Aşı Felaketi
Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
IndirX
bitkisel tedavi
bitkisel tedavi
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 12 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
The Aşı Felaketi page is where you will
  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimiçi İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    24.881

    Standart Aşı Felaketi




    Aşı ile ilgili yazılar konunun uzmanları tarafından yazılan metinlerin tercümesidir bana ait değildir.

    Schutzverband für Impfgeschädigte e.V.
    http://www.groma.ch/news/news.htm
    http://www.groma.ch/news/Impfungen.html
    Impfschaden - Kritische Seite rund ums Thema Impfen, Impfungen und Impfnebenwirkungen
    impfkritik.de - Portal für unabhängige Impfaufklärung
    http://www.impf-report.de/infoblatt...sche-grippe.pdf
    http://www.groma.ch/news/sechsfachimpfung.htm
    Bundesamt für Gesundheit - Infektionskrankheiten
    impf-report - Newsletter Gesamt-Archiv
    AEGIS Schweiz -
    impf-report - Newsletter Gesamt-Archiv
    National Vaccine Information Center
    Welcome to The Doctor Within
    Vaccination Liberation Home Page
    Forced Vaccination
    VIAL - Vacinfo.Org - Home Page
    Koren Publications
    Holistic Health Yellow Pages and Supersite

    Aşıya Hayır Teşekkürler!
    Aşı Felaketi Hayata çok şey alınmakta, sorulmadan neden, niçin, bunun arkasında ne olduğunu düşünmeden Medaya, ilm çevreleri, politikacılar, okullar ve üniversitelerden gelen çok çeşitli bilim adamları ve saysız uzmanlar insanları yanılğıya sürüklüyorlar Burada yapılanların, maksatlı yapıldığını ideaetmek yanlış olur Bugün en geçerli olan ve herkesin örenek aldığı ve inandığı bir durumdur, evet geçekten ilmi gerçeklere dayanmadığı halde

    Aşılar etkisizdir
    Genel bir fikir yayagın olarak insanların kafasına yerleşmiştir ki Aşı insanı hastalıkklara karşı koruyan ve sağlıklı yaşamamızı sağlıyan bir nimettir diye inanımaktadır İlaç firmaları, doktorların çoğu ve başka bilim dalalarında ilgi duyan çevreler büyük bir başarı bunu iddea etmektedirler Fakat yakından bakınca gerçekler görülmektedir ki AŞI’nın hiçbir şekilde hastalıklara karşı korumamaktadır, aksine bizleri hasta yapmakatadır Tarihi olarak bakacak olursak AŞI otadoks tıbbın bulduğu en büyük YANILĞI’dır Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan sayısız araştırmalar ve belgeler bize bu gerçeği göstermektedir Ortadoks Tıp tarafından 200 yıldır aşı yapılmaktadır, fakat Aşının etkisini belgeleyen herhangi bir araştırma şimdiye kadar görülmemiştir Bir çok Ebeveyn (Batı Avrupa’da) bildirmektedir ki Çocukarını hastalığa karşı aşı yaptırmalarına rağmen, AŞI’nın çocuklarının hastalığı daha ağır geçirdiklerini söylemektedirler

    Sorumluluğu Siz taşıyorsunu, doktorunuz değil
    Doktorların çoğu özeliklede çocuk doktorları düzenli olarak ve beli bir plan dahilinde AŞI yapmaktadırlar Eğer Ebevey aoarak AŞI’ya karşı olduğunuzu söylerdeniz, çocuğunuz hastalanırsa bunun sorumluluğu size aittir diyerek sizi uyarırlar ve Aşı’nın etkisinde bahsederek bunu bir gerçek olduğunu söylerler Fakat Aşı ile çocuğunuzun sağlığı ağır tahribata ugrayabilir Tehkike: Çocuğunuzu aşı yaptırarak hastalıktan korunmaktan çok aşı olarak daha ağır hastalığa yakalanama riski daha büyüktür Hemde aşı ile daha kat be kat ağır hastalığa yakalanama vede aşının yan etkilerinden dolayı daha ağır hastalıklara yakalanaması mümkündür Çocuğunuzun sorumluluğu size aittir, doktotunuza değil Ilaç Endüstriside diğer endüstri dalları gibi başarıdan başarıya koşmak ister Aşı ile bazı firmalar çok ama çok para kazanmaktadırlarBu firmalar akla hayale gelmedik masallarla ispat edilmemiş hayali iddealarla, aşı olunmadığında çocuklarınızın çok tehlikeli hastalıklar yaşayacağı öne sürülürek insanlar baskı altına alınır Her insan hergün sayısı mikropla temas halinde olur ve bunların çoğuna karşı aşı yapılmış değildir Buna rağmen çocuklar sürekli söylendiği gibi hastalanmamaktadır Biz kendi bağışıklık sistemimize güvenmeliyiz Bu nedenle çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlendirmeniz gerekir, buda sağlıklı beslenme ve doğal ilaçlarla mümkündür

    İspatlanmamış Aşı teorileri:
    Düşünün, biri aşının etkilerini ispatlamış mı? Evet var mı ispatı? Aşı üzerine verilen sayılar ve iddealar tamamen hayal ürünüdür Her AŞI bağışıklı sistemine yapılan bir SALDIRIDIR Aşi özeliklede bebeklerin bağışıklık sisteminde büyük bir şok etkisi yapar Bu nedenle aşı bulaşıcı hastalıklara (enfeksiyon) aşırı yakalanma, allerji, gelişim zafiyeti, otoimmün hastalığı (bağışıklı hastalığı ), beyin tahribatı ve sayısız diğer hastalıklara sbep olur Hastalıklar immün sistemine etki yapar ve ne kadar aşı yapılmışsa tahribatta o kadar büyük olur İmmünoloji: Mikroplar ve savunma sistemi üzerine araştırma yapan ilimdalı olup, henüz birçok sorunun cevapı açıktadır, yani bilinmeyen çok şey var Antijen ve Antikor teorileri ne kadar doğrumu aceba? Açıkca bir çok teori söylendiği ve iddea edildiği gibi doğru değildir Dr Kalmar bu konuda çöyle yazıyor: ’’Antikor göründüğü kadar gezinen antijenleri (mikropları ) temizlemektedir İmmün sisteminde dinamaik olarak iki görev görür’’ Dr med J Lo----r diyorki: ’’Şu gerçektirki, Antikor sadece bu enfeksiyonun bir defa olduğunu bildirir Koruyucu güç olarak başka güçler devreye girer’’ Roitt, Brostoff ve Male yazdıkları İmmünolpjinin kulanımı ve Temeleri „Grundlagen und Anwendung der Immunologie“ isimli kitapta ’’Aşının gelişimi ve kulanımı Vücudun savunma sisteminin ve etki şeklinin bilinmemesi nedeniyle, aşı’dan medet umulmuştur ’’ Biz Ebeveynler’de alarım çanları çalmalıdır, şayet işin ciddiyetini anladıysa, çocuklarımız hiç bir faydası olmayan bu aşı ile tedavi metolarından kurtulmalıyız

    Aşı genteknolojik olarak gelecek nesilleri tehlikeye atmaktadır
    Çok yakınlardan beri AŞI’nın genetik olarak yapısı bozulmuş organizmalardan yapıldığı ve çok faydalı oluğu propogandası yapılmaktadır Kendimizi şeytanın ellerine bırakmayalım!!! Dr rernat Stefan Lanka bu konuda diyorki: Genetik olarak üretildiği iddea edilen aşı ve organizmanın tabiatta bulunmadığı bu nedenlede tabiatta bulunan miktopların bu aşı karşısında yok olacağı iddea edilmektedir Aktif halae getirilen irsi madde aşı ile deri üzerinden veya genetik olarak bozulmuş besin yolu ile hücrelere çekirdeğine ulaşması ve burda depolanaması düşünülmeketedir Bu sanıldığı gibi olmamakta ve AŞI kromosomu bozmakatdır Evet sanıldığı gibi genteknik olarak hazırlanan aşı hücreçekirdeğine gitmemekte aksine sperma veya yumurta hücrelerine giderek orada depolanmaktadır ve burada depolanan aşı çocukların özürlü doğmasına sebep olmaktadır Genteknik olarak hazırlanan aşı yumurta ve spermaya bulaşır ve bu bu şahısların çocukları özürlü doğabilir Ilaç Firmalarının istediği olursa ileride sadece planlı olarak genetik AŞI üretilecek ve çocuklara karşı kulanılacaktır

    Toksik Aşı katkımaddeleri:
    Normalde her ilaçın birleşimdeki maddenin ne olduğuna dair bir kulanım belgesi bulunur, ama aşı yapılırken bu aşını birleşiminde ne olduğunu doktor hariç kimse bilmemekte ve böyle bir belge veya kagıt parçası bulunmamaktadır ve Anne ve babanın bu konuda bilgisi olmamaktadır Günümüzde bu aşının bir çok hastalığa: Derikabarcıkları, Beyin zarı iltihapalanması, kanın yapısının bozulması, sinir iltihapalanması vb rahatsızlıklara sebep olur Birleşiminde: aliminyumlu birleşikler, aliminyumhidroksid, antibiyotikler, öldürülmüş veya zayıflatılmış uyarıcılar (mikroplar), yapısı bozulmuş proteinlar, ve formikaldehid gibi zehirli maddeler içerir Mobilya yapımcıların formaldehid kulanmaları yasaktır, çünkü Kanserojen etkilere sahip olduğu bilinmektedir Evet bu çok tehlikeli, kanserojen madde Formaldhid aşının içinde bulunmakta ve direkt çocuklara vurulmaktadır Bunun yanında hemen hemen bütün aşı maddelerinin içinde Thiomersal bulunur Thiomersal bir civa birleşiğidir ve vücuttan atılması çok çok zordur ve 10 larca yıl vücutta kalabilir Thiomersal çocuklarda konsentrasyon problemi, öğrenme zarluğu, konuşma problemi, mantık oluşturmada yetersizlik, büyük huzursuzluk, ve daha bir çok probleme sebep olur Aliminyumhidroksid birçok aşının içinde katkı maddesi olarak bulunur Berlin’den Prof Dr H Spiess, Aşının birleşimindeki katkı maddeleri o kadar koplex ve karmaşıktır vede bunların çoğunun özelikleride araştırmamıştır ve bilinmemektedi Buna rağmen çocuklarımızı deney tavşanı olarak kulandıralım mı? Bütün bu katkı maddeleri kanserojen, allerjik, nabız düşürücü, mide ve bağırsakları bozucu, ve daha birçok yanetkileri vardır Dr J f Graetz keni homeopatik Muayene hanesine aşının yantesirleri nedeniyle hastalanan insanları tedavietmiş ve hemen hepisinde az veya çok Beyin tahribatı olduğunu tesbitetmiştir

    Aşı maddeleri kesinlikle enfeksiyonun özeliklerine benzer değildir Her aşı maddesinin içinde çok çeşitli maddeler içerir ve doğal olarak hiçbir şekilde görülmesi mümkün değildir Bütün Ülkelerin sağlık bakanlarının ellerindeki sayılardan bilinmektedir Günümüzde yapılan aşıların çoğu gereksizdir, çünkü bu bulaşıcı hastalıkların çoğu görülmemektedir

    Biyolojik Felaket:
    Dr J F Graetz’in yazdığı aşı gereklimi (Sind Impfungen sinnvol?) adlı kitabında şöyle diyor:’’ Yıllarca yaptığımız tecrübe ve deneyimler sonucunda görülmektedirki insanlar sürekli ve sürekli nesilden nesile daha çok hastalanmaktadırlar Düşünün bugün çocukların çoğunda nörodermatit, spastik (krampl&#305 bronşit, astım, baharnezlesi, hayvan allerjisi, sürekli orta kulaka iltihaplanması, legasthenik (öğrenme, okuma ve yazam zorluğu), hiperaktifitet (aşırı taşkınlık hareketlilik), agresivitet (aşırı saldırgan olanma), tehditkar veya bedenen veyahutta ruhen özürlü olmaktadırlar Sonraları yani erğinlik çağında ise adet anormalikleri, adet öncesi ağrı ve sancılar, yumurtalık iltihapalanması, cinsel organda mantar, yumurtalık kordonunda dölenme, düşük yapama veya erken doğum gibi haller oldukca sık görülmektedir Bütün bunlar daha önceki nesillerde çok nadir görülürken şimdi normal olmuştur Bu aşılamaya devam ettiği sürece daha çok rahatsızlıklar ortaya çıkacaktır ve hatta kısırlılık batı ülkelerinde çok hızlı şekilde yayılmakta vede yüzlerce sperma bankası bu ülkelerde bulunmaktadır Şuna şahit olunki artık bir insanın problemi değildir bunlar Bu bütün insanlığı hatta dünyayı ilgilendirmektedir ve yakında bütün insanlık bu felaketin zarrını görecek ve görmektedirde, şayet çok değerli sağlığımızın değerini bilemezsek

    Tam Olarak Düşünün
    Kararinizi verin, çocuğunuzu aşılatmak istiyormusunuz, istemiyormusunuz, her aşı için geniş bilgi toplayın ve öğrenin içinde ne var ne yok Çocuğunuzun sağlığı için zaman ayırın Gerktiğinde aşı sonrada yapılabilir hemen karar vermeyin sonra neler olabileceğini düşünün Sadece siz Ebevey olarak çocuğunuzun aşı olup olmaması konusunda karar verebilirsiniz Sizin kararınızı kimse değiştiremez Dr med G Buchwald 40 yılı aşkın araştırması sonunda aşının bir faydası olmadığını ama çok zararının olduğunu tesbitetmiştir O şöyle demiştir: Aşı korumaz, Aşı yardım etmez, Aşı tahrip ederBurada Aşının zararlarını saymaya kalksa bitiremeyiz Bu nedenle konu hakkında bilgi sahip olmak isteyenlere link vereceğiz isteyenler bu linklere bakabilir

    Aşı Tahribatı: Eğer tedavi hasta yapıyorsa:
    Aşı nedeniyle nerede ne kadar insanın öldüğü ve ve ağır hastalandığı en geniş şekilde bu sitede bulunabilir, fakat site almancadır Amarikada sadece 1918 yılında 100000000 insanın 6 katmanlı aşı yüzünden öldüğü süşünülürse gerçek daha iyi anlaşılır http://wwwimpf-reportde/indexphp
    http://wwwimpf-reportde/index-allephp

    Birçok bulaşicı hastalık (enfeksiyon) artık Almanyada görülmemektedir Türkiye içinde aynı durum geçerlidir Buna rağmen Ebeveyinler soruyor, o halde neden çocukları aşı yaptırıyoruz Korkunç iddea: Hastalığın ortaya çıkma ihtimali olmamasına rağmen, neden birçok tahribata neden olan aşı yapılmaktadır Ve gerçektende Aşının her zaman zararı vardır Genelikle rahatsızlıklar geçicidir Faakt bazı çocuklarda ağır rahatsızlıklar neden olurken ve hatta bazılarında kalıcı tahribata neden olmaktadır Örenğin ben 40 yıl önce aşı olmama rağmen Gökçek İksirini kulanmaya başladıktan sonra Aşı yapılan yerde ve çervresinde yaralar oluştu, hatta sol koltuk altında çıbana benzer kızarıklıklar görüldü vehatta ta sırtımda bu dobur dobur kızarıklıklar görüldü Ailem doktora git görün bu nedir dedi Doktorum bile şaşırdı kan testi allerji testi vs testler yapalım dedi Ama aşı yapılan yerde yara oluşması ve çevresinde çıban gibi dobur dobur kızarıklıklar görülmesi Aşıdan kalan bir kalıntıdır

    Zararsız Aşı reaksiyonları:
    Aşı maddesinin bağışıklık sistemini uyardığı iddea edilmektedir Aşı yapılan noktada kızarıklık, şişme ve hatta düğüm gibi kist oluşabilir Ayrıca genel hastalık belirtileriinden ateş, eklem ağrısı görülebilir Hassas çocuklarda ateş ve ateşli nöbetler dahi görülebilir Her 30 çocuktan birinde bu tür rahatsızlıklar görülebilir

    Aşıda yaşayan mikrop varsa:
    Aşı maddesinde canlı ve aktif uyarıcı (virüs) varsa, bu aşı yapılanın immün sistemini (bağışıklık sistemi) zayıflatır ve hatta Aşı hastalığına sebep olabilir Yani b uşu demektirki, kotunmak istenilen hastalık ortaya çıkabilir Aşı hastalıkları genelikle hafif olarak görülürler Bunedenle Verem (tbc) aşısı yapılan çocuklardan 20 si vereme yakalanmış ve bu nedenle verem aşısı Almanyada 1998’den beri uygulamadan Aşı Komisyonu tarafından kaldırılmıştır, çünkü faydadan çok zararının olduğu görülmüştür Aynı şekilde polio-aşısı’da (çocuk felçi-aşısı ) tarihe karşmıştır, çünkü zararı görülmüştür Bunedenlede yeni aşıda canlı, aktif uyarıcı (virüs) bulunmamaktadır

    Aşı Tahribatı-Büyük Kaza Alğılaması
    Aşının nadiren çok ağır yantesirleri görülebilir ve bu yantesir çocukta ömür boyu iyileşmiyecek kalıçı tahribatta sebep olur Bunedenle ebeveyinlerin çoğu Almanyada aşının bu yantesirlerinden dolayı çocuklarını aşı yaptırmamaktdırlar Aşı tahribatlarının başında: Sara nöbetleri, Felç, Kanın yapısını bozma, ağır allerjik reaksiyonlar ve kişilik değişimleri görülebilir Almanyada 2001 yılında yapılan 20 milyon aşıdan 321 ağır koplike durumlar bildirilmiştir, bunlardan 3’de birinin aşı ile bağlantılı olduğu tesbitedilmiştir

    Karanlıkta kalan sayılar:
    Aşının yantesirleri çok az görünmektedir Çünkü aşının yapacağı tahribat hemen aşıdan sonra ortaya çıkmnaz Çünkü uyarıcı (virüs) çok zayıfır Bunedenle aşının sebep olacağı hastalık yıllar sonra hatta 20-30 ve hatta 40-50 yıl sonra ortaya çıkabilir Bu nedenlede doktorların rahatsızlıklar sbebi hakkında fikir yürütmeleri mümkün değildir Doktorların aşını sebep olduğu tahribatı bildirmeleri çok karmaşı ve zaman alıcı formuler gerektirdiğinden vede sebebibin aşı olduğu konusundaki şüphelerinden dolayı çok nadir bildirim yapılmaktadır Almanyada 2001’den beri doktorların aşının yantesirlerini bildirme zorunlulukları vardır

    Sadece yan tesir üzerine oldukca çok bildirim yetkililere ulaşırsa o zaman, bu aşının şu tür zararları vardır diye uyarıda bulunurlar Bundan dolayı aşını sebep olduğu rahatsızlıklar geç ve çok geç ortaya çıkar ve bundan dolayıda tam olarak bilgi sahibi olmak mümkün değildir Örneğin kenenin sebep olduğu beyinzarı iltihaplanmasına (FMSE) karşı aşı yapılması uzun süre tavsiye edildi, çünkü aşının yantesirinin olmadığı uzun araştırmalar sonucu belğelendi dendi Bunun üzerine bu aşının yıllar sonra aşırı ateşlenmeye sebep olduğu anlaşıldı ve aşı yasaklandı Aşının zararlarını çekenler çektikleri ile kaldı ve kalıyorlar yaşadıkları sürecede kalacaklar Almanyada bunun üzerine yeni aşı türü üretildi, fakat bu aşının yantesiri henüz keşfedilmedi

    Panik yapıcılar:
    Aşı karşıtları ve taraftarları arasında tartışmalar sürüp gitmektedir Aşının yapılmasını isteyenler kaşı olanalara panik yaptıklarını ideaetmektedirler Bu konuda yüzlerce pro ve kontra görüşler, düşünceler, yazılmış kitaplar ve internet sayfaları mevcuttur Bu nedenle yıllar süren araştırmaların yapılması gerekir, bu ise çok büyük mali kaynak demektir

    Örenek: Akut allerji katkı maddeleri nedeniyle:
    Aşı yapılan çocukların bazılarında tavukproteinı ve civaya karşı allerjik oldukarı bilinmektedir, fakat çok az görülür

    Aşının ileride allerjiye sebep olabileceği tartışılmaktdır,
    Bana göre doğrudur, neden denecek olursa Almanyada 25-30 milyon insan baharnezlesi ve besin allerjisinden muzdaripken bu Türkiyede oldukca azdır Almanya başta olmak üzere batı Avrupa ülkelerinde oldukca sık allerji görülürken, düne kadar DDR olarak bildiğimiz doğu Almanyada allerji olanların oranı oldukca düşüktür

    A-) Aşının bilinen tahribatları:
    Aşının içerdiği tavukproteini ve civaya karşı aşırı duyarlılık gösterme(allerji), Bağışıklık sistemi ateşli kramplarla kendini belieder
    Diphterie-Tetanus: Guillain-Barré-Sendromu (GBS: Çevre (perifer) sinir sisteminde tahribat)
    Tetanus: GBS
    Kızamık-Kabakulak-Kızılcık: kandaki alyuvarların sayısını düşürür
    Kızamık: Ağır beyin iltihapalanması, immün zafiyeti
    Kızılcık: Akut Artrit
    Kabakulak: Beyinzarı iltihapalanması (menejit)
    Pertusis: Akut Menejit, bazen kalıcı tahribata sebep olabilir
    Sarı Huma: Beyin iltihapalanması
    Polio (Çocuk felci)- Aşısı: bu aşının eski eskiden ağıdan alınanı immün zafiyetine neden olabiliyordu, yenisi hakkında bilgi sahibi değiliz
    Verem: Verem aşısı nadiren verem sebep olamaktadır
    Grip aşısı: (GBS: Çevre (perifer) sinir sisteminde tahribat)
    FSME: (GBS: Çevre (perifer) sinir sisteminde tahribat)

    B-) Hastaliklarla bağlantıları kesinleşmemiş olabilecek ihtimaller:
    Tetanus: Kramplı rahatsızlıklar, Eklem iltihaplanması, Deri iltihapalanması
    Haemophilus influenza: Gripe benzer rahatsızlıklar, beyin ve gırtlak iltihaplanması, GBS, Omurilik iltihapalanması, Trobosit sayısında azalma bu nedenle kanın pıhtılaşmasında problem
    Kızamık: Beyin iltihaplanması, MS, GBS, Sinir ilat,ihapalanması
    Boğmaca: GBS, Perifer sisnir sisteminde tahribat
    Kızılcık: Sinirlerde tahribat, kronik Artrit, Kramplı rahatsızlıklar

    C-) İspat edilmemiş idealar:
    Çeşitli Aşıların ani çocuk ölümlerine sebep olduğu
    Tetanus: Beyin iltihapalanması
    Hepatit B: Multiple Skleroz (MS)
    Kızamık: Kalin bağırsak iltihapalanması, Beyin iltihapalanması
    Kabakulak: Şeker hastalığı, Kramplı hastalıklar, Sinirsel hastalıklar

    Aşı Tahribatı milyonlarca insanın ölümüne sebep olabilir:
    Aşının tehlikeleri üzerine 15 yıl önce arkadaşım bana bir kitap verdiğinde, bu kadarıda fazla diye itibar edip okumamıştım Gökçek İksirini kulanmaya başladıktan sonra sol dirseğimin üstünde altında çevresinde ve koltukaltındaki bezelerde vede sırtımda çıban gibi kırmızmısı kızarıklıklar oluştu Doktoruma gittiğimde Virüsler dışarı vurmuştur dedi

    Neden 40 yıl önce yapılan aşı yerinin çevresinde bu tür problemler oluyor diye şaşırdım Ve araştırmalar yaptım, ADB başta olmak üzere Amarika kıtasında çıkan İspanya Gribine karşı 1918 yılında 6 katmanlı aşı yapıldığını ve takriben 100 milyon insanın Gripten değilde 6 çeşit aşının bir birine karştırlması ile yapılan aşıdan öldükleri tesbitedilmiştir

    ABD'nin bu yeni bir oyunu değildir, 18 ve 19 yüzyılda yıllarca kızılderilileri yok etmek için bu insanlara karşı biyolojik savaş uyguladıkları bilinmektedir ve bugün ABD'de müzelik denebilecek sayıda kızılderili kalmıştır Ordaki insanlar size iyilik yapıyoruz diye önceden mikrop bulaştırdıkları bataniyeleri ve tekstil ürünlerini bu insanlara vererek, bu insanları yavaş yavaş yok etmişlerdir

    O zaman ortaya çıkan İspanya Gribine benzer, salgın hastalık yani kuş gribi Çinde görülmüş ve milyonlarca kanatlı hayvan ölmüştür Bu SARS virüsünün ABD'nin CIA laboraturlarında geliştirldiği sonradan Çin Hükümeti tarafından tesbitedilmiştir

    Yine Türkiyenin aynı anda bir çok yöresinde aynı anda görülen Kuş gribininde genetik yapısı değiştirilen virüslerin sebep olduğu tahminedilmektedir Bununda ABD'nin İran'a saldırı planına karşı çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerini susturmak için yapıldığı tahminedilmektedir Dünyanın hemen hemen hiçbir ülkesinde olmayan Biyolojik-Savaş aracı olarak kulanılan virüsler ABD ve Rusyada bulunmaktadır

    AŞI OLMAK YA DA OLMAMAK Amarika'dan bu metni hazırlıyarak ban gönderen Lale Kaplan Hanımefendiye teşekküreder

    Aşı zararlımı

    Aşılar vücuda zarar verebilen kimyasal maddeler ve diğer elementlerden yapılmıştır Bu elementlerden bazıları formaldehyde (kansere sebep olabilen), thimerosal (civadan elde edilen zehirli bir madde), aluminyum fosfat (deodorantlarda kullanılan bir başka zehirli madde), phenol (karbolik asid), alum(koruyucu), ve acetondur

    Aşılar, zehirli kimyasal maddelerle beraber tavuk embriyosu, calf serum, tavşan beyin hücresi, maymun böbrek hücresi gibi yabancı protein içerirler Bu yabancı proteinler çok farklı alerjik ve inflammatuary tepkilere sebep olabilirler Bu maddeler kana ulaştığı zaman vücut hemen müdahele edip ateş, kızarıklık, kaşıntı şişlik gibi yollarla bunları dışarı atmak isteyecektir İlaçlarla bağışıklık sistemi bastırılmaz, vücudun doğal bir şekilde bu zehirleri atmasına izin verilirse belki uzun dönem etkilerden kurtulmak mümkün olabilir İlaçlarla doğal tepkiler bastırılarak bu zehirlerin dışarı atılmasına izin verilmez, yada bağışıklık sistemi güçlü olmayan vücutlarda bu zehirler atılamazsa dokulara yerleşerek ilerde şeker, otizm, astım, sinir hastalıkları, kan kanseri hatta direk ölüme varan durumları tetikleyebilir

    Birçok çocukta aşılardaki zehirlerin vücuda yerleşmesi hiçbir şeye sebep olmuyormuş gibi görünse bile çocuğun kendi doğal potansiyelinin altında yaşamasına yol açacaktır Daha zayıf bağışıklık sistemi, daha zayıf zeka, yaratıcı güç, daha az enerji Ve ilerki hayatında ilaçlar, floridli su, yiyeceklerdeki katkı maddeleri, tarımsal ilaçlar gibi bütün sebeplerle birleşerek ciddi kronik hastalıkların oluşmasına yardımcı olacaktır Hatırlarsak son elli yılda şeker, kan kanseri, otism, astım gibi çocuk hastalıkları gittikçe artmaktadır

    Aşı niye etkili değil?
    Çünkü aşılar çocuk hastalıklarındaki ana sebebi ortadan kaldırmaya yönelik hiçbir şey yapmamaktadırlar Su çiçeği, kronik öksürük, kızamık gibi çocuk hastalıklarının asıl sebebi mikroplar değil, vücudun içinde bulunduğu toksik şartlardır (toxeamia) Ünlü Amerikalı çocuk doktoru Henry Bieler e göre “Hastalıkların asıl sebebi mikroplar değildir Toxeamia nin sebep olduğu hücre düzeyindeki bozulma mikropların çoğalması ve aktif olabilmesine uygun ortamı oluşturur” Toxemia nin sebepleri arasında gelişmemiş ülkelerde yetersiz beslenme, aşırı nüfus, kirli su gelişmiş ülkelerde ise aşırı derecede et, süt(özellikle pastörize edilmi&#351, aşılar, ilaç tüketimi, yiyeceklerdeki katkı maddeleri, tarım ilaclarını sayabiliriz

    Aşıların yetersizliğine dair tarihsel gerçekler:
    1-) 1871-2 de İngiltere de 2 ve 50 yaş arasındaki nüfusun %98i su çiçeğine karşı aşılanmasına rağmen, İngiltere 45000 ölümle tarihinin en kötü suçiçeği salgınlarından birisini yaşadı Aynı zamanda Almanyada nüfusun %96 sı aşılanmasına rağmen su çiçeğinden ölümlerin sayısı 125000 den fazlaydı (The Hadwen Documents)

    2-) Almanyada 1940 da difteriye (kuşpalaz&#305 karşı zorunlu aşılardan sonra 1945 de difteri vaka sayısı 40000 den 250000 e çıkmıştı (Don’t Get Stuck, Hannah Allen)

    3-) 1960 da Amerikada iki virologist (virüsleri inceleyen) çocuk felci aşısının labaratuar hayvanlarında kansere sebep olan SV40 virüsü taşıdığını tespit ettiklerinde milyonlarca çocuk aşılanmıştı (Med Jnl of Australıa 1731973 p555)

    4-) 1967de Ghana nüfusunun %96 sı kızamığa karşı aşılanarak Dünya Sağlık Örgütü tarafından kızamık-free ilan edilmişti 1972 de Ghana çok yüksek ölüm sayısı ile beraber tarihinin en kötü kızamık salgınını yaşadı (Dr H Albonıco, MMR Vaccıne Campaıgne ın Swıtzerland, March 1990)

    5-) 1970 ile 1990 arasında İngiltere de 200000 den fazla whooping cough(sürekli derin öksürük) tamamen aşılanmış çocuklarda görüldü (Communıty Dısease Surveıllance Centre, UK)

    6-) 1970 de Hindistanda 260000 kişiyi içeren tüberküloz aşısı denemesinin sonuçlar aşılı olan kişilerde hastalığa yakalanma oranının arttığını ortaya çıkardı (The Lancet 12180 p73)


    7-) 1977 de ilk çocuk felci aşısını geliştiren DR Jonas Salk diğer bilim adamları ile birlikte 1961 den beri Amerikada görülen birçok çocuk felci vakasının asıl sebebinin aşının kendisi olduğuna dair ifade verdi (Science 4477 Abstracts)

    8-) 1978 de Amerikanın 30 eyaletinde yapılan bir araştırma, kızamığa yakalanan çocukların yarısından fazlasının daha önceden aşılanmış olduğunu ortaya çıkardı (The Peoples Doctor, Dr R Mendelsohn)

    9-) JAMA nın Şubat 1981 sayısına göre doğum uzmanlarının %90 ı, çocuk doktorlarının %68 i kızamıkçık aşısı olmayı reddetti

    10-) Amerikada bir DPT aşısının fiyati 1982 de 11 centten, 1987 de 1168 onbir dolar altmışsekiz cente yükselmişti Sebebi ise aşıyı üreten firmaların aşılardan zarar gören yada ölen çocukların ailelerine ödemek zorunda kaldıkları tazminatlardı (The Vıne, Issue 7, January 1994, Nambour, Qld)

    11) 1988 ve 1989 da Oman (Umman) da tamamen aşılanmış çocuklarda çocuk felci salgını görüldü Hastalığın en yaygın olduğu bölgeler tamamen aşılanmış bölgeler, hastalığın az görüldüğü bölgeler ise aşılanmamış bölgelerdi (The Lancet, 21991)

    12) 1990 da JAMA dan bir makale de” Amerikada okul çağındaki çocukların tamamen aşılanmış olmasına rağmen kızamığın çok yüksek oranda aşılanmış cocuklar arasında ortaya cıktığı” na dair bilgiler vardı (JAMA, 211190)

    13) Amerikada, 1990 dan 1993 e kadar FDA e aşıların sebep olduğu durumlardan dolayı yapılan şikayetlerin sayısı 54,072 idi FDA bu rakamın gerçek rakamın %10 u olduğunu kabul ediyor Çünkü birçok doktor aşıların sebep olduğu reaksiyonları bildirmeyi kabul etmiyor (National Vaccine Information Center March 21994)

    14) 2 Kasım 2000 de Amerikalı Doktorlar ve Cerrahlar Birliği (AAPS) St Louis deki 57 toplantılarında oy birliği ile çocuk aşılarının zorunlu olmasının kaldırılması için karar aldı Bu karara bir tane bile hayır diyen çıkmadı (Report by Mıchael Devıtt)

    Yukarıdaki bilgiler Ian Sınclaır in Vaccinationdebatecom adlı sayfasından alınmıstır Bu konuda daha fazla bilgi için (ingilizce)
    Eklenen Resim Ön İzlemesi Eklenen Resim Ön İzlemesi  
    BitkiselTedavi.com - Resmi Satış Sitesidir.

  2. #2
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimiçi İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    24.881

    Standart

    Impfen? Nein Danke!
    Vieles im Leben nimmt man als gegeben, ohne es zu hinterfragen, oder darüber nachzudenken. Die Medien, die unzähligen Experten aus vielen Bereichen der Wissenschaft, Politik, die Schulen und Universitäten, verbreiten viele Irrtümer. Es wäre falsch zu behaupten, dass es immer mit gezielter Absicht geschieht. Es ist das heute gültige und von fast allen akzeptierte Paradigma, an das man glaubt ? ohne wirklich zu wissen.

    Impfungen wirken nicht
    Es herrscht die allgemeine Meinung, dass Impfen ein Segen ist und uns vor Krankheiten schützt, sowie unserer Gesundheit förderlich ist. Diese Behauptung wird durch die Pharmaindustrie, viele Ärzte und andere wirtschaftlich interessierte Kreise mit Erfolg unterstützt. Beim näheren Hinsehen realisiert man, dass die Impfung uns keineswegs vor der Krankheit schützt, im Gegenteil, sie macht uns krank. Historisch gesehen, ist die Impfung einer der grössten Irrtümer der heutigen Schulmedizin. Umfangreiche Literatur und zahlreiche Studien aus der ganzen Welt, liefern einen zweifelsfreien Beweis für diese Behauptung. Obschon seit 200 Jahren geimpft wird, ist uns die Medizin bis heute einen Wirksamkeitsnachweis schuldig geblieben. Viele Eltern berichten, dass ihre Kinder trotz der Impfung die Krankheiten durchmachen, meist auch noch mit den gefürchteten Komplikationen.

    Die Verantwortung tragen Sie, nicht die Ärzte
    Viele Ärzte, insbesondere die Kinderärzte, impfen routinemässig nach festgelegten Impfterminen. Wenn Sie als Eltern Fragen stellen oder sogar die Impfung ablehnen, wird meistens an Ihre Verantwortung appelliert und die Wirksamkeit der Impfungen als gegebene Tatsache dargelegt. Ihr Kind kann durch die Impfung schwer geschädigt werden. Die Gefahr, dass Ihr Kind durch die Impfung einen Schaden davonträgt, ist um das Mehrfache grösser, als die Möglichkeit, an den Folgen der Krankheit selber, gegen die geimpft werden soll, zu erkranken. Die Verantwortung für Ihr Kind kann Ihnen kein Arzt abnehmen, diese ist und bleibt immer bei Ihnen. Deshalb müssen Sie sich sehr genau informieren, um die richtige Entscheidung treffen zu können.
    Die Pharmaindustrie, wie jedes profitorientierte Unternehmen, strebt nur wirtschaftlichen Erfolg an. Mit den Impfungen werden sehr grosse Gewinne erzielt. Wir werden mit Argumenten, welche nicht nachgewiesen worden sind, und erschreckenden Schilderungen über Krankheiten, welche angeblich durch die Impfung verhindert werden können, unter Druck gesetzt. Jeder Mensch kommt zwangsläufig jeden Tag mit grossen Mengen Erregern in Kontakt, gegen die es meistens keine Impfung gibt. Trotzdem werden wir und unsere Kinder nicht dauernd krank. Wir können in unsere Abwehrkraft vertrauen. Stärken Sie deshalb das Immunsystem Ihres Kindes mit einer gesunden Ernährung, stillen Sie mindestens 6 Monate voll und noch so lange wie möglich zusätzlich, sorgen Sie für ein harmonisches Familienklima und vertrauen Sie in die immensen Abwehrkräfte, welche damit gebildet werden.

    Unbewiesene Impftheorie
    Bedenken Sie, dass niemand den Nutzen einer Impfung wissenschaftlich exakt abwägen, geschweige denn beweisen kann. Die von den an flächendeckenden Impfungen Interessierten genannten Zahlen und Behauptungen sind häufig rein spekulativ und nicht wissenschaftlich fundiert. Jede Impfung ist ein massiver Eingriff in das Immunsystem. Die Impfung erzeugt, vor allem bei unseren Babys, einen immunologischen Schock. Dieser kann zu Infektanfälligkeit, Allergien, Entwicklungsstörungen, Autoimmunerkrankungen, Gehirnschädigungen und vielem mehr führen. Es ist sehr bezeichnend, dass Krankheiten, bei denen unser Immunsystem beeinträchtigt wird, mit den vermehrten Impfungen immer weiter zunehmen.
    In der Immunologie ? die Wissenschaft, die sich mit der Erforschung der Erreger und des Immunsystems befasst ? sind sehr viele Fragen offen. Stimmt die Antigen-Antikörper-Theorie überhaupt? Offensichtlich nicht. Dr. Kalmar schreibt dazu: ?Antikörper scheinen lediglich die Funktion zu haben, den Organismus von noch zirkulierenden Antigenen (Erregern) zu reinigen. In der Dynamik des natürlichen Spiels der Immunabwehrkräfte haben sie nur eine sekundäre Rolle.?
    Dr. med. J. Loibner meint; es ist sicher, dass die Antikörper lediglich anzeigen, dass es eine Infektion einmal gegeben hat. Für den wirksamen Schutz sind andere Dinge von Bedeutung.
    Im Buch ?Grundlagen und Anwendung der Immunologie? von Roitt, Brostoff und Male, lesen wir: ?Die Entwicklung und Anwendung der Impfstoffe erfolgt in Unkenntnis der Wirkungsweisen der Schutzmechanismen des Organismus, so dass man praktisch auf Erfahrungswerte angewiesen ist.?
    Bei uns Eltern sollten die Alarmglocken läuten, wenn wir begriffen haben, dass Behandlungsmethoden und Therapien an uns und unseren Kindern angewandt werden, die auf nur einer Kleinigkeit mehr als auf Vermutungen, Glauben und Annahmen beruhen.

    Gentechnische Impfstoffe gefährden zukünftige Generationen
    Seit neuestem werden Impfstoffe aus gentechnisch veränderten Organismen hergestellt und propagiert. Begeben wir uns damit nicht in Teufels Küche? Dr. rer. nat. Stefan Lanka meint dazu: ?Sogenannt gentechnisch hergestellte Impfungen und Organismen werden vorgeblich mittels aktivierter Erbsubstanz, die in der Natur so nie vorkommt, hergestellt. Die aktivierte Erbsubstanz wird über die Haut ? durch Impfungen ? oder mit der gentechnisch manipulierten Nahrung in den Körper transportiert und erreicht den Zellkern, wo sie aufgenommen und eingelagert wird. Das führt in Folge zum Bruch der Chromosomen. Die grosse Tragik liegt nun darin, dass die aktivierte Erbsubstanz nicht nur die Körperzellen erreicht, sondern auch in den Ei- und Samenzellen eingelagert wird und in der Nachkommenschaft starke Missbildungen induziert, wie wir sie nach starker radioaktiver Bestrahlung sehen können. Gentechnische Impfstoffe führen zu einer irreversiblen Verseuchung der eigenen Erbsubstanz, das der Keimbahn, d.h. der Eizellen und Samenfäden, damit das der Kinder und aller daraus hervorgehender zukünftiger Generationen.?
    In Zukunft wird es, sollte es nach dem Willen der Pharmaindustrie gehen, nur noch gentechnisch hergestellte Impfstoffe geben.

    Toxische Impfstoffzusätze
    In den Beipackzetteln der Impfstoffe, den die Eltern aber praktisch nie zu Gesicht bekommen und deren Inhalt meist nur der Arzt kennt, stehen viele der derzeit bekannten Nebenwirkungen, wie z.B. Hautausschläge, Hirnhautentzündungen, Blutbildveränderungen, Nervenentzündungen, etc. Aluminium-Verbindungen, wie z.B. Aluminiumhydroxyd, Antibiotika, abgeschwächte und tote Erreger, artfremde Eiweisse und Gifte wie Formaldehyd sind in den Impfstoffen zu finden. Den Möbelherstellern ist es verboten, Formaldehyd zu verwenden, da man seine krebserregende Wirkung kennt. Unseren Kindern aber darf man es direkt in den Körper spritzen. Ebenso ist in fast allen Impfstoffen Thiomersal enthalten. Dies ist eine Quecksilberverbindung, die nur sehr schwer wieder aus dem Körper ausgeschieden werden kann. Thiomersal führt bei den Kindern zu Konzentrationsproblemen, Lernschwierigkeiten, Sprachproblemen, fehlender Logik, grosser Unruhe, etc. Aluminiumhydroxyd ist als Adjuvans (Verstärkerstoff) in vielen Impfstoffen enthalten. Prof. Dr. med. H. Spiess, (Mitglied der STIKO, Berlin) schreibt dazu: ?Die Wirkungsweise von Adjuvanzien ist komplex und bisher noch nicht in allen Einzelheiten bekannt.? Werden wir und unsere Kinder unfreiwillig als Versuchskaninchen missbraucht? Alle diese Begleitstoffe sind krebserregend, allergieauslösend, führen zu pl. Blutdruckabfall, zu Magen? und Darmstörungen, usw. Dr. J.-F. Grätz, der in seiner homöopathischen Praxis viele Impfschadensfälle behandelt, sagt denn auch, dass jede Impfung mehr oder weniger stark das Gehirn angreift.
    Impfstoffe ahmen keineswegs eine natürliche Infektion nach. Jeder Impfstoff ist ein ?Cocktail? aus vielen verschiedenen Inhaltsstoffen, wie er in der Natur nie vorkommt. Ausserdem werden bei einer Impfung einem Kind um ein vielfaches mehr Infektionskeime zugeführt, als es jemals bei einer echten Ansteckung in sich aufnehmen würde. Meist werden Impfstoffe in Muskeln gespritzt. Muskeln sind von der Natur nicht zur Abwehr von eindringenden Erregern vorgesehen.
    Keine einzige Kinder? oder Infektionskrankheit ist durch das Impfen zurückgedrängt, geschweige denn ausgerottet worden. Dies machen die offiziellen Zahlen der verschiedenen Gesundheitsämter in allen Ländern deutlich. Im Gegenteil, bei Einführung einer Impfung stieg immer zuerst die Erkrankungszahl, bevor die Fälle sich dann wieder langsam einpendelten.
    Dass diese Krankheiten heute bei uns als Seuche kaum noch eine Rolle spielen, haben wir einzig der Hygiene, sauberem Trinkwasser, Kanalisation, der besseren Ernährungslage und den guten Wohnverhältnissen zu verdanken.

    Biologische Katastrophe
    Dr. J.-F. Grätz schreibt in seinem Buch ?Sind Impfungen sinnvoll??: ?Langjährige Beobachtung und Erfahrung bestätigen immer wieder, dass die Menschen von Generation zu Generation zunehmend kränker werden. Denken wir heutzutage nur an die vielen Kinder mit Neurodermitis, spastischer Bronchitis, Asthma, Heuschnupfen, Tierhaarallergien, dauernden Mittelohrentzündungen, Legasthenie, Hyperaktivität, Aggressivität und Gewalttätigkeit oder körperlichen und geistigen Behinderungen! Später ? in der Pubertät ? gesellen sich dann in zunehmendem Masse Probleme mit der Reproduktionsfähigkeit dazu (Menstruationsbeschwerden, Tubenverklebungen, Eierstockentzündungen, genitale Pilzinfektionen, Eileiterschwangerschaften, Fehl? und Frühgeburten) bis hin zu absoluter Sterilität. Das alles hat es in diesem Ausmass in der letzten ? geschweige denn ? in der vorletzten Generation noch nicht gegeben! Die Menschheit steuert, wenn sie so weitermacht, der allergrössten biologischen Katastrophe zielstrebig entgegen, nämlich der Gefahr, sich selbst der Fortpflanzungsfähigkeit zu berauben! Was dies bedeutet, brauchen wir nicht näher zu erläutern. Und wiederum muss ein Grossteil dieser Schäden den derzeit so viel gepriesenen Impfungen angelastet werden!

    Seien wir uns dessen bewusst: Es geht längst nicht mehr um den einzelnen Menschen! Es geht um uns alle hier auf dieser Welt; ja, es wird schon bald um die gesamte Menschheit gehen. Wir alle steuern auf eine globale Katastrophe zu, wenn wir nicht mit unserem kostbarsten Gut Gesundheit eigenverantwortlich umzugehen lernen.?

    Überlegen Sie genau!
    Treffen Sie Ihre Entscheidung, ob Sie Ihr Kind impfen lassen oder nicht, für jede einzelne Impfung, bewusst und nur mit vorhergehender gründlicher Information und Überlegung. Lassen Sie sich dafür genügend Zeit. Bei Zeitdruck verschieben Sie den Impftermin, um Zeit für Informationen zu gewinnen. Nur Sie allein als Eltern können die Verantwortung übernehmen. Niemand nimmt Ihnen diese Entscheidungen ab. Lesen Sie einige Fachbücher. AEGIS hält einen Buchkatalog mit impfkritischer Literatur für Sie bereit. Wir von AEGIS können Ihnen, nach dem heutigen Stand der Medizin, keine einzige Impfung empfehlen.
    Dr. med. G. Buchwald beweist seit nun schon über 40 Jahren die Nutzlosigkeit und die Schädlichkeit der Impfungen. Er sagte treffend:
    Impfen schützt nicht! Impfen nützt nicht! Impfen schadet!
    Ihre AEGIS

    Vorbemerkung zu den Texten über einzelnen Impfungen
    Die Beschreibung der Kinder- und Infektionskrankheiten nimmt einen sehr breiten Raum ein und es ist unmöglich, hier der ganzen Bandbreite gerecht zu werden. Wir haben uns deshalb entschlossen, jede Krankheit, ihre Impfung sowie die Impfnebenwirkungen in Kürze dazustellen, aber mit dem jeweiligen Hinweis, wo man weiterführende, vertiefende Literatur zu diesem Thema findet.

    Sollten Sie Fragen zu Impfungen haben, die hier an dieser Stelle nicht aufgelistet sind, so senden Sie uns bitte eine E-Mail-Nachricht oder Brief, oder rufen bei uns an. Durch unsere kostenlose Impfberatung werden Sie kompetent beraten.

    In unserer Zeitschrift AEGIS IMPULS wird als Hauptthema jeweils eine Impfung sehr detailliert beschrieben. Sollten Sie eine der angegebenen Bücher oder Impuls-Ausgaben aus Deutschland oder Österreich bei uns bestellen, so werden wir die Bestellungen direkt an die zuständigen Auslieferer der betroffenen Länder weiterleiten, damit für Sie keine unnötigen Portogebühren entstehen.

  3. #3
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimiçi İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    24.881

    Standart

    hocam,ben isvicreden yazyiorum.sitede asi ile ilgili yaziyi okudum ve cok korktum.ben diger cocuklarimi bütün asilarini yaptirmistim. simdi bir bebegim var ona asi yaptirmaktan korkuyorum. asilarin tehlikeli oldugunu simdi daha iyi anladim. cünkü diger cocuklarimin bazi rahatsizliklari var asinin sebep olduguna inanmaya basladim. hocam siz ne diyorsunuz. bebegim icin asi konusunda.bugün cocuk tokturu dediki yaptirmasan sorumlu sensin dedi.buna ragmen yaptimadim. hemen cvp veririseniz sevinirim. sagilarimla.
    AŞI YAPTIRIN FAKAT AŞININ YAN TESİRLERİNİ MİNİMUM SEVİYEYE İNDİRMEK İÇİN Gökçek İksir kullanın

  4. #4
    eczerol Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    2

    Standart aşı felaketi

    ülkemizde çok değil 1998 yıllarına kadar aşı üretimini kendi bilim adamlarımızla üretip geliştirebiliyorduk

    ancak bu ülkede aşı pazarının ilaç sektöründeki pastadaki payını görmezden gelemeyenler (1998-2006 yılları arası sekiz yılda 220 trilyon lira) ülkemizdeki argeyi tıpkı diğer alanlarda olduğu gibi durdurdular.

    ve şu anda aşılara her sene 50 trilyon gibi para yurt dışına kalıyor. bu parayı neden ülkemizde ilaç sektöründe kendimize ayırıp argeye yatırmış olsak sizce de biz kendi aşılarımızı geliştiremez miyiz kendi ilaçlarımızı üretemez miyiz.

    ama biz malesef bir bitkiden(zakkum) kanser için bir ilaç geliştiren bilim adamlarımızı yerden yere vururuz, bilimsel olarak ne bir tıp, ne de bir eczacılık kariyeri olan tv şovmenlerin sözlerini de dinleyip onları dikkatle dinleriz. ve o bilim adamına sahip çıkmamızın dersi olarak da o ilaç yurt dışında gelişir faz aşamaları biter ve kendi bulduğumuz ilaca kat kat fazla para vererek ülkemizdeki hastaların tedavisinde kullanırız.

    bir de dikkatinizi çekti mi bilmiyorum

    geçen senenin modası "kuş gribi". ülkede görülmeye başlandı ve büyük ilaç firmalara ev sahipliği yapan ülkelerin ilk sözü 300.000 kutu ....flu ile türkiyeye yardıma hazırız. şimdi o ilaçlara ne kadar para verdik ve benim gibi hastane eczacılığı yapan bir çok arkadaşımın elinde kaldı o ilaçlar.

    peki size bir komplo teorisi daha. bunu yurt dışında bir kongrede firmalarda çalışan eczacı arkadaşımla konuştuğumuzda yurt dışından gelen ve eylül aylarında eczanelerimizin camlarında "grip aşınız gelmiştir" yazılarını görmeye alıştığımızı grip aşılarının içerisine o senenin virüsünün türevlerine karşı bir antikor oluşturucu bir antijen ve kuluçka süresi 12 ay olan bir viral konuluduğu ve her senenin aşısında bu döngünün devam ettiği konulu bir tartışma yaptık.

    şimdi de domuz gribi. allahtan ülkede hayvancılıkta domuz yetiştiricliği yok. olsaydı tavuk sektörünün dibe vurduğu kuş gribi faciasındaki gibi bir facia ile karşı karşıya kalabilirdik.

    ben ne aileme ne de çevreme aşı yaptırmıyorum.

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimiçi İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    24.881

    Standart

    selam . çocuğumun tüm aşılarını yaptırdım sadece çocuk felci aşısı kaldı ve yaptırıp yaptırmama konusunda karasızım yaptırmazsam eğer kızıma birşey olurmu çocuk felcinden korumak için ne yapabilirim ilginiz için teşekkürler
    Aslında ben aşıya karşıyım, fakat yinede aşı yaptıracaksınız yaptırın fakat bebeğinizin bünyesinde virüs artıkları kalmaması için bağışıklık sistemini güçlendirmek gerekir.Bu nedenle bebeğinize uzun süre aloeverajel verin.Günde 3-4 defa bir tatlı kaşığı tadı hoş bir şuruptur aloeverajel

  6. #6
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimiçi İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    24.881

  7. #7
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimiçi İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    24.881

    Standart


  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimiçi İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    24.881

    Standart

    Alıntı ak_bilmez Nickli Üyeden Alıntı
    Kardeşimin kızı 4 yaşında aşı uygulamasından sonra tip-1 şeker e yakalandı. Şu an 13 yaşında.Boyu 1.28 de.Çukurova üni. Balcalı hastahanesi gözetiminde. Çocuğun boyu gelişmedi.Ergenlik çağına geldiği halde ergen olamadı.2.yıl önce şeker komasına girmişti. Başka bir hastahanede tedavi oldu. o hastahanenin hatalı insülin verdiği ve çocuğun bundan zarar gördüğü söylendi.Ayrıca böbrek üstü bezlerinin çalışmadığı söyleniyor.Bu çocukla ilgili öneriniz olabilir mi? Şimdiden teşekkürler
    Aşı felaketi görüldüğü ile insana ne gibi zararlar verdiği görülmek, Enginar Forte, Gurmar Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Diyabet çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

  9. #9
    muratoz Çevrimd??? Super Moderator
    Üyelik tarihi
    Nov 2015
    Mesajlar
    2.392

    Standart





  10. #10
    muratoz Çevrimd??? Super Moderator
    Üyelik tarihi
    Nov 2015
    Mesajlar
    2.392

    Standart


Benzer Konular

  1. Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 02-18-2017, 14:11

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri