Sayfa 1 Toplam 11 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 104 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Midem yanması, mide bulantısı, mide ağrısı, mide ekşimesi, mide mantarı, reflü

  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.559

    Standart Midem yanması, mide bulantısı, mide ağrısı, mide ekşimesi, mide mantarı, reflü

    Midem yanması, mide bulantısı, mide ağrısı, mide ekşimesi, mide mantarı, reflü




    Alıntı e_yetim Nickli Üyeden Alıntı
    miğdemde şişkinlik oluyo ne yersem yiyeyim gıtmedıgım doktor kalmadı gaz ılacları ve reflu ılacları verdıler kullanıyorum fakat endoskopı ve kolonoskobi yaptırmadım.sıgara ve alkol kullandım cok fakat suan kullanmıyorum. ayrıca dilimin ortasında sarı gıbıde beyaz gıbıde böyle bi tabaka gibi bişi olusuo dilin sonları boğaz kısmına dogru kabarcıklar farkettım ınternette arastrma yaparken mantardan suphelendım onu gösterıyo sanrm belirtileri siz ne düşünürsünüz ne kullanmalıyım yardımcı olursanız sevinirim.
    Papatya Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Mide çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.559

    Standart





    Gastrit , midemukozasi iltihaplanmasi

    Gastrit mide mukozasindaki iltihapli değişimlere verilen isimdir ve bu genelikle dokuyu tahrip eder. Gastritin akut ve kronik olan şekilleri vardır. Akut ve kronik gastritin kendine özgü hastalık belirleri mevcuttur.

    A-) Akut Gastrit:
    Akut Gastrit genelikle ağır hastalıklardan sonra ortaya çıkar ve hastalıklardan bazıları kaza sonucu, yaralanma, yanma , şoklu durumlar, hohusalık kumması, böbreklerin iflası ve büyük amaliyetlardan sonra görülebilir.

    Ayrıca aspirin, kortison, penicilin, ibuprofen gibi mide mukozasını tahripeden ilaçlar ve alkholde gastrite sebep olabilir. Nadiren herpes virusunda gastrite sebep olursada asil gastrite sebep olan halicobakter pylori isimli bakteridir. Halicobacter pylori akut gastritte çok nadiren görülür. İmmün sisteminin zayıf olması nedeniyle potaljik bakteriler, viruslar ve mantarlarla mücadele edemez ve böylece gastrit ortaya çıkar.

    Mide mukozasının akut tahribatında (lezyon) mideasidi oldukca önemli bir rol oynar. Normal olacak midenin yanhücreleri mide mukozasını korumak için alkalik bir tuz (bikarbonat) salğılar ve bir mukustan (mide mukozasının salğıladığı yapışkan sıvı oluşan bir bariyer (tabakadır). Mukus ve bikarbonat bariyeri (tabakası mide mukozasını korur, bu bariyer mide asidinin, mide mukozasına zarar vermesini önler. Bu koruyucu bariyer (set) sayesinde mide mukozasındaki kandolaşımı ideal olur, enerji üretmini düzenler. Prostaglandin üretimini artir.

    Büyük yaralanmalar ve hastalıklar nedeniyle bu koruyucu bariyerde zafiyetler görülür ve böylece buradaki hücreler yeterince enerji olamaz ve mide asidi buradaki hücrelere zarar vererek gastritin oluşmasına neden olur. Alkol mide mukozasına etki ederek burda mukoza hücrelerini tahrip eder Yoğun bakıma alınan hastaların büyük çoğunluğunda akut gastrit görülüğü ve bunlarin tedavi edilmemeleri halinde mide kanamasına sebep olduğu tesbitedilmiştir.

    Akut Gastritin belirtleri; mide çevresinde basınç hissi ve bu çevrede yoğun ağrı, buna ilaretten bulantı ve kusma görülür. Midekanamasın önemli belirliklerinden biri kan kusmasıdır, şayet kanamadan hemen sonra kusulursa kanın rengi açık kırmızı, yok eğer mideasidi ile karıştıktan sonra kusulursa o zaman kanın rengi kahverengi-siyah görünür. Bazı hastalar ise kusmaya bilir, o zamanda, bunların defi-haceti asfalt gibi siyahımsı bir renktedir. Defi-hacetteki kan açık kırmızı renkli ise basur kanaması ve koyu kırmızı ise ince bağırsak vede siyahımsı rente ise mide kanamasıdır. Mide ağırlarının kesin olarak bilininememesi halinde endoskopi yapılması şarttır. Midesi hasas olanların aspirin, penisilin gibi kimyasal ilaçalar kulanmamaları gerekir, çünkü mide kanamasına neden olabilir.

    B-) Kronik Gastrit: Kronik Gastrit haftalarca ve hatta yıllarca süren mide mukozası iltihaplanmasıdır. Halicobakter pylori isimli bakterinin vede ihtrinsic faktörününde gastrite sebep olabileceğininde anlaşılması ile birlikte bu konu yeniden daha detaylı olarak ele alınmaya baslanmiştır. Kronik Gastritin üç önemli kronik türü vardır ve bunları Tip A, Tip B ve Tip C diye üç gruba ayırmak mümkündür.

    Gastrit Tip A (Otoimmüngastrit); Bu gastrite otoimmün hastalığıda denir. Burada Antikorlar vücudun kendi anadokusuna saldırarak burada tahribata sebep olurlar. (Bu görüş eski bir hipotez olup, bunun böyle olmadığı ve otoimmün hastalıkları diye anılan hastalıklara virüslerin sebep olduğu yapılan araştırmalarla ispatlanmıştır.) (Nhp 10.02.1451) Tahribat sonucu mide asidi salğılayan A hücreleri (border cells, parietal cells, asid cells) yeterince mideasidi (HCl) salğılanmaz ve ikinci olarakta yine bu hücrelerin salgilandigi İntirinsic ?faktöründe etkiler ve azalmasına neden olur. (Taribata antikorlar değil virüslar sebep olur.) Mide asidinin azalması gastrin hormonunun artmasına sebep olur, gastrin hormonu mide asidini salğılayan A-hücrelerini uyarıcıdır. Bu sürekli uyarılar sonucu A-hücreleri takrip olur ve buda zamanla önce kronik gastrite sonrada kansere dahi sebep olabilir.

    A-Hücrelerinin takribat nedeniyle yeterince İntrinsic faktor salğılıyamaması demek başta B12 ve B6-vitaminleri, Folikasit (Bc-Vitamini), Çinko, Magnesiyum, Kalsiyum, Sodyum, Potasyum vb. vitaminlerin vede minerallerin bağırsaklar tarafindan absorbe edilmemesi demektir, çünkü İntrinsic faktor anahtar rol oynar. İntrinsic-faktor yetersizligi demek vitamin,-mineral,-ve aminoasityetersizliği demektir. (Nhp. 12.03.1723). Otoimmün hastalıkları ile virüs hastalıkları aynı semptomları (hastalık belirtileri) gösterdikleri bu nedenle otoimmün hastalıkları diye anılan hastalıklara virüslarin sebep olduğu virologların (viroloji uzmanı yaptıkları araştırmalarda bu ispatlanmıştır. Bunedenle otoimmün yerine virüs hastalıkları demek daha isabetli olur.

    Hertürlü iltihapli hastalığın arkasında virüslar vardır. Virüslar hücrelere yerleşerek onların yabancılaşmalarına ve saldırgan almalarına sebep olur. (Nhp 10.02.1451). Cenab-ı Allah insanın hiçbir organını kendi kendini tahrip etmeye ayarlanmamıştır, bu nedenlede otoimmün hastalıklar şimdilik açıklanması mümkün olmayan virü shastalıklarıdır. Hertürlü virüsa karşı Gökçek İksiri etkilidir, çünkü immün sistemini harekete geçirir.

    Gastrit B-Tipi-): Bu gastrite ?halicobacter pylori? isimli bakteri sebep olmaktadır. Halicobacter pylori midenin asitli ortamında yaşayabilmekte ve mide mukozsına yerleşerek buradan alkalik bir enzim olan ürazı (urase, üreyi parcalayici enzim) salğılar. Bu enzim ise mideasit üretim düzenini bozar ve zamanla tahrikat büyür. Midenin bozulan asit üretim dengesinin sadece Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik ile tedavi etmek mümkündür.

    Gastrit C-Tipi-): Bu gastrite kimyasal-toksik gastritte denir, çünkü mide mukozasını bu maddeler nedeniyle tahrip olur. Bu gastrite oniki parmak bağırsağından mideye geri akan salğı nedeniylede mide mukozası tahrip olur. Yanlış beslenme yani aşırı hayvansalbesinler (et, peynir, yumurta ve mamülleri), fanta, kola, aşırı kahve, siyah çay ve çikolatada mide mukozasını tahrip eder. Ayrıca bazı kimyasal ilaçlar, özeliklede aspirin, penisilin, ibuprofen, kortison gibi ilaçlar sebep olur. Tahrip olan mide mukozasını Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik ile tedavi etmek mümkündür.

    Çare: Hem akut gastrite hemde kronik gastrite karşı Zencefil-, Gökçek Tonik ve Gökçek İksirietkilidir. Akut gastrite görülen bariyer zafiyetini önler ve gastritin kısa sürede iyileşmesini sağlar. Kronik gastritte ise bakteri ve virusalra karşı immun sistemini kuvvetlendirerek dolaylı olarak tedavi eder.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    Ben koltuk altı bezlerine karşı Gökçek İksirini geliştirdim, koltuk altı bezeleri iyileşirken kafamdaki yağbezide eriyerek küçüldü ve sivilci şeklini aldı vede sonra iyileşti. Yağ bezleri benim kafamda iki ve sağ kolumun iç tarafında bir yağ bezi vardı. 1980 yılında kafamdaki yağ bezlerini aldırdım. Sonra 3 tane daha çıktı ve sağ kolumun iç tarafındaki hayvansal besin yiyindce büyüyor ve damarları ve sinirleri sıkıştırıyordu ve ağrı veriyordu, bunuda amaliyatla aldırdım. Gökçek İksirini kulandıktan sonra kafamda sonradan çıkan nohut büyüklüğündeki yağ bezi önce sivilce gibi yara oldu sonra kayboldu.

    Fakat asıl 3. yağ bezi midemde çıkmıştı. Oğlumla arada bir güreş, boks ve karete karşımı antraman yaparız. Bir defasında Alim yeter artık diyerek mideme çok ağır bir yumruk indirdi, adeta nefesim kesildi ve kendime zor geldim. Bu tarihten sonra mide ağrımlarım aradan zaman geçmesine rağmen devam ediyordu. Bu ağrı bu dakar sürmez bu nedir aceba diye midemin üzerinde ellerimle araştırdığımda yumruk büyüklüğünde içeride bir şişkinlik olduğunu gördüm. Ve tabii korktum, bu sefer bıcak altına yatmak istemedim. kafamdaki lipom eriyip yok olmuştu ama midemdeki halla limon büyklüğünde ve korkumdan Gökçek İksirne aylarca devametim. Hamdolsun oldukca küçüldü ve artık bu problemi yeneceğimi anlayınca Radiyolloji doktoruna gittim (29.01.07 Unterer Atzemer 7, 60316 Frankfurt). Doktor ultrasonla baktı ve lipom dedi ve ceviz kadar olduğunu söyledi ve raporu ev doktoruna (Dr. med. Eva Abeleanu, Fankfurt) gönderdi. Evet yumruk büyüklüğündeki lipom 14 ayda ceviz büyüklüğüne kadar küçüldü. Ben Gökçek İksirini düzenli olarak 14 ay sürekli almadım. Düzenli alsatydım belkide daha kısa sürede iyileşebilirdi. Oğlumun ellerinde 15-16 adet siğil vardı 4 hafta Gökçek İksiri aldı siğiller yokoldu. Arkadaşımın burunboşluklarında (sinüs) 3 adet polip varidi eriyip yok oldu. Tanıdığım bir bayan sürekli miyom nedeniyle 2-3 yılda bir amaliyat oluyordu Gökçek İksiri aldıktan sonra miyom yokoldu.
    www.bitkiseltedavi.com

  3. #3
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.559

    Standart

    Alıntı mehmetali Nickli Üyeden Alıntı

    bu iksiri nasıl elde edebliriz midede yanma ekşime ses bozukluğu sinuzit vucutta aşırı yağlanma saç dökülmesi cild problemi midede şişkinlik geğirme karında ağrı var
    Mrb
    Mide için Gökçek Tonik, sinüzite, vücutta yağlanma ve deri problemlerine karşı Gökçek İksiri iyi gelir. Gökçek İKSİRİ saç dokülmesini durdurur. Biotin hapın dan güne bir tane 6 ay alırsanız bu saş dokülmesini önler, Papatya Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Mide çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

    www.bitkiseltedavi.com

  4. #4
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.559

    Standart

    Alıntı tugra Nickli Üyeden Alıntı
    selam
    S.A. İbrahim bey hayırlı akşamlar.İsmim ........ Efendim ben sizin internet sitenizi ziyaret ettim ve cidden çok ilginç ve faydalı bilgilerle karşılaştım. Çalışmalarınızdan dolayı sizi tebrik ediyor başarılarınızın devamını diliyorum.
    Efendim ben 26 yaşımda bir gencim, doktora hemen her gidişimde vucudumda iltihaplanma olduğunu söylendi, özellikle idrar yollarımda. Acaba bu konuda bana bir tedavi şekli önerebilirmisiniz, şayet bu idrar yollarımdaki iltihaplanmayı tedavi edecek bir ürününüz veya ürün grubunuz varsa edinmek isterim. Umarım bu konuda bana yardımcı olursunuz. Tekrar hayırlı akşamlar...
    Mrb
    Öncelikle mide ve bağırsaklarınızda problem var mı? Bunu bilmekte fayda var, şayet allerji, deri hastalıkları, mide ve bağırsaklarınızda problem yoksa size Gökçek İksiri artı 500 gram Gökçek Böbrek-Mesane çayı içmelisiniz. Mide ve bağırsaklarınızda problem varsa mutlaka Gökçek Tonik gerekir.Papatya Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Mide çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

    www.bitkiseltedavi.com

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.559

    Standart

    www.bitkiseltedavi.com

  6. #6
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.559

    Standart mide ve bagırsaklar

    Alıntı aydin Nickli Üyeden Alıntı
    dilimde 4-5 yıldır beyaz paslanma oluşuyor
    İbrahim Bey merhaba!İksir ve toniki beraber kullanıyorum ve mide ve bagırsaklar oldukca düzeldi daha doğrusu tamamen düzeldi ve rahatladı. Çok sagolun! G.diyet ürününüzü iksir ve tonikle birlikde kullanabilirmiyim? İlaçlar yüzünden iştahım yine artıyor.G.Diyetin yanında bir tavsiyeniz olur mu?(Tok tutucu gıdalar..vs....). İbrahim Bey bu arada dikkatimi çeken bir konu da,daha önce öğleden sonra saat 13.00,15.00 hatta 18.00'a kadar uyumama veya uyumak istememe rağmen,bir bağlantı varmıdır bilemem ama G.İksir kulanmaya başladıktan belli bir süre sonra sabah 8.00 ile 10.30 arası uyanabiliyor ve daha çok dinlenmiş oluyorum. Peynir hemen hemen hiç yemiyorum ama Çay içmemeyi başaramadım. Çayın zararlarını giderecek extra bir çözüm var mı
    bilemiyorum.Tekrar sağolun.
    Aydin
    Papatya Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Mide çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

    www.bitkiseltedavi.com

  7. #7
    admin Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    207

    Standart

    Alıntı adem Nickli Üyeden Alıntı
    Sayın ibrahim bey bende sitenizde bahsettiğiniz cüruf hastalığına benzeyen şeyler var ben yıllardır karın ağrısı çıkıyorum imkanım nisbetin çok dr. gittim ama bana bir şifa kaynağı olamadılar. Bende kabızlık oluyor boşaltım olmuyor oluncada çok rahat ediyorum gaz çok kötü kokuyor ve dilimin ucu da sanki yanmış gibi acı oluyor büyük abdesttimi yapınca çok büyük rahatlama hissetiyorum Bana yardımcı olursanız çok sevinirim bazende iki kafes kemiklerimin altı ağrıyor. şimdiden çok teşekür ederim
    Papatya Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Mide çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

    www.bitkiseltedavi.com

  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.559

    Standart Mide Mantarı


    Alıntı Alptekin Tarık Nickli Üyeden Alıntı
    mide mantarı için ilaç
    kalp kapakçıkları değiştirililen annemin midesindede mide mantarı endeskopide çıktı. Artı birde astımı var astım, mide mantarı için yapıtğınız iksirlere nasıl ulaşacağız fiyatı nedir bize bu adrese mail atarsanız irtibata geçecegiz
    Mide ve bağırsakalardaki problemlere karşı Gökçek Tonik daha etkilidir.Sizin Papatya Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Damar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  9. #9
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.559

    Standart


    Mantarlar, mycosis, mikozis, mikoz, yukarıdaki iki resim maya mantarı candida albicansa ve alttaki resim küf mantarına aittir

    Mantar ormanda yetişen zehirli veya zehirsiz, yenen veya yenmeyen mantarlar alka gelmemelidir. Bizim burada anlatmaya çalıştığımız mantar virüsler, bakteriler ve parazitler kadar tehlikeli ve hatta bazen dahada tehlikeli olan deri, nefesyolları, ve bağırsak mantarlarından bahsedeceğiz.




    Mantarlar önce eksojenik (harici) ve endojenik (dahili) mantarlar olmak üzere iki gruba ayırılır. Eksojenik mantarlar deri, tırnak ve ayak mantarları diye üç grupta incelenir. Endojenik mantarlar iki grupta incelenir ve bunlar küf mantarları (aspergillus, ?) vede maya mantarı candida albicans, ?) Küf mantarı olmadan maya mantarı yaşıyamaz. Küf mantarı ve maya mantarlarının vücuda yerlaşmesi bağırsak florasının tahribatına nedeniyledir.

    Son yıllarda Almanyada sürekli candida albicansın ne kadar tehlikeli olduğundan bahsediliyor, fakat bu mantarın neden bu kadar çok yayılabildiği ve nasıl olupta bir çok hastalığa sebep olduğu konusunda pek birşey yazılmıyor. İşte burada bu konu matarların yayılmasına antibiyotitik ilaçlar (bakterileri öldürürcü) ve antimikozit (mantarları yokedici) ilaçlar ve kortizonlu ilaçlar en önemli etkenler olduğunu göreceğiz.

    Küf mantarı hem faydalı hende zararlıdır.
    a-) Faydaları:
    1-) Tabiattaki artık maddeleri çürütür ve toprağa dönüştürür.
    2-) Hayvan ve bitli artıkları ve ölüsünü vede insanın artılkarını toprağa dönüştürtür.
    3-) İmalat sanayinde üretim aracı olarak kulanılır.
    4-) Vitamiler, enzimler ve antibiyotikler üretümünde kulanılır.

    b-) Zararları:
    1-) Odun, tekstil, kağıt ve besinleri tahripederek milyarlarca zarara sebep olur.
    2-) Bitki hastalıklarının baş sorumlusu olup, meyve ve sebzeleri tahripeder ve milyarlarca zarara sebep olur.
    3-) İnsan ve hayvanlarda enfeksiyon ve allerji başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olur.
    4-) Küf mantarlarının üretikleri zehirler (mikotoksinler) kanser başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olurlar.

    Mantar türleri:
    Mantarlar likenlerle birlikte yaşarlar. Likenler fotosentezle karbonhidratları üretirler ve mantarlarda su ve mineralleri likenlere sunarlar. Böylece problemsiz birlikte yaşarlar. Antibiyotik ilaçların %25?inin küf mantarından eldeedilir. Bunedenle antibiyotik ilaçlar küf mantarlarının gelişmesi ve yayılması için ideal ortam oluştururlar.
    a-) Maya mantarları: Candida albicans ve kryptokokken en önemlileridir.
    b-) Küf mantarları: Aspergillus türleri, penicillum, mucor, botrytis, fusarium, alternaria ve cladosporium türleri en önemlileridir.

    Mantarların yayılışı:
    1-) Besinlerle küf mantarları yayılır.
    2-) Kimyasal ilaçlar küf mantarlarının yayılmasına sebep olurlar, örneğin penisillin küf mantarından eldeedilmiştir.
    3-) Ağır metaller: Bakır ve civa gibi küf mantarlarının yayılmasına sebep olur örneğin eskiden bakır kaplarla yenen yemeklerden dolatı sıksık zehirlenmeler olmuştur.
    4-) Küf mantarını tenefüs ederek zehirlenme

    Küf mantarı nerede bulunur?
    Ahırları, hayvan bulunan evler, hyvan yemleri, tahıl ambarları, nemli veya yaş odalar, ev tozu, eski koltuklar, eski döşeme, tam olarak kurumamış yeni binalar, ağaç mobilya ve lamimnat gibi tahta döşemelerde kulanılan kimyasal ilaçlar, mutfak, besin depolanan kelerler, klimalar, nemli havanınaolduğu mekenlar, süsbitkileri, bitki artıkları, sabunlar ve kozmetik maddeler, diş macunları, kimyasal ilaçlardan: antibiyotikler, antialarjikler, antihistaminikler, kortizon ve mide-bağırsak ilaçları küf mantarları içerirler. Ayrıca kimyasal meteotlarla hazırlanan ilaçlar örneğin B12-Vitamini, penisilin vb. Küf mantarlarından eldeedilir. Buda fayda yerine zarar verir. Bu nedenle doğal yollarla vitaminalınması ve antibiyotikler yerine Gökçek İksiri alınması daha uygundur.

    Mantar hastalıkları:
    Deri, tırnak ve ayakta görülen mantar türleri genelikle mukozada mantar olduğuna işarettir. Küf mantarları nefesyolları ve sindirim sistemine, özeliklede mide-bağısak mukozasına yerleşirler. Nefesyollarına yerleşmişse allerji, astım, allerjik bronşit ve mide-bağırsak mukozasına yerleşmişse besinallerjisi, migren, depresyon, hormon anormalikleri vede mide-bağırsak rahatsızlıklarına sebep olurlar.

    Mikotoksinler (mantar zehirleri):
    Kronik bronşit, astım, psödo-krup, bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besinallerjisi, kronik bağırsak ilt. (enterit), kalın bağırsakilt. (kolit), kalın bağırsak ülseri, psodö-allerji, allerji, allerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çoçuklarda hiperaktifitete neden olur. Buna karşı kulanılan kortizonlu ilaçlar küf mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık dahada karmaşı bir hal alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı taripeder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser yapıcı ), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan) etkilere sahiptir.

    Mikotoksinler, mantar zehirleri:
    Küf mantarının zehirlerini yani mikotoksinleri üretmesi besin maddeleri ve hayvan yemleri ile mümkündür. Nemli ekmek hemen küflenirken , kuru ekmek asla küflenmez. Küf mantarı 0-40 derece arasında her zaman mikotoksin salgılıyabilir. Küf mantarının mikotoksin üretimi durdurulamaz, fakat besinler hazırlanırken dikat edilirse küf mantarının yayılması önlenir. En tehlikeli çavdar mahmuzu mantarıdır. Bu mantar ishal, kusma, bulantı, başağrısı, organların ölmesi, sinirlerin tahrip olması, kaslaerda karıncalanma, kramplar, sara vb. Rahatsızlıklara sebep olur.

    Küf mantarının en önemlileri:
    1-) Aspergillus flavus
    2-) Aspergillus fumigatus
    3-) Aspergitus niger
    Bunlar çok tehlikeli mikotoksik maddeler olan: Aflotoksin B1, G1, M1, Patulin, Ocratoksin A, Kojiasidi (Cojiasidi) ve Penisilinasidi üretürler. Bu mikotoksinler: Tansiyon düşürücü, mutajen, teratojen, kanserojen, ce nefrotoksik etkiye sahiptirler. Küf mantarlarının üretiği bazı zehirler ise östrojen (dişilik hormonu) gibi etkiye sahiptirler.

    Mikotoksikozlar (Mikotoksinlerin sebep olabileceği hastalıklar):
    İshal, kusma, mide ağrısı, ağız ve yutakta yanma, kas krampları, nefes alış-verişlerini felçe uğratma, nabız zafiyeti, titreme, üşüme, eklem ağrıları, bazı uzuvlarda uyuşukluk, nefes darlığı, sara, hafıza kayıbı, koma, romatizma, MS (multiple skleroz), Parkinson hastalığı, Lupuserythematodes (kılcal damarlardaki patalojik değişiklikler, kronik yorğunluk, hormon anormalikleri vb hastalıklar

    Mikotoksikoz türleri:
    a-) Eksojenik (harici) nedenlerle ortaya çıkan mikotoksikozlar:
    1-) Küf mantarının yayılması, örneğin: Orman, tahıltarlaları ve binalar
    2-) Kimyasal ilaçlar ve ağır metaller, örneğin haşerelere karşı kulanılan ilaçlar.
    b-) Endojenik (dahili) mikotoksikozlar:
    1-) Mikotoksin içeren ilaçlar
    2-) Antimikozitikalar (mantarlara karşı kulanılan ilçlar)
    3-) Küf mantarlarının üretiği besinler

    Bunlardan eksojenik mikotoksikozları tedavi etmek kolaydır. , fakat endojenik mikotoksikozlar çok problem yaratabilir. Endojenik mikotoksikozlar primeri (birinci) ve sekodori (ikinci) olmak üzere iki gruba ayrılır. Primer mikotoksikozlar direkt olarak küf mantarları tarafından sebep olunan rahatsızlıklar olurken sekondori mikotoksikozlar ayrıca bağırsakların, özeliklede ince bağırsağın tashrip olması nedeniyle daha kompleks bir durum ortaya çıkar.

    Mantarların semptomu (belitileri)
    1-) Maya mantarları şeker ve karbonhidratlarla beslenir ve bunlarda ürettiği zehirli gazlar şişkinlik yapar.
    2-) Nefes darlığı ve kalprahatsızlıkları: Karındaki gaz diyaframı yukarı doğru kalrdırır. Sıkışan akciğer nedeniyle defes darlığı ve sıkışan kalp nedeniylede kalp rahatsızlıkları görülür.
    3-) Dişeti ve dilde beyaz tabakalar oluşur fırcalamave yıkama ile gecsede yenide oluşur.
    4-) Deride kaşıntıya sebep olur.
    5-) Bağırsak mantarlarının aşırı şeker tüketmesi nedeniyle kişinin kanında şeker yetersizliği görülür. Vücudun şeker ihtiyacı giderilemediğinden kişi sürekli şekerli maddeler yer.
    6-) Bağısaklardaki mantarlar faydalı bakterileri yavaş yavaş yokederek yerini alı. Bu nedenlede kişide kabızlık, ishal vb. Rahatsızlıklar ortaya çıkar.Bu mantarlar sonra idrar yollarına geçer.
    7-) Kişi alkol içmediği halde ağzı alkol kokuyorsa buna bağırsak mantarlarınaın sebe olduğu alkol üretimindendir.
    8-) Kronik mesane ve vajina iltihaplanması:Antibiyotik ilaçlar bakterileri öldürürken mantarların yayılmasına neden olur. Böylece daha tehlikeli ve sıksık iltiplanmalar görülür.
    9-) Eklem ve kas ağrıları: Mnatarların salğıladığı mikotoksinlereklem ve kaslarda yoğunkaşarak ağrılara sebep olur. Bu ağrıların romatizmadanmı mikotoksinlerdenmi olduğu analşılamaz.
    10-) Yorğun dermansız ve konsentre olamama: Vücut sürekli mantarlar ve zehirleri (mikotoksiler) ile uğraşmaktan kendini regenerasyon (yenilem) yapamaz ve kişi genelikle yorğu olur ve konsentre olamaz.
    11-) Cinsel isteksizlik: Kişide enerji yetersizliği olduğundan, buda cinsel isteksizliğe sebep olur. Ayrıca mantarların salgıladığı mikotoksinler hormon beneri etkiye sebep olduğundan kadınlarda kısırlığa dahi sebep olabilir.
    Mantarlar doğum konturol hapları ile dahada çok yayılırlar ,ç ünkü bu onların besinin oluşturur.
    Mantarlar her insanda başka rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu nedenle bu rantarın rahasızlığı şu değil denemez.

    Kendini teşhisetme:
    1-) Şişkinlik, kabızlık, ishal
    2-) Makatta kaşıntı ve kızarıklık
    3-) Mide ağrısı ve ağız kokusu
    4-) Aşırı yorğunluk, dermansızlık konsentre olamama
    5-) Unutkanlık, isterksizlik
    6-) Aşırı tatlı yeme isteği
    7-) Kaskarın titremsi ve aşırı aclık duygusu
    8-) Nefes darlığı, burun tıkanması, kulak iltihaplanması
    9-) Ense ağrısı
    10-) Eklem ağrısı ve şişmesi
    11-) Deride sivilce, saçların yağlanması, deride kuruma,
    12-) Küf gibi pis bir koku
    13-) Adet halinde aşırı ağrılar mantar enfeksiyonu nedeniyle
    14-) Mesane iltihaplanması
    15-) Prostat iltihaplanması
    16-) Cinsel isteksizlik
    Bunlar dan birkaçı görülürse mantar olbilir.

    Küf mantarı nasıl teşhis edilir?
    Defi-hacet testi: Defi-hacettenin (dışkı ) değişik noktalarından alına nümuneler laboratura gönderilir ve inceleme sonucunda mantar bulunursa tedaviye başlanır. Çoğu zaman defi-hacet testi yeterli olmamakta ve ve kişideki mantarlar teşhis edilememektedir. Bu nedenle şüpheli durumlarda kann testi yapılmalıdır. Hemagglutinasion test, yani kanda İmmünglobulin Tip M (İgM) kanda bir hafa gibi kısa süreli devriye görevi yapar, şayet İgM kanda varsa mantarda var demektir. İmmünfloreszenz testi: Buradakanda immünglobulin Tip G (İgG) olup olmadığına bakılır, şayet varsa vücutta bir aydır mantarlara karşı mücadele olduğunu gösterir.

    Küf mantarının tedavisi:
    1-) Besinlerin bozulmadan atrılması gerekir, bozulunca tehlikelidir.
    2-) Evin temiz tutulması ve küf mantarından korunması
    3-) Kimyasal ilaçlar, özeliklede küf mantarının yayılmasın sebep olabilecek penisili ve kortizonlu ilaçlardan uzak durlmalıdır.
    4-) Spor yapılmalı
    5-) Hijyene dikkatedilmeli
    Küf mantarına karşı en etkili doğal ilaç sarımsak-, ve ZYE preparatları, Gökçek Tonik ve Gökçek İksiri Ayrıca immün sistemini güçlendirmek için Gökçek İksiri kulanılır. Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kandolaşımıdır, çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim vb., besleyici maddenin hücrelere ulaşması vede mikroplarla mücadele eden maktofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Gökçek Iksiri ile tedavi olmak mümkündür. Fakat doğru beslenmek şarttır.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    Allerji ve şişkinliğin sebei bağırsak mantarlarıdır: Sibel hanım tam 10 yıl yakalandığı amansız hastalıklar ki bunların başında özeliklede meyve, fındık, fıstık vb yiyeceklere karışı allerji, iltihaplı hastalıklar ağrılar vb,. Frankfurt ve çevresindeki kliniklerde gitmediği uzman doktor kalmaz. Fakat doktorlar hastalığına teşhis koyamazlar, kız kardeşi bana bunun ne olabileceğini sordu. Bende şayet yemekten sonra şişkinlik oluyorsa, allerjisi varsa ve kalbinde sıkışma gibi haller oluyorsa mutlaka bağırsak mantarı vardır vebunu teşhis etmek çok zordur dedim. Sibel hanım doktoruna bağırsak mantarı olup olmadığının teşhis edilmesini istemiş, doktorları buna biz karar veririz derelersede bayanın diretmesi karşısında bir düzine araştırmadan sonra bağırsakalarında 45 cm lik bir kısmın tamamen tahrip olduğunu ve hemen amaliyat olması gerektiğini söylemişler ve amaliyat etmişlerdir.
    www.bitkiseltedavi.com

  10. #10
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.483

    Standart Vücudun sinsi düşmanı: Mantarlar

    Vücudun sinsi düşmanı............ Mithat Yılmaztürk

    Karınlık ve sıcak ortamı seven mantar, vücudumuza gizlice yerleşir. Mantar hastalığına yakalananların karşılaştığı ilk belirtiler ise karın şişkinliği ve tatlıya olan düşkünlüktür.

    Mantarlar ne öldürür, ne de yararı vardır. Çünkü asalak yaşadığı bireyin, yani geçim kaynağının yok olması işine gelmez. Mantarlar asalak yaşarlar. Daha çok ölmüş bitkiler ve hayvanlar mantarların besin maddelerini oluşturur. Ancak besin maddesi olarak hiç de seçici değillerdir. Bu nedenle toprakta olduğu gibi, havada, suda, yiyeceklerimizde, evlerde ve hatta bazıları canlılarda toplu olarak bulunup, çoğalırlar.

    ZARARLI OLANLAR
    İnsan vücudunda eğer bir mantar sürekli yaşamaya ve ondan beslenmeye başlarsa zararlıdır. Bazı mantarlar kimyasal maddeler salgılayarak deri hücrelerini çözerler ve deri içine girerler. Bu olay bağırsak içinde de olabilir. Eğer bağırsakta beslenmeleri yeterli olmazsa, mantarlar bağırsak duvarının derin tabakalarına kadar iner ve kan damarları içine kadar girerler. Burada kan şekeri ile beslenirler. Mantarların kurnazca uyguladıkları bir yöntem, dış görünüşlerini insan immün sisteminin yabancı kabul etmeyeceği bir biçime sokabilmeleridir. Yani mantarlar çok iyi bir kamuflaj ustasıdırlar. Böylece immün sistem mantarları kendi öz hücreleri sanır ve bunlarla mücadele etmez, yani mantarlara ses çıkarmaz. Ayrıca patojen (hastalık yapan) mantarlar mide asidine de dayanıklıdır. Oysa zararsız mantarlar (ekmek mayası, bira mayası ) ve çoğu mikroplar mide asidinde ölürler. Özellikle şekerli besinlerin fazla tüketilmesi bağırsak mantarları için çok uygun bir beslenme ortamı oluşturur. Mantarlar, maya mantarları, küf mantarları ve dermatofitler olmak üzere üç grupta toplanırlar. Her gruptan mantarlar insanlara zarar verebilir ve çeşitli şikayetlere yol açabilir. Örneğin, küf mantarlarından zararsız olanı (roquefort, camembert peynir küfleri) olduğu gibi, ölümcül hastalıklara neden olan zararlı küf mantarları da vardır. Eğer aşırı miktarlarda küf mantarları havaya karışırsa solunumla akciğerlere girerek, ağır enfeksiyona yol açar. Buna örnek 1922 yılında Mısır'da yaşanmış korkunç bir olaydır. Tutanchamun'un gazabı olarak tanımlanan bu olayda mezarı bulmak için piramide giren araştırma ekibinden 27 insan küf mantarı enfeksiyonu sonucu yaşamını yitirmiştir. Yaklaşık her 5 kişiden biri ya belirli bir süre mantar enfeksiyonu geçirmiştir ya da sürekli mantarla yaşamaktadır. Mantarlar sıcak ve ıslaklığı sever. Ayrıca sürekli olarak besin bulabilecekleri ortamı seçerler. İnsan vücudunda bu koşullar mantarlar için optimumdur. Yani vücudumuz mantarlar için sanki cennettir. En çok yerleşme yerleri de bağırsaklar, idrar yolları, deri, saçlar, tırnaklar ve solunum yollarıdır. Patojen maya mantarlarının oksijene gereksinimleri yok. Bu bakımdan ideal yerleşim yerleri ince bağırsaklardır. Burada mantarlar her zaman bol miktarlarda bulunan besin içerisinde yüzerler. İlk önce kendileri en önemli besin maddelerini alırlar. Artıkları asalak oldukları kişiye bırakırlar. Eğer vücut bağışıklık sistemi güçlü değilse mantarlar ince damarlara kadar yayılırlar ve böylece dolaşımla tüm vücuda ve her organa yayılırlar.

    ENFEKSİYONLAR
    Sadece belirtilere dayanarak mantar enfeksiyonu tanısı güçtür. En bilinen belirtilerden biri karın şişkinliğidir. Bir parça pasta, çikolata ya da bir porsiyon makarnadan sonra karın şişiyor ve ağrıyorsa, bu mantar enfeksiyonu için tipiktir. Karındaki bu şişme 37 derece sıcaklıkta mantarların şekerden gaz oluşturmasına bağlıdır. Karın o derece şişip, gerilir ki, kişide sanki patlayacakmış gibi duygu olur. Sindirim sistemi dışında ciltte de mantarlar yerleşebilir ve kaşıntılı, kepekli lekeler oluşturur. Ciltte mantar yerleşmeksizin de cilt belirtileri bağırsaktaki mantarların metabolizma ürünlerine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu belirtiler ilk bakışta nörodermit ile karıştırılabilir. Yıllarca başarısız tedavi edilmiş olan bu tür cilt hastalığının mantar tedavisiyle derhal kaybolduğu görülür.

    PERFORMANSI AZALTIYOR
    Mantar enfeksiyonları sıklıkla şeker hastalarının şikayetlerine benzer şikayetlere yol açar. Kişi kendini yorgun hisseder. Fiziksel ve zihinsel performans azalır. Bunun bir nedeni mantarların bağırsaklarda karbonhidratların büyük bir kısmını harcamaları sonucu vücudun şeker ihtiyacının karşılanamamasıdır. Vücuttaki şeker yetersizliğinin yol açtığı tatlıya karşı istek, kişinin fazla yemesine ve kilo almasına neden olur. Bundan dolayı çoğu mantar hastası fazla kiloludur. Bu kişilerin mantar tedavisinden sonra çoğu zaman normal kilolarına indiği görülür. Mantarlar bağırsağın normal fonksiyonu için gerekli olan bağırsak bakterilerine zarar verdiğinden, bağırsak mantar hastalığında kabızlık ya da sürekli ishal ortaya çıkabilir. Enfeksiyonunun klasik bir belirtisi alkoliklerde ya da sarılıkta olduğu gibi, karaciğerde bozukluktur. Çünkü mantarlar aynı zamanda alkol de üretir. Bağırsaktaki maya mantarları şekeri alkole dönüştürür. Oluşan alkol, özellikle karaciğer için çok toksiktir (zehirlidir). Mantar enfeksiyonu olan birçok kişi eklem ve kas ağrılarından yakınır. Bu şikayetler muhtemelen mantarların çoğalması sırasındaki metabolizma ürünlerine bağlıdır. Bu durumda uygulanan romatizma tedavisinin yararı olmaz. Bağırsakta mantar enfeksiyonu olan birçok kişide sürekli olarak burun ve sinüs mukozasında şişme ve tıkanıklık olur. Bağırsak mukozalarında mantarların yaptığı tahriş, diğer mukozalara da - doğrudan mantar enfeksiyonu olmaksızın- yansır.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    www.bitkiseltedavi.com

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 75
    Son Mesaj : 01-24-2014, 12:12
  2. Cevaplar: 49
    Son Mesaj : 09-20-2013, 08:15
  3. Cevaplar: 8
    Son Mesaj : 01-09-2012, 09:54
  4. Cevaplar: 8
    Son Mesaj : 01-03-2012, 10:08
  5. Cevaplar: 8
    Son Mesaj : 01-03-2012, 10:06

Visitors found this page by searching for:

midede mantarmide bozulunca ne yemelienfeksiyon yapan mantarlar

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162