Depresyon, en sık karşılaşılan ruhsal hastalık
SAMSUN (İHA) - Samsun-Sinop Tabip Odası Başkanı Dr. Cem Şahan, depresyonun günümüzde en sık karşılaşılan ruhsal hastalık olduğunu söyledi.
'Dünya Ruh Sağlığı Günü' nedeniyle basın toplantısı düzenleyen Cem Şahan, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayan insanların dörtte birinin yaşamlarının bir döneminde, önlenebilen, ortaya çıktığında da başarılı bir şekilde tedavi edilebilen ruhsal sorunlarla karşılaştığını kaydetti.
Savaş, ekonomik sıkıntılar, çevresel sorunlar gibi dünyanın birçok ülkesinde yaşanan olayların insanlarda ruhsal hastalıklara ve sağlık sorunlarına yol açtığını dile getiren Şahan, "Bunların başında gelenlerden birisi de 'depresyon' diye adlandırılan durum. Depresyon, günümüzde en sık karşılaşılan ruhsal hastalık durumundadır. Mutsuzluk, güçsüzlük ve aktivasyonda azalma ile seyreden bu hastalıkta insanların duygu durumları ciddi olarak değişiyor ve süreğenleştiğinde de bu yakınma ve belirtiler kalıcı hale geçiyor. Uzmanlar kontrol altına alınmamış depresyonun genellikle intiharla sonuçlanıyor. Yeryüzündeki kadınların yüzde 9.5'i, erkeklerin de yüzde 5.8'i bu hastalığa yakalanıyor ve toplam 121 milyon insanda bu hastalık var" dedi.
Ani ölümlerde, koroner arter hastalığından sonra depresyonun ikinci sırada yer aldığını ifade eden Şahan, "İş ve trafik kazalarıyla grip gibi enfeksiyon hastalıkları, depresyondaki kişilerde daha fazla ortaya çıkıyor. Diyabet, tiroit ve kalp hastalıklarında çok fazla ruhsal değişiklikler görülüyor. Kalp hastalığı teşhis edilen hastada ölüm kaygıları artıp, depresyon gelişebiliyor. Kanser hastalarının, özellikle kısırlık sorunu olan kadınların çok fazla psikiyatrik rahatsızlığı oluyor. Bu da tedaviyi olumsuz etkiliyor. Destek alanların doğum oranlarının daha fazla olduğu biliniyor. Ruh sağlığını bozan etmenleri önlemek, ruh sağlığı sorunları nedeniyle dışlanmamak için, çağdaş standartlara uygun ruh sağlığı hizmeti alabilmek, hiç kimsenin eğlencesi olmamak, iyileşen ruh hastalarının işe alınması, hastalıkla yitirilen alışkanlıkların yeniden kazanabilmek için Ruh Sağlığı Yasası talep ediyoruz" diye konuştu.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet



LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla