Alıç Forte, Ginseng Forte, Ginkgo Forte
Kapat!
Bronşit, bronchitis, bebeklerde bronşit bronşit nedir bronşit tedavisi zatürre
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 16 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Bronşit, bronchitis, bebeklerde bronşit bronşit nedir bronşit tedavisi zatürre

  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Post Bronşit, bronchitis, bebeklerde bronşit bronşit nedir bronşit tedavisi zatürre

    Bronşit, bronchitis, bebeklerde bronşit bronşit nedir bronşit tedavisi zatürre






    Bronşit:


    Akciğerin içinde kollara ayrılarak yayılan nesef yollarının ana kollarına bronş hava keseciklerine (alveolar, bir insan akciğerlerinde 300 milyon alveolar bulunur) giden dar yollara ise bronşiyol denir. Üşütme ve gripten sonra broşlar ve bronşiyollar iltihaplanır. Bronş ve bronşiyolların iltihplanmasına kısaca bronşit denir. Bronşite yakalanan kişi ağrı çekici ve kıvrandırıcı bir öksürükle kendini gösterir. Akut bronşitte bir enfeksiyon olup oldukca sık görülen bir hastalıktır.

    Bronşit nasıl meydana gelir
    1-) Grip veye üşütme sonrası virüsların sebep olduğu enfeksiyon sonrası bronş mukozası iltihaplanır ve akut bronşit ortaya çıkar. Virüslar bronşitin oluşmasında % 90 oranında rol oynarlar.
    2-) Bakteriler yalınız veya viruslarla birlikte akut bronşite sebep olur.
    3-) Çok nadirende olsa mantarlarda akut bronşite sebep olabilir.
    4-) Ayrıca gazlar, buharlar, tozlar, kirli hava, sigara ve bulaşıcı çoçuk hastalıkları (boşmaca, kızamık) dikkat edilmez ise akut bronşite sebep olur.

    Akut bronşitin semptomları (hastalık belirtileri):
    1-) Nefes yollarının aşırı hassaslaşması ve yırtıcı bir ağrı ile kendini gösterir
    2-) Virüs enfeksiyonu sonucu oluşan akut bronşitte aşırı tükrük oluşur ve tükrük beyasımsı yapışkan bir balgam oluşur.
    3-) Akut bronşitte: yüksek ateş, yorğunluk ve genel olarak kendini kötü hissetme
    4-) Göğüs ağrıları oldukca nadiren görülür ve şayet tahrişedici öksürük ve akciğer iltihaplanmasıda (zatürre) sözkonusu ise göğüs ağrısıda görülür.
    5-) Eğer bronş mukozası iltihaplanmayla birlikte şişmişse o zaman balgam atamama nedeniyle kramplı bronşit ortaya çıkar.

    Hastalığın tedavisi: Bronşite % 90 oranında virüsler sebep olur, fakat virüslara karşı antiviral bir kimyasal ilaç olmadığından tedaviside otodoks tıpba göre mümkün değildir. Buna rağmen hastaları antibiyotik ilaçlarla tedavi etmeye çalışan doktorlar mevcuttur. Çare nedir? Çaresi immün sistemini kuvvetlendirip harekete geçirmektir. Buda Gökçek İksiri, ZYE, A. Itırkökü-, Kipriotkökü-, Baptisya-, Sinirliot-, ve Kekikotu preparatları ile mümkündür.

    B-) Kronik Bronşit: Kronik Bronşitin ana sebebi sigaradır. Hastaların % 90?ının tiryaki olduğu veya önceden sigara içtiği bilinmektedir. Sigara içenlerin % 50?sinde 40 yaşından sonra kronik bronşit görülmektedir. Ayrıca işyerindeki kirli hava, sıkca nefes yolları enfeksiyonuna yakalanma, sonbahar ve kış aylarında nemli hava ve immün zafiyeti nedeniyle kolayca bronşite yakalanma gibi sebepleri sayabiliriz.

    Kronik Bronşit nasıl olur?
    Hastalık başlamadan önce bronşların duvarına yerleşmiş olan tüy şeklindeki hücreler görevini yapamıyacak kadar yıpranmış veya felç gibi hareketsiz olur. Böylece Akciğerlerdeki balgamı tükürmek istediğinizde tüy şeklindeki hücreler balgamı tutamaz ve balgam her seferinde aşağı düşer . Balgamı atmaya uyarlanmış olan Akciğer sürekli buna karşı reaksiyon gösterir ve kişi sürekli öksürmek zorunda kalır.

    Bunlara ilavetten hava kesecikleri (alveolar) küçülür veya yok olur, çünkü bronşlar ve bronşiyollar şişerek hava keseciklerine yer bırakmazlar. Bu durumun devametmesi zamanla hava keseciklerinin ve tüysü hücrelerin yok olması sonucu akciğer amfizimine (hava dolu baloncuk) dönüşür. Böylece kişi oksijen yetersizliği çeker ve nefes darlığı baş gösterir.

    Hangi rahatsızlıklar ortaya çıkar?
    1-) Öksürük, zamanla kişi kendini sürekli kötü hisseder.
    2-) Balgam sürekli koyulaşır ve atılması zorlaşır.
    3-) Nefes darlığı ve kısa kısa nefes alma vede nefes alma gün geçtikce dahada kötüleşir.
    Rahatsızlık uzman doktorlar tarafından teşhis edildikten sonra doğal ilaçlarla tedavide kulanılabilir. Bunların başında:Gökçek İksiri, Gökçek Tonik, ZYE, A. Itır-, Kekikotu-, Sinirliot-, Duvarsarmaşığı-, Çuhakökü- ve Güneşgülüotu preparatları kulanılır.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.

    Konu igokcek tarafından ( 3 Gün önce Saat 11:31 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı bahattin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selamun aleyküm.İbrahim bey!Nasılsınız?Ben Kars/TÜRKİYE'den Bahattin KAPLAN .Ben Kistik fibrözist+koah+broşektazi tanısı ile sizin ilaçlaraınıza devam ediyorum(iksir+böbrek-bronşit çayı ).genel nefes durumu iyi, aşırı balgam çıkışı devam ediyor.balgam çıkmadığında 1-2 gün çok sıkıştım bugünlerde iyi. İksir bitti.devam edelimmi başka birşeye gerek varmı?
    Gökçek İksir ve Bronşit çayına devam tedavi süreci takaszılığınıza göre 5-6 ay demiştim. Siz henüz bu sürenin yarısına gelmediniz. acele yok

    Konu igokcek tarafından (01-02-2012 Saat 21:20 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Alcatras Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    3

    Standart Bronşitimize Acil Yardım

    Sayın Gökçek Bey, yaklaşık 1 aydır bronşit olan kızım çeşitli antibiyotikler balgam sökücüler ve solunumu rahatlatıcı havalarla tedavi görmektedir fakat, bugün düzelen iyi olan solunumu yarına aniden fenalaşabiliyor, balgam nefes borusunu tıkayıp soluksuz kalmasına sebep oluyor. Prematüre (6.5 aylık) doğan bebeğimiz o dönemde yeterince solunum sıkıntısı çekmişti zaten şimdid de böyle sürekli göğsünden hırıltı sesi gelerek nefes alıyor. Bu konuda bizlere tavsiye edeceğiniz herhangi bir doğal yöntemin muhakkak olacağını düşünüyor, tavsiye ve önerilerinizi bekliyorum.. Şimdiden Çok Teşekkür Ederim... Emre Kale...

  4. #4
    Alcatras Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    3

    Standart Bronşitimize Acil Yardım

    Kızımın 10 aylık olduğunu ve katı gıdaları tüketemediğini verildiği takdirde kustuğunu belirtmekte, önerileriniz için yardımcı olacağını düşünerek bunlarıda belirtmek istedim. Tekrardan Teşekkürler...

  5. #5
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı Alcatras Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kızımın 10 aylık olduğunu ve katı gıdaları tüketemediğini verildiği takdirde kustuğunu belirtmekte, önerileriniz için yardımcı olacağını düşünerek bunlarıda belirtmek istedim. Tekrardan Teşekkürler...
    Emre bey bebeğinizin bağışıklık sistemi Gökçek İksir ve bronşit çayı ile düzelir.

    Konu igokcek tarafından (01-02-2012 Saat 21:20 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Alcatras Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    3

    Standart

    Alıntı igokcek Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Emre bey bebeğinizin bağışıklık sistemi Gökçek İksir ve bronşit çayı ile düzelir.
    Nasıl temin edebiliriz ? e-posta adresim emrekale@gmail.com

    Konu igokcek tarafından (01-02-2012 Saat 21:21 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı Alcatras Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Nasıl temin edebiliriz ? e-posta adresim emrekale@gmail.com
    Gökçek Aktar

    Konu igokcek tarafından (01-02-2012 Saat 21:21 ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Omurgalılarda göğüs kafesi boşluğunda duran ve solunum işlevini gören ve genellikle iki bölümden meydana gelen önemli bir organdır. Bunlarla atmosferdeki oksijen alınır ve dışarıya, karbondioksit verilir. İnsanda sağ akciğer üç, sol akciğer iki lobludur. Yüzeyleri göğüs duvarından iki katmanı ile ayrılmıştır. İki katmanın arasında az miktarda sıvı bulunur. Bu durum akciğerlerin serbestçe hareket etmesine, göğüs duvarının genişlemesine ve Diyaframın aşağıya çekilmesi halinde akciğerlerin havayla dolmasına olanak verir. Hava soluk borusuna, ağız ya da burundan girer. Soluk borusu iki bronşa, bunlar da tekrar tekrar ve çapları giderek küçülen birçok dala ayrılır, en sonda hava kesecikleri yer alır. Hava keseciklerinde hava, akciğer kılcal damarlarındaki oksijensiz kanla karşılaşır.

    İçinde bol karbondioksit bulunan bu kana “kirli kan” denir. Kılcal damarlardaki “kirli kan” havadan oksijen alır, havaya karbondioksit verir. Sağ karıncıktan gelerek kılcal damarlarda böylece “temizlenen” kan, kalbin sol kulakçığına dökülür. Solunumu ilgilendiren hastalıklar kandaki karbondioksit ve oksijen düzeylerinde anormal değerlere yol açabilir. Çeşitli akciğer hastalıkları vardır: Astım; Bronşit; Embolizm; Kanser; Plörezi; Pnomokonyoz;Tüberküloz (Verem). Vücudu etkileyen birçok hastalık akciğerleri de etkiler. Akciğer hastalıklarının belirtileri öksürük, balgam, balgamda kan, nefes darlığı şeklindedir. Solunumun birdenbire yetmez hale geçmesi hemen yapay solunum uygulanmasını gerektirir. Göğüs filmi, kan gazı düzeylerinin saptanması ve akciğer hacim değerlerinin ölçülmesi, teşhiste yardımcı olur.

  9. #9
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Nefes Darlığı

    Nefes darlığı

    Nefes darlığı, hastanın güçlükle nefes alıp vermesi halidir. Nefes darlığı, sübjektif olarak duyulan rahatsız edici bir duyudur. Hasta soluma eforunun arttığını duyar. Nefes darlığına "zorlu solunum" demek de mümkündür. Normal bir insanın alışkın olduğundan fazla bir iş yaparken fazla solunum gereksinmesi (hiperpe) bir nefes darlığı değildir. Her kişinin bir iş kapasitesi vardır. Bunu aşınca normalden daha derin ve daha hızlı solumaya başlar. Özellikle hareketsiz bir hayat yaşayanlar, yaşlılar, şişmanlar ve kadınlar küçük bir eforla daha fazla solunum gereksinmesi ile karşılaşırlar. Bunları nefes darlıkları arasına katmamak gerekir. Kısacası dispne bir hastalık halidir. İstirahat halinde bir şahsın bir dakikada soluduğu hava (dakika solunum hacmi), zorlu şekilde bir dakikada soluduğu havanın (maksimum solunum kapasitesi) 1/3 ünden azdır. Bu oranın büyümesi, yani solunum yedeğinin azalması, dispneye neden olur.

    Dispneye neden olan başlıca hastalıklar ve nedenler şunlardır:

    1-HİPERVANTILASYONA (SOLUNUM ARTIŞI) YOL AÇAN NEDENLERLE DİSPNE
    Anemi
    Karbonmonoksid zehirlenmesi
    Methemoglobinemi
    Sulfhemoglobinemi
    Oksijen basıncının düşmesi
    Ateşli hastalıklar
    Hipertiroidi
    Asidoz
    2-HİPOVANTILASYONA (SOLUNUM AZALMASI) YOL AÇAN NEDENLERLE DİSPNE
    Aşırı şişmanlık
    Diyafragma inişinin engellenmesi
    Diyafragma hernileri
    Solunum kasları yetersizliği
    Solunum merkezi baskılanması
    Göğüs deformitelerl
    Ankllozan spondilit
    3-HAVA YOLLARINDA TIKANMAYA BAĞLI DİSPNELER
    Farinks ve larinks hastalıkları
    Retrofarenjeal abse
    Farinks tümörü
    Yabancı cisim, yapışkan balgam
    Akut larenjit, difteri
    Kronik larenjit
    Larlnks spazmı, allerjik ödem
    Larinks tümörü
    Travma
    Ses telleri felci
    Larinks, trekea ve bronşların sıkıştırılması
    Guatr
    Aorta anevrizması, vasküler halka
    Mediasten tümörleri, adenomegalilerl
    Özofagus kanseri
    Bronş kanseri
    Bronş stenozu
    4-AKCİĞER HASTALIKLARINA BAĞLI DİSPNELER
    Akut bronşit
    Bronkopnömoni
    Kronik bronşlt
    Aınfizem
    Bronşial astma
    Bronşektazl
    Atelektazi
    Absorpsiyon atelektazisi
    Dıştan baskı ile atelektazi
    Bronş kanseri
    Bronşioler kanser
    Akciğerlere kanser metastazı
    Pnömoniler
    Pnömokok pnömonisi
    Stafiokok pnömonisi
    Streptokok pnömonisi
    Friedlaender pnömorıisi
    Pseudomonas pnömonisi
    Influenza pnömorıisi
    Diğer virus pnömonileıi
    Mikoplasma pnömonisi
    Psittacosis pnömoms:
    Q ateşi pnömorüsi
    Tüberküloz Prı~monisi
    Mikotik pnömoniler
    Allerjik alveolit
    Aspirasyon pnömonisi (Mendelshon sendromu)
    Löffler sendromu
    Akciğer emboli ve infarktüsü
    Multiple Akciğer Embolisi
    İnterstisyel akciğer hastalıkalrı ve yaygın fibroz
    Pnömokonvozlar
    Antrakoz
    Silikoz
    Berilloz
    Akciğer sarkoidozu
    Lymphangitis cartinomatosa ve alveoler karsinoma
    Milyer tüberküloz
    Akciğerlerin mantar infeksiyonları
    Histoplasmosis
    Coccidioidomycosis
    Blastomycosis
    Nocardlosis
    Cryptococcosis
    Torulosis
    Actinomycosis
    Aspergillosis
    Moniliasis
    Kollajen hastalıklar
    Polyarteritis nodosa
    Romatoid artrit
    Sistemik eritemli Lupus
    Skleroderma
    Diğer akciğer fibrozları
    Radiasyon fibrozu
    Idiopatik pulmoner fibroz
    Pülmoner alveoler proteinoz
    Pülmoner alveoler mikrolitiaz
    5-PLEVRA HASTALIKLARINDA DİSPNE
    Pnömotoraks
    Plevra boşluğunda sıvı
    6-KARDİAK DİSPNE
    Efor dispnesl
    Kardiak astma
    Akut akciğer ödemi
    Periyodik solunum
    7-NON-KARDİYOJENİK AKCİĞER ÖDEMİ
    8-PSİKOJENİK DİSPNE

  10. #10
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Bronş-Akciğer İltihabı(Bronkopnömoni)

