Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Hamilelikte ruhsal bozukluklar

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.861

    Standart Hamilelikte ruhsal bozukluklar

    "Hamilelikte ruhsal bozukluklar yaşanır"

    AFYONKARAHİSAR (İHA) - Anne adaylarına, hamilelik dönemine ilişkin bilgiler veren Psikiyatri Uzmanı Dr. Enis Arabacı, gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemlerin, kadınların ruhsal açıdan en zorlandıkları dönemler olduğunu söyledi.

    Dr. Enis Arabacı, kadınların, hamilelik öncesi ve sonrasında bazı ruhsal bozukluklar yaşadığını belirtti. Doğum ve doğum sonrası dönemde vücutta da değişiklikler yaşandığını ifade eden Arabacı, "Değişen hormon düzeyleri, yaşam düzeni ve dengelerdeki değişiklikler, kişinin anneliğe ve doğuma hazır olmaması, kişinin çelişkili duygular içinde olması, evliliğin iyi gitmiyor olması, annenin daha önce depresyon ve benzeri hastalıklar geçirmiş olması gibi faktörler, doğum yapan kadının ruhsal yapısını zorlayan etmenlerdir. Gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemleri, kadınların ruhsal açıdan en zorlandıkları dönemlerdir" diye konuştu.

    Özellikle doğum sonrası dönemde, 2 ruhsal tablonun dikkat çektiğini kaydeden Arabacı, "İlk tablo; doğumdan sonraki 3. ve 4. günlerde ortaya çıkan gebelik hüznüdür. Doğum yapan kadınların yaklaşık yarısında gözlenir. Bu durum, kolay ağlama, kolay sinirlenme, halsizlik, bitkinlik, duygusal dalgalanmalar ve yetersizlik hisleri halinde kendisi gösterir. Anne, çoğunlukla ilaç verilmeden, eşin ve ailenin; anlayışlı, destekleyici yaklaşımları ve çocuğun bakımına yardımcı olmalarıyla 10-15 gün içersinde düzelir. 2. tabloysa doğum sonrası depresyonudur. Doğum yapan kadınların yaklaşık yüzde 10'unda gözlenir ve doğum sonrası 1. ayda belirginleşir. Hayattan zevk almama, mutsuzluk, uykusuzluk, iştahsızlık, yetersizlik duyguları, özgüven kaybı, çocuğa zarar verme korkuları, intihar düşünceleri, dikkat dağınıklığı gibi belirtileri olur. Doğum sonrası depresyon, gebelik hüznü gibi kendiliğinden düzelmez, ciddiye alınmalı ve anneye, mutlaka destekleyici psikoterapi ve ilaç tedavisi yapılmalıdır" dedi.
    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.861

    Standart Hamileyseniz veya kalmak istiyorsanız dikkat

    Hamileyseniz veya kalmak istiyorsanız dikkat

    Hamileliklerin pek çoğu problemsiz seyreder ve hayal edilen sağlıklı bebek ve anne ile mutlu sona veya başlangıca ulaşır. Ancak bazı hamileliklerde ya baştan var olan veya ilerleyen gebelik haftalarında ortaya çıkan, bazen annenin bazen bebeğin ve çoğu zaman da her ikisinin sağlığını tehdit eden problemler ortaya çıkar. İşte bu hamileliklere doğum biliminde genel olarak "Riskli Gebelik" nitelemesi yapılmaktadır.

    Tanımında da belirttiğimiz gibi baştan çok normal görünen bir hamilelikte bile sonradan ciddi problem yaşanabileceği için "riskli" olsun olmasın bütün gebeliklerin uzman takibi altında olması büyük önem taşır. Doğum uzmanları anne veya bebek açısından normalin dışına çıkan çoğu sorunu çözümleyebilir ancak oldukça karmaşık bazı durumlarda bu konularla öncelikle uğraşan Perinatoloji Fetal Tıp merkez ve uzmanlarının yardımına başvururlar.

