Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 17 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Kıkırdak Sorunu, Kıkırdak Sorunla Lezyonları, ayak bileği eklemini

  1. #1
    bordo1 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    9

    Standart Kıkırdak Sorunu, Kıkırdak Sorunla Lezyonları, ayak bileği eklemini


    Alıntı mehmetk Nickli Üyeden Alıntı
    İbrahim bey

    Diz eklemlerimden oturup kalkarken dizimi açıp kapatırken ses geliyor.Ayrıca kütürdeme sesi ve takılma hissi oluyor.Şiddetli ağrı ve haraket kısıtlaması var.Çekilen Mr'da kıkırdakda bozulma menisküsde dejenerasyon ve kireçlenme mevcut.Bildiğim kadarıyla bu organların kan bağı yokmuş ve kendi kendini tedavi etme yenileme olanağıda yok.Doğal tedavi ile hasarlı menisküs ve bozulan kıkırdak tadavi edilebilirmi?Bilgi verebilirmisiniz? Selamlar...
    Ozon Yağı ile Dizinize Masaj yapın ve Kırkkilit Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Kemik çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.


    DİZDE KİREÇLENME (OSTEOARTRİT) = GONARTROZ


    Kireçlenme veya artrit diz eklem kıkırdağının parlak ve pürüzsüz yapısının bozulması ve eklemin fonksiyonlarının bozulmasıdır. Kireçlenmelerde kıkırdakla beraber menisküslerde yırtıklar, kemik çıkıntıların oluşumu da genellikle birlikte olur. Kireçlenen dizde ağrı başlar. Zaman içinde eklem hareketleri kısıtlanır ve kireçlenme ilerledikçe bacaklar eğrilmeye başlar.


    Kireçlenmede hastalar öncelikle ağrıdan yakınırlar. Ağrı başlangıçta uzun ayakta kalındığında, yürüyüş sonrası başlar, dinlenince ve basit ağrı kesicilerle geçer. Zamanla ağrı daha kısa aktivitelerle başlar ve daha uzun sürer. Basit ağrı kesiciler etki etmemeye başlar. Daha da ilerleyince ağrı sürekli bir hal alır ve hiçbir ilaç ile kontrol edilemez. Ağrıyla birlikte hastaların hayat standardını düşmeye başlar. Hastalar önce uzun yürüyüşler gibi aktivitelerini azaltır. Zamanla hastalar evden çıkmakta zorlanmaya başlar. En ileri dönemlerde hastalar zorunlu ihtiyaçlarını bile güçlükle giderirler.


    Dizde kireçlenme diz kapağı kemiğinin altına veya ana eklemde (uyluk kemiği ile kaval kemiği arasındaki eklem) veya her ikisinde de olabilir. Diz kapağı altındaki kireçlenmeleri belirgin hastalarda düz yolda yürürken yakınmalar nispeten daha azken; merdiven inip çıkarken, çömelip kalkarken daha belirgindir. Ana eklem sorunlarında ağrı ayakta kalındığında ve yürüyüş sırasında belirgindir.


    Kireçlenme ilerleyici bir hastalıktır. Yakınmalar zaman zaman azalır veya geçerse de yıllar içinde problemler artacaktır.


    Kireçlenme tanısı doktorunuz tarafından anlattıklarınız, ayakta çekilen diz röntgenleri, diz kapağı röntgenleri ile konulur. Başlangıç dönemlerindeki kireçlenmelerde MR incelemeler de yararlıdır. Şunu asla unutmamak gerekir; hastaların şikayetleriyle röntgen bulguları her zaman uyuşmayabilir. Bazen röntgenleri çok kötü olan hastaların ağrıları az iken, çok şiddetli ağrıları olan hastalarda röntgenler nispeten iyi olabilir.
    KİREÇLENMEDE TEDAVİ

    Kireçlenmede tedavi hastanın radyolojik bulgularına değil şikayetlerine yönelik planlanmalıdır. Hastanın ağrısını geçiren ve hayat standardını düzelten en basit tedavi en doğru tedavidir denilebilir.

    Başlıca uygulanan tedaviler;

    1- KİLO KONTOLÜ
    Hastaların ideal kilolarına inmesi dize binen yükleri azalttığından hem hastalığın ilerlemesini azaltır hem de uygulanan tedavi yöntemlerinin etkinliğini ve süresini arttırır. Kilo verirken bir diyetisyen kontrolünde kilo verilmesi önerilir. Uygulanan diyetlerde uzun sürede yavaş kilo verilmesi önerilmektedir. Unutmayın ayda 1 kilo vererek 2 yılda 20 kilo zayıflayabilirsiniz. Kireçlenme gibi uzun dönemli bir hastalıkta buna zamanınız vardır.

