Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 32 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Akdeniz anemisi, ailevi akdeniz ateşi, talasemi, Orak Hücreli Anemi, AAA, fmf

  1. #1
    sicklecell Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    1

    Exclamation Akdeniz anemisi, ailevi akdeniz ateşi, talasemi, Orak Hücreli Anemi, AAA, fmf

    merhaba :

    öncelikle kendimi tanıtayım daha doğrusu rahatsızlıklarımı..

    25 yaşındayım.doktorlar sayesinde 16 yaşıma kadar kendimi akdeniz anemisi olarak bildim.cok sık ve cok sıddetlı agrılar gecırıyordum ve halada oyle.kendım evde ıgne yıyerek bas edemedıgım zamanlarda hastaneye gıttıgımde doktorlar benle dalga gecıyordu ve hala oyle.nedenmı sen anemısın bu kadar sıddetlı agrının olması ımkansız.sana morfın verıyoruz senın acıların morfınle bıle bır saat diniyor.

    okul hayatım :

    öğretmenlerimin müdürlerimin inanmaması bı yana doktorların ınanmaması :

    hasta oldugumda okuldan devamsızlıktan kalmamak ıcın doktora gıdıp durumumu anlatıp rapor talep ettıgımde doktorların 10da 9 u hep dalga gecti.ve halada aynı.

    16 yasımda orak hucrelı anemı oldugumu ogrendım.doğustan.zaten dogustan gelıyormus.neyse..bı yıl hastanelere gidip geldim.sonuçmu sıfır..hep dalga gecıldım ılaclarla mahfedıldım tedavısı yok caresı yok..gibi sözler davranıslar..

    17 yasımdan beri doktorlara sadece rapor almak ıcın gıdıyorum.hastaneye asla gıtmıyorum.cunku hep test hep test hıc ama hıc bır faalıyet yok.bende kendımı alternatıf tıbba verdim.ıkı kurus paramla ıkı kurusluk ılaclar aldım.onlarda fos cıktı..buraya bunları yazıyorum aslında sızlerede ınanmıyorum ama nedense hala bıseylere bırılerıne ınanmak ıstıyorum..

    rahatsızlıklarım kusurlarım :

    1- orak hücreli anemi
    2- boyum kısa
    3- dalak şiş
    4- karaciğer 2 cm büyük
    5- safra kesesinde kucuk taslar var
    6- böbreklerimden birinde kısmi hasar var
    7- sanırım yukardakı rahatsızlıklardan dolayı hazımsızlık karın şişliği var ve yemekten bi saat sonra bile acıkıyorum.
    8-uyuyamıyorum
    9-sinirlilik hallerim sıklaşıyor..
    10-sureklı uyumak ıstıyorum sureklı halsizim
    11-hastalıgımdan sapsarıyım
    12-durduk yerde senede bı ıkı kez yuzumun gozumun etrafında mınıcık cıkan bır sıvılceyı sıkıyorum dıye butun yuzum sısıyor bı kac gunden once ınmıyor o mınıcık sıvılceden mübalağa yapmak gerekırse tonlarca iltihap akıyor beyaz saru ve daha sonrasında kanla karısık sarı ya da beyaz.
    13-hatta hıc bı nedenı yokken bıle ıkı ucseneyebı butun yuzum davul gıbı sısıyor ve bu sıslık bı haftadan onceınmıyor
    14-bı hap bı ıgne bıle yesem karnım davul gıbı oluyor
    15-gecenin bi yarısı kalkıp tatlı ve tatlı seyler aramak ıcın butun evı arıyorum bulamazsam cıldırıyorum bu olay s365 gunluk senenın nerdeyse uc ayı oluyor.
    16-hepatit c ama kesinleşmedi.kesinleşemiyor.varmı yokmu bulamıyorlar..
    vs.. vb..

    bu konulardakı bilgilerinizi rica edebilirmiyim...

    Akdeniz anemisi, ailevi akdeniz ateşi, talasemi, Orak Hücreli Anemi, AAA, fmf-akdeniz_anemisi1jpg
    Attached Images Attached Images  
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.886

    Standart

    Alıntı sicklecell Nickli Üyeden Alıntı
    merhaba :

    öncelikle kendimi tanıtayım daha doğrusu rahatsızlıklarımı..

    25 yaşındayım.doktorlar sayesinde 16 yaşıma kadar kendimi akdeniz anemisi olarak bildim.cok sık ve cok sıddetlı agrılar gecırıyordum ve halada oyle.kendım evde ıgne yıyerek bas edemedıgım zamanlarda hastaneye gıttıgımde doktorlar benle dalga gecıyordu ve hala oyle.nedenmı sen anemısın bu kadar sıddetlı agrının olması ımkansız.sana morfın verıyoruz senın acıların morfınle bıle bır saat diniyor.

    okul hayatım :

    öğretmenlerimin müdürlerimin inanmaması bı yana doktorların ınanmaması :

    hasta oldugumda okuldan devamsızlıktan kalmamak ıcın doktora gıdıp durumumu anlatıp rapor talep ettıgımde doktorların 10da 9 u hep dalga gecti.ve halada aynı.

    16 yasımda orak hucrelı anemı oldugumu ogrendım.doğustan.zaten dogustan gelıyormus.neyse..bı yıl hastanelere gidip geldim.sonuçmu sıfır..hep dalga gecıldım ılaclarla mahfedıldım tedavısı yok caresı yok..gibi sözler davranıslar..

    17 yasımdan beri doktorlara sadece rapor almak ıcın gıdıyorum.hastaneye asla gıtmıyorum.cunku hep test hep test hıc ama hıc bır faalıyet yok.bende kendımı alternatıf tıbba verdim.ıkı kurus paramla ıkı kurusluk ılaclar aldım.onlarda fos cıktı..buraya bunları yazıyorum aslında sızlerede ınanmıyorum ama nedense hala bıseylere bırılerıne ınanmak ıstıyorum..

    rahatsızlıklarım kusurlarım :

    1- orak hücreli anemi
    2- boyum kısa
    3- dalak şiş
    4- karaciğer 2 cm büyük
    5- safra kesesinde kucuk taslar var
    6- böbreklerimden birinde kısmi hasar var
    7- sanırım yukardakı rahatsızlıklardan dolayı hazımsızlık karın şişliği var ve yemekten bi saat sonra bile acıkıyorum.
    8-uyuyamıyorum
    9-sinirlilik hallerim sıklaşıyor..
    10-sureklı uyumak ıstıyorum sureklı halsizim
    11-hastalıgımdan sapsarıyım
    12-durduk yerde senede bı ıkı kez yuzumun gozumun etrafında mınıcık cıkan bır sıvılceyı sıkıyorum dıye butun yuzum sısıyor bı kac gunden once ınmıyor o mınıcık sıvılceden mübalağa yapmak gerekırse tonlarca iltihap akıyor beyaz saru ve daha sonrasında kanla karısık sarı ya da beyaz.
    13-hatta hıc bı nedenı yokken bıle ıkı ucseneyebı butun yuzum davul gıbı sısıyor ve bu sıslık bı haftadan onceınmıyor
    14-bı hap bı ıgne bıle yesem karnım davul gıbı oluyor
    15-gecenin bi yarısı kalkıp tatlı ve tatlı seyler aramak ıcın butun evı arıyorum bulamazsam cıldırıyorum bu olay s365 gunluk senenın nerdeyse uc ayı oluyor.
    16-hepatit c ama kesinleşmedi.kesinleşemiyor.varmı yokmu bulamıyorlar..
    vs.. vb..

    bu konulardakı bilgilerinizi rica edebilirmiyim...
    ENGİNAR FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.703

    Standart

    İNTERNET DOKTORU FMF ( Ailesel Akdeniz Ateşi )

    FMF ( Ailevi Akdeniz Ateşi ) genellikle Akdeniz ülkeleri halklarında (daha çok Türk, Arab, İspanya kökenli Sefardik Yahudilerde ve Ermenilerde) görülen, tekrarlayan akut ateş ve seröz zarların iltihabı ile karakterize, otozomal resesif geçişli, genetik (kalıtımsal) bir hastalıktır. Sebebi bilinmemektedir.

