Sütle ilgili internette bir gezinti yaptım, belki faydası olur diye buraya koyuyorum.
UHT sisteminde süte yüksek sıcaklık uygulanır, böylece hem zararlı mikroplar ölür ama hem yararlı mikroorganizmalar ölür, vitamin, mineral ve protein kaybı oldukça fazladır. Bu sütler bağırsaklarda çamurumsu bir kıvamda kalıntı oluşturuyor, deniliyor. Uht kesinlikle tavsiye edilmiyor. Sadece kalsiyum almış olursunuz, kalsiyum için lahana yiyin daha iyi, deniliyor.

Pastörize sütler daha düşük sıcaklıkta üretilir, içindeki zararlı mikroplar öldürülür, en az vitamin, mineral, protein kaybı ile üretilirmiş.

Açık sütler, içinde çok çeşitli zararlı mikrop bulunabilir, güvenemezsiniz deniliyor. Açık süt alıp kaynatır içerseniz, kaynatma işlemi tüm vitamin, minerali parçaladığı söyleniyor.
Türkiye şartlarında en iyisi pastörize sütün içilmesi tavsiye ediliyor...

İşin ilginç tarafı teknoloji gelişmeden önce, ne UHT ne de pastörizasyon vardı, o zaman insanlar çiğ süt içerlerdi. En sağlıklısı çiğ süt içmek (kaynatmadan) ama işte ona da şu anda güvenemiyoruz maalesef.
O zaman süt içmek isteyenler ne yapsın?
Ya en az vitamin ve mineral kaybı olan pastörize sütü tercih edeceğiz ya da sütü süt olarak değil, mayalanmış olarak yoğurt, kefir olarak kullanın. Böylece olunca kaynatmaktan dolayı kaybedilen vitamin, mineral ve enzimlerin bir kısmı geri kazanılır.
Yoğurtta bulunan 2 adet probiyotik bakterinin yanı sıra kefirde 250 ye yakın yararlı mikroorganizma bulunmaktadır. Pro ve pre biyotik bakterilerin bir arada bulunduğu kefir doğru ve düzenli bir barsak aktivitesi için son derece önemlidir. Yapılan araştırmalar düzenli kefir kullanımının kolon kanserini büyük ölçüde önlediğini, kansere yakalanmış kişilerde ise bazı tedaviler sırasında görülen mide bulantısı gibi şikayetlerin kefir kullanımı ile ortadan kalktığını göstermiştir. Günde bir bardak (mümkünse evde kendinizin hazırladığı) kefir tüketmek çok faydalı gözükmektedir. Probiyotik bakterilerin çokluğu barsaklarımızın daha iyi işlem görmesini sağlamaktadır.

Çiğ lahana; herhangi bir miktar pastörize süt, yoğurt, çiftlik peyniri veya doğal niteliği bozulmuş diğer süt ürünlerinden daha fazla kalsiyum sağlar.

Doğulular ve Afrikalılar geleneksel olarak, müshil amaçlı kullanımı hariç sütten uzak durmuşlardır. Ama batı dünyasında insanlara hayatları boyunca her gün süt içmeleri söylenir.

1930'larda Dr. Francis M. Pottenger, pastörize ve çiğ sütle beslenmenin 900 kedi üzerindeki etkilerine ilişkin 10 yıllık bir çalışma yürüttü. Bir grup yalnızca çiğ süt alırken, diğer grup aynı kaynaktan alınan pastörize sütle beslendi.
Çiğ süt içen grup kuvvet bularak büyüdü, hayatı boyunca sağlıklı, aktif ve canlı kaldı ama pastörize sütle beslenen grup kısa süre sonra durgun, sersem ve normalde insanlarla ilişkilendirilen kalp krizi, böbrek yetmezliği, tiroit bozukluğu, solunum rahatsızlıkları, diş kaybı, kemik zayıflığı, karaciğer iltihabı gibi kronik yozlaştırıcı rahatsızlıklara karşı savunmasız hâle geldi.
Ama Dr. Pottenger'in en çok dikkatini çeken ikinci ve üçüncü nesillere olanlardı.
Pastörize sütle beslenen grubun yavrularının hepsi pastörize sütten kalsiyum emiliminin olmadığını gösteren zayıf ve küçük dişler, kalsiyum eksikliğinin açık ifadesi olan güçsüz kemiklerle doğdular. Çiğ sütle beslenen grubun yavruları ebeveynleri gibi sağlıklı kaldı.
Pastörize sütle beslenen grubun üçüncü kuşak yavrularının birçoğu ölü doğarken,
kurtulanlar ise kısırdılar ve üreyemiyorlardı. Çiğ sütle beslenen grup soyunu
sürdürürken, pastörize sütle beslenen grupta dördüncü nesil olmadığı için deney bitmek durumunda kaldı.

Diğer bir araştırma da, kendi annelerinden alınan pastörize sütle beslenen buzağıların genellikle 6 hafta içinde öldüğü gerçeğidir. Özellikle ticari süt endüstrisi bu gerçeği görmezden gelir.

Şişeyle beslenen bebeklerin yaşadığı karın ağrısı, pişik, solunum rahatsızlıkları, gaz ve diğer rahatsızlıkların da gösterdiği gibi çocuklar bile bu konuda sıkıntı çeker. Enzimlerin eksikliğinin ve hayâtî proteinlerin değişmesinin, sütteki kalsiyumu ve mineral elementleri erittiği de kuşku götürmez. Bebekler, sütten kesilene kadar anne sütüyle beslenmelidir.

Kaynaklar: Dr. Francis M. Pottenger , Diet Detox, Fasting, Colon Cleansing, Body Detox, Detoxification -Food & dieting - The science of food combining , Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Ahmet Aydın, Samanyolu Haber