Toplam 10 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Gelişim problemleri: Bebeklerde Gelişim Problemleri, Çocuk Gelişim Problemleri

  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Post Gelişim problemleri: Bebeklerde Gelişim Problemleri, Çocuk Gelişim Problemleri

    Küçük oğlum Muhammed 7 yaşında iken arkadaşlarına göre biraz zayıf ve kısa boylu idi.Çocuk bir gün komşunun çocuğu ile kavga yaptı ve tabii ki zor durumda kaldı.Bu benim çok zoruma gitti.Çocuğun bedemcikleri şişiyor, iltihaplanıyor çocuk doktoru sürekli ANTİBİYOTİK veriyor ve çocuk sürekli daha kötüleşiyordu.İksiri içmek istemiyordu tadından dolayı.Ben sen artık sadece iksir içeceksin dedim ve 2 ay süreyle günde 5 defa iksir verdim.Muhammedin boyu 3-4 ay içinde aniden hızla büyüdü.Maşallah çocuk 13 yaşına gelince benim boyuma ulaştı ve şimdi 16 yaşında ve boyu 186 cm.Maşallah çok çok iyi ve sağlıklı, küçükken çok sık hastalanıyordu, artık kolay kolay hastalanmıyor hamdolsun.Tabii ki spor da çok çok önemli ben o zaman spora'da gönderdim, özel bir savunma sporuna çocukların gitmesi gerekir vücut ve beyin gelişimi için bu şarttır.




    Gelişim problemleri:

    Gelişim hormonuna somatotropin denir ve bu beynin alt kısmında hipofiz ismi ile anılan iki loplu bir beze tarafından salğılanır. Buradan ayrıca tiroidbezi ve böbreküstü bezelerinide uyaran sinyaller gönderilir. Beyin tarafından hem gelişim hormonu somatotropin ve hemde gelişimi ünleyen somatostatin üretir. Gelişim hormonu somatotropin karaciğeri uyararak , karaciğerin gelişimi uyarıcı maddesi olan somatomedinin salğılanmasını sağlar.

    Gelişim hormonu yetersizliğinin sebepleri:
    1-) Beyin yeterince gelişim hormonu somatotropin salğılıyamaması, beyindeki rahatsızlıklar
    2-) Karaciğerin yeterince somatomedin salğılıyamaması, karaciğer hastalığı nedeniyle
    3-) Hücrelerin karaciğer tarafından salğılanan somatomedini alıp değerlendirememesi
    4-) İrsi olarak hasta olma
    5-) Hipofiz bezelerindeki herhangi bir hastalık
    Gelişim hormonları yetersizliğinin bu sebeplerin haricinde neden olduğu bilinmeyen bir çok başka faktörlerde olabilir.

    Gelişim hormonunu yetersizliğinin belirtileri: Gelişimhormonunun yetersizliği aynı zamanda başka rahatsızlıklarında ortaya çıkmasına sebep olabilir ve bunların başında örneğin şeker hastalığı gelir. 1-) Yeni doğan çocuklarda gelişim problemleri ilk önce pek anlaşılmaz ve ancak 3-9. aylar arasında gürülür. Bunun en belirgin özeliği dişlerin geç çıkması.
    2-) Gelişim hormonunun çok yetersiz olması halinde çocuk kısa boylu ve şişman olur. Hormonun az yetersiz olması halinde çocuklar zayıfca olur.
    3-) Bazılarında koku alma duygusu olmayabilir.
    4-) Hipofiz bezindeki rahatsızlıklar vücudun ayrıca tiroid bezinde anormal fonksiyonlara, şeker hastalığına, böbreküstübezelerinde fonksiyon bozukluklarına ve vücudun su ve tuz dengeler bozulabilir.
    5-) Ayrıca kemiklerin gelişmesinde bozukluklar, mongoliz (kromozom bozukluğu nedeniyle çocuklarda şaşı bakma, basık burun ve geri zekalılık görülebilir.

    Kişisel ne yapılabilir?
    1-) Çocuğu boyu ve ağırlığı düzenli olarak ölçülür ve doktorların denetimine başvurulur.
    2-) Evde yapılan ölçümler tam sağlıklı olmayabilir, bu nedenle düzenli olarak beli aralıklarla doktor konturolunun yapılması gerekir.
    3-) Çocuk doktorlarının erkek çocuklar ve kız çocuklar için yaşlarına, boylarına, ve ağırlıklarına göre tabelalar vardır. Bu tabellalara bakarak çocuğun gelişimi takip edilebilir.