    Hastalığın birbirinden bağımsız iki ayrı klinik tablosu vardır:
    1-Ani başlayan ve kısa süreli karın, göğüs veya eklemlerde ağrı ile birlikte yüksek ateş olması,
    2-Genç yaşta bile böbrek yetmezliğine neden olabilen böbrek amiloidozu.

    Hastaların bir kısmında artrit bulguları gözlenmekle beraber, karın ağrısı en belirgin klinik bulgudur. Vaskülit (damar iltihabı ) ve amiloidoz hastalığın dikkat edilmesi gereken yönleridir. Amiloidoz; böbrek yetmezliğine yol açabilmesi nedeniyle, en önemli komplikasyondur.

    Belirtiler genç yaşta (20 yaşından önce) ortaya çıkar; hastalığın başlaması hastaların yarısında 10 yaşından öncedir. Toplumumuzda her 1000 kişiden 1 ila 3'ü FMF hastasıdır. Hastalığın görülme sıklığı bölgeden bölgeye değişir. En son araştırmalara göre Pyrin geninin mutasyonunun FMF'e yol açtığı saptansa da hastalığın gerçek nedeni hala bilinmemektedir.

    Olguların %95'inde görülen periton tutuluşu; şiddetli karın ağrısı ile birlikte distansiyon, rijidite, rebound, barsak seslerinde azalma, bulantı, kusma ve lökositoz gibi akut batında görülen bulguların ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle FMF krizi doktorlar tarafından (apandisit vb) akut batın zannedilebilir. Bu bulgular hastada birden fazla laparotomi (akut batında teşhis amacıyla karın içinin araştırılması işlemi) yapılmasına neden olur. Karın ağrısı ile birlikte nöbetler süresince (özellikle çocuklarda) kabızlık vardır.

    Eklem ağrısı %50-60, göğüs ağrısı %20-40 olguda görülmesi bakımından karın ağrısı ile birlikte bu hastalıktaki en sık bulgulardır. Bunların tümü beraber olabileceği gibi tek tek de görülebilir. Göğüs ağrısı ve eklem ağrısının ortak özelliği tek taraflı olmasıdır. Göğüs ağrısı göğüsün önünde, arkasında (sırtta) veya yanında olabilir. Ağrıdan dolayı hasta rahat nefes alamayabilir. Eklem ağrısı ise genelde ayak bileği ya da dizde olur. Ağrı ile birlikte bazen eklemde şişlik ve (erizipel benzeri eritem denen FMF'e özgü) kırmızı döküntüler de olabilir. Eklem tutulumu karın vb. diğer tür tutulumlardan daha uzun sürer, fakat bir haftada iyileşir. Vaskülite bağlı olarak da kanama gibi GİS belirtileri oluşabilir. Nadir görülen bulgular arasında bacak ağrıları, perikardit (kalp dış zarı iltihabı ), myozit (kas iltihabı ), menenjit (beyin zarı iltihabı ), orşit (testis iltihabı da yer alır. Eklem bulguları (artrit), myozit ve orşit genelde çocuklukta görülür, yaş büyüdükçe giderek bu bulgular daha az görülür. FMF'li çocuklarda Henoch Schönlein Purpurası (HSP) ve Poliarteritis Nodosa (PAN) damar iltihabı ile karakterize vs hastalıkların sık görülmesi de dikkat çekicidir. Bu hastalıkların FMF ile ilişkili olduğuna dair bilimsel veriler vardır.

    FMF'de bulgular 1 ila 4 gün içinde geriler ve kaybolur. Profilaktik (koruyucu) kolşisin tedavisi ile bu tip olguların çoğunda remisyon (iyilik hali) sağlanır.

    Hastalıkta tanı koydurucu 4 major (ana) kriterin yanısıra 5 minor (yardımcı ) kriter ve tanıyı destekleyici kriterler vardır. Tanı için ; en az bir major kriterin yanısıra ikiden fazla minor kriter, veya bir minor kriterin yanısıra ikiden fazla destekleyici kriter, veya bir minor kriterin yanısıra aşağıda sayılan destekleyici kriterden ilk beşinden en az dördünün mevcudiyeti gereklidir.

    - Major (ana) kriterler :

    Tekrarlayan ataklarda :
    1- Jeneralize peritonit (yaygın karın zarı iltihabı )
    2- Tek taraflı pleurit (göğüs zarı iltihabı ) veya perikardit (kalp dış zarı iltihabı )
    3- Monoartrit (Tek bir eklemin iltihaplanması ) (Diz, kalça veya ayak bileği eklemlerinden biri)
    4- Sadece yüksek ateş olması

    - Minör (yardımcı ) kriterler :

    1- Karın tutulumu ile karakterize inkomplet ataklar
    2- Göğüs tutulumu ile karakterize inkomplet ataklar
    3- Eklem tutulumu ile karakterize inkomplet ataklar
    4- Hareketle artan bacak ağrısı
    5- Kolşisin tedavisine olumlu yanıt

    - Tanıyı destekleyici kriterler :

    1- Ailede FMF hastalığının olması
    2- Ailenin Akdeniz ırkından olması (hangi ülkede yaşarsa yaşasın)
    3- Hastalığın başlangıç yaşının 20'den küçük olması
    4- Atakların tipik olması ve özellikleri
    5- Hastanın ataklar esnasında istirahate ihtiyaç duyması
    6- Ataklar arasında semptomsuz dönemlerin olmas
    7- Enflamasyonu gösteren bazı laboratuvar verilerinin olması;Lökositoz, sedimantasyon hızının artışı, serum Amiloid A ve fibrinojen değerlerindeki artışlar.
    8- Dönem dönem proteinüri (idrarda protein çıkmas&#305 ve hematüri (idrarda kan çıkması ) olması
    9- Laparatomi ve appendektomiden bir sonuç elde edilememiş olması
    10-Hastanın anne-babasının akraba evliliği yapmış olması.

    FMF tanısı klinik bulgular, ailede bu hastalığın varlığı öyküsü, muayene ve (özellikle atak esnasında yapılan) laboratuvar incelemeleri ile konur. Kolşisin tedavisine olumlu yanıt da tanıda önemli yer tutar.

    FMF tanısı için hastadan alınan kan ile yapılan "gen testi" yapılmaktadır. Bu test ile hastalık büyük oranda teşhis edilebilmektedir. Türkiye'de bazı merkezlerde yapılabilen bu testte MEFV (akdeniz ateşi) geninde mutasyon olup olmadığı incelenmektedir. Testin sonucu 3-4 haftada alınmaktadır. MEFV geni, 781 aminoasitten oluşan ve iltihabın sınırlandırılmasında rol oynayan pyrin (marenostrin) proteinini kodlar. FMF hastalığında bu gende 3 adet mutasyon meydana gelmektedir. MEFV geninde mutasyon olmuşsa bu sınırlandırma düzgün yapılamaz ve FMF gelişir. Gen testi ile bu mutasyonlar saptanmaktadır. Hastalığa ait değişik klinik bulgular, farklı mutasyonlardan kaynaklanmaktadır. Hastalıkta rol oynayan diğer genler ve mutasyonlarla ilgili araştırmalar sürmektedir. FMF bulunan bazı olgularda henüz genetik mutasyon oluşmamış olduğu için bu test (hastalık bulunmasına rağmen) negatif çıkar. Lakin bu durum hastalık bulunmadığı anlamına gelmez. Bu nedenledir ki gen testi pozitif çıkarsa FMF'in varlığının ortaya konması açısından anlamlıdır, fakat testin negatif çıkması 'FMF yoktur' anlamına gelmez.

    Ana-babadan alınan kan ile yapılacak genetik incelemenin ise (bazı istisnai durumlar haricinde) tanı koymadaki değeri sınırlıdır ve pek bir önemi yoktur çünkü hastaların % 80 'inde hastanın kendi geninde mutasyon (değişiklik) olmakta ve ana-babasından aldığı gen değişmektedir.

    Amiloidoz daha çok hiç tedavi görmemiş ve hastalığı erken yaşta başlamış FMF hastalarında görülür. Amiloid; böbrek, barsak, deri, kalp gibi bazı doku ve organlarda patolojik olarak depolanan bir tür proteindir. Depolanmasına ise amiloidoz denir; bu durum özellikle böbreklerde ilerleyici fonksiyon kaybına neden olur. Amiloidoz sadece FMF?de görülmez; romatoid artrit, juvenil kronik artrit ve tüberküloz gibi bazı kronik iltihabi hastalıklar tedavi edilmediğinde de görülebilir. FMF'de amiloidoz için tanı, biyopsi ile barsaklarda ya da böbrekte amiloid maddesi saptanarak konur. Basit bir işlem olan ve barsakların son kısmından alınan küçük bir parçanın incelenerek burada amiloid birikiminin olup olmadığı saptanan rektal biyopsi sayesinde amiloidoz tanısı konabilir. Bu mümkün olmaz ise veya tanıyı teyid etmek için başka bir metod gerekirse böbrek biyopsisi yapılır. Hastalığın erken devresinde yapılacak basit bir idrar tahliliyle idrarda protein çıkışı saptanarak, amiloidoz FMF'in erken döneminde de teşhis edilebilir.

    Bu hastalığın profilaktik tedavisinde Kolşisin (Colchicin) kullanılır. Bu ilacın dozu günde 1-2 mg dır ve sürekli kullanılmalıdır. İlaç FMF için tartışmasız yararlıdır; (sürekli kullanımı halinde) hastaların çoğunda atak oluşmasını , hemen hemen tüm hastalarda da amiloidozun başlamasını önler. Ne var ki böbrek şikayeti olmayan hastalarda ve kolşisin kullanmaya başlamadan önce amiloidoz gelişmiş olan FMF'li hastalarda da amiloidozun görülmesi istisnai bir durumdur. FMF tedavisinde şu nokta çok önemlidir ki; atak esnasında kolşisin dozlarının artırılmasının atak süresini ve şiddetini azaltıcı hiçbir etkisi yoktur. Zira koruyucu bir tedavi olan bu tedavide amaç, atakların gelmesini ve amiloidoz gibi komplikasyonların oluşmasını önlemektir.

    Kolşisin'in atakların ve amiloidozun oluşumunu nasıl önlediği bilinmemektedir. Fakat şu gerçek bilinmektedir ki; kolşisin kullanmasına rağmen sık atak geçiren fakat amiloidozun duraklatıldığı hastalarda, ilacın FMF ataklarını önlemedeki etkisi ile (amiloidozda böbrekte anormal olarak biriken madde olan) amiloid yapımını durdurucu etkisi arasında hiçbir ilişki bulunmamaktadır. Profilaktik Kolşisin tedavisi FMF hastaları için en güvenli ve uygun seçenektir. Diğer başka tedavilerle ilgili çalışmalar sürmektedir ancak kolşisin dışında başka bir ilacın FMF'de kullanımının etkinliği ve güvenilirliği ispat edilmemiştir. FMF'e bağlı gelişen amiloidoz tedavisinde ise interferon vb tedaviler uygulanır.

    Kolşisin kullanımına bağlı yan etki nadirdir. Bunlar içinde en sık görüleni ishaldir. İshal özellikle çocuklarda görülebilir; doktora gidip kontrol olmak, gerekirse doz ayarlanması ishalin kesilmesi için yeterli olacaktır. Kolşisin ve diğer metabolitleri böbrekler ve karaciğer yoluyla atılırlar. Eliminasyon yarı ömrü ise 20-40 saat arasında değişir. Bu süre zarfında karaciğer enzimlerinde özellikle SGPT değerinde artış görülmesi normaldir. İlaç bırakılınca bu olay geri döner. Daha nadir görülen yan etkiler şunlardır: Bulantı, kusma, karın krampı, kas güçsüzlüğü, vs.. Gebe ve emziren kadınların ilacı kesmelerini gerektiren bir duruma rastlanmamıştır. İlacı güvenle kullanmaları önerilir.

    Primer infertilite (sebebi yapılan araştırmalara rağmen bulunamamış kısırlık), FMF'li kişilerde normal kişilere göre daha fazla görülür. Ayrıca FMF'li kadınların düşük yapma ihtimali normal kadınlara göre daha fazladır ; (amiloidoz ve ağır seviyedeki böbrek yetmezliğinin anne ve bebek için birçok tehlikeler oluşturması nedeniyle) amiloidozu olan hastalara gebe kalmamaları önerilir.

    İlacı kullanan hastaların çocuklarında Kolşisin'in herhangi bir teratojenik etkisine rastlanmamasına rağmen, gerekirse FMF'li gebelerde (bebekte ilaçtan dolayı gelişebilecek herhangi bir sakatlığın vs tesbiti için) "amniosentez" yapılabilir. Amniosentezde; özel bir yöntemle bebeğin beslenmesini sağlayan plasenta içindeki amnion sıvısından örnek alınarak bebekte gelişebilecek herhangi bir hastalık veya anormal bir durumun varlığı araştırılır. Ayrıca fetüste kromozom anomalisi olup olmadığının araştırılması için "karyotip analizi" yapılır.

    Kaynaklar:
    1- Harrison's Principles of Internal Medicine (12th Edition)
    2- The Merck Manuel (16th Edition)
    3- Cecil Essentials of Medicine (2nd Edition)
    4- Pathology (Robbins and Kumar)
    5- http://www.bilkent.edu.tr/bilgen
    6- http://enginkelkitli.tripod.com/aileviakdenizatesifmf
    7- Vasculitis in FMF, J Rheumatol 24:323-327,1997 (OzdoganH,ArısoyN,KasapcapurD)
    8- The changing face of FMF Semin Arthritis Rheum 26:612-627,1997 (LangewitzALP,ZererD,PadehS et al)

    Yenileme : 24 Kasım 2005
    Hazırlayan r Şahi Kuray

  4. #4
    orak hücre Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    1

    Standart Orak hücre anemisi

    Merhaba
    Ben 31 yaşında orak hücre anemisi olan biriyim
    sanırım ben senden daha şanslıydım
    ben kıbrıs ta yaşadığımdan bu hastalık burada daha bilindik durumda.
    Hastalık belirtileri ben ana sınıfındayken başladı
    tanı konduktan sonra klasik olarak ağrılar geldiği zaman serum ve ağrı kesiciden başka çare yok
    Bu arada dalağım şiş demişsin
    kendini şanslı say çünkü bu hastalıkta dalak giderek küçülüp kayboluyormuş
    ( tabii ben de şanslıyım çünkü benimki de hala yerinde)
    Ben evlendim ve bir oğlum var, eşim taşıyıcı olmadığı için oğluma geçmedi şanslıyım....

    yaşım küçükken krizler daha sıktı ve özellikle üniversitede engel sınavına girmediğim bir sınav dönemi yaşamadım....

    şimdi krizler senede bir falan oluyor ama şiddetli

    biz kriz döenmlerinde özellikle sprite ve soda gibi bol gazlı içeceklerin faydalı olduğuna (kandaki oksijeni taşımayı kolaylaştırdığı için)
    ananas suyunun kanın akışını kolaylaştırdığını doktorlarla da konuşarak farkettik ve uyguladık
    sen de bu döenmlerde bol sıvı tüketirsen iyi olur.

    Gelelim karşılaşabileceğin sorunlara
    hastalık sadece ağrılarla kalmıyor
    4-5 defa zattüre oldum
    saframda taş olduğu için alındı
    ve
    en kötüsü bu bence tabii Allah daha kötüsünü göstermesin
    kasığımda ağrı ile doktora gittim ve bunun femur başı avasküler nekroz olduğunu söyledi ve bir ay içinde ameliyat oluyorum
    femur da kılcal damarlarda tıkanmalar yapmış ve şimdi erken teşhis olduğu için %70 ameliyatla geçermiş olmazsa kalça protezi.
    Fazla içini karartmak istemezdim ama keşke bana da daha önce birileri bunla karşılaşabileceğimi söyleseydi de ben de hazırlıklı olurdum
    kendine iyi bak...

  5. #5
    Ahmet007 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    3

    Exclamation Ailevi Akdeniz Ateşi Hastalığı, FMF Hastalığı

    Selam İbrahim Bey ben 1. derece FMF(Akdeniz Ateşi) hastasıyım. Bu hastalık doğduğumdan beri var yani genetik bir rahatsızlık. Bu hastalık kanda iltihap şeklinde oluyor. Bu hastalığın tıpta kalıcı hiçbir tedavisi yok. Sadece rahatsızlığın vücuda zarar vermesini önleyecek ve ömür boyu kullanılması gereken kolşisin(yazılışını bilmiyorum okunuşunu yazdım ilacın) adı verilen bir ilacı kullanıyorum. Ama bu ilaç önemli rahatsızlıklarımın hiçbirini önlemiyor. Bu yüzden uzun süre çalışamadığım için hayatımı başkasına muhtaç sürdürüyorum. Yani anne ve babaya muhtaç.
    Şimdi rahatsızlığımı anlatıyorum. Uzun süre yürüyünce ya da oturunca ayaklarımdan başlayarak tüm diz boyu önce kuru bir ağrı oluyor. Sonra şiddetlendikçe belirli bölgelerde(yani ayaklarda en çok, dizin arkası baldırlarda her yerinde oluyor) şişme oluyor. Bu hale gelince çok acı çekiyorum ve hareket edemez, yürüyemez hale geliyorum. Bu yüzden hiçbir işte çalışamıyorum. 2 kere işe girdim, başladığım gün işi bıraktım. Ama rahatsızlanınca veya ayaklarım ağrıyınca, şişince yatarak dinleniyorum ve geçiyor rahatsızlığım ama uzun bir süre ya da 2-3 gün sürekli yatınca geçiyor bu rahatsızlık. Bu rahatsızlık yorulmaya bağlı değil, uzun süre ayakta durunca ya da oturunca oluyor. Ne kadar hafif iş yapsamda farketmiyor.
    Şu anda 22 yaşındayım ve daha hiçbir işte çalışamadım bu hastalık yüzünden. Bu yüzden psikolojim bozuldu ve aklıma ben nasıl evlencem, eve nasıl ekmek getiricem. Hep bunu düşünüyorum. En fazla 1 gün çalışabiliyorum sonra bir süre yatalak oluyorum.
    Sizden ricam bu rahatsızlığı engelleyebilecek bir iksiriniz var mı? Varsa ne kadar süre kullanmalıyım? Yani bir kaç sene mi yoksa ömür boyu mu? Eğer bunu iyileştirebilirseniz hayatım kurtulcak. Kimseye muhtaç kalmıycam. Herhangi bir işte çalışabilcem. Ve de siz hayatımı kurtarmış olcaksınız.

  6. #6
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.886

    Standart

    Alıntı Ahmet007 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selam İbrahim Bey ben 1. derece FMF(Akdeniz Ateşi) hastasıyım. Bu hastalık doğduğumdan beri var yani genetik bir rahatsızlık. Bu hastalık kanda iltihap şeklinde oluyor. Bu hastalığın tıpta kalıcı hiçbir tedavisi yok. Sadece rahatsızlığın vücuda zarar vermesini önleyecek ve ömür boyu kullanılması gereken kolşisin(yazılışını bilmiyorum okunuşunu yazdım ilacın) adı verilen bir ilacı kullanıyorum. Ama bu ilaç önemli rahatsızlıklarımın hiçbirini önlemiyor. Bu yüzden uzun süre çalışamadığım için hayatımı başkasına muhtaç sürdürüyorum. Yani anne ve babaya muhtaç.
    Şimdi rahatsızlığımı anlatıyorum. Uzun süre yürüyünce ya da oturunca ayaklarımdan başlayarak tüm diz boyu önce kuru bir ağrı oluyor. Sonra şiddetlendikçe belirli bölgelerde(yani ayaklarda en çok, dizin arkası baldırlarda her yerinde oluyor) şişme oluyor. Bu hale gelince çok acı çekiyorum ve hareket edemez, yürüyemez hale geliyorum. Bu yüzden hiçbir işte çalışamıyorum. 2 kere işe girdim, başladığım gün işi bıraktım. Ama rahatsızlanınca veya ayaklarım ağrıyınca, şişince yatarak dinleniyorum ve geçiyor rahatsızlığım ama uzun bir süre ya da 2-3 gün sürekli yatınca geçiyor bu rahatsızlık. Bu rahatsızlık yorulmaya bağlı değil, uzun süre ayakta durunca ya da oturunca oluyor. Ne kadar hafif iş yapsamda farketmiyor.
    Şu anda 22 yaşındayım ve daha hiçbir işte çalışamadım bu hastalık yüzünden. Bu yüzden psikolojim bozuldu ve aklıma ben nasıl evlencem, eve nasıl ekmek getiricem. Hep bunu düşünüyorum. En fazla 1 gün çalışabiliyorum sonra bir süre yatalak oluyorum.
    Sizden ricam bu rahatsızlığı engelleyebilecek bir iksiriniz var mı? Varsa ne kadar süre kullanmalıyım? Yani bir kaç sene mi yoksa ömür boyu mu? Eğer bunu iyileştirebilirseniz hayatım kurtulcak. Kimseye muhtaç kalmıycam. Herhangi bir işte çalışabilcem. Ve de siz hayatımı kurtarmış olcaksınız.
    ENGİNAR FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  7. #7
    Ahmet007 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    3

    Exclamation Dediklerinizi alsam ne kadar tutar?

    Almayı düşünüyorum. Hepsini alsam ne kadar tutar? Bunları ne kadar süre kullansam kalıcı olarak iyileşmiş olurum?

  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.886

    Standart

    Alıntı Ahmet007 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Almayı düşünüyorum. Hepsini alsam ne kadar tutar? Bunları ne kadar süre kullansam kalıcı olarak iyileşmiş olurum?
    4 Set tonik, 4 şişe iksir ve 2 paket çay kullanırsanız iyileşirsiniz, Enginer FORTE, Sinirli Ot FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  9. #9
    Ahmet007 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    3

    Standart

    Alıntı igokcek Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    4 Set tonik, 4 şişe iksir ve 2 paket çay kullanırsanız iyileşirsiniz
    Tamam teşekkür ederim. Yakında uygun bir zamanda bakıcam.

  10. #10
    Kemalettin Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    1

    Standart

    Kızım 19 yaşında , kızımda 16 yıldır FMF hastası ve ömür boyu ilaç kullanması gerekiyor.
    Bahsettiğiniz;iksir,tonik ve enfeksiyon çayı ile kesin tedavisi mümkünmü?
    Kolaylıklar dilerim.

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 12
    Son Mesaj : 07-15-2013, 08:45
  2. Cevaplar: 9
    Son Mesaj : 09-15-2012, 16:49
  3. Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 09-15-2012, 16:48
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 02-19-2010, 09:48
  5. Gilbert Hastalığı,Doğumsal ailevi hastalık
    By maturidi in forum Hastalıklar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 02-05-2007, 20:39

Visitors found this page by searching for:

orak hücreli anemi

akdeniz anemisi

akdeniz anemisi ile akdeniz ateşi arasındaki fark

akdeniz ateşi ile akdeniz anemisi aynı mıTALASEMİtalasemi hastaları ne yemeliakdeniz anemisi hangi yaşlarda görülürakdeniz anemisi bitkisel tedavisiakdeniz anemisi kaç yaşında ortaya çıkaranemifmf bitkisel tedaviakdeniz anemisi hastalığıfmf hastası ne yemeliortak hücreli anemifmf bitkisel tedavisiakdeniz anemisi ve akdeniz ateşiakdeniz anemisi ve akdeniz ateşi aynı mıtalasemi bitkisel tedaviakdeniz anemisi ateşiakdeniz anemisi ne yemeliorak hücreli anemi hastasıakdeniz anemisi bitkisel tedaviakdeniz anemi ateşiakdeniz ateşi bitkisel tedaviakdeniz ateşi ile akdeniz anemisi aynı mıdır

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168