Sayfa 1 Toplam 9 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 82 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Behçet hastalığı, Morbus hastalığı, behçet sendromu, damar iltihabı

  1. #1
    RUKİYE ŞEN Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    9

    Standart Behçet hastalığı, Morbus hastalığı, behçet sendromu, damar iltihabı

    Behçet hastalığı, Morbus hastalığı, behçet sendromu, damar iltihabı



    Sayın İbrahim bey 43 yaşında behçet hastası ablam var vücudunda ara ara dabaz hastalığı gibi kaşıntılı yaralar çıkıyor ve çok halsiz ayrıca vücudunda çok ağrılar var ona sizin ilaçları önerdim ben içiyorum memnunum dedim o da sipariş etmek istiyor ne önerirsiniz behçet hastalığı için ayrıca adetleri kan pıhtısı şeklinde oluyormuş onun için de öneriniz varsa sevinirim doktorlar erken menopoz demiş. Pıhtıları önlemek için,menopoz için ve behçet hastalığı için önerilerinizi bekliyorum şimdiden teşekkürler.
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Standart



    Alıntı hasan27 Nickli Üyeden Alıntı
    Ben Hasan Yücel annemin Behçet hastalığı nedeniyle araştırma yaparken İbrahim beyin sitesini gördüm. Annem 55 yaşında ve tam 15 senedir, behçet hastalığı nedeniyle kulanmadığı ilaç kalmadı. Annem için Gökçek İksir, Gökçek Tonik ve Gökçek Behçet çayı siparişi verdim. Siparişler hemen bir gün sonra geldi. Annem tonik, iksir ve çayı kulanmaya başladı. Evet birinci haftada iyileşmeye başladı. Hem yeniden tonik siparişi vermek hem de İbrahim beyle tanışmak için işyerine gittim. Bu konudaki açıklamalarını dinledim. Doğrusu hiç duymadığım curuf, asidoz, kanın asitlenmesi, et ve et mamüleri, peynir, hamurlu yiyecekler, kola, siyah çay ve kahvenin zararlarını anlatı. Çok ilginç açıklamalar doğrusu hayret ettim.


    Kara Hindiba Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Behçet çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  3. #3
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Standart


    Alıntı RUKİYE ŞEN Nickli Üyeden Alıntı
    Sayın İbrahim bey 43 yaşında behçet hastası ablam var vücudunda ara ara dabaz hastalığı gibi kaşıntılı yaralar çıkıyor ve çok halsiz ayrıca vücudunda çok ağrılar var ona sizin ilaçları önerdim ben içiyorum memnunum dedim o da sipariş etmek istiyor ne önerirsiniz behçet hastalığı için ayrıca adetleri kan pıhtısı şeklinde oluyormuş onun için de öneriniz varsa sevinirim doktorlar erken menopoz demiş. Pıhtıları önlemek için,menopoz için ve behçet hastalığı için önerilerinizi bekliyorum şimdiden teşekkürler.
    Rukiye hanım çok ağır behçet hastalığı olan Hatice hanımı tedavi ettik. Hamdolsun. Sizin hastalığınız için Kara Hindiba Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Behçet çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  4. #4
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Standart

    Alıntı kaan Nickli Üyeden Alıntı
    Merhaba ben yirmi senedir behçet hastasıyım.Ağzımda sürekli aftlar çıkıyor,vücudumda kırmızı ağrılı kızarıklıklar ve bazen karın ağrısı oluyor.Gökçek iksiri kullansam bu rahatsızlıklarım geçermi?Cevabınızı bekliyorum şimdiden teşekkür ederim.
    k..........@hotmail.com
    Ağzınızdaki after ve vücudunuzdaki kızarıklıklara karşı iyi gelir, çünkü immün sistemini güçlendirir. Kara Hindiba Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Behçet çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Standart


    Alıntı Fedai Nickli Üyeden Alıntı
    BEHÇET İLACI VARMI
    Merhaba,
    Behçet hastalığı ile ilgili ilacınız varmı?
    Saygılarımla
    Fedai
    Mrb

    Behçete karşı Gökçek İksiri artı 500 gram Gökçek Romatizma çayı içmelisiniz.Kara Hindiba Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Behçet çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  6. #6
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Standart

    Prof. Dr. Hulusi Behçet



    Hulusi Behçet, 20 Şubat 1889 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Tıp öğrenimini 1910 senesinde tamamlamış ve 1914 Temmuzuna kadar Gülhane Dermatoloji Kliniğinde Eşref Ruşen, Talat Çamlı ve bakteriyolog Reşat Rıza hocaların yanında asistan olarak çalışmıştır. 1914 Temmuzunda Kırklareli Askeri Hastanesi başhekim muavinliğine tayin edilmiş ve daha sonra 1918'e kadar Edirne Askeri Hastanesinde dermatoloji uzmanı olarak çalışmıştır. 1918 Ağustosunda evvela Budapeşte'de, sonra Berlin'de Charité Hastanesinde çalışmış ve 1919 Ekiminde yurda dönmüştür.1

    Hulusi Behçet, bir müddet serbest çalıştıktan sonra 1923'te Hasköy Zührevi Hastalıklar Hastanesi Başhekimliğine tayin edilmiş, 6 ay kadar burada çalıştıktan sonra Guraba Hastanesi dermatoloji uzmanlığına nakledilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan ve soyadı kanunu kabul edildikten sonra, Cumhuriyetin kurucusu M. Kemal Atatürk'ün arkadaşlarından olan babası Ahmet Behçet'in, parlak ve çok zeki anlamına gelen ve adı olan Behçet'i soyadı olarak almıştır. 1933 senesinde Üniversite Reformunda Deri Hastalıkları ve Frengi Kliniğine profesör seçilmiştir. Hulusi Behçet, Türk akademisinde profesör unvanını alan ilk kişidir.1,2



    Hulusi Behçet dermatolojide bir çok konuyu ayrıntılı bir şekilde incelemiştir. 1920 yılından itibaren çeşitli dernek toplantılarında ve bazı yazılarında deri layşmanyazında (şark çıbanı çivi belirtisi bulunduğundan bahsetmeye başlamıştır. O dönemin önde gelen deri hastalıkları uzmanlarından biri olan Dr. Abimelek,3 Hulusi Behçet'in çivi belirtisi tanımını şöyle nakletmektedir: "Önce bir nodül ortaya çıkar. Bu nodül ülserleşirse üzerinde bir krut gelişir. Bu krut altına sıkı bir şekilde yapışık olup, kaldırılması güçtür. Kaldırıldığı zaman zemininde aynen diskoid lupus eritematozusta olduğu gibi kruta dik olarak çıkan veya kopan, her biri yaklaşık olarak 2 mm çapında çivi şeklindeki uzantılar görülür. Çivi belirtisi klinik tablonun patognomonik bulgularıdır ve histolojik tabloya da yansır. " Bu dönemde deri layşmanyazında Kyrle ve Reenstierna histolojik çalışmalar yapmışlarsa da, Hulusi Behçet'in ısrarla üzerinde durduğu çivi belirtisinden bahsetmemişlerdir.3,4

    Bunun dışında, yine o yıllarda, ülkemizdeki arpa uyuzları konusunda çok sayıda yazı yazmıştır. Hatta yurdumuza ait parazitlerin tür ve cinslerini de saptamıştır.1 Karadeniz kıyılarında arpa çuvallarını taşıyan hamalların arpa uyuzuna yakalanmamak veya tedavi amacıyla sık sık denize girdikleri şeklindeki gözlemini sonraki yıllarda yazdığı ders kitabında belirtmiştir.