    Gelişim hormonu bozukluklarının tedavisi:
    Kısa boylu çocuklar için geliştirilen sentetik somatotropin içeren hormon hapı (human Growth Hormon = hGH) ile tedavi denemeleri yapılmıştır. Bu hapın yorğunluk, dermansızlık, diabet hastalığı, karaciğer ve kemik tahribatına sebep olduğu tesbitedilmiştir. Bu nedenle sentetik somatotropin hormon hapı insan sağlığı için zararlıdır. Çinko ve çöreğinde etili olduğu idea edilmekte, fakat etkisi ispatlanamamıştır, Fakat Gökçek İksirinin daha etkli olacağı kannatindeyim, çünkü plakları çömzebilecek daha etkili bir ürün yoktur.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    www.bitkiseltedavi.com

  2. #2
    biroybil Çevrimd??? Administrator
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Mesajlar
    108

    Standart Çocukla geçirilen zamanın

    Çocukla geçirilen zamanın kalitesi önemli

    Sosyal Hizmet Uzmanı Hicran Kınık, anne-babaların en önemli kaygılarından birinin çocuklarıyla yeterli zaman geçirememeleri ve bunun çocuklar üzerindeki olumsuz etkisi olduğunu söyledi. Kınık, ebeveynlerin bu kaygılarından kurtulması için zamanın kaliteli bir şekilde kullanılması gerektiğine işaret etti.

    Özellikle yoğun iş temposunda çalışan ve dolayısıyla çocuklarıyla baş başa geçirilecek zamanları yetersiz olan anne-babaların çocuklarıyla birlikte geçirecekleri zaman kaygısının daha yoğun yaşandığını belirten Hicran Kınık, bu noktada çocuklarla geçirilen zamanın miktarının değil kalitesinin önemine dikkat çekti. Kınık, bir çok anne-babanın bu "kaliteli zaman" denen şeyin ne olduğu hakkında net bir bilgiye sahip olmadığına dikkat çekti.

    Tüm insan ilişkilerinde olduğu gibi çocuk ile anne-baba ilişkisinde de zamanın paylaşım, etkileşim, karşılıklı duygu alışverişi şeklinde geçirilebilmesinin önemli olduğunu kaydeden Kınık, fiziksel olarak bir arada bulunmanın, çocuklar için zamanın birlikte geçirilmesi anlamına gelmediğini, çocukların anne-babalarının kendi dünyalarına aktif bir şekilde katılımına ihtiyaç duyduğunu hatırlattı. Kınık, ebeveynlerin, çocuklarıyla birlikte geçirdikleri zamanlarda mümkün olduğunca çocuğu dinlemeye, anlamaya, ihtiyaçlarını, sevinçlerini, mutluluklarını, kızgınlıklarını, üzüntülerini, kaygılarını anlamaya yönelik olarak geçirilmesinin esas olduğuna işaret etti.

    "ZAMAN KALİTELİ KULLANILMALI"

    Çocukların kendi dünyalarındaki heyecanlarını anne-babalarıyla paylaşmaya ihtiyaç duyduğunu, kendileri için önemli olan her şeye anne-babanın da aynı ilgi ile katılımını beklediklerini dile getiren Hicran Kınık, "İşte çocukla geçirilen zamanın böyle bir paylaşım içinde geçirilmesi durumunda zamanın kaliteli olmasından söz edilmektedir. Zaman sorunu olan çalışan anne-babalar hiç değilse ele geçirdikleri zamanlarda çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmeli, onları anlamaya çalışmalıdır" dedi.

    Kınık, anne-baba olmanın birçok beceriyi ve hassasiyeti gerektirdiğini, çocuğun doğumundan itibaren onu izlemek, tanımak, ihtiyaçlarını, özelliklerini, farklılıklarını, duygularını ifade ediş biçimini kavramak gerektiğini vurguladı. Kınık, çocuğun söylediklerinin, davranış ve tutumlarının altındaki mesajları kavrayabilmenin ve söylediği ile söylemek istediği arasındaki farkı gözlemleyebilmenin öneminin altını çizen Kınık, "Bütün bunlar dikkat gerektirir. Bazen çocuklar bazı ihtiyaçlarını talep etmezler. Burada bizim onun ihtiyacını fark etmemiz önemlidir. Her çocuğun kendini ifade ediş biçiminin farklı olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle öncelikle çocukların bebekliklerinden itibaren çok dikkatlice gözlenmeleri önemlidir. Çocukla geçirilecek zamanın içeriğinde hem bir takım becerilerin geliştirilmesine olanak verilmesi hem de oyuna yer verilmesi gerekmektedir. Bu içeriğin belirlenmesi için de çocuğun ve çocuğun içinde bulunduğu gelişim döneminin çok iyi tanınması gerekmektedir" diye konuştu.

    "ÇOCUĞUN PSİKOLOJİSİ BİLİNMELİ"

    Çocuğun bireysel özelliklerinin tanınmasının yanı sıra belirli yaşlara ait gelişimsel ve psikolojik özelliklerin de bilinmesinin önem taşıdığına değinen Kınık, "Örneğin; bir çocuğun yaşadığı korkuların o yaşa ait doğal bir korku mu yoksa fobi mi olduğunu ayırt edebilmek ve ilişkide kullanılacak dili belirlemek önemlidir. Bir önemli konu da çocuğun yaşına uygun olarak yapabileceklerinin ve yapamayacaklarının ayırt edilmesidir. Bazen anne-babalar çocukların bazı becerilerinin gelişmesi için fırsat oluşturmadıkları ve bu nedenle çocukların yaşlarına ait becerileri geliştiremedikleri bilinmektedir. Örneğin; eline hiç kalem verilmeyen çocuk çizgi çizme becerisini geliştiremeyecektir. Birlikte geçirilecek zamanın içeriğinde çocuğun yaşına ait becerileri sergileyebilmesine ve geliştirmesine fırsat vermek de önemlidir. Bazen de tam tersi olarak aileler çocukların gelişim düzeylerinin çok üzerinde bazı becerileri sergilemeleri konusunda çocukları zorlayabilmektedirler. Böyle bir tutum da çocuğun yoğun performans kaygısı ve yetersizlik duygusu yaşamasına neden olabilmektedir. Yine bazı çocuklar yaşadıkları değişik duygusal ve algısal sorunlar nedeniyle bazı becerileri yaşıtlarına göre daha geç geliştirebilmektedirler. Böyle bir durumda da çocuğun yapabileceğinden daha fazlasını beklemek aynı tür kaygılara ve yetersizlik duygularına neden olabilmekte, bunun sonucunda da çocuğun daha da başarısız olmasına neden olabilmektedir" şeklinde konuştu.

    "ANNE-BABA OYUNA KATILMALI"

    Çocuk denince akla gelen ilk şeyin oyun olduğunu, çocukların dünyayı oyun aracılığıyla tanıdığını, bazen oyun için bazı malzemeler kullandıklarını anlatan Kınık, oyuncaklar, çevredeki objeler, kişiler, olaylar, doğa, yapılar, araçlar, hayvanlar ve yolların çocuk için oyun, öğrenme ve eğlence malzemesi olabileceğine işaret etti. Kınık, "Bu nedenle de anne-babanın oyun oynaması, oyunun bir parçası olması veya oyuna aracılık edebilmesi çok önemlidir. Oyun hem çocuğun ihtiyacını karşılayan, hem de anne-babanın çocuğu yakından tanımasını ve takip etmesini sağlayan bir aktivitedir. Oyun oynarken çocuğun özgür olması, kendini rahat ifade edebilmesi ve yargılanmaması önemlidir. Bize daha çocuksu veya bebeksi görünen bir oyun ve oyuncak çocuğumuzun önemli bir ihtiyacını karşılıyor olabilir. Oyun oynayabilmek anne-baba için her zaman kolay olmamaktadır. Bazı kişilerin böyle bir yatkınlığı olmayabilir. Böyle bir durumda da oynayabileceğimiz, keyif aldığımız oyunlarla keyif almadıklarımızı birbirinden ayırmak önemlidir. Belki de anne ve babanın oyun paylaşımı yapmaları gerekmektedir. Örneğin anne evcilik oyununu daha keyifli oynayabilirken baba da top ve bahçe oyunlarında çocuğa eşlik edebilir. Çünkü sıkılarak, keyif almadan oynanan oyunlar çocukların da sıkılmasına ve oyundan tatmin olamamalarına neden olmaktadır. Tabi tüm oyunlar sizi sıkıyorsa bu durumda çocuğunuzda oyun paylaşabilme olasılığınız olmayacaktır. Bu nedenle her anne-babanın oyun öğrenmek, oynamak ve yatkınlık kazanmak konusunda çaba sarf etmesi gerekmektedir" uyarısında bulundu.

    Oyunda çocuğu gözlemek ve duygularını ifade etmesi için ortam oluşturmak gerektiğini, özellikle okul öncesi yaşlarda evcilik, kukla gibi dramatizasyon oyunlarının çocukların iç dünyalarını yansıtmaları için çok önemli olduğunu söyleyen Kınık, şu bilgileri verdi:

    "ZORLAYICI OLUNMAMALI"

    "Bu tip oyunlar için gerekli malzemelerin bulundurulması da bu açıdan önem taşır. Ayrıca resim de çok önemli bir oyun ve ifade aracıdır. Çocuklar dış dünyayı, kendi duygularını ve yaşadıklarını resim ve boyalar aracılığıyla genellikle çok açık bir şekilde ifade ederler. Bu nedenle bol bol resim malzemesi almak ve bu konuda onu desteklemek önemlidir. Tüm diğer oyun ve aktivitelerde olduğu gibi resim sırasında da çocuğa öğretici olmak yerine serbest bırakmak önemlidir.
    Örneğin çocuğun kırmızıya boyadığı bir bulutun ısrarla maviye boyanmasını istemek yerine boyadığı kırmızı bulutun onun için ne ifade ettiğini konuşmak birlikte geçirilen zamanın daha kaliteli geçirilmesi anlamına gelecektir. Elbette ki çocuklara bilgiyi öğretmek de önemlidir. Ancak özellikle oyun sırasında bu zamanın bir paylaşım ve rahatlama zamanı olduğu unutulmamalı, çocukta performans kaygısı yaratacak şekilde öğretici ve zorlayıcı olmamaya özen gösterilmelidir"

    Hicran Kınık, kaliteli zamanın içeriğinde en önemli hususlardan birinin de çocukların duygularının anlaşılması olduğunu vurguladı. Anne-babaların empatik olmasını isteyen Kınık, empatinin çocuğun duruşundan, bakışından, söylediklerinden, bazen söylemediklerinden ne hissettiğini anlamaya çalışmak ve bunu çocuğa geri bildirmek anlamına geldiğini hatırlattı.

    "ANLAYABİLDİĞİMİZİ GÖSTERMELİYİZ"

    Çocukların da tıpkı yetişkinler gibi daha kolay ifade ettikleri duyguları bulunduğunu, örneğin çocukların öfkeyi daha kolay ve çabuk ifade ettiklerini ama genellikle öfkenin altında daha farklı, bazen yumuşak, üzücü, sıkıntı veren başka bir duygu olabileceğini dile getiren Kınık, şöyle devam etti: ,

    "Bizim bu altta yatan duyguyu anlayabilmemiz ve bunu çocuğa fark ettirmemiz önemlidir. Çünkü ifade edilen duygular, kabul göreceğinden kuşku duyulmayan duygulardır. Eğer biz çocuğumuzun her türlü duygusunu kabul edeceğimizi ona fark ettirirsek onun da bu duyguları ifade edebilmesi kolaylaşacaktfadır. Empati bir çok kişide doğuştan var olabilen ama aynı zamanda öğrenilebilen bir beceridir. Ancak üzerinde düşünmeyi ve çalışmayı gerektirir. Söylenen sözlerden direkt anlamlar çıkarmaya alışık olmamız durumunda söylenenin altında yatan gerçek duyguyu anlama fırsatını da kaçırabiliriz. Bu nedenle her anne-babanın öğrenmesi gereken bir başka beceri de empatidir. Çocuğumuzla geçirdiğimiz kısa zamanda onunla açık, yakın, anlayan, dinleyen bir rolde ilişki kurabilirsek, çocuğumuzun da böyle bir zamandan tatmin olma olasılığı artacaktır. Böylece birlikte olunan zamanlara problem taşınmayacaktır. Çocuklar birlikte olunan zamanlar gergin olduğunda anne-babadan ilgi alma yolu olarak kızgınlığı, agresyonu, problem durumlar yaratmayı kullanmaktadırlar. Oysa birlikte kaliteli zaman geçirmek çocuğu tatmin edeceği için anne-baba ile ilişki için başka bir yol denemesine gerek kalmayacaktır."

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.483

    Standart Çocuk gelişiminde oyuncağın önemi

    Çocuk gelişiminde oyuncağın önemi

    Pediatri Birliği Derneği Yönetim Kurulu üyesi ve çocuk gelişimi uzmanı Elçin Çakar Terzioğlu, oyunun, bir öğrenme ortamı olduğuna işaret ederek, çocuğun gelişimini destekleyen, yaratıcılığını geliştiren oyun ve oyuncakların önem taşıdığını söyledi.

    Ebeveynlere birçok oyuncak satın almak yerine çocuklarıyla oyuna katılmalarını öneren Terzioğlu, ''Yaş dönemlerine göre çocuklar, kendi yarattıkları oyuncaklarla oynamayı istiyor. Mesela tencere kapağından direksiyon yapıyor. Oyuncağı çok olsa da bu tür oyunları tercih ediyor. Önemli olan, anne ve babanın evdeki her şeyi oyun materyaline dönüştürerek, çocuğuyla birlikte vakit geçirmesi ve bir şeyler paylaşması'' diye konuştu.

    Ailelere oyuncak satın alırken güvenliği ön planda tutmalarını öneren Terzioğlu, dayanıklı, esnek ve işlevsel oyuncakların tercih edilmesini önerdi. Çocuğun, her yaşta farklı bir oyun döneminde olduğunu vurgulayan Terzioğlu, şunları kaydetti: ''0-1 yaş arasında, doldurma boşaltma oyunları, üst üste konabilecek oyuncaklar, küpler, legolar ilgi çeker. 1 yaşından sonra emeklemeye ve yürümeye başlayan çocuk, itip çekebileceği oyuncaklardan hoşlanır. 2 yaşından sonra 8-10 parçalı puzzle, oyun hamuru, bol resimli kitapları öneriyoruz. Ebeveynler, çocuklarına kitap okumalı, resimlerdeki detaylara birlikte bakmalı ve çocuğun konuşma gücünü geliştirmek için sorular sormalılar. 3 yaştan sonra boyama kitaplarına devam edilebilir. 6 yaşa doğru domino, satranç gibi kurallı oyunlar gündeme gelebilir. Çocukları ana
    okulda bilgisayarla tanıştırıyoruz. Ancak yaratıcılıklarını geliştirecek, renkleri, rakamları tanımasını sağlayacak bilgisayar oyunlarını öneriyoruz.''

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.483

    Standart Akromegali

    Akromegali

    Akromegali nedir?

    Akromegali, erişkinlerde ortaya çıkan ; vücudun büyümesi ve organ gelişmesi için anahtar bir faktör olan büyüme hormonunun (GH) aşırı salgılanmasına bağlı gelişen sinsi bir hastalıktır. Fazla GH salgılanması, aşırı büyümeye ve iç organlardaki genişlemeye bağlı olarak da vücutta şekil bozukluklarına neden olur.

    Akromegalinin saptanması ve tanısı güç olabilir. Öncelikle terleme, başağrıları ya da yağlı cilt gibi başka semptomlarla karşılaşırsınız. El ya da ayaklarınızın şiştiğini veya boyut olarak büyüdüklerini hissedersiniz.

    Eğer akromegaliniz varsa bir endokrinolog tarafından düzenli olarak kontrol edilmeniz gerekir. Sağlık bakımınızı yapanlar akromegalinin vücudunuzu nasıl etkilediğini ve neden bu hastalığın hızla ve yoğun bir şekilde tedavi edilmesi gerektiğini anlamınıza yardımcı olacaklardır.

    Semptomlar

    Akromegali semptomları kişisel görünümünüz ve genel sağlığınızı etkileyebilir. Görüntüdeki değişiklikler az miktarda olabilir ve yıllarca süren uzun bir süreçte ortaya çıkabilir. Akromegalinin erken belirti ve semptomları, yaşlanma ya da başka hastalıkların semptomları olarak algılanabilir ; bu durum hastalığın tanısını güçleştirmektedir. Büyük el ve ayaklar gibi daha geç oluşan belirti ve semptomların tanınması daha kolaydır.

    Aşağıdaki listede de görebildiğiniz gibi akromegalinin çeşitli potansiyel semptomları bulunmaktadır. Bununla birlikte, çoğu hastada bunlardan çok azı görülmektedir. Akromegali, kardiyovasküler hastalık, karbonhidrat intoleransı (diyabete neden olabilir), havayolu obstrüksiyonu ve uyku apnesi gibi solunum sıkıntısı, ve kolon kanseri gibi sekonder malignitelere neden olabilir.

