Alıç Forte, Ginseng Forte, Ginkgo Forte
Kapat!
Msg nedir? Katkı maddesi / koruyucu madde farkı: ÇİN TUZU
Toplam 8 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 8 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Msg nedir? Katkı maddesi / koruyucu madde farkı: ÇİN TUZU

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Msg nedir? Katkı maddesi / koruyucu madde farkı: ÇİN TUZU


    "MSG" NEDİR?

    KATKI MADDESİ / KORUYUCU MADDE FARKI

    HİÇBİR KATKI MADDESİ YOKTUR" İLE " HİÇBİR KORUYUCU MADDE İÇERMEZ"
    ARASINDAKİ AYRIM VE MSG ( ÇİN TUZU) DENEN ZEHİR
    :

    Knorr' un hazır çorbalarının üzerinde "hiç bir koruyucu madde içermez" yazıyor diye alıyordum. Özellikle son çıkardıkları çorbalar çok kolay yapılıyordu ve gerçekten de lezzetli oluyordu. Bu maili okuduktan sonra hemen mutfağa gidip Knorr çorba paketlerinin içeriğine baktım. Maalesef içeriğinde "MSG" denilen madde var

    MSG Nedir ? Dikatlice Okuyalım ve Paylaşalım:
    Utanmadan Sağlık Bakanlığı bunu onaylayıp "Türk Gıda Koteksi'ne uygundur" izni veriyor. Şimdi anlıyorum ki ince bir çizgiye dikkat etmek gerekiyor. Şöyle ki, "hiçbir katkı maddesi yoktur" la hiçbir koruyucu madde içermez" dikkat etmediğimiz ama çok önemle bakmamız gereken iki ayrı ama önemli bilgi... Sizlerle paylaşmak istedim...

    MSG NEDİR?...
    ÇOK Onemli:
    Bu msg denen illeti piyasalarda, daha masum bir ifade tarzı olsun diye MSG = ÇIN TUZU adıyla satıyorlar.

    Piyasada bazı dönerciler de bunu kullanıyorlar. O kadar lezzetli oluyor ki, bir döner yerine, 2-3 döner yiyesin geliyor.

    Ayrıca ithal olarak gelen BUTUN GIDA MADDELERİNDE BU MSG VAR (Peyniri, eti, konservesi vs.)

    MSG NEDİR?...
    MSG , bir yiyecek katkı maddesi.
    MONO SODYUM GLUTAMAT

    Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel olarak algılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor....Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor. O yüzden gıda üreticilerinin bir çoğu MSG'yi kârlı olduğu için kullanıyorlar.

    MSG ZARARLI MI ?
    Bu madde Nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir sistemi tahribatı ve buna bağlı ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalığı, SARA (Epilepsi) Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı), Yağ birikimi, Obesite (doyma mekanizmasında bozukluk), büyüme hormonu baskılanması. Pankreas hasarı, insülinde artış, ve buna bağlı diyabet. Böbrek ve karaciğerde hasarlar... Bu madde hamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki bebek de aynı tahribatlara maruz kalıyor.Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği CİPS'lerde çok kullanılmakta. Hazır köfte harçları, Et suyu tabletleri, Hazır çorbalar, Dondurmalar, renkli yoğurtlar ve benzeri bir çok üründe var. Şimdi diyeceksiniz ki, madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar? Küreselleşen dünyada, ticaret küreselleşti. Küresel ticaret devleri insaf, merhamet gibi duygularla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek, çok daha satmak ve büyümektir. Bu mamuller, albenisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur.Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız. Sadece tadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize kazınır adeta. Ayrıca, basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri çok pahalıya tükettiğimizi görürüz.

    Mesela Cips.......... Semt pazarlarında 3 kg . patatesi 1 TL ye alabilirsiniz. Oysa ki 50 gram CİPS 1 liradır. Yani 1 kg . Cipsi, 20 ytl.den tükettiğimizin farkında bile değiliz. Olumsuz etkileri de cabası.

    Bu mamulleri üretenler !
    kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler.

    Onların gıdaları organik ve doğaldır.
    Son zamanlarda organik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi,

    burada itina ile yetiştirilen ürünleri semt pazarlarında göreniniz var mı?
    Ben henüz rastlamadım. Gelelim genel sağlık boyutuna;

    Son 25 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına bağlı yaşamaya mahkum edilenler,çok küçük yaşta diabet hastalığı ile tanışan çocuklar, obez çocuklar, asabi çocuklar, 9-10 yaşında buluğ çağına girenler, çeşitli nedenlerle engelli doğanlar ve bu sayının ülke nüfusunun % 12'sine çıkması ve benzerleri. Ve sizlerinde aklınıza gelebilen yeni hastalıklar.

    Hastalıkları üretenler, ilâçlarını da ihmal etmediler. Bu da madalyonun diğer kârlı yüzüdür. Karbondioksitli meşrubatlardan, sakıncalı hazır gıdalara varana kadar bir çok yerde uyarılar yazıldı. Durumun ciddiyetini anlayabilenimiz var mı?Bu sorunun cevabı, tüketim miktarıdır. Şimdiki eğitim sistemimiz endüstri, tarım, genel kültür alanında yetersiz kaldığından, yeni nesiller tehlikenin farkında değiller. Her yıl eskiyen, yaşam kaynakları azalan, küresel ısınma ile kuraklık tehlikesi yaklaşan bir dünyada yaşadığımızı asla unutmamalıyız.

    Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşadığımızı da asla unutmamalıyız.
    Gelin bu güzelim yurdumuza hep beraber sahip çıkalım.
    YARIN ÇOK GEÇ OLMADAN !.....

    LÜTFEN ... MÜMKÜN OLDUĞUNCA ÇOK KİŞİYE GÖNDERİNİZ

    halimvural -- biyolog
    il halk sağlığı lab. müdür yardımcısı
    SİVAS
    tel; 0346 2253514 0346 2253514
    faks;0346 2245125
    Konu igokcek tarafından (04-07-2012 Saat 10:36 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    MSG (ÇİN TUZU) denen zehir (ÇOK ÖNEMLİ MUTLAKA OKUYUNUZ)

    Knorr un hazır çorbalarının üzerinde'hiç bir koruyucu madde içermez' yazıyordiye alıyordum.Özellikle son çıkardıkları çorbalar çok kolay yapılıyordu vegerçekten de çok lezzetli oluyordu.

    Bu maili okuduktansonra hemen mutfağa gidip Knorr çorba paketlerinin
    içeriğinebaktım.Maalesef içeriğinde MSG denilen madde var

    ''' MSG Nedir..? ?? ''' Dikatlice Okuyalım ve Paylaşalım...! ar.

    Utanmadan SağlıkBakanlığı'da bunu onaylayıp 'Türk Gıda Koteksi'ne uygundur'izni veriyor.Şimdianlıyorum ki ince bir çizgiye dikkat etmek gerekiyor.Şöyle ki:

    'hiçbir katkımaddesi yoktur' la' hiçbir koruyucu madde içermez'

    dikkat etmediğimizama çok önemle dikkat etmemiz gereken iki ayrı ama önemli bilgi..Sizlerlepaylaşmak istedim...

    MSG NEDİR? ...
    ÇOK Onemli:
    Bu msg denen illetipiyasalarda, daha masum bir ifade tarzı olsun diye

    ÇIN TUZU adıylasatıyorl

    Piyasada bazıdönerciler de bunu kullanıyorlar.
    O kadar lezzetlioluyor ki, bir döner yiyecegine 2-3 döner yiyesin geliyor.

    Ayrıca ithal olarakgelen BUTUN GIDA MADDELERİNDE BU MSG VAR
    (Peyniri,eti,konservesivs vs.)

    MSG NEDİR? ...

    MSG adında biryiyecek katkı maddesi var.

    MONO SODYUM GLUTAMAT
    Yiyeceklerekatıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel
    Olarakalgılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor.
    Hangi yiyeceğekatılırsa lezzetliymiş gibi geliyor. O yüzden gıda üreticilerinin bir çoğuMSG'yi karlı olduğu için kullanıyorlar.



    MSG ZARARLI MI?
    Buna okuduktan sonrasiz karar verin.
    Bu maddeNörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir sistemi tahribatı ve
    buna bağlı olarakALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalıkları, SAR (Epilepsi)
    Retinaldejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı) Yağ birikimi, doyma mekanizmasındabozukluk, obezite.
    Büyüme hormonubaskılanması.
    Pankreas hasarı,insülinde artış, ve buna bağlı diyabet.
    Böbrek vekaraciğerde ciddi hasarlar.
    Bu maddehamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki bebek de aynıtahribatlara maruz kalıyor.
    Özellikleçocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği CİPS'lerde çokkullanılmakta.

    Hazır köfteharçları, Et suyu tabletleri, Hazır çorbalar, Dondurmalar, renkli yoğurtlar vebenzeri bir çok üründe var.
    Şimdi diyeceksinizki, Madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar? .
    Küreselleşendünyada, ticaret de küreselleşti. Küresel ticaret devleri insaf, merhamet gibiduygularla asla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek, çok daha büyümektir.


    Bu mamuller,albenisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur.
    Televizyon, gazeteve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız.
    Sadece maddeseltadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize kazınır adeta.

    Basit bir hesapyaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri çok pahalıya tükettiğimizi görürüz.

    Mesela Cips. Semtpazarlarında 3 kg. patatesi 1 TL ye alabilirsiniz. Oysa ki 50 gram CİPS 1liradır.

    Yani 1 kg. Cipsi,20 ytl.den tükettiğimizin farkında bile değiliz.

    Olumsuz etkileri decabası. bu mamulleri üretenler! ....
    Kendi ürettikleriniasla yemezler, içmezler. Onların gıdaları organik ve doğaldır.

    Son zamanlardaorganik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi, burada itina ileyetiştirilen ürünleri semt pazarlarında göreniniz var mı? Ben henüz rastlamadım.

    Gelelim genelsağlık boyutuna;

    Son 25 yıladikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına bağlı yaşamaya mahkumedilenler, çok küçük yaşta şeker hastalığı ile tanışan çocuklar, obez çocuklar,asabi çocuklar, 9-10 yaşında buluğ çağına girenler, çeşitli nedenlerle engellidoğanlar ve bu sayının ülke nüfusunun % 12'sine çıkması ve benzerleri. Vesizlerinde aklınıza gelebilen yeni hastalıklar.

    Hastalıklarıüretenler, ilaçlarını da ihmal etmediler. Bu da madalyonun diğer karlı yüzüdür.Karbondioksitli meşrubatlardan, sakıncalı hazır gıdalara varana kadar bir çokyerde çeşitli uyarılar yazıldı, çizildi. Durumun ciddiyetini anlayabilenimizvar mı? Bu sorunun cevabı, tüketim miktarıdır.

    Şimdiki eğitimsistemimiz endüstri, tarım, genel kültür alanında yetersiz kaldığından,yeninesiller tehlikenin farkında değildirler. Emperyalist devletler, egemen olmakistedikleri toplumun eğitimli olmasını istemezler. Onlar için önemli olan kendihalkları ve elde edeceği yeni sömürü kaynaklarıdır.

    Her yıl eskiyen,yaşam kaynakları azalan, küresel ısınma ile kuraklık tehlikesi yaklaşan birdünyada, Küresel güç olan emperyalist devletlerin acımasızlığının arttığı birdünyada, Dengelerin ve haritaların değiştirilmek istendiği bir dünyadayaşadığımızı asla unutmamalıyız.
    Dünyanın en güzelcoğrafyasında yaşadığımızı da asla unutmamalıyız.

    Gelin bu güzelimyurdumuza hep beraber sahip çıkalım.
    YARIN ÇOK GEÇOLMADAN! .....


    Devamı: http://www.supermeydan.net/forum/forum234/thread76299.html#ixzz1rEpbN8j7


  3. #3
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    MEĞER o ağzımızı şapırdata şapırdata yediğimiz bilumum lezzetlerin içinde gizli bir düşman varmış da haberimiz yokmuş!Önce bir biyolog okur maillerle haberdar etti hepimizi. Fazla ciddiye almamaya niyetlenmişken, bu kez de bir uzmana arkadaşım anlattı aynı olayı. Yazmak ise artık boynumuzun borcu... ***

    Bu sinsi düşmanın adı Çin tuzu! Hemen her yiyecekte var. Özellikle şu bizim dönerlere koyuyorlarmış ki, müthiş bir lezzet versin de insanda defalarca yeme isteği uyandırsın diye. Hani artık rüyalarınızıAngelina Jolie'nin köfte dudakları yerine, sığır etinden yapılmış incecik bir çift yaprak döner süslüyor ya, işte bu meret tuz yüzündenmiş!

    Sadece dönerde olsa yine iyi...
    Özellikle yurt dışından ithal edilen peynirlerde, hazır çorbalarda, köfte harçlarında, dondurmalarda ve renkli yoğurtlardada bol miktarda mevcutmuş. ***


