İyi bir multivitamin, kalbinizin sağlığı için önemli olan mikro besin maddelerini sağlayabilir. Belirtilen dozlarda aşağıdaki vitamin ve mineralleri içeren bir multivitamin kullanmak kalbiniz için yararlı olabilir. Ayrıca, uygun vitamini günde iki kere almanız, gerçek yaşınızdan 6 yaş daha genç görünmenizi sağlayabilir.
Önerilen bazı vitaminler ve yararları:
- Magnezyum (günde 400 mg): Kalp ritminizin düzenli olmasını sağlamaya yardımcı olur ve günde iki kere 600 mg kalsiyumla birlikte tansiyonu düşürür.
- Kalsiyumu iyi bir şekilde emebilmek için vücudunuzun D vitaminine ihtiyacı vardır. 60 yaşın altındakiler için günlük 400 IU (uluslararası birim) 60 yaş üstü kişiler için günlük 600 IU alınması kan damarlarındaki iltihaplanmayı azaltabilir.
C vitamini (günde iki kere, 600 mg) ve E vitamini (günde 400-800 IU) ikilisi, birleştiklerinde antioksidan etkisi yaratır. Birlikte alındıklarında, ayrı ayrı alındığından çok daha etkilidirler. (Zocor, Pravachol, Lipitor veya Crestor gibi statinler kullanıyorsanız, takviye olarak aldığınız C vitaminini günde iki kere 100 mg ve E vitaminini günde 100 IU’dan daha fazla almayın). C ve E vitaminleri, statinlerin anti-inflamatuar etkisini engeller. Kolesterol etkileri değişmez, yalnızca anti-inflamatuar etkileri değişir ama bunlar statinlerin yararının yüzde 40 veya daha fazlasına tekabül eder.
-Potasyum: Atardamar sağlığı açısından yararlıdır (yiyeceklerden alabilirsiniz: günde 4 meyve, özellikle muz, avokado ve kavun)
- Günde 1500 IU A vitamini alın ama 2500 IU’dan fazla olmasın. Fazla dozda A vitamini, dokuları oksitleyebilir ve bu da DNA’ya zarar verir. Finlandiya’da yapılan bir araştırma, A vitamini alanların akciğer kanseri, damar sertleşmesi (ateroskleroz) ve sigara içenlerde felç olma riskinin daha yüksek olduğunu gösterdi.
- Folik Asit: Bir B vitamini olan folik asitin, insan sağlığında gerekli olduğu kanıtlanmış bir gerçek ama kalbinizin sağlığı için çok önemli bir rol oynuyor. Vücudunuz yiyecekten alınan folik asiti kısmen emer. Bu yüzden besin takviyesi almak yeterli folik asit aldığınızı garantilemenin en kolay yoludur. Ancak, aynı zamanda B-6 ve B-12 de almalısınız çünkü folik asit bazen onların eksikliğini ortaya çıkarır.
Her kanserli prostatın alınması gerekir mi?
Genellikle prostatın dış bölgesinde bulunan prostat kanserine ‘ya hepsi ya hiçbiri’ gözüyle bakılmalıdır. Ya prostat alınır ya da ölürsünüz. Ancak, her prostat kanseri cerrahiyle birlikte yoğun tedavi gerektirmez (alınmasının yan etkileri idrar tutamama ve cinsel işlev bozukluğu olabilir çünkü ereksiyonu kontrol eden sinirler prostatla yan yanadır).
Prostat kanseri çok yakından takip edilmelidir ama tedavi kararları; yaşam süresi, yaşam kalitesi, tedavinin potansiyel yan etkileri ve hastalığın agresifliği gibi unsurları göz önünde bulundurularak verilmelidir. Erkeklerin yaklaşık yüzde 90’ı 90 yaşına kadar prostat kanserini yaşarlar ve teşhis konulduğunda daha yaşlılarsa tümör yavaş büyüdüğünden genellikle yaşam süresi bu hastalık tarafından kısıtlanmaz. Bu da prostat kanserini diğer kanserlerden farklı yapar.
Hangi besinler prostat sağlığını düzene sokar?
Yeşil çay (polifenoller nedeniyle) ve nar gibi birçok besin prostat sağlığını düzene sokabilir. Prostat ameliyatını reddeden erkeklerle ilgili yapılan bir çalışmada bir grup erkek sadece izlenmesi gereken bir bekleyişte bulunurken (bir doktor bir hastayı gözlemliyor ama söylenene kadar karışmıyor.) diğer grup sert bir bitkisel ağırlıklı ve stres azaltma programına tabi tutuldu. Diyetleri az yağlı ve selenyum, likopen (domateste bulunur) ve E vitamini bakımından zengindi. Sonuç: Son grup PSA seviyelerini yüzde 40 oranında düşürdü ve hiçbiri 2 senelik dönemde ameliyat olmadı. Kontroldeki grupta birçok kişi için operasyon gerekti ve PSA seviyeleri yüksek oranda kaldı. 52 haftalık sağlıklı bir diyetten sonra bu erkeklerin kanlarına prostat tümörü hücreleri karıştırıldı (bir laboratuvar deneyinde) ve kan bu tümör hücrelerini durdurdu. Bu normal nüfusta gerçekleşmedi.
Testosteron tedavisinin farklı türleri
Testosteron biraz tavuğa benzer: İstediğiniz şekilde hazırlatabilirsiniz. Yapmanız gereken sadece, doktorunuzla birlikte sizin için en işe yarayacak (ve bütçenize uygun) yöntemi belirlemek. Ne kadar miktarda testosteronun üst veya alt uçlarda olmaktansa sizi normal aralığa sokacağını bulmak için doktorunuzla beraber çalışmanız gerekiyor. Testosteron terapisinin sizin için uygun olduğuna karar verirseniz, işte seçenekleriniz:
1. Enjeksiyon: Bu, işi çabucak bitirme yöntemidir. Haftada, ayda veya hatta üç ayda bir yaptıracağınız enjeksiyonlar sayesinde gereken testosteron dozunu anında alırsınız. Sorun şu ki, hormon seviyelerinizde ruh haliniz ve enerjinizi etkileyebilecek dalgalanmalara yol açabilir.
2. Sublingual (dilaltı): Bu yöntemde testosteronu genellikle her 12 saatte bir dilin altına yerleştirilen ve enjeksiyondan daha iyi dağıtım yapan bir tablet sayesinde alıyorsunuz. Ancak dil altı testosteron haplarının karaciğerde anormalliklere neden olduğu tahmin ediliyor.
3. Yama: Bu yöntem biraz pahalı ama yama kullanılarak testosteron replasman tedavisi (testosteron, etkin formu artırmak için deri tarafından emilir) güvenli bir yöntem olarak kabul edilir (ancak, bazı erkeklerde cilt reaksiyonlarına neden olabilir). Bu yöntem aynı zamanda vücudunuzun doğal döngüleri ve ritimlerine daha uygundur. Hangisini kullanacağınıza bağlı olarak bu yamalar karın, sırt, bacak veya direkt olarak testis torbasına uygulanabilir. Bu bölgeye uygulanması erotik gibi gözükse de işe yaramasının asıl nedeni testosteronu daha etkin hale dönüştüren anahtar enzim dihidrotestosteron’un (DHA) buraya yakın olan testislerde bulunuyor olmasıdır.
Beynin yaşla beraber değişimi...
Aslında, birçok beyin normal şartlarda iyi şekilde yaşlanmaz. Daha genç beyinler yalnızca ara sıra beklenmedik bir arıza içeren aşırı yüklerle başa çıkabilecek şekilde donanmıştır. Ancak daha yaşlı beyinlerin kısa devre yapması ve güç kaybı gibi nörolojik sorunlardan kaçınmak için yenilenmeye ihtiyacı vardır. Neyse ki, bilişsel yenileme (birçok şey yaparak beyninizin sağlam kalmasına yardımcı olmak) ikinci bir kişiyi gerektirmiyor.
Kendi kendinize yapabileceğiniz mükemmel sonuçları olan bir proje: Hayatınız boyunca beyninizi zirvede işletecek, yaşlanma süreciyle birlikte gelen zararları en aza indirgeyecek ve belleğinizi mercan kayalığı kadar keskin kılmak için beyin hücrelerinizin yenilenmesine yardımcı olacak. Beyin fonksiyonlarındaki düşüş kaçınılmazdır ve siz istemeden olur... İşin en iyi yanı da beyninizin güçlü kalmasını basit değişikliklerle sağlayabilirsiniz. Örneğin fiziksel aktiviteler damarlarınızın fonksiyonunu güçlendirir ve bu da beyin fonksiyonlarınızı geliştirir.