Alıç Forte, Ginseng Forte, Ginkgo Forte
Kapat!
Saçkıran, Saç dökülmesi, Saç incelmesi, Saç zafiyefi, Saç kırılması, Saç problemleri - Sayfa 2
Sayfa 2 Toplam 29 Sayfadan BirinciBirinci 123412 ... SonuncuSonuncu
Toplam 285 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Saçkıran, Saç dökülmesi, Saç incelmesi, Saç zafiyefi, Saç kırılması, Saç problemleri

  1. #11
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.457

    Standart

    meraba
    ben emine tesadüfen internetteki yazılarınızı okudum ve erkek arkadaşımın saç problemi konusunda bize yardımcı olabileceninizi duşundum! biz ikimizde üniversite öğrencisiyiz ve bu sorun için erkek arkadaşım cok fazla şey kullandı ve sonuç alamayınca artık biraz teplili yaklaşıyo bense kimyasal ilaçlardan çok bitkilerden yanayım ve yazılarınızdan çok etkilendim eğer bize yardımcı olursanız çok seviniriz arkadaşımın problemi saçlarının seyrek olması ve çok çabuk dökülmesi sorunlu ve şekil almayan saçları olduğu için jöle fln kullanması gerekiyo fkt saç dökülmeleri artıyor çok çabuk kabaran ve elektriklenen bir saç yapısı var işte böle sonuç olarak neler yapabileceğimiz kousunda yada kullanıcamız konusunda bize yardımcı olursanız çok sevinirim.
    şimdiden teşekkürler
    Saçlardaki problem veya derideki problemlerin sebebi bağırsak florasının bozulmasından dolayıdır. Bağırsak florasının bozulmasu ve bağırsak mukazasının foksiyonunun yitirmesi nedeniyle besinlerdeki vitaminler, mineraller vs...., değerlendirilemez ve kılcal damarlarda yağlanma nedeniyle saç diperli yeterli besleyici maddeyi alamaz. Ve bir çok saçla ilgili problem çıkar. Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik kulandığınızda zamanla durumunuz düzelir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    Konu igokcek tarafından (05-31-2008 Saat 11:50 ) değiştirilmiştir.

  2. #12
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.457

    Standart

    Ben bu iksiri almak istiyorum bu konuda bana ayrinitili bilgi verebilrseniz sevinirim. Antalyada yaşıyorum, saç derimde uzun senelerdir devam eden bir kaşıntı ve pullanma var bunun sonunda yakında kafamda saç kalmamasından korkuyorum. Doktora gitmeme ve ilaçlar ve şampuanlar kullanmama ragmen rahatsızlığım sadece geçici olarak duruyor ve sonra daha kötü bir şekilde devam ediyor. Bu iksiri nasil temin edebilirim ve fiyatı ne kadar? Şimdiden teşekkur ederim.
    Kulandığınız kimyasal ilaçlar problemi dahada kötüleştirir, çünkü kimyasal ilaçlar bağırsakl florasını tahirp eder. Buda vitaminsiz ve mineralsiz akmanız demektir ve problemler çoğalır. Mantarlar artar azar ve problemler çoğalır. www.gokcekiksiri.com a bakın

  3. #13
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.457

    Standart

    merhaba gökçek bey ben size Türkiyeden yazıyorum nasılsınız inşallah iyisinizdir.benim problemim saç dökülmesi ve yüzümde bulunan kahverengi lekeler. aşırı derecede saç dökülmesi yaşıyorum abartmıyorum inanın kel oldum bana yardımcı olursanız çok sevinirim .eşim bile dalga geçiyor
    benimle. yüzümdeki kahverengi lekeler için birtakım kremler kullandım ama faydasını göremedim 32 yaşındayım biraz erken yaşlılık var bende kırışıklıklar ağrılar bu yaşta buldu beni .bana yardımcı olursanız çok sevinirim şimdiden çok teşekkür ederim allah razı olsun sizden . daha öncede ben size oğlumun rahatsızlığı için yazmıştım ismini verdiğiniz ilaç şifa oldu oğluma evvel allahın izniyle sebebi sizsiniz hala dua ediyorum sizin için .çalışmalarınızda başarılar dilerim allah kolaylık versin .hayırlı haberlerinizi bekliyorum.kendim için
    Merhaba Nalan Hanım

    saç dökülmesinin sebebi bağırsakalrın çalışmamasıdır, bağırsakalar besinlerdeki vitaminleri, mineralleri değerlendirirse problem olmaz. Peynir yememeniz, siyah çay içmemeniz eve et ve et maülerine uzun süre aravermelisiniz. Gökçek İksiri alırken, bağırsakları çalıştırması içinde hergün Gökçek Tonik içmelisiniz artı biotin hapı iyi gelir.
    Konu admin tarafından (03-17-2007 Saat 22:02 ) değiştirilmiştir.

  4. #14
    şahin Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    1

    Standart Kronİk Nefrotİk Sendrom,Böbrek iltihabı

    Merhaba,15 yaşında nefrotik sendrom hastalıgı olan bir kızım var, 7 senedir tedavi olmasına rağmen bir sonuç alamadık.Bu konuda bana ne tavsiye edebilirsiniz.
    Ben yıllar önce böbreklerimi üşütüm. Üroloji doktoruna gittim, önce teşhis dedi. İyede dayanamıyorum, çok ağrıyor dedim. Oda bekliyeceksin dedi. Ne kadar bekliyeceğim diye sonunca 15 gün sonra gel tahlil sonuçlarına göre ilaç yazarım dedi. Hitler zamanından kalma yaşlı doktor çok inatcı idi ve hiç dinlemeden kapıyı gösterdi. Doktordan çıkınca eczaneye gittim özel bir çay harmanı hazırlttım ve bunu 3-4 gün içince rahatszılıklarım geçti. Ama yinede üroloji doktoruna gittim problemin ne olduğunu öğrenmek için. Doktor üşütmüşsün sana antibiyotik yazacağım dedi ve günde kaç tane ve nasıl alacağımı anlatırken. Ben ona artık buna gerek yok şimdi böyle bir problemim yok dedim. Doktor neden dedi ve ben ona şifalı bitki çaylarından bahsetim Adam sen bu işi bilmeden böyle rast gele tatbik edersen zehirlenebilirisn dedi. Bende mesela nasıl olacak bu dediğimde bana Yüksük otunu anlatı ve çok zehirli dozajını ayarlıyamazsan zehirlenir ölürsün dedi. Bende ona zaten bunun D4 Tinküründen aşağısının satılmdığını ve iyi bir kalp ilaçı olduğunu söyledim. Baktiki ben konuşuyorum kim doktor sen mi ben mi dedi ve sinirlendi vede kapıyı gösterdi. Doktor beyin morali bozulmuştu haliyle akıl vermek istediği kişi ona akıl verince çok zoruna gitti. Bu enfeksiyon'dan sonra 9-10 idrar için 4-6 defa büyük defi hacet için tuvalette giderdim. Gökçek Böbrek-Mesane çayından sonra normale döndü. Gökçek Böbrek-Mesane çayı ve Gökçek İksiri vücudunuzdaki curufu (schlaken) temizler ve curuf içindeki bakteri, virüs ve mantarlar açıkta akldığından bağışıklık sistemi bu mikropları yokeder. Antibiyotik alırsanız bağırsak florası bozlur ve çok daha ağır rahatszılıklar ileride çıkar.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    Konu igokcek tarafından (05-31-2008 Saat 11:21 ) değiştirilmiştir.

  5. #15
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.457

    Standart


    Böbrek iltihaplanması, nefrit

    Böbrek iltihaplanması genel olarak nefrit diye adlandırılır ve buda iki alt gruba ayrılır. Böbrek süzgeç hücrelerinin oluşturduğu yumak şeklindeki hücre kümelerine kısaca glomerül denir. Glomerüllerin iltihaplanmasına kısaca glomerülonefrit denir. Birde bu yumaklardan gelen idrarların toplandığı bir yatak (pyelo) vardır, bunun iltihaplanmasına ise piyelit denir.

    A-) Böbreklerin herbirinde takriben bir milyon nefron (süzgeç hücreler) bulunur ve bunların birçoğu biraraya gelerek kanallar oluştururlar, bunların oluşturduğu yumaklara glomerül denir. Glomerülün iltihaplanması (glomerülit) virüs hastalığı olup, böbrek hücrelerini tahripeder. Glomerülit akut ve kronik olmak üzere iki türü mevcuttur.

    İmmun sisteminin zayıflaması sonucu böbrekler zayıflar ve iltihaplar yayılır. Antikorlar böbreklerdeki virusları yoketmek için verdiği mücadelede başarısız olursa hücrelerin yapısı bozulur ve zamanla iflaseder. Bu doğal ilaçlarla tedavi edilebilir ve bunların başındaGökçek İksiri gelir. (Nhp 10.03.1451)

    Doktorlara göre ise bu bir otoimmün hastalık olup, antikorlar böbrek hücrelerine zarar verir ve tedavisi imkansızdır.Neden böyle derler çünkü virusları yok edici bir ilaçları yoktur. Nefronların süzmemesi gereken maddeleri süzmesi ve süzmesi gerekenleri süzmemesi nedeniyle kanda zehirli maddeler artar ve hatta vücudu zehirler. Bu iltihaplanmaya bakteriler sebep olmadığından genelikle ağrısız geçer. Bunedenle ya çok geç farkedilir veya hiç farkedilmeyebilir. Neticede zamanında tedavi edilmeyen böbrekler iflas edebilr ve kişi diyalize mahkum olabilir.

    B-) Piyelit (böbrek yatağının iltihaplanması ): Böbrek yatağının iltihaplanmasına bakterilerin sebep olduğu enfeksiyon sonucu böbrek dokusu veya yatağı iltihaplanır. Mesane ve böbrekler arasındaki idrar yolları kordonundan yükselen bakteriler enfeksiyona sebep olur. Hastalık kendini ağır, yüksek ateşli, böğür ağrıları ve hastalık duygusu ile kendini belieder. Böbrek iltihaplanması zamanında tedaviedilmzse abseye sebep olur, buda böbrek fonksiyonlarını azaltır.


