Lenf bezi şişmesine karşı antibiyotik bir etki yapmaz çünkü bunun sebebi virüslerdir, iksir, tonik, lenf çayı, ozon yağı ve himalaya tuzu ile iyileşirsiniz.
Lenf bezi şişmesine karşı antibiyotik bir etki yapmaz çünkü bunun sebebi virüslerdir, iksir, tonik, lenf çayı, ozon yağı ve himalaya tuzu ile iyileşirsiniz.
hayırlı günler İbrahim Bey;
dedem 70 yaşında 2009 eylülde mide ca teşhisiyle trakya üniv. hastanesinde ameliyat oldu. ameliyattan sonra onkoloji servisine yönlendirildi. çekilen tomogrofilerde akciğerde metastaz olduğu görüldü.. bronkoskopi yapıldı. akciğeri için radyoterapi gördü. 6 kür kemoterapi aldı. 2 ay ara verildi. tekrar kontrole gittiğinde bu sefer karaciğerde metastaz vardı. tekrar kemoterapi (ağızdan ve damardan) verdiler fakat ilaçlara karşı yan etkileri (kabızlık sonrasında şiddetli ishal, ağızda aft gibi) 2-3 defa hastanede yattı yan etkiler yüzünden kendini toparlayamadığından. son gidişinde tedaviye cevap vermediğinden sonlandırdılar. akciğerdeki tekrar nüksetti. doktorun dediğine göre bronşun ana girişini kapatmış. geceleri öksürük yüzünden rahat uyuyamıyor. ne yese hemen tıkanıyor. devamlı yatıyor. morali son derece bozuk ama durumunu hissediyodur belki ama ona bişey söylenmedi.( bu arada ameliyatta midenin % 80 ni, ve dalak alındı)rahatsızlığının başlangıcı mide kanamasıyla oldu. kontrol için endoskopi çekildi onun sonucunda adenokarsinom çıktı.bize yardımcı olabilirseniz seviniriz. cevabınızı bekliyorum şimdiden teşekkürler
iyi günler ,
İbrahim bey eşim 6 yıl önce testis kanseri teşhisi ile ameliyat oldu. 2010 senesinde karın boşluğunda lenf kanseri teşhisi kondu. kemoterapi ve radyoterapi gördü. şuanda mevcut kitlelerden sadece 1 adet kalmış durumda ve değerleri çok normal. aktivasyon olmadığı söyleniyor. bu ay içinde yine Pet çekim ve tahliller yapılacak. ve kalan o kist için karar verilecek. alınsın mı kalsın mı? bu noktada eşim için öneriniz ne olur ? şimdiden teşekkür ediyorum.
İbrahim bey merhaba, ben uzun süredir internette araştırma yapıyorum fakat sizi ilk kez gördüm adınızı da yeni duydum. babama 20 ocak 2011 de AML M5 lösemi teşhisi koyuldu. ilaç tedavisi ve kemoterapiye başlandı. kemoterapi öncesi kendini baya toplamıştı hastanede kan, trombost vs. verilmişti. kemoterapi etkisini göstermeye başladı. ben de bir yandan herbalist araştırmaya başladım. kimi aradıysam asla kemoterapi vermeyin hastayı öldürürsünüz dediler.. e zaten verilmese de sonuç farklı mı olacak? alternatif tıpa güvenmek zorunda kaldık. kimisi sarımsak kürü kullanın dedi kimisi biber vs... fiyatlar öyle böyle değil.. haliyle alamadık..babamda meshane kanseri ve astım-koak rahatsızlığıda mevcut. meshane kanseri çoğalmıyordu kontrol altındaydı. hala da öyle.. erken teşhis edildi. lösemi tedavisi için verilen kemoterapi akciğerlerde mantar oluşturdu ve sürekli oksijene bağlı durumda şuan. nefes darlığı yaşıyor. doktorlar kötü sonuca hazır olun diyor. onlara demesi kolay.babam 63 yaşında gerekirse canımı vermeye hazırım. ilik nakli yapmıyorlar.. neden? bunu da anlamış değilim. bana bir çözüm bulun.. ne kullanması lazım. babam yaşamak için çok azimli.. onun gözyaşlarına ve acısına dayanamıyorum.. dünyada ölümden başka herşeyin çaresi var ise bunun da vardır elbet.. telefonumu da bırakmıştım sitenize. hangi kürleri kullanmalıyım.acil yardım diliyorum. Allah razı olsun
Kullanmış olduğu ağır ilaçlardan sizinde söylediğiniz gibi mantar yerleşmiş, asıl tehlikeli olanda mantardır.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. TECRÜBELER Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder. Gökçek Tonik, Gökçek İksir, Ozon Yağı, KANSER çayı ve MANTAR Çayı kullanmanız gerekir.BU AŞAMADA TEDAVİ EDEERİZ DEEMK YANLIŞ OLUR DENEYİN DİYEBİLİRİM
Konu igokcek tarafından (02-15-2011 Saat 07:18 ) değiştirilmiştir.
Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, Ozon Yağı, BRONŞİT çayı ve KANSER Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenlir.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. TECRÜBELER Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder.m.atli Nickli Üyeden Alıntı
Durumu çok ilerlemiş fakat yinede Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, KANSER çayı ve mantar Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir.Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.g.ozturk Nickli Üyeden Alıntı
ALIÇ FORTE, Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, KOLİT çayı ve enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir. Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.samet.h Nickli Üyeden Alıntı