Cemre İksir, Cemre Zencefil Karışımlı Aromatik Su, Sarımsaklı Bitkisel Aromatik Su, Cemre Tekli Zencefil Aromalı Bitki Suyu Bazı Firmalar sahte ürünler üreterek insan sağlığını tehdit ediyor Ben İbrahim GÖKÇEK, 32 yıl boyunca alternatif tıp ile ilgili çalışmalar yaptıktan sonra, bilgi ve birikimlerimi 3 ciltlik bir kitapta topladım. Bunun yanında İksir, Tonik, Jel, Tentür, Ozon yağı ve Bitki Çayları gibi bitkisel yan etkisiz ürünler ürettim. Bugünlerde de en son geliştirmiş olduğum ürünlerden, düşük tansiyon problemi olanlar için Cemre İksir ve Cemre Tonik ürünlerinin, çalışmalarımdan daha önce haberi olan eski bir çalışanım tarafından, Kibirli firmasına servis edilip, bu ürünün, sözde iki doktorun icat ettiği söylenerek piyasaya sürülmeye başlanmıştır. Cemre ürünleri formulasyon ve geliştirme olarak tamamiyle bana aittir. Sahtekârlık, kalpazanlık ve sahte ürün üretmekte çok yetenekli olan Kibirli firması benim çalışmalarımı taklit ederek insanları sömürmeye çalışmaktadır. Ayrıca bu insanlar ne yaptığını bilmeden üstünkörü çaldıkları bilgilerle bu ürünleri çıkararak insan sağlığıyla oynamaktadırlar.
Örneğin; Cemre İksir ‘inin bileşimindeki bitkilerden bir tanesinin eksik olması ya da oranlarının yanlış olması durumunda şiddetli baş ağrısı yapar, farklı bitkilerin karıştırılması ise çözülen iltihabın böbreklerden atılamamasına sebep olur bu da insanda kronik böbrek yetmezliğini tetikleyebilir. Biz ürünlerimizde böbrek yetmezliğini önlerken, taklitci insanların yapmış olduğu ürünlerle, sağlıklı böbrekleriniz bile iflas ettirebilir. Sonuçta bu firma ve emrinde ki bu zavallı iki doktor (gerçek doktorları tenzih ederim) önce babaları gibi Azerbaycan'a gidip oradaki üniversitelerden ücret karşılığı Prof. lük diplomalarını satın alsınlar. Bu kişiler ABD'de FDA tarafından iç kanamalara sebep olduğu gerekçesiyle yasaklanan "Reishi Mantarı"ndan ürünler yapıp satıyorlar. Yani insan sağlığını hiçbir şekilde önemsemeyen, araştırmadan yoksun gözünü para hırsı bürümüş bu insanlara kanmayınız, itibar etmeyiniz, kanarsanız hem sağlığınız bozulur hem de paranızdan olursunuz. Bu sahtekarların üretmiş olduğu ürünleri kullanırsanız faydası olmaz, çünkü Bizim ürettiğimiz Cemre iksirde sarımsak ve zencefil konsantre halde iken bu taklitçilerin ürününde sarımsak bulunmamaktadır. Yani Gökçek Tentürü kopyalamak istemişlerdir ve çok özel bazı bitkileri de içinde barındırmamaktadır. Örneğin Türkiye’de 90 çeşit alıç, 52 çeşit kekik, 83 çeşit ada çayı, 40 çeşit papatya yetişir. Bu bitkilerin bir kısmını özel olarak Uludağ, Keşiş Dağı, Kaz dağları veya Beydağlarından özel izinle toplatmaktayım. Örneğin: Adaçayları içinde sadece bir tür şifa maksadıyla kullanılır. Peki, bunlar hangi adaçayı şifalı hangisi değil biliyorlar mı? Hayır, bilemezler çünkü kalpazanın ilimle ilgisi olamaz. Sözde doktor, gerçekte kalpazan olan bu kişiler ne anlar iksir, tonik, tentür, diyet ve aloe vera jel, ozon yağı ve diğer ürünlerden ve bu ürünlerin formasyonundan. Burada 3 ciltlik “Şifalı bitkiler ve Alternatif Tıp” isimli kitabı yazan (bu kitap; bu alanda son 1000 yılın ilk ve tek ilmi kitabıdır, Çünkü bu kitapta 1000’den fazla klinik araştırmaya yer verilmiştir.) Ayrıca kendi çekmiş olduğum 7000 şifalı bitki fotoğrafını yandaki linkte www.dogaltedavi.net görebilirsiniz .En önemlisi de yakalandığım hastalıklardan kurtulmak için binlerce bitkiyi kendi üzerimde denedikten sonra bu ürünleri geliştiren tek kişiyim. Romatizmaya karşı 4 yıl ve alerjiye karşı 17 yıl araştırma yaptıktan sonra bir buluş yaptım. Örneğin Aloe vera kaynatılmaz, haşlanmaz ve ekstresi yapılmazsa ancak o zaman % 100 doğal olur ve dünyada ilk ve tek doğal aloeverajeli ben ürettim ve 19 yılımı aldı. Dünyanın en büyük firmaları dahi aloevera jeli doğal üretemedi. Nemrut öldü, Hz. İbrahim Rahmana kavuştu, fakat Nemrudun varisleri ile Hz. İbrahim’ in varisleri arasında ki mücadele kıyamette kadar devam edecektir. NedenSarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder.
Cemre iksiri: Bu iksir Gökçek İksirden farklı olarak düşük tansiyonlu insanlar için üretilmiştir.Normal olarak kişi iksir kullandığında tansiyonu düşükse dahada düşmekte ve kişide 1-2 saat halsizlik ve dermansızlığa sebep olabilmektedir, Çünkü damarların iç yüzeyindeki plaklar çözülürken haliyle damarlar açılmakta buda tansiyonun düşmesi demektir.Bu nedenle aşırı tansiyon düşüklüğü olan bayanlar için özelikle bu ürünü ürettim.Cemre İksiri üretmek için bir yıldır çalışıyordum hamd olsun 01.08.2011 de üretebildik ve 15.08.2011 den beride satışa sunduk.Bütün eksotik ürünlerden daha etkili vede oldukcada ucuzdur.Limon suyu, ada çayı, maydanoz, sirke, sarımsak, karanfil, tarçın, zerdeçal, yara otu, zeytin yaprağı, kekik, altın başak otu, atkuyruğu otu, zencefil vs içerir.Kaliteli koyu renkli üzüm sirkesinden oluşan iksir ilaç değildir ve sadece ilaçlarla tedaviyi destekler. Antibiyotik ilaçlarla iltihaplari önlemeye çalışırken, çoğu zaman içimize mini atom bombaları atığımızın farkına varmayız. Kimyasal ilaçlar, özeliklede antibiyotikler vücudumuzda, özeliklede bağırsaklarda faydalı, zararlı demeden herşeyi tahrip ederler. Kimyasal ilaçlardan her yıl Almanyada 25 bin kişi ölüyor ve milyonlarcasıda hastalanıyor. Kimyasal ilaçlar ne kadar kısa süreli kulanılırsa zararıda o oranda az ve doğal ilaçlar ne kadar uzun süre kulanılırsa fazdasıda o oranda büyük olur. Özeliklede antibiyotiklerin yaptığı tahribatlar oldukca büyüktür ve adeta herbiri bir mini atombombası gibidir. Herhangi bır ilaçı kulanmadan önce mutlaka yan tesirlerin dikkat edilmelidir. Bağırsaklara yerleşen patojen bakteriler ve mantarlar besin artıklarından zehirli gazlar (metan, etan, propan, butan hexan vb?), zehirli alkoller (metanol, etanol, propanol, butanol, pentanol vb?) ve biyojen aminler (örneğin histamin bu allerjiye sebep olur.) üretir. Bunlara ilavetten bağırsak içeriğinin pH?sı nötürleştiğinden NH4+ (Ammonyum) yerine NH3 (Amoniak) ortaya çıkar, bu ise diğer zehirli maddeler gibi positif veya negatif yüklü olmadığından onlar gibi kolayca kana karışır. Kandaki bu zehirli maddeler asidoza (kanın ve dokuların asitlenmesi) sebep olabilir, bu ise tehlikelidir.Bu zehirli ve zararlı maddeleri arıtmak için karaciğer çok yoğun çalışmak zorunda kalır. Neticede karaciğer kendi asli görevi olan enzim, hormon ve gallikasit gibi bilinen 400 çeşit maddeyi salğılamakta zorlanır ve salğıladığı maddelerin kalitesi düşer. Buda besinlerin tam olarak sindirilememesi demektir. Bu durum başta sindirim organları: mide, pankreas ve bağırsaklar olmak üzere organları negatif etkiler. Büylece ortaya bir şeytan üçgeni oluşur ve kişi hiç beklemediği organlarında ağrılar ve iltihaplar vede hastalıklar ortaya çıkar.
Homocystein: Bir diğer önemli faktörde bağırsakflorasının bozulması sonucu, faydalı bakterilerin üretiği B12-Vitamini ve besinlerdeki B6 Vitamini ve folikasit oranında düşme olur. Aminosaitlerden methionin hücre yenilenmesi sırasında proteinların ana maddesidir. Methionin proteine dönüşürken artık madde olarak homocystein ortaya çıkar. Homocystını B6 ve B12-Vitamileri ile folikasit zararsız hale getirir. Bu vitaminlerin oranını düşmesi homocystein ornının artması demektir. Homocystein ise kalitesiz kolesterolu (LDL-Kolesterolu) oksitler. Oksitlenen kolesterol savunma sistemi tarafindan tehlikeli madde olarak alğılanır vede özelikle makrofaj tarafından yenir. Sürekli oksitlenmiş kolesterol yiyen makrofaj patlıyarak ölür ve ortaya sümüksü, süngerimsi ve yapışkan bir madde ortaya çıkar. Uzmanlar buna kolesterol desede bu kolesterol olmayıp plak, curuf veya artık madde diye anılması gereken bir maddedir. Curuf (plak) başta damarların iç yüzeyi, bağ dokusu, hücre araları ve mukozaya (sümüksü içderi özeliklede bağırsak mukozası ) yapışır ve bir çok hastalığa sebep olur. Çare gökçek iksiriindir, Gökçek iksiri bağırsak içeriğini hafif asitli ortama çevirerek, buraya yerleşmiş olan mikropları (patojen bakteriler, viruslar, mantarlar ve parazitler) yokeder. Ortaya çıkan mikropları immün sisteminin savunma güçleri (Makrofaj, B-Hücreleri, T-Hücreleri vb.,) tanır ve onlara karşı bir taarruz (mücadelle) başlatır. Bu mücadele nedeniyle geçici olarak 1-2 hafta ağrılarınız artabilir. Bu korkulacak bir durum değildir, aksine bağışıklık sisteminin etkisi dokulardan sökülen curuf, ,iltihap ve mikroplar nedeniyle tepki oluşmasındadır. Bu korkulmaması gereken geçiçi bir durumdur. Hastalığın bu belirtisine Almanca ''Erste Verschlimmerung'' , yani ilk kötüleşme denir ve immün sisteminin hastalığı yoketmeye başladığına işarettir. Curuflar ve Bağırsaklar aynı bataklığa benzer, burayı kurutup güzel bir çiçek bahçesine çevirirseniz hastalıkların % 99?unu önlemiş olusunuz. Aksi halde hastalıklardan kurtulmanın yolu yoktur. (Nhp 12.03.1722)
Intrinsic faktorü: Bir diğer önemli faktör ise Mide mukazası aşırı katkı maddesi içeren besinler (konserveler, çikolata, keks vb.), soft içecekler (kola, fanta vb.) alkol, sigara ve kimyasal ilaçlar (asprin, penisilin, kortison, paracetamol vb.) nedeniyle tahrip olur. Böylece zamanla çok kolay gastrit (mide iltihaplanması, mide mukazası iltihaplanması ) oluşur. Bu nedenle Mide yeterince intrinsic fakrorü (sialinasitli glukoprotein) salğılızamaz. Intrinsic faktorü B12-Vitamini, Folikasit, Methionin ve minerallerin bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmesini sağlar. Yani nasılki diabet hastaları için insulin nekadar önemli ise besinlerin sindirilmesi içinde İntrinsic faktorüde o kadar önemlidir. İntrinsic faktorünün yetersizliği vitamin ve mineralyetersizliğine sebep olur. Neticede bir çok hastalık ortaya çıkar ve bunlardan bazıları: Allerji, derihastalıkları, sindirim organlarindaki rahatsızlıklar, vb hastalıklar ortaya çıkar. Pankreas amilaz, lipaz, tripsin ve chymotripsin gibi anzimler salğılar, amilaz nişastayı dextrin, ve maltoza, lipaz yağları yağasitleri ve gliserol?a tripsin proteini aminoasitlere vede chymotripsin proteinları aminoasitlere parçalıyarak ayırır. Böylece nişasta (polisakkaridler), protein ve yağlar parçalanarak absorbe edilecek halde gelir. Şayet pankreas tahrip olmuş ve yeterince enzim salgılıyamıyorsa incebağırsaklarda parçalanamayan protein ve yağlar kalınbağırsaklardaki bakteriler tarafından parçalanırki, buradaki yanlış parçalanma neticesinde proteinler aminoasitlere değil biojen aminlere (histamin..) ortaya çıkar. Normal olarak böbreküstü bezeleri yeterince kortizon salğılar, enzim yetersizliği nedeni ile proteinler aminoaside dönüşeceğine biojen aminlere dönüşürler.Bu biojen aminlerden biride histamindir.Bağırsak mantarları ve midede ki halikobakter pylorinin üretmiş olduğu fazladan histamin damarları ve bronşları büzer, allerjik rahatsızlıklar, deri hastalıkları, mide ve bağırsak rahatsızlıkları ortaya çıkar.Böbrek üstü bezelerinin salğılamış olduğu kortizon histamini dengeler, fakat bağırsak mantarlarının ve mide deki bakterinin üretmiş olduğu aşırı histamin ve enzim yetersizliği nedeniyle ortaya çıkan histamin bütün dengeleri bozar.Pankreas ayrıca Na HCO3 (Sodyumhidrogenkarbonat) salğılar ve bu mideasidini hafif asit faza cevirir. Böylece (HCl+NaHCO3>NaCl+CO2+H2O) incebağısaklardaki sindirimi kolaylaşir. Pankreas rahatsızlıklarının belirtileri tıkanma, şişkinlik ve karınağrısı (kolik) gibi rahatsızlıklarla ortaya çıkar ve bu çoğu kez bağırsak rahatsızlığı zannedilerek yanlış anlaşılır. Gökçek iksiri pankreası güçlendirici en ideal ilaçdır.[/Byet hayvansal besin maddeleri[/iyince çay, kahve ve alkol içince kişi aşırı duyarlılık gösterip rahatsız oluyorsa, bu pankreas zafiyetine işarettir. Bu durumun devam etmesi bağırsaklarında rahatsızlanmasına sebep olur (Nhp 2.02.160). Pankreas zafiyeti nedeniyle incebağırsakta sindirim anormalikleri olur ve buda bağırsaklarda histamin oluşmasına neden olur ve bu nedenle ortaya çıkan allerjiye karşı antihistaminika yazmak yanlıştır. Bu konuda Limon, Sarımsak ve Sirke üzerine monografi yayınlıyacağım. Sarımsağın kolesterolu önlediği, antibakteriel, antiviral, antimikozit özelikleri bilinemktedir.Yine limon ve sirke üzerinede yapılan arştırmalarda aynı yönde bir çok etkilerinin oluğu tesbit edilmiştir. Fakat sarımsak taze olarak kulanıldığında etkili olduğu taze kulanılıncada koku yapması vede tansiyonu düşürmesi nedeni ile pek terçih edilmemekteidi. Limon çok çok önmeli bir şifa kaynağı olmasına rağmen fazla kulanıldığında mideye sirke gibi zarar verebilmektedir. Gökçek İksirinden günde 3 defa 2 yemek kaşığı yemekten önce alınmalırır. Şayet hastalık ağırsa günde 5 defa 2 yemek kaşığı alınabilir. Bazı hastaların bünyesi hassas olduğundan bu ağır gelebilir. O zaman dozajı günde 5 defa 1 yemek kaşığına indirmek gerekir. Yani günde günde kişi 5 defa 10-30 ml alabilir. Şayet bünyenize ağır gelmiyorsa 5 defa 30 ml, eğer ağır buluyorsanız 5 defa 10 ml almanız uygun olur. Tadı bebekler ve küçük çocuklar çok acı bulunursa portakal suyu ile alınabilir. Bebekler için günde 5 defa bir çay kaşığı küçük çocuklar için günde 5 defa 1 tatlı kaşığı uygundur. Gökçek İksir ürünümüze ait diğer resimler aşağıdadır.



LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla

