Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 15 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: çay harmanları nasıl kullanılır?sarı kantaronun yan etkisi var mı?

  1. #1
    mcan_k Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    3

    Standart çay harmanları nasıl kullanılır?sarı kantaronun yan etkisi var mı?

    sarı kantaronun yan etkisi var mıdır? Özellikle emziren annelerin kullanması doğru mudur? Bitkiyi kendimiz kullanmak istersek miktar ve tarifi nedir ile çay olarak mı daha faydalıdır?

    Ayrıca:
    Bitkilerin evde şahsi kullanımını öğretmek istemiyor gibi bir durum anlaşılıyor sitelerinizden. Hep kendi iksirinize yönlendirmeniz var.. yapıcı eleştiri olsun diye diyorum bildiğiniz uygulanabilir bitkisel tarifleri de öğretin daha güven veren bir site olsun.
    selametle
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.868

    Standart

    Alıntı mcan_k Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sarı kantaronun yan etkisi var mıdır? Özellikle emziren annelerin kullanması doğru mudur? Bir de sizden aldığımız sinir çayındaki miktarı yeterli midir? yoksa farklı miktar ve tarif ile çay olarak mı daha faydalıdır? selametle
    Gökçek Çay harmanları: Çay harmanların dan 2 çorba kaşığı demliğe konur ve üzerine 1 litre kaynar su ilave ediler gün boyu içilir. Posası son bardağı içtiğinide atılır ve birgün sonra yeniden demlemeniz gerekir.

  3. #3
    mcan_k Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    3

    Standart

    Asıl sorum sarı kantaronun yan etkisi var mı? emziren anneler için? teşekkürler
    www.bitkiseltedavi.com

  4. #4
    mcan_k Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    3

    Standart

    kaç haftadır cevap alamamıştım. haplarını satan maranki ise ağır bir bitki olduğunu emzirenlerin kullanmaması gerektiğini söylemiş...

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.868

    Standart

    Alıntı mcan_k Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kaç haftadır cevap alamamıştım. haplarını satan maranki ise ağır bir bitki olduğunu emzirenlerin kullanmaması gerektiğini söylemiş...
    Sarı kantaron otunun bi,r yan tesiri yok Ahmet Maranki ise kitabını benden ve başkalarından kopyalıyarak hazırlamış bir hırsız güvenilir değil

    Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki ve curuf (çöp) saçan kitabı
    Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki ve curuf (çöp) saçan kitabı

    Buda ne diyeceksiniz, adamın adını bile telaffuz etmek istemiyorum.Adam çok adi bir hırsız.Bana danışmadan benim kitabımdaki veya sitemdeki resimleri alıp kendi sitesine eklemiş.Utanmaz adam yeri gelince de Müslümanlıktan bahseder ve kul hakkından bahseder.Peki benim olana resimleri benden habersiz çalı kendi kitabında yayınlamak ne oluyor.Kitap almak için kitap sergisine baktığımda çok caf caflı bir kitap gördüm.Kendi kendime Allah Allah bizde de böyle güzel kitaplar yayınlanırmıymış dedim.Fakat içindeki resimler şöyle bir bakınca şaşırdım.Gözlerime inanamadım adam bana ait resimleri alıp kitabına eklemiş.Şu kitabı iyi bir incelemem gerek diye satın aldım.İyice incelediğim de Allah Allah bu da ne biçim saçmalık ya dedim, çünkü adam Isırgan otu kansere sebep olur diyor.Bu nasıl saçmalık böyle diye iyice bakınca adamın bir firmanın ürününün reklamını yapmak için ısırganı karaladığını analdım.Sonra bu kitap da daha ne var diye bakınca yüzlerce hatta ile karşılaştım.Adam Prof değil olsa olsa sarı cizmeli Mehmet ağa olabilir ve bu kitabın da yeri rafla değil çöplük olması gerekir.Çünkü tedavi olacağım derken zehirlenebilirsini benden söylemesi, gerisini siz bilirsiniz.

    Bu Zahmetsiz Zaranki’nin yazdığı kitapta hiçbir klinik araştırması yapılmayan 5. sınıf bitkilerden bahsederken sanki 1. Sınıf bitkilerden bahsediyormuş gibi yazıp çizmiş.Bu kitabın hiçbir ilmi değeri yok, bu nedenle etkisiz bitkiler etkili gibi yansıtmakta çok yanlıştır.
    İksinci önemli konu ise şifalı bitkiler zehirli olup olmadıkları konusunda bir karmaşa ve bilgisizlik var.Zehirli bitkileri zehirsiz diye yazması çok mahzurlu ve tehlikelidir.
    I. Şifalibitkiler etkilerine göre 5 Katagoriye değerlendirilir
    1.) Üni. kliniklerinde yapılan tedavi denemeleri ile etkisi ispatlanmış şifalı bitkiler..
    2.) Komisyion E’unun hakkında monografi yayınladığı şifalı bitkiler.
    3.) Homöopati Uzmanlari tarafından denemetedavileri ile etkisi ispatlanış şifalı bitkiler.
    4.) Aromaterapoitistler tarafindan etkisi ispatlanmış şifalı bitkiler.
    5.) Halkarasında kulanılan bitkiler.
    II.Şifalibitkiler zehirliklerine göre 6 gruba ayrılırlar
    1.) Zehirsiz bitkiler Çörek, Oğulotu….
    2.) Çokiçildiğinde rahatsızlık veren bitkiler Kekik, Adaçayı….
    3.) Hafif derecede zehirli bitkiler Arnika, Sedefotu….
    4.) Zehirli bitkiler Navruzkökü, K.Sarikökü….
    5.) Çok zehirli bitkiler Güzelavratotu, Boğanotu
    6.) Çok cok zehirli bitkiler Kargabüken


    152. Sayfa da Kara Ardıç’ın yan etkilerinden bahsederken ‘’’Bilinen ciddi bir yan etkisi olmamasına rağmen, fazla tüketilmemelidir.’’ Buyurmuş zati ali hazretleri, oysa Almanya da bu bitkinin D4 aşağı dozajdaki tentür yasaktır, çünkü çok zehirlidir.D4 demek bir gram Kara Ardıç yaprak ve dalı 1000 ml etlil alkolle tentür haline getirildikten sonra kullanabilir.Oysa bu zevat kullanabilirsiniz problem yok diyor, çok bilmiş şovmen, gerçekten bilgili olsa hadi neyse.Sapla samanı ayıramıyacak kadar şifalı bitkiler konusunda cahil bir şahıs.Aslında falcılıkla uğraşsa daha iyi olur.en ,iyi bildiği konu bu burçlar vs.
    85. Sayfa da Ak asma’nın yan tesirleri hakkında ‘’’Önerilen biçimde kullanıldığında hiçbir yan etkisi yoktur.Meyveleri sağlığa zararlıdır.’’diyor.Peki gerçekten öylemi tabii ki hayır.Çok zehirli olması nedeniyle asla çayı içilmemelidir.Almanya da D4 ‘den aşağı tentürlerinin kullanılması yasaktır.
    87. Sayfada Alfa alfa (medicago sativa) isimli bitkiden bahsetmekte ve bu bitkinin bağışıklık sitemini güçlendirdiğini idea etmektedir, fakat bu bitki bildiğimiz yonca dan başka bir şey değil, bitki ile ilgili herhangi bir klinik araştırma yapılmamıştır ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi nasıl oluyor.Bu açıklaması gerekir, ha şifalı kokulu yonca (Melilotus officinalis)dese o bu bitki de kılcal kan dolaşımı ile ilgili bir bitkidir.Alfa alfa olarak bilinen yonca türünün hiçbir özeliği yok.
    89. Sayfa da Altınbaş otu diyor, bitkinin simi altınbaş değil, Altın başak oyudur, dururp dururken kendine göre isim uydurmuş.Şimdi bitkinin ismi Altın baş diyeli o zamn bu bitkinin resmi birinci derecede şifalı bitki olan Altınbaşak otu değil, Kanada altın başak otudur.İkinci yanlış ise bitkinin Latince ismi yanlıştır.Doğrusu ise ‘’Solidago virgaurea’’ dır.Sayı hısız Prof biraz ilim gerekmez mi?Bir diğer hatta ise doktor konturolün de kullanılmalıdır diyor.Neden aceba bunu da analmadık?Çünkü yan tesi yok varsa açıklasın.Açıklıyamaz, çünkü bitki ile ilgili tecrübesi yok.Birde bitki hakkından benim kitaba bakın.
    92. Sayfa da Ardıç hakkında ‘’’Uzun süre kullanılımlar da yüksek miktarda tüketilmesi böbreklere tahriş yapabilir’’diyor.Yani maşallah bu konuda da sıfır bilgiye sahip olduğu anaşılıyor ve Berlin Chareti Üniversitesinin bu bitki hakkında yaptığı çok kapsamalı klinik araştırmadan haberi olmadığı anaşılmaktadır.Bilmiyorsan bu işi bir bilene sor sayın Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki
    94. Sayfa da Arnika’nın yan etkileri hakkında ‘’’Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.’’Diyor sanki denemiş gibi, Arnika hafif zehirlidir, çayı içilmez içilse de sade olarak içilmez 100 gramlık çay harmanına 5 gram katılabilir.Almanya da tentürü yapılır, fakat D1 dahi sakıncalıdır.dikkat!!!
    100. Sayfa da Atkuyruğu otu hakkında ‘’’Otun belirtilen miktarın üzerinde kullanılmaması gerekir.’’diyor.neden aceba sayın Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki, açıklıyamadığına göre bilgin yok demektir.Ban göre problem değil istenilen miktarda içilebilir, fakat nasıl içilmesi gerektiğini benim kitapta yazıyor oradan isteyen okuyabilir.
    112. Sayfa da Civanperçemi otu hakkında hiçbir yan etkisi yok diyor, alerjiye sebep olabilir, çünkü birleşiminde alfa-metilen-8-lacton bulunur.
    120. Sayfada Çörek otu hakkında yan etkilerinden bahsederken ‘’’Çok fazla ve hastalık olmadan kullanmanın zararlı olduğu iddia edenler olduğu için, uzman kontrolünde kullanılması gerekir.’’ Demektedir ve peki doğru mu? Değil, neden doğru değil, çünkü hemen altında kendi üreteceği ürünün reklamı var.Çörek otu dan elde edilen ürününün reklamını yapabilmek için çörek otunu karalıyor.Peki bu doğru mu yanlış?Bu adam sırf kendi menfati için doğruları çarpıtıyor.Yazık bunuda ilim adamı gömeleği ile yapıyor.Bu kitabı okuyan vatandaş ne düşünecek ha çörek otu da şüpheli diye düşünecek çok ayıp çok ayıp, mefaatiniz için doğruları çarpıtmayın.
    121. Sayfada Çuha çiçeğinden bahseden kişi Işıldak otunun resmini yayınlamış.Bu kitaba aldanarak yanlış bitkiyi kullanmayın.
    136. Sayfada Gilaboru’nun yan tesirleri hakkında ‘’’Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.’diyor.Yani zehirsizmiş, bitki karı görmeden toplanırsa zehirlenmeye sebep olur.Biliyormu bu vatandaş bunu bilmiyor.Peki neden eksik bilgi veriyorsunuz.
    146. Sayfada Isırgan hakkında ki ilk ve tek ve de en saçma yorumu burada .Bu yorumu Sarı cizmeli Mehmet ağa bile yapmaz utanır.Peki bu prof neden insanları yanıltacak böyle bir yoruma neden baş vuruyor.Sadece ve sadece üreteceği ürünün reklamını yapabilmek için çok ayıp ilim adına konuşan kişinin bu kadar seviyesizliği çok ayıp.Lafa bak nasıl tuzak bir yorumla kurulmuş.’’’Kanser olmadan bir kişinin ısırganı kullanması gerekir.Bitki hormon ihtiva etmesi sebebiyle, kanser hücrelerini besler, yayılmayı çoğaltabilir.’’buna ne denir allahını seven söylesin.Yuh be bu kadar saçma ve cin fikirlilik olur mu?Dünyada Isırgan kansere sebep olur diyen tek insan bu Sayın Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki çok ayıp.Neden böyle yazmış, çünkü kendi üreteceği ürünün reklamını yapmak istiyor.Kendi ürünün reklamını yaapcaksan yap fakat böyle ilmi verileri çarpıtmak niye?Evet sadece kendi bencil egosu için ilmi katletmek ve yalan ve maksatlı yayın.
    152.Sayfada Kapari’nin cinsel güçü artırdığından bahsediyor, kapari hakkında dünyada herhangi bir Üniversitenin kliniğinde her hangi bir araştıma yapılmamıştır.Homeopati uzmanları veya aromaterapeutisler tarafından da klinik araştırmalar yapılmamıştır.Bizim zatı zevatın klinik araştırması varda biz mi bilmiyoruz?
    154. Sayfada Keten tohumu’nun bilinen herhangi bir yan tesiri yoktur.Fakat sayın bay ‘’’Fazla kullanılması sakıncalıdır.’’diyor.Peki neden çünkü bey efendi kendi ürününün reklamını yapıyor.Reklamını güçlendirmek ve insanları beli bir noktaya yönlendirmek için ketenin sakıncalı olduğunu söylüyor.Çok ayıp Sayın Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki.
    146. Sayfa da Itır’dan bahsederken yanlışlıkla leyek otu’nun resmini koymuş, aslında ona göre doğru, çünkü bilgisi ancak bu kadar.
    146 Sayfa da Köpek Dilin’den bahsederken akçiğer otunun bir alt türervi’nin resmi konmuştur.
    198.Sayfada Sarı Kantaron otu veya diğer adı ile Kılıç otundan bahsedilmekte ve aynen şöyle diyor.’’İntihar riski olan kronik depresyon durumlarında kullanılmamalıdır.diyor.’’Bu şahsın dünyadaki en meşhur Üniversitelerin kliniklerin de binlerce hasta üzerinde yüzlerce klinik araştırması yapıldığından haberi yok mu?Bana göre var, fakat peki o zaman neden intihar riski olan kronik depresif hastalar kullanmamalıdır diyor, çünkü kendi firması yakında SARI KANTARON HAPI ÜRETECEK ONUN REKLAMINI YAPAMASI GEREKİR.Bu bir ilim adamına yakışır mı doğruları çarpıtmak, sadece ve sadece kendi menfatiniz için ilmi değerlerle oynamak.Kılıç otu ve hapı depresyona karşı en etkili bir bitkidir.Bu bitki hakkında doğru bilgiler benim sitede ve kitabımda mevcuttur.

    Ben’den çaldığınız bazı resimlerden örnekler:
    85. Sayfada ki Akdiken’in resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    102. Sayfada ki Badem’in resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    123. Sayfada ki Defne’nin resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    142. Sayfada ki Havlıcan’ın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    143. Sayfada ki Defne’nin resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    152. Sayfada ki Kara Ardıç’ın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    155. Sayfada ki Kara Hindiba’nın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    157. Sayfada ki Kava-Kava’nın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    160. Sayfada ki Kekik’in ait resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    162. Sayfada ki Kılıç otu’nun resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    164.Sayfada ki Kimyon’un resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    170. Sayfada ki Kuşkonmaz’ın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    188. Sayfada ki Ökse otu’nun resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    201. SAayfada ki Sedef otu’nun resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    204.Sayfada ki Sinirli otu’nun resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.

    ‘’’Haksızlığın karşısında susan kör şeytandır’’, diyen Peygamberin acizane bir ümmetiyim.Hamdolsun bazıları gibi dini kendi amaçları için kullanan ve dincilik yapanlardan değilim ve bu nedenle susamam.Bana bazıları diyebilir ki sana ne oluyor kardeşim adamın istediğini yazar, evet doğru istediğini yazsın.Roman yazsın, şiir yazsın, bildiği konularda fal kitabı, burç kitabı yazsın, ne yazarsa yazsın.Fakat insan sağlığı ile oynamasın, bu saçmalıkları ciddiye alacak insanlarda olacak Allah korusun beklide zehirlenecek şifa bulayım derken kendini camii ününde ve musala taşında bulursa, bunda bende kendimi suçlu hissederim doğruları söylemezsem.Kusura bakmayın doğruya doğru, eğriye eğri demek benim işim.İsteye istediğini söylesin ben doğruları söylemeye devam edeceğim, ben bu milletin Deli Dumruluyum.Bir bikri resmi çekmek için ben Dresden’e uçuyorum, bir bitki resmi çekmek için bir günde 1900 km yol kat ediyorum, dağları taşarlı yaz kış 15 sene dolaşıyorum, bu zat o ne güzel sormadan alıp kendi kitabına koyuyor.Siz sabah kalkıyorsunuz evinizin önünde ki arabanız gitmiş, çalan hızsıza ne dersiniz, aferin iyimi yaptınmı dersiniz.Sizin için arabanızı ne kadar önemli ise benim içinde bitki fotografları da öyle önemlidir.Fakat ben buna rağmen hakkımı helal edebilirdim.Ama adam bir firmanın reklamını yapmak için doğruları saptırıyor.1000 yıldır Isırgan otu ve çörek otu gibi zararsız olarak ve binlerce faydası olan bitkileri zararlı olabilecek bitkiler sınıfına yitiyor.Bu nedenle kime ve neye hizmet ettiği bilmediğim, bu art niyetli şahıs hakkında doğruları ben buradan duyurmak zorundayım.Ha birde Kara Ardıç gibi zehirli ve Arnika gibi hafi zehirli bitkiler hakkında sanki zehirsizmiş gibi ve de bu işlerin üstadı imiş gibi konuşup yazması diğer insanların hayatını tehlikeye atması gibi sebeplerden dur demek zorundayım.

    İbrahim Gökçek

  6. #6
    gnost Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesajlar
    4

    Standart Çay Harmanlarının Kullanımı

    Çayların nasıl kullanılacağı ile ilgili farklı sonuca götürebileceğini düşündüğüm bir konuya açıklığa kavuşturmak istiyorum. Çoğu şifalı bitki çayı tariflerinde, bitkiye göre farklılıklar gösterse de, kaynar suyla haşlanarak 1-2 dakika demlenmeye bırakılıp, süzüldükten sonra içilmesi gerektiği söyleniyor. Hatta çayın renginin de açık renkli olması gerektiği belirtiliyor. Gökçek Çay Harmanlarının kutularında ise, demliğin içindeki çayın üzerine 1 litre kaynar su konulması ve gün boyu içilen çayın son bardağından sonra posanın atılması ve sonraki gün tekrar bu şekilde demlenmesi gerektiği yazılıyor. Bu durumda başka yerlerde tavsiye edilen çayın 1-2 dakika demlendikten sonra süzülmesi ve bu süzülen çayın gün boyu içilmesi, bizim kullanımımızda gün boyu süzülmeden ve çok daha fazla demlenme süresi ile yapılıyor. Süzülmeden soğuyana kadar demlenen ve hatta soğuk suda bile özlerini çaya verebildiği bu durumda;
    1- Çay koyu bir görüntüye sahip oluyor. Benim içtiğim çay harmanın rengi gerçek bir tavşan kanı oluyor (kemik çayı)
    2- Kullanılan çaya göre, tadı biraz acılaşabiliyor.
    Buna göre, 1-2 dakika veya 4-5 dakika demlemek ile gün boyu sıcak ve soğuk olarak demlenmeye bırakmak arasında somut bir fark oluşmakta.
    Sitede bitki çayları ile ilgili bilgi verilen bölümlerde de, 5-10 dakika demelenerek içillir deniliyor.
    ör: http://www.dogaltedavi.net/f92/kilic...oratum_l-5348/
    Başka bir yerde göremediğim kadar detaylı bir şekilde ele anınan "bitkisel çay harmanı hazırlanması" konusunun "demlenme" unsuru, bünyenizde verilen bilgilere göre çelişkili bir algılama oluşturuyor. Bu çelişkiyinin giderilmesi herkes adına çok yerinde olacaktır.
    Ayrıca türlü çeşitli tıbben iyileşemez denilen hastalığı iyileştirdiğinizi memnuniyetle takip ediyorum. Herkes adına çalışmalarınızın devamlılığını diliyorum.

  7. #7
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.868

    Standart

    Alıntı gnost Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çayların nasıl kullanılacağı ile ilgili farklı sonuca götürebileceğini düşündüğüm bir konuya açıklığa kavuşturmak istiyorum. Çoğu şifalı bitki çayı tariflerinde, bitkiye göre farklılıklar gösterse de, kaynar suyla haşlanarak 1-2 dakika demlenmeye bırakılıp, süzüldükten sonra içilmesi gerektiği söyleniyor. Hatta çayın renginin de açık renkli olması gerektiği belirtiliyor. Gökçek Çay Harmanlarının kutularında ise, demliğin içindeki çayın üzerine 1 litre kaynar su konulması ve gün boyu içilen çayın son bardağından sonra posanın atılması ve sonraki gün tekrar bu şekilde demlenmesi gerektiği yazılıyor. Bu durumda başka yerlerde tavsiye edilen çayın 1-2 dakika demlendikten sonra süzülmesi ve bu süzülen çayın gün boyu içilmesi, bizim kullanımımızda gün boyu süzülmeden ve çok daha fazla demlenme süresi ile yapılıyor. Süzülmeden soğuyana kadar demlenen ve hatta soğuk suda bile özlerini çaya verebildiği bu durumda;
    1- Çay koyu bir görüntüye sahip oluyor. Benim içtiğim çay harmanın rengi gerçek bir tavşan kanı oluyor (kemik çayı)
    2- Kullanılan çaya göre, tadı biraz acılaşabiliyor.
    Buna göre, 1-2 dakika veya 4-5 dakika demlemek ile gün boyu sıcak ve soğuk olarak demlenmeye bırakmak arasında somut bir fark oluşmakta.
    Sitede bitki çayları ile ilgili bilgi verilen bölümlerde de, 5-10 dakika demelenerek içillir deniliyor.
    ör: http://www.dogaltedavi.net/f92/kilic...oratum_l-5348/
    Başka bir yerde göremediğim kadar detaylı bir şekilde ele anınan "bitkisel çay harmanı hazırlanması" konusunun "demlenme" unsuru, bünyenizde verilen bilgilere göre çelişkili bir algılama oluşturuyor. Bu çelişkiyinin giderilmesi herkes adına çok yerinde olacaktır.
    Ayrıca türlü çeşitli tıbben iyileşemez denilen hastalığı iyileştirdiğinizi memnuniyetle takip ediyorum. Herkes adına çalışmalarınızın devamlılığını diliyorum.
    Şifalı Bitki çaylarının kullanımı siyah çay kullanı gibi değildir.Siyah çayı 5 dakikadan fazla demlerseniz tanin içerir ve tanin bağırsaklarınızı kurutur.Şifalı bitkilerde ise bu söz konusu değildir.

  8. #8
    mstesol Çevrimd??? Cömez
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    38

    Standart

    İbrahim bey, ben şu an sizin tavsiyenizle hem mantarı çayı hem de iştah çayı içiyorum. İkisini aynı gün içinde içmenin bi sakıncası var mıdır, yoksa sadece birini mi içelim? İkisinin etkisi birbirine yakın mıdır?Yoksa ikisini de aynı gün içerisinde içmeye devam mı edelim?

  9. #9
    mstesol Çevrimd??? Cömez
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    38

    Standart

    Bir de aklıma gelmişken sorayım.
    Bu iki çayı, yani mantar çayı ve iştah çayını harmanlayıp karıştırıp birlikte içilir mi? Yoksa en iyisi ayrı ayrı içmeye devam mı edelim?

  10. #10
    gnost Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesajlar
    4

    Standart

    Bu durumda (kaynatmadan), kaynar su dökerek haşlama yoluyla demlenen ve süzülmeden gün boyunca içilebilen bitki harmanı çayının, şifa etkilerini azaltan bir durum ortaya çıkarmıyor. Yine de, hangisi daha faydalıdır?
    1- Belli bir süre demlenmeye bırakıp, sonra süzerek başka bir kaba alınarak gün boyunca içmek
    2- Süzmeden demlik içerisinden gün boyunca içmek
    1 seçeneği daha faydali ise şayet, kaç dakika ideal demlenme süresidir?
    Bu arada, 3 aydır siyah çay, kahve ve gazlı içecek içmiyorum. Yine de, gün içerisinde bastıran uykusuzluk ya da sabah ayılmak için en azından şekersiz bir çayın eksikliğini çekiyorum. Hadi gazlı içecekleri içmeyelim, ama kahve ya da çay içmek daha enerjik olabilmek için de gerekebiliyor. Malesef bu tip durumlar için gün içerisinde siesta gibi bir lüksümüz yok. Zaten böyle bir zaman hovardalığına gerek de yok. Bunun için önerebileceğiniz bir şey olabilir mi? Mesela enerjik yapan bir çay karışımı gibi bir şey olabilir. 3 aydır iksir kullanıyorum. 2 hafta önce tonik kullanmayı kestim. Ayrıca yukarıda da belirttiğim gibi, bel fıtığı için kemik çayı kullanıyorum. Yine de, tam olarak enerjik hale gelmiş değilim. Gün içerisinde yorgunluk belirtileri oluyor. Biraz kapsamlı yazmış oldum. Cevabınızı merakla bekliyorum.

Benzer Konular

  1. Propolis nedir faydaları nelerdir nasıl kullanılır ve propolis zararlımıdır?
    By maturidi in forum Kimyasal İlaçlar ve Yantesirleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 09-12-2013, 10:42
  2. Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 06-22-2013, 08:03
  3. Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 05-26-2012, 11:37
  4. Gökçek Çay harmanları
    By zerozero in forum SORULAR
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj : 08-05-2011, 17:23
  5. Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 11-29-2010, 19:13

Visitors found this page by searching for:

sarı kantaron yan etkileri

sarı kantaronun yan etkileri

sarı kantaron nasıl kullanılırsarı kantaron çayının yan etkilerisarı kantaron çayı yan etkilerikantaron çayının yan etkilerisarı kantaron çayı nasıl yapılırsarı kantaron çayı emziren anneler kullanabilirmikantaron yan etkilerikantaronun yan etkilerisarı kantaron çayı nasıl demlenirkantaron çayı yan etkilerisarı kantaron otunun yan etkilerikantaron çayı nasıl kullanılırsarı kantaron nasıl içiliraltın otunun yan etkilerikantaron çayı nasıl demlenirsarı kantaron nasıl kullanılmalısarı kantaron yan etkisikantaron çayı nasıl yapılırsarı kantaronu emziren anneler içebilirmisarı kantaron çayıkantaron otunun yan etkilerisarı kantaron hapısarı kantaron çayı ne kadar içilmeli

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167