Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 37 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Bağırsak Mantarları, Bağırsak Rahatsızlıkları, Mikozis, mikoz

  1. #1
    admin Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    207

    Standart Bağırsak Mantarları, Bağırsak Rahatsızlıkları, Mikozis, mikoz

    Havlıcan Mantarları Yok Edici, Mantarlar Alerjik Hastalıkları Tetikler, Romatizmaya Havlıcan

    Alıntı obuzlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    merhabalar
    [SIZE=3]ben yaklaşık 6 yıldan beri karın şişligi , bağırsak gazları nedeniyle birçok hekime tedavi için gitmeme rağmen bunların arasında hocaların hocası dedikleri hatırı sayılır gastrentoloji profösörleride vardı fakat ciddi bir sonuç elde edemedim.umutları tükenmiş birhalde internette karın şişligi ve dildeki paslanma ile ilgili tedavi merkezleri araştırırken bir platformda sizin keşfiniz ilaç olarak yaptığınız gökcektonikten bahsedildigine dair yazı okudum ve bu yazıya istinaden web sayfanıza ulaştım, gökçek iksir ve gökçek tonik aldım kullanmaya başladığım 2 ci günden itibaren yıllardır çektigim sıkıntıdan bir anda kurtulmuş ve rahatlamıştım, bu bitkisel mucize ilaçlarınızdan dolayı ibrahim beye çok çok teşekkür ederim bunu çevremdeki herkese anlatıyorum insanlar şaşkınlık içerisinde nasıl olur diye ama bu gerçek çünki karşılarında canlı muhatabı ben olunca inanmaktan başka bir yol yok ve inanıyorlar.bu çalışmalarınızdan dolayı size nekadar teşekkür etsem azdır.
    Tedavini bağırsak mantarlarının temizlenmesi ile mümkündür. Anti biyotik ilaçlar zararlı bakteriler yanında faydalı bakterileride öldürür ve onların yerine daha tehlikeli olan bağırsak mantarları yerleşir. Buda besinlerden zehirli gazlar ve zehirli alkoller üretir. Bağırsaklardaki faydalı bakteriler takriben 1-10 bilyon faydalı bakteri var ve normal bir insanda 2-2,5 kg ağırlığında bir yoğunluğa sahiptir.Ozon Yağı, Karanfil Forte, Karahalile Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar. Artı her lokma en az 30 defa çiğnemeli, aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    admin Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    207

    Standart



    Mantarlara, özeliklede bağırsak mantarlarına karşı etkili doğal ürünler:



    1. Gökçek İksiri mutlak gereklidir, çünkü vücuttaki curufu temizler ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
    2. ZYE ve sarımsak preparatları, fakat Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik en etkili ürünlerdir.

    Mantarlar, mycosis, mikozis, mikoz
    Mantar ormanda yetişen zehirli veya zehirsiz, yenen veya yenmeyen mantarlar alka gelmemelidir. Bizim burada anlatmaya çalıştığımız mantar virüsler, bakteriler ve parazitler kadar tehlikeli ve hatta bazen dahada tehlikeli olan deri, nefesyolları, ve bağırsak mantarlarından bahsedeceğiz.

    Mantarlar önce eksojenik (harici) ve endojenik (dahili) mantarlar olmak üzere iki gruba ayırılır. Eksojenik mantarlar deri, tırnak ve ayak mantarları diye üç grupta incelenir. Endojenik mantarlar iki grupta incelenir ve bunlar küf mantarları (aspergillus, ?) vede maya mantarı candida albicans, ?) Küf mantarı olmadan maya mantarı yaşıyamaz. Küf mantarı ve maya mantarlarının vücuda yerlaşmesi bağırsak florasının tahribatına nedeniyledir.

    Son yıllarda Almanyada sürekli candida albicansın ne kadar tehlikeli olduğundan bahsediliyor, fakat bu mantarın neden bu kadar çok yayılabildiği ve nasıl olupta bir çok hastalığa sebep olduğu konusunda pek birşey yazılmıyor. İşte burada bu konu matarların yayılmasına antibiyotitik ilaçlar (bakterileri öldürürcü) ve antimikozit (mantarları yokedici) ilaçlar ve kortizonlu ilaçlar en önemli etkenler olduğunu göreceğiz.

    Küf mantarı hem faydalı hende zararlıdır.
    a-) Faydaları:
    1-) Tabiattaki artık maddeleri çürütür ve toprağa dönüştürür.
    2-) Hayvan ve bitli artıkları ve ölüsünü vede insanın artılkarını toprağa dönüştürtür.
    3-) İmalat sanayinde üretim aracı olarak kulanılır.
    4-) Vitamiler, enzimler ve antibiyotikler üretümünde kulanılır.

    b-) Zararları:
    1-) Odun, tekstil, kağıt ve besinleri tahripederek milyarlarca zarara sebep olur.
    2-) Bitki hastalıklarının baş sorumlusu olup, meyve ve sebzeleri tahripeder ve milyarlarca zarara sebep olur.
    3-) İnsan ve hayvanlarda enfeksiyon ve allerji başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olur.
    4-) Küf mantarlarının üretikleri zehirler (mikotoksinler) kanser başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olurlar.

    Mantar türleri:
    Mantarlar likenlerle birlikte yaşarlar. Likenler fotosentezle karbonhidratları üretirler ve mantarlarda su ve mineralleri likenlere sunarlar. Böylece problemsiz birlikte yaşarlar. Antibiyotik ilaçların %25?inin küf mantarından eldeedilir. Bunedenle antibiyotik ilaçlar küf mantarlarının gelişmesi ve yayılması için ideal ortam oluştururlar.
    a-) Maya mantarları: Candida albicans ve kryptokokken en önemlileridir.
    b-) Küf mantarları: Aspergillus türleri, penicillum, mucor, botrytis, fusarium, alternaria ve cladosporium türleri en önemlileridir.

    Mantarların yayılışı:
    1-) Besinlerle küf mantarları yayılır.
    2-) Kimyasal ilaçlar küf mantarlarının yayılmasına sebep olurlar, örneğin penisillin küf mantarından eldeedilmiştir.
    3-) Ağır metaller: Bakır ve civa gibi küf mantarlarının yayılmasına sebep olur örneğin eskiden bakır kaplarla yenen yemeklerden dolatı sıksık zehirlenmeler olmuştur.
    4-) Küf mantarını tenefüs ederek zehirlenme

    Küf mantarı nerede bulunur?
    Ahırları, hayvan bulunan evler, hyvan yemleri, tahıl ambarları, nemli veya yaş odalar, ev tozu, eski koltuklar, eski döşeme, tam olarak kurumamış yeni binalar, ağaç mobilya ve lamimnat gibi tahta döşemelerde kulanılan kimyasal ilaçlar, mutfak, besin depolanan kelerler, klimalar, nemli havanınaolduğu mekenlar, süsbitkileri, bitki artıkları, sabunlar ve kozmetik maddeler, diş macunları, kimyasal ilaçlardan: antibiyotikler, antialarjikler, antihistaminikler, kortizon ve mide-bağırsak ilaçları küf mantarları içerirler. Ayrıca kimyasal meteotlarla hazırlanan ilaçlar örneğin B12-Vitamini, penisilin vb. Küf mantarlarından eldeedilir. Buda fayda yerine zarar verir. Bu nedenle doğal yollarla vitaminalınması ve antibiyotikler yerine Gökçek İksiri alınması daha uygundur.

    Mantar hastalıkları:
    Deri, tırnak ve ayakta görülen mantar türleri genelikle mukozada mantar olduğuna işarettir. Küf mantarları nefesyolları ve sindirim sistemine, özeliklede mide-bağısak mukozasına yerleşirler. Nefesyollarına yerleşmişse allerji, astım, allerjik bronşit ve mide-bağırsak mukozasına yerleşmişse besinallerjisi, migren, depresyon, hormon anormalikleri vede mide-bağırsak rahatsızlıklarına sebep olurlar.

    Mikotoksinler (mantar zehirleri):
    Kronik bronşit, astım, psödo-krup, bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besinallerjisi, kronik bağırsak ilt. (enterit), kalın bağırsakilt. (kolit), kalın bağırsak ülseri, psodö-allerji, allerji, allerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çoçuklarda hiperaktifitete neden olur. Buna karşı kulanılan kortizonlu ilaçlar küf mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık dahada karmaşı bir hal alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı taripeder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser yapıcı ), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan) etkilere sahiptir.

    Mikotoksinler, mantar zehirleri:
    Küf mantarının zehirlerini yani mikotoksinleri üretmesi besin maddeleri ve hayvan yemleri ile mümkündür. Nemli ekmek hemen küflenirken , kuru ekmek asla küflenmez. Küf mantarı 0-40 derece arasında her zaman mikotoksin salgılıyabilir. Küf mantarının mikotoksin üretimi durdurulamaz, fakat besinler hazırlanırken dikat edilirse küf mantarının yayılması önlenir. En tehlikeli çavdar mahmuzu mantarıdır. Bu mantar ishal, kusma, bulantı, başağrısı, organların ölmesi, sinirlerin tahrip olması, kaslaerda karıncalanma, kramplar, sara vb. Rahatsızlıklara sebep olur.

    Küf mantarının en önemlileri:
    1-) Aspergillus flavus
    2-) Aspergillus fumigatus
    3-) Aspergitus niger
    Bunlar çok tehlikeli mikotoksik maddeler olan: Aflotoksin B1, G1, M1, Patulin, Ocratoksin A, Kojiasidi (Cojiasidi) ve Penisilinasidi üretürler. Bu mikotoksinler: Tansiyon düşürücü, mutajen, teratojen, kanserojenje, nefrotoksik etkiye sahiptirler. Küf mantarlarının üretiği bazı zehirler ise östrojen (dişilik hormonu) gibi etkiye sahiptirler.

    Mikotoksikozlar (Mikotoksinlerin sebep olabileceği hastalıklar):
    İshal, kusma, mide ağrısı, ağız ve yutakta yanma, kas krampları, nefes alış-verişlerini felçe uğratma, nabız zafiyeti, titreme, üşüme, eklem ağrıları, bazı uzuvlarda uyuşukluk, nefes darlığı, sara, hafıza kayıbı, koma, romatizma, MS (multiple skleroz), Parkinson hastalığı, Lupuserythematodes (kılcal damarlardaki patalojik değişiklikler, kronik yorğunluk, hormon anormalikleri vb hastalıklar

    Mikotoksikoz türleri:
    a-) Eksojenik (harici) nedenlerle ortaya çıkan mikotoksikozlar:
    1-) Küf mantarının yayılması, örneğin: Orman, tahıltarlaları ve binalar
    2-) Kimyasal ilaçlar ve ağır metaller, örneğin haşerelere karşı kulanılan ilaçlar.
    b-) Endojenik (dahili) mikotoksikozlar:
    1-) Mikotoksin içeren ilaçlar
    2-) Antimikozitikalar (mantarlara karşı kulanılan ilçlar)
    3-) Küf mantarlarının üretiği besinler

    Bunlardan eksojenik mikotoksikozları tedavi etmek kolaydır. , fakat endojenik mikotoksikozlar çok problem yaratabilir. Endojenik mikotoksikozlar primeri (birinci) ve sekodori (ikinci) olmak üzere iki gruba ayrılır. Primer mikotoksikozlar direkt olarak küf mantarları tarafından sebep olunan rahatsızlıklar olurken sekondori mikotoksikozlar ayrıca bağırsakların, özeliklede ince bağırsağın tashrip olması nedeniyle daha kompleks bir durum ortaya çıkar.

    Mantarların semptomu (belitileri)
    1-) Maya mantarları şeker ve karbonhidratlarla beslenir ve bunlarda ürettiği zehirli gazlar şişkinlik yapar.
    2-) Nefes darlığı ve kalprahatsızlıkları: Karındaki gaz diyaframı yukarı doğru kalrdırır. Sıkışan akciğer nedeniyle defes darlığı ve sıkışan kalp nedeniylede kalp rahatsızlıkları görülür.
    3-) Dişeti ve dilde beyaz tabakalar oluşur fırcalamave yıkama ile gecsede yenide oluşur.
    4-) Deride kaşıntıya sebep olur.
    5-) Bağırsak mantarlarının aşırı şeker tüketmesi nedeniyle kişinin kanında şeker yetersizliği görülür. Vücudun şeker ihtiyacı giderilemediğinden kişi sürekli şekerli maddeler yer.
    6-) Bağısaklardaki mantarlar faydalı bakterileri yavaş yavaş yokederek yerini alı. Bu nedenlede kişide kabızlık, ishal vb. Rahatsızlıklar ortaya çıkar.Bu mantarlar sonra idrar yollarına geçer.
    7-) Kişi alkol içmediği halde ağzı alkol kokuyorsa buna bağırsak mantarlarınaın sebe olduğu alkol üretimindendir.
    8-) Kronik mesane ve vajina iltihaplanması:Antibiyotik ilaçlar bakterileri öldürürken mantarların yayılmasına neden olur. Böylece daha tehlikeli ve sıksık iltiplanmalar görülür.
    9-) Eklem ve kas ağrıları: Mnatarların salğıladığı mikotoksinlereklem ve kaslarda yoğunkaşarak ağrılara sebep olur. Bu ağrıların romatizmadanmı mikotoksinlerdenmi olduğu analşılamaz.
    10-) Yorğun dermansız ve konsentre olamama: Vücut sürekli mantarlar ve zehirleri (mikotoksiler) ile uğraşmaktan kendini regenerasyon (yenilem) yapamaz ve kişi genelikle yorğu olur ve konsentre olamaz.
    11-) Cinsel isteksizlik: Kişide enerji yetersizliği olduğundan, buda cinsel isteksizliğe sebep olur. Ayrıca mantarların salgıladığı mikotoksinler hormon beneri etkiye sebep olduğundan kadınlarda kısırlığa dahi sebep olabilir.
    Mantarlar doğum konturol hapları ile dahada çok yayılırlar ,ç ünkü bu onların besinin oluşturur.
    Mantarlar her insanda başka rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu nedenle bu rantarın rahasızlığı şu değil denemez.

