Alıç Forte, Ginseng Forte, Ginkgo Forte
Kapat!
Domuz gribi abartılıyor mu ?
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Domuz gribi abartılıyor mu ?

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Domuz gribi abartılıyor mu ?

    Domuz gribi abartılıyor mu ?

    Domuz gribi


    Bütün Dünya Medya ve sağlık çevreleri bizleri domuz gribi salgını konusunda uyarmaya devam ediyor. Herkes paniklemiş durumda. Bir takım uzmanlar ise domuz gribinin aslında ilk defa ortaya çıkmadığını bazı ilaç kartellerinin büyük miktarlarda ilaç ve aşı satmak için korku ticareti yaptığını ileri sürüyorlar. Dünyada her gün sıtmadan 3 bin insan hayatını kaybederken medyada doğru dürüst bir haber çıkmazken sıtmaya göre çok daha az ölüme neden olan kuş gribi, domuz gribi gibi hastalıkların aşırı abartılması ise gerçekten de insanı şaşırtıyor. Bültenimizin bu sayısını yazarımız Serkan Yimsel Dünyada en çok izlenen sağlık sitesinin (www.mercola.com) kurucusu Dr. Joseph Mercola tarafından yazılan 10 sayfalık rapordan esinlenerek hazırladığı yazıya ayırdık. İlginizi çekeceğini düşünüyoruz.

    DOMUZ GRİBİ TEHLİKESİ ABARTILIYOR MU?

    Bildiğimiz gibi yakın zamanda Amerikan sağlık yetkilileri bazı vakaların Amerika’da da görülmeye başlaması üzerine domuz gribi ile ilgili olarak halkı alarma geçirdi. Birçok ülkedeki sağlık uzmanları da Meksika’dan çıkan ve şimdiye kadar kesinleşmiş 7 can alan bu virüsün son yılların en tehlikeli salgın hastalığı olabileceği yolunda bizleri uyarmakta.
    27 Nisan Pazartesi günü de Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) salgın hastalık alarm durumunu 6 ölçekli değerlendirme üzerinden 4’e çıkardı (birkaç gün sonra 5’e çıktı) ve bu virüsün insandan insana geçebilecek karakterde olduğunu açıkladı. Bazı Kuzey Amerika raporlarına göre ise enfeksiyon yayılma hızı 1969 Hong Kong gribinden bile daha hızlı durumda seyrediyor. Kurbanların tahmin edilen sayısı ile gerçek sayısı ile ilgili rakamlar kaynaktan kaynağa değişme gösterirken okurların başvurabileceği şu an için en iyi yol google harita sayfasındaki domuz gribi takibi rakamları olarak görülüyor.
    Bazı milletler ya seyahat yasakları oluşturmakta ya da hava yollarıyla seyahat eden yolculara karantina zorunlulukları getirmekte şu aralar. Hele özellikle şu semptomlar görülüyor ise:
    • 38 derece üzeri ateş
    • Öksürük
    • Nezle/boğaz ağrısı
    • Eklem ağrıları
    • Şiddetli baş ağrısı
    • İstifra/ishal
    • Uyuşukluk
    • İştahsızlık
    Dünyanın en meşhur küresel grip uzmanları bir araya gelerek domuz gribinin yakın zamanda ne kadar daha tehlikeli bir hal alacağı konusunda tahminlerde bulunurken aslında bu Meksika salgını hakkında ne kadar az bilgiye sahip olduklarını da göstermekteler. Salgının başlamasından önceki şu son bir ayda ne kadar vakanın olduğu bilinmemekle birlikte, virüsün mutasyon geçirip geçirmediği dahi bilinemiyor.

