Selamunaleyküm
6 yaşındaki yeğenimin sürekli boğazları şişiyor. Küçüklüğünden beri aldığı ilacın haddi hesabı yok. Hastalığı sürekli tekrarlıyor lütfen yardımcı olur musunuz?
Allah'a emanet olun
Selamunaleyküm
6 yaşındaki yeğenimin sürekli boğazları şişiyor. Küçüklüğünden beri aldığı ilacın haddi hesabı yok. Hastalığı sürekli tekrarlıyor lütfen yardımcı olur musunuz?
Allah'a emanet olun
Yutaktaki iltihaplanmaya bağlı olarak ortaya çıkar; genellikle bu run boşluklarında ve gırtlaktaki iltihap lanmalarla birlikte görülür. Hastalığın gidişine göre farenjitin akut ve kronik biçimlerinden söz edilir.
FRANJİT NEDENLERİ
Akut farenjitin en sık rastlanan neden leri başta Streptococcus pyogenes türü olmak üzere bakteriler, bazı virüsler ve çeşitli bulaşıcı hastalıklardır.
Kronik farenjit de birçok nedene bağlı olabilir. Bademcik iltihabından sonra, geniz bademciklerinin büyümesi gibi burunda kısmi tıkanma yapan has talıklar sonucunda, nezle ya da burun mukozası iltihabında (rinit), çevre ko şullarına bağlı olarak (aşırı kuru ya da nemli havada), çeşitli maddelere (kur şun, antimon, çinko; iyot, cıva, bizmut bileşikleri) bağlı zehirlenmelerde ve uzun süreli konuşmalarla yutak bölgesi nin aşırı zorlanması sonucunda ortaya çıkabilir.
Kronik farenjit ayrıca bazı hastalık larla birlikte görülebilir. Bunlar lenfa tizm (vücudun çeşitli bölgelerindeki lenf bezlerinin aşırı büyümesine bağlı gelişim bozukluğu), şeker hastalığı, nefrit (böbrek iltihabı), damar sertliği, kalp hastalıkları ve çeşitli vitamin ek siklikleridir.
FARANJİT BELİRTİLERİ
Akut faranjit – Çeşitli belirtilerle orta ya çıkar. Yutakta kısa sürede şiddetli kızarıklık, ağrılı yutma ya da yutma güçlüğü, yüksek ateş, genel halsizlik, boyun lenf bezinde şişme görülür. Aftlı farenjit – En çok diş çıkarma çağındaki çocuklarda olmak üzere hemen her zaman ağıziçi iltihabıyla (stomatit) birlikte görülür. Hastalık aft biçiminde ki tipik lezyonların çoğunlukla aniden ortaya çıkmasıyla başlar. Aftlar merci mek büyüklüğünde, beyaz renkte, birbi rinden ayrı ya da gruplar halinde birleş miş, genellikle çevresinde kırmızımsı bir alan bulunan oval lekelerdir. Bunlar yanma duygusuna, tükürük salgısının artmasına ve yutma güçlüğüne yol açar; 1-2 haftada geçer, ama genellikle yeni den ortaya çıkar. Basit kronik farenjit – Başlıca özellik leri boğazda kuruma ve kızarıklık, inat çı öksürük ve sık sık yutkunmadır; has ta boğazındakİ yanma duygusunu gi dermek için sürekli olarak tükürüğünü yutmaya çalışır. Hastalık 2-6 ay kadar sürebilir ya da kronikleşir. Kronik hipertrofik farenjit – Hücre boyutlarının büyümesiyle (hipertrofi) yutak duvarı kalınlaşmış ve kırmızı-mor bir renk almıştır. Farenjitin belirtileri genellikle şiddetli ve uzun süreli öksü rük, bulantı, kusma, ses tonunda deği şiklik ve yutkunma güçlüğüdür. Faren jitin bu biçimi sık sık yineleyerek kro nikleşme eğilimindedir ve daha çok 25-30 yaşlarından sonra görülür. Kronik atrofik farenjit – Yutak muko zası çok incelmiş (atrofi), soluk renkli ve genellikle ince bir tabaka halindeki koyu ve yapışkan mukus salgısıyla kap lıdır. Kızarıklık çok az ya da hiç yok tur. Başlıca belirtileri kısık-boğuk bir ses ve kuru öksürüktür. Hastalığın bu biçimi genellikle kronik farenjitin son evresini oluşturur.
KOMPLİKASYONLAR
Farenjit sıradan ve klinik açıdan fazla önem taşımayan bir hastalık olarak de ğerlendirilir. Tedavide antibiyotiklerin kullanılmasından önce böbrek iltihabı nın (nefrit) ve akut eklem romatizması nın başlıca nedenleri Strepîococcus pyogenes’in etken olduğu farenjit ve akut bademcik iltihabıydı. Günümüz de ise antibiyotik tedavisiyle bu tür ikincil hastalıkların gelişme olasılığı Çok azalmıştır. Farenjit Özellikle çocuk larda çoğu kez kulak iltihabıyla (otit) birleşir. Çok şiddetli ağrı ve bazen kus ma da yapan bu hastalık kronikleştiğin de sağırlıkla sonuçlanabilir. Farenjitin komşu anatomik yapılara yayılarak si nüzit, larenjit ve bronşite yol açmasına da sık rastlanır.
FARANJİT TEDAVİSİ
Akut farenjitin tedavisinde burun içine uygulanan kanlanma giderici (dekonjestan) ve mikrop öldürücü (antiseptik) ilaçlar, gargaralar, buğular, gerektiğin de de antibiyotikler ve iltihap giderici ilaçlar kullanılır.
Basit kronik farenjitte ve kronik at rofik farenjitte tedavi sigara ve alkollü içki gibi hastalığa neden oluşturabile cek ya da onu alevlendirecek alışkanlık ların ortadan kaldırılmasına dayanır.
Ayrıca gargaralar ve boğazın tuzlu suy la çalkalanması önerilebilir.
Kronik hipertrofik farenjit de uygu lamada yukarıdaki gibi tedavi edilir. Yerel tedavi olarak mentolle gargara yapılması yararlıdır. Ayrıca buğu teda visi uygulanabilir.
Merhabalar bende Kronik franjit( boğazımın sol kısmında bir bademcik genelde şişik vaziyette) ve ona bağlı ASO yüksekliği ve vucut ağrısı (bozuk havalarda artıyor), Kireçlenme, bel ve boyunda Fıtık, bağsur ve Gaz problemleri var. Vucudumda bazen omuzlarından kollarıma doğru yayılan yorgunluk halsizlik ve ağrı halleri oluyor Özellikle sırtımda çozu zaman ben çok zorlayan bir ağrı oluyor....Daha önce bazı ürünerinizi kullandım. Memur olduğumdan sırf sarımsak kokusunu maydonoz ve karanfiller bastıramadığım için bırakmak zorunda kaldım. Neler kullanayım ve neler yapmam gerek tavsiyeleriniz nelerdir.
Sabahları kalktığımda yorgun ve her yanım biraz tutulmuş gibi uyanıyorum. Biraz ayakta kaldığımda topuklarım ağrıyor(kontol ettirdim topuk dikeni yok). Fibyamoloji belirtilerinin bazıları mevcut , Bilmiyorum tevsiye ve önerilerinizi bekliyorum. Yada müşteri hizmetlerini arasak sıkıntılarımızı anlatsak bize neler yapmamaız gerektiği ve neler alıp kullanmamız gerektiği noktasından yardımcı olabilirlemi..
İyi akşamlar..
Yaklaşık 2 ay önce çok küçük bir ateş belirtisiyle 3-4 gün süreyle 500 mg antibiyotik kullandım, elimdeki ilaç bitince başka bir tane de başka bir antibiyotik kullandım. Bu olayın meydana geldiği hafta yoğun sigara ve alkol tükettim. Alkol aldığım gecenin ertesine sağ yanağımın iç kısmında yuvarlak kırmızı ve krem rengi aft benzeri birşey çıktı, yaklaşık 1 hafta sonra dilimin sol kenarında yara benzeri birşey çıktı, takip eden günlerde küçük dilimin üstünde yan yana iki kızarıklık belirdi, dilimin üstünde kırmızı yuvarlak bir yaraya benzemeyen açıklık oluştu. Küçük dilimin üstündeki kızarıklıklar ve dilimin üstündeki kırmızı yuvarlak açıklık geçti, ancak yanağımın iç kısmındaki aft benzeri ve dilimin sol kenarındaki yara benzeri şey hala devam ediyor. Aynı zamanda bir kaç gün önce dilimin ön kısmında yine o kırmızı yuvarlak bir açıklığıa benzeyen şey yine çıktı.
2 aydır bir düzelme yok, psikolojim alt üst oldu, bir kaç kere kbb uzmanına gittim antibiyotik, gargara ve c vitamini vererek yolladı, değişen birşey olmadı.
Bu yaraların sebebi antibiyotik kullanımından kaynaklı, ağız florası bozulması olabilir mi, yardımlarınızı bekliyorum..
Yorgunluk halsizlik dermansızlığın sebebi bağırsakalrınıza yerleşmiş olan aşırı mantarların üretmiş olduğu toksik maddedir, mantarları bağışıklık sistemi yok etmek için aşırı oranda vitamin harcıyor ve bu da halislik ve dermansızlığa sebep oluyor, bu yorgunluğun sebei bazen ebv virüsüde olabilir.Bunun için iksir (bunun yerine tentür de olabilir), aloe vera jel, damar çayı ve enfeksiyon çayı kullanmanız gerekir.
Ağız içi ve dil için ozon yağı ve çay ağacı yağı karışımı ile gargara yapın ve Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, damar çayı ve enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir.Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Düşük tansiyonu olanlar için Gökçek İksir yerine Cemre İksir ve Cemre Tonik yerine Gökçek Tonik kullanmak gerekir.Aloevera jel, iksir, tentür, tonik ve diyet’e içmeden önce ılık su katılabilir.
mrb hocam sizinle telefonda görüşmek istiyorum, numaranızı bilseydim arardım.