Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 11 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: yüzün aşırı yağlanması, Yüz ve saç derisinde aşırı yağlanma Yüz Yağlanması‎ - Yüzde

  1. #1
    ysn_t Çevrimd??? Banned
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesajlar
    1

    Standart yüzün aşırı yağlanması, Yüz ve saç derisinde aşırı yağlanma Yüz Yağlanması‎ - Yüzde

    yüzümü temiz tutmama rağmen aşırı yağlanıyor yüzüm parlıyor bu hiç hoşuma gitmıyor çozumu varmı

  2. #2
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.867

    Standart

    Alıntı ysn_t Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yüzümü temiz tutmama rağmen aşırı yağlanıyor yüzüm parlıyor bu hiç hoşuma gitmıyor çozumu varmı
    Bağırsaklarda mantar varsa yağlanma olur, Gökçek Tonik, Gökçek İksir ve kolesterol çayı gerekir.Kara Halile Forte, Kordisep Forte, Gökçek Tonik ve Gökçek İksir, Kolit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

  3. #3
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.867

    Standart




    Mantarlar, mycosis, mikozis, mikoz, yukarıdaki iki resim maya mantarı candida albicansa ve alttaki resim küf mantarına aittir

    Mantar ormanda yetişen zehirli veya zehirsiz, yenen veya yenmeyen mantarlar alka gelmemelidir. Bizim burada anlatmaya çalıştığımız mantar virüsler, bakteriler ve parazitler kadar tehlikeli ve hatta bazen dahada tehlikeli olan deri, nefesyolları, ve bağırsak mantarlarından bahsedeceğiz.





    Mantarlar önce eksojenik (harici) ve endojenik (dahili) mantarlar olmak üzere iki gruba ayırılır. Eksojenik mantarlar deri, tırnak ve ayak mantarları diye üç grupta incelenir. Endojenik mantarlar iki grupta incelenir ve bunlar küf mantarları (aspergillus, ?) vede maya mantarı candida albicans, ?) Küf mantarı olmadan maya mantarı yaşıyamaz. Küf mantarı ve maya mantarlarının vücuda yerlaşmesi bağırsak florasının tahribatına nedeniyledir.

    Son yıllarda Almanyada sürekli candida albicansın ne kadar tehlikeli olduğundan bahsediliyor, fakat bu mantarın neden bu kadar çok yayılabildiği ve nasıl olupta bir çok hastalığa sebep olduğu konusunda pek birşey yazılmıyor. İşte burada bu konu matarların yayılmasına antibiyotitik ilaçlar (bakterileri öldürürcü) ve antimikozit (mantarları yokedici) ilaçlar ve kortizonlu ilaçlar en önemli etkenler olduğunu göreceğiz.

    Küf mantarı hem faydalı hende zararlıdır.
    a-) Faydaları:
    1-) Tabiattaki artık maddeleri çürütür ve toprağa dönüştürür.
    2-) Hayvan ve bitli artıkları ve ölüsünü vede insanın artılkarını toprağa dönüştürtür.
    3-) İmalat sanayinde üretim aracı olarak kulanılır.
    4-) Vitamiler, enzimler ve antibiyotikler üretümünde kulanılır.

    b-) Zararları:
    1-) Odun, tekstil, kağıt ve besinleri tahripederek milyarlarca zarara sebep olur.
    2-) Bitki hastalıklarının baş sorumlusu olup, meyve ve sebzeleri tahripeder ve milyarlarca zarara sebep olur.
    3-) İnsan ve hayvanlarda enfeksiyon ve allerji başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olur.
    4-) Küf mantarlarının üretikleri zehirler (mikotoksinler) kanser başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olurlar.

    Mantar türleri:
    Mantarlar likenlerle birlikte yaşarlar. Likenler fotosentezle karbonhidratları üretirler ve mantarlarda su ve mineralleri likenlere sunarlar. Böylece problemsiz birlikte yaşarlar. Antibiyotik ilaçların %25?inin küf mantarından eldeedilir. Bunedenle antibiyotik ilaçlar küf mantarlarının gelişmesi ve yayılması için ideal ortam oluştururlar.
    a-) Maya mantarları: Candida albicans ve kryptokokken en önemlileridir.
    b-) Küf mantarları: Aspergillus türleri, penicillum, mucor, botrytis, fusarium, alternaria ve cladosporium türleri en önemlileridir.

    Mantarların yayılışı:
    1-) Besinlerle küf mantarları yayılır.
    2-) Kimyasal ilaçlar küf mantarlarının yayılmasına sebep olurlar, örneğin penisillin küf mantarından eldeedilmiştir.
    3-) Ağır metaller: Bakır ve civa gibi küf mantarlarının yayılmasına sebep olur örneğin eskiden bakır kaplarla yenen yemeklerden dolatı sıksık zehirlenmeler olmuştur.
    4-) Küf mantarını tenefüs ederek zehirlenme

    Küf mantarı nerede bulunur?
    Ahırları, hayvan bulunan evler, hyvan yemleri, tahıl ambarları, nemli veya yaş odalar, ev tozu, eski koltuklar, eski döşeme, tam olarak kurumamış yeni binalar, ağaç mobilya ve lamimnat gibi tahta döşemelerde kulanılan kimyasal ilaçlar, mutfak, besin depolanan kelerler, klimalar, nemli havanınaolduğu mekenlar, süsbitkileri, bitki artıkları, sabunlar ve kozmetik maddeler, diş macunları, kimyasal ilaçlardan: antibiyotikler, antialarjikler, antihistaminikler, kortizon ve mide-bağırsak ilaçları küf mantarları içerirler. Ayrıca kimyasal meteotlarla hazırlanan ilaçlar örneğin B12-Vitamini, penisilin vb. Küf mantarlarından eldeedilir. Buda fayda yerine zarar verir. Bu nedenle doğal yollarla vitaminalınması ve antibiyotikler yerine Gökçek İksiri alınması daha uygundur.

    Mantar hastalıkları:
    Deri, tırnak ve ayakta görülen mantar türleri genelikle mukozada mantar olduğuna işarettir. Küf mantarları nefesyolları ve sindirim sistemine, özeliklede mide-bağısak mukozasına yerleşirler. Nefesyollarına yerleşmişse allerji, astım, allerjik bronşit ve mide-bağırsak mukozasına yerleşmişse besinallerjisi, migren, depresyon, hormon anormalikleri vede mide-bağırsak rahatsızlıklarına sebep olurlar.

    Mikotoksinler (mantar zehirleri):
    Kronik bronşit, astım, psödo-krup, bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besinallerjisi, kronik bağırsak ilt. (enterit), kalın bağırsakilt. (kolit), kalın bağırsak ülseri, psodö-allerji, allerji, allerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çoçuklarda hiperaktifitete neden olur. Buna karşı kulanılan kortizonlu ilaçlar küf mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık dahada karmaşı bir hal alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı taripeder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser yapıcı ), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan) etkilere sahiptir.

    Mikotoksinler, mantar zehirleri:
    Küf mantarının zehirlerini yani mikotoksinleri üretmesi besin maddeleri ve hayvan yemleri ile mümkündür. Nemli ekmek hemen küflenirken , kuru ekmek asla küflenmez. Küf mantarı 0-40 derece arasında her zaman mikotoksin salgılıyabilir. Küf mantarının mikotoksin üretimi durdurulamaz, fakat besinler hazırlanırken dikat edilirse küf mantarının yayılması önlenir. En tehlikeli çavdar mahmuzu mantarıdır. Bu mantar ishal, kusma, bulantı, başağrısı, organların ölmesi, sinirlerin tahrip olması, kaslaerda karıncalanma, kramplar, sara vb. Rahatsızlıklara sebep olur.

    Küf mantarının en önemlileri:
    1-) Aspergillus flavus
    2-) Aspergillus fumigatus
    3-) Aspergitus niger
    Bunlar çok tehlikeli mikotoksik maddeler olan: Aflotoksin B1, G1, M1, Patulin, Ocratoksin A, Kojiasidi (Cojiasidi) ve Penisilinasidi üretürler. Bu mikotoksinler: Tansiyon düşürücü, mutajen, teratojen, kanserojen, ce nefrotoksik etkiye sahiptirler. Küf mantarlarının üretiği bazı zehirler ise östrojen (dişilik hormonu) gibi etkiye sahiptirler.

    Mikotoksikozlar (Mikotoksinlerin sebep olabileceği hastalıklar):
    İshal, kusma, mide ağrısı, ağız ve yutakta yanma, kas krampları, nefes alış-verişlerini felçe uğratma, nabız zafiyeti, titreme, üşüme, eklem ağrıları, bazı uzuvlarda uyuşukluk, nefes darlığı, sara, hafıza kayıbı, koma, romatizma, MS (multiple skleroz), Parkinson hastalığı, Lupuserythematodes (kılcal damarlardaki patalojik değişiklikler, kronik yorğunluk, hormon anormalikleri vb hastalıklar

    Mikotoksikoz türleri:
    a-) Eksojenik (harici) nedenlerle ortaya çıkan mikotoksikozlar:
    1-) Küf mantarının yayılması, örneğin: Orman, tahıltarlaları ve binalar
    2-) Kimyasal ilaçlar ve ağır metaller, örneğin haşerelere karşı kulanılan ilaçlar.
    b-) Endojenik (dahili) mikotoksikozlar:
    1-) Mikotoksin içeren ilaçlar
    2-) Antimikozitikalar (mantarlara karşı kulanılan ilçlar)
    3-) Küf mantarlarının üretiği besinler

    Bunlardan eksojenik mikotoksikozları tedavi etmek kolaydır. , fakat endojenik mikotoksikozlar çok problem yaratabilir. Endojenik mikotoksikozlar primeri (birinci) ve sekodori (ikinci) olmak üzere iki gruba ayrılır. Primer mikotoksikozlar direkt olarak küf mantarları tarafından sebep olunan rahatsızlıklar olurken sekondori mikotoksikozlar ayrıca bağırsakların, özeliklede ince bağırsağın tashrip olması nedeniyle daha kompleks bir durum ortaya çıkar.

    Mantarların semptomu (belitileri)
    1-) Maya mantarları şeker ve karbonhidratlarla beslenir ve bunlarda ürettiği zehirli gazlar şişkinlik yapar.
    2-) Nefes darlığı ve kalprahatsızlıkları: Karındaki gaz diyaframı yukarı doğru kalrdırır. Sıkışan akciğer nedeniyle defes darlığı ve sıkışan kalp nedeniylede kalp rahatsızlıkları görülür.
    3-) Dişeti ve dilde beyaz tabakalar oluşur fırcalamave yıkama ile gecsede yenide oluşur.
    4-) Deride kaşıntıya sebep olur.
    5-) Bağırsak mantarlarının aşırı şeker tüketmesi nedeniyle kişinin kanında şeker yetersizliği görülür. Vücudun şeker ihtiyacı giderilemediğinden kişi sürekli şekerli maddeler yer. Sürekli yemek yeme nedeniyle kişi kilo alır ama kilo veremez, bu nedenlede diyetler işe yaramaz.Bazı kişilerde aşırı şişmalığa sebep olur.
    6-) Bağısaklardaki mantarlar faydalı bakterileri yavaş yavaş yokederek yerini alı. Bu nedenlede kişide kabızlık, ishal vb. Rahatsızlıklar ortaya çıkar.Bu mantarlar sonra idrar yollarına geçer.
    7-) Kişi alkol içmediği halde ağzı alkol kokuyorsa buna bağırsak mantarlarınaın sebe olduğu alkol üretimindendir.
    8-) Kronik mesane ve vajina iltihaplanması:Antibiyotik ilaçlar bakterileri öldürürken mantarların yayılmasına neden olur. Böylece daha tehlikeli ve sıksık iltiplanmalar görülür.
    9-) Eklem ve kas ağrıları: Mnatarların salğıladığı mikotoksinlereklem ve kaslarda yoğunkaşarak ağrılara sebep olur. Bu ağrıların romatizmadanmı mikotoksinlerdenmi olduğu analşılamaz.
    10-) Yorğun dermansız ve konsentre olamama: Vücut sürekli mantarlar ve zehirleri (mikotoksiler) ile uğraşmaktan kendini regenerasyon (yenilem) yapamaz ve kişi genelikle yorğu olur ve konsentre olamaz.
    11-) Cinsel isteksizlik: Kişide enerji yetersizliği olduğundan, buda cinsel isteksizliğe sebep olur. Ayrıca mantarların salgıladığı mikotoksinler hormon beneri etkiye sebep olduğundan kadınlarda kısırlığa dahi sebep olabilir.
    Mantarlar doğum konturol hapları ile dahada çok yayılırlar ,çünkü bu onların besinin oluşturur.
    Mantarlar her insanda başka rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu nedenle bu mantarın rahasızlığı şu değil denemez.

    Kendini teşhis etme:
    1-) Şişkinlik, kabızlık, ishal
    2-) Makatta kaşıntı ve kızarıklık
    3-) Mide ağrısı ve ağız kokusu,
    4-) Dişte ve dile beyazımsı veya sarımsı pas gibi tabaka
    5-) Aşırı yorğunluk, dermansızlık konsantre olamama, unutkanlık, isteksizlik
    6-) Aşırı tatlı yeme isteği ve aşırı açlık duygusu
    7-) Kasların titremsi ve kas ağrısı
    8-) Nefes darlığı, burun tıkanması, kulak iltihaplanması
    9-) Ense, omuz, sırt ve bel ağrısı
    10-) Eklem ağrısı ve şişmesi
    11-) Deride sivilce, saçların yağlanması, deride kuruma,
    12-) Küf gibi pis bir koku
    13-) Adet halinde aşırı ağrılar mantar enfeksiyonu nedeniyle
    14-) Prostatit, kolit, ve faranjit gibi iltihaplı rahatsızlıklar
    15-) Mesane iltihaplanması, instersistiyel sistit, cinsel isteksizlik
    16-) Mikotoksinler migren, baş ağrısı, depresyon ve panik atakı tetikler
    17-) Diabet, kolesterol ve yüksek tansiyonu tetikler
    18-) Kurdeşen, kaşıntı, polen alerjisi, besin alerjisi, alerjik astım
    Bunlardan birkaçı görülürse mantar olabilir


    Küf mantarı nasıl teşhis edilir?
    Defi-hacet testi: Defi-hacettenin (dışkı ) değişik noktalarından alına nümuneler laboratura gönderilir ve inceleme sonucunda mantar bulunursa tedaviye başlanır. Çoğu zaman defi-hacet testi yeterli olmamakta ve ve kişideki mantarlar teşhis edilememektedir. Bu nedenle şüpheli durumlarda kann testi yapılmalıdır. Hemagglutinasion test, yani kanda İmmünglobulin Tip M (İgM) kanda bir hafa gibi kısa süreli devriye görevi yapar, şayet İgM kanda varsa mantarda var demektir. İmmünfloreszenz testi: Buradakanda immünglobulin Tip G (İgG) olup olmadığına bakılır, şayet varsa vücutta bir aydır mantarlara karşı mücadele olduğunu gösterir.

    Küf mantarının tedavisi:
    1-) Besinlerin bozulmadan atrılması gerekir, bozulunca tehlikelidir.
    2-) Evin temiz tutulması ve küf mantarından korunması
    3-) Kimyasal ilaçlar, özeliklede küf mantarının yayılmasın sebep olabilecek penisili ve kortizonlu ilaçlardan uzak durlmalıdır.
    4-) Spor yapılmalı
    5-) Hijyene dikkatedilmeli
    6-) Mantarları azdıran ekmek, mantı, makarna, tatlı yiyecekler ve tatlı içeceklerden uzak durulmalıdır. Talı yiyecek ve içecekler vede hamurlu yiyecekler mantarın ana besinlerini oluşturur.Tatlı yiyeckler sadece baklava çikolata değil, kavun, karpuz ve üzüm gibi tatlı meyvelerde mantarları besler.Bu nedenle dikkatli belenmek gerekir.




    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler. Allerji ve şişkinliğin sebei bağırsak mantarlarıdır: Sibel hanım tam 10 yıl yakalandığı amansız hastalıklar ki bunların başında özeliklede meyve, fındık, fıstık vb yiyeceklere karışı allerji, iltihaplı hastalıklar ağrılar vb,. Frankfurt ve çevresindeki kliniklerde gitmediği uzman doktor kalmaz. Fakat doktorlar hastalığına teşhis koyamazlar, kız kardeşi bana bunun ne olabileceğini sordu. Bende şayet yemekten sonra şişkinlik oluyorsa, allerjisi varsa ve kalbinde sıkışma gibi haller oluyorsa mutlaka bağırsak mantarı vardır vebunu teşhis etmek çok zordur dedim. Sibel hanım doktoruna bağırsak mantarı olup olmadığının teşhis edilmesini istemiş, doktorları buna biz karar veririz derelersede bayanın diretmesi karşısında bir düzine araştırmadan sonra bağırsakalarında 45 cm lik bir kısmın tamamen tahrip olduğunu ve hemen amaliyat olması gerektiğini söylemişler ve amaliyat etmişlerdir.


    Alıntı Settar Nickli Üyeden Alıntı
    Tedavi Asmalari ve Tecrübelerim

    Alıntı Settar Nickli Üyeden Alıntı

    1. Gökcek Iksiri
    2. Gökcek Tonic
    3. Gökcek Cay Kürleri

    Hatirlatmak gerekirse hastaligim Antibiotik ilaclardan sonra Oldukca Agir Mantar Enfeksiyonu oldum Bagirsak ve Agiz florasi tamamen yok olmustu. Teshis Penicilium ve Candia albicans idi. Ve bunlarin Enfeksiyonlari.
    Bunlarin sonucunda ;
    Karaciger Yetersizligi, Dilde yanma ,Ince bagirsak ve kalin bagirsak krampf ve agrilar, Depression ve Uykusuzluk, Gece Terlemeleri, Sürekli idrar yapma, Idrarin renginde sürekli degisiklikler (koyu kahverengi ve yesil) , Allerji, Sacda sürekli kepeklenme, Besin Allerjisi.
    Gaitada anormallikler . Daha nekadar hasta olabilirsinizki!!!!!
    Organizma bir bütündür ve hic bir Organ tek basina calismasi mümkün degildir.
    Biri hastalandigi zaman diger Organlar bundan nasibini alir. Bagirsak da baslayan hastalik bütün Organlari istila eder. Bu nedenle Ibrahim beyin Tabiriyle Sistematik Tedavi gereklidir.
    Ancak Sistematik Tedavin yanisira SABIR da lazimdir. ?Hastanelerde hastalara ilac Tedavisi uygulanirken ,diger tarafdan kimyasal ilaclarin yan etkilerinden dolayi yeni hastaliklar meydana geldigini unutmamaliyiz?.
    Bilmek gerekirki Bütün hastaliklar begirsakdan basladi ve tüm Vucuda yayildi.

    Ibrahim beyin tavsiyesi üzerine kendisine ait olan Dogal Tedavi yöntemlerini tam bir sene uyguladim. Kimyasal ilaclar hemen etkisini gösterip beni üc hafta icerisinde komaya yatirdi, oysaki Dogal Tedavi asamalarindan sonra kalici iyilesmeler ortaya cikdigini icin gayet memnunum. Bunlardan bazi Örnekler:

    Bagirsakdaki mantar istilasindan doalyi toxic maddeler ortaya cikarak Bagirsak ve böbrek yoluyla disariya atildi. Bu cok önemli cünkü Bagirsak direk Karacigere bagli oldugundan Disariya atilmayan toxic maddeler karacigerde birkmektedir. Ve bu Toxic Artiklari Karaciger disari atmak zorunda oldugundan böylece Karaciger Yetersizligi ortaya cikabilir ve hatta bende ortaya cikdi . Ancak bunun önlemini hemen aldik ve, Kraciger yetersizligini Gökcek Cay kurlariyla tedavi ettim ve suan sag kaburga bölgesinde agrilar yok denecek kadar az , ve en önemlisi karacigerde biriken Safra galebesi kalmadi. Yesil olan idrarin rengi artik normal.
    Karacigerde Biriken Safranin rengi yesildir ,bu ise bagirsak yoluyla degil idrar yoluyla disari atilmalidir. Ancak Normal hali incebagirsaga direk gitmesi ve orada besinlerin safra ile beraber pisirilmesidir. Aksi takdirde vucudda birkip kandaki miktari yükselir ve rahatsizliklar meydana getirir.
    Tedavi süreci icinde Testis lerde , koltuk alti yag bezlerinde yani (lenf bezlerinde ) degisik agrilar meydana geldi . Bur durmdan cok korktum ancak bir hafta sonra gecti . Cay lari . Icmenin yanisira Dilimdede Mantar var oldugunun bildigim icin Gargara yaptim ve dilimdeki agrilar azaldi. Gökcek Cay kurlari Bagirsakda baslayan ve tüm vucuda yayilan rahatsizliklari Gidermesinde Organlara büyük yardimlari oldu. Evet caylarin yan etkileri oldu ancak Yan etki olmadan tedavi olunmuyormus -bunu ögrendim.
    Tonicden sonra midemde bir hafta süreyle agrilar meydana geldi , ibrahim bey bunun iyi bir isaret oldugunu söyledi , ve gercekden iki hafta sonra midemdeki agrilar azaldi.
    Bütün bu olanlardan sonar Doktora gittim ve genel kan muayenesi yaptirdim Sonucdan gayet memnun kaldim.

    Dahada iyisi alti senedir cocugumuz olmyordu . Muhterem Prof Dr. gittik (Heidelberg ) bize hersin kader oldugunu söyledi ve evlatlik almamizi tavsiye etti ancak ben kararsizdim. Taki Ibrahim beyin tavsiye ettigi bitki haplarini esim uzun süre kullandi ----Allaha sükür suan hamile----ve Bende Dogal Tedavi oldugumdan Bendeki Problemler ortadan kalkmisti.

    Önemli bir konuda sudur:
    Iyilestikden sonra Tedavi ye kendinizi iyide hissetseniz en üc ay kadar devam etmek gereklidir. Aksi halde Rezidiv olarak hastalik tekrar geriye dönme ihtimali olabilir. Nihayatinde ben Ibrahim beyin Tavsiyesi üzerine Tedaviye devam etmeye basladim .

    Saygilarimla

  4. #4
    asker54 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Apr 2011
    Mesajlar
    1

    Standart

    S.A sacım ve yüzüm yağlanıyo....özellikle yüzümde ve anlımda aşırı yağlanma var yardımcı olursanız sevinirim...

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.867

    Standart

    Alıntı asker54 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    S.A sacım ve yüzüm yağlanıyo....özellikle yüzümde ve anlımda aşırı yağlanma var yardımcı olursanız sevinirim...
    Ozon Yağı, Kara Halile Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera ve Gökçek İksir, Kolit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

  6. #6
    assasin Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Oct 2012
    Mesajlar
    3

    Standart

    Hocam ben 17yasinda bir erkegim son 1 senedir cildim cok fena yaglaniyor ve sivilce cikiyor bu durum piskolojimi bozdu artik. Sokaga cikarken rahatsiz olur duruma geldim sosyal faliyetim yok gerekmedikce sokaga cikmiyorum 3cildiyeciye gittim dedilerki sebamed sabun kullan . Sigara icme kola icme cinsel birsey yapma hic birini yapmiyorunum kola icmiyorum sigara devam dduzelmiyor lutifen yar piaikdimci olun .

  7. #7
    assasin Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Oct 2012
    Mesajlar
    3

    Standart yardim

    Hocam allah rizasi icin yardimci olun

  8. #8
    assasin Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Oct 2012
    Mesajlar
    3

    Standart yardim

    Hocam allah rizasi icin yardimci olun

  9. #9
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.867

    Standart

    Alıntı assasin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hocam ben 17yasinda bir erkegim son 1 senedir cildim cok fena yaglaniyor ve sivilce cikiyor bu durum piskolojimi bozdu artik. Sokaga cikarken rahatsiz olur duruma geldim sosyal faliyetim yok gerekmedikce sokaga cikmiyorum 3cildiyeciye gittim dedilerki sebamed sabun kullan . Sigara icme kola icme cinsel birsey yapma hic birini yapmiyorunum kola icmiyorum sigara devam dduzelmiyor lutifen yar piaikdimci olun .
    Problem değil Harici olarak Çay Ağacı Yağı sürün ve Enginar Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

  10. #10
    donjuan Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Apr 2014
    Mesajlar
    2

    Standart

    İyi günler hocam.7 yıldır sürekl olarak saç derim ve alnım sürekli yağlanıyor.Ama bunu tarif edemem.Sanki başımdan aşağı zeytinyağı dökülmüş gibiyim.Gitmediğim doktor kalmadı.Hiç biri bir tedavi bulamadı.Hatta teşhis bile koyamadı.Kullanmadığım şampuan, krem, tonik, ve ilaç kalmadı.Bu yağı kesebilecek bir çözüm bulamadım.Sabah saçımı yıkıyorum, en fazla 1 saat sonra yine aynı hale geliyor.Bu yüzden saçlarım inceldi ve çok dökülüyor.Kaşıntısı da cabası.En son bir doktor zoretanin isimli bir ilaç önerdi.Bu ilaç bir nebze yağı kesti fakat tam tedavi değil.Ve kullanmayı bırakırsam hemen eski hale geliyor.Üstelik aşırı derece de yan etkileri var.Çarşaf büyüklüğünde kağıt çıktı içinden.Sayısız yan etkisi olan çok tehlikeli bir ilaç.Ancak bunu kullanmayı bile göze aldım.Ama sonu yok.Hocam ne olur bir tedavi söyleyin, bu illetten nasıl kurtulurum.Hayatım cehenneme döndü.Resmen yağ akıyor kafamdan.

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 57
    Son Mesaj : 07-10-2014, 13:57
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-21-2012, 16:17
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-21-2012, 14:22
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-05-2012, 14:05
  5. Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 05-28-2007, 22:46

Visitors found this page by searching for:

yüz yağlanması nasıl önlenir

yüzdeki yağlanma

yüzde yağlanma

cilt yağlanması nasıl önlenir

yüzdeki yağlanma nasıl geçer

yüz yağlanması

yüzün yağlanması

yüzde aşırı yağlanma

yüzdeki yağlanma nasıl önlenir

yüzün yağlanmaması içinyüzdeki yağlanma nasıl giderilircilt yağlanması nedenlericilt yağlanmasının nedenlerisaç yağlanması nasıl geçerciltteki yağlanmaya bitkisel çözümcilt yağlanmasına bitkisel çözümaşırı yağlanmayüz yağlanmasına bitkisel çözümyüzdeki yağlanmalaryüz yağlanması nasıl gideriliraşırı cilt yağlanmasıcilt yaglanması nasıl önleniryüz yağlanmasının nedenleriyüzüm parlıyoryüzün aşırı yağlanması

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167