Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Tehlikeli maddeler: 1

  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.945

    Post Tehlikeli maddeler: 1

    Tehlikeli maddeler:

    Ülkemizi iki büyük Atom bombası tehdit ediyor. Bunlardan biri cahillik (bilinçizlik) diğeri ise inançsızlık. Hergün televiyonlardan felan Artisten filan Artisten bahsedenler,? Neredesin Türkiye? diye bağıranlar. Önemli meselelerden hiç bahsetmiyorlar, çünkü bunlar reytingsiz (halkın ilgi duymadığı ) konulardır. Insanlarımız yantesirine bakmadan hertürlü Kimyasal ilaçı alıyorlar vede aşırı miktarda alkol, sigara vb., maddeler kulanıyorlar. Diğer taraftandan biliçsizce çevreyi tahrip ediyorlar.

    Günümüzde çevre ve insan hayatını tehdit eden 15.000.000 kimyasal madde vardır ve bunların bir çoğu ile günlük yaşantımızda farkın varmadan hava (Araba eksozları, Fabrika bacaları vb...,), içecekler (Alkol, Kola, Çay, Kahve vb....,) ve yiyeceklerle (Konserve, Çikolata, Cips vb...,) karşılaşıyoruz vede zararlarını görüyoruz. Hergün insanlar, hayvanlar, bitkiler, içme suları, denizler vede toprak sürkli zehirleniyor. 1970 yılına kadar bizim köyün ırmağında tonlarca balık olurdu ve insanlar ırmağa girmeden yastı namazından sonra elleri ile balık yakalardılar. Son 20 yıldır ise Hamsi büyüklüğünde dahi balık bulmak imkansızlaşmıştır. Nedeni nedir diye şöyle geriye doğru dönüp bir bakacak olursak.

    Son 30 senedir kimyasal gübreler, herpezitler (yabani ot öldürücü ilaçlar) ve bakterizidler (böcek ve haşere öldürücüsü ) kulanılmaktadır. Dünyanın hemen her ülkesinde satılması ve kulanılması yasak olan kimasalmal maddeler (DDT vb...,) Türkiyede serbesce satılmaktadır ve hatta bazı Aktarlar bu maddeleri şifalı bitkilerle birlikte aynı raflarda satmaktadırlar. Bu zehili maddeler toprağa atıldığında topraktaki milyonlarca mikro organizmayı öldürmeke ve bunlarla beslenen böceklerde besisizlikten ölmektedir. Sürüngenler, kuşlar, balıklar vb., besisizlikten yok olmaktadır. Bizim köyde (Kayseri/ Bünyan/ Taçın) artık Leylek görmek mümkündeğildir, oysa eskiden Karaleylekleri dahi sürüler halinde görürdük. Aslında çevreyi biliçsizce tahripeden insanoğlu kendi geleceğinide tehlikeye atmaktadır.

    Bugün Avrupa ülkelerinde kadın ve erkeklerdeki kısılılık oranı bundan 40 yıl öncesine göre % 50?lere ulaşmıştır. Biranın birleşimindeki şerbetciotunun kozalakları HUMULON ve LUPULON ve bunların türevlerini içerir ve bu maddeler aynı Östojen hormonu gibi etki yaparak erkeklerin zamanla kısırlaşmalarına neden oluğunu 1956?da K. Knörr, H. Lehr, V. Prot ve ekibi vede 1973?de C. Fenselau, P. Talalayl yaptıkları araştırmalarla belgelemişlerdir (HHB 5.454) Prof. Dr. R. F. Weiss yaptığı araştımalarla Biranın Nitrosaminler içerdiği ve bununda KANSERE sebep olduğunu ispatlamıştır. (LP. 83)

    Almanyada DOKTORLAR tarafından yazılan yanlış ilaçlar nedeniyle yılda 25.000 kişi ölmektedir ve bu yapılan ilmi araştırmalarla ispatlanmıştır vede bu konuda yazılmış bir düzine eser mevcuttur.Çare ilk çevrecidedir, ilk çevreci Muhammed (SAV) ilk defa Mekke, Medine ve Ciddede avlanmayı ve ağaç kesilmesini yasaklamış ve çevreyi korumuştur. Fatih Sultan Muhammed Han'da ormanlardan ağaç kesilmesini yasaklamıştı. Almanyada yapılan bir araştırmada bir ağaçın çevreye katkısının 250.000? olduğu tesbitedilmiştir. Bizim gerçek ilim ve devlet adamlarına ihtiyacımız vardır. Bazı kimyasal maddelerin zararlarına kısaca değineceğim.

    Aspirin: Aspirin alanların % 10?unuda mideağrısı, mide-, bağırsak kanaması görülmüştür. Bunedenle defı-hacet konturol edilmeli kanlı ise mide veya bağırsaklarda kanama var demektir. Yine aynı şekilde kan kusmakta mide kanamasına işarettir. Defi-hacetteki kan açık renkli ise bağırsak kanaması koyu renkli ise mide kanamasına işarettir. Nadirende böbreklerde ve karaçiğerdede tahribat yapabilir. Bazı şahıslarda allerjiye sebep olabilir, bu gibi durumlarda hap almayı hemen bırakmak gerekir. Nikris olanların kesinlikle aspirin almamaları gerekir.

    Ayrıca eksantem (derini sulanıpkaşınması ve kabarması ) , baldır krampları, kas gerilmesi, baş dönmesi, görme bozuklukları, ağız kuruması, sindirim sistemi rahatsızlıkları, pankreas iltihaplanması, mineral kayıbı, kanda idrarın ratması (hiperurikanemi), nikris (gut hastalığı ), kolesterol- ve lipidyükselmesi (hiperkolesterol ve hiperlipid), metabolizma bozukluğu ve hatta kolapsüs dahi aspirinden dolayı ortaya çıkabilir.

    Hacı M. K. başağrısına karşı akşam 2 aspirin hapı alır ve sabah çalışmaya gelir, durumunun çok kötü olduğunu söyledi bende ona hemen interniste gitmesini söyledim. M. K. doktora gider gitmez müşahadeye almışlar ve mide kanaması teşhisi konmuş bir hafta hastahanede kan ve serum veridikten sonra bir ay istirahatte ayrılmak zorunda kaldı.

    ''Aspirin was the first major anti-inflammatory drug. It is a direct chemical descendant of WILLOW BARK and WINTERGREEN OIL, which are among the oldest known remedies for arthritis pain.The active ingredient in these early medicines was salicylic acid.By the nineteenth century, a milder chemical relative called sodium salicylate was used to treat rheumatism.However, its taste, described by users as disgusting, made it unpopular.Aspirin emerged from the chemical search for a rheumatism remedy without the horrible taste.By chance, the small chemical change that improved taste helped make acetylsalicylec acid one of the most effective anti-inflammotary drugs ever discovered.It became best seller soon after it was first marketed at the beginning of this century.While its value in fevers, arthritis, and muscle pain was quickly recognized, it took seventy years to appreciate its capacity to cause life threatining ulcers and internal bleeding.

    Arkadaşlar bu konuyla ilgili bu linkte daha fazla bilgi bulabilirsiniz. Özetle çok güvenerek kullandığımız aspirinin uzun süreli kullanımı ülser ve iç kanamaya yol açabiliyor. Eğer vücudumuzun herhangi bir yerinde ağrı varsa bu bazı şeylerin yolunda gitmediğinin belirtisidir.Bu uyarıyı ciddiye alıp ağrının altında yatan gerçek problemi doğal yollardan tedavi etmek daha faydalı sonuçlar verecektir. Yukarıdaki yazıda da görüldüğü gibi aspirin WINTERGREEN yağı baz alınarak elde edilmiştir.Yukarıdaki yazi Thomas J. Moore un "Prescription for Disaster" adli kitabının 129. sayfasından alınmıştır. Bu konuyu gündeme getirmeme sebep ise geçen hafta çok ünlü bir kalp doktorunun kalp rahatsızlıklarını önlemek için günde mutlaka iki aspirin alınması gerektiğini belirtmesidir.'' (ABD'den bu maili gönderen Lale Kaplan hanım efendiye teşekkürler)

    ''Statin (Kolesterola karşı kulanılan ilaçlar):
    Statin ilaçların kolesterolu düşürdüğüne şüphe yok. Bu ilacları kullanmakla çok ciddi bir risk almiş oluyorsunuz.Çünkü bu ilaçlar Coenzyme Q10 duzeyini düşürerek 6 ile 12 ay arasinda aşiri yorğunluk, kas zayıflığı gibi belirtilerle başlayıp kalp yetmezliğine kadar varan yan etkilere sebep olmaktadir. Gençlerde bu belirtilerin başlaması birkaç yıl sürebilir. Şurası bir gerçek ki bu ilaçlar hiçbir şekilde problemin sebebini tedavi etmediği gibi , çok ciddi yan etkilere sebep olmaktadır.Yüksek kolesterolu tedavi etmenin birçok doğal yollarından biriside hiç ya da çok az şeker ve tahıla dayanan bir diyet yapmaktır.Bu şekilde yapılan bir diyet insulin miktarını düşürecektir. Kolesterolun yükselmesinin en onemli sebeplerinden birisi de yüksek insulin miktarıdır. Ayrıca bu şekildeki bir yeme alışkanlığının vücudunuza kilo ayarı, enerji düzeyinin artması gibi birçok faydası olacaktır. Statin ilaçlar bu gruptaki ilaçların genel adıdır. Özel adları ise Lipitor, Zacor, Pravachol, Lescol, Mevacor ve Crestor dur. Bu konuda çok daha fazla bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. (ABD'den bu maili gönderen Lale Kaplan hanım efendiye teşekkürler)

    Contagan; Contaganın ana maddesi ?Tahalidomid? dir. Bundan 30 yıl öncesine kadar serbesce satılan bu madde hamilike alan kadınlarda çocukların Spastik doğmalarına sebep olmuştur. Contagan 11 yıl süren mahkeme sonunda yasklanmış, fakat depolardaki ilaçlar Türkiye Mısır ve Endenozya gibi ülkelere satılmıştır. Bugün Almanyada 5000 çocuk ve Dünyanın diğer ülkelerinde 10.000 çocuk Spasik özürlüdür. (Focus 18.94.146 ve Stern 13.94.208-209)

    Kortison; Kişinin uykusunu alamaması halinde aşırı miktarda streshormonu olan kortison?dan sakğamassın sebep olur. Kotison insanın içindeki baterisidir ve kişiye enerji verir. Suni olarak üretile kortisonla böbrek üstü bezelerinin üretiği Kortison kimyasl olarak aynı isede vücudun kedi üretiği Kortisonun kişiye herhangi bir yantesiri olaz iken kimyasl kortisonun yantesilerini saymakla bitiremeyiz. Sayın B. Ecvit uzun süre Kortison almış ve neticede kemikerimesi, hafızakayıbı, yüzünşişmesi (Ayyüz), kaserimesi, sinirsel vb.., rahatsızlıklar hasıl olmuştur.(Na. 6.94.13) Çörek?in kortison gibi etkietiği, fakat hiç bir yantesirinin olmadığı tesbitrdilmiştir.

    Paracetamol; Paracetemol ağrıkesici olarak çok yaygın şekilde kulanımaktar. Neuwied'de bademcik amaliyatından sonra fazla miktarda Paracetemollu fitil verilen çocuğun karaçiğeri iki gün içinde tamamen parçalanmış ve çoçuk ölmüştü. Mahkeme kararıyla doktoru 36.000 DM para cezasına çarptırıldı. Paracetemolun Ingilterde yılda 30.000 kişnin karaciğerzehirlenmesine neden olduğu vede bunlardan 100?ünün öldüğü tesbit edilmiştir. (NH 1.99.7 ve Nhp 1.98.107) Oysa çocuklardaki ateşli hastalıklar sirkeli sarğı veya boğantentürü ile tedaviederek ateşidüşürmek mümkündür.

    Penisilin: İnsanların % 1-10?unda bulantı, kusma, mide ağrısı, ishal, ishale yakın defi-hacet yapabilir, deri, nefes yollarına veda bağırsakflorasına etkieder insanların allerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Bu durumda kulanımı bırakılmalı ve hemen doktora baş vurulmalıdır, şayet kişinin penisilne karşı allerjisi varsa bu hayati telikeye neden olabilir, bu gibi durumlarda mutlaka doktora baş vurmalıdır, eğer penisilin aldıktan bir saat sonra deride sulu, kaşıntılı ve kabarcık olursa mutlaka doktora gidilmelidir, nefesalmada şokreaksiyonlar ortaya çıkabilir, dudaklar, dil ve yüz şişebilir vede tansiyon oldca yüksek oranda düşebilir.

    Yıllar önce dişimi çektirdim ve diş doktoru mutlaka penisilin olmak gerektiğini söyledi. Aldığım penisilinden dolayı 2 gün sonra dayanılmaz mideağrısı çektim ve hiçbir ilaçla tedavi edemedim ve sonunda tarçın çayı içtim ve böylece ağrılarım hafifledi. İzine giden R. S.?ye doktoru penisilin iğnesi vurmuş iğneden biraz sonra komaya giren R. S.?ı hemen hastaneye kaldırmışlar ve zamanında yapılan müdahallerle kurtarılabilmiştir. Penisilin ayrıca gırtlaködemi ürtikaria (deride sulu kaşıntılı ve katarcıklar) kansızlık (kanama nedenyle), böbrek iltihaplanması, toplardamar iltihaplanması, ağız kuruması, sinirsel heycanlanmalar ve kramplar görülebilir.

    Besinlerdeki katkı maddeleri ; Sucuk, salam, sosis,balık, peynir, salatalar, çikolata, cips,kola, yemekler vb..,hep taze olarak bozulmadan kalmaları mümkün olmadığına göre bu besin maddelerini konserve yapılırken içlerine çeşitli kimyasal maddeler katılır. Bu kimyasal katkı maddeleri allerji, kaşıntı, migren, başağrısı, astım, nezle ve ekzema gibi rahatsızlıklara neden olur. Bütün katkı maddeleri paket ve konservelerin üzerinde açıkca yazılı olmalıdır.

    Bisphenol-A; Bisphenol-A konservelerin bozulmaması için katkımaddesi olarak katılır ve bu madde aynı ösrojen hormonu gibi etki yapar. Buda konserveli besin yiyenlerin vücudunda ösrojen oranın artmasına sebep olur, bu durum ise erkeklerde ikdidarsızlığa (cinselgüç zafiyetine) sebep olur.(Bu.47.95.105)

    Azo- ve sentetik renkmaddeleri; E112 Azorubin, E102 Tartrazin, E104 Chinolingelb, E110 Sarıportakal, E124 Cochenierot A, E127 Erythrosin, E131 Patentblau, E132 Irigitin, E141 Bakırchlorophyll ve E151 Brilliantschwarz?ı sayabiliriz. Amarikalı ilim adamı B. F. Feingold sentetik renk ve aromamaddelerini yasaklamış ve böylece hiperaktif çocukları iyiletirmiştir.

    Kükürtdioksite dönüşen maddeler; Astımlı ve romatizmalı hastaların aşağıda adı geçen katkımaddeleri içeren besin maddeleri yememeleri gerekir. Bunlar; E220, E221, E222, E223, E224, E226, E227 ve E228

    Glutinli katkı maddeleri; Glutamat E621-625, Inosinat E631-632 ve Guanylat E 627-628 içeren konserveli maddeler yiyince, bu maddeler hemen kana geçer ve buda ense ve bacaklarda hisizlik ve duygusuzluğa sebep olur.

    MCS?ler (çok yönlü kimyasal duyarlılık maddeleri): Bu maddelerin birçoğu kanserojenik (kansere sebe olan), mutajenik (genetik bozulmaya sebep olan) ve teratojenik (kusurlu organ veya doku oluşmasına sebep olan ilaç veya kimyasal madde) özelikleri vardır.

    Piretroidler (Pyrethroidler):
    Sentetik olarak üretilen bu kimyasal maddeler grubu haşerelere karşı kulanılır. Bu oldukca zehirli bir maddedir. Besinlerle insanlara geçer.

    Lindan (gamma-hexachlorcyclohexan, heksaklorsikloheksan):
    Lindan sinirleri tahripedici (nörotoksik), kanserojen, ve kromosomları tahripedicidir. Deri ve nefesyolları ile alınır, kana geçer buradanda beyine dahi geçerek orada tahribat yapar. Lindan odunu haşereye karşı korumak için ve besin maddelerinin bozulmasını önlemek için kulanılır.

    Heksanklorbenzol (hexanchlorbenzol, HCB):
    Besin maddelerine katkı maddesi (konserve yapmak için) olarak katılır, özeliklede et, peynir ve meyvelerin konservesinin yapımında kulanılır.

    Pentaklorfenol (Pentachlorphenol, PCP):
    Binalarin iç dekorasyonunda kulanılır. Almanyada 1989 yıllından beri kulanılması yasaktır. PCP toz veya gaz şeklinde yutulur, sindirim veya deri yoluyla alınır. PCP ışınların etkisi ile eter perokside dönüşür. Budabaşta hücrelere ve beyine zarar verir. PCP çok az miktarda furan ve dioksin gibi çok zehirli maddeler içerir. Bu PCP iç mimaride kulanılan ağaç mamülerinin çürümesini önlemek için ve ayrıca deri, tekstil, boyada katkı maddesi olarak kulanılır.

    PCB (Poliklorlu Bifeniller, polychlor Biphenyl):
    PCB 209maddenin yapımında kulanılır. Almanyada 1989?dan beri üretilmesi yasaktır. Bu madde boya, yağlı boya, yapışkan, izole maddesi, deri ve besin maddelerinde katkı maddesi olarak kulanılır. PCB balık, süt, süt mamülleri, et, peynir ve yabani hayvanların konservesinde kulanılır. PCB ısınınca dioksin ortaya çıkar ve buda çok zehirlidir.

    Formaldehid (formid aldehid):
    Formaldehid konserve maddesi olarak kulanılır. Formaldehid meten ve metanolun oksitlenmesi sonucu ortaya çıkar. Formaldehid: yapışkan, süngerimsi katkı maddesi olarak, sıva, duvar kağıdı, tekstil, halifleks, boya, yağlı boya, lastik, metal, mobilya, şampuan, deodoranz, kosmetik, bulaşık ilaçı, çamaşı tozu, sabun ve ev ilaçları yapımında kulanılır. Besin maddelerinden: et, balık, sucuk, yağ, sabit yağ ve tahılların konservesinde kulanılır. Ayrıca ayak mantarları, hastahane ve tıbbi aletleri dezenfekte edici olarak kulanılır. Hayvan besinlerini ve tohumluklerın bozulmasını önlemek için vede aroma ve emulgatorlarda katkı maddesi olarak kulanılır.

    Amalgam;
    Amalgam metallerin karışımından oluşan ve bu metallerin % 53?sini civa (çok zehirli), % 20?sini gümüş (çok zehirli), % 12?sini bakır (çok zehirli), % 16?sını kurşun (çok zehirli) ve diğer metellerden oluşur. Amalgamın çeşitli ve farklı metallerden yapıldığı için urlar, cerahatlar, iltihaplar, kist ve ağızda farklı elektiriklenme hasıl olur vede dişlerde harmonik olmayan bu elektiriklenme aynı meridyen üzerinde bulunan organlarda farklı rahatsızlıklara neden olur.

    Ayrıca yavaş yavaş çözülerek kana karışan civa başta sinirsel ağrılar, depresyon, korku, dermasızlık, başdönmesi, başağrısı, migren, belağrısı, alleji, bağısak mantarı, prostatiltihaplanması ve lenfbezelerinin şişmesine neden olur ve genelikle karaciğer böbrekler ve kalın bağısaklarda yoğunlaşarak, buradan bütün vücudu zehirler.( Bu konuda Berlin Üniversitesi 13.000 hasta üzerinde araştırma yapmıştır. (Nhp.4.94.555, Nhk. 1.00.46, Nhk. 6.97.51)

    Benzol; Benzol birçok organik maddenin yapımında kulanılan anamaddedir. Benzol başta: pestizid (haşere ilaçları ), naylon, sentetik madde, reçine, yağ, balmumu, renk maddesi, ilaç, sigara, klorbenzol, striol, benzoat ve sodyum benzoat yapımında kulanılır. Benzol bir kanserojen (kanser yapıcı ) maddedir. İnsanın savunma sistemini (İmmun) zafiyete uğratır, kandaki Alyuvarları tahrip ederek kansızlığa ve hatta kan kanserine neden olur. Bu nedenle benzine kurşun yerine benzol katıması çok daha zehilidir. (Na. 6.95.49)

    Kurşun;
    Kurşun sinirleri zedeler hatta felçe yolaçar vede kısırlaştırır. Insanın dikkatini dağıtır, aklidengesine tesireder. Genellikle böbrekler, karaciğer beyne zarar verir, çünkü bu organlar yabancı maddeleri hemen dışarı atma özeliklerine sahip değildir. Kur?un 1/3 oranında sudan, 1/3 oranında havadan ve 1/3 oranındada besinmaddelerinden alınır. (Brigi. 8.94.156-6)

    Amalgma dolgusu olanların dikkat etmesi gerken hususlar:
    1-) Limonlu ve sirkeli besinler civayı çözer, bu nedenle bunlarda uzak durulmalı
    2-) Sakız civayı çözer
    3-) Uzun süreli ve çok çiğneme civanın çözülmesine sebep olur.
    4-) Sıcak yiyecekler ve içeceklerde civanın çözülmesine sebep olur.

    Amalgam sökülürken dikkatedilmesi gereken hususlar:
    1-) Amalgamın ağız düşerek yutulmasının mutlaka önlenmesi gerekir.
    2-) Diş doktorlarının muayenehanelerini mutleka iyi havalandırmaları gerekir.
    3-) Amalgam çıkarıldıktan sonra geçici olarak çimento veya plastik dolgu yapılmalıdır.
    4-) Asla altın, palladiyum (bakır karışımlı ) ve titan kulanılmamalıdır.

    Elektro-smog:
    Elektromanyetik dalgaların etki alanı diyebieleceğimiz bu durum insanların % 4?ünde görülür ve aşağıdaki rahatsızlıklara sebep olabilir.
    1-) Depresyon, immun zafiyeti ve kansere karşı mücadelede zafiyet doğar.
    2-) Hücre bölünmesi anormal şekilde artar.
    3-) Urlar çoğalır.
    4-) Civanın vücuda yayılması artar.
    5-) İştahsızlık, başağrısı, uykusuzluk, kronik hastalıklar,

    Elekro-smog?dan korunma:
    1-) Metal yataklardan kaçınılmalı
    2-) Metal yorganlardan kaçınılmalı
    3-) Mikrodalga fırınlar kulanılmamalıdır.

    Alkol; Uzun süre alkol alma sonucu kişide kalp, pakreas, ve mide mukazası tahrip olur ve karaciğer yağlanır vede sertleşir. Böbreklerin tahribati zamanla büzülmesine nede olur. Beyin hücrelerinin tahribati sonucu beyin büzülür ve sinir sistemi tahrip olur vede beyin ve sinir sistemindeki tahribat sonucu hipofiz gudeside yıpranır ve ikdidarsızlık ortaya çıkar. Damarların içyüzeyi yağlanır sertleşir vede iltihaplaır. Psikolojik olarak ise ellerde titreme, hasaslaşma, korku, uyuyamama, şahsiyetini kaybetme (onursuz davranışlar) , organik ve psikolojik yetersizlıkler vede ikdidarsızlık hasıl olur. Biranın birleşimindeki şerbetciotu humulon, lupulon ve bunların alttürevlerini içerir. Humulon, lupulon ve alttürevleri aynı kadınlık ( dişilik ) hormonu östrojen (estrogen ) gibi etki yaparak zamanla erkekleri kadınlaştırır (burada görüyoruz). (Bu 07.03.72)

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.807

    Standart AĞri Kesici BaĞimlisi Misiniz?

    AĞRI KESİCİ BAĞIMLISI MISINIZ?

    Denizli Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Osman Bölükbaşı, "Tüm ilaçların birer zehir olduğu, onları zehirden ayıranın miktar olduğu unutulmamalı" dedi. Osman Bölükbaşı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye?de son 20 yılda ağrı kesici kullanımının arttığını, bunun reçetesiz ilaç satışının yaygın olmasından kaynaklandığını söyledi. Yüksek dozda alınan ilaçların hayati tehlikeye bile yol açtığına dikkati çeken Bölükbaşı, şöyle konuştu:

    "Aslında tüm ilaçların birer zehir olduğu, onları zehirden ayıranın miktar olduğu unutulmamalıdır. Günlük hayatta sürekli baş ağrısı çeken ve dikkat gerektiren bir işte çalışan kişi bu gerçeği kolaylıkla unutabilir. İşini yapabilmek için ilacını alır ve belki de üzerine bir kahve ya da çay içer. Kendisini günün belli bir saatinde iyi hisseder.

    Ağrısı azalmıştır, kahvedeki kafein ağrının azalmasında etkili olmuş, ayrıca kişinin dikkatini de artırmıştır. Ancak ağrı pusudadır ve ilacın etkisi geçince yeniden kendini gösterecektir. Kişi yine ilaç alma ve böylelikle kendini iyi hissetme yoluna girerse artık ağrı kesici bağımlılığı için muhtemel bir adaydır."

    Kronik ağrı yakınması olan kişilerin uygun tedaviye başlamadıklarında sürekli ağrı kesici kullanma yoluna gidebileceklerini anlatan Bölükbaşı, şunları kaydetti:

    "İki yıldan fazla süreyle ayda ortalama 20 ve üzerinde ağrı kesici hap tüketen bir kişinin, ağrı kesici bağımlısı haline geldiğini söyleyebiliriz. Ağrı kesici kullanımında en büyük zararı mide, 12 parmak bağırsağı ve böbrekler çeker. Mide ve böbrek dokuları hasarı sonunda ölümcül kanama ya da böbrek yetmezliklerine kadar gidebilir.Ayrıca daha da sinsi bir tehlike, kişinin farkında olmadan bir ağrı kesici bağımlısı olmasıdır. Uzun süre uygun tedavi yapılmayan migren ya da gerilim tipi baş ağrılarında, kişi kolaylıkla ağrı kesici müptelasına dönüşebilir. Bunda bazen doktorların da kusuru vardır."

    Bölükbaşı, teşhis konulmadan ağrı kesici reçetesi yazılmasının kişinin uyku düzeni ve cinsel yaşamını da etkileyebileceğini sözlerine ekledi.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

    Kaynak: CNNTÜRK
    www.bitkiseltedavi.com

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.807

    Standart Açıkta satılan çerez ve

    Açıkta satılan çerez ve kurutulmuş meyveye dikkat

    SİVAS - Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Nevcihan Gürsoy, 2005 yılında yapılan araştırmada, çerezlik olarak tüketime hazırlanmış yer fıstıklarında yüzde 91 oranında aflatoksin bulaşıklığı tespit edildiğini bildirdi.

    Yrd. Doç. Dr. Gürsoy, ''Özellikle açıkta satışa sunulan çerez ve kurutulmuş meyveler uzun süre çevresel etkilerle karşı karşıya olduğundan, bu ürünlerin tüketimi sağlık açısından ciddi bir tehlikedir'' dedi.

    Yrd. Doç. Dr. Gürsoy, gerek bakterilerin gerekse küflerin uygun sıcaklık ve nemli koşullarda ürediklerini, genellikle gıda maddelerinin tat koku ya da görünüşünü değiştirmediklerini kaydetti.

    Güvenli olmayan sıcaklık derecelerinde uzun süre beklemiş yiyeceklerin görüntü ve koku açısından iyi durumda olsalar bile bunları tüketmenin tehlike yaratabileceğine dikkati çeken Yrd. Gürsoy, şöyle devam etti:
    ''Gıdalardaki toksinlerin pek çoğu, ısıya karşı dayanıklıdır. En önemli toksin üreten küfler, aspergillus, fusarium ve penicillium cinsleridir. Bu küfler özellikle Türkiye'de çerezlik olarak tüketilen, çikolata yapımında ve çeşitli şekillerde kullanılan yer fıstığı, fındık gibi yağlı tohumlularda, incir, üzüm gibi kurutulmuş meyvelerde yoğun olarak bulunmaktadır.''
    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    www.bitkiseltedavi.com

Benzer Konular

  1. Tehlikeli Maddeler ve İlaçlar
    By igokcek in forum Tehlikeli Maddeler
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj : 04-17-2012, 12:29
  2. Zehirli Maddeler Kullanmadan Evde Temizlik
    By maturidi in forum Kimyasal İlaçlar ve Yantesirleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07-04-2009, 10:55
  3. Zehirli kimyasal maddeler icermeyen ev temizlik malzemeleri
    By samil in forum Kimyasal İlaçlar ve Yantesirleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 10-31-2006, 11:04
  4. Zehirli kimyasal maddeler icermeyen ev temizlik malzemeleri 3
    By samil in forum Kimyasal İlaçlar ve Yantesirleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07-28-2005, 21:23
  5. Zehirli kimyasal maddeler icermeyen ev temizlik malzemeleri 2
    By samil in forum Kimyasal İlaçlar ve Yantesirleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07-28-2005, 21:14

Visitors found this page by searching for:

sabun yenirse ne olur

civa içilirse ne olurciva yutulursa ne olurporçöz içilirse ne olurporçözün zararlarıciva yenirseciva yenirse ne olurciva içilirseporçöz zararlarıkaç hap içilirse ölünürsabun yenirseporçöz içilirsekonservelerin zararlarıcıva içilirse ne olurşampuan içilirse ne olurşampuan içilirseporcoz zehırlenmesıamalgam dolgunun zararlarıbiradan sonra ağrı kesiciporçöz zehirlenmesi belirtilerikaç tane hap içilirse ölünürporçöz zararlımıporçözden zehirlenmeplastik yenirse ne olursudocrem yenirse ne olur

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169