Çocuklarda enfeksiyon nasıl önlenir?

Okullar açıldı bir sınıfta bir çocuğun enfeksiyona yakalanması tüm okulu etkileyebilir! Peki, kendimizi ve çocuklarımızı enfeksiyonlardan nasıl koruyabiliriz? Grip aşısına gerçekten gerek var mı? Yrd. Doç. Dr. Aysun Çetin anlatıyor.


Son yıllarda artan bir grip aşısı uygulaması var! Hatta okullarda kampanya yapılıyor. Ancak sağlıklı bir bünyeye birtakım mikropları vererek tüm griplerin önüne geçmenin mümkün olmadığı da biliniyor ve çoğu zaman da bu aşıların etkili olmadığı görülebiliyor. Ayrıca uzun zamanda nasıl bir yan etki yapacağı da tam olarak açıklanmıyor. Peki, grip aşısı gribi önler mi?

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya ve Klinik Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aysun Çetin iyilikgüzellik'in sorularını yanıtladı.

Enfeksiyon hastalıkları nasıl ortaya çıkar?

Enfeksiyon hastalıkları çok sık görülmeleri, uygun tedavi verildiğinde tam şifa ile sonuçlanmaları, tedavi edilemediklerinde ise sık ölümlere yol açmaları nedeni ile bütün hekimler tarafından kolaylıkla tanınıp tedavi edilebilmesi gereken önemli hastalıklardır. Enfeksiyon hastalıklarının semptom ve bulguları, değişik infektif ajanlarla ortaya çıkmaları ve vücutta hemen hemen bütün organlarda enfeksiyon hastalıkları gelişebilmesi nedeni ile çok çeşitlidir. Enfeksiyon hastalıklarında en önemli ve en sık görülen belirti ateştir. Başlangıç döneminde baş ağrısı, iştahsızlık, halsizlik, bitkinlik, sırt ve ekstremite ağrıları, bulantı, kusma gibi sistemik belirtiler görülür. Enfeksiyonun giriş yerine göre, ciltte lokal şişlik ve kızarıklık, boğaz ağrısı, nezle, irritatif öksürük gibi lokal semptomlar da olabilir.

Okul çocuklarında sık görülen enfeksiyonlar neler?

Okulların açılıp havaların soğumaya başlamasıyla beraber çocuklarda görülen üst solunum yolları enfeksiyonları artar. Üst solunum yolları enfeksiyonlarından nezle ve buna bağlı burun tıkanıklığı, çocuklarda en sık gördüğümüz rahatsızlıklardandır. Burun mukozasından eğer rhinovirus ailesinden bir virüs girerse o zaman nezle oluruz. Burun akar, tıkanır hapşırıklar artar, hafif ateş ve halsizlik hissedilir. Basit önlemlerle atlatılabilecek nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarında, korktuğumuz, çocukta komplikasyon gelişmesidir. Nezle iyi tedavi edilmediği zaman orta kulak iltihabına, sinüzite veya bronşite yol açabilir. Hâlbuki yapılacak şey basittir. Burun açıcı ilaçlar şurup veya damla olarak 2–3 gün kullanılmalıdır. Antibiyotiğe hemen başlanmamalı, ateş düşürücü ağrı kesici ilaçlar kullanılmalıdır.

Orta kulak iltihapları ise ilerde kalıcı işitme kayıplarına neden olabileceği için önemsenmesi gereken sık gözlenen hastalıklardandır. Anjin, farenjit ve larenjitde okul çocuklarında sık görülen diğer üst solunum yolları enfeksiyonlarındandır.

İdrar yolu enfeksiyonları, üst solunum yollarından sonra ikinci sıklıkta gözlenir. Özellikle okullardaki tuvalet temizliğinin yetersizliği nedeniyle çocukların idrar tutmaları ve idrarı eve saklama alışkanlıkları idrar yolu enfeksiyonlarının nedenlerindendir.

Ayrıca, kızlarda alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılmaması, dar-naylon iç çamaşırlarının giydirilmesi, uzun köpüklü küvet tipi banyo yaptırılması idrar yolu enfeksiyonlarına neden olur!

Kıl kurdu başta olmak üzere barsak parazitleri de okul çocuklarında sıkça gözlenebilir.

Özellikle bademcik iltihabının çocuklarda romatizma ve kalp hastalıklarına zemin hazırladığı uzmanlar tarafından ifade ediliyor. Böyle bir durumla karşılaşmamak için ne gibi önlemler alınabilir?

Bademcik iltihabı, halk arasında eklem romatizması ve kalp romatizması olarak bilinen önemli hastalıklara yol açabilir. Kalabalık ortamlarda, özellikle sınıf ortamında bu mikrop hızla yayılabilir. 5–15 yaşları arasında daha çok görülen romatizmal kalp hastalığı, çoğunlukla eklemlerde ilk belirtilerini verir. Diz, dirsek, ayak bileği gibi eklemlerde şiddetli ağrı, şişlik, ısı artışı, kızarıklık gibi belirtiler varsa, romatizmal kalp hastalığından şüphelenilmelidir. Kalp kapaklarında tutulmanın ortaya çıkması, ileri yaşlarda ölümle sonuçlanabilecek kalp rahatsızlığına neden olabilir. Böyle bir durumla karşılaşmamak için bademcik iltihabında kesinlikle boğaz kültürü yapılmalı ve anti-streptokoksik tedavi uygulanmalıdır. Eğer boğaz kültüründe beta hemolitik streptokok üremişse penisilinle tedavi edilmesi uygundur.

Hastalıkları tedavide kullanılan sentetik ilaçların aynı zamanda birçok yan etkiye sebep olduğu reçetelerinde belirtiliyor. Enfeksiyon hastalıklarını tedavisinde kullanılan sentetik ilaçlar çocuklara ne gibi zararlar verebilir?

İlaçların bilinçsizce kullanımı şifa yerine ölümcül sonuçlara neden olabilir. Bu yüzden hekime danışmadan ilaç kullanılmamalı ve hekim tarafından önerilen dozlara mutlaka uyulmalıdır.

Son yıllarda artan bir grip aşısı uygulaması var! Hatta okullarda kampanya yapılıyor. Ancak sağlıklı bir bünyeye birtakım mikropları vererek tüm griplerin önüne geçmenin mümkün olmadığı da biliniyor ve çoğu zaman da bu aşıların etkili olmadığı görülebiliyor. Ayrıca uzun zamanda nasıl bir yan etki yapacağı da tam olarak açıklanmıyor. Sizce grip aşısı enfeksiyonları önler mi?

“Grip tedavi edilirse bir haftada, edilmezse 7 günde geçer” sözünden de anlaşılacağı üzere, bu hastalık kendi kendine de düzelebilir. Dolayısıyla grip, bağışıklık sistemi güçlü olan insanlarda genellikle endişe edilecek tablolara neden olmaz. Gribal enfeksiyonda yatak istirahatının yanı sıra, gerektiği durumlarda yakınmaları hafifletmeye yönelik tedaviler de uygulanmaktadır. Örneğin ateş düşürücü ilaçlar verilebilir, kas veya eklem ağrılarını gidermek amacıyla ağrı kesicilerden yararlanılabilir. Yeni çıkan bazı ilaçlar da, ilk belirtilerin başlamasından sonraki 24–48 saat içerisinde alındığında, gribin daha kolay atlatılmasını sağlıyor. Bağışıklık sistemi güçlü olan çoğu insan için 5- 7 gün yatak istirahatı ve bol sıvı alımı bile yeterli olmaktadır.

Son yıllarda grip aşısını herkesin yaptırması gerekiyor gibi yaygın bir ticari anlayış var. Ancak sağlıklı bir kişinin kış yaklaşırken grip aşısı yaptırması çok anlamlı değildir. Bu durumun, vatandaşlarımızca iyi bilinmesi ve haksız ticari kazanç elde edilmesinin önüne geçilmesi gerekir.

Unutulmamalıdır ki grip aşısı gribi önlemez, sadece gribin daha hafif geçirilmesine yardımcı olur.

Bağışıklık sistemini güçlendirerek, doğal yollarla çocuklarda enfeksiyon hastalıklarını tedavi etmek mümkün mü?

Enfeksiyon hastalıklarını her zaman doğal yollarla tedavi etmek mümkün olmayabilir, ama özellikle korunmada doğal yollar çok önemlidir. Örneğin çocukların mevsimine uygun, iyice yıkanmış taze meyve ve sebzelerden yeterince tüketmesini sağlayarak, onları pek çok enfeksiyon hastalığından koruyabiliriz.

Beslenmenin enfeksiyon hastalıkları üzerinde etkisi var mı?

Doğru ve dengeli beslenme enfeksiyon hastalıklarından korunmada etkilidir.

Beslenme Önerilerim:

*Un ve şekerden fakir, sebze, meyve, et ve yumurta gibi doğal gıdalardan zengin bir diyet,

*Margarin ve sıvı (mısır, soya, ayçiçeği vb) yağların kullanılmaması, bunların yerine hayvani yağlar ve zeytinyağı yenilmeli,

*Balık yağı alınmalı,

*Bağırsak florasında bulunan probiyotikleri artırdıkları için bol fermantasyon ürünleri (yoğurt, peynir, boza, sirke, tuzlama yiyecekler, vb.) tüketilmeli,

*Güneşlenilmeli ya da D vitamini alınmalı.

Çocuklarımızı ve geleceğimizi enfeksiyon hastalıklarından korumak için neler önerirsiniz?

*Vücudun ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminleri içeren dengeli beslenme, yeterli miktarda su içilmesi, düzenli egzersiz yapılması, düzenli ve kaliteli uyku, kalabalık ve havasız ortamlardan ise uzak durulması enfeksiyon hastalıklarından korunmada dikkat edilmesi gereken noktalardır.

*Çocukları üriner sistem enfeksiyonlarından korunmak içinse çocuklara idrarın açık renk olmasını sağlayacak şekilde yeterli miktarda sıvı verilmelidir.

*Çocuğun günde 3–4 kere idrar yapması sağlanmalıdır. Çocuk tuvalette yeterli süre kalmalıdır. Aceleyle yapıp kalkmamalıdır.

*Genital bölge sabun veya şampuanla değil, saf suyla yıkanmalıdır.

*Kızlarda genital bölge temizliği önden arkaya doğru olmalıdır.

*Kabızlığa karşı önlemler alınmalıdır.
*Özellikle kız çocuklarda banyo süresi çok uzatılmamalı ve tahriş edici özelliğe sahip köpüklü sabun ve şampuan kullanılmamalıdır.

*Paraziter enfeksiyonları önlemek için tuvalet temizliğine çok dikkat edilmelidir.

*Eller sık sık yıkanmalı, tırnak araları tırnak ya da eski bir diş fırçası ile fırçalanarak iyice temizlenmelidir.