    Kronik piyelit herhangi bir rahatsızlığa senep olmadan uzun süre kendini farketirmeden devamedebilir. Akut nefrit zamanında tedavi edilmezse kronik nefrite dönüşür. Kronik piyelit böbrekleri deformeeder ve sonunda tamamen devre dışı kalabilir ve hasta diyaliz makinasına bağlanmak zorunda kalır. Böbrek iltihaplanması nasıl olur? Aslında idrarda ve idrar yollarında bakteri bulunmaz. Farklı sebeplerden dolyı böbrekler iltihaplanabilir, idrar yollarından yukarı çıkan bakteriler özeliklede E-Koli (Escherichia coli) buna sebep olur.


    Nefritin başlıca sebepleri: Böbreklerde ur, taş veya kum oluşması, prostat büyümesi, idrar yollarını konturoleden sinirlerin felç olması veya idrar yollarındaki özürlü gelişmeyi sayabiliriz. Ayrıca defi-hacetten sonra sadece kağıt kulnmakta ve suyla taharetlenmemekte bakterilerin idrar yollarına bulaşmasına sebep olur.Bu sebeplerden dolayı idrar böbreklere kadar yığılabilir, buda böbreklerin iltihaplanması ve hatta iflasına neden olabilir.


    Kadınlarda böbrek iltihaplanması erkelere göre 100 defa daha fazladır, çünkü bayanların anüsü ile vajinaları bir birine çok yakın olması nedeniyle enfeksüyona daha çok yakalanırlar. Bunedenle mutlaka su ile taharetlenmek gerekir, hatta mümkün oldukca soğuksu kulanılmalıdır, çünkü böylece bu bölgedeki kandolaşımı yoğunlaşır ve enfeksiyona yakalanma ihtimalide azalır. Nefrite zamanında müdahale ile tedavisi mümkündür ve ayrıca doğal ilaçlarda yardımcı olarak Gökçek İksiri, Gökçek Tonik, Altınbaşakotu-, Huşyaprağı- ve Ardıçkozalağı preparatları kulanılır.

    Sağlıklı
    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    Konu igokcek tarafından (08-19-2009 Saat 16:15 ) değiştirilmiştir.

  6. #16
    admin Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    208

    Standart






    Böbrek iltihaplanması, nefrit

    Böbrek iltihaplanması genel olarak nefrit diye adlandırılır ve buda iki alt gruba ayrılır. Böbrek süzgeç hücrelerinin oluşturduğu yumak şeklindeki hücre kümelerine kısaca glomerül denir. Glomerüllerin iltihaplanmasına kısaca glomerülonefrit denir. Birde bu yumaklardan gelen idrarların toplandığı bir yatak (pyelo) vardır, bunun iltihaplanmasına ise piyelit denir.



    A-) Böbreklerin herbirinde takriben bir milyon nefron (süzgeç hücreler) bulunur ve bunların birçoğu biraraya gelerek kanallar oluştururlar, bunların oluşturduğu yumaklara glomerül denir. Glomerülün iltihaplanması (glomerülit) virüs hastalığı olup, böbrek hücrelerini tahripeder. Glomerülit akut ve kronik olmak üzere iki türü mevcuttur.

    İmmun sisteminin zayıflaması sonucu böbrekler zayıflar ve iltihaplar yayılır. Antikorlar böbreklerdeki virusları yoketmek için verdiği mücadelede başarısız olursa hücrelerin yapısı bozulur ve zamanla iflaseder. Bu doğal ilaçlarla tedavi edilebilir ve bunların başındaGökçek İksiri gelir. (Nhp 10.03.1451)

    Doktorlara göre ise bu bir otoimmün hastalık olup, antikorlar böbrek hücrelerine zarar verir ve tedavisi imkansızdır.Neden böyle derler çünkü virusları yok edici bir ilaçları yoktur. Nefronların süzmemesi gereken maddeleri süzmesi ve süzmesi gerekenleri süzmemesi nedeniyle kanda zehirli maddeler artar ve hatta vücudu zehirler. Bu iltihaplanmaya bakteriler sebep olmadığından genelikle ağrısız geçer. Bunedenle ya çok geç farkedilir veya hiç farkedilmeyebilir. Neticede zamanında tedavi edilmeyen böbrekler iflas edebilr ve kişi diyalize mahkum olabilir.

    B-) Piyelit (böbrek yatağının) iltihaplanması: Böbrek yatağının iltihaplanmasına bakterilerin sebep olduğu enfeksiyon sonucu böbrek dokusu veya yatağı iltihaplanır. Mesane ve böbrekler arasındaki idrar yolları kordonundan yükselen bakteriler enfeksiyona sebep olur. Hastalık kendini ağır, yüksek ateşli, böğür ağrıları ve hastalık duygusu ile kendini belieder. Böbrek iltihaplanması zamanında tedaviedilmzse abseye sebep olur, buda böbrek fonksiyonlarını azaltır.

    Kronik piyelit herhangi bir rahatsızlığa senep olmadan uzun süre kendini farketirmeden devamedebilir. Akut nefrit zamanında tedavi edilmezse kronik nefrite dönüşür. Kronik piyelit böbrekleri deformeeder ve sonunda tamamen devre dışı kalabilir ve hasta diyaliz makinasına bağlanmak zorunda kalır. Böbrek iltihaplanması nasıl olur? Aslında idrarda ve idrar yollarında bakteri bulunmaz. Farklı sebeplerden dolyı böbrekler iltihaplanabilir, idrar yollarından yukarı çıkan bakteriler özeliklede E-Koli (Escherichia coli) buna sebep olur.

    Nefritin başlıca sebepleri: Böbreklerde ur, taş veya kum oluşması, prostat büyümesi, idrar yollarını konturoleden sinirlerin felç olması veya idrar yollarındaki özürlü gelişmeyi sayabiliriz. Ayrıca defi-hacetten sonra sadece kağıt kulnmakta ve suyla taharetlenmemekte bakterilerin idrar yollarına bulaşmasına sebep olur.Bu sebeplerden dolayı idrar böbreklere kadar yığılabilir, buda böbreklerin iltihaplanması ve hatta iflasına neden olabilir.

    Kadınlarda böbrek iltihaplanması erkelere göre 100 defa daha fazladır, çünkü bayanların anüsü ile vajinaları bir birine çok yakın olması nedeniyle enfeksüyona daha çok yakalanırlar. Bunedenle mutlaka su ile taharetlenmek gerekir, hatta mümkün oldukca soğuksu kulanılmalıdır, çünkü böylece bu bölgedeki kandolaşımı yoğunlaşır ve enfeksiyona yakalanma ihtimalide azalır. Nefrite zamanında müdahale ile tedavisi mümkündür ve ayrıca doğal ilaçlarda yardımcı olarak Gökçek İksiri, Gökçek Tonik, Altınbaşakotu-, Huşyaprağı- ve Ardıçkozalağı preparatları kulanılır.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

    Konu igokcek tarafından (08-19-2009 Saat 16:00 ) değiştirilmiştir.

  7. #17
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.457

    Standart

    Von: ozcan ...........
    An: gokcekaktar@hotmail.com
    Gesendet: Montag, 5. Februar 2007 11:18
    Betreff: gökçek tonik.

    selamünaleyküm.sayın gökçek çalışmalarınızı yakından izliyorum,ve devamlı
    araştırmamar yapıp yeni yeni şeyler keşfettiğiniz için tebrik ederim.benim
    bir arkadaşım var bu adamda böbrek yetmezliği var vede mide-bağırsaklarda
    promlem var,bu arkadaşa tuz yasak gökçek tonikte tuz oranı yüksek değilse bu gökçek tonikten kullanabilirmi? yosa gökçek iksirimi kullansın lütfen
    cevaplarmısınız. hayırlı günler dilerim mehmet kazanak yeni hotmailim
    Mide ve bağırsak problemlerine karşı Gökçek Tonik daha etkilidir. Böbrek yetemezliğine karşı ise Gökçek İksiri artı Gökçek Böbrek-Mesane çayı içmelidir.
    Yüksek tansiyon nedeniyle tuzun yasaklanması zaten doğru değil, çünkü tansiyona sebep olan damarların yağlanmasıdır. http://www.bitkiseltedavi.com/default.asp?sayfa=tuz
    Konu admin tarafından (02-20-2007 Saat 12:45 ) değiştirilmiştir.

  8. #18
    admin Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    208

    Standart



    Saç problemleri:
    Peygamber efendimiz sohbetine katılan bir zatın saç ve sakalının dağınık olduğunu görür ve ona ??Tarağın yokmu??? der ve ona kendi tarağını verir, saç ve sakalına bakmasını söyler. Peygamber efendimizin temizlik ve bakımlı olmaya çok önem verdiği bilinmektedir. Her insanın başında 100-150.000 saç bulunur. Sarışınlarda daha çok saç bulunur. Sarışın saçlar daha ince iken siyah saçlar sarışın saçlara göre daha kalıncadır. Saçlar ayda ortalama 1 sm büyür. Bir saç kılının kalınlığı 0,07 mm olup, 10 sm uzunluğundaki bir kıl 0,7 mg ağırlıktadır. Bütün saçların ağırlığı 10 sm olsa toplam saçların ağırlığı 1 kg gelir. Saçları oluşturan kılların her biri birkaç tabakadan oluşur. Kılın dış yüzeyi köknar kozalağının dış yüzeyindeki pul gibi kabuklara benzer pullardan oluşur. Her kılın etrafı pul gibi tabakalardan oluşur ve bına curticuda denir. Kılın ortasında 5 µm (mikrometere) kalınlığında 100 µm uzunluğunda ve iğ şeklindeki hücrelerden oluşur ve hücereler arasında lipo-proteinlar bulunur.

    Saç dökülmesi:
    Günde ortalama 100 tane saç kılının dökülmesi normaldır. Sayet saçlar sıksa, saçı seyrelenler için ise günde 100 saç kılının dökülmesi normal değildir. Saç köklerinin % 85?i aktifse bu normaldir. Saçların kalınlığıda kişiden kişiye değişir. Siyak saçlıların saçları kalınken, sarı saçlıların saçları daha incedir. Saç dökülmesinin erken teşhisi çok çok önemlidir, büylece buna karşı tetbirler alınabilir.

    Saç transplantasyonu:
    Günümüzde saç trasplantasyonu, yani saç ektirme normal bir durum olmaya başlamıştır. Saç ektirenlerin derilerinde bir hisisizlik ve banyodan sonra yanma gibi anormal duygular olmaktadır. Bunedenle saç transplantasyonu yaptıranların çoğu bunu yaptırdıklarına pişman olmaktadırlar. Saçların dolu ve gür olması kişiyi genç ve güçlü göstermekte, bu nedenle saçları dökülenler bu probleme çeşitli çözümler aramaktadırlar. Şimdilik saç ektirmek birçok problemide beraberinde getirmektedir.

    Saçları tarama ve kurutma:
    Tarak ve fırçalar çok önemlidir, metal tarklar keskinse kılın dış yüzeyini tahripeder. Bu nedenle doğru tarak ve fırça seçmek önemlidir. Doğal fırçalar saçların tahrip olmasını önler. Saçları kuruturken önce havlu ile iyice kurulanmalı ve çok kuvvetli olmayan bir ayarda el seşuarı (saç kurutma aleti) ile saçlar kurutulur. Saçları yıkadıktan sonra aşırı sıcağa karşı doğal losyonlar kulanılır. Saçlar düğümlenince zorlamamak gerekir ve bir miktar losyonla çok kolay taranır.

    Saçları boyama, gölgeleme ve mejlemek:
    Saçları boyatma, gölge yaptırma veya mejlemenin çeşitli devreleri vardır.
    1. Devre Boyama: Yıkanabilen hafif boyama, buna gölge?de denir. Bu metot, yeni saç boyasını denemek için idealdir, çünkü boya sadece kılın dış yüzeyindeki pulsu deriye yapışır. Gölge saçın anayapısını bozmaz ve ancak üç yıkamaya kadar dayanabilir. Gölge saçtaki beyazları örtmez.

    2. Devre Boyama: Buna yoğun boyama veya yoğun gölgelemede denir. Bu boyar madde boyamadan önce karıştırılır ve saçlara sürülür. Buradaki boyama yıkanınca çıkmaz ve yavaş yavaş soluklaşır. Bu boya maddesine hidrojen peroksit (oksijenli su) katılabilir ve buda saçları hafif açık renkli yapar. Bu renk saçın kendi doğal rengini örter ve saça yeni bir görünüm verir.

    3. Devre Boyama: Bu metoda kolerasyon denir ve bu boyamada boya saçta kalır. Onu yıkamakla çıkarmak mümkün değildir. Bu boya genelikle oksitleyici madde olan hidrojen peroksit içerir. Buda saç pegmanları tahrip ederek yerine geçer. Kolarasyona amonyakda içirir . Bu amonyak saçların dış yüzeyindeki pulumsu deriden içeri girerek, burada saçın yapısını bozar. Kolarasyonda saça özelikle iyi bakmak gerekir, aksi halde saç kötüleşir ve kırılganlaşır.

    Frisur, saç tuvaleti:
    Bayanların saçlarına verdikleri şekile frisur veya saç tuvaleti denir. Günümüzde moda olan saç tipi omuzlara kadar uzanan parlak ve düz saç şeklidir. Bu tür saç tuvaletide özel bir bakım ister. Saçları yıkadıktan sonra veya nemli saçlara rüzğarda dağılmaması için stiling (jöle veya saç spray) sürülür ve taranır.

    Saç kepeği:
    İnsan derisi sürekli yenilenir, sertleşen deri hücresi atılır ve yerine yeni hücreler göreve başlar. Deri hücreleri 4 haftada bir yenilenir. Şayet bazı faktörler bu hücre yenilenmesini hızlandırırsa ortaya kepek çıkar. Kepek sayıları 1000?e varan baş derisi hücrelerinin birbirine yapışması ile ortya çıkar. Kepeğin saçlar ve gömlek üzerindeki görünümü ise belidir.

    Kepeklenmenin sebepleri: Stres, hormon anormalikleri, yanlış beslenme, yanlış şampuan kulanma vb. faktörlerdir. Birleşiminde izopropilalkol içeren şampuan, jöle (stiling) ve saç sprayleri baş derisini kurutur. Böylece deri hücreleri aşırı çoğalır ve kepek oluşur.

    Kepek ve mantarlar:
    Baş derisinin kepeklenmesi mantarlar için, özeliklede maya mantarları için ideal bir beslenme alanı oluşturur. Mantarların derinin üst tabakasına yerleşmesi iltihaplanmaya sebep olur ve buda kaşıntıya, kaşıntıda mantarlar daha geniş bir alana yayılır. Mantarların yayılması stres, alkol kulanımı, beyaz unlu ve şekerli besinler nedeniyle immün sistemi zayıflar. Böylece mikroplarla mücadele zorlaşır.

    Kepeğe karşı kulanılan şampuanlar:
    Kepeğe karşı sürekli antikepek şampunı kulanmak iyi değildir, çünkü antikepek şampunı mantar ve bakterileri öldürücü özel bir antiseptik (mikropları öldürücü) içerir. Bu ise zamanla baş derisini tahrişeder. Antikepek şampuanları kepeği önlemez, sadece kaşıntıyı hafifletir. Öko-testin Almanyada yaptığı araştırmalarda bu tür şampuanların 30?a varan zararlı madde içerdikleri tesbitedilmiştir. Bu nedenle en ideali Gökçek İksiri,Aloe Vera, Noni, ısırganotu, akhuş, biberiye ve jojoba gibi şifalı bitkilerden eldeedilen şampuanlar kulanılmalıdır. Antikepek şampuanları en fazla 4 hafta kulanılmalıdır, şayet herhangi bir düzelme görülmzse o zaman doktora görünmek gerekir. Kafa derisi tahriş olmuşsa, uzun süre bebek şampuanı kulanmak iyi gelir.

    Kepeğe karşı tetbirler:
    1-) Saçları sıcak yıkama ve kurutma iyi değildir.
    2-) Baş derisini kurutucu şampuan kulanılmamalıdır.
    3-) Baş derisini sıcak şekilde tutacak şapka ve terlik kulanılmamalıdır.
    4-) Çok sert taranmamalı
    5-) Yağlı besinlerden uzak durulmalı
    6-) Tarak veya fırçayı hergün yıkamak gerekir.
    7-) Siyah çay ve kahve yerine şifalı bitki çayları içilmelidir.

    Saçların aklaşması:
    Saçların beyazlaşmasının sebebi melanin üretiminin yavaşlaması sonucu ortaya çıkar. Melaninin azalması nedeniyle pigman oluşmaz. Pigman renk verici maddedir. Melaninin azalması ile pigman yerine hava kesecikleri (oksijen kesesi) oluşur, böylece saçlar beyazlaşır. Melanin azalmasının sebebi ise vitamin-B kompleksinden biri veya bir kaçının azalması veya yetersizliği nedeniyle olur. B-Vitamini yetersizliğinin sebebi ise stres, depresyon, sinirlilik ve benzeri psikolojik rahatsızlıklar, beyaz un mamüleri, aşırı şekerli besinler ve aşırı hayvansal besinleri sayabiliriz. Hayvansal besinler yağlanmaya neden olur ve buda vitaminlerin absorbesini zorlaştırır. B-Vitamin yetersizliği önlenirse saçların beyazlaşmasıda yavaşlıyabilir. Bazı iş adamları ve kadınları işlerine aşırı konsentre olduklarından yani stresli yaşadıklarından saçların beyazlaşması doğaldır.

    Perma:
    Perma çok çeşitli şekillerde yapılmakta ve ayrıca çokta bakım gerektirmektedir. Perma saçın iç yapısını bozar ve yeni bir yapı oluşmasına sebep olur. Saçlar sağlam bağlanmaz ve iyi bakılmzsa kırılgan ve küt bir şekil alır. Bu nedenle permayı yapan kişinin bilgi ve becerisi çok önemlidir. Uzaman olmayan kişiler tarafından yapıln perma saçların kırılgan olmasına vede uclarının çatallaşarak ayrılmasına sebep olur. Perma ve saç boyama aynı gün yapılması uygun değildir. Perma ile boyama arasında bir haftalık bir zaman olması daha uygundur.

    Perma bakımı:
    1-) Saçları yıkadıktan sonra bakımı yapılır.
    2-) Saçların haftada bir kür bakımı yapılmalı
    3-) Doğru şampuan seçilmesi gerekir.
    4-) Saçlar yıkandıktan sonra fırça ile taranmalı veya büyük dişli tarakla taranmalıdır.
    5-) Saçları kuruturken veya kıvırırken aşırı sıcak iyi gelmez, bunun yerine hafif doğal jöle sürülebilir.

    Saçın pulsu dış yüzeyi:
    Saçların dış yüzeyi köknar veya çam kozalağının dışındaki pullar gibi pullardan oluşur. Yani her kılın dış yüzeyi pulpul tabakalardan oluşur ve kılın içini örter ve korur. Aşırı sıcaklar, aşırı sıcak kurulama, kimyasal ilaçlar kulanma, perma ve boyama gibi etkenlerden dolayı saçın dış yüzeyini oluşturan pulsu tabaka tahrip olur. Böylece saçlar parlaklığını kaybeder ve krılgan bir hal alır. Özeliklede yaz aylarında güneş ve deniz suyuna karşı korunmak gerekir. Saçlara sürülen jöle veya saç spray ile yatılmamalı, çünkü gece saçlar kırılabilir. Akşamları saçlardaki jöle veya spray taranmalı veya yıkanmalıdır.

    Saç bakımı:
    1-) Düzensiz saçlara:
    Aloe vera şampoanı saçları besler. Karmaşık ve düzensiz saçlar için hamamelis suyu iyi gelir. Hamamelisin birleşimindeki flavonitler, taninler ve acı maddeler baş derisinin gözeneklerini büzerek, fazla yağ ve kepek üretimini önler. Akhuş ekstraktıda aynı şekilde etkilidir. Bu nedenle 20 ml akhuş ekstraktı, 100 ml hamamelis suyu ile karıştırıldıktan sonra buna 8-10 damla oğulotu ekstresi katılır. Bu iksir püskürtmeli bir şişeye konur ve 3 hafta süreyle sabah ve akşamları bu iksirle saçlar ovalanır. İksirin bozulmaması için buzdolabında kalması gerekir.

    2-) Tahriş olan saçlara:
    Aloe vera şampoanı saçları korur. Sürekli değişik şampuanlar, spayler, jöle kulanma, yanlış beslenme veya bakımsızlık nedeniyle baş derisi kaşınır ve iltihaplanır. Atkuyruğuotundan 100 gram ve 15 gram kekik 500 ml kaynar suda haşlanır. Çay soğuduktan sonra süzülür ve buna 2 yemek kaşığı sirke ilave edilir. Saçlar yıkandıktan sonra bu iksirden saçlara sürülür ve saçlar ovalandıktan sonra taranır. İksirin bozulmaması için buzdolabında kalması gerekir. Kekik dezenfekte edici eterik yağlar içerir. Atkuyruğuotu ise yüksek oranda silisik asit içerir. Silisik asit başın derisindeki kandolaşımını artırır ve deri gözenekleri büzülür.

    3-) Kepeğe karşı:
    Aloe vera şampoanı kepekleri yokeder. Baş derisi aşırı hızlı bölünerek çoğalma nedeniyle kepek oluşur. Bunu normale döndürmek için deri gözeneklerini büzücü sirke (elma-, veya üzüm sirkesi) ve kandolaşımını artırıcı biberiye eteryağı kulanılır. Bir şişe sirkenin içine 1-2 dal biberiye konur ve bir hafta bekledikten sonra kulanılır. Saçları yıkadıktan sonra biberiyeli sirke ile saçlar ovalanır. Biberiye bulunamazsa, 10-15 damla biberiye yağı 200 ml sirkeye katılır ve çalkalandıktan sonra bundan 2-3 yemek kaşığı önceden yıkanmış saçlara sürülür ve ovalanır. Kepeğe karşı ısırgan, akhuş veya biberiye şampuanları kulanılmalıdır.

    4-) Yağlı saçlara:
    Aloe vera şampoanı yağları yokeder. Yeşil çay saçların nemini ayarlayıcıdır ve limon ise saçlardaki yağları yokedicidir. Bir yemek kaşığı yeşil çay demliğe konur ve üzerine 150 ml kaynarsu ilave edildikten sonra 10 dakika beklenir ve süzülür. Deme 50 ml limonsuyu katılır ve bu karışımla saçlar yıkanır. Saçlar başka şampuan veya sabunla yıkanmaz, öylece kurutulur. Buna haftada iki defa 3 hafta devamedilir.

    5-) Kuru saçlara:
    Aloe vera şampoanı saçları besleyicidir. Zeytinyağı, bademyağı ve jojobayağın?dan (veya hintyağı) 30?ar gram karıştırılır. Akşamaları saçlar bu yağdan 1-2 yemek kaşığı alınarak ovalanır ve sabahları saçlar yıkanır. Buna haftada iki defa 3-4 hafta devamedilir. Saçlarda yumşama görülürse yeniden tekrarlamaya gerek yoktur. Şayet saçların kuruluğu devam ediyorsa iki hafta bekledikten sonra aynı kür tekrarlanır.

    Saç kıran genelikle mide ve bağırsakların da problem olanlarda görülmektedir. Her ne kadar stres nedeniyle bağışıklık sistemi zayıflamakta ve bu nednele saçkıran olmakta ise de, eğer bağırsak florası optimal olsa bu problemi hemen düzelir. Fakat bağırsaklardaki mantar veya mideki bakteri vücudun vitamin, mineral,enzim vs alımını engeller. Bu nedenle Gökçek İksir bağışıklık sistemini güçlendirken, Gökçek Tonikte mide ve bağırsakları mikroplardan arındırır. Yani ikisini kulanmakta fayda vardır. Tedavi sürcini kısalmak ve kısa sürede iyileşmek için Gökçek İksir ve Gökçek Tonik kulanılmalıdır. Beni Ukranyadan arıyan Ahmet bey saçkıran olduğunu ve doktorunun buna bağırsakalrındaki mantarın sebp olduğunu söylemiş. Evet bu alanda ilk defa bir doktor doğru teşhiste bulunmuş. Kendisine teşekkür ederiz.

    Her türlü saç problemi bağırsakalrı tedavi edince düzelir, çünkü bağırsakalar besinlerdeki vitaminleri, mineraller, aminoasitler, glukozları vs besleyici maddeleri yeterince alır ve kulanabilirse saç problemi olmaz. Bunun içinde bağırsak florası çok çok önmelidir. Buda sarımsak, ZYEpreparatları,
    Gökçek Tonik veya Gökçek iksiri ile tedavi edilebilir.


    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    Konu igokcek tarafından (08-20-2009 Saat 10:51 ) değiştirilmiştir.

  9. #19
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.457

    Standart

    Von: musa ............
    An: gokcekaktar@hotmail.com
    Gesendet: Mittwoch, 14. Februar 2007 16:31
    Betreff: mantar..

    Sayın İbrahim bey..
    ekyeki fotoda gönderdigim gibi 2 sene önce yogun stres yaşadım.Önce saç derilerimde kırmızı kırmızı benek noktalar çıktı hemen doktora gittim egzama dedi bluecap türü şampuan verdi hiç bir işe yaramadıgı gibi saçlarımı da götürdü daha sonra başka bir doktora gittim dogru teşhis koydu trikofiton verrucosum cinsi bir mantar çok dayanıklı itraspor türü mantar ilaçları verdi 3 aydır tedavi görüyorum fakat saçlarımın yerine gelmesi için bir faydası olacak gibi gözükmüyor.Bu arada mantar da yok olacaga benzemiyor arka taraflarda da saç dökülmesi pul pul şeklinde ...
    Musa bey
    Mide ve Bağırsaklarınızda problem var mı bunu bilmem gerek diyeceksiniz ki ne ilgisi var. Yediğiniz besinleri bu organalar değerlendirir. Şayet sindirim sisteminizde problem varsa vücudunuzun ihtiyacı olan vitamin ve mineral karşılanmaz ve problem büyür. Her türlü deri hastalıkları ve mantarın sebebi bağırsak ve midededeki problemlere dayanır. Derideki mantarı bağırsaakları tedavi ederek önlemek mümkündür.

  10. #20
    admin Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    208

    Standart

    Alıntı çikoo Nickli Üyeden Alıntı
    --------------------------------------------------------------------------------

    ibrahim bey merhaba,
    Eşimin saçları hem çok ince telli , hem de seyrek. aynı zamanda dökülmede var. Saç telini kalınlaştırmada veya saç çıkarmada kullanılan bir tedavi yöntemi var mı? Bu ne şekilde mümkün ?Teşekkürler.
    Saç dökülmesinin en önemli faktörü saçları besleyen hücrelerin, yani saç kökününm yeterince vitamin, mineral vs besleyici madde alamaması veya hormon anormalikleridir. Damarları Gökçek İksiri temizler ve hormon anormaliklerine karşı biotin hapı iyi gelir. Kimyasal ilçalar özeliklede antibiyotikler nedeniyle bağırsak florası bozulmuş ve faydalı bakteriler azalıp zararlı bakteri ve mantarlar yerleşmişse Gökçek Tonikte gerekir.Slm
    Konu igokcek tarafından (06-23-2008 Saat 08:40 ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 33
    Son Mesaj : 04-16-2012, 07:27
  2. Cevaplar: 23
    Son Mesaj : 10-03-2011, 08:27
  3. SAÇ dökülmesi
    By zehraaaaaa in forum Saç Dökülmesi
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj : 10-15-2010, 08:36
  4. Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 10-30-2009, 12:50
  5. Kıl Dökülmesi
    By Serdar in forum SORULAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 04-15-2007, 20:56

Visitors found this page by searching for:

saç incelmesinin nedenleri

saçkıran iğnesisakal kıran tedavisidişi saçkıransaçkırandermovate saçkıransaçkıran geçermisaçkıran için duasaçkıran duasıdermovate saç losyonusac incelmesisaçkıran yayılırmısaç incelmesiSAÇKIRANDAN KURTULDUMsaç diplerinde kanamadermovate saç losyonu nasıl kullanılırdermovate losyondermovate saç kırandermovate saç losyonu kullanımıSAÇ İNCELMESİNE ÇÖZÜMkanlı iltihaplı saçkırannefrotik sendromsaç diplerinin kanamasısaçkıran yayılır mısaçkıran kortizon iğnesi

Bu Konu için Etiketler

adet anormalikleri, aft, agiz mantarı, ağız kokusu, ağrılar, ahmet maranki, akne, alerji, als hastalığı, anemi, antibiyotikler, artrit, artroz, asidoz, asit, astım, bağırsak florası, bağırsak mantarı, baş dönmesi, baz, beyin, bitkisel ilaç romatizma, böbrek yetmezliği, bronşit, candida albicans, cemre aromatik bitki suları, cemre iksir, cemre tonik, cinsel isteksizlik, damar açıcı, damar hastalıkları, damar sertliği, depresyon, diabet, dr. mustafa eraslan, ekzem, enfeksiyon, epididimit, erken boşalma, faranjit, felç, fibromiyalji, fitül, forzaman, gastrit, genital herpes genital siğil, glukom, gokcek iksiri, göz kanaması, grip, hamilelik, hematom, hepatit b c, himalaya tuzu, hipofiz bezesi, horlama, http://www.gokcekiksir.com/bagirsak-florasi.htm, ibrahim gökçek, immün, ingiliz tuzu, ishal, iştahsızlık, kabızlık, kalıp, kalp damar ilaçı, kanser, kas hastası, kıkırdak, kırmızı reishi, kısırlık, kibarlı, kibarlı pazarlama, kibarlı sağlık ürünler, kireçlenme, kolit, kolseterol, kron, kronik ürtiker, kulak çınlaması, kurdeşen, liken plsanus, lipid, lipom, meditasyon, menire hastalığı, menisküs, mide, multiple skleroz, nodül, obezit, orşit, ozon yağı, ödem, ömer çoşkun, panax, pankreas, peynir, prostat, prostatit, rahim, reflü, reishi mantarı, retina, saç kıran, safra, sarkiodoz, sedef, siğil, sistit, sivilce, siyatik, skleroderma, sle, spastik kolon, sperm, şişmanlık, tansiyon, terleme, testitis, tiroid, trigliserid, tromboz, ülser, ülseratif kolit, vajina akıntısı, varikosel, variz, venöz yetmezliği, verem, virüsler, vitamin b6 b12, vitiligo, yağ bezi, yumurtalık kisti, zona

Etiket Bulutu.

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi | bitkisel tedavi | şifalı bitkiler | tedavi yöntemleri | hemoroid | himalaya tuzu
zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı, mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, vitiligo, beyaz leke hastalığı, cinsel bozukluklar, cinsel isteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık, kısa ilişki, ereksiyon, ülseratif kolit, kalınbağırsak ülseri, böbrek iltihaplanması, nefrit, kurdeşen, kronik ürtiker, anjiyödem, dabaz, kaşınıtlı, kabarcıklı, deri hastalığı, irritabl bağırsak sendromu (İBS), kalın bağırsak hasaslaşması, kolon hasaslaşması, yüksek tansiyon, variz, varikosis, varicose, gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü, mide yanması, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84