    BRONŞ-AKCİGER İLTİHABI (BRONKOPNÖMONİ)
    Bronşlar solunan havayı soluk bo-nısımdan akciğerlere taşıyan, dallan-dıkça incelerek bronşiyollere dönüşen ve sonunda sayısız hava kesecikleri ne (alveol) bağlanan borucuklardır. Bronşlardan geçerek hava kesecikleri ne giren havadaki oksijen ince çeperli kılcal damar ağından kana geçerek do kulara taşınır. Dokularda gerçekleşen metabolizma etkinlikleri sonucunda or taya çıkan karbon dioksit de gene kan dolaşımı yoluyla hava keseciklerinin duvarlarını kaplayan kılcal damarlara gelir. Bu açıklamadan anlaşılabileceği gibi solunum sisteminde hava kesecik leri gaz alışverişinin gerçekleşmesini, bronşlar ise hava iletimini sağlayan ya pılardır. Bronşların ağız ve burun yo luyla dış ortama açık olmaları, dış or tamdaki olumsuz koşullardan önemli ölçüde etkilenmelerine yol açar. Bakte riler, zararlı toz ve gaz gibi maddeler solunan havayla birlikte doğrudan bronşlara ulaşabilir. Ama bronşlar bir çok savunma sistemiyle donatılmıştır. Yabancı maddeler burun ve yutakta ge çişi denetleyen son derece etkili engel leri aşmak zorundadır. Bunu başaranlar ise çok sayıda hücrenin salgısıyla bes lenen ve bronş duvarım örterek bir set oluşturan mukus katmanıyla karşılaşır. Ayrıca titrek tüylü epitel hücrelerinden oluşan bir temizlik sistemi de vardır. Bu tüyler fırça gibi çalışarak yabancı maddeleri ve mukusu sürekli dışarıya doğru süpürür. Ama koruyucu sistem lerin etkinliğini azaltan koşulların orta ya çıkması ya da bu sistemlerin aşın yüklenmesine bağlı olarak bronşlar ilti*haplanabilir. Sonuçta sık sık görülen ve genellikle Önemli sayılmayan bir hastalık olan bronşit ortaya çıkar. Bu akut iltihap bronş ağacının ince dalları na kadar ulaşıp çevre akciğer dokusuna da yayıldığında bronkopnömoniye, ya ni bronş-akciğer iltihabına dönüşmüş olur.
    NEDENLERİ
    BronkopnÖmoni etkeni olan streptokok, stafilokok, pnömokok, ve Friedlânder basili gibi bakteriler tek başlarına ya da bazen birkaçı bir arada bulunur.
    Olguların çoğunda bronş-akciğer il tihabı, larenjit (gırtlak iltihabı) ve fa renjit (yutak iltihabı) gibi üst solunum yollarının virüs ya da bakteri kökenli il tihaplarından sonra görülür. Üst solu num yolu iltihaplan ise çoğu kez genel hastalıklara bağlı ikincil hastalık komplikasyon) olarak ortaya çıkar. Bu komplikasyonlar çocuklarda grip, boğ maca, kızamık ve difteri, erişkinlerde tifo, bruselloz (Malta humması), septi semi gibi bulaşıcı hastalıklardan, ayrıca kalp yetmezliği, zehirlenmeler ve cerra hi girişimlerden, sonuç olarak vücudun direncini azaltan her türlü gelişmeden kaynaklanır.
    Bronş-akciğer iltihabını hazırlayan etkenler:
    • Uzun süre yatakta kalan hastalarda akciğerin alt loblarında kan göllenmesi.
    • Akciğerde tümör oluşumu sonucunda
    bronş tıkanmasına bağlı olarak bir bölgenin hava alamaması
    BELİRTİLERİ
    Bronş-akciğer iltihabı belirtileri başlan gıçta genellikle üst solunum yolları nez lesi ya da başka bir organ hastalığının belirtilerine benzer. Gelişen iltihap has tanın genel durumunu bozarak ateş yük*selmesi, yorgunluk, halsizlik, Öksürük ve bazen kanlı olabilen balgam, nabız ve solunum sayısında artış gibi belirtilere yol açar. Bazı olgularda şiddetli baş ağ rısı, dalgınlık ya da hezeyan gibi daha ağır belirtiler görülebilir. Bazen belirti ler fark edilemiyecek ölçüde hafiftir.
    Akciğer iltihabından farklı olarak bronş-akciğer iltihabı çok değişik biçim lerde gelişebilir. Belirtileri yok denecek ölçüde az olan, kısa süreli çok hafif ol guların yanı sıra akut ve ağır, uzun süren ya da yineleyen olgulara da rastlanır.
    TANI
    Tipik durumlarda bronş-akciğer iltihabı tanısı koymak son derece kolaydır. Özellikle,
    • üst solunum yollan enfeksiyonu sıra sında düşen ateş yeniden yükselir;
    • öksürük ve balgam çıkarma başlar;
    • genel durum hızla bozulur.
    Bu veriler daha sonra bir akciğer fil miyle kesinleşecek olan bronş-akciğer iltihabı olasılığını düşündürmeye yeter.
    Ama tanıya ulaşmak her zaman bu kadar kolay olmaz. Özellikle kalp has talan, amfizem ve kronik bronşit gibi kronik solunum yolu enfeksiyonlan ya da genel durumu bozan başka hastalık ları olan yaşlılarda, ayrıca alkol bağım lısı kişilerde farklı belirtiler ortaya çıka bilir: Ateş hemen hemen yoktur. Buna karşılık genel durum ve dolaşım olduk ça bozuk, nabız ve solunum sayısı art mış, dil kuru ve kırmızıdır. Öksürük az dır. İştahsızlık süreklilik gösterir. Za manında tanı konulamazsa hastalık öl*dürücü olabilir.
    Yeni geliştirilen antibiyotikler en ağır olgularda bile bronş-akciğer iltihabı tedavisinde başarı oranını eskiye göbı tedavisinde başarı oranını eskiye göre artırmıştır.

    Hastalığın geçmesi için bazen bir hafta gibi kısa bir süre yetebilir. Bazen de ge rilemeler ve alevlenmelerle daha uzun sürebilir. Alevlenmeler genellikle akci ğerde yeni odakların enfeksiyonu sonu cunda gelişir. En ağır durumlar, birden çok mikroba bağlı olarak ortaya çıkar. Örneğin, nezle virüsü ile stafılokok ya da streptokok gibi bakterilerin birlikte bulunması hastalığı ağırlaştırır.
    Antibiyotik tedavisiyle iyileşmenin sağlandığı olgularda hastalık belirtilen bir ya da iki gün sonra hafifler ve ateş gi derek düşer. Buna karşılık yapısal bo zukluklar daha yavaş düzelir. Muayene de akciğer dinlenirken duyulan hırıltılı sesler uzunca bir süre daha sürer. Radyo lojik incelemede hastalık belirtilerini» gerilemesi ve kaybolması da birkaç haf tayı bulur. Muayene ve radyolojik ince*leme sonuçlannın bu kadar geç düzelme sinin nedeni, akciğerdeki iltihap odakla rının yavaş iyileşmesinden kaynaklans. Gerçekten de, antibiyotikler yalnız en feksiyondan sorumlu bakterileri yok eder. Ama bronş-akciğer iltihabının te mizlenmesini çabuklaştıncı bir etki yap mazlar. Bu nedenle ateş ve öksürük be lirtilerinin kaybolmasına bakarak antibi yotik tedavisinin kesilmesi, dokulank yeniden bakteri üremesine yol açabilir.
    Yetersiz ya da yanlış tedavi uygu lanmış olgularda yeni komplikasyonlac özellikle de akciğer zarı iltihaplanma» görülebilir. Bu arada ateş, öksürük, bal gam çıkarma, solunum güçlüğü gibi be lirtiler de sürer. Ender olarak hastaü. uzun bir zamana yayılarak kronikleşebilir.
    Kronik olgularda, hastalık etkenü kesin biçimde ortaya çıkaracak zam. yöntemleri kullanılmalıdır.

    TEDAVİ
    Antibiyotikler. Bronş-akciğer iltihafc tedavisinin temeli antibiyotiklere damr. Bu tedavi hastada enfeksiyon etkeni ya da etkenlerinin bakteri kültürü yapı larak ortaya çıkarılması, sonra da anti-biyogram ile bu bakterilerin duyarlı ol duğu antibiyotiklerin saptanması saye sinde daha başarılı biçimde yürütülür. Yapılacak incelemeler için öksürükle atılan balgamdan alınacak örnek genel likle hastalık etkeni olmayan başka mikroplarla da bulaşık olduğundan doğ ru tanıya ulaşmada büyük zorluk yara tır. Bu nedenle bazı özel yöntemlerin ( uygulanması gerekecektir.
    Balgamda bulunması kaçınılmaz olan yanıltıcı bakterilerden kurtulmak için incelenecek Örneğin doğrudan bronşlardan alınması gerekebilir, Bron-koskop gibi bronşlara uzatılan aletlerin kullanıldığı bu işlem kronik bronşitli hastalara uygulanır. Akut durumlarda ise hem hastanın genel durumunun çok bozuk olması nedeniyle, hem de antibi yotik tedavisine hemen başlanması ge rektiğinden uzun zaman alan inceleme lere girişilemez. Akut bronş-akciğer za rı iltihabında antibiyotik tedavisine baş*lanmasına karşın hastalık gerilemezse, yukarıda sözü edilen özgün antibiyotiği belirleme işlemi zorunlu hale gelir. Aşağıdaki veriler genel olarak antibiyo tik tedavisini yönlendirebilecek yeterli*liktedir.
    • Hastanın özgeçmişi. Hastanın daha önceki sağlık durumuna ilişkin olarak kendisinin ya da yakınlarının anlattıkla rı.
    • Epidemiyolojik durum. Toplumda yaygın enfeksiyon etkeni olan ya da en azından hastaneye gelen olgularda sap tanan bakteri türlerinin bilinmesi. Bu bakterilerin çeşitli antibiyotiklere karşı duyarlılığının saptanması.
    • Belirtiler ve bu belirtilerin şiddeti. Bu veriler temel alınarak, Özellikle ağır gidişli olgularda ve genel durumu bo zuk hastalarda tam konur konmaz bak terilere karşı tedaviye hemen başlanabi lir.
    Başka yardımcı ilaçlar. Akut bronş-akciğer iltihabının tedavisinde antibiyotikler dışında, merkez sinir sis temini uyaran, kalp ve dolaşımı güç lendirici, öksürük giderici ilaçlar, vita minler kullanılır. Ayrıca dinlenme, iyi havalandırılmış ve ısıtılmış ortamlarda bulunma, besleyici, ama kolay sindiri-lebilen yiyecekleri yeme gibi genel sağlık ve beslenmeyle ilgili önlemler alınır.
    KORUNMA
    Üst solunum yollarını etkileyen ve bronş-akciğer iltihabına neden olabile cek enfeksiyon odaklarının temizlen mesine yönelik koruyucu önlemler çok önemlidir. Özellikle ilk çocukluk çağın da ve ileri yaşlarda hem enfeksiyon sü recini, hem de organizmanın savunma sistemini güçlendirebilecek önlemler ve tedavi yöntemleri hızla uygulanmalıdır. Üst solunum yollan ve bronş enfek-siyonlanna karşı antibiyotiklerle yapı lan koruyucu tedaviler tartışmalıdır.

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 25
    Son Mesaj : 3 Hafta önce, 10:30
  2. Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 12-06-2011, 17:08
  3. Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 09-28-2011, 08:47

Visitors found this page by searching for:

bronşit

bronşit nedir kısacaakciğerde baloncuk oluşmasıbaloncuklu balgambronchitiszatürre tekrarlarmıbronşit nedirbronşit tedavisibronşitin çaresibalgam atamamakbronchitis nedirbronşit tekrarlarmıprematüre bebeklerde bronşitbebekte bronşit neden olurbronşit belirtileribronhitis nedirbebeklerde bronşit belirtileribronchit tedavisibronşit resimlerisilikozbronchit belirtileribronchitis tedavisibebeklerde bronşit tedavisiakut bronşitbronchiti kronik

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi | bitkisel tedavi | şifalı bitkiler | tedavi yöntemleri | hemoroid | himalaya tuzu
zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı, mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, vitiligo, beyaz leke hastalığı, cinsel bozukluklar, cinsel isteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık, kısa ilişki, ereksiyon, ülseratif kolit, kalınbağırsak ülseri, böbrek iltihaplanması, nefrit, kurdeşen, kronik ürtiker, anjiyödem, dabaz, kaşınıtlı, kabarcıklı, deri hastalığı, irritabl bağırsak sendromu (İBS), kalın bağırsak hasaslaşması, kolon hasaslaşması, yüksek tansiyon, variz, varikosis, varicose, gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü, mide yanması, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84