    1930'da davetli olarak Kopenhag'da yapılan dermatoloji kongresine katılan Hulusi Behçet, yine 1930'lu yıllarda incir dermatitleri üzerinde durmaya başlamıştır. Senelerce ham incir dermatiti üzerine çalışmak ve yazı yazmak suretiyle bu dermatozun Balkanlarda ve nihayet Fransa ve Amerika'da tanınmasını sağlamıştır. İstanbul'da ilkbahar ve yaz aylarında incir ve incir yaprakları ile ilgilenen şahıslarda, sonbaharda ise incir ürünleriyle ilgilenen kişilerde meydana gelen, biri diğerinden farklı iki klinik tabloyu senelerce gözlemiştir. Bir çok klinik tabloyla karışabileceği için incir dermatitlerini, ülkemizde tanınması için önce 1933 yılında Pratik Doktor adlı dergide yayınlamıştır. Daha sonra çeşitli olguları dermatoloji derneği toplantılarında sunmuş,5 en sonunda da Fransız Dermatoloji Derneği Bülteninde yayınlamıştır.6



    Sağdaki resimde Hulusi Behçet 1934 yılında bir Kongre için gittiği Nice'te görülmektedir. Bu tarihte Behçet sendromu henüz tanımlanmamıştır ama Hulusi Behçet'in kendinden emin, büyük işler başarmış hali açıkça görülmektedir.7 Bu tarihten iki yıl sonra, Behçet hocayı zamanın en önemli dermatoloji dergilerinden biri olan "Dermatologische Wochenschrift"in yazı kurulunda görüyoruz. Aynı yıl Medizinische Welt'in yazı kuruluna da seçilmiştir. Bu önemli görevlere bilgisi ve güvenilirliği sayesinde geldiği herhalde tartışılamaz.



    Hulusi Behçet, 21, 7 ve 3 yıl takip ettiği üç hastada ağız ve genital bölgede aftöz belirtiler, gözde de çeşitli bulgular bulunduğunu gözler ve bunun yeni bir hastalık olduğuna inanır. 1937'de bu görüşlerini "Dermatologische Wochenschrift" de yazar ve aynı yıl Paris'te Dermatoloji toplantısında sunar. Bu toplantıda hastalığın etyolojisinde, dental bir infeksiyonun da neden olabileceğini bildirir. 1938'de bu konuyla ilgili daha detaylı bir yazıyı yine aynı dergide yayınlar. Aynı yıl Dr. Niyazi Gözcü ve Prof. Frank benzer semptomları içeren iki olgu daha yayınlarlar. Arkasından Avrupa'dan yeni bildiriler de gelir. Böylece Avrupalı doktorlar yeni bir hastalığın varlığına karar verirler. Oftalmologlar Behçet hastalığını kabul etmeye başlarlar, ancak dermatologlar bu yeni hastalığı ısrarla inkar ederler. Bu tablonun pemfigus, ulkus vulva akutum, dermatomiyozit, Neumann'ın aftozisi, eritema eksudativum multiforme ve benzerlerinin semptomları olduğunda üstelerler. Bu olaylar sürerken Dünyanın diğer yörelerinden bazı yeni olgular daha bildirilir. Bu yayınların sonucunda bütün dünya yeni bir hastalıkla yüzleştiğini en sonunda kabul etmek zorunda kalır. 1947'de Zürih Tıp Fakültesinden Prof. Mischner'in Uluslararası Cenevre Tıp Kongresinde yaptığı bir öneriyle, Dr. Behçet'in bu buluşu "Morbus Behçet" olarak adlandırılır. Böylece daha başlangıçta Behçet Sendromu, Trisymptom Behçet, Morbus Behçet adlandırmalar ortaya çıkar.



    Bu hastalığın tıp literatürüne geçmesine katkısı olanlar arasında Niyazi Gözcü, Iggescheimer, Murad Rahmi, İrfan Başar, Naci Bengisu, Marchionini, Braun, Obendorfer, Weekers, Reginster, Franchescetti, Jensen Tage, Sulzberger ve Wise gibi isimleri unutmamak gerekir.



    Onun araştırma, yazma ve tartışmaya olan merakı entelektüel bir karakter olmasını sağlamıştır. Uzmanlığın ilk yıllarından başlayarak bir çok ulusal ve uluslararası kongrelere orijinal makaleleriyle katılmış, ülkemizde ve yurtdışında bir çok makalesi de yayınlanmıştır. Ünlü Alman Patoloğu Prof. Schwartz, onu ülkesi haricinde her yerde bilinen birisi olarak tasvir ederken, onu asla Türkiye'de bulamazsınız çünkü araştırmalarını yurtdışında sunar demiştir.2

    Deri Hastalıkları ve Frengi Kliniği Arşivi adındaki dergiyi ölüm tarihine kadar yayınlamıştır. Bu dergi 1934'ten 1947'ye kadar Türkiye'deki Dermatoloji organı görevini sürdürmüştür.1

    En büyük Türk dermatoloğunun anlatmaya çalıştığım yaşam öyküsünden de anlaşıldığı üzere, Hulusi Behçet, Behçet hastalığının tanımlanmasından önce de Hulusi Behçet'ti. Kendisini saygıyla anıyoruz.

    Prof. Dr. Yalçın TÜZÜN
    İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
    Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

    Kaynaklar



    1. Yemni O. Ord. Prof. Dr. Hulusi Behçet. Deri Hast Frengi Arş 1964; 1: 58-59.
    2. Saylan T. Life story of the Dr. Hulusi Behçet. Yonsei Med J 1997; 38: 327-332.
    3. Abimelek. Cilt leischmaniose'ları hakkında münakaşa münasebetile. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934; 1: 283-284.
    4. Nuri K. 42 adet Wright çıbanını hamil bir vak'a münasebetile Wright çıbanlarında muafiyet ve bazı mülahazalar. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934; 1: 297-299.
    5. Behçet H. İncir dermatitleri hakkında. Deri Hast Frengi Kl Arş 1934; 1: 300-302.
    6. Behçet H. Dermatite de Figue et Figuier. Bull Soc Fran Derm Syph 1933; 40; 787-792.
    7. Yazıcı H. Hulusi Behçet Yağmacı Değildi. Cumhuriyet Bilim Teknik 2 Ocak 1993.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

    www.bitkiseltedavi.com

  7. #7
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Standart

    Alıntı hacer sürmeli Nickli Üyeden Alıntı
    ıyı aksamlar ben behct hastasıyım gökcek ıksırının benım hastalıgında nasıl bı etkı edıp etmeyecegı
    Hacer hanım 15 yıldır behçet hastalığı olan bir bayan aldı kulandı ve raahtladı Kara Hindiba Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Behçet çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Standart

    Alıntı gamzeli11 Nickli Üyeden Alıntı
    26 yaşındayım ve 7 senedir bençet hastayım.ataklarını son bir yıldır etkili şekilde yaşıyorum.bunun için öneriniz veya doğal bir tedavi yönteminz varmı?ayrıca el tırnak mantarı içinde iyi gelen şey nedir?aydınlatırsanız çok sevinirim.
    Kara Hindiba Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Behçet çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.

  9. #9
    ebru_1203 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    1

    Standart Behçet HastaliĞi

    slm ben 35 yasındayım ve behcet hastasıyım hapım var kullanıyorum ama yeterli değil yaralar dagılmaya basladı (genital bölgeme) bana ne önerirsiniz fiatınıda yazarsanız sevinirim

  10. #10
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Standart

    Behçet hastası olan hatice hanım15 yıldır çektiği behçet hastalığından Gökçek İksir ve Gökçek Enfeksiyon çayı ile kısa sürede iyileşti

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 38
    Son Mesaj : 04-06-2013, 07:46
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-12-2012, 07:27
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05-28-2012, 11:22
  4. Cevaplar: 6
    Son Mesaj : 03-18-2012, 21:23
  5. Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 01-04-2012, 09:11

Visitors found this page by searching for:

morbus behcet hastaligibehcet morgus hastaligimorbus behcetincir alerjisi

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162