    2- EGZERSİZ VE YÜRÜYÜŞ;
    Kireçlenmesi olan hastalar yürüyüş yapabilir. Bu konuda kimi doktorlar yasak uygularken kimi doktorlar yürüyüş önermekte ve hastaların kafaları karışmaktadır. Burada en önemli kriter ağrıdır. Yürüyüş sırasında ve sonrasında ağrı yapmayan mesafeleri her gün yürüyebilirsiniz. Ağrınız oluyorsa da kesinlikle zorlamayın.

    Eğer sportif bir aktivite yapmak istiyorsanız ya da yürüyüş yapamayacak kadar ağrınız varsa salon bisikletleri çok etkili bir egzersiz aletidir. Salon bisikletinizi seçerken klasik bisiklet modeli yerine pedalın oturma yerinin önünde olduğu modellerin seçilmesi daha ileri yaşlarda da kullanma olanağı verirken bel sorunları olasılığını da azaltır.

    3- AĞRI KESİCİ İLAÇ KULLANIMI;
    İlaç olarak ağrı kesiciler ilk tercihlerdir. Parasetamol, aspirin gibi basit ağrı kesiciler başlangıçta son derece etkilidir. Romatizma ilaçları ( NSAİİ) iyi bir seçenektir ve birçok aşamada hastanın ağrılarını kontrol eder. Yalnız bu ilaçların mide üzerindeki yan etkileri uzun süreli kullanımda sorun çıkarabilir.

    4- KAPLICA VE SICAK TEDAVİLERİ;
    Dizde şişme belirgin değilse kireçlenmeleri olan hastalar kaplıcalardan ve sıcak uygulamadan yarar görürler. Dizde şişme veya dahili problemleri (kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon vb.) olan hastalarda kaplıca ve sıcak uygulaması uygun olmayabilir. Bu gibi durumlarda doktorunuza danışın.

    5- GLUKOZAMİN VE KONDROİTİN PREPARATLARI
    Son zamanlarda kıkırdak aşınmasına bağlı eklem sorunlarında diyet destekleri oldukça popüler olmuştur. Glukozamin vücutta doğal olarak bulunmaktadır ve eklem kıkırdağının biçimlenmesini ve onarımını uyarır. Kondroitin sülfat da benzer biçimde vücutta bulunan ve eklem kıkırdağı oluşumunu bloke eden enzimleri azaltan bir maddedir. Bu maddelerin hayvanlardan elde edilen türevleri yaygın olarak satılmaya başlanmıştır

    6- EKLEM İÇİ KAYGANLAŞTIRICI SIVI ENJEKSİYONLARI
    Bu yöntem en basit şekilde diz eklemine enjeksiyon yaparak kapı menteşeleriNİ yağlamaya benzer bir etki elde etmek olarak açıklamak mümkündür. İşlem hyoluronik asit preparatlarının eklem içine enjekte edilmesinden ibarettir. Hyoluronk asit doğal olarak eklem sıvısının elementlerinden biridir. Bu madde eklemi oluşturan kemiklerin yumuşak bir biçimde diğeri üzerinden kaymasını ve eklem yük aktarımı sırasında şok emilimini sağlar.

    Eklem içi kayganlaştırıcı sıvı enjeksiyonları bazı hastalarda ilaç ve fizik tedavi ile giderilemeyen ağrıları gidermek mümkün olmaktadır. Horoz ibiği ve sentetik olarak üretilen iki farklı preparat vardır. Yumurta ve kümes hayvanı ürünlerine allerjisi olanlarda sentetik preperat tercih edilmelidir.
    Diz eklem sıvısında artış varsa hyoluronik asit enjeksiyonu öncesi artmış sıvı alınmalıdır. Tek defada gerekli madde verilebilirsede genellikle 3-5 defada işlem tamamlanır.
    Enjeksiyon Sonrası Kısa dönemdeki etkiler :- Hiyoluronik asit çok hızlı bir ağrı kesici etkiye sahip değilir.- Enjeksiyon sonrası ağrı, sıcaklık artışı, hafif şişme gibi lokal reaksiyon bulguları görülebilir. Bu bulgular genellikle uzun sürmez ve buz uygulamasına iyi cevap verir.- Enjeksiyon sonrası ilk 48 saat dize fazla yüklenmekten, örneğin uzun süre ayakta durmaktan, koşmaktan ve ağır kaldırmaktan kaçınılmalıdır.
    Enjeksiyon Sonrası Uzun dönemdeki etkiler- Enjeksiyondan bir süre geçtikten sonra diz ağrısında bir azalma olur.- Hiyoluronik asit ödem giderici ve ağrı kesici olrak etki ettiği gibi vücudun kendi üretiminide uyarır.- Etki ortalama 6-9 aya kadar etki edebilir.
    Bu yöntem herkeste işe yaramayabilir. Aynı zamanda çok pahalıdır. Eğer kullanılan klasik tedavi işe yarıyorsa bu yöntem kullanılmamalıdır. Enjeksiyon tedavisi diğer yöntemlerin işe yaramadığında ve gerekli cerrahiyi geciktirmek için kullanılmalıdır. Bu konu hakkında doktorunuzla konuşmak gerekmektedir.

    7- EKLEM İÇİ KORTİZON ENJEKSİYONU
    Dizde şişlik olan durumlarda en fazla 2-3 kez eklem içi kortizon uygulaması şişliğin ve ağrının kontrolünü sağlayabilir. İleri kireçlenmelerde yine en fazla 2-3 kez uygulanan kortizon hastaların ağrılarını geçici süre kontrol edebilir.Hafif-orta kireçlenmelerde kortizon uygulaması kireçlenmenin ilerlemesini hızlandırır. Yine 3 den fazla kortizon uygulaması dizde lokal kemik erimesine neden olur. Bu nedenle hangi gerekçe ile olursa olsun 3 ten fazla kortizon uygulanmasının önermiyoruz.

    8-FİZİK TEDAVİ VE REHABİLTASYON
    Fizik tedavi ve rehabilitasyon kireçlenmelerin başlangıç evrelerinde ve özellikle de diz kapağı altındaki kireçlenmelerde çok etkili olabilir. İlerleyen aşamalarda ise fizik tedavi etkisi azalır. Bazen çok uzun süreli fizik tedavi uygulamaları önerilmektedir. Biz İstanbul Ortopedi Grubu olarak 10 seans fizik tedaviye hiç yanıt yoksa veya son 5 seans fizik tedavi seansında düzelme konusunda ilerleme olmuyorsa fizik tedaviye son veriyoruz. Düzelme devam ettiği sürece fizik tedaviye devam ediyoruz.

    9-KİREÇLENMELERDE ARTROSKOPİK CERRAHİ
    Dizde hafif-orta kireçlenmelerde başarılı sonuçlar alınabilen bir yöntemdir. Özellikle de diz kapağı altındaki kireçlenmelerde ön diz ağrılarında artroskopik cerrahi ile çok iyi sonuçlar alınmaktadır.Artroskopik cerrahi de eklem içine küçük bir delikten bir kamera yerleştirilerek görüntü monitöre aktarılır. Sonrasında da operatör yine küçük bir delikten eklem içine sokulan değişik cerrahi aletlerle monitörden izleyerek operasyonu gerçekleştirir. Artroskopik cerrahide kullanılan cerrahi aletler kalem ucu büyüklüğündedir. Diz Artroskobik cerrahisi yarım santimlik 2 küçük delik açılarak gerçekleştirilir.Bir diz kireçlenmesinde hastanın artroskopik cerrahisinden yararlanıp yararlanmayacağı kesinlikle cevaplanması zor bir sorudur. Burada ayakta çekilen diz röntgenleri çok yararlıdır. Dizin iç yarısında daralma yok veya çok hafif ise hastaların artroskopiden yararlanabileceği söylenebilir. Dizde daralmanın az olmasına rağmen kıkırdağın ileri hasar görmüş durumlarında hastanın ağrısı geçmeyebilir. Kıkırdağın durumu hakkında MR ipuçları verse de kesin durum tespiti ancak artroskopi sırasında yapılabilir.Yine de hastaların kesinlikle bilmesi gereken en önemli konu kireçlenmelerde artroskopi hastaların yakınmalarını geçici olarak tedavi etmek için yapılır ve sonuç hakkında garanti verilemez. İleri yaşlarda artroskopi sonrası tamamen ağrısız 10 yıl geçiren hastalar olduğu gibi genç yaşlarda artroskopiden yarar görmeyen hastalarda vardır. Bu konuda diz konusunda deneyimli bir ortopedistle karar vermenizi öneririz.Kireçlenmelerde artroskopik cerrahi ile diz içindeki hasarlı kıkırdağın, yırtık menisküslerin temizlenip düzeltilmesi yapılır. Sık kullanılan ve kıkırdak-menisküs düzensizliklerini tıraşlayarak düzeltmeye dayanan bir yöntemdir. Burada yeni kıkırdak oluşumu söz konusu değildir. Sadece yüzeylerin düzeltilmesi ile sürtünmeyi, aşınmayı ve ağrıyı azaltmak amaçlanır. Kolay bir teknik olmakla birlikte çok nazik yapılması gereken bir işlemdir. Fazlası aşırı kıkırdak kaybı ile daha fazla probleme neden olabilir.Hastalar bir gün hastanede tutulmakta ve sonrasında evlerine yollanmaktadır. Ameliyat sonrası ağrı olmamaktadır. Ameliyattan hemen sonra hasta koltuk değneği kullanmadan direkt bacağına yük vererek yürüyebilmekte, merdiven inip çıkabilmektedir. 3 gün buz uygulaması ve ev istirahati sonrası hastalar 10–20 günde günlük işlerine geri dönebilmektedir. Hastalar yürüyüşe 4–6 haftada başlayabilmekte ve spora 2-3. ay sonunda dönmektedirler. Dizde şişme bazen 3 aya kadar devam etmekte fakat günlük aktiviteleri çok fazla etkilememektedir.

    10-KEMİK DÜZELTME AMELİYATLARI
    Genç ve dizin iç yarısının daraldığı dış yarısının ise sağlıklı olduğu durumlarda yapılır. Kaval kemiğine yapılan bir açı değiştirme operasyonu bacağın yönü dışarı doğru değiştirilir. Böylece yürüme anında ağırlık içten dışa aktarılarak hastanın dizin sağlam dış yarısını kullanması sağlanır. Bu operasyon sonrası hastaların büyük kısmında 5-10 yıl rahat bir yaşam sağlanabilmektedir.Açık yapılan bir operasyondur. Kemiğe yapılacak tespit yöntemine göre operasyon sonrası takip belirlenir.

    11-DİZ PROTEZİ
    Dizde diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen kireçlenmeler diz protezi ile tedavi edilir. Protez denince dizde eklem yapan üç kemiğin eklem yüzeylerinin kesilerek çıkarılması ve bu yüzeylerin metal ve plastik parçalar ile kaplanmasıdır.Protez ilaç, diz içi enjeksiyon ve fizik tedaviye cevap vermeyen kireçlenmelerde diz artroskopisinden ve yönlendirme ameliyatlarından yarar görmeyeceği düşünülen ya da daha önce bu operasyonları geçirdikten sonra yakınmaları tekrarlayan hastalarda iyi bir seçenektir. Yukarıdaki alternatif tedavilere cevap yok ve diz sorunları hastanın hayat standardını bozuyorsa diz protezi gereklidir denebilir. Günümüzde protez ömrünün 20-25 yıla uzadığı düşünülürse yapım yaşı yerine hayat standardı kavramı daha önemli hale gelmiştir. Yine de 55 yaş altındaki kişilerde diğer tedavi yöntemleri sonuna kadar denenmelidir. 55-65 yaşları arası diğer tedavi yöntemleri avantajlı olabilir. 65 yaş üzeri hastalarda rahatlıkla uygulanabilir.En sık soru protez yapım yaşı ve ne kadar ömrü olduğudur. Burada hastanın kişisel özellikleri; yaş, cinsiyet, ağırlık ve hareket seviyesi belirleyicidir. 65 yaş üzeri, kadın, 70 kg altı ve az hareketli kişilerde protezin ömrün kalan kısmında idare edebileceği söylenebilir. Genel olarak diz protezi modern teknikler kullanılarak, iyi ellerde, iyi protezler kullanılarak yapıldığında yıl civarında tamamen 20-25 yıl ağrısız ve diz fonksiyonlarının tam olduğu bir yaşam süresi elde edilir.Normal bir dizde dört adet bağ, dizin kemiklerinin birbiri ile bağlantısını ve koordinasyonunu sağlar. Artritli bir dizde bu bağların yapıları bozulabilir. Diz protezi uygulamalarında bu bağlardan bazıları eklem yüzeyleri ile birlikte kaldırılır ve yeni yapma yüzeyler ile değiştirilir.

    Bugün diz protezlerinin büyük çoğunluğu çimentolu olarak yapılmaktadır. Çimentolu protezlerin uyumu mükemmel olup 25 yıl kadar dayanabilmektedir. Bu süreyi hastanın kilosu, genel sağlık koşulları, aktivite düzeyi arttırıp, azaltabilmektedir. Çimentonun avantajı gerek kemikle protezi birbirine bağlayan bir yapı olması gerekse katı bir maddenin ortama kattığı biyomekanik güçtür. Bugün için kullanılan materyallerde kırılma olayı son derece azdır,

    Sonuç olarak diz protezi cerrahisi bugün için dizin biyomekaniğini düzenlemede etkili bir tedavi yöntemidir.
    Diz Protezi Yapılan Hastaların Ameliyat Sonrası Günlük Yaşama Dönüşü:Hastaların operasyonun ertesi günü yürümelerine, 2. gün klozetli tuvalete oturmalarına izin verilir. Dikişler ortalama 15 günde alınır ve sonrasında banyoya izin verilir. Hasta operasyonun ertesi gününden itibaren diz bükme ve adale güçlendirme egzersizlerine başlanır. Bu egzersizler diz fonksiyonlarının tamamen kazanılmasına kadar devam eder. Genellikle 6. haftada tüm diz fonksiyonları geri döner. Dizde şişlik ve protezin varlığını hastalar 3–6 ay hissedebilirlerse de yürüme ilk haftadan sonra ağrısızdır.
    OPERASYONA KARAR VEREN HASTALARA UYARILAR !

    Operasyon sırasında ve sonrasında erken dönem olası komplikasyonlar;


    Enfeksiyon
    ; İyi ameliyathane koşullarında protez operasyonlarında enfeksiyon oranı % 2 civarındadır. Enfeksiyon olursa yeniden bir operasyonla eklemin yıkanması gerekebilir. İleri enfeksiyonlarda operasyonda konulmuş olan protezin çıkarılması gerekebilir. Bu durumda 6-12 hafta antibiotik kullanımı sonrası yeniden protez konabilir.

    Enfeksiyon olmaması için anestezi sırasında damardan antibiotik verilmektedir. Antibiotik kullanımına ameliyat sonrası da devam edilmektedir. Ayrıca kullanılan aletlerin sterilizasyonuna çok dikkat edilmektedir.


    Derin ven trombozu ( toplar damarlarda kan pıhtılaşması)
    ; Bu komplikasyon %5 in altındadır. Genellikle 3. günden sonra görülme olasılığı başlar, 6-10. günler en fazla görülür. Ancak nadiren de olsa operasyondan aylar sonra da görülebilmektedir. Derin ven trombozlarınının da % 5-10 kadarı (yani tüm hastaların 10 binde 5-10 u ) pıhtının koparak akciğere veya beyine giderek hayati risk yaratabilir.

    Derin ven trombozundan korunmak için kan sulandırıcı ilaçlar, operasyon sonrası antiembolik çoraplar (varis çorabı ) giydirilmesi, yatak içi egzersizler ve erken ayağa kaldırarak yük verme riskleri azaltmaktadır. Eğer hastalarda ek risk faktörleri varsa bu uygulamalar daha da uzatılmaktadır.


    Teknik hatalar
    ; Protez ameliyatları teknik olarak son derece komplike operasyonlardır. Bu nedenle teknik hatalara bağlı komplikasyon olasılığı her zaman ve her yerde olabilmektedir. İyi ellerde teknik hatalara bağlı komplikasyonların riskleri çok azalmakta ve sonuca etki eden teknik hatalar çok nadiren oluşmaktadır.

    Diz Protezi
    Ameliyatı ve Ameliyat Sonrası Süreç;

    Hastalar ameliyathaneye alındıktan sonra önce uyutulmakta, steril ortam için ilgili bacak silinmekte ve örtülmekte sonrasında operasyon sistemleri kurulmaktadır. Bu ortalama 40 dakika bir zaman gerektirmektedir. Operasyonun deneyimli ellerdeki normal süresi 2 saat civarındadır. Operasyon sonrası hastalar 30 dakika -1 saat arasında ayılma odasında bekletilmekte ve sonra da odalarına alınmaktadır. Dahili sorunları olan veya çok yaşlı hastalarda zaman zaman yoğun bakım ihtiyacı olabilir.


    Hastalar odalarına alındıktan sonra 2 saat içinde tamamen uyanık hale gelmektedir. Ağrı ağrı kesicilerle tamamen kontrol edilebilmektedir. Hastaların dizinde(kliniklerde uygulama farkları vardır) içeride biriken kanı boşaltmak için dren, elastik bandaj, bacağa giydirilmiş antiembolik çorap bulunur. 3-4 saat sonra hastalara yemek verilir. Ertesi gün hastalara bir walker yardımıyla kalkmalarına izin verilir. Ayağa kalkmadan önce 5 dakika kadar oturarak başın dönmediğinden emin olunmalı, baş dönerse uzanarak 1 saat sonra ayağa kalkma yeniden denenmelidir.


    Hastanede (uygulamalar farklı olmakla beraber) 5-7 gün kalacaksınız. 2. gün fizyoterapist gelerek size yatakta yapmaya başlayacağınız egzersizleri gösterecek veya CPM denen dizinize hareket verecek bir alet bağlayacaktır. Bu elektrik motorlu bir alettir ve fizyoterapistinizin göstereceği biçimde kumandayı kullanarak 2 saat diz hareket açısını 30 dereceden başlayarak arttıracaksınız. 2 saat sonunda 2 saat ara verilecek ve tekrar başlanacaktır. 2-3. gün sonunda diziniz 90-100 derece bükülüyor olacaktır. Dreniniz 2. veya 3. gün çekilecek ve pansuman yapılacaktır. Hastanede kaldığınız sürece dizinize buz uygulanacaktır. İlk 2 gece 38 civarında ateşiniz olabilir, enfeksiyon anlamına gelmez. Enfeksiyon bulguları 3. günde başlar.


    Eve döndükten operasyon sonrası 10. gün sonuna kadar bacağınızı uzatarak yatabilir veya oturabilirsiniz. Bu sırada buz uygulamaya devam etmelisiniz. Yemek için ayağınızı yere koyarak oturabilir ve ihtiyaçlarınız için walker aracılığı ile dilediğiniz kadar kalkıp yürüyebilirsiniz. Bu dönemde dizinizdeki bandajı ve çorabı kesinlikle çıkarmayın. Bandajı çıkarmanız dizinizin içinde kanama ve şişmeye neden olabilir. Egzersizlerinizi aksatmadan her gün fizyoterapistinizin tarif ettiği şekilde yapınız. Bu sırada kan sulandırıcı ilacınızı kullanmayı aksatmayınız ve ağrınız olursa ağrı kesicinizi alınız.
    Dikkat; ateşiniz 38 derece üzerine çıkar, dizinizde, bacakta ağrı-ayak parmaklarınızda şişme olursa doktorunuza derhal ulaşınız.

    15. gün yaranız doktorunuz tarafından görülecektir ve uygunsa dikişleriniz alınır. Dikiş alındıktan sonra fizik tedavi başlanır. Fizik tedaviniz genellikle haftada 3 gün olmak üzere 3. ayın sonuna kadar devam edecektir. Fizik tedavi operasyon gibi deneyimli fizyoterapistler tarafından yapılmalıdır. Sonuçta kaliteli fizik tedavi en etkili faktörlerden biridir.


    3.hafta sonunda yürütecinizi bırakıp bir bastona geçebilirsiniz. Bastonu sağlam tarafınızda kullanmalısınız. İki taraflı operasyon olmuşsanız yürüteci 6. haftaya kadar kullanabilirsiniz. 6-12 hafta içinde bastonunuzu tamamen bırakabiliriniz. Kendinizi güvende hissediyorsanız uzun süreler baston kullanabilirsiniz. 8. haftadan sonra daha aktif olabilirsiniz, araba kullanabilirsiniz
    Attached Images Attached Images  
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    admin Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    207

    Standart


    Alıntı bordo1 Nickli Üyeden Alıntı
    İbrahim bey

    Diz eklemlerimden oturup kalkarken dizimi açıp kapatırken ses geliyor.Ayrıca kütürdeme sesi ve takılma hissi oluyor.Şiddetli ağrı ve haraket kısıtlaması var.Çekilen Mr'da kıkırdakda bozulma menisküsde dejenerasyon ve kireçlenme mevcut.Bildiğim kadarıyla bu organların kan bağı yokmuş ve kendi kendini tedavi etme yenileme olanağıda yok. Doğal tedavi ile hasarlı menisküs ve bozulan kıkırdak tadavi edilebilirmi?Bilgi verebilirmisiniz? Selamlar..
    Evet bozulan kıkırdak tedavi eilebilir. Gökçek İksir artı kemeik çayı ile. Bir tanıdığım iş yerinde canını sıkan almanları kucağına alıp kaldırıyordu ve hoplatıyordu. Bir seferinde oldukca iyi yaplı, takriben 130 kg gelen bir adam beni kaldıramazsın diye iddaya girmişler. Amanı kaldırırken adam kıcını dansöz gibi oraya buraya oynatınca bizim Türkün dizleri zedelenmiş. Aylarca merdivenleri çıkarken sağ dizi ağrımış ve ayak bileği ve dizi tak tak ses çıkarıyor. Bana ibrahim abi ne olacak bir çare bana dedi. Bende ona Gökçek İksir artı kemik çayını tavsiye ettim. Aradan 3 ay geçti ve gördüğümde sordum ne oldu diye çok şüklür bir sıkıntım klamadı dedi.

    Kıkırdaklar ve disk eklem arasındaki sıvıyı emer ve besinini bu sıvı'dan alır. Bu nedenle bir kişi sabah kalkınca omurlar arasındaki diskler sünger gibi sıvıyı emdiğinden hafif tombul olur. Bu dikslerdeki sıvı akşama kadar azalır ve kişi alşam evine gelince hafif öne doğru eğilir. Sabah dik duran kişi akşma hafif eğilir. Buda disklerdeki sıvının sabah dolu akşam az dolu olamsından kaynaklanır. Bir kişi sabah buyunu ölçtürdüğünde boyu 170 cm gelirse akşma boyu 169 olur. Bu normal bir durumdur. Ve kişi yaşlandıkca diskler yıpranıp inceldiğinden kişinin boyu 170 cm ise 166 veya 167 cm'e düşer. Tabii omurlardaki kıkırdakda da yıpanama varsa o zaman daha da kısalma olur.

    Ozon Yağı ile Dizinize Masaj yapın ve Kırkkilit Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Kemik çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  3. #3
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart



    Alıntı SÜLEYMAN O Nickli Üyeden Alıntı
    Bacakakİ Kikirdak Erİmesİ Ve Kikirdak Yirtilmasindan Dolayi Yürümede Ve Merdİven Çikarken Zorlammaktayim Bunun Alternatİf Tedavİsİ Olarak Önerecegİnİz Nelerdİr
    Evet bozulan kıkırdak tedavi edilebilir. Gökçek İksir artı kemik çayı ile. Bir tanıdığım iş yerinde canını sıkan almanları kucağına alıp kaldırıyordu ve hoplatıyordu. Bir seferinde oldukca iyi yaplı, takriben 130 kg gelen bir adam beni kaldıramazsın diye iddaya girmişler. Amanı kaldırırken adam kıcını dansöz gibi oraya buraya oynatınca bizim Türkün dizleri zedelenmiş. Aylarca merdivenleri çıkarken sağ dizi ağrımış ve ayak bileği ve dizi tak tak ses çıkarıyor. Bana ibrahim abi ne olacak bir çare bana dedi. Bende ona Gökçek İksir artı kemik çayını tavsiye ettim. Aradan 3 ay geçti ve gördüğümde sordum ne oldu diye çok şüklür bir sıkıntım klamadı dedi.

    Kıkırdaklar ve disk eklem arasındaki sıvıyı emer ve besinini bu sıvı'dan alır. Bu nedenle bir kişi sabah kalkınca omurlar arasındaki diskler sünger gibi sıvıyı emdiğinden hafif tombul olur. Bu dikslerdeki sıvı akşama kadar azalır ve kişi alşam evine gelince hafif öne doğru eğilir. Sabah dik duran kişi akşma hafif eğilir. Buda disklerdeki sıvının sabah dolu akşam az dolu olamsından kaynaklanır. Bir kişi sabah buyunu ölçtürdüğünde boyu 170 cm gelirse akşma boyu 169 olur. Bu normal bir durumdur. Ve kişi yaşlandıkca diskler yıpranıp inceldiğinden kişinin boyu 170 cm ise 166 veya 167 cm'e düşer. Tabii omurlardaki kıkırdakda da yıpranma varsa o zaman daha da kısalma olur.

    Ozon Yağı ile Dizinize Masaj yapın ve Kırkkilit Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Kemik çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  4. #4
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart



    Alıntı odeniz Nickli Üyeden Alıntı
    Iyi Günler
    Benim sag ayakbileginde kikirdak asinmasi meydana geldi.Bayabi agri cekiyorum. Bitkisel caylarla tedavi etmek mümkün mü?Cevaplarsaniz sevinirim.Tesekkürler.
    Özcan Deniz

    Özcan bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız.Antibiyotikler mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Ozon Yağı ile Dizinize Masaj yapın ve Kırkkilit Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Kemik çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart


    Alıntı AYFER32 Nickli Üyeden Alıntı
    merhaba,dizimde ağrı vardı; kıkırdak zedelenmesi teşhisi kondu ne önerirsiniz?
    Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler.

    Ozon Yağı ile Dizinize Masaj yapın ve Kırkkilit Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Kemik çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır..

  6. #6
    spayder Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    1

    Standart

    hocam konuyu açacak yeri bulamadım en iyisi buraya açayım dedim.benim bir ayağım bir ayağıma göre 3-4 cm civarı uzun.hemen hemen aksağım.bunun çözümü varmı acaba?bacağımı uzatmanın yolu.22 yaşındayım.

  7. #7
    cahit bey Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Feb 2011
    Mesajlar
    2

    Standart

    Hocam merhaba
    Sol dirseğimin mr sonucu
    -Dirsek ekleminde medialde belirginleşen osteoartrit bulguları,eşlik eden büyük osteofit formasyonları
    -Dirsek eklem kapsülü içinde efüzyon ve sinovit,eklem kapsülünün ön ve arka kesiminde en büyüğü 7mm çapında çok sayıda kalsifiye-ossifiye loose body
    -Lateral kollateral ligament-kommon ekstansör tendonda dejenarsyon/tendinozis
    Hocam bu kolum için ameliyatla o dirseğimdeki eklem fareleri(loose body) çıkartırız dedi bazısı ise ameliyattan sonra eklemini açıp kapama yeteneğini tamamiyle kaybedebilirsin dedi bu yüzden ameliyattan korkuyorum.Sizin ürünleriniz bana yardımcı olur mu bu eklemdeki loose bodyler yok olur mu doğal tedaviyle yoksa kesinlikle ameliyatmı olmam gerekiyor.Yardımcı olursanız çok minnettar olacağım.Teşekkür ederim

  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.590

    Standart

    Alıntı cahit bey Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hocam merhaba
    Sol dirseğimin mr sonucu
    -Dirsek ekleminde medialde belirginleşen osteoartrit bulguları,eşlik eden büyük osteofit formasyonları
    -Dirsek eklem kapsülü içinde efüzyon ve sinovit,eklem kapsülünün ön ve arka kesiminde en büyüğü 7mm çapında çok sayıda kalsifiye-ossifiye loose body
    -Lateral kollateral ligament-kommon ekstansör tendonda dejenarsyon/tendinozis
    Hocam bu kolum için ameliyatla o dirseğimdeki eklem fareleri(loose body) çıkartırız dedi bazısı ise ameliyattan sonra eklemini açıp kapama yeteneğini tamamiyle kaybedebilirsin dedi bu yüzden ameliyattan korkuyorum.Sizin ürünleriniz bana yardımcı olur mu bu eklemdeki loose bodyler yok olur mu doğal tedaviyle yoksa kesinlikle ameliyatmı olmam gerekiyor.Yardımcı olursanız çok minnettar olacağım.Teşekkür ederim
    Ozon Yağı ile Dirseğinize Masaj yapın ve Kırkkilit Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Kemik çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

  9. #9
    gur13 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Feb 2011
    Mesajlar
    1

    Standart

    iki yıl önce sağ kolumun üstüne arkadaş düştü dirsegin oraya ve şimdi üstüne en ufak düşmede vs olmada hemen şişiyor ve acı veriyor acaba nasıl tedavi edebiliriz eski haline nasıl getirebiliriz teşekkürler

  10. #10
    cahit bey Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Feb 2011
    Mesajlar
    2

    Standart

    Sayın İbrahim hocam
    Dirseğimde ki bu eklem fareleri (genelde diz ekleminde olan) için doktorlar bunu hiç bir bitkisel ilaç yok edemez ancak ameliyat(atroskopi ile)çıkartırız diyor.Bu olay ilk başıma geldiğinde sabah kalktığmda kolum şişiyor ve kolumu tam açıp kapatamıyordum.Bu problem sonucu Spor hayatım sona erdi .Bu ameliyatın çok riskli olduğunu bilmekteyim sizin ürünlerinizi denemek istiyorum yalnız kafama takılan soru şu bu olayı aydınlatırsanız çok mutlu olcam.Dirsekteki bu eklem fareleri kıkırdak parçasının kopmasıyla oluşmakta ve eklem içinde serbest dolaşarak yıllar sonra kemiksi bir yapıya sahip oluyormuş.Bu kıkırdak paraçalrını ozon yağı nasıl yok eder yada nasıl tedavi eder bu benim kafamı çok karıştırıyor bu konuda beni bilgilendirirseniz memnun olurum
    Teşekkurler

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 22
    Son Mesaj : 12-24-2013, 17:50
  2. Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 04-16-2012, 07:42
  3. Cevaplar: 6
    Son Mesaj : 01-05-2012, 10:02
  4. Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 08-21-2011, 22:12
  5. Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 07-01-2008, 18:24

Visitors found this page by searching for:

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162