Bağırsak problemelerine
Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
IndirX
bitkisel tedavi
bitkisel tedavi
Toplam 7 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 7 arasi kadar sonuc gösteriliyor
The Duyurular page is where you will
  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    24.892

    Standart Bağırsak problemelerine

    Bağırsak problemelerine karşı etkili doğal ürünler:

    1. Gökçek İksiri curufu temizlemek için gereklidir vede Gökçek Tonik'le bağırsak florası rejenerasyon (tahirp olan dokunun onarılması ) olur.
    2. Çörek yağı ve birazda keten iyi gelir
    3. Gökçek Tonik iyi gelir.

    Morbus Hastalığı, Bağirsak iltihaplanması

    Morbus nedir?
    Morbus hastalığı bağırsak mukazasının hemen her yerinde görülebilen iltihaplı kronik ve zaman zaman ağırlaşan bir hastaslıktır. Morbus % 30 ince bağırsakalrda, % 25 kalın bağırsaklarda ve % 45 oranında bağırsakalrın her iki kısmında görülebilir. Bağırsakaların hariçinde nadirnde midede görülebilir. Hastalığın tipik belirtisi aynı apendisitte olduğu gibi karnın sağ alt kısmında ağrı ve ishal görülür. Morbus hastalığı nadiren çok daha ağır olan ve sadece kalın bağırsakalrda görülen ülseratif kolite (kalın bağırsak ülseri) benzer.

    Morbus genelikle 20-40 yaşları arasında görülür ve kadın ve erkeklerde aynı orandadır. Alman Sindirim ve Metabolizma hastalıklarından dolayı rahatsız olanların 150-200.000 kişi arasında Morbus hastalığı olduğu tesbit edilmiştir ve son yıllarda hasta oranı yükselmektedir. Hastalık bugüne kadar iyileştirilememiştir ve sadece ağrı hafifletilebilir.

    Morbus Hastalığının Sebebi
    Morbus üzerine yıllarca araştırma yapımasına rağmen bunun sebbibi tesbit edelememiştir. Ve birçok görüş vardır bunlar: enfeksiyon, psiklojik faktörler, bağışıklık sistemindeki zafiyet veya genetik olabileceği yönündedir. İltihaplı bağısak bütün bağırsağa yayılırken yer yer iltihaplı kısımlar arasında sağlıklı kısımlarda bulunmaktadır. İltihapalı kısımlar iyileşirken geride yaralı kımımlar kaır ve bu yaralar bağırsakalrı büzer ve yaraizi bırakır. Buna ilavetten yaraizinin içinde kapsüller oluşur ve bu kapsülün içinde cerahat oluşur. Ve bazende bağırsağın çevresindeki doku ve organlardada iltihaplanma oluşur. İltihaplı kısımlarda besinler değerlendirilmez ve böylece kişide vitaminler, mineraller ve aminoasitler değerlendirilemez.

    Morbusun Belitileri:
    Morbus Hastalığı 6 aydan fazla sürerse hastalık kronik demektir ve bazen bu durum yıllarca surer, bazende arada bir ağırlaşır ve bazende hafifler. Hastalığın belirtiler bir surer yok olurken, sonar yeniden tazelernir. Hastalık bir yıl sonra % 30 oranında yeniden ortaya çıkarken, iki yıl sonra % 40 oranında tazelendiği görülmüştür. Hastalık bağırsaklarda nasıl gelişmiş ise, ona göre ağrılar yoğunlaşabilir. Hastalık yıllarca az bir rahatsızlıkla seyredebilir.

    Morbusun tipik belirtileri:
    İştahsızlık
    Haifi ateş yükselmesi
    Genel bir hastalık duygusu
    İshal, günde 3-6 defa görülebilir vede kansızdır.
    Karnın sağalt kısmında apendis ağrısı gibi ağrılar görülür.

    Morbus Hastalığının Teşhisi:
    Morbus Kron Hastalığının en önemli belirtileri % 40?ında makatta fistel görülür. Bununla birlikte ishal, karın ağrısı ve zayıflama gibi belirtiler hastada 3-4 hafta sonra görülebilir. Hastalığın doğru teşhisi için kolonoskopi ile bağırsaktan alınan doku muayene edilir. Rontgen çektirme, Ultrasona araştırma, kan testi ve dışkıdaki bakteri yapısını arştırmak gerekir.

    Morbus Kronun Tedavisi:
    Morbus Kron doğru teşhis yapılamadığından tedaviside oldukca zordur ve çoğunlukla hastalık yenilenir.
    Hastalığa karşı kortizon kulanılması yayğındır, fakat yantesirinin çok olması nedenişyle mahzurludur.

    Hastalığı doğal ilaçlarla tedavi etmek gerekir ve bu doğal ilaç iltihapaları önleyen, mikropları yoke eden ve bağışıklık sistemini güçlendiren bir ilaç gereklidir buda Gökçek İksiri ile mümkündür. Gökçek İksirinin yanında lahana suyu kulanılmalıdır. Antibiyotikler mahzurludur, çünkü bağırsakalardaki sadece zararlı bakterileri değil aynı zamanda faydalı bakterileride öldürür. Faydalı bakterilerin yok olması ile birlikte onun yerine mantarlar yerleşir. Bağırsak mantarları ise zehirli alkoller, zehirli gazlar ve biyojen aminler üretirler. Örneğin biyojen aminlerden histamin allerjiye sebep olur.

    Doğru ilaç kulanmak gibi doğru beslenmekte çok önemlidir. Peynir, et ve mamülleri vücuttaki asit oranını artırır. Asidi nötürleştirmek için aşırı oksijen ve kalsiyum kulanılır. Aşırı oksijen harcanması demek bağışıklık sistemindeki T-Hücreleri, B-Hücreleri, Lenfositler, Makrofajlar vb enerji düştüğünden mikroplarla mücadelle edemezler. Siyah çayda mahsuzludur, çünkü siyah çayın birleşimindeki tanin bağırsakaları kurutur ve bağırsakalarda 2.000.000.000 pompa vardır. Pompalar vitaminleri, mineralleri ve aminositleri absorbe ederler, şayet kuruma olursa fonksiyonları azalır.

    Bağırsak mantarlarının üretiği zehirli maddelere mikotosinler denir ve Mikotoksinler (mantar zehirleri): Kronik bronşit, astım, psödo-krup, bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besin allerjisi, kronik bağırsak ilt. (morbus krohn hastalığı ), kalın bağırsakiltihaplanması (kolit), kalın bağırsak ülseri (ülseratif kolit), psodö-allerji, allerji, allerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çoçuklarda hiperaktifitete neden olur. Buna karşı kulanılan kortizonlu ilaçlar küf mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık dahada karmaşı bir hal alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı taripeder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser yapıcı ), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan) etkilere sahiptir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    Ülseratif Kolit

    Ülseratif kolit kronik ve peryodik olarak ağırlaşan kalın bağırsak iltihapalanmasıdır. Kalın bağırsak mukazasının genelikle yüzeyi iltihapalanır ve ülsere (yara) dönüşür ve hafif kanamalı şekilde kendini beli eder. Hastalığın tipik belirtisi kanlı feces, ishal ve karın ağrısıdır.

    Ülseratif kolit Morbus krohn hastalığına çok benzer ve bir birinden ayrımak oldukca zordur. Morbus Krohn hastalığı genellikle bağırsakaların tamamında görülsede daha çok ince bağırsakta ve tabii kalın bağırsaktada görüldüğünden bu iki hastalığı bir birinden ayrımak zor olmaktadır.

    Ülseratif kolie genelikle 20-40 yaşı arasındaki yetişkin insanalar yakalanmaktadır ve bayanlarda erkeklere oranla daha çok görülmektedir. Almanyada takriben 700-800.000 kişide Ülseratif Kolit görülmektedir.

    Ülseratif kolit ağır bir hastalıktır ve hastalık beli aralıklarla ağırlaşmaktadır ve ağırlaştığı zaman kişinin dinlenmesi ve hatta hastanede gözetim altında olması gerekebilir. Ülseratif kolit zamanında tedavi edilmediğinde bağırsak kanserine bile sebep olabilir.

    Ülseratif Kolitin Sebebi:
    Bağırsak mukazasındaki bu iltihaplı değişimin sebebi yıllardır süren araştırmalara rağmen neden olduğu ve nasıl tedavi edilebilceği bilinmemektedir. Uzmanlar bu konuda farklı görüşteler. Bu görüşlerden bazıları: Enfeksiyon, genetik kalıtım, pisikolojik faktörler olabileceği yönündedir. Bana göre bağırsakalardaki bu iltihapalı hastalıkların asıl sebebi bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle mikroplarla başedememesidir.

    Ülseratif Kolit hastalarında hastalık % 50 oranında kalın bağırsağın son kısmında (rektum) görülmekte ve % 30 ornında kalın bağırsağın sol iniş kısmıda ve sadece % 20 oranında kalın bağırsağın tamamında görülmektedir. Hastalık % 85 oranında kronik olarak yıllarca devam eder ve peryodik aralıklarla hafif ağırlaşır ama pek problem yaratmazlar. Hastalık sadece hastalatın %10?unda çok ağır ve tehlikeli görülebilir.

    Hastalığın Belirtileri:
    Hastalık ne kadar çok yayılmışsa o kadar çok ağır geçer ve aşağıdaki belirtileri görülür.
    Kanlı İshaller, feces cerahatli, sümüksü olur ve kişide günde 10-20 defa ishal olabilir. Bu aşırı kanlı ishaller kansızlığa sebep olabilir ve bu kansızlık hayati tehlikeye sebep olabilir.
    Zayıflamna
    Karında kramplı ağrılar
    Hafif ateşlenme
    Nadiren Ülseratif kolitle birlikte deride ve gözde iltihapalnmada olabilir.
    Çok nadirende toksik zehirlenme görülebilir.

    Ülseratif Kolitin Teşhisi:
    Kan testi ile hastalığın ağırlığı ve kanamanın yoğunluğu anlaşılır, bu nedenle kan testi yapılması şartır. Kolonoskopi ile kalın bağırsak muhazasından alınan doku ve iltihap incelenir ve hastalığa sebep olan bakterilerin özelikleri tesbitedilir. Buna ilavetten ultrason muayenesi yapılır. Tabii bağırsak florasının iyiyce incelenmesi gerekir vede patolojik bakterilerin olma ihtimalinin olmaması gerekir.

    Ülseratif Kolitin Tedavisi:
    Ülseratif Kolit günüzmüzde kortizonla tedavi edilmeye çalışılmaktadır. Fakat kortizonun o kadar çok yantesiri vardırki bu ilaçın tedavide kulanılmaması daha uygundur. Kortizon yerine keten, çörekotu ve Gökçek İksiri kulanılmalıdır. Bağırsaklarda bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle iltihapalanmaya sebep olan bakteri ve mantarları yokedemez. Antibiyotik ilaçlar kulanınca sadece zararlı bakteriler yok olumaz, aynı zamanda faydalı bakterilerde azalır. Bozulan bağırsak florası nedeniyle faydalı bakteriler azalır ve onun yerine çok tehlikeli mantarlar yerleşir.

    Doğru ilaç kulanmak gibi doğru beslenmekte çok önemlidir. Peynir, et ve mamülleri vücuttaki asit oranını artırır. Asidi nötürleştirmek için aşırı oksijen ve kalsiyum kulanılır. Aşırı oksijen harcanması demek bağışıklık sistemindeki T-Hücreleri, B-Hücreleri, Lenfositler, Makrofajlar vb enerji düştüğünden mikroplarla mücadelle edemezler. Siyah çayda mahsuzludur, çünkü siyah çayın birleşimindeki tanin bağırsakaları kurutur ve bağırsakalarda 2.000.000.000 pompa vardır. Pompalar vitaminleri, mineralleri ve aminositleri absorbe ederler, şayet kuruma olursa fonksiyonları azalır.

    Bağırsak mantarlarının üretiği zehirli maddelere mikotosinler denir ve Mikotoksinler (mantar zehirleri): Kronik bronşit, astım, psödo-krup, bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besin allerjisi, kronik bağırsak ilt. (morbus krohn hastalığı ), kalın bağırsakiltihaplanması (kolit), kalın bağırsak ülseri (ülseratif kolit), psodö-allerji, allerji, allerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çoçuklarda hiperaktifitete neden olur. Buna karşı kulanılan kortizonlu ilaçlar küf mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık dahada karmaşı bir hal alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı taripeder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser yapıcı ), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan) etkilere sahiptir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    Bağırsak florası:

    Bağırsaklar alan olarak 300-400 m² büyüklüğünde, yani bir top sahasının yarısından biraz daha büyüktür. Bağırsak florasında bilinen 500 tür bakteri mevcuttur ve bunlar 1-10 katrilyon arasında yekün tutar ve bunlar genelikle kalınbağırsaktadır. Sağlıklı bir insanda bağırsak florasındaki bakterilerin % 98?i faydali olup yediğimiz besinlerdeki proteinleri aminoasitlere, karbonhidratları disakkaritlere ve yağları yağasitlrine dönüştürürler.

    Örneğin proteinlar 30 000-300 000 molekülden oluşur ve bunu amino asitlere (tek moleküle) enzimler veya bakteriler araciliği ile dönüşürler. Faydalı bakteriler bir taraftan besinleri parçalıyarak moleküllere ayırırken diğer taraftandan BC (Folikasit), B2, B6, B12 ve K-Vitamini üretirler. Aşırı et, peynir, yumurt ve mamüleri yiyen kişilerin sindirim organları zamanla yeterince ve kaliteli enzim salgılıyamazlar ve bakterileride görevlerini yapamayınca sindirim problemleri başlar. Faydalı bakterilerin oranının azalmasi ile onların yerine patojen (hastalik yapan) bakteriler, viruslar, mantarlar ve parazitler yerleşir ve dengeler bozulur. Kişide immunzafiyeti (bağışık sistemi), allerji, enfeksiyona karşı dayanıksızlık, iltihapli hastalıklar vb. rahatsızlıklar ortaya çıkar.

    Kalın bağırsaklarda 500 tür ve miktar olarak 1-10 katirilyon civarında vede ağırlık olarak takriben 1-1,5 kg bakteri bulunur. Bakterilerin bir kısmı fecesle (dışk&#305 ile dışarı atılır ve bu yolla dışarı atılan bakteri oranı bir yılda 70 kg'ı bulur. Bakteriler protein artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (bakteroides, proteus, E. coli, ve clostrium gibi) ve karbonhidrat artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (bifidobakterium, laktobacillus ve streptokokku faecalis gibi) arasında bir denge vardır. Atibiyotik ilaçlar, konserveli besinler, hazır yiyecekler (hamburger , cheesburger vb.,) asitli içecekler (kola, fanta vb.,), aşırı hayvansal besin, siyah çay ve kahve faydalı bakterilerin azalıp zararlı bakterilerin çoğalmasına neden olur.

    Böylece zamanla E. coli, enterokokken ve clostridin gibi bakterilerin oranı aşırı artar. Buda başata allerji olmak üzere birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Manchester mikrobiyolojik araştımalar merkezinden Dr. M. Moradi 10 allerjik rahatsızlıkları olan ve 10 allerjik rahatsızlıkları olmaya bir yaşındaki bebekler üzerinde araştırma yapmıştır. Bu araştırmalarda allerjik rahatsızlıkları olanlarının kalınbağırsaklarında yüksek oranda clostridium difficile tesbitedilmiş ve bu bakterininde igG oranını yükseltiği görülmüştür.

    Berlin Postam?dan Dr. Habil Jurgen Schulz bağırsak florasının bebeklerin doğduktan sonra annesütü, ineksütü veya mama ile beslenmelerine göre şekillendiğini tesbitetmiştir. Buna göre anne sütü ile beslenen çocukların bağırsak içeriğinin pH-Değeri 3,5-5 arasında ve mama ile beslenelerde ise pH-Değerinin 7 veya hafif üzerinde olduğunu tesbitetmistir. Sindirim organları günde ortalama 7-8 litre salğı (enzimler, hormonlar, vitaminler, asitler ve alkalik maddeler) üretir. En ideal enzim pH-Değerinin 4,5-6,5 arasında olması halinde salğılanır.

    PH-Değerinin nötüre, yani 7?ye yakın olması halinde enzimin kalitesi %70?lere vara oranda düşer. Buda kişinin yediklerini sindirmeden çıkarması demekttir, yani besinlerdeki vitaminler, mineraller, aminoasitler, yağasitleri ve glukozlardan yeterince istifade edemez. Bağırsaklardaki pH-Değerini nötürlü bir ortamda seyri halinde proteiler aminoasit yerine biyojen aminlere dönüşürler ve bunlardan özeliklede histamin allerjiye sebep olur. İkinci olarak Amonyum (NH4+) yerine Amonyak (NH3) oluşur. Amonyak nötür olduğundan kolayca kana karışır, bu ise hücreler icin bir zehirdir.

    Ücüncü olarak faydalı bakterilerin yeterince B-Vitaminleri üretememesi nedeniyle Homocystein elimine edilemez, bu ise oldukca tehlikeli maddedir. Homocystein LDL-Kolesterolunu oksitler ve yabancılaşan kolesterolu makrofaj yiyerek süngersi artık maddele oluşur ve buda damarların icyüzeyine yığılarak damarsertliğine sebep olur. Buda ilerleyen sürec içinde başta beyinkanamasi ve kalpenfaktürüsüne sebep olur (OMZ 3.03.4). dördüncü olarak bağırsaklarda faydalı bakterilerin antibiyotik ilaçlar nedeniyle azalmasından dolayı onun yerine tehlikeli mantarlar çoğalır ve artan mantarlar zehirli gazlar ve zehirli alkoller üretirler ve bunların karaciğer tarafindan arıtılması sindirim organlarını yorar ve asli görevini yapamayan sindirim organları yıpranır.

    Besinci olarak bağırsak florasının bozulması zamanla pankreas, karaciğer, mide ve bağırsakların ürettiği enzimin kalitesinin düşmesi nedeniye kişide yağ-, protein- ve karbonhazimsizliği nedeniyelle kişide yağlanma , şişmanlık, damarsertliği ve allerji gibi hastalıklar ortaya çıkar. Ayrıca bağırsak florasının bozulmasına dişeti iltihaplanması, lefbezelerinin iltihaplanması, alkol, sigara, aşırı kahve ve aşırı siyah çay içmede sebep olur.

    Akut pankreatitte bağırsaklar 30.000 Daltona varan orandaki büyük mokekülerin dehi geçmesi için kanallarını büyütür. Enzimlerin kalitesi düştüğünden besinleri tam sindirilmez ve bu nedenle bağısaklar geçişleri kolaylaştırmak için kanalları (vilüsler) genişletir. Böylece tam sindirilmemiş besinmaddeleri absorbeedilir ve bu allerjiye sebep olur. Şayet kana sadece besin maddeleri geçmez aynı zamanda candida albicans isimli maya mantarıda kana geçerse ve bu kandolaşımının iflası ve yani ölüm demektir.

    Altıncı olarak Bir diğer önemli faktör ise Midenin aşırı katkı maddesi içeren besinler (konserveler, çikolata, keks vb.) ve soft içecekler (kola, fanta vb.) nedeniyle tahrip olur. Böylece zamanla çok kolay gastrit (mideiltihaplanması, midemukazasıiltihaplanmas&#305 oluşur. Bunedenle Mide yeterince intrinsic fakrorü (sialinasitli glukoprotein) salğılızamaz. Intrinsic faktorü B12-Vitamini, Folikasit, Methionin ve minerallerin bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmesini sağlar. Yani nasılki diabet hastaları için insulin nekadar önemli ise besinlerin sindirilmesi içinde İntrinsic faktorüde o kadar önemlidir. İntrinsic faktorünün yetersizliği vitamin ve mineralyetersizliğine sebep olur. Neticede bir çok hastalık ortaya çıkar ve bunlardan bazıları: Allerji, derihastalıkları, sindirim organlarindaki rahatsızlıklar, vb hastalıklar ortaya çıkar. (Nhp 12.03.1722) Bağırsak florasının ideal şekilde olabilmesi için Gökçek İksiri, Ekşiot suyu veya ZYE iyi gelir vede birazda keten-, çörek-, elma- ve limon preparatlarının faydası vardır.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    BitkiselTedavi.com - Resmi Satış Sitesidir.

  2. #2
    trabalx7 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    1

    Smile Gökçek İksİrİ

    Merhaba İyİ Günler Bnde Epİdİdmİt İltİhabİ Vardİ 6 Ay Boyunca KullanmadİĞİm İlaç Kalmadİ İgnede Dahİl Sonra Bİ Gün İnterntte Gece 3 Te Uyaymadİm Agrİlardan Sonra Gökçek İksİrİ Dİye Bİsey Duydum Grdİm Okudum Herkeze İyİ Gelİor Dennce Aldİm Daha Kullanalİ 1 Ay Oldu Böbreklerİm Kalİn BagİrsaĞİm Be Epİddİmtİmde Agİrlar Hafİfledİ Vede İdrar Yollarİm Normale Döndü..ne Dİyeyİm Allah Razİ Olsun İbrahİm Beyden ..doktora Tam 300 Ytl Masraf Ettİm özel Bİde İksİr İçİn 60 Ytl Verdİm Deydİmİ Dİye Sorarsanİz Evet Deydİ...bnce Problemİ Olanlar Kullansİn Doktorada Gİdİn Ama 6 Ay Bosuna Gİdersİnz 10 Türlü İlaç Kullndİm Düsünn Artİk Neyse Herkeze İyİ Günler Dİlİorum.thank You İbrahİm Beyy .........

  3. #3
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    24.892

    Standart

    Alıntı trabalx7 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba İyİ Günler Bnde Epİdİdmİt İltİhabİ Vardİ 6 Ay Boyunca KullanmadİĞİm İlaç Kalmadİ İgnede Dahİl Sonra Bİ Gün İnterntte Gece 3 Te Uyaymadİm Agrİlardan Sonra Gökçek İksİrİ Dİye Bİsey Duydum Grdİm Okudum Herkeze İyİ Gelİor Dennce Aldİm Daha Kullanalİ 1 Ay Oldu Böbreklerİm Kalİn BagİrsaĞİm Be Epİddİmtİmde Agİrlar Hafİfledİ Vede İdrar Yollarİm Normale Döndü..ne Dİyeyİm Allah Razİ Olsun İbrahİm Beyden ..doktora Tam 300 Ytl Masraf Ettİm özel Bİde İksİr İçİn 60 Ytl Verdİm Deydİmİ Dİye Sorarsanİz Evet Deydİ...bnce Problemİ Olanlar Kullansİn Doktorada Gİdİn Ama 6 Ay Bosuna Gİdersİnz 10 Türlü İlaç Kullndİm Düsünn Artİk Neyse Herkeze İyİ Günler Dİlİorum.thank You İbrahİm Beyy .........
    İyileştiğinize çok memun oldum.
    BitkiselTedavi.com - Resmi Satış Sitesidir.

  4. #4
    ÖZDEN BAL Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    2

    Standart

    gökçek iksiri kullanmamı tavsiye etmişsiniz ama nedir bu gökçek iksiri ne tür bi karışımdır herhangi bir yan etkisi varmı bide ben erzincanda oturutorum burda bulmam biraz zor.nasıl ve nerden temin edebilirim.

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    24.892

    Standart

    Alıntı ÖZDEN BAL Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    gökçek iksiri kullanmamı tavsiye etmişsiniz ama nedir bu gökçek iksiri ne tür bi karışımdır herhangi bir yan etkisi varmı bide ben erzincanda oturutorum burda bulmam biraz zor.nasıl ve nerden temin edebilirim.
    Gökçek Ä°ksir Yurtiçi kargo ile gönderiyoruz

  6. #6
    gulsah1986 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2012
    Mesajlar
    2

    Standart

    İbrahim bey sizin yazılarınızı okudum inanın derdımı anlatma gereksınımı duydum.2010 yılında rüzgar da kaldıgım için şiddetli terlemeli üsye oldum.sürekli yattım ve ilaçlar kullandım .hepsi antibiyotik 1000 mg-2000mg bir ay böyle sabah akşam kullandım.zor iyileştim inanın .sonraları hep böyle soğukta kalssam hemen rahatsızlanmaya başladım.bademciğim bir tarafı biraz şiş şu an .hemen hastalnıyorum.şuan ise siyah çayı çok tüketiyorum.peynirde çok tüketiyorum.cola-cips yiyecekler tüketmiyorum.ama kendimi iyi hissetmiyorum.sürekli böyle mide bulantısı çekiyorum.geçenlerde midem bulandı yine çıkardım ama kalmadı midemde bi şey yıne midem atmak istiyor.bayıldım tansiyon 8-4 olmuş.serum takıldı yine çıkmadı dinlendim biraz sonra geçti.b-12 vitaminim 190 mış.birde benim bağırsaklarım da sürekli guruldamalar sol kkaburga kemiğimin bitiminde sürekli bir agrı var.afedersiniz büyük tuvaletimi yaptığımda bazen zeytin gibi tuvaletimi yaparken bazen kalın 20 cm uzunluğunda oluyor.eskisi gibi rahat değilim önceden böyle sorunlarım yoktu.şu an yıl 2012 ben 26 yaşındayım.ne yapmalıyım ne olur yardımcı olun.

  7. #7
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    24.892

    Standart

    Alıntı gulsah1986 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İbrahim bey sizin yazılarınızı okudum inanın derdımı anlatma gereksınımı duydum.2010 yılında rüzgar da kaldıgım için şiddetli terlemeli üsye oldum.sürekli yattım ve ilaçlar kullandım .hepsi antibiyotik 1000 mg-2000mg bir ay böyle sabah akşam kullandım.zor iyileştim inanın .sonraları hep böyle soğukta kalssam hemen rahatsızlanmaya başladım.bademciğim bir tarafı biraz şiş şu an .hemen hastalnıyorum.şuan ise siyah çayı çok tüketiyorum.peynirde çok tüketiyorum.cola-cips yiyecekler tüketmiyorum.ama kendimi iyi hissetmiyorum.sürekli böyle mide bulantısı çekiyorum.geçenlerde midem bulandı yine çıkardım ama kalmadı midemde bi şey yıne midem atmak istiyor.bayıldım tansiyon 8-4 olmuş.serum takıldı yine çıkmadı dinlendim biraz sonra geçti.b-12 vitaminim 190 mış.birde benim bağırsaklarım da sürekli guruldamalar sol kkaburga kemiğimin bitiminde sürekli bir agrı var.afedersiniz büyük tuvaletimi yaptığımda bazen zeytin gibi tuvaletimi yaparken bazen kalın 20 cm uzunluğunda oluyor.eskisi gibi rahat değilim önceden böyle sorunlarım yoktu.şu an yıl 2012 ben 26 yaşındayım.ne yapmalıyım ne olur yardımcı olun.
    ITIR Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, BRONŞİT çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

Benzer Konular

  1. Mantarlara, özeliklede bağırsak
    By igokcek in forum Duyurular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-17-2006, 11:10
  2. Bağırsak kanserinden korunma
    By maturidi in forum Kanser Hastalıkları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-10-2006, 11:19

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri