Alıç Forte, Ginseng Forte, Ginkgo Forte
Kapat!
Şeker, mutlu değil agresif yapar
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Şeker, mutlu değil agresif yapar

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Şeker, mutlu değil agresif yapar

    Şeker, mutlu değil agresif yapar
    Hani şeker ya da tatlı mutlu yapar diye bir düşünce var ya, aksine agresif yapar! Bu bilimsel olarak kanıtlandı. Amerika’da yapılan yetimhane çalışmalarında, çocukların şeker yediklerinde daha agresif oldukları saptandı. Aynı çalışma hapishanelerde yetişkinler üzerinde yapıldığında da benzer sonuçlar görüldü...
    * Hocam, şekerin ne kadar zararlı olduğunu konuştuk. Peki ya kolalı, gazlı içecekler? Bu tamamen ayrı bir konu. Gazlı içeceklerin içinde çoğunlukla tatlandırıcı olarak mısır şurubu kullanıldığından, mısır şurubu da daha fazla fruktoz içerdiğinden, daha fazla şişmanlatıyor. Bu yüzden bütün gazlı içecekler, bütün meyve suları fayda değil zarar verir.
    *Sıkma portakal suyu da mı? Elbette! Bir bardak portakal suyu ne kadar portakaldan sıkılıyor? Yarım kilodan! Yarım kilo portakalda yaklaşık 60 gram şeker var. Oysa günde 30 gram şeker sınırını aşmamamız gerekiyordu hatırlarsanız. (Bu konuyu ilk günkü söyleşide ele almıştık.) Gazlı içeceklerin ikinci kusuruna değinmek istiyorum, bir kadının ileriki yaşlarda kemik erimesine maruz kalmaması, 24 yaşına kadar kemiklerine depoladığı kalsiyuma bağlıdır. Bu nedenle 24 yaşına kadar kalsiyumdan zengin beslenilmesi gerekir. Çocuklar, gençler az yağlı süt ve az yağlı yoğurttan yapılmış ayran içeceğine gazlı içecekler içtiğinde, gazlı içecekteki karbondioksit kemikten kalsiyumu söküp idrarla atıyor. Yani biz 24 yaşına kadar kemiklerimizde kalsiyum depolayacağımıza, kemiklerimizi süngerleştiriyoruz. Ayrıca bir kutu meşrubat 35 gram şeker içeriyor. Hani bizim sınırımız bir günde 30 gramdı? Yani bir çocuk bir kutu meşrubat içtiğinde o gün hiç meyve ve bal yeme hakkı kalmıyor. Hangisini tüketmesi daha akılcıl? İşte bu nedenle Kaliforniya’da okullarda meşrubat satışı yasaklandı. Hem obezite hem de kemik erimesi nedeniyle...
    Kanser hücresi de şekerle besleniyor Bu arada şekerin ne kadar zararlı bir gıda olduğuna ilişkin bir noktanın daha altını çizmek istiyorum. Kanser hücresi bile şekerle besleniyor. Bu yüzden özellikle kemoterapi gören hastalar asla şeker yememeli.
    * Peki ya çikolata? O da zararlı mı? Ben bile her gün yemeden duramıyorum neredeyse? Kakao çok önemli bir antioksidandır. Ama ne yazık ki, çikolotaya döndüğü anda kakaonun antioksidan özelliğinin, yani bize yararlı olan özelliğinin yok olmasının yanısıra şekerin zararlı etkisi de içine katılmış oluyor. Ben asla hiç yemeyin ya da çocuğunuza yedirmeyin demiyorum. Ama yediğiniz zaman az yiyin ve çikolatanın içindeki şeker miktarını günlük 30 gramlık şeker miktarından düşün. Bir de bu mantıktan bakıldığında kakao oranı yüksek bitter çikolota yenmesi çok daha uygun olur. Aslında dediğim gibi insanoğlunun 200 gram (çok şekerli)?meyve dışında hiç şeker yememesi gerekir. Diyelim ki çok aşerdiniz, 2 parça çikolata yediniz, o gün meyve yemeyin. Bir matematik hesap yapmak zorundayız. Elbette, meyveden elde etmiş olduğumuz birtakım vitamin ve antioksidanları da feda etmiş oluyoruz ama böyle yaptığımızda en azından vücudumuza zarar vermiş olmayız. Yani biraz kafa kullanmak lazım.
    Bir de şöyle bir yanlış var; hani şeker ya da tatlı mutlu yapar diye bir düşünce var ya, aksine agresif yapar. Bu bilimsel olarak da kanıtlandı. Amerika’da yapılan yetimhane çalışmalarında, çocukların şeker yediklerinde daha agresif oldukları saptandı. Aynı çalışma hapishanelerde yetişkinler üzerinde yapıldığında da benzer sonuçlar görüldü. Mahkumlar arasında şeker yenmediğinde daha az kavga çıktığı anlaşıldı.
    * Peki neden? Bunun tam olarak kimyasal izahı verilemedi. Ama sonuçlara bakıldığında, şeker yiyen ve yemeyenler arasında belirgin bir davranış farkı ortaya çıktığı bilimsel olarak gösterildi. Ayrıca şeker, diş çürüğünden eklem erimesine kadar kimyasal olarak birçok bulguya neden olabilmekte. Şişmanlatıcı etkisi herkes tarafından biliniyor. Ama ben şekerin bu yan etkilerinin ötesinde özellikle sınav öncesi çok sık yapılan bir hataya değinmek istiyorum. Sınavdan önce anneler çocuklarının sınavı daha başarılı geçsin diye reçel, bal, çikolata gibi tatlı yiyecekler veriyor. Halbuki şekerle karşılaşan vücut zarara uğramamak için hemen çok miktarda insülin salgılayarak şekeri yağa dönüştürüyor ve yağ deposuna atıyor. Fakat bu arada, korkudan vücut gerekli olandan daha fazla insülin salgıladığı için çocuğun tam sınav ortasında kan şekeri düşerek beynine daha az enerji kaynağı glikozun gitmesine neden oluyor. Bu da amaçlananın tam tersine çocuğun sınavda başarısız olmasına yol açıyor.
    Sınavlardan önce tereyağ yenmeli!
    * Öyleyse ne yapmalı? Buna karşın çocuğa kan şekerini oldukça yavaş yükselten bir kahvaltı yaptırılabilir. Tam buğday ekmeği, tereyağında pişmiş yumurta, domates, salatalık ve peynirden oluşan bir kahvaltı çocuğun sınav başarısı için çok daha elverişlidir. Burada istisnai olarak tereyağ yenmesine göz yumuyoruz.
    * Hocam tam da benim ağzımdan aldınız. Önceki günkü söyleşimizde, “Terayağ en değerli yağ. Zeytinyağından bile değerli! Çünkü içinde Omega 3 var. Tabii eğer sütünden tereyağ yapılan hayvan merada otla besleniyorsa... Ama aynı zamanda en zehirli yağ. Eğer o hayvan endüstriyel olarak hiç gün ışığı, ot ve yeşillik görmeden besleniyorsa... Maalesef günümüzde uygulandığı gibi. Bugün marketlerden o değerli, sağlıklı yağı bulmak mümkün değil” demiştiniz. Buna rağmen mi? Evet. Normalde tereyağından uzak durmak gerekir. Ancak sınav öncesi tereyağ vermemizin sebebi şu; Avrupa’daki çoğu dilde tereyağına adını veren butiric asittir. Bu asit dört karbonlu bir doymuş yağ asididir. Ve vücuda en hızlı enerji sağlayan maddedir. Çiftçiler kışın üşümemek için dışarı çıkmadan önce tereyağ yer. Yani şeker değildir hızlı enerji kaynağı, butiric asit, yani tereyağdır. Çocuğun imtihan öncesi ihtiyacı olduğu için tereyağını öneriyoruz. Yoksa normalde marketlerden aldığımız tereyağını, önceki günlerde anlattığımız gibi başka sakıncaları içerdiği için asla kullanmamak gerekir.
    Bir çocuğa yapılabilecek en büyük günah...
    * Peki ya dondurma? Dondurma hem yağlı sütten üretildiği hem de çok şeker içerdiği için iddia edilenin aksine çocuklar için yararlı değildir. Diğer taraftan dondurma ve şekerleme sanayinde kullanılan bazı gıda boyalarının otizme yol açtığı saptandığından Avrupa Birliği’nde, bu tür gıdaların üzerine “Dikkat eksikliğine yol açabilir!” ibaresi yazılmak zorundadır.
    * Ya açık, külahta satılan dondurmalar? Açık dondurmalarda ise bakteri bulaşma riski ayrı bir tehlike kaynağıdır.
    * Peki sizin bir öneriniz var mı, nasıl vazgeçirebiliriz çocuğu dondurmadan?Alıştırmayarak!
    * İyi ama nasıl? Evde verilmese bile arkadaşlarından etkileniyor...Arkadaşlarıyla temas etmeden önce, okul öncesi çağda ne yazık ki anne babalar hamburger dükkanlarına, dondurmaya ve gazlı içeceklere alıştırıyorlar çocuklarını. Çocuk, anne kucağında öğreniyor hataları. Ve ne yazık ki var olan yanlış bilgiler nedeniyle anne iyi bir şey yaptığını düşünerek alıyor dondurmayı. Çünkü, sürekli “Dondurma sağlıklıdır” deniyor. İçindeki süt nedeniyle... Bunlar bilgilenme eksikliği ya da iyi niyetle yapılan hatalar. Ama çocukların geleceğini karartan, onların hastalıklı yetişkinler olmalarına yol açan hatalar... Hataları anne kucağında öğreniyor çocuk dedik ya, bunu demişken, çocuk beslenmesinde yapılan en büyük hatalardan birini bana hatırlatmış oldunuz. Sabah okula gönderirken artık çok az anne kalkıp çocuğuna kahvaltı hazırlıyor. Uygulama genelde, “Al şu 5 lirayı, yolda kendine bir poğaca al” şeklinde. Halbuki sokaktan alınan bu besinle, ki buna besin bile dememek gerekir, çocuk sadece karbonhidrat ve margarin almış oluyor. Bir çocuğa yapılabilecek en büyük günah budur...
    Vatan Gazetesi 29.07.2010 Perşembe

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Şeker Yiyen Çocuklar...
    Tip 2 Diyabet pankreas organının bir tükenme hastalığıdır. Geçmişte bu hastalık yaşlılarda görülürdü. Ama artık aşırı şeker tüketimine bağlı olarak 12 yaşındaki çocuklarda bile şeker hastalığı oluşuyor. Oysa sağlıklı beslenmenin temel taşlarından biri şekere hiç yer vermemektir. Şeker tamamen bir damak alışkanlığıdır!

    Hocam, çocuklar ne kadar meyve ve şeker tüketmeli? Biz yetişkinler için günde 8 kesme şekeri ya da 200 gram çok şekerli meyve sınırı getirmiştiniz. Onlar için de sınır var mı? Bir kere illa şeker yiyeceksek bunu olabildiğince meyve ve baldan almalıyız. Öncelikle bunu vurgulamakta yarar var. Onun dışında küçük bebekler hariç, 4-5 yaşından itibaren erişkinlerde uyguladığımız sınırı çocuklar için de uygulayabiliriz. Burada "Çocuk bedeni erişkinden 5 kat daha küçük olduğu halde nasıl oluyor bu?" diye bir soru gelebilir aklınıza. Çünkü çocuk çok hareketli olduğu için aldığı şekeri o anda enerji olarak daha fazla oranda tüketebilir.
    Tam da bu yüzden çocukların enerjiye daha fazla ihtiyacı var diye, bol bol meyve ve hatta şeker yemeleri doğru gibi kabul ediliyor oysa... Bu asla doğru değil. Taş devri döneminde insanlar hayvan avlıyor ve bitki topluyor. Şeker sadece meyvede var. Meyve ise esas olarak bir kültür bitkisi. Doğal ortam sebze ağırlıklıdır. İnsan eli ne kadar fazla değmişse bir besin maddesine, o oranda zararlı hale geliyor. O dönemlerde, insanların kan şekeri 60 dolayındaymış. Bu devirlere geldikçe insanoğlu şekerle tanışıyor ve alışkanlıkları değişiyor. Dolayısıyla ortalama kan şekeri de değişiyor. Günümüzde kan şekeri ortalama 90 ve 100'lerde. 100 zaten şeker hastalığı sınırı. Yani biz tehlikeli bir şekilde sınırda dolaşıyoruz. Biliyorsunuz, iki türlü şeker hastalığı var. Bir doğumsal, genetik özelliklerle alâkalı Tip 1 Diyabet. Bir de sonradan edinilen Tip 2 Diyabet. Tip 2 Diyabet pankreas organının bir tükenme hastalığıdır. Geçmişte bu hastalık yaşlılarda görülürdü. Ama artık aşırı şeker tüketimine bağlı olarak 12 yaşındaki çocuklarda bile pankreas tükenebiliyor ve şeker hastalığı oluşuyor. Oysa sağlıklı beslenmenin temel taşlarından biri şekere hiç yer vermemektir. Şeker tamamen bir damak alışkanlığıdır...
    Çocuk şeker yeme tercihini meyve ve bal lehine kullanmalı dediniz... Evet. Ama günde sekiz kesme şekeri kadar şeker dedik ya, kahvaltıda yediği bir tatlı kaşığı bal da bu hesaba dahil edilmeli... Biz kahvaltıda bir tatlı kaşık balı özellikle öneriyoruz. Çünkü çok iyi bir antioksidan. Bu yüzden kalkıp da çayımıza şeker koyacağımıza bir milyon kere balı tercih etmeliyiz. Baldaki bir tatlı kaşığı sınırı ise çok fruktoz içermesi yüzünden... Daha önce fruktozun zararlarını anlatmıştık. Damar sertliğine, kalp hastalığına yol açıyor. Balın ise şekerinin neredeyse tümü fruktozdur. Bal az miktarda da aynı faydalı etkiyi gösterdiği için bir tatlı kaşığından fazlası yedirilmemeli çocuğa. Tabii yetişkinler için de geçerli bu sınır.

    YEREL ÜRET, YEREL TÜKET!
    Peki sabah bir tatlı kaşığı bal yediyse çocuk, o günkü meyve ve şeker hakkından ne kadarını düşmeliyiz? Günlük meyve hakkından üçte bir oranında düşmemiz gerekiyor. Mesala elma, portakal, şeftali, armut gibi orta şekerli meyvelerden 300 gram yeme hakkı olduğuna göre, bunu üçte bir oranında düşürmemiz gerekiyor. Yani geriye 200 gram meyve hakkı kalıyor. Bu hak da iri bir şeftali, iki küçük elma kadardır. Çok şekerli meyvelerden ise orta boy bir muz ya da bir küçük salkım üzümdür. Bir tatlı kaşığı bal, yaklaşık 7-8 gramdır. Aşağı yukarı bir kesme şekeri 4 gram olduğuna göre, 2 kesme şekeri kadar ediyor. Ama bu miktar günlük 8 kesme şeker ölçüsünün 4'te biri olduğu halde, bal fruktoz ağırlıklı olduğu için günlük şeker miktarından 3'te 1 oranında düşüş yapmalıyız.
    Peki hocam çocuklara özellikle hangi meyveyi önerirsiniz? Öyle tek bir meyve yok. Ama mutlaka yörenin meyvesi olmalı. Çünkü biyolojik bir ortamda yaşıyoruz. Şu anda İstanbul'da olduğumuza göre biz Marmara, Trakya insanıyız. Biyolojik çevremizde yetişen meyve ve sebze neyse bize en uygun gelen de odur. Yani mesela Bursa yöresinde yetişen şeftali Marmara Bölgesi insanı için bulunmaz bir mevyedir. Çünkü biz bu biyolojik ortamın insanıyız ve şeftali de bu biyolojik ortamın meyvesi. Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bürosu'nun Avrupa ülkelerinde uyguladığı CİNDY Projesi var. Bu projenin açılımı, Kronik Hastalıklara Karşı Korunma Projesi. Projenin temeli ise, "Yerel üret yerel tüket" cümlesiyle özetlenebilir. Burada birkaç tane üstünlük ortaya çıkıyor. Biri, aynı biyolojik ortamın üstünlüğü. İkincisi, nakil mesafeleri kısalacağı için meyvenin dalında olgunlaşmasına fırsat verilmiş olması. Halbuki Güney Amerika'dan ithal edilen muz, ham, yemyeşil bir şekilde toplanıyor ve gemi ambarlarında olgunlaşıyor. Güneş altında, dalında olgunlaşan bir meyve mi makbuldür yoksa gemi ambarında mı? Elbette dalında olgunlaşan. Çünkü ancak dalında olgunlaşmış bir meyve, o meyveden almak istediğimiz antioksidan, vitamin ve minerallere sahiptir. Üçüncü üstünlük de, bugün dünyada kullanılan tüm enerjinin yaklaşık yüzde 7'si gıda nakline harcanmaktadır. Bunun atmosferimize sağladığı karbondioksit ayak izini bir düşünün lütfen!
    Bir çocuk ne kadar şeker ve meyve yemeli? Hocam, ilk günkü söyleşimizde yetişkinler için vermiştik ama madem çocuklar da aynı miktarda şeker veya meyve yiyebilir dediniz, kısaca bir kez daha tekrarlayabilir miyiz? Meyve ve şekerde sağlık sınırı nedir? Meyveleri, az şekerli, çok şekerli ve orta şekerli diye kabaca üçe bölmemiz mümkün. İlkbahar meyveleri, kiraz, vişne, erik ve bir dereceye kadar kayısı az şekerli meyveler arasına giriyor ve başka hiç şeker tüketmediğimiz takdirde, günde 400 gram bu meyvelerden yiyebiliriz. Elma, armut, şeftali, portakal ve mandalina orta şekerli meyveler sınıfına giriyor. Bunlardan da 300 gram yiyebiliriz. Ama yine çayımıza, kahvemize hiç şeker koymamış, sabah kahvaltıda bal ya da reçel yememiş olmak koşuluyla. Eğer yediysek onları da bu miktardan düşmek gerekir. İncir, muz ve üzüm gibi çok şekerli meyvelerden ise günde en fazla 200 gram yiyebiliriz. Yani yaklaşık olarak 3-4 incir, bir muz gibi...
    Peki ya karpuz ve kavun? Karpuz az şekerli meyve sınıfına giriyor. Kavun da az şekerli ile orta şekerli arasında... Karpuz da kavun da bir dilim yenmelidir. Ama ben hiç bir dilim karpuz yiyen insan görmedim şimdiye kadar. Bir kilodan aşağı kimse yemiyor. Halbuki en fazla 400 gram yenmelidir. Bir dilim karpuz ise aşağı yukarı 400 gram. Bundan fazlası sağlığa zararlı! Çocuk için de erişkin için de...

