Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Toplam 22 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Venöz yetmezliği, Kronik Venöz yetmezliği, Toplardamar kapak hastalığı,

  1. #11
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.893

    Standart

    Kronik Venöz Yetmezlik

    Özet:
    Venöz yetmezlikte temelde olan olay toplardamarlar içinde kan basıncının artmasıdır. Toplardamar kapak hastalığı kronik venöz yetmezliğin en önde gelen nedenleri arasındadır. Diğer bir neden ise toplardamarlar içinde pıhtı oluşup (derin ven trombozu) damarların tıkanması yada kapakçıklarının bozulmasıdır. Kronik venöz yetmezlik şikayetlerin dinlenmesi ve muayene ile teşhis edilebilen hastalıklar arasındadır. Eğer kronik venöz yezmezliğin nedeni tam olarak belirlenebilmiş ise kalıcı ve kesin tedavi mümkün olabilir.
    Daha fazla bilgi:
    Normalde toplardamarlar bacaklardaki oksijeni azalmış olan kanı kalbe getiren damarlardır. Ayakta dururken kanın bacaklardan kalbe pompalanması baldır ve ayaktaki adaleler aracılığı ile gerçekleşir.

    Yaş ilerlediğinde yada çeşitli hastalıkların etkisi ile toplar damarlar zayıflar. Toplar damarlar zayıflayıp gevşedikçe kanı kalbe gönderme görevi bozulmaya ve kan bacaklarda birikmeye başlar. Bir süre sonra bacaklarda varisler, şişme ve deri değişiklikleri görülmeye başlar. Yıllarca süren bu olay kronik (süreğen) venöz (toplardamar) yetmezliği olarak adlandırılır.
    Bacaklarda kirli kanı (oksijeni kullanılmış olan) getiren ve birbiri ile bağlantılı yüzeyel ve derin (adalelerin içinde atar damarlara paralele giden) olmak üzere iki toplardamar sistemi bulunur. Ayakta dururken toplardamarlar içinde kanın yerçekiminin etkisi ile aşağılara yani ayaklara geri akma eğilimindedir. Ancak toplardamarların içinde sadece bir yöne (kalp yönü) açılan kapaklar bu geri akışa engel olurlar. Bu sayede yürürken kan baldırdaki adale pompası ile yukarı doğru fırlatılan kan, toplardamarların kapakları ile yukarda tutulup aşağı geri akmaları engellenir.
    Ancak toplardamarlardaki kapaklar bozulduğunda kan tutulamayıp aşağı doğru akmaya ve böylece ayaklarda kanın sürekli birikmesine ve sonuçta da kronik venöz yetmezliğe neden olur. Bu şekilde toplardamar kapak hastalığı kronik venöz yetmezliğin en önde gelen nedenleri arasındadır. Diğer bir neden ise toplardamarlar içinde pıhtı oluşup (derin ven trombozu) damarların tıkanması yada kapakçıklarının bozulmasıdır.

    Belirtiler:
    Kronik venöz yetmezlikte başlıca görülen belirti ve şikayetler şunlardır:


    • Varisler,
    • Bacaklarda ve ayaklarda şişme,
    • Özellikle ayak bileklerinin iç yüzünde yaralar,
    • Derinin koyulaşması, kalınlaşması

    Nedenleri:
    Venöz yetmezlikte temelde olan olay toplardamarlar içinde kan basıncının artmasıdır. Bu genel olarak derin ven trombozu gibi bacak toplardamarlarda pıhtının oluşması sonucu kapakların bozulması yada kan akımının engellemesi yada toplardamarlarda kapakların çeşitli nedenlerle işlevlerini kaybetmeleri sonucunda gelişir. Venöz yetmezlik gelişimine altyapı hazırlayan başlıca risk faktörleri:


    • Ailede ve akrabalarda venöz yetmezlik
    • Geçirilmiş derin ven trombozu yada flebit
    • Şişmanlık
    • Gebelik
    • Tembel yaşam şekli,
    • Sigara
    • Uzun süre ayakta durmayı yada oturmayı gerektiren işler,
    • Yaşlılık
    • Kadın cinsi

    Tanı:
    Kronik venöz yetmezlik şikayetlerin dinlenmesi ve muayene ile teşhis edilebilen hastalıklar arasındadır. Ancak olayın nedeninin tam olarak bilinmesi tedaviyi planlamak açısından çok önemlidir. Bu nedenle tanı ve tedaviyi planlamada kullanılan başlıca testler şunlardır:


    • Dubleks yada renkli Doppler ultrasonografi,
    • Pletismografi,
    • Venografi (Damarların içerisine radyo-opak bir ilaç vererek röntgen çekilmesi)

    Tedavi:
    Tedaviden temel amaç kişinin yaşamını rahat sürdürecek bir şekilde şikayetlerin düzeltilmesidir.
    Eğer kronik venöz yezmezliğin nedeni tam olarak belirlenebilmiş ise kalıcı ve kesin tedavi mümkün olabilir.


    Kronik venöz yetmezlik yüzeyel toplardamarlardaki kapak hastalığından kaynaklanıyor ise bu damarlar ortadan kaldırılarak tedavi edilebilir. Damarları ortadan kaldırmada kullanılan yöntemler:

    • Skleroterapi: Hastalıklı damar içerisine damar duvarlarını birbirine yapıştıracak şekilde özel bir reaksiyon oluşturan ilaçların verilmesi,
    • Laser yada Radyofrekans yöntemleri ile damarın içerden tahrip edilmesi. Burada hastalıklı damarların içerisine ilerletilen özel bazı teller ile (kateter) laser yada radyofrekans enerjisi ile damarların içten dağlanmasıdır.
    • Cerrahi (stripping) yöntemi. Burada kasıktan ve ayak bileği veya diz hizasından ilerletilen bir tel ile damar çekilerek çıkarılır.


    Eğer venöz yetmezlik derin toplardamarlardaki tıkanıklık yada kapak hastalığından kaynaklanıyor ise genel olarak tedavideki başarı şansı düşüktür. Bu durumda eğer tıkanıklık var ise çeşitli cerrahi yöntemler ile kanı tıkalı bölümden atlatacak bypass yöntemleri uygulanır. Eğer sorun derin damarlardaki kapak hastalığı ise bu durumda kapakları onarmak yada sağlam bir yerden kapağın getirilerek bu bölgeye yerleştirilmesi mümkündür. Ancak hastaların ancak az bir bölümünde bu ameliyatları uygulamak mümkündür. Önemli bir grup hastada cerrahi yöntemlerin uygulanamayacağı kadar ileri düzeyde hastalık vardır.

    Bazen venöz yetmezliğin nedeni derin ve yüzeyel toplardamarlar arasında bağlantıyı sağlayan perforan venler ismi verilen özel bir damar grubunun yetmezliği olabilir. Bu durum çoğu kez diğer nedenlerle birlikte olmakla beraber özellikle bacakta ülserlerin olduğu durumda tedavi edilmesi gereklidir. En yaygın kullanılan yöntem SEPS adı verilen özel bir ameliyattır. Bu ameliyatta adele kılıfının altına bir kameraya bağlı boru yada tüpler ile girilerek (endoskopi) perforan damarlar görülerek bağlanır.


    İster ameliyat uygulansın isterse uygulanmasın hastaların hemen tamamında elastik kompresyon tedavisi kullanılır. Bu tedavide bacakların elastik bandajla sarılması veya varis çorabı gibi dışardan bası sağlayan yöntemlerle toplardamarlar dışardan desteklenir. Varis çorapları sabah yataktan kalmadan giyilir ve akşam yatınca çıkarılır. Birkaç ay içinde elastikiyetleri azalacağı için değiştirilmeleri gereklidir.
    Yaşam tarzındaki bazı değişiklikler:

    • Kronik venöz yetmezlikli hastaların hayatlarında bazı değişiklikleri yapmaları sıklıkla gerekmektedir.
    • Bacakların yükseğe kaldırılması: Oturmak yada düze yatmak yerine yatarken bacakları dizeler hafif bükük şekilde kalp düzeyinin üzerine kaldırılması bacaklardaki şişliği azaltabilir.



    • Ayakta durmak yada oturmak yerine yürümek ve otururken ayakların hareket ettirilmesi,



    • Varis çoraplarının düzenli bir şekilde giyilmesi


  2. #12
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.893

    Standart

    Kronik Venöz Yetmezlik

    Femoropopliteal derin ven trombozu geçiren hastaların çoğunluğunda değişen derecelerde postflebitik sendrom gelişebilir. Bununla birlikte kronik venöz yetmezlik (KVY) semptom ve bulguları bulunan hastaların %20-50’ sinde geçirilmiş DVT hikayesi bulunmaz.

    • Klasik fizik muayene bulguları:
    • Kronik endüre ayak bileği
    • Ayak bileği çevresinde koyu staz pigmentasyonu
    • Bazı hastalarda cilt ülserasyonu


    Postflebitik sendrom veya primer derin venöz yetmezliğin her ikisi de aktif olarak ayakta çalışan kişilerde zorluğa neden olabilir. Çünkü devamlı ayak üzerinde olmak, ağrı ve ödemi artırdığı gibi ülser iyileşmesini de geciktirir. Ancak uygun elastik bandaj uygulamaları, cilt bakımı ve bazı durumlarda cerrahi KVY’ li hastaların rahat bir şekilde hayatlarına devam ettirmelerine yardımcı olur. Postflebitik sendromun tedavisi patofizyolojisini anlamakla başlar. Tromboflebit derin venöz kapakçıklara zarar verir ve sıklıkla yetmezliğe neden olur. Muskulovenöz pompa bundan sonra hiçbir zaman yürüyüş sırasında venöz basınçları azaltamaz. Bunun sonucunda hastanın ayakta durduğu zamanlarda alt ekstremitelerde kronik venöz hipertansiyon gelişir. Bu yüksek venöz basınçlar kominikan venler aracılığıyla yüzeyel venlere iletilir. Staza neden olan kronik venöz hipertansiyonun cilt değişikliği ve ülserasyona hangi mekanizmalarla neden olduğu net olarak anlaşılmamıştır. Yakın zamanda yapılan çalışmalar lokal kapillerden sızan fibrinöz proteinler bu bölgeden fibrinoliz ile tam olarak uzaklaştırılamadığını göstermiştir. Bir liposkleroz gelişir ve yerel oksijen difüzyonu bozulur. Bunun sonucunda doku nekrozu ve cilt ülserasyonu gelişir. Eğer popliteal ven kapakçıkları iyi çalışıyorsa cilt ülserasyonu nadiren gelişir.
    Kronik iliyofemoral venöz obstrüksiyonu bulunan hastalarda istirahatteki venöz kapasitans artmıştır ve egzersiz sırasında kompanse edilemez. Bunun sonucunda uylukta ciddi ağrı ve gerilme hissi meydana gelir ve egzersizle artar (Venöz klaudikasyo). Kronik venöz obstrüksiyonu olan hastalarda, rekanalize yetmezlikli kapakları bulunan venleri olan hastalardan daha belirgin semptomlar bulunur. Şaşırtıcı bir şekilde başlangıç tromboz alanından bağımsız olarak, geçirilen alt ekstremite DVT’ dan 5-10 yıl sonra hastaların %80’ in de KVY semptomları gelişir.
    Önleme: Uygun elastik bandaj, bacak ağrısı ve şişlik şikayetlerini azaltabilir. Ayrıca rutin olarak elastik bacak desteği kullanan hastalarda cilt ülserasyonu da daha az gelişir. Etkili olması için elastik bacak desteğine ilaveten gün içinde bacak elevasyonu ve cilt bakımı da uygulanmalıdır.
    A. Postflebitik sendromda ambulatuar ayak bileği basınçları nadiren egzersizdekinden %20-30 daha düşük olur. Normalde ayak bileği venöz basınçları egzersizle %70 civarında düşer. En yüksek venöz basınçlar çoğu postflebitik değişikliklerin olduğu ayak bileğinde bulunur. Bu kronik venöz hipertansiyon elastik bandajla azaltılamaz. Bununla birlikte elastik bacak desteği yüksek venöz basınçların neden olduğu bacak ödemini kısmen de olsa azaltabilir. Yapılan çalışmalar ayak bileğinde postflebitik sendrom ödemini önlemek için en azından 30-40 mmHg basıncında bir bacak desteğinin sağlanması gerektiğini göstermiştir. Bu civarlardaki bir basınç desteği elastik bandaj veya varis çorabı ile sağlanabilir. En yaygın kullanılan çoraplar Jobst marka dereceli basınç ayarlı çoraplar, Futuro elastik çoraplar ve Sigvaris dereceli kompresyon çoraplarıdır. Genellikle bu basınç çoraplarının diz altına giyilmesi ve popliteal bölgeye kaydırılmaması önerilir. Bu çorapların sadece diz altına giyilmesini önermenin bazı nedenleri vardır.
    Birinci olarak postflebitik problemler genellikle basınçların en yüksek olduğu diz altı bölgelerde gelişirler. Akut DVT çözüldükten sonra uyluk ödemi nadiren görülür. İkincisi diz üstü varis çorapları popliteal bölgeyi sıkıştırır ve rahatsız eder. Bu çoraplar aşağı doğru kayarlarsa verdikleri rahatsızlık daha da artar. Üçüncüsü hastalar tüm bacağı saran ağır bir kompresyon çorabından hoşlanmazlar. Bu nedenle de bu tarz çorap kullanması önerilen hastaların çoğu bu çorapları sadece doktor kontrolüne giderken giymektedirler. Bununla birlikte vena cava oklüzyonu veya tüm bacakta ödemi bulunan hastalara ise tüm bacağı saran kompresyon çorapları giymeleri önerilir.
    Basınç çorabı giymesi gereken hastalara bu çorapları konforlu ve rahat kullanabilmeleri için bazı önerilerde bulunulması faydalı olur. Birincisi bu çoraplar sabah uyanır uyanmaz daha yataktan kalkılmadan bacaklar yukarıda giyilmelidir. Aksi takdirde çoraplar kontrol edemeden erken bacak şişmeleri görülür. Bunu uygulayabilmek için hastanın banyo veya duşunu gece yatmadan önce yapması gerekir. İkincisi bu çorapları bacak üzerinde kaydırmak zor olduğu için hastanın bu çoraplar için özel bir giydirme aracı kullanması gerekebilir. Bu nedenle hastalara bu çorapların altına diz altı seviyede ince naylon çorap giymeleri önerilir. Bazı markalar çoraplarla birlikte giyilmesini kolaylaştırmak için ipek kaydırıcılarda vermektedir. Bu kaydırıcı çorap giyildikten sonra çıkartılır. Bu çorapların hastaya mutlaka tam olarak rahat bir şekilde olması gerekir yoksa hastalar bu çorapları giymezler. Bu nedenle hastalar sık sık kontrole çağrılarak çorapların uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir. Genellikle bu kompresyon çorapları 6-12 haftada bir yenilenmelidir. B. Bacak elevasyonu ayak bileği ödemini azaltmada basit ve etkili bir yöntemdir. Postflebitik sendromlu hastalar gün içerisinde ayakta kalmaları gerektiği dönemlerde 2-4 saatte bir 10-15 dakika süreyle bacaklarını kalp seviyesinin üzerinde olacak şekilde eleve edip dinlendirmeleri gerekir. Bu öneri çalışan kişiler için pek pratik bir çözüm gibi görünmeyebilir. Bununla birlikte çoğu çalışanlara çalışma saatleri içerisinde mola süreleri verilmektedir. Bu zamanları bacakları dinlendirmek için kullanılabilir. Periyodik bacak elevasyonları çoğu hastalara iş sırasında oldukça kolaylık ve rahatlık sağlamaktadır. Doktor tarafından hastaya verilecek açıklayıcı bir raporda kişinin işvereni için de hastanın periyodik bacak elevasyonlarını anlaması açısından faydalı olacaktır.
    C. Cilt bakımı dermatit, lokal enfeksiyonlar ve ülserasyonların önlenmesi için önemlidir. Pul pul, kaşıntılı ayak veya ayak bileği cildi bir fungal enfeksiyonu düşündürür ve tedavi amacıyla topikal fungisitler kullanılabilir. Egzamatöz staz dermatiti ise topikal streoidli kremler kullanılarak tedavi edilebilir. Devamlı olarak ılık su ve alerjik olmayan sabunlarla ayakların yıkanması da faydalı olacaktır. Ayakları uzun süreli suya sokmak kuru cildi masere edebilir ve ayak şişmelerine neden olabilir.
    D. Tanısal değerlendirme. Postflebitik alt ekstremitenin anatomi ve hemodinamisi desendan venografi, duplex tarama, doppler sinyal analizi ve çeşitli tipte plestismografilerle değerlendirilebilir. İlk değerlendirmede kapak yetersizliğini araştırmak için Doppler inceleme; obstrüksiyonu değerlendirmek için de impedans plestismografisi kullanılır. Fotopletismografi noninvazif olarak ambulatuar venöz basınçları ve venöz doluş zamanını değerlendirmek için iyi bir yöntemdir. Günümüzde duplex USG derin ve yüzeyel venleri açıklık ve reflü yönünden değerlendirmek için mükemmel bir yöntem olmuştur.
    * Kaynak olarak değerli meslekdaşım ve arkadaşım Prof.Dr.Ufuk Demirkılıç 'ın yazılarından yararlanılmıştır.

  3. #13
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.893

    Standart


    Kronik venöz yetmezlik
    KVY, postflebitik sendrom)

    Kronik venöz yetmezlik (KVY), ayaklarda ve bacaklarda kanın göllenmesiyle sonuçlanacak şekilde bacak venlerinin yetersiz hale geldiği bacak damar hastalığının ilerlemiş evresidir. Bacak venlerinde bir tıkanıklık veya venlerdeki tek yönlü kapakçıklarda bir hasar olduğunda ortaya çıkar. Normal koşullar altında bu kapaklar kanın sadece geriye kalp yönünde akmasını sağlar. Yetersiz kapaklar ise bacaklardan kalbe doğru olan kanın yerçekiminin etkisiyle geriye kaçmasına ve alt tarafta göllenmesine yol açar.
    Kronik venöz yetmezlik nedenleri

    • Venlerdeki kan akımını tıkayan kan pıhtısı (venöz tromboz), iltihap (flebit) veya hasarlanmış kapaklar
    • Bacak yaralanması veya cerrahisi
    • Bacak venlerinde kapaklarda hasarlanmaya yol açacak şekilde basınç artışına yol açan obezite
    • Hareketsiz olarak uzun süre ayakta durma
    • Doğumsal genetik eksiklikler

    Dikkatli bir tedavi yapılmaz ise, KVY, bacak ülserlerine ilerleyebilir, bu durum uzun vadede KVY’li hastaların yüzde 25’inde meydana gelir.
    Bacak ülserleri, KVY’ne eşlik eden ciddi bir komplikasyondur. KVY’ne eşlik eden bacak ülserleri dış tarafta olabilirse de genellikle ayak bileği iç yüzünde lokalizedir. Ayağın ön yüzünde ve dizden daha yukarıda oluşmazlar.
    KVY’in belirti ve bulguları
    KVY sıklıkla derin ven trombozu nedeniyle ortaya çıkar.
    Belirtiler ve yatkınlaştırıcı faktörler şöyledir:

    • Bacaklarda veya ayak bileklerinde şişme (ödem)
    • Bacaklarda uzun süreli kaşıntı veya ağrı
    • Ayakta uzun süre durma ile alevlenen bacaklardaki dolgunluk hissi
    • Deri altı katmanlarının sertleşmesi (indürasyon)
    • Derinin kahverengi renk değişikliği, özellikle ayak bilekleri çevresinde
    • Derinin inflamasyonu (dermatit)
    • Varisler
    • Ayak bileklerinde veya daha üst seviyede ağrılı ülserasyonlar (bacak ülserleri, staz ülserleri)


    Sol tarafta kronik venöz yetmezlikte görülen deri renk değişikliklerini (kahverengi) görüyoruz. Sağda ise daha ileri safhada deri renk değişikliklerine ödem de eklenmiş (sol bacak).

    Kronik venöz yetmezliğin en kötü komplikasyonu olan ülser. Bu ülserler ciddi bakım gerektirir ve iyileşmesi zordur.
    Kronik venöz yetmezliği nasıl teşhis ederiz?
    Bir çok vakada, karakteristik şikayetlerin varlığı (örn. ayaklarda şişme, deri renk değişikliği ve yara gelişimi (ülserasyon) KVY tanısını kolayca koydurur. Aşağıdaki durumlar da tanıya yardımcı olabilir:

    • Hastanın ve ailesinde ven hastalığı bulunması
    • Fizik muayene. Venöz yetmezlikle ilişkili ülserlerin varlığı ve lokalizasyonu ilave herhangi bir teste gerek kalmadan tanıyı koymaya yeterli olabilir.
    • Dupleks ultrason: Venöz kan pıhtılarını tespit etmeye yönelik olarak yüksek frekanslı ses dalgalarını kullanan ağrısız bir testtir. Test ayrıca yetersiz venleri de gösterir.
    • Ayak bileği-kol indeksi (ABI): Bu test atardamarların kan basıncını koldaki kan basıncıyla karşılaştırır. Venöz hastalıklarla birlikte bulunabilen periferik arteryel hastalıkların taramasında kullanılır. Bu bilgi, tavsiye edilen tedaviyi değiştirebildiği için önemlidir.
    • Venogram: Venlere özel bir boyanın (kontrast madde) enjekte edilerek X ışınları yardımıyla filmlerinin çekilmesidir.

    KVY için tedavi seçenekleri

    • Cerrahi olmayan tedaviler:

    Bacakları yükseğe kaldırma: Bu, hastalar istirahat halindeyken bacaklardaki venöz basıncı azaltmaya yönelik önemli bir metoddur. Hastalar günde üç veya dört defa olmak üzere 30 dakikalığına bacaklarını kalp seviyesinden yukarıda tutmaları yararlıdır.
    Kompresyon çorapları (varis çorapları) giyme: Bunlar, ayak bileğinden maksimumla başlayıp yukarı gidildikçe giderek azalan oranda bacaklara sürekli bir basınç uygulayarak kan akımına yardımcı olmak üzere dizayn edilmişlerdir. Kompresyon terapisi, KVY tedavisinin önemli bir parçasını oluşturur. Diz üstü, diz altı, külotlu, parmak ucu açık olan vb. bir çok çeşit çorap bulunmaktadır. Çalışmalar göstermiştir ki, çorap giymek zor olduğu için, çoğu hasta giymeleri gereken süre kadar bu çorapları giymemektedir. Ancak önemli olan hastaların çorapları durum düzelinceye kadar giymeleri gerektiğidir. Çorapları giyme konusunda ciddi sorunları olan hastalar için uzmanlar fermuarlı veya velkrolu (cırt cırt bantlı) yeni çorapları tavsiye edebilirler.
    • İlaç tedavisi:

    Diüretikler (idrar söktürücüler): Bunlar genellikle bacak şişlikleri olan hastalarda kısa süreli kullanım içindir.
    Aspirin: Aspirin bacak ülserlerinin iyileşmesine yardım edebilir.

    Oral pentoksifilin: Bu, bazen bacak ülserlerinin iyileşmesine yardımcı olmak için kompresyon terapisi ile birlikte kullanılır. Ciddi KVY’i olan hastalarda, özellikle bacak ülserleri olanlarda uzmanlar cerrahiyi, muhtemelen kompresyon terapisi ile birlikte önerebilir.
    • Özellikle ciddi hastalığı olan hastalarda olmak üzere KVY’ni düzeltebilen cerrahi prosedürler şunları içerir:

    Venöz soyma ve bağlama (ligasyon)
    Angioskopik olarak valvüloplasti: Hasarlanmış venöz kapakların angiyoskop (venin iç yapısının video görüntülerini alan fiberoptik bir cihazdır) kullanılarak cerrahi tamiridir. Ancak bu işlem, bir çok merkezde yapılamıyor ve uzun süreli sonuçları bilinmiyor.
    Kapak oto transplantasyonu: Vücudun diğer bir bölgesinden alınan sağlıklı venin, hastalanmış venin bir parçasıyla değiştirmek üzere transplantasyonudur. Bir veya iki tane işlev gören kapağı içeren segmentin transplantasyonunu etkilenmiş bacaktaki dolaşımın yerine konması için yeterlidir. Ancak bu işlem de, bir çok merkezde yapılamıyor ve uzun süreli sonuçları bilinmiyor.
    Subfasiyal endoskopik perforatör cerrahi: Bu işlem bütününde dolaşımın devamlılığını sağlarken ülsere iyileşme şansı verir. Ancak bu işlem de yenidir fakat hızla kabul görmektedir. Çalışmalar, klasik yöntemlere göre bu yöntemle ülserlerin iyileşmesinin dört kat daha hızlı olduğunu göstermiştir.
    Bacak ülserleri olan hastalar için, iyileşmeyi hızlandırmaya yönelik olarak kompresyon terapisi ile birlikte ülserli bölgeye yeni bir insan derisi eşdeğeri greft kullanılabilir.
    KVY’i olan hastalar doktorlarının tavsiyelerini (örn. bacakları yüksekte tutma ve bandajlama) mutlaka uygulamalıdırlar. Aksi takdirde, bacak ülserleriyle ilgili tekrarlayan problemler, ven iltihabına (flebit) neden olabilir. Bazı hastalar için, hayat boyu antikoagülasyon (kan sulandırıcı) tedavi tavsiye edilebilir. Tedavisi zor olan venöz ülserli hastaların tedavilerinin planlanmasında multidisipliner ekipleri olan merkezler genellikle daha başarılıdırlar. Bu ekipler genellikle vasküler cerrahları, plastik cerrahları ve fizik tedavi ile yakın koordinasyonu içerir. Vasküler cerrahlar altta yatan venöz patolojiyi düzeltmek için çalışırlar. Plastik cerrahlar, yara bakımı ve rekonstrüksiyonunu üstlenir, fizik tedavi ise masaj teknikleri ve sofistike bandaj ve uygulamalar ile şişliği azaltırlar.

  4. #14
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.945

    Standart


  5. #15
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.945

    Standart

    Alıntı alikara Nickli Üyeden Alıntı
    Merhaba,
    Sol ayağımda topuk kısmında şişme oluyor, bazen şişme daha da artarak ayak yüzeyinde de şişkinlik oluşturuyor. Doktora gittim ve kronik venöz yetmezlik teşhisi kondu. Venoruton isimli bir ilaca başladım, aspirin ile birlikte.Sizden ricam bu konu ile ilgili doğal bir tedavi yönteminiz veya ürününüz var mıdır bunu öğrenmek. Ameliyatsız bu rahatsızlığı geçirebilir miyim? Konu ile ilgili olarak Sn. Gökçek'in bir videosunda at kestanesinden bahsediliyor.
    Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkürler.
    Atkestanesi FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, damar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

  6. #16
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.945

    Standart

    Alıntı mustafa.h Nickli Üyeden Alıntı
    bacaklarımda varis ve venöz yetmezlik var.tedavi konusunda yardımcı olabilirmisiniz.
    ATKESTANESİ FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, DAMAR çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

  7. #17
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.945

    Standart


  8. #18
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.945

    Standart


  9. #19
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.945

    Standart


  10. #20
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.945

    Standart


Benzer Konular

  1. Cevaplar: 8
    Son Mesaj : 01-24-2014, 15:17
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-10-2012, 09:53
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05-21-2012, 11:01
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 01-02-2012, 10:55
  5. Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 08-21-2010, 07:46

Visitors found this page by searching for:

venöz yetmezliği bitkisel tedavisi

venöz yetmezlik bitkisel tedavi

venöz yetmezliği bitkisel tedavi

venöz yetmezlik bitkisel tedavisi

VENÖZ YETMEZLİĞİNE BİTKİSEL ÇÖZÜM

venöz yetmezliğivenös hastalığıvenöz yetmezlikkronik venöz yetmezlik bitkisel tedavivenöz yetersizliğivenös kronik venöz yetersizliğikronik venöz yetmezlik tedavisiderin venöz yetmezlik bitkisel tedavivenöz yetmezliği için bitkisel tedavi venöz yetmezliği nedirvenöz bitkisel tedavikronik venöz yetmezlikvenöz yetmezliği ameliyatı izlevenöz yetersizlikvenös yetmezliğikronik venöz yetmezliği tedavisivenöz yetmezlik hakkındaki tüm sorularvenöz yetmezliğine bitkisel tedaviVENÖZ YETMEZLİKTE BİTKİSEL TEDAVİ

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169