online destek

Prof. Dr. Ahmet Maranki ve lavman sarlatanligi beni bittirdi

Sağlık Kategorisinde ve Duyuru Forumunda Bulunan Prof. Dr. Ahmet Maranki ve lavman sarlatanligi beni bittirdi Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Prof. Dr. Ahmet Maranki ve lavman sarlatanligi beni bittirdi Ben Sevgi Berlin’den Ahmet Maranki’nin lavman’dan bahsedince bende cok memnun oldum ...

Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 17 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    sevgiben Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    1

    Standart Prof. Dr. Ahmet Maranki ve lavman sarlatanligi beni bittirdi

    Prof. Dr. Ahmet Maranki ve lavman sarlatanligi beni bittirdi
    Ben Sevgi Berlin’den Ahmet Maranki’nin lavman’dan bahsedince bende cok memnun oldum ve sevindim.Kabizlik problemim ortadan kalkacak diye, uzman bir doktor bulup bagirsaklarimi yikattim.Ne olduysa bundan sonra oldu, bas agrisi, karin agrisi, siskinlik, gaz cikarma, karnimda sürekli gur gur eden gurultular oluyor ve makadimi tutamiyorum.Artik cildiracak gibiyim is ve sosyal hayatim bitti.İse, misafirlige ve alis-verise gidemiyorum.Hayatim alt üst oldu.Bir baska doktora gittim, o da bagirsaklar asla yikanmaz, cünkü bagirsaklar’da bilyonlarca bakteri var ve bunlarin % 95-99’u faydali yikatma ile faydali bakteriler azalmis bundan sonra bunun düzelmesi zor dedi.Ahmet Marankiyi dinleyenlerin vay haline.Hocam benim hayatim bittim.Bu bagirsak florasi nasil düzelir?


  2. #2
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    8.769

    Standart

    Alıntı sevgiben Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Prof. Dr. Ahmet Maranki ve lavman sarlatanligi beni bittirdi
    Ben Sevgi Berlin’den Ahmet Maranki’nin lavman’dan bahsedince bende cok memnun oldum ve sevindim.Kabizlik problemim ortadan kalkacak diye, uzman bir doktor bulup bagirsaklarimi yikattim.Ne olduysa bundan sonra oldu, bas agrisi, karin agrisi, siskinlik, gaz cikarma, karnimda sürekli gur gur eden gurultular oluyor ve makadimi tutamiyorum.Artik cildiracak gibiyim is ve sosyal hayatim bitti.İse, misafirlige ve alis-verise gidemiyorum.Hayatim alt üst oldu.Bir baska doktora gittim, o da bagirsaklar asla yikanmaz, cünkü bagirsaklar’da bilyonlarca bakteri var ve bunlarin % 95-99’u faydali yikatma ile faydali bakteriler azalmis bundan sonra bunun düzelmesi zor dedi.Ahmet Marankiyi dinleyenlerin vay haline.Hocam benim hayatim bittim.Bu bagirsak florasi nasil düzelir?
    Ne kadar bağırsaklarla ve makatla oynanırsa o kadar problem çıkar.Mecbur olmadıkca lavman yapılmaz, hele kalın bağırsak komple hiç yıkanmaz, çünkü bağırsaklarda 2 kg ağırlığında 100 katrilyon bakteri var ve bunların % 95-99'u faydalıdır.Şimdi bağırsak ikide bir yıkanırsa faydalı bakteriler, yani bağırsak florası yok olur.Buda bir çok hastalığın ortaya çıkmasına sebep olur.Düşünün ki büyük bir baraj patladı ne olur peki barajın altında kalan ekili dikili analanlar, hayvanlar ve insanlar hepsi yok olur.Ova gider ve geride cascavlak bir toprak parçası kalır.Bağırsakları yıkatmakta aynı şekilde katrilyonlarca faydalı bakterinin yok olması ve yerine çok tehlikeli olan mantarların yerleşmesine sebep olur.İşlerine geldiğinde sık sık dinden imandan bahsedenlere soruyorum.ALLAH bu bakterileri boşunamı yaratmış?Diyecekler ki haşa o zaman neden lavaman ve neden bağırsak yıkama.Sadece meşhur olmak ve para, başkada bir sebep yok.Bu adam insan sağlığını hiçe sayıyor ve o'nun için bir insanın tavuk kadar değeri yok, önemli olan para.Almanyada Kara Ardıç'ın çayı asla içilmez çünkü çok zehirli.Çayı içilebilir diyor.Akasma'nın asla çayı içilmez, çünkü zehirli, fakat bu zat çayı içilebilir diyor.Arnika, İnçi çiçeği otu sedef otu'da zehirli çok dikkat ister.Almanyada çayı tavsiye edilmez, fakat bu zat çayı içilebilir diyor.Bu kişi insan sağlığı ile oynuyor.

    Bazı eski Sovyet ülkelerinde 3 ayda doktor ve 6 ayda prof. diploması almak mümkün.Bana da bir teklif geldi, size isteseniz doktorluk isterseniz prof'luk diploması verelim, hemde çok uygun fiyata dediler.Ben kendilerine teşekkür ettim ve redetim, çünkü bu hiç de dürüst olmayan bir davranış olur.Hakkı ile diplomasını alanlara karşı.Artı İbn-i Sina, Mimar Sina Uluğbey veya Piri Reis'in diploması mı vardı?Edison'un da diploması yoktu ve Einstein geri zekalı diye okuldan atılmıştı.Onlar nasıl bir gayretle büyük insan oldular çalışarak ve kafa yorarak.Diploma elbette önemli, fakat bu ilim kapısından içeri girmek için sadece bir anahtar.Bazıları bu anahtarı çalarak kaş yapayım derken, göz çıkarıyorlar.
    Konu igokcek tarafından (03-20-2009 Saat 13:56 ) değiştirilmiştir. Sebep: iri

  3. #3
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    8.769

    Standart Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki ve curuf (çöp) saçan kitabı

    Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki ve curuf (çöp) saçan kitabı

    Buda ne diyeceksiniz, adamın adını bile telaffuz etmek istemiyorum.Adam çok adi bir hırsız.Bana danışmadan benim kitabımdaki veya sitemdeki resimleri alıp kendi sitesine eklemiş.Utanmaz adam yeri gelince de Müslümanlıktan bahseder ve kul hakkından bahseder.Peki benim olana resimleri benden habersiz çalı kendi kitabında yayınlamak ne oluyor.Kitap almak için kitap sergisine baktığımda çok caf caflı bir kitap gördüm.Kendi kendime Allah Allah bizde de böyle güzel kitaplar yayınlanırmıymış dedim.Fakat içindeki resimler şöyle bir bakınca şaşırdım.Gözlerime inanamadım adam bana ait resimleri alıp kitabına eklemiş.Şu kitabı iyi bir incelemem gerek diye satın aldım.İyice incelediğim de Allah Allah bu da ne biçim saçmalık ya dedim, çünkü adam Isırgan otu kansere sebep olur diyor.Bu nasıl saçmalık böyle diye iyice bakınca adamın bir firmanın ürününün reklamını yapmak için ısırganı karaladığını analdım.Sonra bu kitap da daha ne var diye bakınca yüzlerce hatta ile karşılaştım.Adam Prof değil olsa olsa sarı cizmeli Mehmet ağa olabilir ve bu kitabın da yeri rafla değil çöplük olması gerekir.Çünkü tedavi olacağım derken zehirlenebilirsini benden söylemesi, gerisini siz bilirsiniz.

    Bu Zahmetsiz Zaranki’nin yazdığı kitapta hiçbir klinik araştırması yapılmayan 5. sınıf bitkilerden bahsederken sanki 1. Sınıf bitkilerden bahsediyormuş gibi yazıp çizmiş.Bu kitabın hiçbir ilmi değeri yok, bu nedenle etkisiz bitkiler etkili gibi yansıtmakta çok yanlıştır.
    İksinci önemli konu ise şifalı bitkiler zehirli olup olmadıkları konusunda bir karmaşa ve bilgisizlik var.Zehirli bitkileri zehirsiz diye yazması çok mahzurlu ve tehlikelidir.
    I. Şifalibitkiler etkilerine göre 5 Katagoriye değerlendirilir
    1.) Üni. kliniklerinde yapılan tedavi denemeleri ile etkisi ispatlanmış şifalı bitkiler..
    2.) Komisyion E’unun hakkında monografi yayınladığı şifalı bitkiler.
    3.) Homöopati Uzmanlari tarafından denemetedavileri ile etkisi ispatlanış şifalı bitkiler.
    4.) Aromaterapoitistler tarafindan etkisi ispatlanmış şifalı bitkiler.
    5.) Halkarasında kulanılan bitkiler.
    II.Şifalibitkiler zehirliklerine göre 6 gruba ayrılırlar
    1.) Zehirsiz bitkiler Çörek, Oğulotu….
    2.) Çokiçildiğinde rahatsızlık veren bitkiler Kekik, Adaçayı….
    3.) Hafif derecede zehirli bitkiler Arnika, Sedefotu….
    4.) Zehirli bitkiler Navruzkökü, K.Sarikökü….
    5.) Çok zehirli bitkiler Güzelavratotu, Boğanotu
    6.) Çok cok zehirli bitkiler Kargabüken


    152. Sayfa da Kara Ardıç’ın yan etkilerinden bahsederken ‘’’Bilinen ciddi bir yan etkisi olmamasına rağmen, fazla tüketilmemelidir.’’ Buyurmuş zati ali hazretleri, oysa Almanya da bu bitkinin D4 aşağı dozajdaki tentür yasaktır, çünkü çok zehirlidir.D4 demek bir gram Kara Ardıç yaprak ve dalı 1000 ml etlil alkolle tentür haline getirildikten sonra kullanabilir.Oysa bu zevat kullanabilirsiniz problem yok diyor, çok bilmiş şovmen, gerçekten bilgili olsa hadi neyse.Sapla samanı ayıramıyacak kadar şifalı bitkiler konusunda cahil bir şahıs.Aslında falcılıkla uğraşsa daha iyi olur.en ,iyi bildiği konu bu burçlar vs.
    85. Sayfa da Ak asma’nın yan tesirleri hakkında ‘’’Önerilen biçimde kullanıldığında hiçbir yan etkisi yoktur.Meyveleri sağlığa zararlıdır.’’diyor.Peki gerçekten öylemi tabii ki hayır.Çok zehirli olması nedeniyle asla çayı içilmemelidir.Almanya da D4 ‘den aşağı tentürlerinin kullanılması yasaktır.
    87. Sayfada Alfa alfa (medicago sativa) isimli bitkiden bahsetmekte ve bu bitkinin bağışıklık sitemini güçlendirdiğini idea etmektedir, fakat bu bitki bildiğimiz yonca dan başka bir şey değil, bitki ile ilgili herhangi bir klinik araştırma yapılmamıştır ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi nasıl oluyor.Bu açıklaması gerekir, ha şifalı kokulu yonca (Melilotus officinalis)dese o bu bitki de kılcal kan dolaşımı ile ilgili bir bitkidir.Alfa alfa olarak bilinen yonca türünün hiçbir özeliği yok.
    89. Sayfa da Altınbaş otu diyor, bitkinin simi altınbaş değil, Altın başak oyudur, dururp dururken kendine göre isim uydurmuş.Şimdi bitkinin ismi Altın baş diyeli o zamn bu bitkinin resmi birinci derecede şifalı bitki olan Altınbaşak otu değil, Kanada altın başak otudur.İkinci yanlış ise bitkinin Latince ismi yanlıştır.Doğrusu ise ‘’Solidago virgaurea’’ dır.Sayı hısız Prof biraz ilim gerekmez mi?Bir diğer hatta ise doktor konturolün de kullanılmalıdır diyor.Neden aceba bunu da analmadık?Çünkü yan tesi yok varsa açıklasın.Açıklıyamaz, çünkü bitki ile ilgili tecrübesi yok.Birde bitki hakkından benim kitaba bakın.
    92. Sayfa da Ardıç hakkında ‘’’Uzun süre kullanılımlar da yüksek miktarda tüketilmesi böbreklere tahriş yapabilir’’diyor.Yani maşallah bu konuda da sıfır bilgiye sahip olduğu anaşılıyor ve Berlin Chareti Üniversitesinin bu bitki hakkında yaptığı çok kapsamalı klinik araştırmadan haberi olmadığı anaşılmaktadır.Bilmiyorsan bu işi bir bilene sor sayın Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki
    94. Sayfa da Arnika’nın yan etkileri hakkında ‘’’Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.’’Diyor sanki denemiş gibi, Arnika hafif zehirlidir, çayı içilmez içilse de sade olarak içilmez 100 gramlık çay harmanına 5 gram katılabilir.Almanya da tentürü yapılır, fakat D1 dahi sakıncalıdır.dikkat!!!
    100. Sayfa da Atkuyruğu otu hakkında ‘’’Otun belirtilen miktarın üzerinde kullanılmaması gerekir.’’diyor.neden aceba sayın Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki, açıklıyamadığına göre bilgin yok demektir.Ban göre problem değil istenilen miktarda içilebilir, fakat nasıl içilmesi gerektiğini benim kitapta yazıyor oradan isteyen okuyabilir.
    112. Sayfa da Civanperçemi otu hakkında hiçbir yan etkisi yok diyor, alerjiye sebep olabilir, çünkü birleşiminde alfa-metilen-8-lacton bulunur.
    120. Sayfada Çörek otu hakkında yan etkilerinden bahsederken ‘’’Çok fazla ve hastalık olmadan kullanmanın zararlı olduğu iddia edenler olduğu için, uzman kontrolünde kullanılması gerekir.’’ Demektedir ve peki doğru mu? Değil, neden doğru değil, çünkü hemen altında kendi üreteceği ürünün reklamı var.Çörek otu dan elde edilen ürününün reklamını yapabilmek için çörek otunu karalıyor.Peki bu doğru mu yanlış?Bu adam sırf kendi menfati için doğruları çarpıtıyor.Yazık bunuda ilim adamı gömeleği ile yapıyor.Bu kitabı okuyan vatandaş ne düşünecek ha çörek otu da şüpheli diye düşünecek çok ayıp çok ayıp, mefaatiniz için doğruları çarpıtmayın.
    121. Sayfada Çuha çiçeğinden bahseden kişi Işıldak otunun resmini yayınlamış.Bu kitaba aldanarak yanlış bitkiyi kullanmayın.
    136. Sayfada Gilaboru’nun yan tesirleri hakkında ‘’’Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.’diyor.Yani zehirsizmiş, bitki karı görmeden toplanırsa zehirlenmeye sebep olur.Biliyormu bu vatandaş bunu bilmiyor.Peki neden eksik bilgi veriyorsunuz.
    146. Sayfada Isırgan hakkında ki ilk ve tek ve de en saçma yorumu burada .Bu yorumu Sarı cizmeli Mehmet ağa bile yapmaz utanır.Peki bu prof neden insanları yanıltacak böyle bir yoruma neden baş vuruyor.Sadece ve sadece üreteceği ürünün reklamını yapabilmek için çok ayıp ilim adına konuşan kişinin bu kadar seviyesizliği çok ayıp.Lafa bak nasıl tuzak bir yorumla kurulmuş.’’’Kanser olmadan bir kişinin ısırganı kullanması gerekir.Bitki hormon ihtiva etmesi sebebiyle, kanser hücrelerini besler, yayılmayı çoğaltabilir.’’buna ne denir allahını seven söylesin.Yuh be bu kadar saçma ve cin fikirlilik olur mu?Dünyada Isırgan kansere sebep olur diyen tek insan bu Sayın Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki çok ayıp.Neden böyle yazmış, çünkü kendi üreteceği ürünün reklamını yapmak istiyor.Kendi ürünün reklamını yaapcaksan yap fakat böyle ilmi verileri çarpıtmak niye?Evet sadece kendi bencil egosu için ilmi katletmek ve yalan ve maksatlı yayın.
    152.Sayfada Kapari’nin cinsel güçü artırdığından bahsediyor, kapari hakkında dünyada herhangi bir Üniversitenin kliniğinde her hangi bir araştıma yapılmamıştır.Homeopati uzmanları veya aromaterapeutisler tarafından da klinik araştırmalar yapılmamıştır.Bizim zatı zevatın klinik araştırması varda biz mi bilmiyoruz?
    154. Sayfada Keten tohumu’nun bilinen herhangi bir yan tesiri yoktur.Fakat sayın bay ‘’’Fazla kullanılması sakıncalıdır.’’diyor.Peki neden çünkü bey efendi kendi ürününün reklamını yapıyor.Reklamını güçlendirmek ve insanları beli bir noktaya yönlendirmek için ketenin sakıncalı olduğunu söylüyor.Çok ayıp Sayın Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki.
    146. Sayfa da Itır’dan bahsederken yanlışlıkla leyek otu’nun resmini koymuş, aslında ona göre doğru, çünkü bilgisi ancak bu kadar.
    146 Sayfa da Köpek Dilin’den bahsederken akçiğer otunun bir alt türervi’nin resmi konmuştur.
    198.Sayfada Sarı Kantaron otu veya diğer adı ile Kılıç otundan bahsedilmekte ve aynen şöyle diyor.’’İntihar riski olan kronik depresyon durumlarında kullanılmamalıdır.diyor.’’Bu şahsın dünyadaki en meşhur Üniversitelerin kliniklerin de binlerce hasta üzerinde yüzlerce klinik araştırması yapıldığından haberi yok mu?Bana göre var, fakat peki o zaman neden intihar riski olan kronik depresif hastalar kullanmamalıdır diyor, çünkü kendi firması yakında SARI KANTARON HAPI ÜRETECEK ONUN REKLAMINI YAPAMASI GEREKİR.Bu bir ilim adamına yakışır mı doğruları çarpıtmak, sadece ve sadece kendi menfatiniz için ilmi değerlerle oynamak.Kılıç otu ve hapı depresyona karşı en etkili bir bitkidir.Bu bitki hakkında doğru bilgiler benim sitede ve kitabımda mevcuttur.

    Ben’den çaldığınız bazı resimlerden örnekler:
    85. Sayfada ki Akdiken’in resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    102. Sayfada ki Badem’in resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    123. Sayfada ki Defne’nin resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    142. Sayfada ki Havlıcan’ın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    143. Sayfada ki Defne’nin resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    152. Sayfada ki Kara Ardıç’ın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    155. Sayfada ki Kara Hindiba’nın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    157. Sayfada ki Kava-Kava’nın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    160. Sayfada ki Kekikin ait resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    162. Sayfada ki Kılıç otu’nun resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    164.Sayfada ki Kimyon’un resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    170. Sayfada ki Kuşkonmaz’ın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    188. Sayfada ki Ökse otu’nun resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    201. SAayfada ki Sedef otu’nun resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
    204.Sayfada ki Sinirli otu’nun resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.

    ’’Haksızlığın karşısında susan kör şeytandır’’, diyen Peygamberin acizane bir ümmetiyim.Hamdolsun bazıları gibi dini kendi amaçları için kullanan ve dincilik yapanlardan değilim ve bu nedenle susamam.Bana bazıları diyebilir ki sana ne oluyor kardeşim adamın istediğini yazar, evet doğru istediğini yazsın.Roman yazsın, şiir yazsın, bildiği konularda fal kitabı, burç kitabı yazsın, ne yazarsa yazsın.Fakat insan sağlığı ile oynamasın, bu saçmalıkları ciddiye alacak insanlarda olacak Allah korusun beklide zehirlenecek şifa bulayım derken kendini camii ününde ve musala taşında bulursa, bunda bende kendimi suçlu hissederim doğruları söylemezsem.Kusura bakmayın doğruya doğru, eğriye eğri demek benim işim.İsteye istediğini söylesin ben doğruları söylemeye devam edeceğim, ben bu milletin Deli Dumruluyum.Bir bikri resmi çekmek için ben Dresden’e uçuyorum, bir bitki resmi çekmek için bir günde 1900 km yol kat ediyorum, dağları taşarlı yaz kış 15 sene dolaşıyorum, bu zat o ne güzel sormadan alıp kendi kitabına koyuyor.Siz sabah kalkıyorsunuz evinizin önünde ki arabanız gitmiş, çalan hızsıza ne dersiniz, aferin iyimi yaptınmı dersiniz.Sizin için arabanızı ne kadar önemli ise benim içinde bitki fotografları da öyle önemlidir.Fakat ben buna rağmen hakkımı helal edebilirdim.Ama adam bir firmanın reklamını yapmak için doğruları saptırıyor.1000 yıldır Isırgan otu ve çörek otu gibi zararsız olarak ve binlerce faydası olan bitkileri zararlı olabilecek bitkiler sınıfına yitiyor.Bu nedenle kime ve neye hizmet ettiği bilmediğim, bu art niyetli şahıs hakkında doğruları ben buradan duyurmak zorundayım.Ha birde Kara Ardıç gibi zehirli ve Arnika gibi hafi zehirli bitkiler hakkında sanki zehirsizmiş gibi ve de bu işlerin üstadı imiş gibi konuşup yazması diğer insanların hayatını tehlikeye atması gibi sebeplerden dur demek zorundayım.

    İbrahim Gökçek

  4. #4
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    8.769

    Standart BaĞirsak florasi

    BAĞIRSAK FLORASI





    BAĞIRSAK FLORASI,Probiyotikler
    Bağırsaklar alan olarak 300 -400 m2 büyüklüğünde, yani bir top sahasının yarısından biraz daha büyüktür. Bağırsak florasında bilinen 500 tur bakteri mevcuttur ve bunlar 100 trilyon arasında yekun tutar ve insandaki hücrenin 10 katıdır. Bunlar genellikle kalın bağırsaktadır. Sağlıklı bir insanda bağırsak florasındaki bakterilerin % 98′i faydalı olup yediğimiz besinler-deki proteinleri aminoasitlere, karbonhidratlar, disakkaritlere ve yağları yağ asitlerine dönüştürürler.
    Örneğin proteinler 30 000-300 000 molekülden oluşur ve bunu amino asitlere (tek moleküle) enzimler veya bakteriler aracılığı ile dönüşürler. Faydalı bakteriler bir taraftan besinleri parçalayarak moleküllere ayırırken diğer taraftan da BC (Folikasit), B2, B6, B12 ve K-Vitamini üretirler. Aşırı et, peynir, yumurta ve mamulleri yiyen kişilerin sindirim organları zamanla yeterince ve kaliteli enzim salgılayamazlar ve bakterileri de görevlerini yapamayınca sindirim problemleri başlar. Faydalı bak­terilerin oranının azalması ile onların yerine patojen (hastalık yapan) bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitler yerleşir ve dengeler bozulur. Kişide immün zafiyeti (bağışık sistemi), alerji, enfeksiyona karşı dayanıksızlık, iltihaplı hastalıklar vb. rahatsızlıklar ortaya çıkar.
    Probiyotikler: Bağırsak mukazasını (bağırsak duvarını ) zararlı maddelerden korur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. BC (Folikasit), B2, B6, B12 ve K-Vitamini üretirler. Yiyeceklerin hazmını kolaylaştırır, Mantarların ve bakterilerin üretmiş olduğu toksik maddelerin kana geçmesini engeller.
    - Bağışıklık sistemini güçlendirmek. Kronik iltihaplı hastalıkların oluşmasını önler. İshali kabızlık, şişkinlik ve gaz oluşumunu önler. Matar ve bakterilerin üretiği toksik madeler başağrısı, migren, depresyon, panik atak gbi rahatsızlılara sebep olur, propbiyotikler bunu önler. Yaşlanmayı ve hatta kanser gibi ağır hastalıkları önler. Lenf sisteminin % 85′i bağırsaklardadır, lenf sistemini güçlendirirerek kokuşmayı önler.
    Kalın bağırsaklarda 500 tür ve miktar olarak 100 trilyon civarında ve de ağırlık olarak takriben 1,5 kg bakteri ve mantar bulunur. Bakterilerin bir kısmi fecesle (dışkı ) ile dışarı atılır ve bu yolla dışarı atılan bakteri oranı bir yılda 70 kg.ı bulur. Bakteriler protein artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (bakteroides, proteus, E. coli, ve clostrium gibi) ve karbonhidrat artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (Bifidobakterium, laktobacillus ve streptokokçu faecalis gibi) arasında bir denge vardır. Faydalı bakterilere probiyotikler denir. Gökçek İksir ve Gökçek Tonik probiyotiklerin çoğalmasını sağlar. Zararlı bakteri ve mantarları yokeder.
    Antibiyotik ilaçlar, konserveli besinler, hazır yiyecekler (hamburger , Cheesburger vb.) asitli içecekler, (cola, fanta vb.) aşırı hayvansal besin, siyah çay ve kahve faydalı bakterilerin azalıp zararlı bakterilerin çoğalmasına neden olur. Böylece zamanla E. coli, enterokokken ve clostridin gibi bakte­rilerin oranı aşırı artar. Buda başta alerji olmak üzere birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Manchester mikrobiyolojik araştırmalar merkezinden Dr. M. Moradı10 alerjik rahatsızlıkları olan ve 10 alerjik rahatsızlıklar olmaya bir yasındaki bebekler üzerinde araştırma yapmıştır. Bu araştırmalarda alerjik rahatsızlıkları olanların kalın bağırsaklarında yüksek oranda clostridium difficile tespit edilmiş ve bu bakterinin de igG oranını yükselttiği görülmüştür.
    Berlin Postam’dan Dr. Habil Jurgen Schulz bağırsak florasının bebeklerin doğduktan sonra anne sütü, inek sütü veya mama ile beslenmelerine göre şekillendiğini tespit etmiştir. Buna göre anne sütü ile beslenen çocukların bağırsak içeriğinin pH-Değeri 3,5-5 arasında ve mama ile beslenenler de ise pH-Değerinin 7 veya hafif üzerinde olduğunu tespit etmiştir.Sindirim organları günde ortalama 7 -8 litre salgı (enzimler, hormonlar, vitaminler, asitler ve alkalik maddeler) üretir. En ideal enzim pH-Değerinin 4,5-6,5 arasında olması halinde salgılanır.
    PH-Değerinin nötre, yani 7′ye yakın olması halinde enzimin kalitesi %70′lere vara oranda düşer. Buda kişinin yediklerini sindirmeden çıkarması demektir, yani besinlerdeki vitaminler, mineraller, aminoasitler, yağ asitleri ve glikozlardan yeterince istifade edemez. Bağırsaklardaki pH-Değerini nötrlü bir ortamda seyri halinde proteinler aminoasit yerine biyojen aminlere dönüşürler ve bunlardan özellikle de histamin alerjiye sebep olur. İkinci olarak Amonyum (NH4+) yerine Amonyak (NH3) oluşur. Amonyak nötr olduğundan kolayca kana karışır, bu ise hücreler için bir zehirdir.
    Üçüncü olarak faydalı bakterilerin yeterince B-Vitaminleri üretememesi nedeniyle Homocystein elimine edilemez, bu ise oldukça tehlikeli maddedir. Homocystein LDL-Kolesterolünü oksitler ve yabancılaşan kolesterolü makrofaj yiyerek süngersi artık maddeler oluşur ve bu da damarların iç yüzeyine yığılarak damar sertliğine sebep olur. Bu da ilerleyen süreç içinde başta beyin kanaması ve kalp enfarktüsüne sebep olur (OMZ 3.03.4). Dördüncü olarak bağırsaklarda faydalı bakterile­rin antibiyotik ilaçlar nedeniyle azalmasından dolayı onun yerine tehlikeli mantarlar çoğalır ve artan mantarlar zehirli gazlar ve zehirli alkoller üretirler ve bunların karaciğer tarafından arıtılması Sindirim organlarını yorar ve asli görevini yapamayan sindirim organları yıpranır.
    Beşinci olarak bağırsak florasının bozulması zamanla pankreas, karaciğer, mide ve bağırsakların ürettiği enzimin kalitesinin düşmesi nedeniyle kişide yağ-, protein- ve karbon hazımsızlığı nedeniyle kişide yağlanma, şişmanlık, damar sertliği ve alerji gibi hastalıklar ortaya çıkar. Ayrıca bağırsak florasının bozulmasına dişeti iltihaplanması, lef bezelerinin iltihaplanması, alkol, sigara, aşırı kahve ve aşırı siyah çay içmede sebep olur.
    Akut pankreatitte bağırsaklar 30.000 Daltona varan orandaki büyük moleküllerin dahi geçmesi için kanalları büyütür. Enzimlerin kalitesi düştüğünden besinleri tam sindirilmez ve bu nedenle bağırsaklar geçişleri kolaylaştırmak için kanalları (virüsler) genişletir. Böylece tam sindirilmemiş besin maddeleri absorbe edilir ve bu alerjiye sebep olur. şayet kana sadece besin maddeleri geçmez aynı zamanda Candida albicans isimli maya mantarı da kana geçerse ve bu kan dolaşımın iflası ve yani ölüm demektir.
    Altıncı olarak Bir diğer önemli faktör ise Midenin ağır katkı maddesi içeren besinler (konserveler, çicolata, kek vb.) ve soft içecekler (cola, fanta vb.) nedeniyle tahrip olur. Böylece zamanla çok kolay gastrit (mide İLTİHAPLANMASI, mide mukozası İLTİHAPLANMASI) oluşur. Bu nedenle Mide yeterince intrinsic faktörü (sialinasitli glukoprotein) salgılayamaz. İntrinsic faktörü B12-Vitamini, Folikasit, Methionin ve minerallerin bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmesini sağlar. Yani nasıl ki diyabet hastalan için ensülin önemli ise besinlerin sindirilmesi için de intrinsic faktörü o kadar önemlidir. intrinsic faktörünün yetersizliği vitamin ve mineral yetersizliğine sebep olur. Neticede birçok hastalık ortaya çıkar ve bun­lardan bazıları: Alerji, deri hastalıkları, sindirim organlarındaki rahatsızlıklar, vb hastalıklar ortaya çıkar. (Nhp 12.03.1722) Bağırsak florasının ideal şekilde olabilmesi için Gökçek İksiri, Gökçek Tonik veya ZYE iyi gelir ve birazda keten-, çörek-, elma- ve limon preparatlarının faydası vardır.
    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir’i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    8.769

    Standart

    Bugün yani 31.03.2009 bağırsaklarını beden temizliği yaptırıyoruz diyerek bağırsaklarını yıkatanların telefon ve msn leri ile uğraştım.Bağırsaklarını yıkatanların şişeyetlerini dinledim ve okudum.Bağırsakalrınızı yıkattığınızda bağırsak çiçekleri dediğimiz faydalı bakteriler (katirlyonlarca) azalırken zararlı bakteri ve mantarlar çoğalır.Zararlı bakteri ve mantar toksik madde üretirler ve bu toksik maddeler bir çok hastalığı tetikler.

  6. #6
    hamdi54 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    3

    Standart

    Hocam ben Hamdi böbreklerimde ki protein kaçağı nedeniyle Ömer Osman Korkmaz dan ürün istedim bana içinde bitkiler bulunana bir bal macunu verdi.Ben ona bende diyabet başlangıçı olduğunu ve asla tatlı yememe gerektiğini doktorum söyledi dememe rağmen bir şey olmaz dedi.Ben Ömer Osman beyin ürünlerini bir aydır kullanıyorum ve idrarım köpüklü çıkmaya başladı, yani daha da çok kötüleştim. Ömer Osman beyi aradım iyileşiyorsunuz diyor.Doktora gittim ne yaptında şekerin yükselmiş ve böbrekler den protein çıkışı artmış dedi.İbrahim bey bu adam bir dolandırıcımı yoksa anlamadığı konularda neden insanları yanlış yönlendiriyor ve insan sağlığı ile uğraşıyor.Sizce ne yapmalıyım?

  7. #7
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    8.769

    Standart

    Alıntı hamdi54 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hocam ben Hamdi böbreklerimde ki protein kaçağı nedeniyle Ömer Osman Korkmaz dan ürün istedim bana içinde bitkiler bulunana bir bal macunu verdi.Ben ona bende diyabet başlangıçı olduğunu ve asla tatlı yememe gerektiğini doktorum söyledi dememe rağmen bir şey olmaz dedi.Ben Ömer Osman beyin ürünlerini bir aydır kullanıyorum ve idrarım köpüklü çıkmaya başladı, yani daha da çok kötüleştim. Ömer Osman beyi aradım iyileşiyorsunuz diyor.Doktora gittim ne yaptında şekerin yükselmiş ve böbrekler den protein çıkışı artmış dedi.İbrahim bey bu adam bir dolandırıcımı yoksa anlamadığı konularda neden insanları yanlış yönlendiriyor ve insan sağlığı ile uğraşıyor.Sizce ne yapmalıyım?
    Hamdi bey bitki bilimcisi olan bir kişi ismi Ahmet veya Osman kim olursa olsun, şayet uzman olduğunu söyleyen kişi içerisinde şeker (Glukoz) içeren bal, bal macunları, pekmez, pancar suyu, dut pekmezi, keçiboynuzu pekmezi, shitaki mantarı vb. ürünleri veriyorsa çok yanlış yapıyor demektir, çünkü tatlı mantarı besler.Mantarlar etan, metan, bütan gibi zehirli gazlar, etilalkol, butilalkol, metilalkol gibi zehirli alkoller, penisilin ve histamin gibi, toksik maddeler üretirler.BU ZEHİRLİ MADDELERİ KARACİĞER ARITMAYA ÇALIŞIR ZAMANLA ARATAMAZ VE YAĞLANIR VE KANDA DOLAŞAN TOKSİK MADDELER DİĞER ORGANLARA DEPOLAR VE BÖYLECE BİR ÇOK ORGANDA HASTALIKLAR GÖRÜLMEYE BAŞLARİşte bu nedenle 1000 yıllık eski bilgileri yeni imiş gibi milletin önüne getiren temcit pilavcılarına ihtiyacımız var mı?Bence yok Sizce.Ben 3 ciltlik 1800 sayfa kitap yazdım ve bu kitabın diğer bütün Şifalı bitkiler kitabından çok farklı olarak 1000 den fazla klinik araştırmalar, 2250 bitkisel reçete, 1000 den fazla bitki resmi vs. içermesidir.[/COLOR]
    [/SIZE]

  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    8.769

    Standart

    Alıntı a_kale Nickli Üyeden Alıntı
    Hocam sadece iki defa lavman yaptım birincisinde birşey olmadı ama ikinci yapışımda bağırsaklarımda problem oluştu artık neredeyse birşey yiyemiyorum yediğimde taş gibi mideme oturuyor çok büyük rahatsızlık hissediyorum ve ne yapacağımı bilemiyorum ileride büyük rahatsızlıklar doğurmasından korkuyorum Allah rızası için yardımcı olur musunuz.
    Bozulan bağırsak florasını düzeltmek için Ahmet bey iksir, tonik, kolit çayı, enfeksiyon çayı, ozon yağı ve himalaya tuzu kullanmalısınız

  9. #9
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    8.769

    Standart

    Alıntı Ahmet Yıldız
    Nickli Üyeden Alıntı
    Ahmet Yıldız
    ayildiz@timsantr.com
    Sayın Gökçek
    Benim yüksek düzeyde trigliserit sorunum var bundan beş yıl önce tahlilde 870 çıkmıştı şu anda ilaçlarla 200 civarına indirdim.İlacı bırakınca çok hızlı tırmanıyor.Oysaki yememe ve içmeme çok dikkat ediyorum.Buna rağmen ilaçsız kontrol altına alamadım yaşım 36 benim.Kullandığım ilaç halsizlik yapıyor diye akşam yemeğinden sonra alıyorum.Ayrıca kendimi yorgun hissediyorum enrjik değilim yediğimde bazen ağırlaşıyorum uykum geliyor.Sindirim sorunlarım oluyor yediklerimi çok çiğneyerek yesemde sindirim sistemim iyi sayılmaz çok kötötü değil ama iyide sayılmaz....Ben ahmet marankinin sağlıklı yaşam merkezine gittim bana bi torba şeyler verdiler ilk başta enerjim arttı sonra yüzüm kırışmaya ve çok yorgun olmaya başladım hatta sakallarım bile azalmaya başlayınca hemen bıraktım......Onun Allah cezasını versin hakkımı öteki cihanda Allah huzurunda alacağım...Ne yapmam gerek bilmiyorum.. Artık bitki konusunda kimseye inancım kalmadı her kafadan bi ses çıkıyor ve internette güvenli olmayan dünya kadar bilgi dolaşıyor....Ahmet marankiden sonra yeşil çay bile içmeye korkar oldum...
    O yüzden size yazıyorum ne yapmalıyım....

    EVET BU ŞAHSIN KİTABINDA ZEHİRLİ BİTKİLER FAYDALI DİYE GEÇİYOR MALESEF YETERLİ BİLGİYE SAHİP OLMAMASINA RAĞMEN TELEVİZYON KANALLARINDA GEZİP DURUYOR.BURASI TÜRKİYE AlMANYADA OLSA HAPSİ BOYLAMIŞTI İNSANLARIN SAĞLIĞI İLE OYNAMAKTAN.

    Gökçek Tonik, Gökçek İksir, Ozon Yağı ve KOLESTEROL Çayı
    kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. TECRÜBELER Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder.
    Konu igokcek tarafından (11-20-2010 Saat 16:10 ) değiştirilmiştir.

  10. #10
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    8.769

    Standart

    Alıntı aliK Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    s.a. hocam
    eşim 3 senedir şiddetli kaşınma içerisinde gitmediğimiz hastane doktor kalmadı, artık son çare kortizon tedavisi diyorlar bende bu tedaviyi sıcak bakmıyorum bundan 10 sene önce aynı kaşıntıdan dolayı kortizon tedavisi görerek iyileşmiş ve bir daha kortizon alırsa vücudunda kalıcı hasarlar oluşabilir. bundan dolayı arayış içindeyken maranki detoksu tv kanalında karşıma çıktı.ikbal tesislerinde 1 haftalık detoks programına gönderdim, tedaviden geleli 3 gün oldu hiç bir azalma olmadı. yapılan tedavi beni tatmin etmedi ve 10'na yakın bitksel tablet yazdırmış 3 ay boyunca bu tabletleri kullancaksınız diye bende daha almadım. farklı altarnatif ve bitkileri araştırıken internetten sizin siteyle karşılaştım. bize ne önerirsiniz, yazdıklarınız aklıma yattı durumumuz; vucudunda tümünde kaşıntı ve kanama oluyor doktorların teşhisi nerodermatit psikolojik diyorlar.hangi ürünlerinizi ve nasıl bir tedavi yöntemi önerirsiniz.
    iyi çalışmalar.
    Maranki veya bir başkası farketmez, dünyada mantarların sebep oldu allerjik rahatsızlıklar, mide-bağırsak hastalıkları ve deri hastalıklarını tedavi edemezler, çünkü sebebinin mantar olabileceğini dahi bilmiyorlar.Ben nereden biliyorum çünkü ben 17 sene alerjik rahatsızlıklarla uğraştım ve tam 17 yıl sonra çözüm bulabildim.Var mı benim gibi 17 sene allerji ile uğraşan ve çözüm bulan başka biri ben göremedim.Artı bazı insanların derdi sadece ve sadece para kazanmak, hastaları müşteri olarak göremek çok yanlış ve ayıptır.Bu tür rahatsılzlıklardan dolayı acı çekmeyen insanlar insanların acılarını algılayamazlar ve kavrayamazlar.Gökçek Tonik, Gökçek İksir, Ozon Yağı, ALLERJİ çayı ve enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. TECRÜBELER Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder.

Benzer Konular

  1. Domuz gribinden korkmayın....Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
    By maturidi in forum Grip, Kuş Gribi, Domuz Gribi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 11-05-2009, 10:53
  2. LAVMAN çılgılığı, zararları ve Maranki
    By igokcek in forum Hastalıklar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 04-26-2009, 12:27
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 04-26-2009, 12:15
  4. Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 04-25-2009, 23:31

Visitors found this page by searching for:

protein kaçağı nasıl önlenir

bağırsak florası nasıl düzelir

hel-kim form iksiri

protein kaçağı nedir neden olur

sindirilmeyen besinler niçin kana geçemezahmet maranki lavman tarihleriidrarda protein kaçağı nasıl önlenirSİNDİRİLMEYEN BESİNLER NİÇİN KANA GEÇMEZhel kim macunmaranki şikayetahmet maranki benlerhel kim form iksiriahmet maranki şikayetahmet maranki protein kaçağıreisi mantarhel-kim macunhel-kimböbreklerde protein kaçağı tedavisinde kullanılan bıtkılerlavman tarihleriprotein kaçağı nedirdoğal lavmanprotein kaçağında beslenmeprotein kaçağına iyi gelen bitkilerhelkim form iksiriprotein ka

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi | bitkisel tedavi | şifalı bitkiler | tedavi yöntemleri | hemoroid | himalaya tuzu
zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı, mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, vitiligo, beyaz leke hastalığı, cinsel bozukluklar, cinsel isteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık, kısa ilişki, ereksiyon, ülseratif kolit, kalınbağırsak ülseri, böbrek iltihaplanması, nefrit, kurdeşen, kronik ürtiker, anjiyödem, dabaz, kaşınıtlı, kabarcıklı, deri hastalığı, irritabl bağırsak sendromu (İBS), kalın bağırsak hasaslaşması, kolon hasaslaşması, yüksek tansiyon, variz, varikosis, varicose, gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü, mide yanması, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64