Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Sizde Turşu severmiziniz

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.893

    Standart Sizde Turşu severmiziniz

    Sizde Turşu severmiziniz .............Haluk Özözlü

    Turşu, Türk sofrasının geleneksel tatlarından biri. Biberden fasulyeye, salatalıktan lahanaya, patlıcandan dometese kadar pek çok sebze ve meyvenin turşusu, özellikle kış yemeklerimizin yanıbaşında yerini alıverir.

    Her ne kadar annelerimizin yaz sonunda ''iki eli kanda olsa'' kurmaktan vazgeçmedikleri dönemler artık çok gerilerde kaldıysa da, turşu kurma geleneğini sürdürenlerimizin sayısı hiç az değil.

    Sirke, tuz ve renk renk sebzenin buluşmasıyla ortaya çıkan bu nefis tat, iştah kabartan özelliği ile damak tadına düşkün olanların sofrasında başköşeyi kimseye kaptırmıyor.

    Asri'nin Sırrı
    İstanbul'da sayıları giderek azalan bu turşucuların en ünlüsü kuşkusuz ki Asri Turşucu. Ev turşularını aratmayacak nefasetteki çeşitleriyle Asri Turşucu'da aradığınız her turşuyu bulabiliyorsunuz. Hem de Gümüştepe köyünün kaynak suyuyla yurdumuzun doğal ürünlerinden.
    Asri Turşucu mesleğe 1938 yılında zeytin tuzlama ile başlamış. Çelikli ailesinin baba mesleğini günümüze taşıyan ise Vahdettin Çelikli, Saraçhane'den Fatih'e, en son olarak da Sıraselviler'e taşınmış. Yılların turşucusu, Mudanya'da imal ettiği turşu çeşitlerini kış sezonu boyunca müşterilere sunup yaz sezonunda ise dükkanını kapıyor.

    Turşu çeşitleri arasında ilk akla gelen salatalık, biber, domates, patlıcan, lahana. Ama Asri Turşucu'da çeşitler bununla kalmıyor. Aklınıza gelen her türlü meyve ve sebze turşusunu burada bulabiliyorsunuz. Çeşitler arasında havuç, pırasa, karnabahar, acur, kabak, şalgam, fasulye, mısır, pancar, soğan, sarmısak, kelek, kızılcık, kiraz, muşmula, ayva, mandalina, portakal, üzüm, elma, armut hatta yumurta bile var. Bunlara lahana sarma, patlıcan sarma, domates dolma, biber dolmayı da eklerseniz, acılı acısız turşu suları, salça ve sirkelerle dolu dükkanda ağzınızın sulanmasına engel olamıyorsunuz. Turşular paketleninceye kadar beklemeyen müşteriler bir porsiyon Çengelköy salatalığı ile doğranmış lahana turşusunu yiyip, üstüne de bir bardak turşu suyu içmeyi ihmal etmiyorlar.

    İştah açıcı özelliğinin yanısıra, lahana turşusu suyunun grip ve ülsere iyi geldiği söylenenler arasında. Vitamin açısından zengin olan turşuların politikacılardan sanatçılara kadar birçok özel meraklısı da bulunuyor.
    Tüm sebze ve meyvelerden turşu yapılabileceğini belirten Vahdettin Çelikli, turşu yapımında kullanılan ürünlerin dalından yeni kopmuş olmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.

    Ne, Nereden?
    Bursa bölgesinden Yenişehir'den ve Karacabey'den toplanan Kornişon salatalık, sivri biber, domatesin yanı sıra Edirne'den getirilen lahana, sarmısak, arpacık soğanla beraber tazyikli suyla iyice yıkanıp tahta fıçılara ve geçme kapaklı tenekelere temmuz ve ağustos aylarında kuruluyor. Ve sonra nisan ayı sonuna dek tüketilene kadar istife alınıyor. Yılların turşucusu, turşu yapımında bazı noktaları ''Sihirli Tur'' okurlarına açıkladı.

    Ünlü turşucunun turşularında bir farklı lezzet daha var ki, tarifi hayli zor. Dereotu görünümündeki vitamini bol bu otun ismi Rezene. Bu ota yabancı kökenli hamburgerlerin arasında da rastlıyorsunuz. Köylerde yumurtayla karıştırıp mücver gibi kızartmasını da yapıyorlar. Turşu suyuna doğal meyve suları da ilave ediliyor.

    En sevilen ve ençok satılan çeşidin patlıcan dolması olduğunu söyleyen Çelikli tarifini de verdi. Küçük seçme patlıcanlar lahana ve kerevizler kıyılarak içine sarmısak acıbiber ilave ediliyor. Karnı yarılan patlıcanların içine doldurulup kereviz sapıyla sarılıyor. Sirke içine basılan patlıcanların üzerine ağırlık konup 10 gün beklenirse turşu hazır oluyor. Vahdettin Çelikli turşu lahana salatası için ise lahana turşusu göbeğinden doğranıyor, üzerine zeytinyağı, limon sosu dökülüp toz kırmızı biber ve kekik serpilerek servis ediliyor. Lahana üzerine sarmısaklı yoğurt, acı biber sosu döküp içki mezesi olarak da hazırlayabilirsiniz

  2. #2
    admin Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    207

    Standart Gökçek Lahana Turşusu





    Gökçek Lahana Turşusu (GL Turşusu): igA, sütşekeri (laktoz), sütasidi ve sütasidi bakterileri resmi.

    Bu bildiğimiz lahana turşusundan farklıdır, birleşiminde aryıca bazı şifalı bitkiler (KM, YD, AB, LS, AK, SÜ) bulunur. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı en ideal ve en doğal ürün.Sütasidi bakterileri içerir ve bu bakteriler bağırsaklardaki zararlı bakterileri ve mantarları yokeden bakterozitler üretir ve böylece mide ve bağırsaklardaki iltihapı (gastrit, enterit) ve ülseri önler.GL Turşusu 15.12.2006 tarihinde satışa sunulacaktır. Normal olarak B12-Vitamini sadece hayvansal besinlerde bulunur, lahana bu alanda B12-Vitamini içeren ayrıcalıklı tek bitkidir.

    Bir Alman tanıdığım
    birşeyler içelim dedi. Olur dedim ve Gasthausa (Kahvehane gibi bir yer) gittik adam 3-4 saatte 33 bardak bira içti ben 2 bardak portakal suyu içene kadar. Senin miden buna nasıl dayanıyor, hergün böylemeisin dedim. Evet hergün böyleyim dedi. Doğrusu çok şaşırdım ve ne yiyip, ne içiyorsun dedim. Oda hergün mutlaka lahana turşusu yediğini ve suyunu içtiğini bunun sağlığı için çok önemli olduğunu söyledi. Büyük annesinin tavsiyesi imiş.

    Sütasidi bakterileri (Laktik asit bakterileri (LAB)):
    Sütasidi bakterilerinin bir çok alt grubu vardır ve bunlardan ikisi grubu çok önemlidir ve bunlardan bazı laktobaziller: l. acidophilus, l. casei, l.
    plantarum., l. reuteri, l. rhamnosus, l. gasseri, l. johnsonii, l. paracasei, l. bulgaricus, l. alactus, l. fermentum ve l. helveticus ince bağırsaklarda ve bifidobacteriumun alt grubundakiler: b. animalis, b. bifidum, b. breve, b. infantis ve b. longum kalın bağırsaklarda bulunur. Bu bakterilerin özeliği laktozu (sütşekeri), sütasidine (laktik asit) dönüştürmesidir. Sütasidi bakterileri en önemli probiotiklerdendir. Sütasidi bakterileri bağışıklık sistemini güçlendirir, allerjiyi önler, laktoz?un sindirilmesini sağlar.

    Sütasidi bakterileri içeren yiyecek ve içecekler günümüzde moda haline gelmiştir. Sütasidi bakterileri aldığınızda bağışıklık sistemini kat kat yükseltiği görülmüştür. Eskiden turşu, kefir ve ekşi süt?te bu sütasidi bakterilerinin fermentesyonu (mayalamsı ile bakterilerin bozulması veya yok olması önlenmiştir, yani bir çeşit dondurulmuştur. Turşu yiyince veya suyunu içince sütasidi bakterileri harekete geçerler ve en etkili antibiyotikten daha
    etkili olup hiçbir yantesiride yoktur. Turşuyu bulan Türklerdir, eskiden vatandaş soğuk kış günlerinde akşam yemeği ile birlikte sofrasında mutlaka turşu bulunurdu. İnsanlarda kolay kolay hastalanmazdı.

    Günümüzde vitamin, mineral vs hapları özeliklede çok tehlikeli atibiyotikler kulanılıyor ve bu antibiyotikler bağırsaklara atılan mini atom bombası gibi milyarlarca faydalı bakteride yokedilmektedir ve insanlar sürekli hastalanmaktadır. Bağırsaklarda 1-10 katrilyon faydalı bakteri vardır ve bu bakteriler bizim için vitaminler üretirler, yağasitlerini parçalarlar. Arı kendisi için bal yapar, ama balın belki % 1?ini kendi yer diğerini insanlar. Bağırsak florasının (faydalı bakterilerin) üretiği vitaminlerinde çok büyük bir kısmı insanın sağlığı için kulanılır.

    Sütasidi bakterileri üzerine 20. yüzyılın başında Paris?te Pastör-Enstitüsünden Ukranya asıllı immunolog ve mikrobiyolog Metchnikoff Kafkaslar ve Bulgaristan?da yaşayan köylüler üzerinde yaptığı araştırmalarda burada yaşıyan insanların ekşi süt ve lahana turşusu kulandıkları ve bu nedenle çok uzun ömürlü oldukları tesbitedilmiştir. Sütasidi bakterilerinin üretiği bakterizitler (payolojik bakterileri öldürücü maddeler: Laktocin, Acidolin, Nisin, diasetil-2,3-butandiol) hatalığa sebep olan bakterileri bu maddeler yokeder. Böylece faydalı bakteriler çoğalırken zararlı bakteriler azalır.

    Japonyalı mikrobiyolog Shirota 1930-40 yılları arasında yaptığı araştırmalarda endüstrileşme ile birlikte insanlarda bir çok hastalık ortaya çıktığını bunun önlenmesinin ancak ve ancak bağırsak florasını rehabilite etmekle mümkün olduğunu tesbitetmiştir. Türklerin binlerce yıl önce geliştirdiği turşu ile bağırsaklardaki faydalı bakteriler artarken zararlı bakterilerin azaldığını görmüştür. Bu yöntemi geliştirmişler ve günümüzde bir çok besin maddesinde artık laktobaziller bulunmaktadır. Hatta lactobazillus acidophilus LA-5 ve Bifidobakterium lactis BB-12 probiyotik olarak ilaçları yapılmaktadır. (Antibiyotik canlıya karşı ve probiyotik canlı için anlamına gelir).

    Sütasidi bakterilerinin en önemli iki alt grubu Laktobazillus ve bifidobakterium türleri besinleri bozulmadan korur ve diğer zararlı bakterilere yaşam ortamı tanımaz. Laktobaziller hem oksijenli (areob) ve oksijensiz (anaroeb) ortamda yaşayabilmektedir. Bu bakteri kişinin ağıziçi, ince ve kalın bağırsak ve deride vede vajinada bulunur. Laktobaziller çubuk şeklinde iken, bifidobakteriıum ise Y şeklindedir. Bifidobakterileri ise genelikle kalın bağırsakta yaşamaktadır.

    Sütasidi bakterilerin etki şekli nasıldır?
    Sütasidi bakterileri mide ve bağırsakalardaki yerleşik olan patalojik bakterileri vede besinlerle alınan patolojik (hastalık yapıcı bakterileri yokeder. Laktobaziller:
    1. ) Patolojik bakterilere karşı küçük molekülü karbonikasit (formikasit, asetikasit, laktikasit, propionikasit sütasidi (laktikasit)) üretir. Bu asitler bağırsak içinde asit konsentresini artırır ve patolojik bakterilerin ölümüne sebep olur.
    2. ) Uygun şartlarda sütasidi bakterileri hidrojenperoksit üretir, bu hidrojenperoksid patolojik bakterileri yokeder.
    3. ) Sütasidi bakterileri bakterizitler (laktocin, nisin, acidolin ve diasetil-2,3-butandiol) üretir ve bu bakteriozitler patolojik bakterileri öldürür.
    4. ) Sütasidi bakterileri (laktobaziller ve bifidobakteriler) immün sistemini güçlendirir.
    5. ) Laktobaziller bağırsak mukazası üzerinde bir biofilm oluşturur ve böylece allerjiyi önlemede önemli rol oynar, çünkü allerjiye sebep olan antijenler muhazaya etki yapamaz.
    6. ) Laktobaziller sütşekerini (laktoz) porçalayan laktaz anzimi üretir. Laktaz laktozu (disakkarid) oluşturan glukoz ve galaktoz?a ayırır. Laktoz ince bağırsaklarda laktaz tarafından parçalanmazsa kalın bağırsakalardaki diğer bakteriler tarafından normal olan glukoz ve galaktoza ayrılmayıp, metan, karbondioksit ve hidrojen gazı gibi gazlar üretilir. Buda kişinin karnın sürekli şiş olmasına neden olur.
    7. ) Bağırsaklardaki bazı bakterilerin üretiği anzimler (beta-Glucuronidaz, azoreduktaz, nitratreduktaz) kanserojen olabilecek özeliklerdedir. Laktobaziller bu kanserojen özelikteki anzimleri azaltır.
    8. ) Sütasidi bakterileri (latobaziller ve bifidobakteriler) makrofajı aktifleştirir, yani patolojik bakteriler karşı hem hüceler arasında hemde sıvılı alanda daha etkin olur.
    9. ) Sütasidi bakterileri immunglobulin A oranı artırır, igA mesane, bağırsaklar ve sütün içinde bulunur ve bakterilere karşı bir bariye oluşturan antikordur.


    Laktoz nasıl daha iyi hazmedir?
    Laktozintoleranz (laktoz hazmısızlığı süt emen insan veya hayvanda emmeyi bıraktıktan sonra laktozintoleranz rahatsızlığı ortaya çıkar. Laktoz yani sütşekeri bir disakkarid olup glukoz ve galaktoz moleküllerinden oluşur. Bu molekülü laktaz anzimi önce glukoz ve galaktoza vede sonra sütasidine dönüştürür.
    Bu anzim ince bağırsak mukazasında bulunur. Yaş ilerledikce veya sütasidi bakterileri azalınca laktaz anzimi azalır ve laktoz moleküllere ayrılmadan kalın bağırsağa geçer. Kulanılan kimyasal ilaçlar, özeliklede antibiyotikler, kola, fanta gibi aşırı katkı maddeli içeçekler, hamburger, chesburger gibi lifsiz besinler bağırsakalrdaki faydalı bakterilerin azalmasına ve onun yerine patolojik (hastalık yapıcı bakterilerin çoğalmasına neden olur. Peynir kanın asitlnemesine ve uzun vadede iltihaplı hastalıklara, siyah çay bağırsakları kurutarak vitamin ve mineral alınmasını önler vede et ve et mamüleri aşırı ve sürekli alındığında asidoza sebep olur ki sonu romatizmalı ve ağrılı hastalıklardır. Kalın bağırsakalardaki patolojik bakteriler laktozu metan, karbondioksit ve hidojen gazına dönüştürür. Metan gazı kişide yorğunluk, halsizlik ve dermansızlığa sebep olur. Bu gazlarda karında şişkinliğe sebep olur. Kalın bağırsakalardaki faydalı bakterilerin azalması ile onun yerine yerleşen bakteri ve mantarlar toksik maddeler üretirler ve kişide allerji, immün zafiyeti, kabızlık, ishal, hormon anormalikler ve hatta depresyona sebep olurlar. Bağırsaklardaki patolojik bakteriler ve mantarlar proteinı aminoasitlere dönüştüreceklerine biyojen aminlare dönüştürürler. Örneğin aşırı oranda histamin ortaya çıkar ve buda kişide allerjiye sebep olur. Hastalıkların % 99'u bağırsak florasının bozulması nedeniyle olur. Bunu düzenlemek ancak ve ancak Gökçek İksiri ve GL Turşusu ile mümkündür. Bu iki ürün bağırsak florasını yeniden sağlıklı ortama dönüştürür.

    Türk Milletinin yeniden yükselişe geçememesinin iki sebebi vardır. Bunlar fikir bulanıklığı ve sağlıksız besleneme. Sağlıksız beslenen kişi hastalanır ve sağlıklı düşünemez ve sağlıklı kararlar alıp uyguluyamaz. Dün Dünya?nın Efendisi olan ve yarında olabilecek cevhere sahip olan Türk Milletinin sağlıklı olması çok çok önemlidir, çünkü dört çepheden kuşatılmıştır. Türkler 15. ve 16. yüzyıllarda dünyanda aynı anda 5 imparatorluk kurmuş (Osmanlı, Babür, Safevi, Altın Ordu ve Türkistan) ve Asyanın ¾ ünü, Avrupa ve Afrikanın yarısını yönetmiş ve hükmetmiş bir millet iken bugün küçük Andoluya sıkışmışız ve hatta bura bile biz çok görülmeye başlanmıştır. Türkün kendine gelmesi içinde bulunduğu fikir karmaşasından kurtulması ile mümkündür. Atatürk Maturidiye yani Türk İslamına dönüş hareketini başlatmıştır. Çünkü Omanlı ve diğer Türk İmparatorluklarında görülen 500 yıllık çöküşün sebebini Atatürk yeniden Maturidiye dönüşle mümkün olacağını görmüş ve bu hareketi yeniden başlatmıştır. Daha sonra devlet yönetimine gelen çözmezler nedeniyle bu hareket dumura uğramıştır. Atatürk?ün başlatığı Türkçülük ve Maturidilik hareketine yeniden başlatmalıyız. Sağlık alanında ise atalarımız insanlık tarihinin en büyük buluşu olan TURŞU?YU bulmuşlardır. Turşu mikroplara karşı en büyük probiyotik silahtır. Bu silahı yeniden ve kapsamlı olarak ve yeniliyerek kulanıma sunuyorum.

    .................................................. .................................................. ...............

    Bağırsak florası:
    Bağırsaklar alan olarak 300-400 m² büyüklüğünde, yani bir top sahasının yarısından biraz daha büyüktür. Bağırsak florasında bilinen 500 tür bakteri mevcuttur ve bunlar 1-10 katrilyon arasında yekün tutar ve bunlar genelikle kalınbağırsaktadır. Sağlıklı bir insanda bağırsak florasındaki bakterilerin % 98?i faydali olup yediğimiz besinlerdeki proteinleri aminoasitlere, karbonhidratları disakkaritlere ve yağları yağasitlrine dönüştürürler.
    Örneğin proteinlar 30 000-300 000 molekülden oluşur ve bunu amino asitlere (tek moleküle) enzimler veya bakteriler araciliği ile dönüşürler. Faydalı bakteriler bir taraftan besinleri parçalıyarak moleküllere ayırırken diğer taraftandan BC (Folikasit), B2, B6, B12 ve K-Vitamini üretirler. Bağırsak florası bağırsak muhazasındaki artık maddeleri parçalıyarak bağırsakaları temizler. Bağırsak florası bağırsak mukazasındaki hücreleri uyarır ve hücrelerin bölünüp çoğalmasını sağlar. Bağırsak mukazasına massaj yaparak peristaliği (bağırsak hareketlerini sağlar) uyarır. Aşırı et, peynir, yumurt ve mamüleri yiyen kişilerin sindirim organları zamanla yeterince ve kaliteli enzim salgılıyamazlar ve bakterileride görevlerini yapamayınca sindirim problemleri başlar. Faydalı bakterilerin oranının azalmasi ile onların yerine patojen (hastalik yapan) bakteriler, viruslar, mantarlar ve parazitler yerleşir ve dengeler bozulur. Kişide immunzafiyeti (bağışık sistemi), allerji, enfeksiyona karşı dayanıksızlık, iltihapli hastalıklar vb. rahatsızlıklar ortaya çıkar.

    Kalın bağırsaklarda 500 tür ve miktar olarak 1-10 katirilyon civarında vede ağırlık olarak takriben 1-1,5 kg bakteri bulunur. Bakterilerin bir kısmı fecesle (dışkı ile dışarı atılır ve bu yolla dışarı atılan bakteri oranı bir yılda 70 kg'ı bulur. Bakteriler protein artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (bakteroides, proteus, E. coli, ve clostrium gibi) ve karbonhidrat artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (bifidobakterium, laktobacillus ve streptokokku faecalis gibi) arasında bir denge vardır. Atibiyotik ilaçlar, konserveli besinler, hazır yiyecekler (hamburger , cheesburger vb.,) asitli içecekler (kola, fanta vb.,), aşırı hayvansal besin, siyah çay ve kahve faydalı bakterilerin azalıp zararlı bakterilerin çoğalmasına neden olur.

    Böylece zamanla E. coli, enterokokken ve clostridin gibi bakterilerin oranı aşırı artar. Buda başata allerji olmak üzere birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Manchester mikrobiyolojik araştımalar merkezinden Dr. M. Moradi 10 allerjik rahatsızlıkları olan ve 10 allerjik rahatsızlıkları olmaya bir yaşındaki bebekler üzerinde araştırma yapmıştır. Bu araştırmalarda allerjik rahatsızlıkları olanlarının kalınbağırsaklarında yüksek oranda clostridium difficile tesbitedilmiş ve bu bakterininde igG oranını yükseltiği görülmüştür.


    Berlin Postam?dan Dr. Habil Jurgen Schulz bağırsak florasının bebeklerin doğduktan sonra annesütü, ineksütü veya mama ile beslenmelerine göre şekillendiğini tesbitetmiştir. Buna göre anne sütü ile beslenen çocukların bağırsak içeriğinin pH-Değeri 3,5-5 arasında ve mama ile beslenelerde ise pH-Değerinin 7 veya hafif üzerinde olduğunu tesbitetmistir. Sindirim organları günde ortalama 7-8 litre salğı (enzimler, hormonlar, vitaminler, asitler ve alkalik maddeler) üretir. En ideal enzim pH-Değerinin 4,5-6,5 arasında olması halinde salğılanır.

    PH-Değerinin nötüre, yani 7?ye yakın olması halinde enzimin kalitesi %70?lere vara oranda düşer. Buda kişinin yediklerini sindirmeden çıkarması demekttir, yani besinlerdeki vitaminler, mineraller, aminoasitler, yağasitleri ve glukozlardan yeterince istifade edemez. Bağırsaklardaki pH-Değerini nötürlü bir ortamda seyri halinde proteiler aminoasit yerine biyojen aminlere dönüşürler ve bunlardan özeliklede histamin allerjiye sebep olur. İkinci olarak Amonyum (NH4+) yerine Amonyak (NH3) oluşur. Amonyak nötür olduğundan kolayca kana karışır, bu ise hücreler icin bir zehirdir.

    Ücüncü olarak faydalı bakterilerin yeterince B-Vitaminleri üretememesi nedeniyle Homocystein elimine edilemez, bu ise oldukca tehlikeli maddedir. Homocystein LDL-Kolesterolunu oksitler ve yabancılaşan kolesterolu makrofaj yiyerek süngersi artık maddele oluşur ve buda damarların icyüzeyine yığılarak damarsertliğine sebep olur. Buda ilerleyen sürec içinde başta beyinkanamasi ve kalpenfaktürüsüne sebep olur (OMZ 3.03.4). dördüncü olarak bağırsaklarda faydalı bakterilerin antibiyotik ilaçlar nedeniyle azalmasından dolayı onun yerine tehlikeli mantarlar çoğalır ve artan mantarlar zehirli gazlar ve zehirli alkoller üretirler ve bunların karaciğer tarafindan arıtılması sindirim organlarını yorar ve asli görevini yapamayan sindirim organları yıpranır.

    Besinci olarak bağırsak florasının bozulması zamanla pankreas, karaciğer, mide ve bağırsakların ürettiği enzimin kalitesinin düşmesi nedeniye kişide yağ-, protein- ve karbonhazimsizliği nedeniyelle kişide yağlanma , şişmanlık, damarsertliği ve allerji gibi hastalıklar ortaya çıkar. Ayrıca bağırsak florasının bozulmasına dişeti iltihaplanması, lefbezelerinin iltihaplanması, alkol, sigara, aşırı kahve ve aşırı siyah çay içmede sebep olur.

    Akut pankreatitte bağırsaklar 30.000 Daltona varan orandaki büyük mokekülerin dehi geçmesi için kanallarını büyütür. Enzimlerin kalitesi düştüğünden besinleri tam sindirilmez ve bu nedenle bağısaklar geçişleri kolaylaştırmak için kanalları (vilüsler) genişletir. Böylece tam sindirilmemiş besinmaddeleri absorbeedilir ve bu allerjiye sebep olur. Şayet kana sadece besin maddeleri geçmez aynı zamanda candida albicans isimli maya mantarıda kana geçerse ve bu kandolaşımının iflası ve yani ölüm demektir.

    Altıncı olarak Bir diğer önemli faktör ise Midenin aşırı katkı maddesi içeren besinler (konserveler, çikolata, keks vb.) ve soft içecekler (kola, fanta vb.) nedeniyle tahrip olur. Böylece zamanla çok kolay gastrit (mideiltihaplanması, midemukazasıiltihaplanması oluşur. Bunedenle Mide yeterince intrinsic fakrorü (sialinasitli glukoprotein) salğılızamaz. Intrinsic faktorü B12-Vitamini, Folikasit, Methionin ve minerallerin bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmesini sağlar. Yani nasılki diabet hastaları için insulin nekadar önemli ise besinlerin sindirilmesi içinde İntrinsic faktorüde o kadar önemlidir. İntrinsic faktorünün yetersizliği vitamin ve mineralyetersizliğine sebep olur. Neticede bir çok hastalık ortaya çıkar ve bunlardan bazıları: Allerji, derihastalıkları, sindirim organlarindaki rahatsızlıklar, vb hastalıklar ortaya çıkar. (Nhp 12.03.1722) Bağırsak florasının ideal şekilde olabilmesi için Gökçek İksiri, Ekşiot suyu veya ZYE iyi gelir vede birazda keten-, çörek-, elma- ve limon preparatlarının faydası vardır.
    www.bitkiseltedavi.com

Visitors found this page by searching for:

turşu suyu neden bulanık olur

TURŞUNUN SUYU NEDEN BULANIK OLUR

turşu neden bozulur

turşuyu kim buldu

turşu suyunun bulanık olması

turşunun üstü neden beyazlarturşu suyunun bulanıklığı nasıl giderilirçubuk turşusu nerede satılırTURŞU İLACIturşu bozulur muturşu bozulursa ne yapmalıturşuyu ilk kim buldutursuyu kim bulduturşunun bozulmaması için ne yapmalıturşu suyu neden bozulurturşunun bozulmaması içinturşu suyu bulanıkturşu SUYU BOZULURSAturşunun üzeri neden beyazlarturşunun üzeri neden beyazlaşırTURSU NEDEN BOZULURturşu bozulmasıturşu neden bulanık olurturşunun üstü neden beyazlaşırturşu ilacı nedir

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169