    Anne adayının yüksek tansiyon, şeker, kalp, böbrek, karaciğer vs. gibi bazı hastalıkları hamilelik süresince ağırlaşma eğilimine girer. Bu nedenle bebek için plan yapıldığında genel sağlık sorunlarının varlığı veya derecesi belirlenmelidir. Bu hiçbir zaman genel sağlık problemleri olan bir kadının anne olamayacağı anlamına gelmez. Hatta şunu önemle belirtmek gerekir ki toplumda bir çok çocuk sahibi olabilecek kadın yersiz ve abartılmış uyarılar yüzünden gebelikten kaçınmaktadır. Kendini bu durumda bulan herkes mutlaka birden fazla uzman görüşü almalı ve bebek sahibi olmaktan gereksiz yere mahrum olmamalıdır. Bağışıklık sistemine ait hastalıklar gebelikte değişik seyir gösterirler. Örnek olarak Lupus ağırlaşabilir, aynı kalabilir veya iyiye doğru da gidebilir.

    Astım genellikle hamilelikte daha iyiye gitme eğilimindedir. Hamilelikte bir çok cilt problemi ortaya çıkar ama pek çoğu önemsizdir ve doğumla beraber geçer, sadece seyrek görülen bazı cilt hastalıkları ağır seyredebilir. Hamilelik damarlar ve kan pıhtılaşmasında değişiklikler yaratır. Bu yüzden kanın zor veya kolay pıhtılaşmasına yol açan hastalıklar gebelikle yakından ilgilidir.

    Anne adayının daha önce düşükler yapmış olması sebebi bilinsin bilinmesin mevcut gebeliği de riskli kılar. Önceki düşüklerin haftası, nasıl olduğu gibi detaylar ve kan testleri ile mevcut gebelik takibi yönlendirilir. Çok erken düşüklerde kromozom anormallikleri , üç-altı ay arasında düşüklerde rahim boynu yetmezliği, daha sonraki fetal-doğum öncesi bebek-ölümü durumlarında annenin veya bebeğin hastalıkları araştırılır.

    Tümörler genç kadınlarda hamilelik sırasında veya öncesinde ender olarak karşımıza çıkabilir. Serviks-rahim boynu veya rahim ağzı kanseri, meme kanseri ve Lösemi grubu hastalıklar bu alanda en çok rastlananlardır.Gebelik öncesi veya başlangıcında memede kitle olup olmadığı yakın zamanda bir smear (rahim ağzından alınan sürüntü testi) yapılıp yapılmadığı konusu unutulmamalıdır. Tümörlerin değişik tip ve davranış biçimi olması nedeni ile gebeliğin devamı, sonlandırılması, veya gebelik sırasında operasyonu her biri için faklılık gösterir.

    Günümüzün bu alanda en ileri teknolojilerinden biri de tümör dolayısı ile yumurtalıkların alınması veya yumurtalıkların harabiyetine yol açacak radyoterapi-ışın tedavisi öncesinde yumurtalığın bir kısmının alınarak dondurulması ve hastanın bütün tedavileri yapıldıktan yıllar sonra bile tekrar vücuduna nakledilerek çocuk sahibi olabilme imkanıdır. Bu teknik ülkemizde merkezimizde uygulanabilmektedir. Genel olarak belirtmek gerekirse annenin gebelik öncesi mevcut olan bazı hastalıkları hamilelik sürecini ve bebeği, hamilelik de mevcut hastalığın seyrini tedavisini ve sonucunu etkiler .

    Bebeğin gelişim anormallikleri ve hastalıklarının doğum öncesi teşhisi günümüzde oldukça ileri boyutlara ulaşmıştır. Bunun sonucu kabul edilmesi gereken en son gelişmelerle de artık anne rahmi içindeki bebeğin tedavisi gündeme gelmiştir.

    Ultraosonografi altında izleyerek bebeğin sağlıklı doğmasını sağlamak için bir çok işlem ve operasyon -Fetal Tıp Ünitemizde olduğu gibi ileri merkezlerde yapılabilmektedir. Bu operasyonlar çoğunlukla bebeğin doğum haftasına gelene kadar organlarının gelişmeye devam etmesi amacını taşır. Bu şekilde asıl tedavi veya operasyonla bebeğin sağlıklı bir yetişkin olmasının yolu açılmış olur.

    Birkaç örnek verirsek; bebeğin akciğerinde sıvı toplanması veya kistler akciğerlerin gelişimini engeller, bunu bir shunt (göğüse konan bir tüp) ile düzeltmek mümkündür. Aynı operasyon bebeğin idrar yolundaki tıkanıklığı gidermek için mesaneye yapılabilmektedir. Bu yapılmadığı takdirde sonucu böbrek ve akciğerlerinin gelişmemesi ve bebeğin kaybedilmesi kesin gibidir. Diyafram-göğüs ve karını ayıran perde- kusurlarında karın organları göğüse geçerek yine yeni doğan bebek için ölümcül durum oluşturur. Bu da Embryofetoskopi operasyonu ile rahim içine ışıklı tüp ile girilerek yemek borusuna balon konması aracılığıyla telafi edilebilir.

    Anlaşılacağı gibi bu alandaki teknoloji ve imkanlarımız hızla artmaktadır. Daha önce kesinlikle hayatla bağdaşmayacak bazı hastalıklar anne karnında tedavi edilebilmekte, kesinlikle hamileliğin "yasak" olduğu bir çok kadın annelik hazzını tadabilmektedir.
    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    www.bitkiseltedavi.com

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.861

    Standart Hamilelik sırasında diş tedavisi

    Hamilelik sırasında diş tedavisi
    TOKAT (İHA) - Hamileliğin ilk üç ayında diş tedavisinden kaçınılması gerektiği belirtildi.

    Hamilelik döneminde kadınların en çok yönelttikleri sorular arasında "diş tedavisi yapılabilir mi?"sorusu yer aldığını ifade eden Diş Hekimi Kürşat Kapusuz, süreçte diş tedavilerinin ikinci 3 aya ertelenmesi gerektiğini kaydetti.

    Diş hekimliğinde kullanılan röntgen makinelerinde radyasyon çok düşük seviyede olmasına rağmen hamilelerde röntgen çekiminden kaçınılması tavsiyesinde bulunan Kapusuz, diş ya da diş eti iltihabı gibi acil durumlarda oluşacak enfeksiyonun bebeğin gelişimini etkileyeceği için bir jinekologun önerisinde tedavi yapılabileceğini söyledi. Anestezi altında yapılan tedavinin bebek sağlığına bir etkisi olmadığını ifade eden Kapusuz, "Antibiyotik kullanımı bebek için herhangi bir sakıncası yok. Tetrasiklin gurubu antibiyotikler alınmamalı. Ayrıca ağrı kesici kullanmada dikkat edilmeli" dedi.

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.861

    Standart Hamilelere güvenli seyahat önerileri


    Hamilelere güvenli seyahat önerileri
    Ankara - AA- Anne adaylarının, tatile gitmeden önce doktor kontrolünden geçmesi, bu konuda hekimini bilgilendirmesi, çok sıcak ya da çok soğuk bölgeleri tercih etmemeleri, mutlaka tıbbi dosyanın fotokopisini almaları ve tatil yapılacak yere yakın tam teşekkülü bir hastanenin de yerinin tam olarak öğrenilmesi gerekiyor.

    Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Yaralı, anne adaylarının, loğusalık döneminde ve bebeğin yeni koşullara alışma sürecinde, sosyal yaşamdan koptuğunu ve genellikle ev içinde kapalı mekanlarda zaman geçirmek zorunda kaldığını belirtti. Anne adaylarının, doğum sonrası süreçte fiziken ve psikolojik olarak bazı sıkıntılar yaşayabildiğini ifade eden Yaralı, ''Doğum öncesinde tatili fırsat bilen gebeler, sağlıklı ve sorunsuz bir tatil için hekiminin önerilerini göz ardı etmemeli'' uyarısında bulundu.

    -''Hekiminizi bilgilendirmeyi ihmal etmeyin''-

    Yaralı, hamileliğin erken dönemlerinde düşük tehlikesi ve hamileliğin son haftalarında da erken doğum riski söz konusu olabileceği için, anne adaylarının, tatil planı yapmadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçmesi gerektiğini söyledi. Anne adaylarının, tatil tarihi hakkında doktorunu bilgilendirmesi gerektiğini vurgulayan Yaralı, ''Mutlaka, tatilin geçirileceği yere yakın mesafede, tam teşekküllü bir hastanenin olmasına dikkat edilmeli. Hastanenin tam yeri öğrenilmeli'' dedi.

    Seyahate giderken, tıbbi dosyanın bir fotokopisinin de alınması gerektiğine dikkati çeken Yaralı, ''Olası bir sorun olduğunda, hekim tarafından, bugüne kadar yapılan takiplerin ve anne adayı ile bebeğin genel sağlık durumlarının ne olduğu konusunda bilgi sahibi olması, yapılacak müdahale için çok önemlidir. Bu, müdahale için hem zaman kaybını önleyecek hem de doğru tanının ve uygun müdahalenin yapılmasını sağlayacaktır'' diye konuştu.

    Yaralı, doğum tarihinin yakın olması durumunda, seyahate gidilecek yerlerin çok uzak olmamasının uygun olduğunu belirterek, ''Özellikle erken doğum riski olan gebelerin, 30. gebelik haftasından sonra bulundukları şehirden çıkmamaları gerekmektedir. Seyahatin, bizzat olumsuz etkisi olmamakla birlikte, seyahat sırasında olabilecek lumsuzluklar önemlidir. Olası bir ters durum karşısında hem annenin hem de bebeğin hayatı tehlikeye girebilir'' uyarısında bulundu.

    -Öneriler-

    Prof. Dr. Hakan Yaralı, seyahate çıkmayı düşünen hamilelere şu önerilerde bulundu: ''
    -Hamileliğin yedinci ayından sonra, uzun yolculuktan kaçınılmalı,
    -Aşırı sıcak ve yüksek rakımlı bölgelere gidilmemeli,-Yurt dışı tatillerinde gelişmiş ülkeler tercih edilmeli,-Mikrobik ishale karşı sadece kapalı sular içilmeli,
    -Besin zehirlenmesine karşı dışarıda hazırlanmış salata, az pişmiş et ve mayonezli ürünler yenilmemeli,-Bol sıvı alınmalı ve lifli besinler tüketilmeli,-Gidilecek bölgedeki sağlık kurumlarının telefonları alınmalı,
    -Rahat, ince, hava alan giysiler ve alçak topuklu ayakkabıları giyilmeli.

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 39
    Son Mesaj : 01-24-2014, 16:50
  2. Astımın Ruhsal Boyutu
    By serife in forum Ruhsal ve Sinirsel Rahatsızlıklar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05-26-2012, 11:15
  3. Cevaplar: 11
    Son Mesaj : 04-17-2012, 09:33
  4. Tavukların ruhsal dengesi bozuldu
    By maturidi in forum Genel
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07-04-2009, 11:11

Visitors found this page by searching for:

hamilelikte psikolojik bozukluklar

hamilelikte mutsuzluk

hamilelikte psikoloji bozukluğu

gebelikte mutsuzlukhamilelikte psikolojik bozuklukhamilelikte ruhsal bozukluklargebelikte psikolojik bozukluklarhamilelikte ruhsal durumgebelikte psikolojik durummutsuz hamilelikhamilelikte davranış bozukluklarıgebeliğin son aylarında iştahsızlıkhamileyken mutsuzlukhamilelikte psikoloji bozukluguhamilelikte psikolojik rahatsızlıklarhamilelikte psikolojik hastalıklarhamileliğin son aylarında iştahsızlıkhamilelikde ruhsal hamilelikte psikolojik tedavihamilelikte ruhsal sıkıntıhamilelikte psikolojik durumhamileligin son ayinda istahsizlikhamilelikde psikolojihamilelikte ruhsal bozuklukhamilelikde davranış bozuklugu

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169