    Kendini teşhisetme:
    Bu rahatsızlıklardan biri veya bir kaçı varsa bağırsaklarınızda mantar var demektir veya dile bakılır.
    1-) Şişkinlik, kabızlık, ishal, karında şişkinlik
    2-) Makatta kaşıntı ve kızarıklık
    3-) Mide ağrısı ve ağız kokusu,
    4-) Dişte ve dile beyazımsı, sarımsı veya kahverengi pas gibi tabaka varsa mantar var demektir, hiç bir tabaka çokta aşırı kızarmışsa çok yoğun mantar var demektir.
    5-) Aşırı yorğunluk, dermansızlık konsantre olamama, unutkanlık, isteksizlik
    6-) Aşırı tatlı yeme isteği ve aşırı açlık duygusu
    7-) Kasların titremsi ve kas ağrısı
    8-) Nefes darlığı, burun tıkanması, kulak iltihaplanması, sinüzit, faranjit, bronşit
    9-) Ense, omuz, sırt ve bel ağrısı
    10-) Eklem ağrısı ve şişmesi, dokularda ağrı (fibromiyalji), sle
    11-) Deride sivilce, saçların yağlanması, deride kuruma, akne inverse, sedef, ekzem
    12-) Küf gibi pis bir koku ve bayanlarda beyazımsı veya sarı akıntılar
    13-) Adet halinde aşırı ağrılar mantar enfeksiyonu nedeniyle
    14-) Kolit, ülseratif kolit, morbus kron, ibs ve enterit gibi iltihaplı rahatsızlıklar
    15-) Kronik böbrek yetmezliği, mesane iltihaplanması, instersistiyel sistit, cinsel isteksizlik, prostatit, vajinit
    16-) Mikotoksinler migren, baş ağrısı, depresyon ve panik atakı tetikler
    17-) Diabet, kolesterol ve yüksek tansiyonu tetikler
    18-) Kurdeşen, kaşıntı, polen alerjisi, besin alerjisi, alerjik astım, atopik ekzem
    19-) Skleroderma, otiszm, alzeimer, Parkinson ms (multiple skleroz)

    Küf mantarı nasıl teşhis edilir?
    Defi-hacet testi: Defi-hacettenin (dışkı ) değişik noktalarından alına nümuneler laboratura gönderilir ve inceleme sonucunda mantar bulunursa tedaviye başlanır. Çoğu zaman defi-hacet testi yeterli olmamakta ve ve kişideki mantarlar teşhis edilememektedir. Bu nedenle şüpheli durumlarda kann testi yapılmalıdır. Hemagglutinasion test, yani kanda İmmünglobulin Tip M (İgM) kanda bir hafa gibi kısa süreli devriye görevi yapar, şayet İgM kanda varsa mantarda var demektir. İmmünfloreszenz testi: Buradakanda immünglobulin Tip G (İgG) olup olmadığına bakılır, şayet varsa vücutta bir aydır mantarlara karşı mücadele olduğunu gösterir.

    Küf mantarının tedavisi:
    1-) Besinlerin bozulmadan atrılması gerekir, bozulunca tehlikelidir.
    2-) Evin temiz tutulması ve küf mantarından korunması
    3-) Kimyasal ilaçlar, özeliklede küf mantarının yayılmasın sebep olabilecek penisili ve kortizonlu ilaçlardan uzak durlmalıdır.
    4-) Spor yapılmalı
    5-) Hijyene dikkatedilmeli
    Küf mantarına karşı en etkili doğal ilaç sarımsak-, ve ZYE preparatları veya Gökçek İksiri Ayrıca immün sistemini güçlendirmek için Gökçek İksiri kulanılır.
    Küf mantarı ve maya mantarı (cadida albicans), Unutulmamalı küf mantarı (aspergillus ve diğerleri) olmadan, maya mantarları (candida albicans ve diğerleri) yaşıyamazlar ve manatarların yayılmasında Epstein Bar Virüsü çok önemli rol oynar.
    6-) Mantarları azdıran Beyaz unmamüleri; ekmek, mantı, makarna, tatlı yiyecekler ve tatlı içeceklerden uzak durulmalıdır.Talı yiyecek ve içecekler vede hamurlu yiyecekler mantarların ana besinlerini oluşturur.Tatlı yiyeckler sadece baklava çikolata değil, kavun, karpuz ve üzüm gibi tatlı meyvelerde mantarları besler.Bu nedenle dikkatli beslenmek gerekir.Küf mantarına karşı en etkili doğal ilaç Gökçek Tonik ve Gökçek İksir kullanılmalıdır.

    Mantarların üretmiş olduğu toksik maddeler nedeniyle vücudun pH değeri bozulur ve kanın pH=7,40 yani hafif bazik, bu değerde % 0,2 bir asitlenem dahi hayati tehlikeye sebep olduğundan asit minerallerle asitik baz’a (curuf) dönüştürülerek vücudun zayıf noktalarına depolanır.Depolanan bu curufa önce ölü mikroplar ve hücreler yapışarak büyür ve sonra içerisine canlı mikroplar yerleşir ve toksik madde üreten merkezler oluşur.Gökçek İksir curufu eritir ve bağışıklık sisteminin daha önceden tanımadığı ve müdahale edemediği noktadaki mikroplar açıkta kalır ve bağışıklık sistemi mikropları yokeder.Midede ki halikobakter pylori ve bağırsaklarda ki mantarları yokedebilen tek ürün ise Gökçek Toniktir.Bu iki ürün birbirini tamamlar, çünkü iksir virüs ve bakterilere karşı etkili iken tonik bakteri ve mantarlara karşı etkilidir.Sadece mantarlar değil, tatlı, hamurlu (beyaz un mamüleri), şarkuteri (sucuk, salam, sosis), çay, kahve, kola ve katkı maddesi içeren hazır yiyecek ve içecekler vede festfood asidoza sebep olur.Bozulan pH dengesini sağlamak için geçici olarak Sodyumbikarbonat almak iyi olur.Asitli ortam (asidoz) bağışıklık sisteminin zayıflaması ve mikropların çoğalması ve hastalıkların tedavi edilemez bir hal alması demektir.

    Bilindiği gibi kaşıntı, kurdeşen, polen-, ve besin alerjisi, akne, sedef, ekzem vb. deri hastalıkları, nefesdarlığı, astım, faranjit, behçet, romatizma, ankilozan spondilit, saçkıran, kabızlık, ishal, kolit vb. mide bağırsak rahatszılıklarının ana sebebi mantarlardır.Hatta kanserin sebebinin de mantarlar olduğunu onkolog Dr. Simoncini ispatlamış ve yıllardır tedavi edilemeyen kanser hastalarını 3-4 günde tedavi etmiş ve 100 yıldır kanser üzerine yazılıp çizilenlerin mesnetsiz olduğunu belgelemiştir.Peki mantarlar bu kadar çok hastalığa sebep oluyorda neden teşhis ve tedavi edilemiyor, çünkü mantarlar bağırsak mukozasına sülük gibi yapışıyor ve buradan vücudun her noktasına ulaşıyor.Bu nedenlede yapılan tahlillerde mantar görünmüyor.Doktorlar da herhangi bir bakteri, virüs veya mantar yok o halde sizin rahatsızlığınız tamamen piskolojik nedenler den kaynaklanıyor, bunun sebebi ailevi, stres, depresyon vs diyerek.Hastalara antidepresanlar yazmaktlar.Hastalar perişan olmaktadır.Almanyada dünyanın en modern mikrobiyoloji labaratuarını kurmuşlar benim o zamanki doktorum buraya bir kaç defa benim def-i hacetimi gönderdi ve incelediler.Doktor ibrahim bey sizde asla mantar yok dedi.Ben ona bakın bütün belirtileri var, sadece mantar bakteriden farklı olarak bağırsak mukozasına yapışır ve çıkmaz, bu nedenlede teşhis edilemez ve nadiren mantarlar mukozayı tamamen tahrip edince teşhis edilebilir.Fakat teşhis edilse bile tedavi için Gökçek İksir, Gökçek Tonik ve Bi karbonat hariçinde bir şey yoktur.17 sene alerji çekmem nedeniyle ve üzerimde çok doğal ürün ve kimyasal ilaç denedim.Gökçek İksir ve Gökçek Toniki geliştirdim.Bunlardan daha etkili ürün yoktur.


    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.

    Allerji ve şişkinliğin sebei bağırsak mantarlarıdır: Sibel hanım tam 10 yıl yakalandığı amansız hastalıklar ki bunların başında özeliklede meyve, fındık, fıstık vb yiyeceklere karışı allerji, iltihaplı hastalıklar ağrılar vb,. Frankfurt ve çevresindeki kliniklerde gitmediği uzman doktor kalmaz. Fakat doktorlar hastalığına teşhis koyamazlar, kız kardeşi bana bunun ne olabileceğini sordu. Bende şayet yemekten sonra şişkinlik oluyorsa, allerjisi varsa ve kalbinde sıkışma gibi haller oluyorsa mutlaka bağırsak mantarı vardır vebunu teşhis etmek çok zordur dedim. Sibel hanım doktoruna bağırsak mantarı olup olmadığının teşhis edilmesini istemiş, doktorları buna biz karar veririz derelersede bayanın diretmesi karşısında bir düzine araştırmadan sonra bağırsakalarında 45 cm lik bir kısmın tamamen tahrip olduğunu ve hemen amaliyat olması gerektiğini söylemişler ve amaliyat etmişlerdir.
    www.bitkiseltedavi.com

  3. #3
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.913

    Standart

    Alıntı ahmet40 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben Ahmet 4-5 senedir gitmediğim doktor, kullanmadığım ilaç kalamadı kullandığım ilaçlar bir valiz dolusudur. İlaçların yanetkisinden halsiz ve dermansız kaldım ve böbreklerime sancılar giriyordu, üzerimde ağırlık ve kronik bir yorgunluk vardı. Yapacağım işleri düşünüyordum, fakat hiçbir iş yapacak gücüm yoktu. Akşama kadar yatıyordum ve akşam yine yatıyordum sabaha kadar, günde 19-20 saat yinede yorgundum. Bütün eklem yerlerim ağrıyordu. Devamlı bir yanıma yatamıyordum ağrılardan. Unutkanlık, asabiyet ve depresyon vardı.İbrahim beyin sitesini arkadaşlar görmüşler bana tavsiye ettiler, bende yanına gittim.Dilime baktı sende mantar var dedi.Doktorlar bir şey yok diyorlar dedim, mantarı teşhis olanaksız, sadece belirtilerinden anlaşılır dedi ve bana Gökçek İksir ve Gökçek Tonik önerdi.Gökçek İksir ve Gökçek Toniki kullanmaya başladıktan 2 saat sonra etkisini görmeye başladım. Gökçek İksiri kullanmaya başladıktan sonra önce göğsümde sıkışma oluyordu nefesim açıldı. Şimdi kendimi çok dinç hissediyorum Allaha şükür ve artık çalışabiliyorum.
    Ahmet bey yanıma geldi ve teşekkür etti, etkisinin hemen 2 saat sonra görülmeye başladığını vede bir hafta içinde yorgunluk ve dermansızlık kalmadığını söyledi vede işine başladığını söyledi ve çok memnun olduğunu anlatı burada bir saat sohbet ettik.Kronik yorgunluğun iki sebebi olabilir.Bir mide ve bağırsaklarda mantar var ise bu mantarlar şekeri (glikoz) toksik maddeye dönüştürür.Kana karışan toksik madde karaciğer ve diğer organlarda tahribat sebep olur ve kişide aşırı yorgunluğa sebep olur.İkincisi ise EBV virüsüdür.Bu virüs de bağışıklık sistemini yorduğundan kişide kronik yorgunluk ortaya çıkar.Mantara karşı Gökçek Aloe Vera Jel ve virüse karşı Gökçek İksir kullanınca rahatsızlıklar geçer.Fakat sizin 2-3 y Ozon Yağı, Karanfil Forte, Karahalile Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar. Artı her lokma en az 30 defa çiğnemeli, aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

    www.bitkiseltedavi.com

  4. #4
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.913

    Standart

    Alıntı Enver968 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben Enver aslan Bursalıyım, fakat işim gereği yılllardır Belçikada yaşıyorum.Ylllarca doktor doktor gezdim hiçbiride sizin boğaz-, sinüs- ve bağırsaklarınızda mantar var demedi.İbrahim bey dilime baktı sizde çok yoğun bağırsak mantarı var dedi ve uzun uzun mantarlardan bahsetti.Tam beş sene evel pollen alerjisi denen bitki tozlarına karşı sonrada ev tozlarına karşı alerji başladı.Belçikada Doktorlara git gel antihistaminik ve kortizonlu ilaçlar yazıp gönderiliyoruz.Önceleri etkili olan bu ilaçlar zamanla etkisini kaybetti.Alerji çekilmez bir hal aldı bizde.Fakat Gökçek Toniki ibrahim bey Almanyada üretmediğinden gökçek iksire başladım.Bundan tam 6 ay önce.Gökçek İksir vücudumdaki sayısız yağbezlerine karşı kullandım.Önce yağbezinden kurtulayım, sonra Türkiye ye izine gidince allerjiye karşı tonik kullanırım dedim.Gökçek iksiri 6 aydır kullanıyorum.Yağbezlerinde ilk 4 ay hiçbir şekilde küçülme belirtisi olmadı.İbrahim beyi aradım neden bir etkisi olmuyor diye ibrahim bey de dozajı artırın dedi.Bende günde 3-4 defa yarım çay bardağı almaya başladım ve bir ay içince etkisini göstermeye başladı.Yağbezleri şimdi çok çok küçüldüler ama bende 30-40 tane yağbezi var.Şimdi izindeyim ve 6 haftadır da gökçek tonik kullanıyorum.Tonik kullanmaya başaldıktan 3 hafta sonra antihistaminli ve kortizonlu ilaçları bıraktım.Alerjiye karşı tonikin süper etkisi var.Ben önceleri Belçikaya uçsam, veya Fransaya veya Sudi Arbistan gidip gelince hemen hastalanıyor ve nefes alamıyordum.Doktorum sinüzit, faranjit ve bronşit diyor ve antibiyotikler veriyordu.Önce iyileşiyordum.Ama antibiyotiklerin geçici etkisi daha sonra daha ağır enfeksiyonlara sebep oluyor.Türkiye ye izine gelmeden önce doktoruma gittim, doktorum boğazımı sinüslerimi ve kullaklarımı inceledikte sonra Enver bey ne kullandınız allah aşkına çok süper dokularınız temizlenmiş sinüzit ve faranjiten eser yok dedi.Belçikalı doktoruma gökçek iksirden bahsettim.Harika bir şey banada getirin dedi.Bizim Belçikada bir kitap evimiz var ve tercüme ve yayınla uğraşıyoruz, çok geniş bir çevremiz var herkese iksir ve tonikten bahsediyorum.İbrahim bey bana göre asrımızın en büyük mucididir.Kendisine ne kadar teşekkür etsem az allah ibrahim beyden razı olsun.
    Enver bey yanıma geldiğinde öyle çok hastalıktan bahsettiki.Önce diline baktım ve bağırsaklarında mantar olduğunu ve bu mantarları ürttiği toksik maddeler nedeniyle bir çok hastalığın ortaya çıktığını söyledim ve nasıl tedavi edebileceğimiz konuştuk.Enver beyde de çok sabırlı bir insanmış 4 ay yağbezlerinde hiç bir küçülme olmamasına ragmen tedaviye devam etmesi taktire şayandır.

    www.bitkiseltedavi.com

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.913

    Standart

    Dil üzerindeki pas (tabaka) ne anlama gelir?
    Dil üzerindeki pas doktorların hastalıkları teşhisinde çok önemli rol oynar.Fakat sıradan vatandaş için pek bir şey ifade etmez.Sindirim sisteminde ki anormalikler, ateşli hastalıklar, boğazda ki kuruluk dilde beyaz bir tabaka oluşmasına sebeptir.Bununla birlikte ağızda hoş olmayan bir durum hissedilir.Dil üzerindeki tabaka fırça ile veya dişlerle temizlenir.Fakta dil üzerinde pas değişimi veya renk değişimi gibi anormalikler olursa mutlaka doktora gidilmelidir.Bu değişimler herhangi bir enfeksiyona işaret olabilir.

    Dildeki pas nasıl oluşur?
    Dil bir kas tabakasından oluşur ve üzeri bir mukoza ile kapalıdır.Dil üzerinde kabarcıklar (papilla) bulunur ve bu papillalar besinlerdeki tatlı tuzlu ve ekşi gibi duyuları almamızı sağlar.

    Dil üzerindeki mukoza sürekli yenilenir.Şayet kişi sürekli besini sıvı olarak alırsa veya fazla çiğnemeden yutarsa ölü hücreler, yemek artıkalrı ve mikro organizmalardan dil üzerinde pas gibi beyaz bir tabaka oluşur.Sert ve katı besinler ise dili üzerinini temizler ve bir ilaç gibidir.Dil üzerindeki beyazımsı tabaka ağız mantarı olabilir.Ateşli bir enfeksiyon, gastrit veya sifilis gibi bir hastalığın dilde yansıması olabilir.Dil iltihaplanması ise kaygan, kırmızı ve dilde yanma gibi bir acı ile kendini gösterir, yani dil iltihapalanması farklıdır.Çok nadiren aşırı alkol, sigara ve başka kanserojen madde kullananların dilinde kötü huylu urlar olabilir.

    Maya mantarları
    Sabahları dil üzerinde beyaz bir tabaka görülmesi gayet normaldir ve paniğe gerek yoktur, çünkü gece vücudun kendi hücrelri veya yabancı maddeler dil üzerinde toplanır.Fakat bu beyaz tabaka sürekli çoğalıyorsa o zaman maya mantarı var demektir.Maya mantarları mide ve bağırsakalra yerleşir, bağışıklık sitemi güçlü ise bu mantarı yokeder.Fakat bazı kimyasal ilçalar özeliklede antibiyotikler sindirim sistemindeki faydalı bakterilerin azalıp zararlı bakteri ve mantarların çoğalmasına sebep olur.Mantar tatlı yiyecek ve içeceklerle normalden 200 kat hızla çoğalır.Bu nedenle bağırsakalrında mantar olanların kesinlikle tatlı yememeleri ve hamurlu yiyecekleri azaltmaları gerekir.Eğer yanlış beslenilirse zamanla bağışıklık sisitemi mantarları yenemez ve mantarlar toksik maddeler üreterek bir çok hastalığı tetiklerler.Geniş bilgi için mantarlar bak.

    Dilden Teşhis
    Dil üzerindeki pas, renk ve şekil değişiklikleri hastalıkların işareti olabilir.Doktor dildeki değişimlere bakarak bir çok hastalığı çok basit teşhis edebilir.Dilin üzeri ülke haritası gibi değişik görünebilir ve bu nedenle harita dil (Lingual geographica) diye anılır.Harita dil genelikle zararsızdır.Dil üzerindeki renk değişimleri yenen besinlerdeki ve içilen içeceklerdeki rengi alarak rengi değişir.Fakat bu renk değişimi geçicidir.Şayet renk değişimi kalıcı ise o zaman problem başlar.Doktorlar dil üzerinden aldıkları kültürle dilde ne olduğunu analyabilirler.Fakat dil üzerindeki renk ve şekil değişimleri iç hastalıklardan dolayı ise bu naalşılmaz, bu durumda kann, idrar ve defi hacetin analizigerekebilir vede mide için endoskopi ve kalın bağırsak için kolonoskıopi gerekebilir.Bütün bu araştırma ve muayenlere rağmen ince bağırsakalrda mantar varsa naşılmayabilir, çünkü mantarlar balteriler gibi değildir ve sülük gibi bağırsak mukozasına yerleştiklerinden def-i hacetle dışarı çıkmaz vede teşhiseilemezler.Bu durumda mantarların üretiği toksik maddeler nedeniyle ortaya çıkan rahatszılıklara bakılır.Geniş bilgi için mantarlara bakın.

    Çin Tıbbı
    Geleneksel Çin Tıbbında dilden teşhis çok çok önemlidir.Çinliler binlerce yıl önce dildeki değişimleri vücuttaki hastalıklı oluşumlarla bağlantılı olduğunu tesbit etmişlerdir.Çin Tıbbına göre dilin farklı bölgeleri vücudun farklı bölgeleri veya organlarının aynası gibi dışa yansıtır.Dildeki pas gibi tabakalr değil, dilin rengi, düz veya pörtülü oluşu, dil üzerinde dikey veya yatay çizğilerin olması dilin kenarlarında diş izi olması dilin şişerek kalınlaşması gibi bir çok faktör vardır.

    Dilden Teşhis:
    Dil üzerindeki ve değişik cizik ve şekler iç organlardaki problemlerin dışarı yansımasıdır.Hans-Dieter Bach yıllarca binlerce dil üzerinde araştırmalar yapmış ve bir çok hastalığın dilden teşhisini mümkün kılan açılmalarda bulunmuştur. Herbalist Hans-Dieter Bach’a ait bu açıklamalardan bazılarına burada yer vereceğiz.

    Dil diş sağlığı ile ilgili bir konu olmasada diş doktorlarının sürekli dille karşılaşmaları ve kişinin sağlık durmu’nun dilden anlaşılmıştır.Eskiden dile bakarak hastalıkları teşhis çok normal bir yöntemdi zamanla bu metot unutuldu ve sadece çocuk doktorları tarafından kullanılan bir yöntem olarak kaldı.Aslında sade vatandaşta dilinin üzerindeki değişimlerden de rahatszılıklarını anlar.Bu nedenle biz burada binlerce dil den teşhis yönteminden birkaç örenek vereceğiz.Bu öreneker Hans-Dieter Bach’a aittir.Normal dil güz, kadifemsi, grimsi-pempe ve aynı düzlükte üst tabakadan oluşur.Ayrıca dil ne büyümüş, nede küçülmüştür ve de ne kalın nede incedir.

    Dilpası:
    1-) Beyaz dilpası genelikle gastrit, enteririt, kolit, gartoenterit gibi mide ve bağırsak enfeksiyonuna işarettir.Mide ve bağırsaklarda çok yoğun bakteri ve mantar olduğunu gösterir. (Resim:1)



    2-) Beyaz dilpası dilin orta çizgisinin yanında olursa bu pankreas foksiyon bozukluklarıa işarettir.Dilin ortasındaki çizginin yanlarında beyazımsı tabakalar varsa, o zaman pankreas da fonsiyon anormalikleri var demektir.Dil kökündeki sarımsı tabaka ise bağırsakalrda mantar olduğuna işarettir.Bağırsaklarda mantar olduğu zamanda bunlar aşırı toksik madde üretirler.Bu durumda genelikle çok gaz oluşur ve bu gaz diyaframı yukarı doğru kaldırır ve kalp sıkışır ve daralır.Böylece aritmi, taşikardi ve ekstra sistol gibi kalp rahatsızlıkları görülür.


    3-) Dildeki pas tek bir tarafta ise bu sinirsel rahatsızlığa işarettir.Ortakulak iltihabı da aynı şekilde tek yanlı beyazımsı bir tabaka oluşumuna işaret olabilir.Eğer bu rahatsızlıklar görülmezse dilin sağ tarafındaki beyazımsı tabaka karaciğerde ve sara kesesinde problem olduğuna ve dilin sol tarafında beyazımsı tabaka varsa dalak rahtsızlığı var demektir.Dil kökündeki sarımsı tabaka ise bağırsak mantarlarına işarettir.



    4-) Dil kökünde sarımsı bir tabaka varsa bu bağırsaklarda mantar olduğunu gösterir. Aynı şekilde dilin ortasındaki sarımsı tabaka ve dilin sağ kenarındaki diş izleri karaciğerde problem olduğunu gösterir..



    5-) Dilin üzerinde siyah saç renginde bir tabaka varsa o zaman bağışıklık sistemi çok zayıflamış demektir ve çok ağır bir hastalığa işarettir.Bağırsaklara yerleşen mantarların üretiği aşırı toksik madde nedeniyle bağırsaklar tahrip olmuş demektir.Mantarlar ve bakteriler tarafından üretilen toksik maddeler önlenemediğinden hasta kolon kanserine yakalanmıştır.


    6-) Dil kenarlarındaki diş izleri çeşitli hastalıklara işaret olabilir.Dilin sağ kenarındaki diş izleri karaciğer-safra rahatsızlıklarına ve dilin sol tarafındaki diş izleri mide ve dalak rahatsızlıkları olduğunu gösterir.



    7-) Dilin alt kısmındaki toplar damarlardaki mor görüntüler çok farklı rahatszılıkları gösterir ve bunlarda: Kalbin sağ toplar damarında zafiyet , variz ve basur olabileceğini gösterir.Yani damarlarla ilgili problemler buradan analşılır.



    8-) Dil üzerindeki katlanmış gibi yırtıklar varsa, o kişinin psikoloj,k olarak hasas olduğuna, korkak ve sinirsel zafı olduğuna işarttir.Yatay kırışmış gibi tabakalar karamplı rahatszılıklara işarettir.



    9-) Dildeki bu tür değişimler genelikle kadınlarda görülür ve hormon anormaliklarine vede kadın hastalıklarına işarettir.



    10-) Dilin ucundaki kırmızılık gastrite işarettir.Dildeki kızarıklık ve düz kaygansı görünüm ise B Vitaminlerinde yetersizlik olduğunu gösterir ve ayrıca yanlış beslenme, karaciğer rahatsızlıkları ve diyabeti gösterir.



    11-) Dil üzerinden kişinin beyin kaması geçirip geçirmediği anlaşılır.Dil tek taraflı gerilmiş gibi ise beyin kanaması geçirmiş demektir.Dil tek taraflı olarak çekilir ve kişi genelikle beyin kanaması geçirdiğinin farkında değildir.Dil üzerinde köpük gibi bir tabaka oluşması bir sindirim sisteminde veya safra kesesinde rahatsızlık olduğunu gösterir.



    12-) Dil üzerindeki kuruluk menopoz sonrası eklemlerde iltihapalanmaya (artirit) işarettir.Kırmızılıkta yine B-Vitamini yetersizliğine işarettir.



    13-) Dil üzerinde ki çilek gibi kabarcik (papilla) B-Vitaminleri yetersizliğine işarettir.Bu genelike yanlış beslenme sonucu ortaya çıkar.

    www.bitkiseltedavi.com

  6. #6
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.913

    Standart

    Gökçek İksir | Gökçek İksir deki yorulardan alınmıştır

    SEDAT ŞEN said on Çarşamba, Eylül 17, 2008, 13:22
    öncelikle sayın ibrahim gökçek’e bu yazımı okuyanların huzurunda teşekkürlerimi sunmak istiyorum,ben şırnak’ta görevli Tsk mensubuyum,annem yıllardır mide-bağırsak problemi olan,şeker,kalp hastası,tansiyon ve bel-fıtığı ameliyatı olmuş biri.annem özellikle aşırı derecede mide problemi bulunmaktaydı,yıllar önce (2003 yılı)hastanelerde yapılan tetkiklerde helico bakter filori denen bakteri bulundu ve antibiyotik,lansaprozol,ağrı kesici 3 lüsünden oluşan hapları birarada kullandı,annem1 yıl midesinden rahat etti,annemin mide problemi 94 lü yıllarda başgöstermişti.yıllar boyu kullanılan hapların kalın ve ince bağarsaklardaki tahribatı 2006 yılında aşırı şişkinlik ile fiziki olarak görünmekteydi.öyle ki annem çok zayıf ancak karın kısmı çok ama çok iriydi sanki 3 üz çocuğa hamile gibi görünüyordu.internette araştırırken ibrahim beyin iksirini tesadüfen buldum (2 ay önce)ve kendisiyle telefon ile görüştüm,tonik ve iksiri annem 2,5 hafta kullandı karnının şişkinliği yaklaşık 3,5 ila 4 santimetre indiğini, yüzüne kan geldiği vücudunu toparladığını bu kısacık sürede gördüm, annem yıllardır birçok rahatsızlığı bir arada olan bir hasta ve denemedik yol bırakmadım,şimdiye kadar sadece ibrahim beyin iksir ve toniğinden fayda gördük..Allah ondan razı olsun..herkese tavsiye ediyorum…ayrıca bu yazdıklarımı kendi vicdanımın sesine kulak vererek yazdığımı beyan etmek isterim..Allah herkese şifa versin..

  7. #7
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.913

    Standart

    Alıntı volkanilya Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu web sayfasında yazan hemen hemen tüm bu ürünler için verdiği bilgiler hakikaten doğruya yakın.
    Alıntı volkanilya Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ama tabii herkesin bünyesi farklı cevap verebilir.
    Benim üzerimdeki tesiri ise inanın çok ama çook acayip.

    Bende aşırı yorgunluk ve halsizlik vardı. Bir arkadaşın tavsiyesi üzerine iksir ve tonik ten 3 ay dır kullanıyorum.

    Eğer bitkisel tedavi yöntemlerine inanıyorsanız tüm diğer yöntemlere ara verip yani diğer ot, aktar, kantar, lokman hekim v.s. sadece bunu deneyin derim.

    Benim için kısaca: alerji (burnum tıkanıyordu sürekli), göğüs sıkışması, sinüzit, kalp, mide, barsak, yorgunluk halsizlik v.s. saymak hayli uzun bu şikayetlerimde oldukça iyileşme gördüm, garip ama gerçek.

    Ve işin enteresanı Akdeniz tıp ta bu şikayetlerime doçent dahiliye hocası hiçbir teşhis koyamamıştı. 2-3 aylık tahlil ve araştırmasına rağmen.

    Özellikle bende çıkan bu tür rahatsızlıkların önemli nedenlerinin başında “mantar” geliyormuş, İbrahim gökçek ile konuştum. Bu kişiyi ne kadar övsem az. Kitaplarını da tavsiye ederim.

    Benim ile konuşmak isteyen olursa 0505 523 88 11 nolu telefonumu veriyorum.
    Selamlar
    İlyas bey Allah şifalar versin, hakikaten tedavi ettiğimiz insan çok ama yazı yazmak vatandaşa işkence gibi geliyor.Yazdığınız için teşekkürler.Sizin için kesin tedavinin biraz daha süreceği anlaşılıyor be takriben 2-3 ay Ozon Yağı, Karanfil Forte, Karahalile Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar. Artı her lokma en az 30 defa çiğnemeli, aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.913

    Standart


    Alıntı Settar Nickli Üyeden Alıntı
    Tedavi Asmalari ve Tecrübelerim

    Alıntı Settar Nickli Üyeden Alıntı

    ]1. Gökcek Iksiri
    2. Gökcek Tonic
    3. Gökcek Cay Kürleri

    Hatirlatmak gerekirse hastaligim Antibiotik ilaclardan sonra Oldukca Agir Mantar Enfeksiyonu oldum Bagirsak ve Agiz florasi tamamen yok olmustu. Teshis Penicilium ve Candia albicans idi. Ve bunlarin Enfeksiyonlari.
    Bunlarin sonucunda ;
    Karaciger Yetersizligi, Dilde yanma ,Ince bagirsak ve kalin bagirsak krampf ve agrilar, Depression ve Uykusuzluk, Gece Terlemeleri, Sürekli idrar yapma, Idrarin renginde sürekli degisiklikler (koyu kahverengi ve yesil) , Allerji, Sacda sürekli kepeklenme, Besin Allerjisi.
    Gaitada anormallikler . Daha nekadar hasta olabilirsinizki!!!!!
    Organizma bir bütündür ve hic bir Organ tek basina calismasi mümkün degildir.

    Biri hastalandigi zaman diger Organlar bundan nasibini alir. Bagirsak da baslayan hastalik bütün Organlari istila eder. Bu nedenle Ibrahim beyin Tabiriyle Sistematik Tedavi gereklidir.
    Ancak Sistematik Tedavin yanisira SABIR da lazimdir. ?Hastanelerde hastalara ilac Tedavisi uygulanirken ,diger tarafdan kimyasal ilaclarin yan etkilerinden dolayi yeni hastaliklar meydana geldigini unutmamaliyiz?.
    Bilmek gerekirki Bütün hastaliklar begirsakdan basladi ve tüm Vucuda yayildi.

    Ibrahim beyin tavsiyesi üzerine kendisine ait olan Dogal Tedavi yöntemlerini tam bir sene uyguladim. Kimyasal ilaclar hemen etkisini gösterip beni üc hafta icerisinde komaya yatirdi, oysaki Dogal Tedavi asamalarindan sonra kalici iyilesmeler ortaya cikdigini icin gayet memnunum. Bunlardan bazi Örnekler:

    Bagirsakdaki mantar istilasindan doalyi toxic maddeler ortaya cikarak Bagirsak ve böbrek yoluyla disariya atildi. Bu cok önemli cünkü Bagirsak direk Karacigere bagli oldugundan Disariya atilmayan toxic maddeler karacigerde birkmektedir. Ve bu Toxic Artiklari Karaciger disari atmak zorunda oldugundan böylece Karaciger Yetersizligi ortaya cikabilir ve hatta bende ortaya cikdi . Ancak bunun önlemini hemen aldik ve, Kraciger yetersizligini Gökcek Cay kurlariyla tedavi ettim ve suan sag kaburga bölgesinde agrilar yok denecek kadar az , ve en önemlisi karacigerde biriken Safra galebesi kalmadi. Yesil olan idrarin rengi artik normal.
    Karacigerde Biriken Safranin rengi yesildir ,bu ise bagirsak yoluyla degil idrar yoluyla disari atilmalidir. Ancak Normal hali incebagirsaga direk gitmesi ve orada besinlerin safra ile beraber pisirilmesidir. Aksi takdirde vucudda birkip kandaki miktari yükselir ve rahatsizliklar meydana getirir.
    Tedavi süreci icinde Testis lerde , koltuk alti yag bezlerinde yani (lenf bezlerinde ) degisik agrilar meydana geldi . Bur durmdan cok korktum ancak bir hafta sonra gecti . Cay lari . Icmenin yanisira Dilimdede Mantar var oldugunun bildigim icin Gargara yaptim ve dilimdeki agrilar azaldi. Gökcek Cay kurlari Bagirsakda baslayan ve tüm vucuda yayilan rahatsizliklari Gidermesinde Organlara büyük yardimlari oldu. Evet caylarin yan etkileri oldu ancak Yan etki olmadan tedavi olunmuyormus -bunu ögrendim.
    Tonicden sonra midemde bir hafta süreyle agrilar meydana geldi , ibrahim bey bunun iyi bir isaret oldugunu söyledi , ve gercekden iki hafta sonra midemdeki agrilar azaldi.
    Bütün bu olanlardan sonar Doktora gittim ve genel kan muayenesi yaptirdim Sonucdan gayet memnun kaldim.

    Dahada iyisi alti senedir cocugumuz olmyordu . Muhterem Prof Dr. gittik (Heidelberg ) bize hersin kader oldugunu söyledi ve evlatlik almamizi tavsiye etti ancak ben kararsizdim. Taki Ibrahim beyin tavsiye ettigi bitki haplarini esim uzun süre kullandi ----Allaha sükür suan hamile----ve Bende Dogal Tedavi oldugumdan Bendeki Problemler ortadan kalkmisti.

    Önemli bir konuda sudur:
    Iyilestikden sonra Tedavi ye kendinizi iyide hissetseniz en üc ay kadar devam etmek gereklidir. Aksi halde Rezidiv olarak hastalik tekrar geriye dönme ihtimali olabilir. Nihayatinde ben Ibrahim beyin Tavsiyesi üzerine Tedaviye devam etmeye basladim .

    Saygilarimla
    Süper enfeksiyona karşı Ozon Yağı, Karanfil Forte, Karahalile Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar. Artı her lokma en az 30 defa çiğnemeli, aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  9. #9
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.913

    Standart


    Alıntı hülyaönen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    iyi çalışmalar ,ahmet maranki nin beden temizliğini programını 7 gün devam ettikten sonra en son gün yarım bardak zeytinyağı ve limon suyu içtim fakat lavman veya ingiliz tuzu çözeltisi kullanmadım o günden sonra sinirsel zayıflama ve gözümde sorunlar yaşadım sinirsel sıkıntım için ginseng önerdi bir aktar fakat sinirler üzerinde daha büyük baskı ve kalpte ağrı başladı şu anda alıç ve ginko biloba hapı kullanıyorum ancak kalpteki sorun devam ediyor beldeki sinirlerde de sıkıntı var yaşım 40 bana önerileriniz ne olabilir şimdiden teşekkür ederim.sağlıcakla kalın
    HÜLYA HANIM Türkiyede bitki bilimcisi olduğunu söyleyenler, malesef bu işi dağdaki çoban kadar dahi anlamayan kişilerdir.Ve bakın tavsiye etikleri şeyler hep bağırsak florasını bozucu mantar ve bakterileri azdırıcı zararlı şeylerdir.Ahmet Maranki pancar suyu, İbrahim Saraçoğlu, keçiboynuzu pekmezi, dut kurusu ve Ömer Çoşkun bal macunları ile insanları tedavi etiklerini söylüyorlar.Bunlar çok yanlış bu ürünlerle tedavi olunmaz, çünkü 70 yıldır insanlar antibiyotikler kullanıyorlar ve bu insanların bağırsak florası bozulmuş.Bağırsak florası bozulan insanlara tatlı verilmez verirseniz mantarı beslersiniz bu da insanların daha ağır hastalanmalarına sebep olur, çünkü mantarlar çoğlır, mantarlar çoğalırsa etan, metan, bütan ve amonyak gibi çok zehirli gazlar, metanol, etanol, bütanol gibi zehirli alkoller, histamin, aflotoksin ve penisilin gibi hormonsu, kanserojen, mutajenik (genetik yapıyı bozucu) ve teratojenik (doku ve organları özürlü olmasına sebep olur) toksik maddeler üretirler.Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaya çalışır, arıtmak için aşırı oranda vitamin harcar ve zamanla vitamin yetersizliği nedeniyle bağışıklık sistemi zayıflar.Arıtılamayan toksik maddeler organlara ve dokulara depolanırsa curuf oluşur ve curufun içine yerleşen mikroplar sürekli toksik madde üretirler.Tedavi olabilmek için bağırsaklarda bakteri ve mantarları yok etmek gerekir, bunun için Gökçek Aloe Vera Jel, curufu ertmek ve bağışıklık sistemiğni güçlendirmek gerekir bunun içinde Gökçek İksir gerekir.Artı mantar çayı tedavi sürecini hızlandırır.

    Ozon Yağı, Enginar Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Damar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orada problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
    www.bitkiseltedavi.com

  10. #10
    hturhan Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    2

    Standart

    ibrahım bey, ben 41 yaşındayım,yıllardır mide ve bağırsak gazları,kabızlık ve az yemek yememe rağmen kilo problemi yaşıyorum.hiçbirşey fayda etmiyor.sadece sinirlerim zayıflıyor .ayrıca vücudum özellikle ellerim şişip uyuşuyor. ne yapabilirim?tedavim mümkün mü ?

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 164
    Son Mesaj : 07-16-2014, 15:43
  2. Cevaplar: 13
    Son Mesaj : 01-24-2014, 12:19
  3. Cevaplar: 8
    Son Mesaj : 01-07-2012, 15:42
  4. Mantarlar, mycosis, mikozis, mikoz 2
    By igokcek in forum Tehlikeli Maddeler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07-19-2005, 17:29
  5. Mantarlar, mycosis, mikozis, mikoz 1
    By igokcek in forum Tehlikeli Maddeler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07-19-2005, 17:28

Visitors found this page by searching for:

maya mantarları

bağırsak mantarı

bağırsak mantarı ahmet maranki

bağırsakta mantar nasıl anlaşılır

maya mantarı

bağırsak mantarları

ibrahim saraçoğlu bağırsak mantarı

bağırsak mantarı tedavisi

mantarlar

bağırsak mantarı ibrahim saraçoğlu

mide mantarıbağırsaklarda mantarbağırsak mantarı nasıl anlaşılırbağırsak mantarı ilaçlarıbağırsak mantarı için ilaçbagirsak mantari nasil anlasilirahmet maranki bağırsak mantarıbağırsak mantarı nasıl teşhis edilirmaya mantarlarbagirsak mantari tedavisibağırsak mantarı ilacıdilde kahverengi pasmaya mantarmide ve bağırsak mantarlarıdil kökündeki mantar enfeksiyonları

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169