Alıç Forte, Ginseng Forte, Ginkgo Forte
Kapat!
Düşük Tansiyon ya da hipotansiyon, düşük kan basıncı demektir
Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Düşük Tansiyon ya da hipotansiyon, düşük kan basıncı demektir

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Düşük Tansiyon ya da hipotansiyon, düşük kan basıncı demektir

    Orta yaşlı ve sağlıklı bir kişide kan basıncı 130/80 mmHg (mm cıva basın cı) arasındadır. Kalbin kasılarak kanı damarlara pompaladığı andaki (sistol) basınç büyük ya da sistolik kan basıncı, vücuttan dönen kanın kalbe dolduğu andaki (diyastol) basmç ise küçük ya da diyastolik kan basmcı olarak adlandırı lır. Diyastol anında kan çoktan küçük çevrel (periferik) damarlara ulaşmıştır.
    Büyük tansiyon 100 mmHg’nin altı na düştüğünde düşük tansiyondan (hi potansiyon) söz edilir. Düşük tansiyon, kan dolaşımının, vücudun gereksinimi ni karşılayamadığını gösterir. Hastada ani pozisyon değişikliklerine neden olan vücut hareketleri (hızla ayağa kalkma gibi) sonucunda dokulara, özel likle beyne yeterli oksijen ulaşamaz. Oksijensizliğe son derece duyarlı olan beyin bu durumdan çok etkilenir.
    Dinlenme halinde büyük tansiyonu 100 mmHg’nin altında olanlarda dola şım yetersizliği oJduğu söylenebilir
    BİRİNCİL (ESANSİYEL) HİPOTANSİYON
    Bazı olgularda düşük tansiyon kişiyi ra hatsız etmez ya da önemsiz yakınmala ra yol açar. Kan basıncının normalin al tında olduğu kabul edilse de kişi tü müyle sağlıklıdır. Bazı olgularda ise tansiyonun düşük olduğu oldukça belir gindir. Kanın damarlarda hareketini sağlayan güç çok hafiftir. Dokulara gi den oksijen miktarının normalin altına düşmesi, Özellikle beyin dokusunu etki leyerek düşük tansiyona özgü belirtile rin ortaya çıkmasına neden olur. Hasta en çok, sağlıklı kişilerde de tansiyonun düşük olduğu sabahları rahatsızlık du yar; kendini yorgun, isteksiz hisseder ve çok sık esner. En hafif hareket bile çok güç gelir ve olağanüstü bir çaba ge rektirir. Kızarma ve terlemenin yanı sı ra, şkktetli baş ağnsr, soğuğa, dayaıuk-
    sızlık ve solgunluk görülür.Ruhsal gerilim ishale ve sık idrara çıkmaya neden olur. Özel likle yemeklerden son ra dolaşımdaki ka nın önemli bir bölümünün sindirim sisteminde göllenmesî sonucunda bey ne giden oksijen miktarının azalması nedeniyle bastırılamayan bir uyku hali başlar. Aym nedenlerle bedensel güç harcamayı gerektiren durumlarda, ka rım kaslarda toplanması beyni oksijen siz bıraktığından uyku hali gözlenir.
    Her açıdan tümüyle sağlıklı olan in sanlarda tansiyonun düşmesi nasıl açık lanabilir? Bunun yapısal bir özellik ol duğu ve doğuştan geldiği görüşü bir de receye kadar doğrudur. Düşük tansiyon genellikle normal ya da uzun boylu, uzun kol ve bacaklı, zayıf ve kas yapılan gelişmemiş kişilerde görülür. Zayıflık ve uzun boy gibi, düşük tansiyon da yapısal bir özellik olduğundan endişelenmek ge reksizdir. Yapısal özellikler dışında tan siyon düşmesine yol açan önemli bir et ken böbreküstü bezi dış kabuğundan (korteks) salgılanan ve kan basıncını dü zenleyen hormonların yetersizliğidir; bu durumun düzeltilmesi için eksik olan iıuımuııfar üasıaya dışarıdan verilir.Otonom sinir sistemini etkileyerek damarların büzülmesini sağlayan ilaçlar kan basıncını yiiksplterelc rahatsızlığın giderilmesini sağlar. Bununla birlikte, otonom sinir sisteminin dengesinin ko runması için düzenli ve sakin bir yaşam diyet önerilir. Mideye fazla yük bindir memek için sık aralarla hafif Öğünler yemek gerekir.Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğin den sonra bir fincan koyu kahve, akşam yemeğinde de yatıştırıcı olarak bir bar dak kırmızı şarap ya da bira içilebilir. Öğleden sonra bir saat dinlenmek de çok yararlı olabilir.
    Ayrıca, açık havada dolaşmak ve egzersiz yapmak da hastayı rahatlatır. Hafta sonları kent dışına çıkılmalı, kısa süreli de olsa gezilerle hava ve çevre değişikliği sağlanmalıdır.
    Düşük tansiyonlulara öncelikle yüz me ve kayak, aynca, jimnastik, masaj, özellikle geceleri soğuk duş ve banyo, yüksek karbonik asit içeren kaplıca kür leri ve güneş banyosu önerilir. Ayrıca bele takılan esnek bir kemer karındaki atardamarlara dışarıdan basınç yaparak genişlemelerini bir ölçüde engeller ve tansiyonun düşmesinin önüne geçer.
    ORTOSTATİK HİPOTANSİYON
    İnsan vücudu, sürekli değişen dış koşul lara karşı iç dengesini sabit tutmaya ça lışır. Örneğin otururken ya da yatarken ayağa kalktığımızda vücuttaki kan yer çekiminin etkisiyle ayaklara doğru ha reket eder.
    Ayağa kalkınca kanın aşağı hücum etmesi ve vücudun üst yarısındaki kanın azalması atardamar basıncının düşmesi ne ve yerçekimi etkisiyle karım bacak larda göllenmesiyle vücudun öteki bö*lümlerinin kansız kalmasına neden olur. Bu durumda vücudun üst yansının, özellikle beynin kansız kalmasını önle yecek bir mekanizma devreye girer. Küçük damarlar büzülerek kanın yerçe kimi nedeniyle aşağıda birikmesini ön ler. Böylece ayağa kalkıldığında, kan bacaklarda göllenmek yerine vücudun dört bir yanma dağılmayı sürdürür. Atardamar basıncının, küçük tansiyon da hafif bir artışla birlikte, normal de ğerlerde tutulması ve dolaşımda denge yi sağlamak için kalp atışları hızlanır. Bu önlem yetersiz kalırsa kişi ayağa kalkınca fenalaşır, rengi solar, terleme ye başlar ve gözleri kararır. Beyindeki görme ğundan, göz kararması ilk ortaya çıkan belirtilerden biridir. Aynca baş dönme si, halsizlik ve bazen bayılma görülür.Bu belirtiler nasıl ortaya çıkar? Baş lıca neden çevrel damarlann büzülmesindeki yetersizlik sonucunda tansiyo nun düşmesiyle beyne yeterli kan gide-memesidir. Bu olay tehlikeli olmasa da önüne geçilemez. Düşük tansiyonlu ki şiler yavaş hareketlerle ayağa kalkarak vücutlarına uyum sağlaması için yeterli zamanı vermelidir.
    Bayılan ya da bayılmak üzere olan hastayı başı ayaklanndan ve vücudun dan daha aşağıya gelecek biçimde yatır mak yeterlidir. Başın altına kesinlikle yastık konmamalıdır. Böylece hasta kı sa sürede toparlanır ve beyne yeterince kan gitmeye başlayınca kendine gelir.Ortostatik hipotansiyonla birlikte görülen başka bir bozukluk da Shy-Drager sendromudur. Bu hastalarda or tostatik hipotansiyon, idran tutamama, cinsel iktidarsızlık ve terlemeyle birlik te görülür. Yapılan çalışmalar bu belir tilerin görüldüğü hastalarda beyin sapı, bazal gangliyonlar (beyindeki dört önemli sinir düğümü) ve öbür merkez sinir sistemi yapılarında belirgin nöron kaybının olduğunu göstermiştir.Hastalık genellikle 5-7 yılda ilerle yerek hastayı yatağa bağımlı kılabilir. Belirgin ortostatik hipotansiyonla bir likte taşikardi (hızlı kalp atımı) yerine bradikardi (dakikada 60 atışın altma inen yavaş kalp atımı) gelişir. Bu hasta larda da tedavi belirtilere yöneliktir.Bacaklarda kan göllenmesini önlemek için Özel çorapların kullanılması yararlı olabilir. Daha ilerlemiş ve dirençli ol*gularda tuz alımı ya da fludrohidrokor-tizon önerilir. Aynca amfitamin ve efedrin gibi ilaçlar da kullanılabilir.
    SONUÇLAR
    Buraya kadar birincil ve ortostatik dü şük tansiyon incelendi. Her iki durum da tehlikeli sonuçlar doğurmayan yapı sal bozukluklardan kaynaklanır ve bu kişiler tansiyonlan düşük olsa da sağ lıklı kabul edilirler. Hatta, istatistikler tansiyonu düşük olanların, normal kişi lerden daha uzun, tansiyonu yüksek olanlardan ise çok daha uzun yaşadığını göstermektedir. Tansiyonun düşük ol*ması damarlan daha az yıpratmakta, bu nedenıc orta ‘ yaşlarda kalp damar sistemi ilgili kanama, beyin trombozu, miyokart enfarktüsü gibi hastalıklar çok az ortaya çıkmaktadır.Doğal olarak, bu özellikler tansiyo nu düşük olan herkes için geçerli değil dir. Düşük tansiyon çoğu zaman başka bir hastalıkla “Örneğin kansızlık, tifo, difteri, zatürree gibi bulaşıcı hastalıklar, karaciğer hastalıktan, böbreküstü bezi hastalıklan ve zehirlenmelerle birlikte ortaya çıkar, bu hastalığın tedavi edil mesiyle ortadan kalkar. Böyle durum larda düşük tansiyonun nedenleri, öne mi ve gidişi değişken olabilir..

  2. #2
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Konu igokcek tarafından (01-03-2012 Saat 08:46 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart


  4. #4
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart


  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart


  6. #6
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart


Visitors found this page by searching for:

düsük tansiyona karsi

kan basıncının düşmesi

düşük tansiyon neden kaynaklanır

tansiyon düşüklüğü hangi hastalıkların belirtisidir

düşük tansiyon hangi hastalıklara yol açar

na düşüklüğü

tansiyon düştüğünde ne yemeli

düsük tansiyon ne yemeli

yüzün kararması

düşük tansiyonda ne yemeli

tansiyon nasıl çıkarılır

düşük tansiyon için ne yemeli

düşük tansiyonda ne yenmeli

düşük tansiyon ne yemeli

bacak arası kararması

tansiyon düşüklüğü nasıl geçerdüşük tansiyonu olanlar ne yemeliküçük tansiyon düşüklüğüdüşük tansiyon nasıl çıkarılırtansiyon düşüklüğünde ne yenmelidüşük tansiyonlular ne yemelikan basıncı düşmesidüşük tansiyon uykudüşük tansiyon hangi hastalıkların belirtisidirdüşük tansiyon nasıl geçer

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi | bitkisel tedavi | şifalı bitkiler | tedavi yöntemleri | hemoroid | himalaya tuzu
zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı, mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, vitiligo, beyaz leke hastalığı, cinsel bozukluklar, cinsel isteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık, kısa ilişki, ereksiyon, ülseratif kolit, kalınbağırsak ülseri, böbrek iltihaplanması, nefrit, kurdeşen, kronik ürtiker, anjiyödem, dabaz, kaşınıtlı, kabarcıklı, deri hastalığı, irritabl bağırsak sendromu (İBS), kalın bağırsak hasaslaşması, kolon hasaslaşması, yüksek tansiyon, variz, varikosis, varicose, gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü, mide yanması, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84