Alıç Forte, Ginseng Forte, Ginkgo Forte
Kapat!
Genital Siğil HPV Genital Herpes HSV2 cinsel organlar kondilom enfeksiyonu tedavisi
Sayfa 1 Toplam 7 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 65 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Genital Siğil HPV Genital Herpes HSV2 cinsel organlar kondilom enfeksiyonu tedavisi

  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart Genital Siğil HPV Genital Herpes HSV2 cinsel organlar kondilom enfeksiyonu tedavisi

    Genital Siğil HPV Genital Herpes HSV2 cinsel organlar kondilom enfeksiyonu tedavisi













    Siğil, verruca
    Siğil iyi huylu deri değişimleri olup, bunun 100?e yakın türü vardır ve bu rahatsızlıklara human papilloma virüsleri (HPV) sebep olur. Human papilloma virüslerine kısaca papilloma virüsleride denir Bu virüslerin hücre zarı yoktur ve 50 nm (nanometre) büyüklüğünde olup insan hüresinin çekirdeğine yerleşirler ve derinin yapısın bozarak siğile sebep olurlar. Almanyada yılda ortalama 800.000 kişi bu rahasızlığa yakalanmaktadır. Siğil genelikle zararsızdır, fakat nadiren deri kanserine sebep olur. Cinsel organlardaki incir siğili olarak bilinen siğilse bulaşıcıdır ve cinsel organlarda tahribat yapar.

    Siğil türleri:
    Siğilin bilinen 100?e yakın türü vardır ve bunları dört ana grupta toplayabiliriz.

    a-) Basık siğil:
    Basık veya düz siğil olarak bilinene siğile latince verrucae planae juveniles denir. Bu siğile papilloma virüsleri sebep olur. Basık siğil ur şeklinde, mercimek büyüklüğünde, basık hafif kızarık ve genelikle yuvarlaktır. Bu mercimak büyüklüğündeki basık, kırmızımsı siğile latince papula (papule) denir. Basık siğil alın, yüz, ağız ve kollarda olur. Papula genelikle küçük çocuklar, çocuklar ve nadirende yetişkinlerde görülür.

    b-) Düğüm siğil:
    Düğüm siğiline latince verrucae vulgaris denir ve bunada papilloma virüsleri sebep olur. Bu öncekilerden farklı olarak düz değildir, yani düğüm gibi yukarıda durur ve zamanla sertleşerek kemiksi ve grimsi bir hal alır, üzeri pörtükleşir. Düğüm siğili toplu iğnenin başı ile mercimek büyüklüğünde olabilir. Düğüm siğilleri vücudun hemen her yerinde görülmesine rağmen genelikle eller, yüz ve tırnak altında görülür. Düğüm siğili bulunduğu çevreye göre çeşitli şekiler alır.

    c-) Tiken siğili:
    Tiken siğili olarak adlandırabileceğimiz, bu siğil ayak tabanında olur ve içeri doğru büyüdüğünden ayağın üstüne basınca çok ağrı verir. Ayağa tiken batmış gibi ağrı verdiğinden tiken siğili denir. Tiken siğilinin özeliği olduğu yerde kemiksi sertleşme oluşur ve bu sertliğin üzerinde kırmızımsı ve siyahımsı noktalar vardır. Tiken siğilinin sebep olduğu iç kanama dışarı çıkar ve deri üzerinde kırmızımsı ve sıyahımsı nokta şeklinde lekeler oluşur. Bu lekeler mozaik gibi bir görünüm verir. Tiken siğili her yaşta ortaya çıkabilir. Bu rahatsızlık genelikle sauna, yüzme havuzu, kapalı spor salonu ve işyerlerinde toplu giyinme ve duş alınan mekenlarda buluşur.

    d-) İncir siğili: Genital SİĞİL
    İncir siğiline latince ??condylomata acuminata?? (kondilomata akuminata) denir ve bu siğil genelikle nemli ve sıcak deri aralıklarında ve mukozada oluşur. Bu nedenle daha çok anüs, rektum (son bağırsak), erkeklerin penis ve kadınların vajinasında görülür. Bu organlar ve dokularda tahribat oluşmuşsa enfeksiyon daha kolay yayılır. Enfeksiyondan önce papula (küçük kırmızı, basık ve mercimek büyüklüğünde kabarcık) oluşur. Genelikle birçok siğilden kümeler oluşur ve bunlar önce tuta benzer ve sonra azarak incir şeklini alırlar. Bu nedenlede incir siğili diyede anılır.

    Siğilin Teşhisi:
    Siğilin görünümü bulunduğu yer aslında onu tanımak ve teşhis etmekte çok kolaydır. Eller ve ayaklar üzerinde pörtüklü ve pullu düğüm şeklinde yukarı kalkıkdır. Bazen ortasında siyah nokta olur. Ayak tabanındaki siğiller derinin içine doğru büyür ve dış yüzeyi düz olup kemik gibi siyah ve kırmızımsı noktalarla bezenmiştir. Cinsel organlardaki incir siğili ise genelikle birçoğu bir arada olup tedavi edilemezse azar ve incirin görünümü gibi bir görünüm verir.

    Ne yapılabilir?
    1-) Şayet 45 yaşının üzerinde siğil görülürse mutlaka doktora görünmek gerekebilir. Zira kötü huylu ur olabilir, bu nedenle teşhis şarttır.
    2-) Şayet yüzme havuzu ve sauna gibi umuma açık yerlere gidince ayakları mutlaka dezenfekte etmek gerekir.
    3-) Siğilleri kendiniz tedavi etmeye kalkarsanız, yani keserek, yolark veya ısırarak koparmaya çalışırsanız, virüsler serbet kalır ve dahada yaygınlaşır.
    4-) Banyodan sonra siğilli nokta nasır taşı ile törpülenir, fakat kanatmamak gerekir.
    5-) Bazı kocakarı ilaçları etkili oluyorsaki olabilir, buna karşı bu tür ilaçlardan dolayı immün sisteminin uyarılıp harekete geçmesindedir.

    Siğilin tedavisi:
    Siğil bazen kendiliğinden iyileşir. Siğile karşı oldukca çok doğal veya kimyasal ilaç vardır ve bunların etkileri tartışılmaktadır.
    1-) Salisilik veya laktikasitten yapılan damlama ve bantlar mevcuttur. Bandı yapıştırmadan önce siğilin etrafındaki derinin tahrip olmaması için, siğilin çevresine çinko merhemi sürülür.
    2-) Tiken siğili ise doktor tarafından laserle amaliyat edilir veya burada tentür, ya siğile sürülür veya alınır.
    3-) Bazı alkalik minerallerin karışımından oluşan özel tebeşir siğillere sürülerek tedavisi yapılır.

    M. Şamilin ellerinde 7-8 adet olmak üzere toplam 17-16 civarında siğiller vardı ve bazen konturl edip gelişmeleri takip ediyordum ve gördüklerim beni korkutuyordu, çünkü sürekli siğiler çoğalıyordu. Gökçek İksiri ile siğiller tamamen iyileşti. Oysa daha önceleleri çok çeşitli şifalı bitkiler ve tentürler denemiştim ve hiç bir netice elde edmemiştim. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.


    .................................................. ...............................


    Dudak uçuğuna uçuk veya latinceden herpes veyahutta herpes simplex labialis?de denir ve buna virüslar sebep olur vede tam oarak herpes-simplex-virüs tip 1?da (HSV Tip 1) denir. Burada dudaklarda küçük, sulu ve kaşıntılı kabarcıklar oluşur. Bu uçuk, hasas ağrı verici ve kaşıntılıdır. Bu kabarcıklar kendiliğinden beli bir süre sonra iyileşir, fakat uçuk herhangi bir süre sonra tekrar ortaya çıkabilir. Herpesin bilinen iki türü vardır. Bunlar herpes-simplex-virüsü tip 1 (HSV Tip 1) ve herpes-simplex-virüsü Tip 2 (HSV Tip 2) diye adlandırılır.

    Herpes türleri:
    Bunlardan HSV Tip 1dudaklarda ve çevresinde uçuklara sebep olan virüstür ve buna kısaca herpes labialis denir. HSV Tip 2 ise cinsel organlarda ucuğa sebep olan virüstede kısaca herpes genitalis denir. Bu iki virüsde kısaca genelikle deri, mukoza (sümüksü deri) ve sinir hücreleri ve nadirende iç organlara yerleşerek enfeksiyona sebep olur. Hastalık oldukca yaygındır. Yetişkinlerin % 90?ında herpese karşı kanda antikor bulunur, yani bu insanların en az hayatta bir kez herpese yakalandığına işarettir. Kişi bir kez herpese yakalanınca vücudunda buna karşı antikor oluşur. Cinsel organlarda görülen herpese (HSV Tip 2) karşı ise insanlaın % 30?unda antikor bulunur. Herpes çok nadiren ağır bir hastalığa sebep olur.

    Herpesin oluşumu?
    HSV Tip 1 insana damlacık enfeksiyonu veya dokunma ile başlar. Damlacık öpüşürken tükrük damallarının karşıdakine geçmesi ile olur. Herpes genelikle çocuklarda 3-5 yaşalrında görülür ve bu herpes bulaştıktan sonra 2-14 gün enkübasyon (hastalık etkeninin vücuda girişi ile ilk belirtilerin ortaya çıkışının görüldüğü süre) süresi görülür.

    Virüs derinin en üstündeki hücrelere yerleşir ve burada sulu ve kaşıntılı kabarcıklı kaşıntılar olşturur. Virüs buradan sinir hücrelerine geçer ve oradan sinir hücrelerinin köküne gitmek ister. İmmün sistemini yanıltmak için özel bir kapsül yaparak içinde saklanır. Vüvudun zayıf anında virüs harekete geçerek sinir hücrelerinden tekrar derinin en üst tabakasına gelir ve burada yeniden kaşıntılı ve sulu kabarcıklara sebep olur. Virüsün tekrar harekete geçmesine reaktifitet denir.

    Reaktifleşmenin sebepleri:
    1-) Ateşli enfeksiyon hastalıkları
    2-) Adethalleri
    3-) İmmün zafiyeti
    4-) Yaralanmalar
    5-) Hormon anormalikleri
    6-) Stres
    7-) UV-Işnlarını sayabiliriz
    Uçuk 7-14 gün içinde tekrar iyileşebilir.

    Hastalığın belirtileri:
    Uçuk insanların % 90?nında problemsi bir şekilde ortaya çıkar ve kayıp olur. Nadiren ağız iltihabı ve ülseri görülebilir. Buda ağızda kabarcıklı ve iltihaplı yaralara sebep olur ve bunu ateş, ağır ağrılar, lenf bezelerinin şişmesi ve isteksizlik gibi haller takip eder. Bu sonra virüsün reaktifleşmesine (yeniden harekete geçmesine) ve başta dudak, ağız ve çevresinde vede nadirende yanak, burun çevresi, üst dudak ve göz çevresinde görülebilir. Dudakda ortaya çıkan uçuk kaşıntı ve gerginliğe sebep olur vede nadiren ağrıyabilir. Bu belirtilerden sonra sulu ve kaşıntılı kabarcıklar 6-10 gün sonra kabuk bağlıyarak iyileşir.

    Uçuk ne gibi komplikasyonlara esebep olabilir?
    Şayet kişinin immün zafiyeti varsa o zaman çok dikkatli olması gerekir, özeliklede AİSD hastaları kemoterapi gören kanser hastaları
    1-) Akciğer iltihaplanmasına (zatüürre) sebep olur
    2-) Göz korneasına yerleşen herpes görme zafiyetine sebep olur.
    3-) Yüz sinirini tahripederek yüz felçine (fasials parez) sebep olur.
    4-) Beynin iltihaplanmasına (ensefalit) sebep olabilir.
    5-) Yaranın herpesle birlikte bakteri enfeksiyonuna uğraması sonucu super enfeksiyona sebep olabilir.

    Herpesin tedavisi:
    Herpes aciciovir içeren merhemlerle tedavi edilebilir, fakat bu tedavi geçicidir. İmmün sistemi zayıflayınca herpes tekrar ortaya çıkabilir. Gökçek İksiri başta T-Hücreleri olmak üzere immün sistemini harekete geçirir ve böylece vücudun beli bölgelerinde (özeliklede plaklarda) saklanan ve gizlenen bakteri ve virüslerin tanınarak ortaya çıkması ve yok edilmesini sağlar.

    Mononükleoz Enfeksiyonun kendine has özel bir semtomu yoktur. Kan?dan teşhisi enfeksiyonun başlangıç safhasında mümkündür. Hasalık ilerlemişse virüsü teşhsi mümkün değildir. Hastalığa sebep olan Epstein Bar Virüsüne akılı virüste denir. Virüs bağışıklı sisteminin antikor üretmesini durdurur. Böylece virüs onlarca yıl vücutta kalabilir ve sürekli bağışılık ssitemini zorladığından bağışıklık sistemi aşırı zayıflar ve bu nedenle problemsiz yok edilebilecek bakteri, virüs ve mantarlar sürekli çoğalır ve yayılır. Herbalist Tobias Zaum 35 yıllık araştırması sonunda bu virüsün kronik yorğunluk sendromuna sebep olduğunu tesbitetmiştir. (Nhp 6.06.418) Epstein Bar Virüsü bir herpes virüs ailesindendir ve sadece Gökçek İksiri ile tedavi edilebilir.

    Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kandolaşımıdır, çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim vb., besleyici maddenin hücrelere ulaşması vede mikroplarla mücadele eden maktofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Gökçek İksiri ile tedavi olmak mümkündür, tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Gökçek İksiri vücudu curuflar'dan arıtır, itihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü allerjiyi iyileştir.
    Konu igokcek tarafından (01-03-2012 Saat 09:27 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Genital siğiller






    Cinsel yolla bulaşan bir hastalık: Genital siğiller

    Genital siğiller hem kadında hem de erkekte genital bölgede Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu sonucu gelişen karnıbahar görünümünde, bazen tek bir bölgede, bazen birkaç bölgede, bazen topluiğne başı kadar ufak, bazen de 5 cm çapına (ender durumlarda 15-20 cm. çaplı olabilir) erişebilen ağrısız kitlelerdir.

    Ülkemizde de giderek artan sıklıkta görülen bu cinsel yolla bulaşan enfeksiyonun hem erkekte hem de kadında, ancak özellikle kadında yaratması muhtemel sağlık sorunları nedeniyle her bireyin bu enfeksiyon hakkında bilgi sahibi olması ve kendisinde ya da eşinde bu enfeksiyondan şüphelendiğinde doktora başvurması gerekir...

    HPV nedir?

    HPV (Human Papilloma Virus) genital bölgede ve mukozalarda enfeksiyon yapan ve condyloma acuminatum (kondiloma aküminatum ya da kısaca kondilom) adı verilen siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden olan bir virüstür. Çoğu virüs hastalığında olduğu gibi HPV de bir kez vücuda girdiğinde hücreler içinde yerleşir ve zaman zaman alevlenmelere yolaçar. Bu yüzden HPV enfeksiyonu kesin tedavisi olmayan bir hastalık olarak kabul edilir.

    Nasıl bulaşır?

    HPV enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yeralır. Özellikle çok sayıda cinsel eşi olan (veya öncesinde olmuş olan) bireyler ve bu bireylerin eşlerinde yaygındır. Virüsün bulaşması başka bir bireyin enfekte bölgesinin (penis gibi) mukozalara (ağız ve vajina gibi), ya da doğal olarak nemli bölgelere (anüs gibi) temasıyla olur.

    Nasıl belirti verir?

    HPV bulaştıktan sonra 2-6 aylık bir kuluçka devresini takiben genital bölgede ve/veya anüs etrafında sayıları ve büyüklükleri değişken kondilom (siğil) adlı kitlelerin oluşmasıyla belirti verir. Belirtiler bireysel özelliklerden oldukça etkilenir ve özellikle erkeklerde enfeksiyon tümüyle belirtisiz seyredebilir. Kadında da belirtisiz seyredebilir, ancak "belirtisiz" seyreden bu durumlarda büyüteçle (kolposkopi) yapılan ayrıntılı incelemelerde dış genital bölge, vajina ya da servikste çok ufak çaplı kitleler çoğu kadında saptanır. Özellikle kadınlarda bazı durumlarda vajina-anüs arası bölgeyi, anüsü ya da vajinayı tümüyle dolduran karnıbahar görünümlü dev kitlelere de rastlamak mümkündür. Oral (ağız yoluyla) genital seks uygulamalarında ağız mukozasında da lezyonlar ortaya çıkabilir.

    Kadınlarda bazen HPV enfeksiyonunun tek belirtisi jinekolojik muayenede papsmear incelemesinde HPV enfeksiyonuna özgü hücresel anormallikler (koilositoz) bulunmasıdır.

    Bulaştırıcılık özellikleri: HPV oldukça bulaşıcı bir virüstür ve genital bölgedeki lezyonların mukozalar ya da genital bölgelerle (cinsel ilişkide olduğu gibi) kısa süreli teması bile bulaşması için yeterlidir. Genital bölge mukozasının vajina yoluyla dış ortama açık olması nedeniyle özellikle erkekten kadına daha kolay bulaşır.

    Enfeksiyonun yarattığı sağlık sorunları nelerdir?

    Genital bölgede kondilom (siğil) oluşumuna neden olan HPV, hücrelerin içine yerleşerek hücrenin genetik yapısını etkileyebilme özelliğine sahip bir virüstür. HPV'nin çok sayıda alt tipi vardır. Bu alttiplerden bazıları hücrelere olan etkileriyle hücrelerin kendi kendine hızla ve kontrolsüzce çoğalabilen hücrelere dönüşmesine neden olmaktadır. Hücrelerin kontrolsüzce çoğalma özelliği kazanması ise hücrelerin bulunduğu dokuda kanser oluşumu riskini beraberinde getirmektedir. Serviks, vagina ve vulva kanserlerinin gelişiminde HPV'nin bu onkojen (kanser yapıcı) alttiplerinin çok önemli bir rolü olduğu düşünülmektedir. Bu etkiler uzun vadeli etkilerdir ve ancak onkojen etkiye sahip HPV alttipleri tarafından başlatılırlar.

    Gebelik açısından HPV enfeksiyonunun önemi daha farklıdır:

    Gebelik döneminden önce varolan ya da gebelikte yeni çıkan kondilom kitlelerinin aşırı büyümesi bazen doğum kanalının tıkanmasına neden olur ve vajinal yolla normal doğum imkansız hale gelir.

    Diğer bir istenmeyen durum da bebeğin doğum eylemi esnasında doğum kanalından geçerken kanaldaki HPV'yi kapması sonucu meydana gelir. Virüsün bulaşması bebeğinin larinksinde (ses tellerinin bulunduğu organ) papillomlar (ufak kitleler) oluşmasına neden olabilir.

    Nasıl tanı konur?

    Genital bölgedeki kitlelerin tipik görünümü tanı koymak için yeterlidir. Şüpheli durumlarda kitlelerden biopsi alınarak tanı koymak gerekebilir.

    Genital kondilomu olan kadınların komple bir jinekolojik muayeneden geçmeleri ve bazı HPV alttiplerinin onkojen (kanser yapıcı) özelliği nedeniyle papsmear incelemesine tabi tutulmaları uygundur. Şüpheli durumlarda ileri inceleme için kolposkopi (vulva, vajina ve serviksin büyüteçle incelenmesi) ve gerekli durumlarda şüpheli bölgelerden biopsi alınması gerekebilir. Ayrıca günümüzde HPV'nin alttiplerini belirlemek ve etkenin HPV'nin onkojen alttipi olup olmadığını saptamak da mümkündür.

    Nasıl tedavi edilir?

    HPV enfeksiyonunun tedavisinde temel prensip nüksleri en aza indirmek için kitlelerin mümkün olduğunca temizlenmesidir. Bu amaçla virüslere etkili ilaçlar kullanılarak lokal (bölgesel) tedavi ve büyük lezyonların koterizasyon yoluyla yakılması şeklinde tedavi uygulanır.

    Hatırda tutulması gereken nokta tedavinin yanlızca görünen lezyonları ortadan kaldırmakla sınırlı olduğudur. HPV enfeksiyonu kronik seyreder ve kitleler ortadan tümüyle kalksa da hücrelerin içinde gizli bir şekilde yaşamını sürdüren virüsler sayesinde bulaştırıcılık devam eder.

    Korunma

    HPV cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan bu konuda alınan genel önlemlerin alınması HPV enfeksiyonundan korunmada tek yoldur. Ancak HPV'nin bulaştırıcılığı o kadar yüksektir ki, şüpheli ilişkilerde kondom kullanımı bile koruyamayabilmektedir. Cinsel temas esnasında erkek genital bölgesinin prezervatifle korunmayan kısımlarından kadına ya da tam tersi kadından erkeğe bulaşma söz konusu olabilir. Bu yüzden bariz kondilom lezyonları olanlarla ilişkiye girmemek çok önemlidir.
    Konu igokcek tarafından (01-28-2012 Saat 21:55 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart Siğili önemseyin

    Siğili önemseyin

    TRABZON (İHA) - Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Özcan Memiş, siğilin vücudun çeşitli bölgelerinde çıkabileceğini belirterek, önemsenmemesi halinde hastalığın riskli sonuçlara yol açabileceğini söyledi.

    Viral kökenli bulaşıcı bir hastalık olan ve tıp dilinde 'Papilloma virus' diye adlandırılan siğilin, virüsü taşıyan kişilerle temasla deriden deriye bulaşabildiğini kaydeden Dr. Memiş, "Bu nedenle de siğil taşıyan kişiler bunu diğer aile bireylerine, arkadaşlarına bulaştırabilirler. El sıkışma, öpüşme, dokunma, aynı havluyu kullanmayla da bu virüs başkalarına aktarılabilir. Çoğu zaman yüz, göğüs ve boyunda kahverengi düz lekeler şeklinde görülüp, tanınması ve hasta tarafından siğil olduğunun anlaşılması zor olabilir. Bu kahverengi, sarı lekeler çoğalarak tüm yüze, göğse ve hatta karın bölgesine dek yayılır. Bazen uzun yıllar fark edilmeyebilirler, bu da sayılarının artmasına neden olabilir. Elde ve ayakta ise daha kabarık üstü tırtıklı deri kabalaşmaları olarak görülür" dedi.

    Her 100 kişiden 10'unda bu cilt sorunuyla karşılaşıldığını kaydeden Dr. Özcan Memiş, "Her yaşta sıkça rastlanan siğiller, viral kökenli olduğu için herhangi bir tedavi yapılmadığı sürece artabilir ve büyüyebilir. Ayrıca genital bölgede de siğillere rastlanılmaktadır. Bunlar genellikle seksüel temasla bulaşır" diye konuştu.
    Dr. Özcan Memiş, vücutta çıkan siğillerle kesinlikle oynanması, koparılmaması ve "geçer" düşüncesiyle tedavisinin geciktirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, "Özellikle ayak tabanındaki siğiller nasırla karıştırılabilir ancak nasır çoğalma eğiliminde değildir. Yan yana siğiller birleşerek 'mozaik form' dediğimiz geniş siğil alanları oluştuturulabir ve yürümekte ağrı yaratabilir. Periungual tırnak etrafı siğiller ise özellikle ya tırnak yeme alışkanlığı olanlarda ya da manikur yaptıranlarda sıkça oluşabilir ve tırnak yatağının altına yayılarak tedavileri zorlaşabilir. Genital bölgede ise özellikle penis etrafında, labiumların çevresinde minik kabarcıklar şeklindedir. Bu tür siğiller genelde cinsel ilişkiyle bulaşır" şeklinde konuştu.

    Siğil tedavisinde kullanılan krem ve jel türündeki ürünlerin genellikle az sayıdaki virüslerin tedavisinde uygulandığını ifade eden Dr. Memiş, "Elektrokoter ile yakma siğil için en yaygın ve güvenilir yöntemlerden biridir. Siğil tedavi edildikten sonra da hastanın iyileşmesi bir süre izlenir. Doğru teşhis ve doğru tedavi problemin çözülmesinde ve bulaştırıcılığın engellenmesinde önemlidir. Ancak bazı vatandaşlarımız bu siğilleri kendileri yakmaya kalkışmakta ve hijyenik olmayan ortamlarda kendi tedavi yöntemlerini uygulamaya çalışmaktadır. Kesinlikle siğil tedavisi ehil ellerde yapılmalıdır. Aksi halde istenmeyen sorunlarla karşılaşılabilinir" uyarısında bulundu.

  4. #4
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı sentomente Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    2 yıldır genital herpes hastasıyım.üstelik kız arkadaşımada bulaştırmıştım.ibrahim beyi netten bulup önerisi olan gökçek iksiri kullandık.ben önce söylendiği gibi bir sürü herpes atakları yaşadım.çok yoğun ve üst üste (haftada 1) bir kaç atak ardından söylendiği gibi gerçeketen vucutta bariz bir toparlanma ve direnç artışı oldu.ardından herpes atakları bitti.
    Alıntı sentomente Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ayrıca kız arkadaşımın rahminde bir yara vardı ve yaktırmasına rahmen iyileşmediği gibi 2 kez Dr.a gitmesi ve ilaç almasına rağmen akıntıları bitmiyordu.gökçek iksiri içtikten 10 gün sonra tüm şikayetleri bitti.
    içmesi çok kolay olmadı,başta da şüpelerimiz vardı ama olumlu sonuçlarını yaşayınca içimi kolaylaştı)
    kesinlikle çok iyi sonuç aldım.ibrahim beye çok çok teşekkür ve şükranlarımı sunarım.


    Sentomente sendeki genital herpes ve kız arkadaşında ki rahim ağzı yarasının çok kısa sürede iyileşmesi çok güzel bir gelişme, fakat tedaviyi yarıda bırakmamanız gerekir.

    Konu igokcek tarafından (01-03-2012 Saat 09:28 ) değiştirilmiştir.

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Cinsel yolla bulaşan bir hastalık: Genital siğiller

    Genital siğiller hem kadında hem de erkekte genital bölgede Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu sonucu gelişen karnıbahar görünümünde, bazen tek bir bölgede, bazen birkaç bölgede, bazen topluiğne başı kadar ufak, bazen de 5 cm çapına (ender durumlarda 15-20 cm. çaplı olabilir) erişebilen ağrısız kitlelerdir.

    Ülkemizde de giderek artan sıklıkta görülen bu cinsel yolla bulaşan enfeksiyonun hem erkekte hem de kadında, ancak özellikle kadında yaratması muhtemel sağlık sorunları nedeniyle her bireyin bu enfeksiyon hakkında bilgi sahibi olması ve kendisinde ya da eşinde bu enfeksiyondan şüphelendiğinde doktora başvurması gerekir...

    HPV nedir?

    HPV (Human Papilloma Virus) genital bölgede ve mukozalarda enfeksiyon yapan ve condyloma acuminatum (kondiloma aküminatum ya da kısaca kondilom) adı verilen siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden olan bir virüstür. Çoğu virüs hastalığında olduğu gibi HPV de bir kez vücuda girdiğinde hücreler içinde yerleşir ve zaman zaman alevlenmelere yolaçar. Bu yüzden HPV enfeksiyonu kesin tedavisi olmayan bir hastalık olarak kabul edilir.

    Nasıl bulaşır?

    HPV enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yeralır. Özellikle çok sayıda cinsel eşi olan (veya öncesinde olmuş olan) bireyler ve bu bireylerin eşlerinde yaygındır. Virüsün bulaşması başka bir bireyin enfekte bölgesinin (penis gibi) mukozalara (ağız ve vajina gibi), ya da doğal olarak nemli bölgelere (anüs gibi) temasıyla olur.

    Nasıl belirti verir?
    HPV bulaştıktan sonra 2-6 aylık bir kuluçka devresini takiben genital bölgede ve/veya anüs etrafında sayıları ve büyüklükleri değişken kondilom (siğil) adlı kitlelerin oluşmasıyla belirti verir. Belirtiler bireysel özelliklerden oldukça etkilenir ve özellikle erkeklerde enfeksiyon tümüyle belirtisiz seyredebilir. Kadında da belirtisiz seyredebilir, ancak "belirtisiz" seyreden bu durumlarda büyüteçle (kolposkopi) yapılan ayrıntılı incelemelerde dış genital bölge, vajina ya da servikste çok ufak çaplı kitleler çoğu kadında saptanır. Özellikle kadınlarda bazı durumlarda vajina-anüs arası bölgeyi, anüsü ya da vajinayı tümüyle dolduran karnıbahar görünümlü dev kitlelere de rastlamak mümkündür. Oral (ağız yoluyla) genital seks uygulamalarında ağız mukozasında da lezyonlar ortaya çıkabilir.

    Kadınlarda bazen HPV enfeksiyonunun tek belirtisi jinekolojik muayenede papsmear incelemesinde HPV enfeksiyonuna özgü hücresel anormallikler (koilositoz) bulunmasıdır.

    Bulaştırıcılık özellikleri: HPV oldukça bulaşıcı bir virüstür ve genital bölgedeki lezyonların mukozalar ya da genital bölgelerle (cinsel ilişkide olduğu gibi) kısa süreli teması bile bulaşması için yeterlidir. Genital bölge mukozasının vajina yoluyla dış ortama açık olması nedeniyle özellikle erkekten kadına daha kolay bulaşır.

    Enfeksiyonun yarattığı sağlık sorunları nelerdir?
    Genital bölgede kondilom (siğil) oluşumuna neden olan HPV, hücrelerin içine yerleşerek hücrenin genetik yapısını etkileyebilme özelliğine sahip bir virüstür. HPV'nin çok sayıda alt tipi vardır. Bu alttiplerden bazıları hücrelere olan etkileriyle hücrelerin kendi kendine hızla ve kontrolsüzce çoğalabilen hücrelere dönüşmesine neden olmaktadır. Hücrelerin kontrolsüzce çoğalma özelliği kazanması ise hücrelerin bulunduğu dokuda kanser oluşumu riskini beraberinde getirmektedir. Serviks, vagina ve vulva kanserlerinin gelişiminde HPV'nin bu onkojen (kanser yapıcı) alttiplerinin çok önemli bir rolü olduğu düşünülmektedir. Bu etkiler uzun vadeli etkilerdir ve ancak onkojen etkiye sahip HPV alttipleri tarafından başlatılırlar.

    Gebelik açısından HPV enfeksiyonunun önemi daha farklıdır:
    Gebelik döneminden önce varolan ya da gebelikte yeni çıkan kondilom kitlelerinin aşırı büyümesi bazen doğum kanalının tıkanmasına neden olur ve vajinal yolla normal doğum imkansız hale gelir.

    Diğer bir istenmeyen durum da bebeğin doğum eylemi esnasında doğum kanalından geçerken kanaldaki HPV'yi kapması sonucu meydana gelir. Virüsün bulaşması bebeğinin larinksinde (ses tellerinin bulunduğu organ) papillomlar (ufak kitleler) oluşmasına neden olabilir.

    Nasıl tanı konur?
    Genital bölgedeki kitlelerin tipik görünümü tanı koymak için yeterlidir. Şüpheli durumlarda kitlelerden biopsi alınarak tanı koymak gerekebilir.

    Genital kondilomu olan kadınların komple bir jinekolojik muayeneden geçmeleri ve bazı HPV alttiplerinin onkojen (kanser yapıcı) özelliği nedeniyle papsmear incelemesine tabi tutulmaları uygundur. Şüpheli durumlarda ileri inceleme için kolposkopi (vulva, vajina ve serviksin büyüteçle incelenmesi) ve gerekli durumlarda şüpheli bölgelerden biopsi alınması gerekebilir. Ayrıca günümüzde HPV'nin alttiplerini belirlemek ve etkenin HPV'nin onkojen alttipi olup olmadığını saptamak da mümkündür.

    Nasıl tedavi edilir?
    HPV enfeksiyonunun tedavisinde temel prensip nüksleri en aza indirmek için kitlelerin mümkün olduğunca temizlenmesidir. Bu amaçla virüslere etkili ilaçlar kullanılarak lokal (bölgesel) tedavi ve büyük lezyonların koterizasyon yoluyla yakılması şeklinde tedavi uygulanır.

    Hatırda tutulması gereken nokta tedavinin yanlızca görünen lezyonları ortadan kaldırmakla sınırlı olduğudur. HPV enfeksiyonu kronik seyreder ve kitleler ortadan tümüyle kalksa da hücrelerin içinde gizli bir şekilde yaşamını sürdüren virüsler sayesinde bulaştırıcılık devam eder.

    Korunma
    HPV cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan bu konuda alınan genel önlemlerin alınması HPV enfeksiyonundan korunmada tek yoldur. Ancak HPV'nin bulaştırıcılığı o kadar yüksektir ki, şüpheli ilişkilerde kondom kullanımı bile koruyamayabilmektedir. Cinsel temas esnasında erkek genital bölgesinin prezervatifle korunmayan kısımlarından kadına ya da tam tersi kadından erkeğe bulaşma söz konusu olabilir. Bu yüzden bariz kondilom lezyonları olanlarla ilişkiye girmemek çok önemlidir.

    Dr. Kağan Kocatepe

  6. #6
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı ugur43 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ibrahim bey iyi akşamlar ,

    6 aylık tedavi süresini tamamladım ,ve aşağıdaki mail silsilesinde en son uçuk vakasını size yazmıştım sonuçta 3 aydır uçuk çıkmıyor içerde ne oldu ;iksir baskılama tedavisimi yaptı yada tamami ile yokmu etti onu bilmiyorum ama umarım bir daha çıkmaz, iksiri bir ay daha kullanmak istiyorum eğer geç değilse tonikte kullanabilirmiyim bir ay yada biraz fazlası kullanımla tonikden beklenen fayda sağlanırmı? ve günde 3 defa iksirde olduğu gibi kullanabilirmiyim ? yaşadığım bağırsak yada mide sorunum yok ama bilmediğim bişide varsa onuda bertaraf etmek isterim ,sonuçta iksir benim bir kaç sorunumuda halletti küçük ayak parmaklarımda iki irice nasır eridi onlardan çok çekmiştim herdefasında acıtmaya başladığında limonla eritip onları keserdim nasır yakısı vs denedim olmadı, şu an şaşırtıcı biçimde yok oldular sadece yerleri hissiz gibi ,3 yıl önce geçirdiğim trafik kazasından sonra bel kaslarım incinmişti belimi üşüttüğümde yada aşırı terleme olduğunda sağ bacağım ve ayağıma kadar inen şiddetli bir ağrı olurdu sıcak tutunca geçerdi ama altı aydır bu problemi hiç yaşamadım ancak iksir ciddi biçimde zayıflattı beni, zaten fazla kiloluda değildim, bu arada kiloda almak istiyorum bunun içinde tavsiye edebileceğiniz birşey varmı? diğer konuda herpes virüsünün sayısını yada hala mevcut olup olmadığına dair tıbbi bir test yok ancak sizin tecrübelere göre hareket edilebilir sizce tedavim sonuçlandımı ?
    Uğur bey iyileştiğinize memun oldum, özeliklede genital herpesle birlikte sinirsel zedelenmeninde iyileşmesi güzel.

    Konu igokcek tarafından (01-03-2012 Saat 09:28 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı gülseren Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ben bir ay önce tonik ve iksir almıştım siğil sorunum için, ocak ayında keşif ettiğim siğilleri şubat ayında yaktırmıştım mart ayında yine çıktı ve sizin önerdiğiniz tedaviye mart ayında başladım.şuan çok şükür ama sanırım bu bir mucize sanırım sadece bir tane nokta kadar kaldı sanırım oda geçicektir.dediğiniz gibi 8 gün sonra çoğlamaya başladı 15 gün sonrada o bölgede aşırı bir kaşınma oldu ve sonra geçmeye başladı.YANİ UMARIM BİR DAHA ÇIKMAZ.....sadece bu değil dişimden de şikayetçiydim 2 seneden beri kanal tedavi yaptırdığımve en az 7-8 kutu antibiyotik tükettiğim halde geçmeyen iltihaplanma şimdi geçmeye başladı.
    tonik ve iksiri kullanmaya başladıktan 8-gün sonra 2 kilo verdim.yanlız şuki ibrahim bey dediğiniz tedavi süreci bende aynı şekilde oldu.şaşırıyorum.ayaklarımda tutulmalar olurdu yatakta onlar da yok artık.bu arada ben 1 ay bitmeden bir şişe iksiri bitirdim ve 2.şişeye başladım.acaba çokmu erken bitirdim.?
    Yani açıkçası ben 6 aylık tedaviyi bitirmeyi düşünüyroum.yanlız yüzümde aşırı sivilcelenme oldu.umarım bunlarda geçer.saçlarımın dökülmesinin de durmasını umut ediyorum.çok şeymi istiyorum
    siğil problemi olanlar benimle kontak kurabilir çünki bende bu ürünleri 2 ay kullanıp kullanmamak konusunda tereddütte kaldım.lütfen hemen başlayın 1 ay değil 3 ay yada en geç altı ay içinde geçicektir.çünki ben yemin ederimki 2 ay içinde etkisini gösterir diye umut etmiştim.yani teşekkür ederim.
    allah razı olsun.
    sevgiler
    Gülseren hanım bu kadar kısa sürede iyileşme olması güzel, fakat iyileştim diye bırakmamanız gerek.