    Medya ve sağlık çevresi bizleri bu salgın hastalık konusunda uyarmaya devam ededursun, birçok uzman aslında bunun korku tüccarlığından başka bir şey olmadığı görüşünde birleşmekte. Bu korku tüccarlığının temelinde de tahmin edebileceğiniz gibi zorunlu aşı yaptırma emeli yatıyor. Hâlbuki bu zorunlu aşı uygulaması astarı yüzünden pahalıya gelebilecek bir uygulama olmaya çok müsait.
    Nitekim Time (Zaman) dergisinin Nisan 27 tarihli makalesinde de belirtildiği gibi benzer bir domuz gribi salgınına karşı yapılan zorunlu aşı uygulaması tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştı. Şubat 1976’da New Jersey’deki bir askeri üssünde genç bir askeri öldüren ve birkaç yüz askere bulaşan domuz gribi vakası üzerine Başkan Gerard Ford bu durumun korkunç bir salgının başlangıcı olduğunu duyurmuş ve milletçe zorunlu aşı uygulaması emri vermişti. Bugünün parasıyla yaklaşık 500 milyon dolarlık bir ilaç pazarı cirosunun ve aşının yan etkilerinden biri olduğu sonradan açıklanan Guillain-Barré sendromundan (Fransız çocuk felci olarak da bilinen bir sinir hastalığı) ölen 30 kişinin ardından Aralık 16’da program iptal edilmişti. Peki ya beklenen o korkunç salgın hastalık? Hiç gerçekleşmedi.
    Bu makale bize iki önemli hususu öğretmekte: İlk husus, domuz gribinin aslında ilk defa ortaya çıkmadığı. İkinci husus ise korunmak amaçlı bizlere önerilen çözümün aslında gribin kendisinden çok daha fazla ölüme yol açtığı (30 kat). Bu demek değildir ki sağlık yetkililerine tamamen sırtımızı döneceğiz. Sadece sakin kalıp aynı zamanda bilgili olacağız. Neyin gerçekten alarm gerektirip gerektirmediği perspektifi oluşturmak açısından şöyle bir örnek vereyim. Dünyada her gün sıtmadan 3 bin insan hayatını kaybediyor. Ama sağlık çevresinde bu konu hala basit bir sağlık problemi olarak tanılıyor. Neden? Çünkü sıtmanın öyle kısa zamanda milyonlarca dolar ciro yaptıracak bir aşısı yok da ondan.
    Domuz gribi nedir? Bilinen domuz gribi aslında solunum yollarını etkileyen ve bulaşıcı bir domuz hastalığıdır. Şu an karşı karşıya olduğumuz tür ise yani A(H1N1) virüsü, tamamen yeni bir varyasyondur ve insanları da etkileyebilmektedir. Aynı zamanda hem kuş gribi hem de domuz gribi varyasyonlarına ait genetik maddeleri taşımaktadır. İlginçtir bu yeni varyasyon şimdiye kadar ne hayvanlarda ne de insanlarda görülmüştür. Bu kulağa gerçekten hiç de hoş gelmiyor olsa da, az sonra anlatacakları dinlemeden kesin yargılara varmamak lazım.
    Bütün H1N1 grip varyasyonları aslında 1918 İspanyol Gribi’nin neslinden sayılmaktadır. Birkaç ay önce bilim adamlarının açıkladığı üzere dünya çapında 50 ila 100 milyona yakın insanı öldüren 1918 salgını aslında gribin kendisinden kaynaklanmıyordu. Grip virüsünün bulaştığı insanlar süper-enfeksiyon da denilen zincirleme olarak başka enfeksiyonlara da yakalanıyor ve bunların neticesinde hayatını kaybediyordu. Bilim adamlarının da belirttiği gibi 20. Yüzyılın başlarında modern tıbbın süper-enfeksiyonlarla mücadele donanımı oldukça zayıftı. Hâlbuki günümüzde bu donanım mevcuttur ve o nedenle benzer bir salgın hastalıktan doğabilecek tehlike medyanın bizlere göstermeye çalıştığından çok daha azdır.
    Üstüne üstlük herhangi bir gribal enfeksiyonun uluslar arası bir salgına dönüşebilmesi için önce biz insanların ona yardım etmesi gerekiyor. Bu da iki yolla olur diyor uzmanlar, toksinlik ve taşıyıcıdan taşıyıcıya geçme kolaylığı. 1918 senesi böyle bir ortamı çok güzel sağlıyordu. 1. Dünya Savaşı yeni bitmişti ve korku, umutsuzluk, ölüm, açlık, sefalet ve bakımsızlık gibi olumsuzluklar diz boyu idi. İşte bu nedenle günümüz yaşantısında benzer bir salgının oluşması ve benzer rakamlara erişmesi çok daha zor.
    Rakamlardan bahsetmişken, kuş gribi ile ilgili gerçekleri şöyle bir hatırlayalım isterseniz. Korkunç manşetlere ve beklenen milyonlarca ölüm rakamına rağmen kuş gribi patlak verdiği 2003 senesinden bu yana dünya çapında topu topu 257 can almıştı. Sadece 2004 yılında yıldırım çarpmasından ölen insan sayısı ise 1200 kişiye yakındı. Bu demektir ki sizin yolda yürürken yıldırım çarpması sonucu ölme riskiniz, kuş gribine yakalanarak ölme riskinizden yüzde 2300 defa daha fazladır!
    Uzun sözün kısası, biz dünyada var oldukça gerçek ya da yalan kaynaklı salgın hastalık tehlikeleriyle ve bunlara çözüm olarak önerilen ağır yan etkili aşı uygulamalarıyla sürekli karşı karşıya geleceğiz. Ancak bu tehlikelere karşı hemen ilaç ve aşı çözümlerine gitmeden önce sağlıklı bir yaşam ile ilgili prensipleri edinmek çok önemli. Pastörizasyonu bulan Louis Pasteur’un son nefesinde de söylediği gibi vücudumuzun doğal bağışıklığı en güzel savunmadır. Bununla ilgili şu önerilere dikkat edilebilir:
    Dr. Joseph Mercola’nın önerileri

    1. D vitamini seviyenizi ölçtürün ve sağlıklı kabul edilen 50-70 ng/ml arasında optimize olmasına dikkat edin. (Bu konuda ayrıntılı yazım daha sonra)
    2. Sınaî yöntemlerle yetiştirilmiş hayvansal gıdalar yerine küçük çaplı, doğal gıda ve gübrelerin kullanıldığı, gün yüzü gören, ot besili hayvansal gıdaları tercih edin.
    3. İşlenmiş gıdaları ve şekeri en aza indirin.
    4. Yeterli dinlenin.
    5. Stresle mücadelede bire-bir yoga, Thai-Chi ve meditasyon gibi uygulamalara katılın.
    6. Düzenli ve yeterli egzersiz yapın.
    7. Kaliteli bir kaynaktan balık yağı ya da omega-3 türevi kullanın.
    8. Ellerinizi daha sık yıkayın. Mümkün ise anti bakteriyel olmayan ve kimyasal madde içermeyen bir sabun kullanın.
    9. Bol bol sarımsak yiyin. Sarımsak bilinen en kuvvetli ve en doğal antibiyotiktir.
    10. Hastanelerden ve aşılardan mümkün olduğunca uzak durun!

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Bu işte bir domuzluk var ama ne

    Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
    ahmetrasimk@mynet.com

    Bu işte bir domuzluk var ama ne

    Domuz gribi salgını ve domuz gribi aşısı ile ilgili tartışmalar bütün hızıyla devam ediyor. Başrollerde domuz gribi var, domuz gribi aşısı var ve bir de ben varım.

    Heeyt, ben de artık Miss Piggy kadar ünlüyüm!
    Şaka bir tarafa (ilerde devam edeceğiz) bir ‘bilim erkeği’ (!) olarak herkesin doğru bildiği şeylerden bile şüphe duymak ve her zaman ‘Acaba bu gerçekten böyle mi’ diye sormak zorundayım. Bu soruyu sormayan bilim adamı değildir, hatta bilim kadını bile olamaz (Bu bir şakadır, hanımlar hemen alınmasın!).
    Domuz gribi ve domuz gribi aşısı ile ilgili toplumun bilmediklerini ortaya koymaya çalışıyorum. Bu konuyu tartışmaya açıyorum. Buna ‘milleti uyandırmak’ da diyebilirsiniz.
    Bu sayede pek çok kişinin çok şey okuduğuna ve çok şey öğrendiğine hiç şüphem yok. En başta ben. Mutluktan uçuyorum.

    Zaruri bir domuzluk
    Bizim medya maalesef makul ve mantıklı açıklamaları görmezden geldiğinden ‘domuzluk yapmak’ çaresiz olarak ve bilerek başvurulan bir yöntem.
    Nitekim ‘Domuz gribi caiz mi değil mi’ diye ortaya attığım sorunun üzerine atlamayan kalmadı. Domuz gribi asıl bu yönüyle medyanın gündemine geldi. En sonunda Diyanet İşleri Başkanlığı bile açıklama yapmak zorunda kaldı.

    Can Dündar kusura bakmasın
    Benim açtığım bu tartışma çok önemlidir. Hatta Can Dündar kusura bakmasın ama onun takside bir kadını öpmesinden bile mühimdir. (İsterse ona da tavsiyelerde bulunabilirim).
    Esas amacım insanların düşünmesini, kafalarının karışmasını sağlamaktır. Çünkü düşünmeyen, tartışmayan toplumlar bir yere gidemez, kimin ‘domuzluk yaptığını’ anlayamaz.
    Sağlık Bakanımız aşıya karşı çıkanları ‘hekim veya uzman diye nitelemek, bilim insanı diye kabul etmek mümkün değil’ açıklamasını yaptı.
    Arkadaşım Profesör Osman Müftüoğlu bana güvendiğini ama bu konuda kulak asmayacağını ilan etti.

    Bir takım ‘aşı cengâverleri’ köpürerek ‘Sen de kim oluyorsun len, sen ne anlarsın bu işten? diye üzerime yürüdüler.
    Hiçbiri de ne kadar sevindiğimi eminim bilmiyorlar.
    Şu domuz gribi salgını ‘dalgası’ geçsin kadın-doğumcuların tüylerini diken diken eden bir açıklamam olacak. Ama şimdi değil, az sonra!
    Bu memlekette kendinizi dinletmek için ya bacaklarınızı göstereceksiniz (Ben ağda yapsam da kimse bakmaz) ya Ayşe Arman gibi erotik pozlar vereceksiniz (En fazla ileri miyop fetişistlerinin ilgisini çekebilirim) ya karınızı sekreterinizle aldatacaksınız (Valla billa karımı çok seviyorum, yapamam) falan.

    Hiçbiri bana uygun değil, ben de çeşitli ‘domuzluklar yapıyorum’.
    Domuz gribi salgını kesin değil
    Önümüzdeki kış mevsiminde mutlaka bir domuz H1N1salgını olacak diye bir kural yok. Böyle bir salgın olabilir de olmayabilir de. Olduğu zaman da şaşırmamak lâzım olmadığı zaman da.
    Nitekim Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) her sene bu günlerde dünya çapında grip salgını olacağını ve milyonlarca insanın hastalanıp öleceğini ilan ediyor ama çok şükür ki bu gerçekleşmiyor.
    Aşağıdaki cümleyi korkmadan okuyun çünkü Dünya Sağlık Örgütü’ nün Asya ve Pasifik Direktörü Shigeru Omi’ nin bu ifadesi 4 sene öncesine ait.

    ‘’Önümüzdeki aylarda çıkması beklenen pandemide 2 milyardan fazla insan gribe yakalanacak ve iyimser senaryoda 2-7 milyon, kötümser senaryoda ise100 milyon insanın ölecek.’’
    Tabii ki DSÖ haksız çıkıyor veya yalancı duruma düşüyor diye sevinmiyorum ama DSÖ’ nün her söylediğinin gerçekleşmeyeceğinin de herkes tarafından bilinmesi şart.
    Benim bu konudaki kişisel kanım, isterseniz buna ‘yürekten beklentim’ de diyebilirsiniz, önümüzdeki kış dünyayı sarsacak bir H1N1 salgının (pandeminin) olmayacağı şeklinde.
    Ülkemizde, şu günlerde Ankara’ da olduğu gibi elbette yeni pek çok (toplamda iyi ihtimalime göre binlerce, kötü ihtimalime göre on binlerce!) H1N1 vakaları çıkacak ve ölenler de olacak, elbette bu medyanın gündeminin birinci sırasına oturacak, elbette birileri çıkıp ‘Bakın gördünüz mü iyi ki 500 milyon dolar verip aşı olmuşuz’ diye gerinecekler ama inanıyorum ki atılan taş ürkütülen kurbağaya değmeyecek.

    Nasıl DSÖ grip için farklı zamanlarda çeşitli öngörülerde bulunuyor, iyi ve kötü senaryolar açıklıyor ve çoğu zaman da yanılıyorsa, eh tabii ben de insanım ben de yanılabilirim.
    Koskoca DSÖ yanılıyorsa varsın bir seferlik de ‘küçük usta’ yanılsın, ne çıkar yani. Ama lütfen ‘İnşallah senin dediğin çıkar ‘ temennisinde bulunmayı da ihmal etmeyin, çünkü benim yanılmam kimsenin hayrına olmayacak.

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 11
    Son Mesaj : 04-13-2012, 09:53
  2. Dr. Mehmet Öz ''Domuz gribi milyoneri'' oldu
    By maturidi in forum Grip, Kuş Gribi, Domuz Gribi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 11-22-2011, 12:25
  3. Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 10-12-2010, 20:35
  4. Domuz gribi aşısı olmaktansa yapacağım on şey
    By maturidi in forum Grip, Kuş Gribi, Domuz Gribi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11-24-2009, 16:58
  5. Domuz gribi aşısı olmalı mı?
    By maturidi in forum Grip, Kuş Gribi, Domuz Gribi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11-05-2009, 16:10

Visitors found this page by searching for:

1. dünya savaşı zamanında domuz gribi salgını

grip abartılıyor mu

kuş gribi kısası

KUŞ GRİBİ NE ZAMAN GÖRÜLMEYE BAŞLAR

aleovera bitkisi abartılıyor mu

medya da sağlıkla ilgili abartılan haberler

donuz gıripinden ölen müdür dünya medyasında

domuz kıribinde ölen mudur dünya metyası

domuz astar

yolda yürürken ölme riskimiz

kanıma yağ karışmaması icin bitkise tedavı

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi | bitkisel tedavi | şifalı bitkiler | tedavi yöntemleri | hemoroid | himalaya tuzu
zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı, mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, vitiligo, beyaz leke hastalığı, cinsel bozukluklar, cinsel isteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık, kısa ilişki, ereksiyon, ülseratif kolit, kalınbağırsak ülseri, böbrek iltihaplanması, nefrit, kurdeşen, kronik ürtiker, anjiyödem, dabaz, kaşınıtlı, kabarcıklı, deri hastalığı, irritabl bağırsak sendromu (İBS), kalın bağırsak hasaslaşması, kolon hasaslaşması, yüksek tansiyon, variz, varikosis, varicose, gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü, mide yanması, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84