    Etkilemesi ise şöyle oluyormuş; Önce beyin komut veriyormuş damağımıza, 'şimdi sana bi yiyecek geliyor, tadını güzel algıla' diye. Damak dediğin, çoğumuzda artık hangara dönmüş, ne bulursak içine tıkıştırdığımız sıradan salak bir'organımız!' Aynen uyguluyormuş o da verilen emri ve dönere, böfstrogonof muamelesi çekiyormuş anında! Tabii şimdi dönerciler ayaklanıp döner bıçaklarıyla mail kutumu kesik kesik edecekler. Ama hemen söyleyeyim, bütün yiyeceklere musallat olmuş bu Çinliler... Hangisini yesek lezzetliymiş gibi gelmesi bundanmış.
    HHH Şimdi
    biraz bilimsel takılalım; Çin tuzu'nun bilimsel adı MSG...
    Bu maddenin en büyük özelliği Nörotoksin içermesi. Nedir bu derseniz; öncelikle kobra yılanının en büyük silahı! Hani yılan yanımıza yaklaşıp kıçımızı ısırır da öldüğümüzü hiç fark etmeyiz ya, sebebi bu maddeymiş işte. Hayvan zehri bize zerk ettiğinde, sinir uçlarımız tamamen paralize oluyormuş.
    Bakın hayvan ama kibar, acı çektirmeden yapıyor. Bizim 'yılanlar' ise alenen yapıyorlar bu işi; sonrasında zehri yiyen kalp ve sindirim sistemlerimizin durmasına aldırmadan. ***


    Tabii ki bu MSG'de büyük dozda zehirler yok. Ama zamanla ve çok tüketildiği durumlarda hepimizin sonu tahtalıköy. Çünkü yol açtığı hastalıklar şöyle; ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON ve KANSER... Öldürmeyip süründüren etkilerini de şöyle sıralayabiliriz; yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite, böbrek ve karaciğerde önemli hasarlar...
    HHH Şimdi
    biraz ciddileşiyoruz çünkü çocuklarımız söz konusu; MSG tüketiminin en çok cipslerde görülmesi, evlatlar için gerçek bir tehlike. Sadece cips değil, aralarında tüm şekerlemeler, çikolatalar vs. de var maalesef.
    Ürün üreticileri, 'Almayın kardeşim, yedirmeyin çocuğunuza, bize hükmetmeye kalkacağınıza kendi çocuklarınıza hükmedin' diyebilirler. Doğrudur. Ama siz de sattığınız mallara, "Hiçbir koruyucu madde içermez" yazısını nal kadar koyup, 'MSG içerir' notunu cücük kadar yazmayın.
    Çünkü belli mi olur, sizin de çocuklarınıza laf geçiremediğiniz bir an gelir ve o imalatınızın tadına bakabilirler. Allah korusun tabii.

    * * *
    "Geleceğin fabrikasında bir adam ve bir köpek olmak üzere sadece iki kişi çalışacak. Adamın görevi köpeği beslemek olacak yalnızca. Köpeğin görevi ise, adamın cihazlara ve ürünlere dokunmasını engellemek!"
    Warren BENNİS

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Nedir Bu Çin Tuzu (MSG) Dedikleri?


    Kültürlerarası diyaloglar arttıkça, farklı ülkelerin yemek alışkanlıklarına da daha çok tanıdık olmaya başlıyoruz. İtalyan, Meksikan, Hint yemekleri derken şimdi de uzak doğunun sağlıklı beslenme profiliyle çin yemekleri moda. Çin usulü hazırlanan yemeklerde, tarzının en belirgin özelliğini öne çıkaran çin tuzu (MSG) son yılların sıcak bir tartışma konusu. Sağlığa zararlı olduğu iddia edilen ‘çin tuzu’ dedikleri ve birçok hazır gıda ürünlerinde de kullanılan mono sodyum glutamatın amino asit formu (glutamat); aslında anne sütü, inek sütü, et ve mantar gibi gıdalarda doğal olarak bulunuyor...

    Çin tuzu (Mono Sodyum Glutamat)

    Geleneksel Asya ve Çin yemeklerinin neredeyse temel bileşeni olan ‘çin tuzu’, bilimsel adıyla mono sodyum glutamat (MSG), dünyada en çok bilinen ve kullanılan bir lezzet artırıcıdır. Glutamik asitin sodyum tuzu olan ve sodyum glutamat olarak da bilinen MSG, birçok gıdada ve insan vücudunda proteinlerin yapı taşı; aminoasit formunda bulunur. Saf haldeyken beyaz kristal toz yapıdadır. Glutamat, anne sütü, inek sütü, peynir ve et gibi proteince zengin gıdalarla mantar ve domates gibi sebzelerde doğal olarak bulunur.

    Ticari boyutu

    Eskiden deniz yosunundan izole edilerek kullanılan MSG, bugün ticari olarak; nişasta, şeker kamışı, şeker pekmezi ve şeker pancarının fermentasyonundan elde ediliyor. Rakamlar, 2001 yılında MSG’nin 1,5 milyon ton satıldığını gösteriyor. Gıda sektöründe çok geniş bir kullanım alanı olan

    MSG en çok;

    Konserve ve hazır çorbalarda,
    Et ve tavuk suyu tabletlerinde (bulyon),
    Donmuş hazır gıdalarda,
    Aromalı patates cipslerinde,
    Soslarda,
    İşlenmiş et ürünlerinde
    kullanılıyor.

    Olağanüstü bir lezzet gelişimi

    Gıda ürünlerine lezzet artırıcı olarak ilave edilen MSG, çok tatlı olmayan bir çeşni ile et suyu gibi bir tat kazandırıyor kullanıldığı ürüne. Kullanıldığı gıdayı lezzet açısından büyük ölçüde zenginleştiren MSG’nin kötü yemek yapanlar için bulunmaz bir nimet olduğu espirisi bile yapılır. MSG’nin en önemli fonksiyonu, tükürük salgısını arttırarak lezzet profilindeki özellikleri ortaya çıkarmasıdır. Özellikle Asya ülkelerinde marketlerde satılan MSG’yi bizim ülkemizde kolayca temin etmek mümkün değil. MSG ancak endüstriyel ölçekte gıda üreten işletmelerin ya da çin lokantalarının temin ettiği bir katkı maddesi çünkü.

    Çin tuzunda ne kadar sofra tuzu var?

    Bu soru en çok da yüksek tansiyon şikayeti olanları ilgilendiriyor. Çin tuzu MSG, bildiğimiz sofra tuzunun üçte biri oranında sodyum tuzu içeriyor. Yani, aynı miktarda çin tuzu; sofra tuzuna oranla üçte bir oranında daha az tuz etkisi gösterir. Aşırı tuz tüketiminden kaçınanlar için MSG iyi bir alternatif oluyor yemeklerde. Normal tuz yerine çin tuzu kullanarak ideal lezzetin yaratılabileceği ve sodyum tuzu alımının da % 20’den % 40’lara dek azaltılabileceği bildiriliyor.

    MSG hakkındaki iddialar

    Dönem dönem bazı gıdaların sağlığa zararlı olduğu iddialarıyla sansasyon yaratılması alıştığımız haberler arasına girdi neredeyse. Çin tuzu MSG de sağlığa zararlı olduğu iddiasına maruz bırakılan gıdalardan biri oldu. Birçok hazır gıda maddesine lezzet artırıcı olarak kullanılan MSG; göz retinasına, böbrek ve karaciğere zarar verdiği, diyabet ve obeziteye neden olduğu gibi asılsız iddialara konu olmuştu bir süre önce.

    MSG çocuklar için güvenli mi?

    Evet. Çocukların da glutamatı büyükler gibi metabolize edebileceğini vurgulayan uzmanlar, anne sütünün inek sütüne oranla 10 kat daha fazla glutamat içerdiğinin de altını çiziyorlar.

    Yasal düzenlemeler

    Dünya Gıda Kodeks Komisyonu (CAC); lezzet artırıcı MSG’nin, uygun teknolojinin gerektirdiği miktarda kullanılmasına izin vermiştir. Yani kullanım miktarında sınırlama yoktur. Avrupa Birliği’nde de MSG’nin E 621 kodu ile gıdalarda kullanımına izin veriliyor. Türkiye ve ülkemizde üretilen gıdalarda MSG kullanımına, yine miktar sınırlaması olmaksızın yasayla izin verilmiştir.

    Üzerinde en çok çalışılan katkı

    Bazı kişilerin MSG-çin tuzuna karşı alerjik reaksiyon gösterdiği rapor edilse de, bilimsel araştırmalar; bu ürünün sağlığa zararlı etkileri olduğu bulgusuna henüz rastlamadı. Uzmanlar, çin tuzuna karşı alerjiniz olup olmadığınızı ise doktorunuza ya da diyetisyeninize başvurarak öğrenmenizi öneriyor. MSG, bugüne dek üzerinde en çok çalışılan gıda katkı maddesi. Yapılan yüzlerce bilimsel çalışmanın vardığı ortak sonuç, çin tuzu olarak da bilinen MSG’nin güvenli ve kullanışlı bir lezzet geliştirici olduğudur.

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart



    MSG (çin tuzu) ve zararları

    Neden dışarda yediğimiz veya paketli olarak aldığımız yiyecekler bize daha lezzetli gelir? Evde ne kadar yapsak aynı tadı alamayız bir türlü. Arkadaşlar msg denen lezzet verici bir madde var. Önceki yıllarda sadece paketli gıdalarda kullanılırken şimdi döner, köfte gibi yiyeceklerde de kullanılıyor. Bu madde beyinde güzel tat almayı artırıyor ve içine katılan herşeyi yedikçe yiyesiniz geliyor.Hazır çorbalarda, konservelerde,etsuyu bulyonlarında, bisküvilerde ve daha bir çok gıdada yaygın olarak kullanılıyor. Yediğiniz kötü bir şey bile olsa beyin msg sayesinde o tadı güzel olarak algılıyor. İşte bu yüzden bir bisküvi veya krakerde kötü bir yağ ve adi bir malzemede kullanılsa sırf MSG yüzünden o kötü tadları algılayamıyoruz.
    Jibek’ten öğrendiğim kadarıyla Amerika’da bazı gıdaların üzerinde NO MSG ADD yani MSG KATKISI YOKTUR yazısı varmış. Hamileler bu ürünleri tükettiği zaman bu madde direkt cenine gidiyormuş o yüzden sakat doğum veya düşükler çoğalmış. Ben Türkiye’de satılan ürünlerde hiç böyle bir uyarı görmedim yaz siz?
    Bahar güneşi adlı bir blogcu arkadaşımız bu önemli yazıyı bana mail olarak göndermiş. Mutlaka okuyun. Bakın kendi ellerimizle sağlığımızı nasıl ziyan ediyoruz.

    MSG ( ÇİN TUZU) DENEN ZEHİR
    ÇOK Onemli:
    Bu msg denen illeti piyasalarda, daha masum bir ifade tarzı olsun diye ÇIN
    TUZU adıyla satıyorlar.

    Piyasada bazı dönerciler de bunu kullanıyorlar.
    O kadar lezzetli oluyor ki, bir döner yiyecegine 2-3 döner yiyesin geliyor.

    Ayrıca ithal olarak gelen BUTUN GIDA MADDELERİNDE BU MSG VAR
    (Peyniri,eti,konservesi vs vs.)

    MSG NEDİR?
    MSG adında bir yiyecek katkı maddesi var.
    MONO SODYUM GLUTAMAT
    Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel
    Olarak algılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor.
    Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor. O yüzden gıda
    üreticilerinin bir çoğu MSG’yi karlı olduğu için kullanıyorlar.
    MSG ZARARLI MI ?
    Buna okuduktan sonra siz karar verin.
    Bu madde Nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir sistemi tahribatı ve
    buna bağlı olarak ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalıkları, SAR (Epilepsi)
    Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı) Yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite.
    Büyüme hormonu baskılanması.
    Pankreas hasarı, insülinde artış, ve buna bağlı diyabet.
    Böbrek ve karaciğerde ciddi hasarlar.
    Bu madde hamilelerde plasenta
    bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki bebek de aynı tahribatlara maruz kalıyor.
    Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği CİPS’lerde çok kullanılmakta.

    Hazır köfte harçları, Et suyu tabletleri, Hazır çorbalar, Dondurmalar, renkli yoğurtlar ve benzeri bir çok üründe var.
    Şimdi diyeceksiniz ki, Madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar?.
    Küreselleşen dünyada, ticaret de küreselleşti. Küresel ticaret devleri insaf, merhamet
    gibi duygularla asla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek, çok daha büyümektir.
    Bu mamuller, albenisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur.
    Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız.
    Sadece maddesel tadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize kazınır adeta.
    Basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri çok pahalıya tükettiğimizi görürüz.
    Mesela Cips. Semt pazarlarında 3 kg . patatesi 1 TL ye alabilirsiniz. Oysa ki 50 gram CİPS 1 liradır.
    Yani 1 kg . Cipsi, 20 ytl.den tükettiğimizin farkında bile değiliz.
    Olumsuz etkileri de cabası. bu mamulleri üretenler !….
    Kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler. Onların gıdaları organik ve doğaldır.

    Son zamanlarda organik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi,
    burada itina ile yetiştirilen ürünleri semt pazarlarında göreniniz var mı? Ben henüz rastlamadım.
    Gelelim genel sağlık boyutuna;
    Son 25 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına
    bağlı yaşamaya mahkum edilenler, çok küçük yaşta şeker hastalığı ile tanışan çocuklar, obez çocuklar, asabi çocuklar, 9-10 yaşında buluğ çağına girenler, çeşitli nedenlerle engelli
    doğanlar ve bu sayının ülke nüfusunun % 12′sine çıkması ve benzerleri. Ve sizlerinde aklınıza gelebilen yeni hastalıklar.

    Hastalıkları üretenler, ilaçlarını da ihmal etmediler. Bu da madalyonun diğer karlı yüzüdür. Karbondioksitli meşrubatlardan, sakıncalı hazır gıdalara varana kadar bir çok yerde çeşitli uyarılar yazıldı, çizildi. Durumun ciddiyetini anlayabilenimiz var mı? Bu sorunun cevabı, tüketim miktarıdır.
    Şimdiki eğitim sistemimiz endüstri, tarım, genel kültür alanında yetersiz kaldığından,
    yeni nesiller tehlikenin farkında değildirler. Emperyalist devletler, egemen olmak istedikleri toplumun eğitimli olmasını istemezler. Onlar için önemli olan kendi halkları ve elde edeceği yeni sömürü kaynaklarıdır.
    Her yıl eskiyen, yaşam kaynakları azalan, küresel ısınma ile kuraklık tehlikesi yaklaşan bir dünyada, Küresel güç olan emperyalist devletlerin acımasızlığının arttığı bir dünyada, Dengelerin ve haritaların değiştirilmek istendiği bir dünyada yaşadığımızı asla unutmamalıyız.
    Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşadığımızı da asla unutmamalıyız.
    Gelin bu güzelim yurdumuza hep beraber sahip çıkalım.
    YARIN ÇOK GEÇ OLMADAN !…..

    İngilizce bilenler buradaki adreste bulunan MSG hakkındaki yazıyı okuyabilirler.

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    HAZIR ÇORBA KULLANANLAR ÇOK ÖNEMLİ LÜTFEN DİKKATLİCE OKUYUNUZ !!!
    MSG ( ÇİN TUZU) DENEN ZEHİR !!!

    Knorr un hazır çorbalarının üzerinde"hiç bir
    koruyucu madde içermez" yazıyor diye alıyordum.Özellikle son çıkardıkları
    çorbalar çok kolay yapılıyordu ve gerçekten de çok lezzetli oluyordu.Bu
    maili okuduktan sonra hemen mutfağa gidip Knorr çorba paketlerinin
    içeriğine baktım.Maalesef içeriğinde MSG denilen madde var
    """ MSG Nedir ..??? """ Dikatlice Okuyalım ve Paylaşalım...!ar.
    Utanmadan Sağlık Bakanlığı'da bunu onaylayıp "Türk Gıda Koteksi'ne uygundur"izni
    veriyor.Şimdi anlıyorum ki ince bir çizgiye dikkat etmek gerekiyor.Şöyle ki
    "hiçbir katkı maddesi yoktur" la" hiçbir koruyucu madde içermez"dikkat
    etmediğimiz ama çok önemle dikkat etmemiz gereken iki ayrı ama önemli
    bilgi..Sizlerle paylaşmak istedim...

    MSG NEDİR?...
    halimvural
    biyolog
    il halk sağlığı lab.
    müdür yardımcısı
    SİVAS
    tel; 0346 2253514 0346 2253514
    faks;0346 2245125
    cep; 0533 6581415 0533 6581415

    ÇOK Onemli:
    Bu msg denen illeti piyasalarda, daha masum bir ifade tarzı olsun diye ÇIN
    TUZU adıyla satıyorlar.

    Piyasada bazı dönerciler de bunu kullanıyorlar.
    O kadar lezzetli oluyor ki, bir döner yiyecegine 2-3 döner yiyesin geliyor.

    Ayrıca ithal olarak gelen BUTUN GIDA MADDELERİNDE BU MSG VAR
    (Peyniri,eti,konservesi vs vs.)

    MSG NEDİR?...

    MSG adında bir yiyecek katkı maddesi var.

    MONO SODYUM GLUTAMAT

    Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel
    Olarak algılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor.
    Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor. O yüzden gıda
    üreticilerinin bir çoğu MSG'yi karlı olduğu için kullanıyorlar.
    MSG ZARARLI MI ?
    Buna okuduktan sonra siz karar verin.
    Bu madde Nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir sistemi tahribatı ve
    buna bağlı olarak ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalıkları, SAR (Epilepsi)
    Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı) Yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite.
    Büyüme hormonu baskılanması.
    Pankreas hasarı, insülinde artış, ve buna bağlı diyabet.
    Böbrek ve karaciğerde ciddi hasarlar.
    Bu madde hamilelerde plasenta
    bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki bebek de aynı tahribatlara maruz kalıyor.
    Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği CİPS'lerde çok kullanılmakta.

    Hazır köfte harçları, Et suyu tabletleri, Hazır çorbalar, Dondurmalar, renkli yoğurtlar ve benzeri bir çok üründe var.
    Şimdi diyeceksiniz ki, Madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar?.
    Küreselleşen dünyada, ticaret de küreselleşti. Küresel ticaret devleri insaf, merhamet
    gibi duygularla asla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek, çok daha büyümektir.
    Bu mamuller, albenisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur.
    Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız.
    Sadece maddesel tadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize kazınır adeta.
    Basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri çok pahalıya tükettiğimizi görürüz.
    Mesela Cips. Semt pazarlarında 3 kg . patatesi 1 TL ye alabilirsiniz. Oysa ki 50 gram CİPS 1 liradır.
    Yani 1 kg . Cipsi, 20 ytl.den tükettiğimizin farkında bile değiliz.
    Olumsuz etkileri de cabası. bu mamulleri üretenler !....
    Kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler. Onların gıdaları organik ve doğaldır.
    Son zamanlarda organik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi,
    burada itina ile yetiştirilen ürünleri semt pazarlarında göreniniz var mı? Ben henüz rastlamadım.
    Gelelim genel sağlık boyutuna;
    Son 25 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına
    bağlı yaşamaya mahkum edilenler, çok küçük yaşta şeker hastalığı ile tanışan çocuklar, obez çocuklar, asabi çocuklar, 9-10 yaşında buluğ çağına girenler, çeşitli nedenlerle engelli
    doğanlar ve bu sayının ülke nüfusunun % 12'sine çıkması ve benzerleri. Ve sizlerinde aklınıza gelebilen yeni hastalıklar.

    Hastalıkları üretenler, ilaçlarını da ihmal etmediler. Bu da madalyonun diğer karlı yüzüdür. Karbondioksitli meşrubatlardan, sakıncalı hazır gıdalara varana kadar bir çok yerde çeşitli uyarılar yazıldı, çizildi. Durumun ciddiyetini anlayabilenimiz var mı? Bu sorunun cevabı, tüketim miktarıdır.
    Şimdiki eğitim sistemimiz endüstri, tarım, genel kültür alanında yetersiz kaldığından,
    yeni nesiller tehlikenin farkında değildirler. Emperyalist devletler, egemen olmak istedikleri toplumun eğitimli olmasını istemezler. Onlar için önemli olan kendi halkları ve elde edeceği yeni sömürü kaynaklarıdır.
    Her yıl eskiyen, yaşam kaynakları azalan, küresel ısınma ile kuraklık tehlikesi yaklaşan bir dünyada, Küresel güç olan emperyalist devletlerin acımasızlığının arttığı bir dünyada, Dengelerin ve haritaların değiştirilmek istendiği bir dünyada yaşadığımızı asla unutmamalıyız.
    Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşadığımızı da asla unutmamalıyız.
    Gelin bu güzelim yurdumuza hep beraber sahip çıkalım.
    YARIN ÇOK GEÇ OLMADAN !.....

  7. #7
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.455

    Standart

    Konu igokcek tarafından (4 Hafta önce Saat 08:13 ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.455

    Standart


Visitors found this page by searching for:

MSG Nedir

televizyon coğrafyaya katkısı

döner msg

doner katki maddeleri

dönerde kullanılan katkılar

msg nedir uzman tv

çin tuzu nedir

doner msg

hazır doner katkı maddeleri

msg cın tuzu denen zehır

dönerde msg maddesi nedir

gıda maddelerinde en önemli nimet hangisidir

döner katkı maddeleri

knorr sebzeli çeşni msg varmı

msg siz doner

çin gida katki maddesi

çin tuzu nöörotoksin içermesi nedir bu

tavuk döner msg kullanım oranı

döner katgı maddesi

çikolatalarda çin tuzu va

tavuk dönerde çin tuzu varmı

dönerde çin tuzu

facebook

hazir doner de kullanilan maddeler

knorr cesni neden piyasada yok

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi | bitkisel tedavi | şifalı bitkiler | tedavi yöntemleri | hemoroid | himalaya tuzu
zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı, mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, vitiligo, beyaz leke hastalığı, cinsel bozukluklar, cinsel isteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık, kısa ilişki, ereksiyon, ülseratif kolit, kalınbağırsak ülseri, böbrek iltihaplanması, nefrit, kurdeşen, kronik ürtiker, anjiyödem, dabaz, kaşınıtlı, kabarcıklı, deri hastalığı, irritabl bağırsak sendromu (İBS), kalın bağırsak hasaslaşması, kolon hasaslaşması, yüksek tansiyon, variz, varikosis, varicose, gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü, mide yanması, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84