamakta ancak iyonosferin yapısını değiştirme kapasitesine sahip bulunuyorlar.

    HAARP'ın LEF dalga frekansları iyonosfere gönderildiğinde dalgalar dünyaya doğru yansıtılarak toprağın ve okyanusun içinden geçiyor. Bilim adamları 3,6000000 wattlık ELF dalgaları kasıtlı yada kazara bir fay hattına yönlendirilirse korkunç bir deprem oluşması kaçınılmaz olduğunu belirttiler.




    ► İlginizi Çekebilir: Türkiye'de Enerji Verimliliği Problemi


    2) HAARP karşıtı açıklamalar ve onları destekleyen olaylar:

    1- İklimleri değiştirebilir.

    2- Kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir.

    3- Ozon tabakası ile oynayabilir.

    4- Deprem yaratabilir.

    5- Okyanus dalgalarını kontrol edebilir.

    6- Dünyanın enerji kuşakları ile oynayarak insan biyolojisini ve beynini etkileyebilir.

    7- Radyasyon yaymadan termonükleer patlama oluşturabilir

    HAARP projesinin 1994 yılında başladığını ve 2007 yılında tamamlandığını düşünürsek yukarıdaki olayların da son 10 yılda gerçekleşmiş olması ve ABD hükümetinin bu karşıt görüşlüleri tam anlamıyla yalanlayacak bir bilgiyi yayınlamamış olması karşıt görüşlülerin şüphelerinde haklı olduğunu gösteriyor. İyonosfere yolladıkları dalgalar, kutup ışımalarına benzer bir ışıma yaratıyor. Bu dalgaları yönlendirdikleri yerde, yukarıda belirttiğim maddelerden herhangi birini gerçekleştirebiliyorlar.

    Gülnaz ATEŞ

  10. #10
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.643

    Standart

    HAARP Nedir?


    HAARP, yüksek frekansta yüksek enerji çıkışları ile iyonosferin ısıtılması ve burada bir takım değişimler yapılarak etkilerinin incelenmesi için başlatılmış bir projedir. Kullanılan frekans aralığı 2.8 - 10 MHz arasıdır.

    Çıkış gücü ise resmi kaynaklarda 3.6 Gigawatt olarak belirtilmesine karşılık 10 Gigawatt’a çıkarılabileceği açıklanmaktadır. Bu enerji dünyadaki en büyük radyo vericisi ünvanını kazandırmaktadır. Merkezin 1 saat boyunca çalıştırılması durumunda Hiroşima'ya atılan atom bombası kadar enerji ortaya çıkaracağı hesaplanmıştır. Bu da enerjinin aslında ne kadar tehlikeli olduğunun bir göstergesidir.

    HAARP’ın Yeri ve Projeyi Gerçekleştirenler


    HAARP, çok ilginç bir yerde konuşlanmıştır: Alaska-Gakona. Gakona’da askeri üssün yakınlarında ve kimsenin girmediği özel bir alanda tesis kurulmuştur. Neden burası seçilmiştir? İki temel amacı vardır:

    Birincisi Alaska dünyadaki elektromanyetik kuşakların özel bir kesişim bölgesinde bulunmaktadır. Dünyanın elektromanyetik alanlarına müdahale edebilmek için en iyi yerdir. İkincisi ise insanlardan uzak, korunması kolay ve gözlerden mümkün olduğunca uzak bir yer olmasıdır. Gakona daki bu merkezde 21m yüksekliğinde 180 adet kule üzerinde cross dipol anten inşa edilmiştir.

    HAARP’ın Amaçları


    Bunu ikiye ayırmak durumundayız; birincisi ABD hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamalar, diğeri ise bağımsız kaynakların, radyo amatörlerinin ve araştırmacıların yaptıkları.

    1) HAARP’ın resmi kaynaklardaki amaçları


    1- Atmosferdeki termonükleer araçları kontrol edecek elektromanyetik vuruşları gerçekleştirmek.

    2- Denizaltılar ile haberleşmeyi kolaylaştırmak. Bu haberleşme ELF (Extremely Low Frequency) ve VLF (Very Low Frequency) dediğimiz 30 Hz - 30 kHz civarında çalışmaktadır. ELF'nin yan etkileri bilindiğinden mevcut ELF vericileri ile HAARP vericileri değiştirilmek istenmektedir.


    3- Radar sistemlerini geliştirmek.

    4- Çok geniş bir alanda ABD ordusunun haberleşmesini sağlamak.

    5- Cray ve EMass süperbilgisayarlarının yardımı ile yer altının tomografik haritasını çıkarabilmek.

    6- Petrol, doğalgaz ve mineral yataklarını tespit etmek.

    7- Cruise füzesine benzer alçak irtifadan uçan füze ve hava araçlarını havada imha etmek.
    Sadece bunları yapması bile projenin ne kadar ileri bir seviyede olduğunu gösterir ki HAARP projesi karşıtı bilim adamları bu açıklamaları buzdağının görünen yüzü olarak değerlendirip gerçeğin aslında çok farklı olduğunu dile getirdi.

    Proje karşıtı bilim adamları, dünyada HAARP ile birlikte bilinen 5 iyonosfer ısıtıcısı bulunduğunu rapor etmişlerdir. Dünyanın her yerinde 20 iyonosfer ısıtıcısı daha var olma ihtimali var. Bunlardan herhangi birinin atmosfer silahı olarak kullanıldığına dair bir kanıt bulunmamakta ancak iyonosferin yapısını değiştirme kapasitesine sahip bulunuyorlar.

    HAARP'ın LEF dalga frekansları iyonosfere gönderildiğinde dalgalar dünyaya doğru yansıtılarak toprağın ve okyanusun içinden geçiyor. Bilim adamları 3,6000000 wattlık ELF dalgaları kasıtlı yada kazara bir fay hattına yönlendirilirse korkunç bir deprem oluşması kaçınılmaz olduğunu belirttiler.




    ► İlginizi Çekebilir: Türkiye'de Enerji Verimliliği Problemi


    2) HAARP karşıtı açıklamalar ve onları destekleyen olaylar:

    1- İklimleri değiştirebilir.

    2- Kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir.

    3- Ozon tabakası ile oynayabilir.

    4- Deprem yaratabilir.

    5- Okyanus dalgalarını kontrol edebilir.

    6- Dünyanın enerji kuşakları ile oynayarak insan biyolojisini ve beynini etkileyebilir.

    7- Radyasyon yaymadan termonükleer patlama oluşturabilir

    HAARP projesinin 1994 yılında başladığını ve 2007 yılında tamamlandığını düşünürsek yukarıdaki olayların da son 10 yılda gerçekleşmiş olması ve ABD hükümetinin bu karşıt görüşlüleri tam anlamıyla yalanlayacak bir bilgiyi yayınlamamış olması karşıt görüşlülerin şüphelerinde haklı olduğunu gösteriyor. İyonosfere yolladıkları dalgalar, kutup ışımalarına benzer bir ışıma yaratıyor. Bu dalgaları yönlendirdikleri yerde, yukarıda belirttiğim maddelerden herhangi birini gerçekleştirebiliyorlar.

    Gülnaz ATEŞ

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri