Yüksek kaygı başarıyı azaltıyor
Psikologlar, sınavları tehlike olarak gören öğrencilerin kaygı seviyelerinin normalin üstüne çıktığını, başarı oranlarının düştüğünü söylüyor.
Erciyes Üniversitesi Mediko Sosyal Merkezi'nde görevli psikolog Zehra Atlı, insanları güdüleyen bir duygu olan kaygının öğrencilerde yoğun bir şekilde ortaya çıkmasının, başarı seviyesinin azalmasına yol açtığını söyledi.
Kaygının kişinin bir uyaranla karşılaştığı zaman yaşadığı bedensel, duygusal değişmeler ile kendini gösteren bir uyarılmışlık durumu olduğunu belirten Atlı, öğrenciler için sınavın tehlike olarak görülmesinin kaygı artmasını tetiklediğini dile getirdi. Öğrencilerin sınav öncesinde kendilerini birtakım olumsuz duygulara şartlandırmalarının performansı düşürdüğünü kaydeden Psikolog Atlı, "Ya yapamazsam, ya başaramazsam, ya soruları cevaplayamazsam" gibi sözlerin başarıyı azaltmada etkili olduğunu ifade ederek, "Bu etkiler ister istemez öğrencinin önündeki sorulara odaklamasını güçleştirdiği gibi ruhsal yönden de olumsuz etkiliyor.
Yüksek oranda kaygı durumu halinde öğrencinin hareket etme ve düşünmeyi gerçekleştirme biçimlerinde azalma görülebiliyor. Sınav öncesinde hiç kaygının olmaması, sorular üzerinde ciddi bir şekilde durmayı da engelleyebiliyor. O yüzden sınava girecek öğrenci, kaygı oranını normal seviyede tutmalıdır" dedi.
Öğrencilerin, sınav kaygısını azaltmak için olumlu düşünceler üretmesi gerektiğini vurgulayan Psikolog Atlı, bu yöntemi uygulayan öğrencilerin başarılarında artma sağlandığını kaydetti. Atlı, "Öğrencilerin olumlu düşünceler üretmesi, kaygının normal düzeyde olmasını sağlar. Öğrenciler, "Elimden geleni yapıyorum, sınava çok iyi çalıştım" şeklinde düşünürse, başarılı olabilir. Kaygıyı azaltmak için gevşeme egzersizleri de yapmak gerekir. Çok sık kullanılan bu teknik, kaygının yol açtığı fiziksel
belirtilerin etkisini azaltıyor çünkü birey, yoğun kaygı yaşadığı zaman çok geriliyor ve vücudu kasılıyor" ifadelerini kullandı.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet



LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla