HİDRO JEL, HYDRO GEL, Su tutucu, Toprak Jel, Jel Toprak, Potasyum Akrilat, Gökçek
Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
IndirX
bitkisel tedavi
bitkisel tedavi
Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
Toplam 21 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
The HİDRO JEL, HYDRO GEL page is where you will
  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimiçi İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    24.892

    Standart HİDRO JEL, HYDRO GEL, Su tutucu, Toprak Jel, Jel Toprak, Potasyum Akrilat, Gökçek

    HİDRO JEL; Günümüzde bir çok firma Hidro JEL üretmektedir, Hidro JEL kendi ağırlığının 400-600 katını absorbe eder. Bizim üretiğimiz Hidro JEL diğerlerinde farklı olarak Humik asit, Fulvik asit, 85 minerla ve iz element içerir. Diğer Hidro JEL lersadece su tutucu iken bizim üretiğimiz özel hidrojel bitkinin ihtiyacı olan; Karbon, bor, çinko başta olmak üzere 85 çeşit mineral içerir. Böylece sebze, meyve, tahıl ve bakliyattaki verim %60-120 aranında fazla olur. Süs bitkileri, sera bitkileri, bahçe veya tarla bitkileri ve her türlü ağaç için kullanılması kolay ve idealdir. Bizim üretiğimiz Hidro JEL artı Ormus Tarımın geliştirilmiş hali olup, Ormus tarım içerir. Şayet toprağınız da nematod (zararlı parazitler) ve funguslar (zararlı mantarlar) var ise o zaman toprağınızda ki nematod ve funguslar içinde MMS Plus ile temileriz. Artı bitkilere mantar musallat olur ise her türlü bitki hastalığına başta küf mantarları ve maya mantarlarına karşı MMS Plusı yapraktanda kullanarak bitkilerinizi sağlığına kavuştururuz.

    Hidro JEL'in Kullanım Şekli; Kullanım Kuralları 50 gr 5 litre su ile karıştırılarak, jöle kıvamına getirilir. Fide kökleri bu karışıma daldırılarak ekilir veya tozundan sebzeler için 1-2gr, meyveler için 10-20 gr köklerine yerleştirilir.

    Hidro JEL'in İçindekiler; Hümik Asit, Potasyum Akrilat, Fulvik Asit, Bor, Çinko, Mangan, Molibden, Demir ve 81 Çeşit Element ve İz Element içerir.

    HİDRO JEL’İN ÖZELİKLERİ
    1. Bitkiye Zarar Vermez
    2. Ph’sı Nötürdür
    3. Potasyum Bileşiği Olduğundan Toprak Dostudur.
    4. Toprakta Sodyumu Artırmaz.
    5. Tek Tip Partikül Çapı Sahiptir.
    6. Suyu Emme Kapasitesi 400-500 Katı Arasıdır.
    7. Kökün Nem İhtiyacını Sürekli Karşılar.
    8. Suyu Çekiciliğine Ne Kavçulu Gibi Elestik Nede Kaya Gibi Sert Olmalı
    9. Taksit Etkisi Yoktur
    10. Gübre Tüketimini %50-70 Azaltır
    11. Mahsülün Verimini Arttırır
    12. Bitki Kalitesini Arttırır
    13. Bitki Kökünde Hungus Ve Nemafood’a Karşı Etkilidir
    14. -59 Dereceye Kadar Donmaz
    15. Erezyonu Önler
    16. Yüzey Ve Yer Altı Sularının Kirlenmesini Önler
    17. Bitki Ve Toprağa Zarar Vermez
    18. Toprağın Havalanma Kapasitesini Arttırır

    TARIMDA KULLANILDIĞI ALANLAR
    1. Seracılık
    2. Bitki Yetiştirme Sahaları
    3. Fide, Funda, Ağaç
    4. Çim
    5. Yüzey Alanları
    6. Kök Dallandırma, Fidelenme
    7. Fidecilik
    8. Sulu Tohumlama
    9. Tohum Kaplama
    10. Toprağın Su Tutması Kapasitesini %70 Arttırır
    11. Su Süzülmesini Önler
    12. Bitkiyi Kuraklık Ve Su
    13. Bitkinin Optimum Düzeyde Besin Alabilmesini Sağlar
    14. Toprağın Havalandırma Kapasitesini Arttırır
    15. Sulama Maliyetini %50 Azaltır
    16. Fidanların Seralara Açık Alana Taşınmasında Veya




    Eklenen Resim Ön İzlemesi Eklenen Resim Ön İzlemesi  

  2. #2
    gokceksifa1 Guest

    Standart




    HİDRO JEL; Günümüzde bir çok firma Hidro JEL üretmektedir, Hidro JEL kendi ağırlığının 400-600 katını absorbe eder. Bizim üretiğimiz Hidro JEL diğerlerinde farklı olarak Humik asit, Fulvik asit, 85 minerla ve iz element içerir. Diğer Hidro JEL lersadece su tutucu iken bizim üretiğimiz özel hidrojel bitkinin ihtiyacı olan; Karbon, bor, çinko başta olmak üzere 85 çeşit mineral içerir. Böylece sebze, meyve, tahıl ve bakliyattaki verim %60-120 aranında fazla olur. Süs bitkileri, sera bitkileri, bahçe veya tarla bitkileri ve her türlü ağaç için kullanılması kolay ve idealdir. Bizim üretiğimiz Hidro JEL artı Ormus Tarımın geliştirilmiş hali olup, Ormus tarım içerir. Şayet toprağınız da nematod (zararlı parazitler) ve funguslar (zararlı mantarlar) var ise o zaman toprağınızda ki nematod ve funguslar içinde MMS Plus ile temileriz. Artı bitkilere mantar musallat olur ise her türlü bitki hastalığına başta küf mantarları ve maya mantarlarına karşı MMS Plusı yapraktanda kullanarak bitkilerinizi sağlığına kavuştururuz.

    Hidro JEL'in Kullanım Şekli; Kullanım Kuralları 50 gr 5 litre su ile karıştırılarak, jöle kıvamına getirilir. Fide kökleri bu karışıma daldırılarak ekilir veya tozundan sebzeler için 1-2gr, meyveler için 10-20 gr köklerine yerleştirilir.

    Hidro JEL'in İçindekiler; Hümik Asit, Potasyum Akrilat, Fulvik Asit, Bor, Çinko, Mangan, Molibden, Demir ve 81 Çeşit Element ve İz Element içerir.

    HİDROJEL SU TUTUCU NEDİR?



    Çapraz bağlantılı Akrilik asit -Akrilamit – Potasyum (K bazlı ) süper emici (absorbent ) Kopolimerdir. Super Absorbent Poliemer. Artı Fumik asit ,Humik asit, , 85 çeşit mineral ve iz element içerir ve de Ormus içerir.

    Bitkiler için besin kaynağı olan NH+4 (amonyum) ve KOH(potasyum Hidroksit) ile etkisizleştirilmiş bir poliakrilamittir. Su ile etkileştiği zaman, bu kristaller hızlı bir şekilde şişerler, suyu ve suda çözülen besinleri emerek bir jel yapısı oluştururlar. Hidrojel, bitkinin ihtiyacı olan kadar suyu azar azar bırakır bu sayede su israfınında önüne geçmiş olunur. Su emme ve salma ömrü 4-5 yıl boyunca sürdürür.

    Hidrojelin yapısında bulunan çapraz bağlayıcı moleküller üç boyutlu bir ağ oluştururlar ve Hidrojeli suda çözülemez hale getirirler. Akrilamit, Hidrojelin uzun dönemli istikrarını arttırır ve aynı zamanda akrilik asit ve potasyum akrilat karışımı yüksek şişme kapasitesini yaratırlar. Amonyağın eklenmesi zararlı artıklardan arınmış çevresel olarak emniyetli bir ürünün ortaya çıkmasına yol açar.
    SU ve BESİNİ EMİCİ ve DAĞITICI ÖZELLİĞİ
    hidrojel
    en az 400 katına kadar deiyonize suyu emebilir. Toprağa karıştırıldığı zaman bir kilogram Hidrojel tipik olarak 200 lt toprak solüsyonu emebilir. Ayrıca humik asit, fumik asit ve 85 mineral ve iz element ile bitkiyi besler.


    Topraktaki mikro gözenekler, yağmur veya tam sulamadan sonra su ile dolar ve bitkilerin kullanımına hazır olur. Mikro gözeneklere dolan suyun miktarına alan kapasitesi denir. Alan kapasitesinde toprağın mikro gözenekleri yer çekimi ile boşalırlar. Hidrojel su boşalmasını en aza indirger. Sadece su tutucu olarak değil aynı zamanda bitkiyi besler ve bitkiye hayat verir.
    Hidrojel tanecikleri toprakta mevcut olan ; gübre, besleyici maddeler, mineral tuzlarınıda tutabilir.Toprağa besleyici nitelikteki maddeleri ihtiyacı kadar emerek kök ve gövdenin gelişmesini artırır. Böylece bitki su ve besleyici nitelikteki madde eksikliğine bağlı problemlerden korunmuş olur. Hidrojel tanecikleri doğal tuz bariyeri gibi davranır, tuzlu toprak, hafif tuzlu su ile sulanan alanlarda içine alan zorlu koşullarda tarım yapılmasına olanaklı hale getirir. Tuzun zararlı etkisinin azaltılması ve toprak kalitesine bağlı kök gelişimini artırması olarak etki eder. Hidrojel aynı zamanda
    bitkiyi besleyici humik asit, fumik asit, 85 mineral ve iz element içerir.
    HİDROJEL’UN TOPRAKTAKİ İŞLEVİ
    • HİDROJEL ’in toprağa atılmasının asıl sebebi su tutma kapasitesini artırmaktır. Kumlu, milli, killi ve humuslu toprak tiplerinde su tutma oranında artış olduğu gözlemlenmiştir.
    • Az yağışlı yerlerde toprak yarı hidrofobik kabuk oluşturarak suyun üstünden içine nüfuz etmeden akıp gitmesine neden olur ve toprağın su geçirme özelliği kaybolur.
    • HİDROJEL kullanımı, önceden tarıma elverişsiz duruma gelmiş toprağın kazanılmasını sağlar.
    • HİDROJEL toprak erozyonunu engeller.
    • HİDROJEL kullanımı toprak yüzeyinin geçirgenliğini artırır ve daha fazla yağmur suyunun toprakta tutulmasını sağlar.
    • HİDROJEL ‘in kullanılmasıyla taban erozyonunun %96 oranında azaldığı ve su geçirgenliğinin %20, topraktaki fosforun %85, azotun %86, total sedimentin %64 daha az kaybolduğu tespit edilmiştir. Böylece tarımda gübre kullanımını azaltmaktadır. HİDROJEL suda çözünmeyen potasyum akrilat ve akrilamid’lerin çapraz bağlı kopolimerleri olup aniyonik super absorbant bir materyaldir. Ağırlığının 400 katı suyu sünger gibi emerek jel formuna dönüşür. Bünyesinde tuttuğu suyu ortama azar azar bırakma özelliği sayesinde sulama imkanı sınırlı alanlarda, sıcak ve kurak iklimlerde bitkisel üretimde ideal bir ürün fonksiyonu kazandırır. Su emme ve salma etkinliğini 4-5 yıl korur.
    BİTKİ KÖKLERİNDE HİDROJEL
    Su ve besin unsurları doğrudan jelin içine büyüyen ince kök saçları tarafından alınmaktadır veya bunlar çevredeki toprağa osmotik işlem ile yavaş bir şekilde salıverilmektedirler. Muntazam nem tedariki iyileştirilmiş bitki büyümesine yol açmaktadır. Hızlı ve yoğun kök büyümesine bağlı olarak yeni dikilmiş bitkilerin yaşama şansı önemli ölçüde artmaktadır.
    Hidrojel bitkilerden su çekememektedir. Mevcut olan nem açısından Hidrojel bitki arasında bir rekabet söz konusu değildir. Artı diğer hidrojellerden farklı olarak besleyici maddeler içermesi ile verimi kat kat artırmaktadır.
    Jel tanecikleri kökün çevresini sararak nakil ve saklama sırasında açıkta kalan köklerin susuzluğunu önleyecek şekilde yeterli nemi sağlar. Ekimden sonra ince köklerin hızlı gelişmesinden dolayı bitki yaşamı ve büyümesi daha iyileşir. 200 fidanlık bitkisi için 100 lt batırma solüsyonu yada 1 kg Hidrojel yeterlidir.

    UYGULANMASI BASİT VE ZAHMETSİZDİR.
    100 gr Hidrojel tozu 10 lt suya karıştırılır. Polimer suya yavaşça dökülür ve 20 dakika dinlenmeye bırakılır. Kökleri tek veya demet halinde jelin içine batırıp çıkarılır ve bitkiyi toprağa ekiniz.
    HİDROJEL ÇEVREYE DOSTTUR VE ZEHİRSİZ VE BİYOLOJİK UYUMLUDUR.

    FAYDALARI :
    • Toprağın su tutma kapasitesini artırır. Sulama peryodunun % 50 düşmesini sağlar.
    • Toprakta buharlaşma ve süzülmenin neden olduğu su kaybını önler.
    • Yıkanmadan dolayı su ve besin kaybını sınırlar. Bitkide kuraklık ve su stresine karşı
    dayanıklılık sağlar.
    • Bitkinin optimum düzeyde besin alabilmesi için kök bölgesinde su ve besinlerin
    emreamadeliğini sağlar, bitki gelişimini artırır.
    • Toprağın havalanma kapasitesini artırarak sıkı geçirimsiz toprakların fiziksel
    özelliklerini iyileştirir.
    • Kuraklığa ve yeraltı sularının kirlenmesine karşı çevreyi korur.
    • Sulama maliyetinin düşürülmesiyle ekonomik fayda sağlar.
    • Fidanların seradan açık alanlara aktarılmasında ve uzak mesafelere taşınması
    esnasında köklerin kurumasının önlenmesi ve nemli tutulmasını sağlar.

    Neden Hidrojel kullanılır?
    Bitkiler yetişmesi sırasında ortamda su ve besleyici maddelerin hazır olması gerekir. Hidrojel bir su deposu gibi davranarak bitkilerin ihtiyacı kadar olan suyu verir. Böylece hydrik stres ve şoktan kurtulmasını ve solma ve kuruma oranlarını azalmasını sağlar. Bu durum sulama ve gübreleme sıklığı azaltacağından zaman ve para tasarrufu sağlar.

    Hidrojel nasıl etki eder?
    Hidrojel toprağa verildiğinde bitki kökleri suyu almak için direkt su ile aktive edilmiş polimer granüllerine doğru yönlenir.

    Hidrojel suyu ne hızda emer?
    % 100 kapasite ile su emmesi yaklaşık bir saatten az bir süre alır.

    Emilen suyun ne kadarı bitki tarafından kullanılır?
    Emilen suyun en az % 99 i bitkiler tarafından kullanılır.

    Hidrojel toprakta ne kadar kalır?
    Hidrojel toprakta şişme tekrar kristalleşme periyodları göstererek ve bu özelliğinini defalarca yaparak etkili sulama desteği sağlar. Bu durum 3-5 yıl sürer.

    Hidrojel ile ne kadar SU tasarrufu sağlanır?
    En az % 30-60 arasında tasarruf sağlamakla birlikte bu durum toprak ve iklim koşullarına bağlı olarak % 80 lere kadar çıkar.

    Hidrojel suda eriyen gübreyide emebilirmi?
    Evet, gübreyi emer ve toprağa yavaşça salınımını sağlar.

    Çevreye zararı var mı, güvenilir midir ?
    Evet , Hidrojel çevreye zarar vermez, tamamen güvenilirdir. Nötral ph sahiptir, sutut UV ışığına hassastır. Bu çapraz bağlı polimerin ara bağlarını koparır ve polimer oligomerlere parçalanır. Böylece polimer mikrobiolojik olarak anaerop ve aerop parçalanmaya açık hale gelir. Ve topraktaki bakterilerce parçalanarak CO2, H2O, ve nitrojen bileşiklerine dönüşür. Hidrojel toprakta ortalama her yıl %10- 15 arasında parçalanır. Bizim üretiğimiz Hidro Jel mevcutlarında farklı olarak Humik asit, Fumik asit, 85 mineral ve izelement içerir.

    Hidrojel diğer polimerlerden farkı nedir?
    Hidrojel sodium( Na) tabanlı polimer değildir. Tarımda kullanabilecek form olan,çapraz bağlı kopolimer potasyum tabanlı bir bileşiktir. Hidrojel tarımda ihtiyaç olan optimum miktarda su tutar ( 350-500 kat) tuzlanma durumlarında etkinliği devam eder.

  3. #3
    gokceksifa1 Guest

    Standart


  4. #4
    gokceksifa1 Guest

    Standart



  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.645

    Standart

    HİDRO JEL, SU TUTUCU
    HİDRO JEL suda çözünmeyen potasyum akrilat ve akrilamid’lerin çapraz bağlı kopolimerleri olup aniyonik super absorbant bir materyaldir. Ağırlığının 500 katı suyu sünger gibi emerek jel formuna dönüşür. Bünyesinde tuttuğu suyu ortama azar azar bırakma özelliği sayesinde sulama imkanı sınırlı alanlarda, sıcak ve kurak iklimlerde bitkisel üretimde ideal bir ürün fonksiyonu kazandırır. Su emme ve salma etkinliğini 4-5 yıl korur.

    SUSUZ TARIMA ORGANİK ÇÖZÜM HİDRO JEL SU TUTUCU
    Ülkemiz coğrafi konumundan dolayı, su sıkıntısı çeken ülkeler sıralamasında üst seviyeler de yer almaktadır. Önümüzde ki yıllarda kuraklıktan ve küresel ısınmadan en fazla etkilenecek ülkelerden biri olacaktır. Su, tüm canlıların hayat kaynağıdır. Buna karşın dünya ve özellikle ülkemizin su kaynakları her geçen gün azalarak yok olmakta veya kullanılmaz hale gelmektedir. Türkiye de su kaynaklarımızın %70’si Tarımda, %20’i evsel kullanımda (İçme ve kullanım amaçlı) ve %10’luk kısmı da Sanayi de kullanılmaktadır. Tarımsal üretimde toprağa verdiğimiz suyun kayıplarını önleyerek sulamadan maksimum fayda sağlayabilir ve üretimden daha fazla verim alabiliriz. Bu doğrultu da firmamız sulama, gübreleme, enerji ve işçilik maliyetlerini düşüren bununla birlikte üretimde verimi arttıran, gerek Özel sektör gerekse Üniversiteler işbirliği ile Arge çalışmalarını tamamlayarak HİDRO JEL’ u üretmiştir. Tarımsal alanda gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır buna benzer ürünler kullanılmaktadır.

    HİDRO JEL’UN TOPRAKTAKİ İŞLEVİ
    • HİDRO JEL ’un toprağa atılmasındaki ana amaç su tutma kapasitesini artırmaktır. Kumlu, milli, killi ve humuslu toprak gibi ortamlarda su tutma kapasitesinde artış sağlamaktadır.
    • Az yağışlı yerlerde toprak yarı hidrofobik kabuk oluşturarak suyun üstünden içine nüfuz etmeden akıp gitmesine neden olur ve toprağın su geçirme özelliği kaybolur.
    • HİDRO JEL kullanımı, önceden tarıma elverişsiz duruma gelmiş toprağın kazanılmasını sağlar. • HİDRO JEL toprak erozyonunu engeller.
    • HİDRO JEL kullanımı toprak yüzeyinin geçirgenliğini artırır ve daha fazla yağmur suyunun toprakta tutulmasını sağlar.
    • HİDRO JEL ‘un kullanılmasıyla taban erozyonunun %96 oranında azaldığı ve su geçirgenliğinin %20, topraktaki fosforun %85, azotun %86, total sedimentin %64 daha az kaybolduğu tespit edilmiştir. Böylece tarımda gübre kullanımını azaltmaktadır. HİDRO JEL suda çözünmeyen potasyum akrilat ve akrilamid’lerin çapraz bağlı kopolimerleri olup aniyonik super absorbant bir materyaldir. Ağırlığının 500 katı suyu sünger gibi emerek jel formuna dönüşür. Bünyesinde tuttuğu suyu ortama azar azar bırakma özelliği sayesinde sulama imkanı sınırlı alanlarda, sıcak ve kurak iklimlerde bitkisel üretimde ideal bir ürün fonksiyonu kazandırır. Su emme ve salma etkinliğini 4-5 yıl korur.

    FAYDALARI :
    • Toprağın su tutma kapasitesini artırır. Sulama peryodunun % 50 düşmesini sağlar.
    • Toprakta buharlaşma ve süzülmenin neden olduğu su kaybını önler.
    • Yıkanmadan dolayı su ve besin kaybını sınırlar. Bitkide kuraklık ve su stresine karşı
    dayanıklılık sağlar.
    • Bitkinin optimum düzeyde besin alabilmesi için kök bölgesinde su ve besinlerin
    emreamadeliğini sağlar, bitki gelişimini artırır.
    • Toprağın havalanma kapasitesini artırarak sıkı geçirimsiz toprakların fiziksel
    özelliklerini iyileştirir.
    • Kuraklığa ve yeraltı sularının kirlenmesine karşı çevreyi korur.
    • Sulama maliyetinin düşürülmesiyle ekonomik fayda sağlar.
    • Fidanların seradan açık alanlara aktarılmasında ve uzak mesafelere taşınması
    esnasında köklerin kurumasının önlenmesi ve nemli tutulmasını sağlar.

    KULLANIM ŞEKLİ VE DOZLAR :
    Meyvecilik : Dikim işleminde, dikim toprağına 1 Kg toprak / 2-4 gr veya 1 m³ toprak /1-1,5 Kg dozlarda HİDRO JEL karıştırılarak iyice harmanlanarak uygulanır.. Hazırlanan karışım dikim çukurunda kök bölgesine doldurulur. Üstüne normal toprak serilerek bol su verilir.
    Normal gelişmiş ağaçlarda taç izdüşümden kök bölgesi derinliğine 20 cm genişlikte dairesel çukur açılarak tabana özel karışım toprak, üste ise normal toprak doldurulur ve bolca su verilir.

    Fidancılık : Fidanlıklarda seradan açık alanlara fidanların aktarılmasında ve uzak mesafelere taşınması esnasında köklerin su kaybetmesini ve kurumasını önlemek için çıplak kök daldırma işleminde kullanılır. Daldırma teknesinde 150-200 lt. suya 1 Kg HİDRO JEL azar azar karıştırılarak daldırma preparatı hazırlanır. Etkili bir sonuç için preparatın köklere tamamen yapışacak kıvamda olması önemlidir. Suda çözünebilen nematosid ve fungusidler de nematod ve mantari saldırılara karşı bitkilerin korunması için hazırlanan preparata katılabilir.
    HİDRO JEL, tam partikül büyüklüğü 0,2mm olan ince bir tozdur. Kendi hacminin 400–500 katı su tutma kapasitesine sahip olan HİDRO JEL, su ile birleşince hidrojel haline gelir. Toprakta ortalama 4-5 yıl boyunca aktif olarak kalır. Suyu emme hızı yaklaşık 2–4 dakikadır.
    • HİDRO JEL, potasyum tabanlı selülozik bir bileşik olup tamamen doğal bir yapıya sahiptir.
    HİDRO JEL, hormon ve ağır metal içermez, toksik değildir.
    • HİDRO JEL, bitki, toprak ve insan sağlığına zarar vermez.
    • HİDRO JEL,-60 ºC’ye kadar donmaz, ilkbahar erken ve sonbaharın geç donlarında çimlenen tohumların ölmesini engeller.
    HİDRO JEL, toprakta yıllık %15–20 oranında parçalanır. Topraktaki özelliğini yitirdikten sonra mikroorganizmalar tarafından yok edilerek doğaya geri döner.
    • HİDRO JEL, aktif (jel) halde güneşe maruz bırakılmaz ve tamamen toprak altında kullanılmalıdır.
    • HİDRO JEL, nötr pH’ ya sahiptir (pH=7.20).
    • HİDRO JEL’un toksik etkisi yoktur.
    • Toprak gözenekliliğini arttırır ve toprak kabuklanmasını azaltır.
    • Toprakta bitkinin ihtiyacı olan nemli ortamı sağlar.
    • Topraktaki suyun buharlaşmasını azaltır.
    • Toprak yapısını düzeltir ve erozyonu önler.
    • Yüzey ve yer altı sularının kirlenmesini engeller.
    • Çok sıcak ve kurak iklim koşullarında bitki büyümesine izin verir.
    Sulama, işçilik, gübre, tohum ve enerji kullanım maliyetlerini düşürür.
    • Su tüketiminde 3 ila 5 kat tasarruf sağlar.
    • Aşırı gübrelemenin toprağa verdiği zararı engeller.
    • Gübre tüketimini %50–70 azaltır.
    • Mahsul verimini arttırır.
    • Bitki kalitesini iyileştirir.
    Ağaçlandırma için mevsim şartlarına ihtiyaç duyulmaz.
    • HİDRO JEL, -59 ºC’ye kadar donmaz, ilkbahar erken ve sonbaharın geç donlarında çimlenen tohumların ölmesini engeller.
    • Kök zararlıları olan nematod ve funguslara karşı mücadelede etkindir.



  6. #6
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.645

    Standart

    PROF. DR. ŞEREF KUNÇ CİNE
    TARIM DERGİSİ TEMMUZ 2000 SAYISI
    SAYFA 36 - 37 - 38

    DOĞAL HUMUSUN TARIMDA KULLANIMI
    HUMUSUN TARİHİ
    Tarımla uğraşan en eski topluluklardan biri olan eski mısırlılar, Nil deltası verimli topraklarını humuslu toprak olarak isimlendirmişlerdir. Diğer toplumlar da siyah renkli delta topraklarını verimli anlamında humuslu toprak olarak isimlendirmişlerdir. Bu maddenin tanımı ve izolasyonu ancak 19. asırda gerçekleşmiştir.
    Hümik asid ilk defa sprengel tarafından 1826 yılında çürümüş bitkisel maddelerden sodyum hidroksit ile özütlenerek elde edilmiştir. Oden 1922 yılında yayınladığı "the Humin Sauren" isimli kitabı sayesinde hümik asit kimyasının kurucusu sayılır. Hümik maddelerin oluşumunda lignin ve tanninlerin selüloz ve diğer hidrokarbonların, proteinlerin ve mikrobik metobolizmanın katkıları olduğu tahmin edilmektedir. Bitkilerin havasız ortamda bakteriler tarafından bozunması sonucu hümik asitlerin oluştuğu daha sonra linyite ve ileri aşamada antrasite dönüştüğü ileri sürülmektedir. Bu süreç milyonlarca yıl almaktadır. Toprakta doğal hümik asitler binlerce yılda bakteri ve oksijen yardımıyla lignin ve selüloz gibi bitkisel maddelerin bozunması sonucu bulunmaktadır. Bilhassa nehir delta toprakları, içerdikleri hümik asitler nedeniyle verimli oldukları son zamanlarda anlaşılmıştır.
    KİMYASAL YAPISI VE ÖZELLİKLERİ
    Hümik asitler polimerik polihidroksi asitler olup çözünürlüklerine bağlı olarak üç gruba ayrılır.

    • Fulvik asit : asitte ve bazda çözünür.


    • Hümik asit : bozda çözünür fakat asitte çözünmez.


    • Huminler : Asitte ve bazda çözünmez. Bunun alkolde çözünen kısmı ulmik asit olarak isimlendirilir.

    Hümik asitler koloidal yapıdadır. Partikül büyüklüğü 20-70 nanometre dir. Hidrofilik özellik göstermesi nedeniyle iyi bir su tutucudur. Ayrıca köpürme özelliğine sahiptir. Yüzey gerilimi de yüksektir. Hammadde kaynağına ve elde etme yöntemine bağlı olarak molekül ağırlığı 300-90000 arasında değişmektedir. Tarımda küçük molekül ağırlıklı olanlar tercih edilmektedir.
    Kimyasal formülü C H O (OCH)COOH(OH) C=NRCOOH olarak verilmektedir. Sodyum potasyum gibi alkali elementlerle yaptığı bileşik suda çözünür. Kalsiyum, baryum gibi toprak alkali bileşikleri ise çözünmezler. Geçiş elementleriyle ise kelat oluştururlar. Bu özellikleri nedeniyle tarımda yaygın kullanım alanı bulmuştur.
    HÜMİK ASİT KAYNAKLARI
    Yapay olarak laboratuarda üretilmeyen kimyasal madde olan hümik asitler doğada mikroorganizma ve oksijen yardımıyla bolca üretilebilmektedir. Bitkisel artıklar hammadde olarak kullanılmaktadır. Doğal hümik asit kaynakları;
    1 FUNDA TOPRAĞI : ormanlık bölgeler de bitki atıklarının nem mikroorganizma ve hava ile yüzlerce yıl tepkimeye girmesi sonucu az oranda hümik asitler oluşmaktadır. Funda toprağı % 1-2 oranında hümik asitler içerir. Organik maddece zengindirler. Yağmur suları ile ovalara taşınan funda toprakları buraların bereketli olmalarını sağlamaktadır.
    2 TORF (PEAT) : tatlı su kenarlarında (göl gibi) yetişen yosun, kamış gibi bitkilerin binlerce yılda havasız ortamda mikroorganizmalar yardımıyla ayrışmaları sonucu oluşur. Organik madde içeriği kuru bazda % 30-95 oranında olabilir. Hümik asit içeriği % 10-15 oranındadır. Yosunlardan oluşan siyah renkli ve organik maddece zengindir. Kuzey Afrika ve Rusya nın bazı bölgelerinde bu tür torf bol miktarda bulunmaktadır. Ülkemiz deki torf yatakları genellikle kamış kaynaklı olmaları nedeniyle hümik asit miktarı düşük, ana kayaçların kalker olması nedeniyle kireci ve pH si yüksektir. Bu nedenle işlemden geçirilerek kireç ve işe yaramayan kısımlar ayrılmaktadır.
    3 TURBA (LEONARDİT) bitkisel ve hayvansal maddelerin çürüme artıklarının havasız ortamda binlerce yıl mikroorganizmalar yardımıyla parçalanması sonucu oluşur. Linyit ilk aşaması olup jeolojik ve kimyasal etmenler sonucu kömüre kadar dönüşüm olabilmektedir. Hümik asitler içeriği % 0 - 40 olabilmektedir. Oksijen içeriği % 25 ve daha fazla ise hümik asitlerce daha zengin olmaktadır. Ülkemizde bu tür hammadde kaynakları bolca bulunmaktadır. Sadece ana kayaçların kalkerli olması nedeniyle kullanımı oldukça verimsizdir. kimyasal veya fiziksel işlemden geçirilerek kireçten arındırılmalıdır.
    HÜMİK ASİTLERİN TARIMDA KULLANIMI
    Hümik asitlerin toprakta kimyasal ve fiziksel işlevleri 1920 li yıllardan beri araştırılmaktadır. Şimdiye kadar tespit edilenler aşağıda verilmektedir.
    Toprağın su tutma kapasitesini artırır. Humik asitler hidroskopik özelliktedir. Kendi hacminin yaklaşık 100 katı su tutabilmektedirler.
    Toprağın kuraklığa karşı direncini artırır ve yağmur veya sulamanın yeterli olmadığı zaman verim artışı sağlar.
    Toprağın tava gelmesini ve işlenmesini kolaylaştırır.
    Çok küçük toprak parçacıklarının tutarak erozyonu azaltır. Yağmur sularıyla toprağın yıkanmasını önler .
    Yüksek iyon değiştirme kapasitesine sahip olması nedeniyle kimyasal gübrelerin bitki tarafından daha fazla kullanımını sağlar ve kök bölgesinden uzaklaşmasını önler. Bilhassa fosfor ve azotlu gübrelerin bitki ye geçmesini sağlar .
    Topraktaki kalsiyum karbonatı bozundurarak, ortaya çıkan karbon dioksitin bitki bünyesine geçmesini sağlar.
    Toprakta bitkiler tarafından alınmayacak formdaki mikro besin elementleriyle kelat yaparak bünyesine geçmesini sağlar. Beslenmeyi artırır.

    • Tuzla tepkimeye girerek, bitki köklerini korur. Alkali toprakların pH sini düşürür. Asidik toprakların pH sini yükseltir. Asidik topraklarda alüminyumu absorblayarak bitkinin zehirlenmesini önler.
    • Toprağın drenajını artırarak tuzlanmasını önler.
    • Aşırı yağışlı bölgelerde bitkilerin çürümesini önler.
    • Meyve ve sebzelerin şeker miktarını artırır.
    • Tohumun çimlenme hızını artırır.
    • Daha kuvvetli ve hızlı büyüyen filiz oluşturur.
    • Topağın sertleşmesini önler.
    • Ezilme ve biçilme sonrası bitkinin hızlı gelişmesini sağlar.
    • Bitkinin toplam büyümesini ve verimi artırır.
    • Kimyasal gübrenin daha az kullanılması nedeniyle maliyeti düşürür.
    • Makro ve mikro besin maddelerinin topraktan yakınarak uzaklaşmasını önler.
    • Pestisit, herbisit, fungisit gibi toprağı da aşırı kirleten ve zehirleyen kimyasalların bozunmasını hızlandırarak topraktan uzaklaşmasını sağlar.
    • Toprağın pH sini düzenler.
    • Bitki köklerinin hızlı gelişmesini sağlar.
    • Toprağın bakteri aktivitesinin artırır.
    • Sebze ve meyvelerin erken olgunlaşmasını sağlar.
    • Bitkilerin sağlıklı beslenmesini sağlaması nedeniyle ürünlerin aynı büyüklükte olmasını sağlar.
    • Tüm bitkilerde beslenmeyi arttırdığı için verimi artırır. Hümik asitler kesinlikle hormon değildir.

    HÜMİK ASİTLERİN TÜRKİYE' DE KULLANIMI
    Funda toprakları düzensiz bir şekilde ormanlardan temin edilerek süs bitki yetiştiriciliğinde kullanılmaktadır. Miktar ve kalitesi hakkında pek fazla bilgi bulunmamaktadır. Bolu - yeniçağ torfları da kısmen tarımda kullanılmaktadır. pH sinin yüksek ve kalker içerinin fazla olması nedeniyle pek tercih edilmemektedir. Kullanılan miktarı hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Seracılığın gelişmesi sonucu topraklarımızın pH sinin yüksek kalkerinin fazla olması nedeniyle humuslu doğal maddeler olduğu gibi veya fiziksel ve/veya kimyasal işlemden geçirilmiş olarak bol miktarda ithal edilmektedir. Bunlardan sodyum veya potasyum tuzu şeklinde olanlar bitki gelişim düzenleyici sınıfında olup 15 yıldan beri, ABD, Almanya, Hollanda, İngiltere, İspanya, İsrail, Japonya, Hindistan, İsviçre, İtalya, Avusturya, Macaristan, Çin, Meksika dan ithal edilerek pazarlanmaktadır. Funda turba (torf) ise Almanya, Hollanda, Rusya, Kanada, Belçika, Finlandiya, İngiltere, Letonya, Yunanistan, Litvanya, İsrail, İtalya, dan ithal edilmektedir. Aşağıda 1989 yılı itibariyle ithal edilen miktarları verilmektedir.
    DOĞAL HUMUS İTHALATI (TON / YIL)
    SODYUM VEYA POTASYUM TUZU
    YIL
    ÇÖZELTİ
    KATI
    TURBA (TORF)
    1989
    20
    46
    827
    1990
    75
    106
    1485
    1991
    122
    96
    2874
    1992
    74
    147
    7878
    1993
    107
    107
    7562
    1994
    174
    25
    7616
    1995
    201
    105
    10104
    1996
    -
    -
    15245
    Tablodan görüldüğü gibi bitki gelişim düzenleyici olan potasyum veya sodyum humat ithalatı çok yavaş artarken doğal humus olarak ithal edilen torf, turba veya funda miktarı hızla artmaktadır. Bunların fiyatı 0.12 - 0.50 USA doları iken bitki gelişim düzenleyici kabul edilenlerin fiyatı 2 - 10 USA doları arasındadır.
    Fiyatın yüksek olması yaygınlaşmamasının başlıca nedenidir. Ancak sera tarımı yapanlar fiyatın yüksek olmasına rağmen üründe % 50 - 100 oranında artış sağlaması nedeniyle yaygın kullanılmaktadır. Topraklarımızın tarım artıklarının tarlada yakılması nedeniyle organik madde miktarı oldukça azdır. Ayrıca kireç içeren topraklardan bitkinin çinko ve demir mikro besinleri alamamaktadır. Değişik bölgelerde demir klorozu ve çinko klorozuna rastlanmaktadır. Bu tür toprakların humusla ıslahı kaçınılmazdır. Bunun içinde ucuz humus ca zengin doğal kaynaklarımızdan yararlanmalıdır.
    BİTKİ GELİŞİM DÜZENLEYİCİ OLARAK HUMUSUN KULLANIMI
    Humusca zengin doğal hammadde olan leonarditten potasyum tuzu olarak özütlenir. Hümik asit yüzdesi % 6 - 20 arasında değişmektedir. Tarım ve Köy işleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme genel müdürlüğünce tescil edilmiş ithal ve yerli ürünler genellikle % 12 lik sudaki çözeltisidir. Ayrıca % 85 lik katı potasyum humat olarak da ithal edilerek pazarlanmaktadır. Bu ürünler bitki gelişim düzenleyiciler sınıfındadır.
    Aynı sınıfta giberillik asit gibi hormonların da bulunması, hümik asitlerin de hormon olduğu kanısı uyandırmaktadır. Hümik asitler bitki bünyesine geçmez veya azı türlerde çok az bulunur. Hormonlar ise bitki bünyesinde üretilen veya yeterince üretilemiyorsa dışardan verilen kimyasallardır. Hümik asitler toprakta bulunan mikro ve makro elementler ile tepkimeye girerek kelat oluştururlar veya zayıf bağlar oluşturarak bunların suyla yıkanmasını ve köklerden uzaklaşmasını önlerler.
    Ayrıca hücre gözeneklerini genişleterek besin maddelerinin bünyeye geçmesini sağlarlar. Kendileri bitki bünyesine geçmezler. Bu nedenle hormon değildirler.
    Yapılan araştırmalar toprağın türüne bağlı olarak 100 - 1000 ppm (milyonda bir) aralığında toprakta bulunduğunda işlevini yaptığını göstermektedir. Kireçli ve yüksek pH li topraklarda miktar artırılabilir. Fazlasının toprağa zararlı bir etkisi yoktur. Bilhassa kimyasal gübre kullanımı % 50 azaldığı için ürün maliyetini azaltır.
    Potasyum humat suda kolay çözündüğünden tohum ekiminden sonra sulama suyuna katılarak kolayca kullanılabilir. Bu uygulama köklerin oluşumunu hızlandığından filizin erken çıkmasını sağlar. Çelikten yapılan üretimlerde de aynı uygulama yapılabilir. Bitkilerin canlandığı ilk bahar başlangıcında uygulandığında ise (tüm bitki türleri için) gövdenin kalınlaşmasına bitkinin sağlıklı beslenmesine hastalıklara karşı daha dayanıklı olmasını sağlar. Ağaç ve sebzelerin şaşırtma yapılmasından sonra can suyuna ilave edilerek verilmesi halinde şok dönemini daha kolay atlatmalarını ve tutmayanların oranını % 1 e kadar düşürür. Üründe % 50 - 100 oranında artış sağladığı yapılan araştırmalarla ispat edilmiştir. Tuzlu topraklarda salatalık üretiminde % 30 ürün artışı sağlamıştır.
    DOĞAL HUMUSLARIN TARIMDA KULLANIMI
    Funda toprağı yıllardan beri süs bitkisi üreticileri tarafından kullanılmaktadır. Organik maddece zengindir ve toprağın kimyasal yapısından ziyade fiziksel özelliklerini değiştirmek amacıyla kullanılmaktadır. Kesin olarak kimyasal yapısı yoktur. Oluştuğu ormanlık alana bağlı olarak değişim gösterir. Geniş alanlarda yapılan tarımda daha ziyade hayvansal atıklar kullanıldığından funda kullanımı pek yaygınlaşmamıştır. Bazı ülkelerden humus diye ithal edilmekte ve seracılara pazarlanmaktadır. Humus içeriği çok düşük olduğundan beklenen etkiyi yaratmamaktadır.
    Torf daha önce belirtildiği gibi ithal edilerek bol miktarda seracılık ve süs bitkisi yetiştiricileri tarafından tüketilmektedir. İthal torflar yosun kökenli olması nedeniyle pH si 6.5 - 7.0 aralığında lifli olması nedeniyle toprağın fiziksel özelliğini değiştirmekte ve hümik asit içeriği % 10 - 15 olması nedeniyle de hem toprağın fiziksel özelliklerini hem de bitkilerin iyi beslenmesini sağlaması nedeniyle tercih edilmektedir.
    Ülkemizde yeni gelişmeye başlayan organik tarımda yapay ortam hazırlamak amacıyla da yaygın kullanılmalıdır. Geniş alanlarda yapılan tarımda pahalı olması nedeniyle yaygınlaşmamıştır.
    Turba oksijen açısından zengin linyitleşmemiş oluşumlardır. Veya sonradan oksitlenerek oksijen miktarı artmış olanı leonardit olarak bilinir. Potasyum humat üretiminde ana hammaddedir. % 40 - 50 oranında hümik asit içerebilir. Torfla aynı özellikte zannedildiğinden DİE pozisyon numarası da aynıdır. Dolayısıyla yukarıda tabloda verilen değerler her ikisine de aittir. Seracılıkta yaygın kullanılmaktadır. Fiziksel işlemden geçirilmiş olanlar veya doğrudan doğadan elde edildiği gibi ambalajlanarak pazarlananlar da bulunmaktadır. Bunların ithal müsaadesi de Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından verilmektedir.
    HÜMİK ASİTLERİN KLOROZA KARŞI KULLANIMI
    Orta doğu topraklarında çinko eksikliği olduğu bilinmektedir. Türkiye genelinde topraklarımızın kalkerli olması nedeniyle demir, çinko gibi besin maddeleri toprakta yeterince bulunsa bile bitki bünyesine geçmediği de bilinmektedir. Bu tür topraklarda çinko veya demir tuzları kullanarak sorunun çözülmesi de kalsiyum nedeniyle mümkün değildir.
    Tarımda demir klorozu ve çinko klorozu olarak tanımlanan hastalıklara neden olan bu sorun pahalı olan demir - çinko EDTA kompleksleri ile karşılanmak istenmektedir. Geniş alanlarda yapılan tarımda yaygınlaşmamaktadır.
    Doğal humus hammaddeleri katı halde demir ve çinko tuzlarıyla kolayca tepkimeye girmektedir. Üretimi kolay ve pahalı değildir. Humat kelatları şeklinde olduğundan yüksek kalkerli topraklarda bile etkili olabilmektedir. Ucuz olması nedeniyle tarla tarımında da kullanıma uygundur. Deneme aşamasında çalışmalara devam edilmektedir. Kloroza karşı etkin çözüm edilmektedir. Kloroza karşı etkin çözüm olduğu anlaşılmıştır. Sadece mikro elementler değil mikro elementler örneğin, fosfor. Azot gibi kimyasal gübrelerle karıştırılarak verildiğinde % 50 ye kadar daha az gübre kullanımı söz konusudur.
    Sonuç olarak ziraatla uğraşan kesimler hümik asit konusunda fazla bilgilerinin olmadığı buna rağmen değişik isimler altında ithal edilen hümik asitli ürünleri kullanmaktadırlar. İthal edilen bu ürünlerin fiyatlarının yüksek olması nedeniyle pek fazla yaygınlaşmadığı görülmektedir. Yerli kaynaklar kullanılarak yapılacak üretimlerle maliyet düşürülebilir. Topraklarımızda eksik olan hümik asitler yeterince verilebilse önemli bir verim artışı sağlanır. Tarımla uğraşan kesimin gelirinde artış sağlanabilir.

  7. #7
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.645

    Standart

    NANOJEL TOPRAK NEDİR ?



    Nano-jel toprak bitkiler için su ve mineral sağlama özelliğine sahip yeni ve oldukça popüler bir üründür.
    Nano-jel teknolojisi ile üretilen nano-jel toprak iç mekan bitkileriniz için toprağa eşdeğer bir ürün olmakla beraber bitkiler için besin olan potasyum hidroksit ve amonyum ile etkisiz kılınmış bir poliakrilamittir.
    Su ile temas ettiği zaman, bu jeller hızlı bir şekilde şişerler, suyu ve suda çözülen besinleri absorbe ederek kendi hacimlerinin yaklaşık 100 katı kadar bir jel oluştururlar.
    Bitkileriniz için yaşam alanı

    Artık yalnızca saksılara mahkum değilsiniz, bitki dünyanız da renkleniyor. Bütün istediğiniz şeffaf objeler ile hayatınızın rengini yakalayın. Renkli objelere derinlik,çekicilik ve parlaklık kazandırmanın yanında bitkileriniz için temiz, sağlıklı, şık, zarif ve mükemmel renk uyumlu dünyalar oluşturmak artık sizin elinizde.Tercihinize göre göz alıcı 10 farklı renkte nano-jel topraklar bitkilerinizi uzun süre koruyup,beslerken iç mekanlarda şık ve estetik bir görünüm elde etmenizi de sağlar.

    Eviniz ve Ofisiniz için göz alıcı bir dekor
    Tasarım; işlevsel özellikleri ile mekânları kullanışlı hale getiren, estetik değeriyle de yaşadığımız ya da çalıştığımız mekânların sıcak, sevimli ve renkli ortamlar haline gelmesini sağlayan bir alandır.Teknoloji harikası bu ürün ile evinizde, işyerinizde ve hatta dış yaşam alanlarınızda ve özel gün dekorasyonlarınızda zevkinize, eşya ile ortam
    konseptinize ve dekorunuza uygun mükemmel obje dünyası sizleri bekliyor, hayal gücünüzün sınırlarını zorlayan çok modern, göz alıcı ve harika objeler tasarlamak nano-jel ile artık çok kolay, gözlerinizi kapatın ve dünyanızı renklendirin…

    Ergonomik ve zarif bir mum altlığı
    Hayal ettikleriniz nano-jel de teknoloji ile birleşiyor.Bütün cam ve şeffaf plastik objeler ile birlikte kendi yaşam alanınızda kendi hayal ettiğiniz dünyanızı oluşturabilirsiniz. Bazen bir vazoya renk ve zevk katıp, bazen bir mumluğun altında daha da romantik ortamlar yaşaya bilirsiniz. Çok ekonomik olan bu ürünle bir süre kırmızının tutkusunu yaşayıp, daha sonra yeşilin , mavinin ferahlatıcı huzurlu dünyası ile gökkuşağının tüm renklerini zevkinizle buluşturabilirsiniz. Üstelik kullandığınız ve sıkıldığınız
    Nano-jel inizi çöpe atmadan. İsterseniz bahçe bitkilerinizde,isterseniz balkonunuzdaki saksılarınıza karıştırarak toprak düzenleyici ve su depolayıcı olarak kullanabilirsiniz.Kullanılan ürünlerde ekonomik olarak değer katmaya devam edecektir.



  8. #8
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    3.645

    Standart

    Su tutucu polimerin tarımda kullanımı


    "NanoJel toprak kullanarak çimlendirme" başlıklı yazımda bahsedilenler daha çok dekoratif amaçlı kullanılan su tutucu polimer çeşitleri. Benim asıl bahsetmek istediğim ise su tutucu polimerlerin tarımda kullanımı. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum; benim ne nanojel firmaları ile ne de stockosorb/kemisol/sutut/kristajel gibi firmalarla son kullanıcı müşterileri olmamın dışında herhangi bir bağlantım yoktur. Burada bunların reklamını, iyi ya da kötü tanıtımını yapmak gibi bir çabam da yoktur. Ben sadece naçizane deneyimlerimi paylaşmak arzusundayım. Su tutucu polimerler hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için google’da küçük bir araştırma yapabilirsiniz.

    Ayrıntıları başka sitelerden temin edebilirsiniz ama madem buradasınız kısaca bahsetmek gerekirse: “Qemisoyl, su hidratörleri ile bağlantıya girdiğinde su için bir rezervuar işlevi gören şeffaf bir jel haline gelen ve sonra suyu bitkinin köklerine geçiren beyaz granüllü su bazlı (çekmeli) polimerdir” denmekte ilgili sitelerde. Faydalarından da şu şekilde bahsedilmekte:

    Toprağa yerleştirildikten sonra toprağın yoğunluğunu düşürür.
    • Topraktaki hava ve su dolaşımını geliştirir.
    • Su tutma kapasitesini geliştirir ve sudaki besleyicilerin kaybını azaltır.
    • Birçok kez dolup boşalabilir. Uygun koşullarda 5 yıl özelliğini korur.
    • Birçok çözünür gübre ve toprak ile bağdaşır.
    • Buharlaşma ve sızma sonucu su kaybını önler.
    • Kuraklık döneminde sulama miktarını azaltır.
    • Ürün verimini azaltmaksızın üretim maliyetlerini azaltır.
    • Tohumu nem tabakalarıyla sararak ve suyun içindeki besleyicileri tutup salarak filizlenmesini geliştirir.
    • Aşırı yağışlardan dolayı gübrenin akıp gitmesini engeller.
    • Daha yüksek ürün verimi sağlar.

    Benim Eskişehir Sarıcakaya ilçesi Mayıslar köyünde yaklaşık 1200 m2 civarında küçük bir bahçem var. Buraya bundan 4 yıl önce ceviz fidanları dikmiştim. Karşılaştığım en büyük problem sulama. Her ne kadar Sakarya Nehri köyümden geçse de benim bahçem nehre uzak olduğu için su temininde sıkıntılar yaşıyorum. O zamanlar anladım ki ileride savaşlar su yüzünden çıkacak. Yine anladım ki “Su akar Türk bakar…” Maalesef böyleymiş, koskoca Sakarya Nehri akıp gidiyor bu nehrin suyundan sadece yanındaki tarlalar bahçeler kullanabiliyor. Benimki gibi sudan 300-500 m uzakta bulunan tarlalar susuzluktan kavruluyor…


    Neyse ki bahçenin hemen yanında bir sulama kanalı geçmekte de bazı zamanlar sıraya girerek suyu kullanabiliyorum. İlk zamanlar bu kanalın bazı yerleri yıkılmış olduğundan su da gelemiyordu. Fidanları toprağa diktiğim ilk zamanlar arabamla köyün çeşmesinden damacanalarla su taşımak zorunda kaldım.

    Bizim oralarda 2008 yazı son derece sıcak geçmişti, termometrede 49 dereceyi gördüğümü biliyorum. Köye pek sık gidemediğim için o yaz maalesef 2 adet fidanım kurudu. Fazla uzatmayayım, kafamda birçok sulama projesi olduğu halde fiiliyata geçmesi konusunda maddi manevi çeşitli sıkıntılar olduğu için şimdilik en basit ve hızlı (quick and dirty) çözümü uygulamak durumundayım. Bu nedenle internette dolaşırken su tutucu polimerleri fark ettim. Araya araya Ankara’da bir temsilci firmayı bulup kapısını çaldım. (http://www.sututtarim.com/) Birçok temsilci firma gibi bir apartman dairesiydi burası. Ben kapıyı çalıp “Su tutan jellerden alacaktım” deyince pek şaşırdılar zaten “burayı nasıl buldun?” der gibi bakıyorlardı. Şaşırmalarının diğer nedeni de aslında perakende satışı pek yapmamalarıydı sanırım. Bu arada su tutucu polimerin yanı sıra bir de MOG organik gübre aldım gitmişken. MOG konusuna burada hiç girmeyeceğim, belki başka bir yazımda bahsederim. 4 kg’luk kutu ile satılan Kristajel marka su tutucudan aldım.


    Fidanın dibini biraz açtıktan sonra toz şeker gibi olan su tutucuyu serpiyoruz.Su ilave ediyoruz. Polimer çok kısa sürede jelleşiyorBahar gelip de ceviz fidanlarımın diplerini çapalamak, su havuzları açmak gerektiğinde biraz derince açarak bu su tutucudan göz kararı ilave ettim. Su verdiğimizde hemen suyu emerek jöle gibi oldu zaten. Beklentimiz ağacın dibine vermiş olduğumuz suyun daha derinlere kaçmasını, hızlı bir şekilde buharlaşarak kaybolmasını engellemek. Fidanlar böylece ihtiyaç duyduğu suya daha uzun süre erişebilecek.

    Su tutucuların denemesinin sonucunu bu yaz sonunda daha iyi anlayacağız diye tahmin ediyorum. Fakat okuduğum kadarı ile de başarılı sonuçlar elde edilmiş; zaten bilimsel bir yöntem.Bir nevi mikro sünger anladığım kadarı ile.


    Bir miktarı ile evde çimlendirme yapmayı denemiştim. Fotoğrafta da göreülebileceği gibi işe yaradı gibi. Islak beze ya da pamuğa sarmaktan daha iyi bir yöntem bence.


  9. #9
    gokceksifa1 Guest

    Standart


  10. #10
    gokceksifa1 Guest

    Standart



Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri