Korku dolu ilk gece hikayeleri, ilk cinsel deneyimi kabusa çevirebilir. Korkunun nedenlerini bilerek ilk ilişki korkusunu yenebilirsiniz…

Cinsellikle ilgili korku dolu hikayeler, dini ve sosyal kurallar, insanları cinsellikten korkar hale getirebildiğinden, çoğu kişi ilk ilişki endişesi yaşıyor.

İlk cinsel deneyim, kadınlarda kızlık zarının parçalanacağı, çok büyük acı duyulacağı, oluk oluk kan fışkıracağı ilk cinsel deneyim hikayeleri, erkeklerde ‘milli olma’ mertebesine ulaşmaya, ‘erkek’ olma önemi atfedilmesinden dolayı, her iki cins için de bir korku unsuru olarak ortaya çıkıyor.

Erkekler neden korku yaşar?

Ataerkil düzenin sürdüğü her toplumda erkekler ilk cinsel deneyim korkusu yaşarlar. Çünkü bu kültür, erkeğin cinsel ilişkisine ‘erkek olma’ anlamı yükler. Erkeklerin ‘milli olması’ gerektiği, fazla sayıda kadınla cinsellik yaşamasının beklenen bir şey olduğu, yani skora dayalı bir cinsellik anlayışının hakim olduğu kültürde, cinsellikle güç birleşiyor.

Erkeklerin kadına karşı hoyratlığı, bir kadına ‘sahip olma’ yaklaşımı, bu güç kanıtlama isteğinin uzantısı niteliğindeki fanteziler aslında.

Dolayısıyla ilk ilişki, yaşanması gereken doğal bir cinsellikten ziyade, aşılması gerek bir sınav erkekler için. Akıllarına yerleşen düşünce, kendilerine verilecek olan ‘milli’ makamına ulaşma isteği sadece. Erkekler, bunun içini nasıl dolduracakları ve sürdüreceklerine ilişkin de çok büyük endişe taşırlar.

Kadınlar neden korku yaşar?

Toplum, erkeklerin evlenmeden önce pek çok kadınla birlikte olmasını olumlu karşılarken, kadınların cinsel deneyim yaşamasını evlilikten önce yasaklar. Dolayısıyla pek çok kadın için evlenmek, ilk gece korkusunun da başlaması anlamına gelir.

Çünkü o güne kadar duyduğu cinsel ilişki hikayeleri, cinsel birleşmede büyük bir acı yaşanacağı inancı, kızlık zarının yırtılmasının vajinanın parçalanması olarak algılanması; kadınların evlendiği halde cinsel ilişkiye girememelerine, vajinismus ya da cinsel soğukluk sorunu yaşamalarına yol açıyor.

Bu korku nasıl aşılabilir?

Cinsellikle ilgili kaynaklar, hep erkeklerin ne yapacağı konusunda bilgi içeriyor. Sakin olmalı, kadına yol gösterici olmalı, kadının cinsel organına, göğüslerine dokunarak onu uyarmalı gibi birtakım bilgiler veriyor. Burada kadının ancak evleneceği erkekle birlikte olması onaylanırken, bir taraftan da erkeğin yaşadığı korku görmezden geliniyor. Çünkü korku, ‘erkeklik’ kavramının içine yakıştırılamıyor aslında.

Erkeklere yol gösteren bilgiler işe yarayabildiği gibi tam tersi, kadını rahatsız edici etki de doğurabiliyor. Çünkü asıl bilinmesi gereken, cinselliğin karşı tarafla birlikte yaşandığı gerçeği. Birisinin reçetesi bir başkasına uymayabilir. Kadın ve erkek, birbirlerine göre kendilerini ayarlamayı, birbirlerini nasıl rahatlatacaklarını yaşayarak fark etmekle işe başlamalılar.

Cinsellik doğal bir olay olduğuna göre, bunu unutmadan her şeyi kendi haline bırakmak, dokunuşlardan haz almaya odaklanmak, ilk deneyimi yaşamak için rahatlamanın bir yoludur.

Cinselliği sadece cinsel organa indirgemeden, ilk deneyimini yaşayacak olan tarafa dokunuşlarla zevk vermeye çalışarak, belki cinsel birleşmeyi daha sonraya bırakarak, korkunun üstesinden gelmek mümkün.

Ne zaman tedavi gereklidir?

İlk ilişki aklınıza geldiğinde elleriniz, ayakları titiriyorsa, korkudan bayılacak gibi oluyorsanız, bu nedenle birisiyle tanışmaktan, görüşmekten, birinin size dokunmasından irikiliyorsanız, kimsenin sizinle tensel temas kurmasını istemiyorsanız, bu şekilde cinsellik yaşamanız mümkün değil. Çünkü korku, cinsellikten çok daha büyük bir sinyaldir beyne gönderilen.

İlk ilişki korkusu nedeniyle ereksiyon problemi yaşayan erkekler ya da ilişkiye hazır hale gelmeyen, vajinismus olan ve cinsel soğukluk yaşayan kadınların sayısı oldukça fazla.

Kendinizde ilk ilişkiye dair yüksek endişe belirtileri görüyorsanız ve sürekli ilişkiden kaçma eğilimindeyseniz, bir uzmandan yardım almanız yerinde olur. Psikoterapi ile ya da pskikoterapiyle eşzamanlı olarak ilaç tedavisiyle bu korkunuzun üstesinden gelebilirsiniz.