    Vatan Gazetesi 27.07.2010 Salı

Visitors found this page by searching for:

portakalda ne kadar şeker var

agresif diyabet teda

sikma portakal suyunun diyabet hastasina zarari varmi

çikolata yiyen çocuk başarılı olur mu

bir tane portakalda ne kadar şeker var

dogaltedavi.net portakal

asiri derece tatli yiyen cocoklar

1 portakalda ne kadar şeker var

portakal yiyen insan resimi

portakal yiyen bebek resimleri

çocuklarda şeker ve çikolata allerji yapar mı

hiç şekersiz tatlı

gazlı içeceklerden zarar görmüş çocuk resimleri

çikolata yiyen tatlı bebek resimleri

Agresif şeker hastalığı nedir

portakalda nekadar seker vardir

portakalda seker vam

tatli agresif

çikolata yiyen çocuk

mesane kanseri şeker tatlı gıdalar ne derece zararlı

şeker hastalığı ve agresif

happy şeker sipariş

çocuk agrasif ne önerirsiniz

şeker hastası hıç tatlı yıyeı

hamburger yiyen insan resimleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi | bitkisel tedavi | şifalı bitkiler | tedavi yöntemleri | hemoroid | himalaya tuzu
zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı, mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, vitiligo, beyaz leke hastalığı, cinsel bozukluklar, cinsel isteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık, kısa ilişki, ereksiyon, ülseratif kolit, kalınbağırsak ülseri, böbrek iltihaplanması, nefrit, kurdeşen, kronik ürtiker, anjiyödem, dabaz, kaşınıtlı, kabarcıklı, deri hastalığı, irritabl bağırsak sendromu (İBS), kalın bağırsak hasaslaşması, kolon hasaslaşması, yüksek tansiyon, variz, varikosis, varicose, gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü, mide yanması, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84