Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Erken yaşlanma?

  1. #1
    yorgun_adam Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Mesajlar
    1

    Question Erken yaşlanma?

    Alıntı yorgun_adam Nickli Üyeden Alıntı
    Hocam merhaba. benim sorunum vücudumun hızlı bir çöküş sürecinde olması. Doktorlar görünüşte sağlam olmamdan anksiyete diyerek geçiştirmeye çalışıyorlar ama ben onlara inanmıyorum. Böyle düşünmeme sebep olan şeyler ise;

    [20 yaşında, erkek]

    *Sürekli yorgunluk, uykudan bile yorgun kalkıyorum.
    *Sırtım ve omuzlarım çok gergin, ağrılı ve güçsüz
    *Sürekli susama ve sık idrara çıkma
    *Kemiklerim çok cansız mesela bir yere dayanmak zorunda olsam bileklerim hemen ağrıyıveriyor, hem inanması güç ama daha hayatım boyunca bir şınaft bile çekemedim. maçta falan bir tekme gelse yanlışlıkla, az daha kırılacaktı diyorum o kadar acıyor.
    *çok az bir bedensel faaliyetin hemen ardından nefes nefese kalıyorum, kalbim duracak gibi oluyor, ayakta zor duruyorum
    *şu an bile oturduğum sandalye neredeyse kaslarımı kemiğime yapıştırmıs ve eziyormuş gibi acıtıyor.
    *neredeyse yok denecek kadar az kas dokusu
    *saçlarım tepeden nerdeyse tamamen beyazladı ve inceldi, seyreldi (bu birkaç yılda hızla gelişti). üstelik aşırı derecede kepek ve kaşıntı var.
    *cildimde bazen öyle kötü kaşıntılar oluyor ki. mesela sıcakta yürüken kafa derisi de dahil bütün deri yüzeyinde yer yer sanki minik iğneler batırıyormuş gibi gıcıklayıcı kaşıntılar oluyor. hatta birkaç yıl önce kahverengi lekeler çıkmıştı ve bir kadın karaciğerden geliyor demişti.
    *topuklarım bazen çok garip bir şekilde sızlıyor
    *sanki derimin katmanları arasında küçük canlılar yürüyormuş gibi garip hisler yaşıyorum.
    *miyop

    Bu türlü belirtiler gitgide arttı hayatımda ve birkaç yıl önce bir gece uyuyamamışken ölüm sandığım bir çarpıntı ama o kadar şiddetli ki. çok korkmuştum. sonra ne oldu anlamadım aniden depresyon geçirdim ve o günden beri hayatım çok hızlı bir şekilde düşüyor. geçen sene yine oldu çarpıntı depr. haplarını bırakınca ve depresyon nüksetti. Bunca şey bir arada olursa bir sebebi vardır. bu sene basur olmuşum şu an hap kullanıyorum ve vitamin hapı da verdi doktor. çocukluğumda da zayıftım, güçsüzdüm ama böyle değildi.

    Evet depresyondan dolayı böyle düşünüyorsun diyebilirsiniz ama bunlar gerçek, belki depresyon bunların bir sonucu..hem birkaç hafta önce depresyon hapını bıraktım ve ihtiyaç da hissetmiyorum artık. hem Hz. Ömer'in bile ölüm işareti olarak kabul ettiği beyaz saçlarım daha bu yaşta haykırıyor aç gözlerini ölüyorsun diye. internette çok araştırma yaptım yabancı sitelerden ve benzer bulguların karaciğer ve böbrek hastalarında da oluştuğunu gördüm. bunu doktora söylesem beni azarlar hem daha ben derdimi anlatmadan birkaç test yazıp elime veriyorlar. Ben sizin alternatif yöntemlerinizle iyileşmek istiyorum

    Sizin bu konuda fikriniz nelerdir?
    Beni aydınlatırsanız sevinirim.
    Sizin hastalığınıza Kronik Yorğunluk hastalığı denir ve buna Epstein Bar virüsü sebep olur. Gökçek Iksiri ile Tedavi olmaniz mümkündür.
    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet



    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.885

    Standart



    MONONÜKLEOZ ENFEKSİYONU (ÖPÜCÜK HASTALIĞI)

    MONONÜKLEOZ ENFEKSİYONU (ENFEKSİYÖZ MONONÜKLEOZ, EMN, ÖPÜCÜK HASTALIĞI) Mononulear: bir çekirdekli, enfeksiyon: bulaşıcı anlamına gelir.

    Hastalığın resmi:
    Mononükleoz Enfeksiyonu virüslerin sebep olduğu bulaşıcı bir hastalıktır ve bu virüse Epstein Bar Virüsü denir ve herpes virüsler aileisndendir. Genelikle lenf sistemine yerleşirsede, kronikleşinde bütün organalarda tahribat yapabilir. Bebeklerde ve çocuklarda genelikle problemsiz bağışıklık sistemi tarafından yokedilir. Hastalık genelikle yetişkinlerde görülür. Hasta başalanğıcta boğaz ve başağrısı, aşırı üşümte veya dermansızlık gibi haller görülür. Bağışıklık sistemi virüsleri yokedemezse virüsler 2-3 hafta sonra lenf bazelerinde, özeliklede boyun ve ensede şişkinliklere sebep olur ve aşırı olarak ateşlenme uzun sürebilir vede deride kabarcıklar görülebilir. Bu sendromlar başka hastalıklarda görüleceğinden kesin bir sınır çekemk mümkün değildir. Bademcik iltihapalanması, boğaz iltihapalanması, difteri, kızamık, kızılcık gibi, hastalıklarda benzer semtomlar gösterir. Romatizma ve lösemi gibi bazı durumlarda immün sistemi zayıflar ve Epstein Bar Virüsü harekete geçer.

    Teşhis:
    Mononükleoz Enfeksiyonun kendine has özel bir semtomu yoktur. Kan?dan teşhisi enfeksiyonun başlangıç safhasında mümkündür. Hasalık ilerlemişse virüsü teşhsi mümkün değildir. Hastalığa sebep olan Epstei Bar Virüsüne akılı virüste denir. Virüs bağışıklı sisteminin antikor üremesini durdurur. Böylece virüs onlarca yıl vücutta kalabilir ve sürekli bağışılık ssitemini zorladığından bağışıklık sistemi aşırı zayıflar ve bu nedenle problemsiz yok edilebilecek bakteri, virüs ve mantarlar sürekli çoğalır ve yayılır. Herbalist Tobis Zaum 35 yıllık araştırması sonunda bu virüsün kronik yorğunluk sendromuna sebep olduğunu tesbitetmiştir. (Nhp 6.06.418)

    Hastalığın devreleri:
    Mononükleoz Enfeksiyonu bebek ve çocuklarda çok önemsiz bir bulaşıcı gibi gelip geçsede büyük çocuklarda, gençlerde ve yetişkinlerde ağır semtomlar görülebilir. Virüs tükrükle yayılır ve bulaştıktan 1-2 ay sonra önce bademcikler ve yutak bademcikleri, ateşlenme, boğaz ağrısı ve yutkunma rahatsızlıkları görülür. Bademciklerin yanında lenf bezeleri, dalak ve karaciğerede virüs yayılır. Lenf sisteminde oldukca çok sık olarak bulunan akyuvarlardan lenfositlerde virüsle mücadelede virüs bulaşır. Epstein Bar Virüsü kandan lenf sistemine iner ve oraya yerleşir. Bu iltihapalanma sonucu lenf bezeleri, dalak ve karaciğerde iltihapalanma ve şişme görülür.

    Ayrıca enfeksiyon kronikleşirse kanın yapısında bozulma, beyin iltihaplanması, bronşit, sinüzit, tonsilit, gasrit, akciğer iltihapalanması, kalpkaslarının iltihaplanması, romatizma, fibromyalji, sinirsel bozukluklar ve dalak yırtılması görülebilir. Bağışıklık sistemi sürekli bu virüsle uğraştığından yorğun düşer. Buda kişde kronik yorğunluğa sebep olur. Enfeksiyon normal olarak 2-3 hafta sonra iyileşir, ama bağışıklık sistemi zayıflamışsa virüs kolay kolay vücuttan atılamaz ve ömür boyu birçok hastalığın kaynağı olur, çünkü immün sistemi bu virüsle uğraşmaktan çok çok zayılar. Buda diğer bakteri, virüs ve mantarların daha kolay yayılmasına neden olur.

    Tedavi:
    Sadece çok nadiren ilaç tedavisi gerekir, eğer bağışıklık sistemi güçlü ise. Nadiren ilaç kulanılır, ama immün sistemi zayıflamışsa vücuda balteri, virüs ve mantarların yayılmasında adeta mikropların anası olur. Bu virüsten kurtulmanın yolu anacak ve ancak Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik ile olur, çünkü Gökçek Iksir curufları eritir ve ortada kalan mikropları bağışıklık sistemi yokeder. Epstein Bar Virüsüne akılı virüsde denir virüs vücuda tamamen yerleşince, yani kronikleşince bağışıklık sisteminin antikor üreten mekanizmalarını devre dışarı bırakır. Buda bağışıklık sisteminin bu virüse karşı etkili olmasını önler. Böylece kişide sürekli kronik yorğunluk sendromu görülür. Çaresi sadece ve sadece Gökçek İksiridir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet



    www.bitkiseltedavi.com

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 14
    Son Mesaj : 12-24-2013, 13:08
  2. Cevaplar: 8
    Son Mesaj : 01-06-2012, 12:01
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 12-04-2011, 10:33
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 11-23-2009, 17:44

Visitors found this page by searching for:

çocuğun erken yaşlanma hastalığına ne denir

çocuğun erken yaşlanma hastalığı

çocuğun erken yaşlanmasına ne denir

erken yaşlanma hastalığı adıerken yaşlanma hastalığına ne denirçocuğun erken yaşlanma hastalığı adı nedirerken yaşlanma hastalığının adıçocuğun erken yaşlanma hastalığının adıçocuğun erken yaşlanma hastalığı adıerken yaşlanma hastalığı nedirçabuk yaşlanma hastalığıçocuklarda erken yaşlanma hastalığıerken yaşlanma hastalığı adı nedirhızlı yaşlanma hastalığısürekli susamakçocuğun erken yaşlanmasıçocuğun erken yaşlanma hastalığının adı nedirerken yaşlanma hastalığının adı nedirçocuğun erken yaşlanma hastalığı ne denirçocuğun erken yaşlanma hastalığı nedirçabuk yaşlanmaçocuğun erken yaşlanmaçocukların erken yaşlanma hastalığıçocukta erken yaşlanmayetişkinlerde erken yaşlanma hastalığı

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168