    Konu igokcek tarafından (01-03-2012 Saat 09:28 ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı bloody Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhabalar.
    Alıntı bloody Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Enteresan seyler gordugumde yazacagimi soylemistim.

    Bu gun 8. gun.
    Siddetli karin agrilarimin HSV-2 ile alakali olabilecegini ama teshis koymanin zor olacagini soylemisti doktor. Kendi kendine gececek bu agrilar merak etme diye teselli ediyodu.2 gundur kilkurtlari ile basim belada. Karnimdaki agrilarin tekrari ve siddetinde azalma var. Simdi bir doktora gidecegim tekrar. 1 saat kadar once yumurta akina benzer bir kivamda pihti bir tabaka doktum. icinde kurtlar hareket ediyordu. Cok igrenc bir durum ama, belki birilerinin basina gelebilir ayni seyler.Bu durumun onceden var olan kurtlardan dolayi mi gerceklestigini yoksa ictigim bu seyden dolayi mi meydana geldigini ogrenecegim.



    Saglicakla kalin.


    GÖKÇEK iKSİR VE GÖKÇEK TONİKLE KILKURTLARINDAN ARINIRSINIZ BU NORMAL BİR GELİŞME, BU KADAR KISA SÜREDE BÖYLE ETKİ GÖSTERMESİ MÜKEMMEL.

    Konu igokcek tarafından (01-03-2012 Saat 09:29 ) değiştirilmiştir.

  9. #9
    cenkk Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    1

    Standart çokk Acill Lütfen!!!

    merhaba ibrahim bey.23 yaşında bir erkeğim genital bölgemden siğiller var.yaklaşık 1 bucuk ay önce 1 seans kriyoterapi ardından da 1 seans laser ile yaktırdım.fakat tekrar cıktılar.VE İŞİN ACI TARAFI ben şuan AMERİKADAYIM.buraya gelmeden önce TÜRKİYEDE yaktırmıştım.burada saglık cok pahalı sadece kriyoterapi var o da pahalı.eger bana tedavi konusunda ayrıntılı bi cvp verip ilacları soylersenız bır hafta ıcınde arkdasım buraya gelıcek ona aldırabılırım.en kısa zamanda cvbınızı beklıyorum tesekkurler.hızlı erişim için telefon verebilirseniz sevinirim.

  10. #10
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    10.489

    Standart

    Alıntı cenkk Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    merhaba ibrahim bey.23 yaşında bir erkeğim genital bölgemden siğiller var.yaklaşık 1 bucuk ay önce 1 seans kriyoterapi ardından da 1 seans laser ile yaktırdım.fakat tekrar cıktılar.VE İŞİN ACI TARAFI ben şuan AMERİKADAYIM.buraya gelmeden önce TÜRKİYEDE yaktırmıştım.burada saglık cok pahalı sadece kriyoterapi var o da pahalı.eger bana tedavi konusunda ayrıntılı bi cvp verip ilacları soylersenız bır hafta ıcınde arkdasım buraya gelıcek ona aldırabılırım.en kısa zamanda cvbınızı beklıyorum tesekkurler.hızlı erişim için telefon verebilirseniz sevinirim.
    Gökçek İksir ve enfeksiyon çayı ile iyileşirisniz.3-4 şişe iksir ve 1 kg enfeksiyon çayı gerekebilir.

    Konu igokcek tarafından (01-03-2012 Saat 09:29 ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 205
    Son Mesaj : 17 Saat önce, 15:54
  2. Cevaplar: 8
    Son Mesaj : 3 Hafta önce, 16:28
  3. Cevaplar: 26
    Son Mesaj : 4 Hafta önce, 11:33
  4. Cevaplar: 66
    Son Mesaj : 08-07-2011, 11:33
  5. Genital Siğil
    By maturidi in forum Kanser Hastalıkları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 01-17-2007, 18:37

Visitors found this page by searching for:

genital siğiller kendiliğinden geçer mi

kasıkta ben

hpv kendiliğinden geçer mi

Hpv Vücuttan Tamamen Atılır Mı

hpv vücuttan atılır mı

kasıkta siğil

hpv virüsü vücuttan atılır mı

kasık siğili

genital siğil kendiliğinden geçer mi

hsv2 gökçek iksiri

genital siğil tedavisi istanbul

kasık siğilleri

hsv2 tedavisi

hpv kesin çözüm

hpv iyileşir mi

kasık bölgesinde siğil

hpv virüsü kendiliğinden geçermi

Hsv2

kasıklarda benkasıklarda siğilkasık siğilibrahim gökçek genital siğilkasık siilihpv vucuttan atılırmıhpv geçer mi

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi | bitkisel tedavi | şifalı bitkiler | tedavi yöntemleri | hemoroid | himalaya tuzu
zona hastalığı, herpes zoster, kuşak hastalığı, mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, basur, mayasıl hastalığı,hemoroid, hemorrhoid, vitiligo, beyaz leke hastalığı, cinsel bozukluklar, cinsel isteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık, kısa ilişki, ereksiyon, ülseratif kolit, kalınbağırsak ülseri, böbrek iltihaplanması, nefrit, kurdeşen, kronik ürtiker, anjiyödem, dabaz, kaşınıtlı, kabarcıklı, deri hastalığı, irritabl bağırsak sendromu (İBS), kalın bağırsak hasaslaşması, kolon hasaslaşması, yüksek tansiyon, variz, varikosis, varicose, gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü, mide yanması, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84