Alıç Forte, Ginseng Forte, Ginkgo Forte
Kapat!
Cerebral palsy (sp), serebral palsi (sp), bebek ve çocukların beyninde oluşan hasar
Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Cerebral palsy (sp), serebral palsi (sp), bebek ve çocukların beyninde oluşan hasar

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Cerebral palsy (sp), serebral palsi (sp), bebek ve çocukların beyninde oluşan hasar

    Cerebral palsy (sp), serebral palsi (sp), bebek ve çocukların beyninde oluşan hasar



    CEREBRAL PALSY (SP), bebek ve çocuk beyninde oluşan bir hasara bağlı kalıcı duruş, hareket ve denge kusuru. Beyindeki zedelenme ilerleyici değil ancak çocuğun yürüme, denge kurma ve hareketlerindeki güçlük zamanla artabiliyor. Amerikan Hastanesi Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Nadire Berker'e göre serebral palsi (SP-spastisite), çocukta kalıcı bedensel engele yol açan en sık neden.
    Halk arasında ‘spastik çocuk’ olarak bilinen serebral palsili çocuklar Berker'e göre, doğru bakım, tedavi ve eğitimle topluma uyumlu bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilir ve ailelerine daha az yük olur. Her anne baba gibi serebral palsili çocukların anne babalarının da çocuklarının mutlu ve sağlıklı olmasını amaçladığını, bu konuda bilgilerini artırmayı, çocuklarını en iyi şekilde tedavi ettirmeyi istediklerini belirten Berker, "Bu nedenle toplumda serebral palsi konusunda bilginin artması gereklidir" diyor.

    SP NEDENLERİ NELERDİR?

    Serebral palsinin gerçek nedeni bilinmiyor. Ancak beyindeki hasara yol açan bazı risk faktörleri var. Bunlar hamilelik esnasında annenin geçirdiği hastalıklar veya kullandığı ilaçlar, anne baba arasındaki kan uyuşmazlığı, doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması veya doğumdan sonra geçirilen beyin kanaması, sarılık veya başka hastalıklar olarak sayılabilir. "En önemli risk faktörleri bebeğin erken doğması doğum kilosunun düşük olması, doğum sonrası yüksek ateş görülmes" diyen Berker, günümüzde tıp teknolojisinin gelişmesine bağlı olarak erken doğan ve zayıf bebeklerin yaşatılabilmesinin bir sonucu olarak SP’li çocuk sayısının giderek arttığını söylüyor.

    BEBEĞİNİZ BAŞINI TUTABİLİYOR MU?

    Berker, SP’li çocuklarda görülen sorunlar beyin hasarının oluştuğu yere ve hasarın genişliğine bağlı olduğunu altını çiziyor ve ekliyor: "Üç aya dek başını tutamayan, 8 ayda oturmayan, dönemeyen, 18 ayda yürümeyen bebeklerde SP düşünülür. Bebekte bir sorun olduğunu ilk fark eden genellikle annedir. Anneler bebeklerinin iyi emmediğini, çok ağladığını, başını tutamadığını ve oturamadığını söyleyerek doktora başvurur. Bebeğin tiz sesle ağlaması, üç aydan sonra ellerini yumruk şeklinde tutmaya devam etmesi, gövde kasılmaları, emmemesi, iyi tutamaması, üç aya kadar başını tutamaması, sekiz aya kadar yüzüstü duruştan sırtüstüne dönememesi SP olasılığını düşündürmelidir."
    Bu tür gelişim geriliği gösteren bebeklerin çocuk nörolojisi uzmanınca değerlendirildikten sonra gelişimlerinin hızlandırılması için bir an önce rehabilitasyona başlanması gerekiyor.

    YAŞ DÖNEMLERİNE GÖRE SP TANISINI DÜŞÜNDÜREN NORMAL GELİŞİM SAPMALARI:

    0-1 ay arası
    • Devamlı şuursuz ve uykulu olma
    • Emme bozukluğu, aşırı kusma
    • Etraftan gelen uyarılara cevap vermeme
    • Havaleler

    2 ay
    • Adalelerde anormal kasılmalar

    3 ay
    • Gözbebeğinde düzensiz titremeler
    • Sırtüstü konulduğunda baş ve topuklar zerinde yay gibi durma
    • İfadesiz yüz

    4 ay
    • Başını tutamama
    • Başparmağın avuç içinden çıkarılamaması ve elin çok sert bir yumruk halinde tutulması
    • Devamlı şaşılık

    8 ay
    • Dönme ve oturma olmayışı
    • El becerisinde gerilik
    • Baş tutamama
    • Otururken bacakların birbirini çaprazlaması
    • Tekme atarken iki bacağı birden itme

    10 ay
    • Tutunarak ayağa kalkma becerisi olmayışı
    • İsmiyle çağırınca yanıt vermeme
    • Emeklerken bacakları sürükleme
    • Ayağa kalkarken bacakları çaprazlama
    • Ağızdan fazla salya akıtma
    • Verilen yemeği ağza götürememe
    1 yaş

    Teşhisin en kolay olduğu devredir. Yukarıdaki belirtilere ek olarak çocuğun yürüyemeyişi, kol ve bacaklarında aşırı sertlikler bir beyin harabiyeti düşündürür.

    SP’NİN TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

    Berker, beyindeki hasarı iyileştirecek bir tedavi yöntemi henüz bulunamadığını söylüyor. Ancak SP'li çocuğun sorunlarının her biri için çeşitli tedaviler mevcut olduğunu belirten Berker, "Sorunlar çok geniş bir yelpazeye oturduğundan tek bir uzmanın SP’li çocuğu tek başına tedavi edebilmesi söz konusu değildir. SP tedavisinde tüm sorunları birden ele alan, çocuğu bir bütün olarak düşünen bir yaklaşım uygulanmalı ve bu yaklaşım içinde çocuğun zihinsel yapısı, kişiliği, iletişimi, eğitimi ve aile yapısı unutulmamalıdır. Tedavi fizyoterapi, konuşma terapisi, eğitim, gerekirse ilaç, ameliyatlar ve cihazların kullanımından oluşur. Ayrıca çocuğun beslenmesi, diş sağlığı, aşıları, aile hayatına katılması asla ihmal edilmemelidir" diyor.

    SP’Lİ ÇOCUĞUN TEDAVİ EKİBİNDE KİMLER OLMALI?

    Çok boyutlu ve yönlü olan bu tedavi için pek çok uzmanın bir arada çalışması gerekiyor. Tüm dünyada vurgulandığı gibi SP tedavisi bir ekip tarafından sürdürülüyor. Bu ekipte terapistler, doktorlar ve diğer meslek uzmanları bulunuyor. Berker'e göre tedavi ekibi hekimler ve terapistlerin yanı sıra mutlaka aileyi de içermeli. "Aile ekibin en önemli parçasıdır. Anne ve baba çocuğun günlük ruh halini, yeteneklerini ve gereksinimlerini en iyi bilen kişilerdir. Ebeveyn bu doğrultuda tedavi ekibinden istediğini açıkça belirtmelidir. Ailenin gözlemleri, soruları ve fikirleri çocuğun tedavisi için ekibe yol gösterir" diyen Berker, tedavi ekibinin birbirleriyle yakın ve sıkı bir iletişim içinde olmasının şart olduğunu ifade ediyor.
    Berker ayrıca, ekibin aileler ile bir araya gelerek ortaklaşa verdikleri kararı bildirmesi, önerilerinin gerekçelerini açıklaması, ailenin ve mümkünse çocuğun onayını alması gerektiğini de söyleyerek, sözlerini şöyle noktalıyor: "SP'li çocuklar mutlaka bu konuda deneyimli, birlikte çalışmayı bilen, birbirinin dilinden anlayan bir tedavi ekibi tarafından izlenmelidir."
    Konu igokcek tarafından (11-09-2011 Saat 15:19 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    SEREBRAL PALSİ(SP)

    SEREBRAL PALSİ:Serebral palsiyi doğum öncesinde, doğum sırasında ya da doğum sonrasında herhangi bir nedenle beynin hasar görmesi sonucu oluşan motor ve mental bozukluk olarak tanımlayabiliriz. Serebral palsi gelişimsel bir bozukluktur; çocuğun kas sistemindeki bozukluğun yanında, duyu bozukluğu, gözde kayma ve titreme gibi bozukluklar, zeka geriliği, davranış bozuklukları, öğrenme güçlükleri, dil-konuşma bozuklukları ve ağız-diş problemleri de görülebilir.

    Kol ve bacakların tam kullanımı, yürüme, yemek yeme, merdiven çıkma gibi günlük yaşamı sürdürmeye yarayan hareket yeteneğini sağlayan beyin bölgesinin gelişimi 7-8 yaşlarında tamamlanır. Gebelik döneminin başlangıcından 7-8 yaşlarına kadar beyinde olaşabilecek herhangi bir problem bu bölgenin işlev bozukluğu olarak karşımıza çıkar ve ortaya çıkan tablo serebral palsi olarak adlandırılır. Serebral palside beyin hasarı ilerleyici değildir, fakat ortaya çıkan sorun ömür boyu devam eder. Ülkemizde serebral palsinin toplam nüfus içerisinde 600 kişide bir olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye'de oranların fazla olması akraba evlilikleri, hamilelik döneminde geçirilen hastalıkların fazla olması ve bakım şartlarının yetersizliği, doğum şartlarının olumsuzluğu, bebek bakım hizmetlerinin yetersizliği, bebeklerde bulaşıcı ve ateşli hastalıkların fazlalığı ve beslenme yetersizliği gibi nedenlere bağlanmamalıdır.

    SEREBRAL PALSİNİN TİPLERİ

    1. Spastik Serebral Palsi: En yaygın serebral palsi tipidir. Spastisite, kas sertliği olarak tanımlanır. Kasların normal yapısındaki değişiklik ve sertlik hareketlerin etkilenmesine ve zor yapılmasına neden olur. Aşırı spastisite iskelet yapısında ve duruşta bozukluklara yol açar.

    2. Atotoid Serebral Palsi: Kontrolsüz hareket olarak tanımlanabilir. Çocuğun bacaklarında, kollarında, ellerinde ve yüzünde istemsiz hareketler oluşur. Bu da hareketlerin koordineli yapılmasını engeller.

    3. Ataksik Serebral Palsi: Dengenin korunamaması ve sallanma durumudur. Dengenin sağlanamaması nedeniyle gelişim yavaştır ve yürüme çok geç olur.

    SEREBRAL PALSİ NASIL ERKEN TEŞHİS EDİLİR?
    Aileler bebeğin gelişiminde en ufak bir gecikme ya da normalden sapma gördüklerinde doktora başvurmalıdırlar.

    SEREBRAL PALSİNİN HABERCİSİ OLABİLECEK ERKEN BELİRTİLER NELERDİR?

    1 aylık bebekte
    * Sürekli ağlama
    * Memeyi emmede sorunlar
    * Israrlı ve sürekli kusma
    * Çevresinden gelen uyarılara cevap vermeme
    * Havale (konvülziyon)

    2 aylık bebekte
    * Sürekli ağlama
    * Memeyi emmede sorunlar
    * Israrlı ve sürekli kusma
    * Çevresinden gelen uyarılara cevap vermeme
    * Havale (konvülsiyon)
    * Bulunması gereken normal reflekslerin kaybı
    * Kaslarda aşırı sertlik ya da gevşeklik

    3 aylık bebekte
    * Gözde kayma, titreme
    * Bebeğin sırtüstü, baş ve topuklar üzerinde yay gibi sert bir şekilde durması
    * Bebeğin gülümsememesi ve annenin yüzüne bakmaması

    4 aylık bebekte
    * Başını tutamaması
    * Gözde odaklaşmanın sağlanamaması
    * Elin ya da ellerin başparmak içte kalacak şekilde yumruk halinde tutulması
    * Kaybolması gereken bazı reflekslerin devam etmesi

    8 aylık bebekte
    * Dönme ve oturma hareketlerini yapamaması
    * El-göz koordinasyonunun yokluğu
    * Tekme atarken iki bacağını birlikte hareket ettirmesi
    * Bebeğin bacaklarını uzatarak oturduğu pozisyonda vücudunun öne eğilmesi, bacaklarının birbiri üzerine binmesi

    10 aylık bebekte
    * Emeklemenin olmaması ya da her iki ayağın birden çekilerek sıçrar tarzda emeklemesi
    * Ayağa kalkmakta zorluk çekmesi
    * İsmi ile çağrılınca tepki vermemesi
    * Ağzından salya akması
    * Verilen yiyeceği ağzına almaması ya da ağzına götürememesi

    1 yaşındaki bebekte
    - Tutunarak yürüyememesi
    - Parmak ucuna basarak yürümesi

    SEREBRAL PALSİNİN TEDAVİSİ VE REHABİLİTASYONU

    Serebral palside tedavi:
    1. Tıbbi yaklaşım,
    2. Özel eğitim ve rehabilitasyon şeklinde iki yönlüdür.

    Serebral palsili hastalar için doğrudan etkili bir ilaç yoktur. Ancak havaleler (konvülziyon) ve kaslardaki aşırı sertlik için bazı ilaçlar kullanılmaktadır.

    Serebral palsili çocuğun belirtileri, serebral palsinin nedenine, lezyonun şiddetine ve komplikasyonların olup olmadığına bağlı olarak çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Bu nedenlerle her çocuğun tedavisi ve rehabilitasyon programı farklılık gösterir.

    Serebral palsili çocukta birçok sorun bir araya gelerek aile ve çocuk için yaşamı güçleştirir. Bu nedenle problemlerin iyi bir şekilde tanımlanması çok önemlidir. Ancak bilimsel ve bilinçli yaklaşım serebral palsili çocuğun daha bağımsız bir yaşama kavuşmasını sağlayabilir.

    Serebral Palsi (SP) gelişimini tamamlamamış beynin ilerleyici olmayan hasara
    bağlı hareket ve duruş bozukluğudur. Çocukluk çağının en sık görülen özürlülük
    nedenlerinden biridir. Doğumdan itibaren rehabilitasyonu oldukça zorlu ve yoğun bir
    çabayı gerektirir. Günümüzde SP rehabilitasyonun ekip yaklaşımı gerektirdiği ortaya
    konmuştur.
    SP’li çocuklarda çok yönlü yapılan rehabilitasyon etkinliği değerlendirilmeli
    buna göre yeni amaçlar belirlenmeli eksikler giderilmelidir. Ancak rehabilitasyon
    sonuçlarını değerlendirmek oldukça güçtür. Bu noktada SP’li çocuk objektif ölçütlerle
    değerlendirilmeli multidisipliner yaklaşımla rehabilitasyon planı çizilmeli ve
    uygulanmalıdır. Ekibin önemli bir parçası olan aile bilgilendirilmelidir.
    Bu çalışmada birinci amacımız yatarak rehabilitasyon gören SP’li çocukların
    rehabilitasyon sonuçlarını değerlendirmektir. Diğer amaçlarımız; hastaların
    sosyodemografik ve klinik özelliklerini belirlemek, anne ya da sürekli bakım veren
    kişilerin yaşam kalitesini ve çocuklara verilen rehabilitasyonun onların yaşam kalitesine
    etkisini araştırmaktır.

  3. #3
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.457

    Standart

    Alıntı akdag Nickli Üyeden Alıntı
    iyi günler ben üçüz annesi bir bayanım üçüzlerim erken dogum oldugundan dolayı kızım sarablan palsi rahatsızlıgı var yanı kasılma bu yüzden yürüyemiyor yaşı 2.5 bana bu konuda bitkilerle yapılan bir ilaç yada merhem önerirseniz sevinirim
    Akdağ ailesi şimdi bu konuda şunu yaparız bunu yaparız demek zor, beyine kan akışı artarsa iyileşme olabilir.Bunu da denemeden bilmek mümkün değildir.Gökçek Tonik, Gökçek İksir, damar çayı ve sinir Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız.Antibiyotikler mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.

Visitors found this page by searching for:

bebeğim başını tutamıyor

bebeğim kafasını tutamıyor

bebeklerde kafa titremesi

bebeklerde başını tutamama

bebeklerde kafa tutamama

bebek başını tutamıyorsa

başını tutamayan bebekler

bebeklerde baş tutamama

serebral palsi bitkisel tedavi

bebeklerde baş titremesi

bebeğin başını tutamaması

kafayı tutamama

bebeklerde salya akması uzman tv

13 aylık bebek parmak ucu yürümesi

bebeklerde kafayı tutamama

bebeklerde sp

kafasını tutamayan bebekkafasını tutamayan bebeklersp bebeklerbebekler neden başını tutamazserebral palsi bitkiselbebeğim neden dönemiyorbebeğim boynunu tutamıyorbebekte kafa titremesiserebal palsili

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi | bitkisel tedavi | şifalı bitkiler | tedavi yöntemleri | hemoroid | himalaya tuzu
zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı, mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, vitiligo, beyaz leke hastalığı, cinsel bozukluklar, cinsel isteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık, kısa ilişki, ereksiyon, ülseratif kolit, kalınbağırsak ülseri, böbrek iltihaplanması, nefrit, kurdeşen, kronik ürtiker, anjiyödem, dabaz, kaşınıtlı, kabarcıklı, deri hastalığı, irritabl bağırsak sendromu (İBS), kalın bağırsak hasaslaşması, kolon hasaslaşması, yüksek tansiyon, variz, varikosis, varicose, gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü, mide yanması, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84