    Hasta Semptomları Kontrol Listesi

    Aşağıdaki fiziksel değişikliklerden herhangi birini fark ettiniz mi?
    Ciltte kalınlaşma
    Yüzdeki yapıların kalınlaşması
    Cilt kalınlaşması/kararmasına bağlı vücut kıllarının kalınlaşması
    Ciltteki şişme ile birlikte olan aşırı büyümeye bağlı olarak el ve ayak parmaklarında genişleme, kızarma ve ağrı
    Çenenin dışarı doğru çıkıntı oluşturması
    Dudaklar, burun ve dilin genişlemesi
    Kaburgalarda kalınlaşma (fıçı şeklinde göğüs oluşması)
    Ya da aşağıda bulunan herhangi bir semptoma bağlı yakınmanız oldu mu?

    El ve ayaklarda şişme
    Eklem ağrısı
    Kol ya da bacaklarda güçsüzlük
    Horlama
    Kas güçsüzlüğü
    Başağrıları
    Görme kaybı ya da çift görme
    Aşırı terleme
    Düzensiz adet görme ve/veya memede süt üretimi
    Erkeklerde iktidarsızlık.

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.483

    Standart Çocuğunuzun boyu ne kadar uzayacak?

    Çocuğunuzun boyu ne kadar uzayacak?

    Uzmanlar, çocuklarda büyümenin takibini, anne-babanın bizzat gözlemleyerek yapması gerektiğini hatırlatıyorlar.

    Beraberinde doktor kontrolünde büyüme hızının belirlenmesinin ve takibinin yapılması gerektiğini de vurgulayan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Endokrinoloji Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Pediatrik Endokrinoloji ve Adolesan Bilim Dalları Başkanı Prof. Dr. Oya Ercan, "Henüz nesilden nesile uzayan bir milletiz. Kendi öğrencilerimiz arasında yaptığımız bir araştırmaya göre; kızlarda boy ortalaması 1.62 cm. Yani; 1.55 cm. sınırlarını çoktan aştık. Anne-babalar, çocuklarınızda fark ettiğiniz boy kısalığını veya büyümede yavaşlamayı, 'bize çekmiştir, ha uzar, ha uzayacak!' diye bekleyerek gözardı etmeyin" diyor.

    Çocukların psikolojileri ve sosyal gelişimleri için bu sorunun çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ercan, konuyla ilgili sorularımızı cevapladı:

    Büyüme nasıl takip edilmelidir?

    Çocukluk dönemi, sürekli bir büyüme sürecidir. Doğum öncesi dönem ve doğumdan başlayarak 18 yaşına kadar zaman zaman hızlanarak veya yavaşlayarak ama sürekli devam eden bir süreç söz konusu. Çocuğun sağlıklı büyümesinde çeşitli etkenler vardır. Beslenme, büyüme hormonunun düzenli salgılanması gibi faktörlerin boyun uzamasında önemli bir rolü vardır. Bizler çocuğun boyunun normal olup olmadığını, standart persantil eğrilerini kullanarak değerlendiririz. Sağlıklı bir çocuğun boyu, eğri üzerinde 3 ve 97 persantil çizgileri arasında yer alır ve çocukluk dönemi boyunca aynı eğri üzerinde devam eder. Çocuğun boyunun 3. persantilin altında olması veya normal persantil eğrisi içindeyken zaman içinde düşmesi, yaşıtlarına göre geride kalması problemdir ve incelenmesi gerekir. Boy kısalığının veya büyümeyle ilgili herhangi bir sorunun yakalanması için büyüme hızının takibi şarttır.

    Boyun normal olup olmadığı ve boy kısalığı nasıl belirlenir?

    Boy değerlendirmesini, büyüme hızına ve hangi büyüme eğrisinde olduğuna bakarak değerlendiriyoruz. Anne-babalar da, yaşıtlarıyla karşılaştırarak veya kıyafetlerine göre değerlendirebilirler.

    Boy kısalığı; çıplak ayakla ölçülen boyun, yaş ve cinsiyete göre normal büyüme eğrisinin altında olmasıdır. Yıllık büyüme hızı, en hızlı olduğu dönemde yani, ilk bir yaş içinde 25 cm.'dir. İkinci yaşta ise 12 cm., okul öncesi dönemde 6-8 cm., bluğ çağına kadar da ortalama 5- 6 cm. olmalıdır. Ergenlik de hızlı büyüme dönemidir. Bir çocuk ergenlik öncesinde, yılda 5 cm.'den az büyüyorsa, büyüme eğrisinde aynı çizgide devam edemiyor ve geriden kalıyorsa sorun var diyebiliriz.

    Ailevi boy kısalığı nedir?

    Çok hassas bir durum. Bazı kısa boylu çocuklar için böyle bir tanım yapılabilir. Ama bunu demeden önce çocuğun büyüme hızını takip etmek gerekir. Çocuk, ebeveynleri kısa diye kısa olacak demek değildir. Ailevi boy kısalıklarının büyük bir kısmının "sebepsiz" olmadığı, aslında bir nedenle de olabildiği sonradan anlaşılabiliyor. Anne 1.50, baba 1.63'ün altında ise; ailevi boy kısalığından söz edilir. Bir çocukta boy kısalığı 'ailevi' olarak nitelendirilmeden önce mutlaka büyüme hızı takip edilmeli, büyüme hızı yetersizse çok detaylı tetkik yapılmalıdır. Eskiden "ailevi" denince tedavi edilemez anlamına geliyordu. Ama bugün tedavi edilebilir durum söz konusu olabilir. Yani; çok hassas bir noktadır bu. ?Annen bu kadar, baban bu kadar, sen de bu kadarsın işte!' demek doğru değildir! Mutlaka çok detaylı incelenmelidir.

    Kemik yaşı ne demek?

    Esas biyolojik yaşımız kemik yaşımızdır. Erişkinler için kemikleşme noktalarının kapanma sınırı; kız çocuklarda 18, erkek çocukta 19'dır. Kemik yaşı, el bilek kemiklerinin röntgeni çekilerek belirlenir. Bu film bize iskelet olgunlaşma yaşını gösteriyor. Boyu kısa olan her çocukta ve ergende bu tetkiki, büyüme potansiyelinin ve ulaşılacak hedef boyun belirlenmesi için yapıyoruz. Kemik yaşı ile kronolojik yaş arasındaki fark az olmalıdır. Örneğin; 3 yaşındaki bir çocuğun kemik yaşı 1 yaş görünüyorsa bu normal değildir tabii.

    Erkek ve kız çocuk arasındaki boy gelişimi farkı nedir?

    Erkekler kız çocuklara göre biraz daha ağır doğarlar. Buluğ çağına kadar, kızlarla erkekler arasında çok büyük farklılık gözükmez. Fark; kızlar buluğa girince oluşmaya başlar. Kız çocukları ilk girdiklerinde boy atarlar ve erkeklere göre uzun olurlar. Ama son gülen iyi gülüyor tabii! Erkekler 2 yıl daha buluğa geç girerler ve buluğun sonuna doğru uzarlar. Kız çocuklarına göre avantajlı olan erkek çocuklar bu dönemde; 2 yıl geç girmenin 10 cm'i ve daha fazla boy atmanın farkıyla, toplam ortalama 13 cm. kız çocuklarına fark atarlar. 1.60 boyundaki kadın, 1.73 boyundaki erkeğe eş değerdir.

    Anne-baba boyuna göre çocuğun boyunu hesaplamak mümkün mü?

    Çocuk için; erişkin boyu yani beklenen boyu hesaplanabilir. Buna hedef boy diyoruz. Çocuğun cinsiyetine göre, ideal olarak kaç cm. olacağını hesaplayabiliyoruz. Yine büyüme çizelgesine göre, kız çocuk için hedef boy; annenin boyu aynen yazılır, babanın boyundan 13 cm. çıkarılır ve çizelgenin 18 yaş hizasına bakılarak beklenen ideal boy söylenebilir.
    Erkek çocuk için ise; annenin boyuna 13 cm. eklenir, babanın boyu aynen alınır ve yine çizelgede 18 yaş hizasına gelen noktaya bakılarak ideal boy söylenebilir.

    Biz gelişmekte olan bir ülke olarak, yüzyılın boy açısından pozitif olarak değişmekte olan bir jenerasyonunu yetiştiriyoruz. Bu yüzden, çocuklarımızın hesaplanan boy ortalamasının üstünde olmasını bekleyebiliriz. Hala, nesilden nesile uzamakta olan bir milletiz biz.

    Büyüme hormonu eksikliğine bağlı boy kısalığında tedavi nasıl?

    Büyüme hormonu eksikliğinin tedavisi hem kolay hem de çok başarılı sonuçlar veriyor, pahalı bir tedavi ama tedavi kurumları karşılıyor. Günde bir kez enjeksiyon kullanılıyor, iğneli enjektörlerle beraber iğnesiz enjektörler de kullanılıyor. Kalem şeklinde aletlerle çocuklar kendileri bunu kolayca uygulayabiliyorlar. Önce aileyi ve çocuğu eğitiyoruz. Genellikle gece yatmadan önce tek doz şeklinde uygulanıyor. Uzun süreli bir tedavi. Çocuk nihai boya ulaşana kadar tedaviye devam ediyoruz.

    Anne ? babalar, çocuklarının gelişimi konusunda nelere dikkat etmeliler?

    Çocuğun hangi yaşta, kaç cm. olduğundan çok, büyüme hızı önemlidir. Yıllık büyüme temposuna bakmak gerekir. Yaşına uygun hızla büyüyüp büyümediği, doktor kontrolünde ya da Büyüme Çizelgesi'nden ebeveyn tarafından da yapılabilir. Ama şunu vurgulamak istiyorum; büyüme takibi hep aynı ölçüm cihazları ile yapılmalıdır. İdeal bir takip için; en az iki ölçüm yapıp bir yıllık büyüme hızına bakılmalıdır.

    -Yaşıtlarına göre karşılaştırma yapılabilir.
    -Kıyafetlerinin ve ayakkabılarının küçülüp küçülmediğine bakılabilir.
    -Evde, duvarda oluşturulan basit bir boy çizelgesi ile büyüme takip edilebilir.
    -"Uzar nasılsa..." diyerek beklerken, büyümeyle ilgili herhangi bir şüphe oluşması halinde mutlaka doktora başvurulmalıdır.
    -Güvenerek gittiği doktorun önerdiği tedaviden korkmamalıdır. Halk arasında korkulduğu gibi uygun görülen hormon tedavileri kısırlığa yol açmaz.

    "1.55 cm. sınırını yeni nesil çoktan geçti!"

    Prof. Dr. Ercan: "Çocuklarda büyüme hormonu eksikliğinin tedavisini devlet kurumları karşılıyor. Bu tedaviler günümüzde hem çok basit, hem de çok başarılı sonuçlar veriyor. Fakat daha uzama potansiyeli olmasına rağmen kız çocukları için 1.55 cm. gibi bir sınır koyulmuş. Yani; boyu 1.55 cm.'e ulaşmışsa, yılda 5 cm.'den az uzuyorsa tedavi hakkı olmuyor.. Halbuki, bizim üniversite kendi öğrencilerimiz arasında yaptığımız araştırma sonucunda boy ortalaması kız çocukları için 1.62. Öyleyse bu çocuklar niye bu kadar uzama hakkına sahip olmasın?.Gerçi 10 yıl önce 1.50 idi. Bugün 1.55 cm. bile bugünkü jenerasyona göre az. Ama, nihai boya, yani erişkin boyuna ulaşana ve kemikleşme noktaları kapanana kadar tedaviyi hak etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Dünyada erişkin boyuna ulaşmış kabul edilme kriteri büyüme hızının 2 cm.'nin altına düşmesi. Bizde ise büyüme hızı 5 cm.'nin altına düşmüş hastanın tedavisi kesiliyor. Hiç olmazsa 3 cm. kabul edilebilir bir sınır olabilir."

  6. #6
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Standart


  7. #7
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Standart


  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Standart


  9. #9
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Standart


  10. #10
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    22.563

    Standart


Benzer Konular

  1. Cevaplar: 31
    Son Mesaj : 12-28-2013, 14:54
  2. Çocuklarda Ağız ve Diş Problemleri
    By serife in forum Diş Rahatsızlıkları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-02-2012, 12:23
  3. Saç Problemleri - Saç Sorunları
    By serife in forum Saç Problemleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05-25-2012, 11:33
  4. Saç problemleri: 1
    By igokcek in forum Saç Dökülmesi
    Cevaplar: 33
    Son Mesaj : 10-28-2010, 11:18

Visitors found this page by searching for:

hipofizsomatotropin hormonuCapa cocuk gelisimicocuk gelisim problemlericocuklar kemik gelisimi icin neler yemeli

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162